Hava Durumu

#Balikçilar

Yeni Marmara Gazetesi - Balikçilar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balikçilar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Balıkçıların kabusu oldular Haber

Balıkçıların kabusu oldular

Antalya Körfezi'nde 5 metrekareye bir denizanası düşerken, attıkları ağları çektiklerinde yüzlerce denizanasının dolandığını gören balıkçılar şaşkına döndü. Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması ve temas edilmemesi gerekiyor. Ellerine vücutlarına dokunursa yakma, su toplama, kabarcıklar oluşturabilir" dedi. Gökoğlu, her yıl tekrarlanan periyodik bir durum olan geçişin, Nisan ayının sonuna doğru tamamlanacağını belirtti. AKDENİZİN EN BÜYÜKLERİ, BİR TANESİ 10 KİLOGRAM Antalya'da son günlerde su yüzeyinde birçok noktada görülen denizanaları, hem balıkçıların ağlarına takılıyor hem de vatandaşların dikkatini çekiyor. Poyraz ve ters akıntı nedeniyle kıyıya kadar inen bazı denizanaları da Alanya sahillerinde kıyıya vurdu. Bilimsel adı Rhopilema nomadica olan ve ağırlığı 10 kilograma kadar ulaşan türün Antalya Körfezi'nde her yıl görülen periyodik bir yoğunluk oluşturduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, söz konusu türün Kızıldeniz kökenli olduğunu ve Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz'e ulaştığını söyledi. Gökoğlu, "Antalya Körfezi'nde yoğun görülen denizanası, Kızıldeniz kökenli, Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz'e girmiş olan, bilimsel adı Rhopilema nomadica olarak bilinen denizanası. Bu denizanası, Akdeniz'deki en büyük denizanalarından biri, hatta en büyüğü" ifadelerini kullandı. "SEZON İÇİ OLMADIĞI İÇİN VATANDAŞLARIN KORKMASI GEREKEN BİR DURUM YOK" Plaj sezonunun henüz başlamamış olması nedeniyle şu anda denize girenler açısından doğrudan bir risk bulunmadığını kaydeden Gökoğlu, özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Gökoğlu, "Plaj sezonu olmadığı için şu an denize sadece yabancı turistler giriyor, yerli halk girmiyor. Korkulması gereken bir durum yok. Çocuklar için dikkat edilebilir, denizanası kıyıya vurduğu zaman çocuklar onu bilmeyebilir, dokunabilir, temas edebilir. İşte bu temas sırasında çocukların ellerine vücutlarına dokunursa yahut da denize giren vatandaşlar temas ederse vücutlarında yakma, su toplama, kabarcıklar şeklinde hasarlar oluşturacaktır" dedi. AVCILIĞI ZORLAŞTIRIYOR Denizanalarının yalnızca kıyıda değil, balıkçılık faaliyetlerinde de ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çeken Gökoğlu, ağlara dolanan denizanalarının hem avcılığı zorlaştırdığını hem de ekonomik kayba neden olduğunu ifade etti.Balıkçıların denize bıraktıkları ağların denizanalarıyla dolduğunu söyleyen Gökoğlu, "Balıkçılık açısından sıkıntılı bir durum var. Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor. Balıkçı alırken bu ağları torbaladığı için ağların yırtılmasına sebep oluyor. Ayrıca balık tutulmamasına neden oluyor. Çünkü torbalıyor, ağı büzdüğü için ağ normal açılmış vaziyette olmuyor. Ayrıca trol gibi sürüklenen av araçlarında av gözlerini tıkadığı için avın seçiciliğini de azaltıyor. Kütlesel bir trolün arkasında denizanası dolu kütlesel bir ağı çekiyor, bu nedenle yakıt giderini artırıyor. Özellikle ufak kıyı balıkçıları ağı alırken uzun zaman kaybediyor" şeklinde konuştu. "TEMAS HALİNDE YÜZDE VE GÖZDE TRAVMA OLUŞTURABİLİYOR" Denizanası parçalarının teknedeki balıkçıların yüzüne ve gözlerine sıçramasının da risk taşıdığına dikkat çeken Gökoğlu, bunun balıkçılar üzerinde fiziksel tahribata yol açabildiğini belirtti. Gökoğlu, "Balıkçılar ağı aldıkları zaman teknenin üzerinde çok miktarda denizanası parçası ve denizanası kalıyor. Zaman zaman suratlarına, gözüne sıçramalar olduğu için gözlerinde, yüzlerinde tahribat ve travma oluşturuyor. Dolayısıyla balıkçılık açısından şu anda sıkıntılı bir durum söz konusu. Zaten balıkçıların çoğu da Antalya Körfezi'nde denizanası olduğu için uzatma ağlarını atmıyorlar" dedi. YOĞUNLUĞUN NEDENİ POYRAZ VE TERS AKINTI Bu yılki yoğunluğun nedenine de değinen Gökoğlu, poyraz rüzgarının yüzey suyunu sürüklemesi ve alttan gelen ters akıntının denizanalarını körfeze taşıdığını söyledi. Her yıl benzer bir geçiş yaşandığını ifade eden Gökoğlu, bu yıl da geçmiş yıllarla benzer yoğunluk gözlemlediklerini anlattı. Gökoğlu, şöyle devam etti: "Her sene bu geçiş oluyor. Ocak sonunda geçişleri başladı, şu anda körfezde yoğun miktarda var. Periyodik olarak tekrarlıyor bu. Bunun nedeni de bu sene poyrazın etkili olması. Poyraz yüzey suyunu aşağı doğru sürüklediği zaman, yerine alttan deniz suyunun gelmesi gerekiyor. Yani açıktaki ana akıntıdaki suyu alttan çekip üstten de itelediği için körfeze girdi. Bu ters akıntı nedeniyle şu anda denizanası Antalya Körfezi'nde. Geçmişe göre aynı yoğunlukta. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz dalışta, beş metrekarelik alanda neredeyse bir adet var şeklinde durum tespiti yaptık." BALIK YUMURTALARI VE LARVALAR ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİSİ VAR Deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine de değinen Gökoğlu, türün balık yumurtaları ve larvalarına zarar verdiğini, ancak bazı balık yavrularının da denizanasının dallı yapısı içinde saklanabildiğini söyledi. Buna rağmen olumsuz etkinin daha ağır bastığını belirten Gökoğlu, geçişin turizm ve plaj sezonu başlamadan sona ereceğini vurguladı.Gökoğlu, "Balık yumurta ve larvalarına zarar veriyor. Bazen de faydası oluyor. Denizanasının çan şeklindeki kafasının iç kısmındaki dallı yapıya bazı balık yavruları girip saklanıyor ve orada serpilip büyüdükten sonra ekosisteme katılıyorlar. Ama tabii tükettiği, öldürdüğü larva ve yumurta daha fazla. Bu geçiş Nisan'ın sonuna doğru Mayıs'ın başlarında tamamlanacak. Yani plaj sezonu, turizm sezonunun başladığı dönemde bu geçiş tamamlanacak. Her sene o tarihlerde tamamlanıyor. Şu anda risk yok, biz biraz önce sudan çıktık, dalıştaydık. Yine büyük, çok büyük kütleler halinde suyun altında gördük ve görüntüledik" ifadelerini kullandı.

