Hava Durumu

#Bandırma

Yeni Marmara Gazetesi - Bandırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bandırma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gölette aracıyla ölü bulunan Elif Kumal davasında yeni itiraz Haber

Gölette aracıyla ölü bulunan Elif Kumal davasında yeni itiraz

Elif Kumal, 27 Aralık 2025 gecesi Kapıdağ Yarımadası’ndaki Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kamp yaptığı sırada kaybolmuş, sekiz gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedeni kendi aracı içerisinde gölette bulunmuştu. Erdek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda olayın intihar olduğu değerlendirilirken, Elif Kumal’ın ailesi bu karara itiraz etti. Bandırma Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmek üzere Erdek Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan itiraz dilekçesinde, soruşturmanın eksik yürütüldüğü ve olayın cinayet ihtimali yönünden yeterince araştırılmadığı savunuldu. İtiraz dilekçesinde aracın sudan çıkarıldığı andaki fiziksel duruma özellikle dikkat çekildi. Elif Kumal'ın yengesi Fatma Kumal," 27 Aralık 2025 Cumartesi gecesi kardeşimiz Elif Kumal'ın erkek arkadaşıyla gittiği kamp bölgesinden kıskançlık yüzünden yaptıkları tartışma sonucu kaybının haberini aldık. 8. günde cesedini gölde aracının içerisinde bulduk bütün aramalarımıza rağmen. Biz cesedimizin bulunma şeklinden, aracın park konumunda olması, ön iki tekerinin patlak olması, sağ hava yastığının açık olması... Bunları göz önünde bulundurularak yeterli incelenmediğini düşünüyoruz, bilirkişi raporlarının olmadığını düşünüyoruz. Çünkü araç içerisinde kardeşimizin telefonu ve arabanın anahtarı arka koltuğun önündeki plastik ayak konma kısmında bulunuyor. Kardeşimiz aracın arka koltuğunda bulunuyor. Aracın camı yarıya kadar açık ve yüzü koyun şekilde, yani sırt kısmı tavana yaslanmış şekilde bulunuyor. Aracın bulunması incelendiğinde aracın sol ön kapı camı yarıya kadar açık neredeyse. Sağ ön kapıdan perde hava yastıkları açılmış vaziyette. Ön iki tekerlek patlak. El freni çekik, araç park halinde, park konumunda. Bu araç nasıl suya girdi bu şekilde, park halinde nasıl hareket ettirildi? Elif’in arka koltuktan cesedine ulaşılıyor. Elif'in yapı itibarıyla zaten iri yapılı bir kız, yani 85-90 kilo bir kızın o marka model bir araçta arkaya geçişi çok zor. o kiloda birinin açıkçası. Olanların haricinde kardeşimizin akıllı saatiyle ilgili elimizde herhangi bir veriye, kayda asla ulaşamıyoruz, yok. Kalbi ne zaman durdu ya da nerelerde hızlandı? Enis G. isimli şahsın kalp hızı var, hareket hızları mevcut Apple saatinden fakat bizim kardeşimizin hiçbir şekilde bununla ilgili bir araştırma yapılmamış" ifadelerini kullandı Olayın yeterince incelenmediği öne süren Fatma Kumal, "Bizim kardeşimiz gerek iş çevresi, gerek arkadaş çevresi, aile çevresi tarafından sevilen, neşeli bir kişiliğe sahiptir. İntihar etmesini gerektirecek hiçbir durum söz konusu değildir. Bununla ilgili herhangi bir rahatsızlığı, ilaç kullanmışlığı da söz konusu değildir. Onun haricinde Yavuz A. adlı kişi Enis G.'nin yanında, aynı şekilde araçla aramaya çıktıklarında göl çevresine geldiklerinde Yavuz adlı kişi araçtan indiğinde Enis adlı kişinin inmediğini dile getirmiş. Bunlar kendi ifadelerinde mevcut. Neden araçtan inip de göl çevresinde arama yapmadı? Çünkü biliyordu. İfadelerinde birçok tezatlıklar mevcut. İşte öfke kontrol sıkıntıları olduğu da belli şahsın. Daha önce kardeşimizin evine, kapısına dayanmış bir kişi bu. Bunlar da hep tutanaklar içerisinde yer alıyor. Bunların daha detaylı araştırılmasını istiyoruz biz. Bizim en can alıcı noktamız; Arabanın konumu, araba hangi şartlarda oraya uçtu, akıllı saat verileri neden hala bizim elimizde değil? Bunların bir an önce eksikliklerimizin giderilmesini, dosyamızın açılmasını ve adaletin sağlanmasını istiyoruz" diye konuştu. Cep telefonunun paspasın üzerinde, araba anahtarının paspasının üzerinde bulunmasının da ilginç olduğunu kaydeden Fatma Kumal; "Elif'in cesedinin yüzü koyun suya, sırtı tavana gelmiş şekilde bulunması çok anormal bir durum geliyor bize. Biz bunların bilirkişi tarafından da incelenmesini, hangi hızda o suya giriş yaptı, o kadar uzak bir bölgeden nasıl bulundu? Onun haricinde o bölgeye gelen arama ekiplerinden Mustafa Bey, Enis G.'yi tanıyan bir kişi. Onun da yayınlamış olduğu bir yazıda da kendi de söylüyor zaten. Enis'in de aynı bölgeyi tarif etmesi... Bunlar tesadüf olamaz bizim için. Enis nereden biliyordu? O gece kamp alanında bulunan Yavuz isimli şahıs ve Enis isimli şahıs araçla Elif'i aramaya çıktıkları zaman, Yavuz'un araçtan inip göl çevresini arayıp Enis'in araçtan inmemesinin sebebi neydi? İfadelerinde bunlar da mevcut. Bunlar bizi hep kuşkuya düşüren durumlardır. Elif'in akıllı saatinin hiçbir şekilde incelenmemesi, Enis G.'nin akıllı saatindeki nabız verilerinin 184'e kadar çıkması... Ne yaptı, nasıl bir heyecana kapıldı da bu şekilde bu kadar yüksek veriler, kalp krizi geçirecek seviyeye yükseldi? Verileri bir saatten sonra zaten sürekli yüksek seyretmiş. Biz Elif'in de aynı şekilde bu verilerini istiyoruz. Kalbin ne zaman durmuş? Biz bunları görmek istiyoruz ve hakkımız. Kaybımız bizim kaybımız. Hiçbir şüpheye yer vermek istemiyoruz. Biz bunun cinayet olduğunu düşünüyoruz ama intihar ya da kaza olduğunu düşünmüyoruz. Elif dikkatli araç kullanan bir kişi. Biz daha detaylı, daha bilirkişi raporlarıyla bunun hazırlanmasını, bilirkişilerin bu dosyaları incelemesini istiyoruz. Dosyamızın daha hızlı bir süreçte incelenmesini istiyoruz. Davamızda "Kovuşturmaya yer olmadığı" kararıyla dosyamız kapatılmak istendi. Ama tabii biz itiraz süreçlerimizi, tüm haklarımızı kullanıyoruz. İtirazımızı gerçekleştirdik. Yardım talep ediyoruz biz her kuruluştan, herkesten. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Dosyamızın kapanmasını istemiyoruz. Daha detaylı incelenmesini istiyoruz" dedi. Aile, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 22 Haziran 2026 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasını, soruşturmanın genişletilmesini ve olayın kasten öldürme ihtimali yönünden yeniden araştırılmasını talep etti.