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu Haber

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu

Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu Video Galeri

İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu

     Bursa'daki Uluabat Gölü'nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü'nde avcılığı yapılıyor.      Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü'nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi.      Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü'nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak'a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu.      Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart'ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan'da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.

154 Kiloluk Devasa Orkinosu, 1 Saatlik Mücadeleyle Yakalamayı Başardılar Haber

154 Kiloluk Devasa Orkinosu, 1 Saatlik Mücadeleyle Yakalamayı Başardılar

Yaz aylarının gelmesi ve havanın durgunlaşmasıyla birlikte Akdeniz, balıkçıların akınına uğramaya başladı. Hatay'ın Arsuz ilçesinden tekne ile Akdeniz'e açılan hobi amaçlı balık tutan 4 kafadar; 154 kilogram ağırlığında, 2 metrenin üzerinde boya sahip olan orkinosu 1 saatlik mücadeleyle yakalamayı başardı. İskenderun körfezinde yaşanan adrenalin dolu dakikalar, balıkçılar tarafından anbean kaydedildi. Balığın yakalanması esnasında oltanın kırılmasına rağmen mücadeleden vazgeçmeyen balıkçılar, 1 saatlik mücadeleyle balığı tekneye almayı başardılar. Balıkçıların devasa orkinosun boyutunun büyüklüğünü göstermek için balıkla boy ölçüşmeleriyse gülümsetti. “4 kişilik bir ekiple ancak böyle bir balığı yakalayabildik” Oltasına dev orkinos takılan 50 yaşındaki Feridun Özdemir, “Bu balık bluefin yani mavi yüzgeçli orkinos dediğimiz türden. Dünyada çok kıymetli bir balık. Yakaladığımız balık 2 metre üzerindeydi, bakacak olursanız fotoğrafta veya videoda göreceksiniz, benim boyumdan daha uzun balığın boyu. Benim boyum 1 metre 82 santim, balık benden epeyce uzun. Kilo olarak da 154 küsur geldi. Hatay körfezinde yakaladık. Biz tabii bu işi her ne kadar hobi olarak yapıyorsak da dönem dönem sadece bluefin tutmak üzere İzmir'e gidiyorum yazları. Yaklaşık 1 saat uğraştık, kamışımız kırıldı o ara alüminyum olan eklem yerinden. Tabii bize büyük bir aksiyon yaşattı; yani bir kişi kamışı tuttu, bir kişi makineyi tuttu, bir kişi dümeni tuttu. 4 kişilik bir ekiple ancak böyle bir balığı yakalayabildik. Orada olmak lazım oradaki o adrenalin heyecan inanılmaz bir şeydi. Bu denli bir oltayla böyle bir balık bölgede ilk diyelim” şeklinde konuştu.

AMATÖR BALIKÇILAR DERNEKLEŞTİ Haber

AMATÖR BALIKÇILAR DERNEKLEŞTİ

Özel Haber / Mehmet Ergül Bursa Gemlik ilçesine bağlı Kumla Mahallesi’nde Kumla Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu. Geçtiğimiz günlerde faaliyete geçen Kumla Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Kültür ve Dayanışma Derneği  kuruldu .  Bin beş yüze  yakın sandal sahibine ulaşmayı hedefliyor 10 günde 122 üyenin katıldığı dernek bugün yeni yerinde hizmete geçti. Küçük Kumla A. Arslan caddesi üzerinde Kumla iskele karşısında ilk dernek binalarını yoğun bir kalabalık içinde faaliyete geçirdi. Kumla Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu.  Başkan Uğur Gök açılışa istinaden derneğin kurulma aşamasını ve yetkililerden isteklerini dile getirdi. DERNEK BAŞKANINDAN İDDALI PROJELER GÖK, “Gemlik kumla mahallesi’ n de 1500 e yakın kayıtlı teknemiz var Gemlik dahil olmak üzere bu sayı 3 bin 700 e çıkıyor her sene hava muhalefetinde bu kayık ve sandalların yüzde 10 u ya kırılıyor ya parçalanıyor diğer yüzde 10 veya 15 ise hırsızlığa mahuruz kalıyor kumla bu konuda çok şansız biz Kumla halkı olarak bu yaşananlara bir son vermek için Kumla Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Kültür ve Dayanışma Derneğini kurduk. Amacımız Kumla’daki tekne sahiplerinin gönül rahatlığıyla teknelerini bir limana bırakabilmeleri hangi tekne sahibine sorarsanız hava yağmur, çamur sahilde nöbetteler akılları hep Deniz’deki teknelerinde bir sandal veya kayık deyip geçmeyin şuan kayıtlı bir kayık motoruyla birlikte 35, 40 bin liradan aşağı değil biz yetkililerden hem hırsızlığa karşı hem hava muhalefetine karşı hem sahillerin daha hoş gözükmesi nedeniyle Kumlamıza bir liman istiyoruz 2018 de Büyükşehir Belediye Başkanımız buraya böyle bir liman yapılması konusunda harekete geçeceklerini söylemişti 2019 yılında ise Gemlik Belediye Başkanımızın da seçim vaatleri arasında yer alıyordu ama şu ana kadar yapılan bir şey yok biz tüm yetkilileri bu konuya duyarlı olmaya davet ediyoruz ve tüm Kayık sahiplerini Kumla Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Kültür ve Dayanışma Derneği ‘ne davet ediyoruz”  dedi. KÜÇÜK KUMLA MUHTAR’INDAN  TAM DESTEK Küçükkumla Muhtarı Kazım Ata Kumla Kayık Sahipleri ve Amatör Balıkçılık Kültür ve Dayanışma Derneği ne tam destek vereceğini açıkladı. Daha çok Kumla’da yaz, kış ikamet edenlerin kayık ve sandalları bulunduğunu dile getiren Muhtar Ata Derneğimizin faaliyetleri Kumla için hayırlı olsun

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.