Bursa'da 18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu gerçekleştirildi Haber

Bursa'da 18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu gerçekleştirildi

Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen koşu, Tophane Saltanat Kapısı'ndan verilen startla başladı. Yaklaşık bin 500 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar, Bursa'nın tarihi sokaklarında koşarak Pınarbaşı Meydanı'nda finiş yaptı. Koşu öncesinde açıklamalarda bulunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, organizasyonun geleneksel hale geldiğini belirterek, "Kent koşumuzun 18'incisini tamamladık. 700. yıl anma etkinliklerinin de 21'incisini bugün gerçekleştirdik. Bin 500'e yakın sporcumuza, 3 yaşındaki koşucudan 80 yaşındaki katılımcıya kadar herkese teşekkür ediyoruz. Sağlıklı yaşam açısından bu tür etkinlikler çok değerli" dedi. Aydın, obezite ve kötü beslenmeye dikkat çekerek, "Gençleri dijital bağımlılıktan uzaklaştırmak için spor çok önemli" ifadelerini kullandı. Koşuya katılan Şükrü Deviren ile birlikte parkuru tamamladıklarını belirten Aydın, sözlerini esprili bir dille sürdürdü. Bursaspor vurgusu: "Şampiyonluğu ilan edebiliriz" Başkan Aydın, günün devamında oynanacak Bursaspor karşılaşmasına da değinerek, "Eskişehir'e gidiyoruz. İnşallah rakipler puan kaybederse bugün şampiyonluğu ilan edeceğiz. 30 bin kişi Eskişehir'e gidiyor. Orada şampiyonluk havasıyla galibiyet alıp akşam kutlama yapmayı umut ediyoruz" diye konuştu. Dereceye girenler belli oldu Kadınlar kategorisinde Ülfet Mutlu Gökova birinci olurken, Rahime Çotuk ikinci, Asya Gökova ise üçüncü oldu. Erkeklerde Berk Öztürk birinci, Muhammed Bilal Osman ikinci, Sefa Özdemir üçüncü sırada yer aldı. Özel sporcular kategorisinde ise Hakan Kurtul birinci oldu. Berk Öztürk: "Atmosfer çok güzeldi" Erkekler kategorisi birincisi Berk Öztürk, yarış sonrası yaptığı açıklamada, "Bandırma'dan katılıyorum. Parkur güzeldi, hava güzel, atmosfer çok iyiydi. Osmangazi Belediyesi'ne teşekkür ediyorum. Katılan tüm sporcuları tebrik ediyorum" dedi. Ülfet Mutlu Gökova: "Geçen yıl ikinciydim, bu yıl birinci oldum" Kadınlar birincisi Ülfet Mutlu Gökova ise mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: "Milli sporcuyum, beden eğitimi öğretmeniyim. Daha önce de katıldım, geçen yıl ikinci olmuştum. Bu yıl daha çok çalıştım ve birinci oldum. Kızım da üçüncü oldu, çok mutluyum. Organizasyon çok güzel, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çalışınca oluyor" ifadelerini kullandı. Yarış sonunda düzenlenen törende dereceye giren sporculara kupaları verilirken, Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen koşu, hafta sonunun en dikkat çeken organizasyonlarından biri oldu.

Karacabey Ovası sular altında kaldı Haber

Karacabey Ovası sular altında kaldı

Bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan ve Marmara Denizi'ne dökülen önemli su kaynaklarından Nilüfer Deresi, Kocaçay ve dün bir kişinin köprü altından geçerken suya kapılarak hayatını kaybettiği Canbolu Deresi, son 2 haftadır devam eden yağışlar sebebiyle taştı. Harmanlı ve Bayıraltı mahalleleri sınırları içerisinde bulunan Karacabey Ovası'ndaki binlerce dönüm tarım arazisi ile tarlara giden yollar sular altında kaldı. Yolların suyla kaplanması sebebiyle çiftçiler arazilerine ulaşamadı. Bursa istikametinden Bandırma istikametine devam eden otoyol, suyla kaplanan ovayı tam ortadan ikiye böldü. Su altında kalan tarım arazilerinin dronla çekilen görüntüleri, taşkının etkilerini gözler önüne serdi. Harmanlı köyünden Ramadan Yongacı, 120 dekar arpa ekili arazisinin sular altında kaldığını belirterek, 15 senedir böyle bir olay yaşamadıklarını belirtti. Aynı köyde çiftçilik yapan Raşit Varol ise, "Ekili binlerce dönümlük alanımız su altında kaldı. Ekilecek yüzlerce yerimiz var. Allah yardımcımız olsun" dedi. Harmanlı Köyü Muhtarı Hüseyin Özdemir ise, 4 bin dönümü buğday ve arpa ekili 10 bin dönümden fazla tarım arazisinin sular altında kaldığını belirterek, "Boş arazilere domates, ayçiçeği ve mısır ekmeye hazırlanıyorduk. Ancak bu felaket başımıza geldi. Artık geç kaldı, maalesef ekilemeyecek" dedi. Özdemir, taşkın sularının 2 ay gibi bir sürede geri çekilmesini beklediklerini ifade ederek, yetkililerden yardım beklediklerini söyledi.

Milyonluk koçun kuzuları için bugünden sıraya girdiler Haber

Milyonluk koçun kuzuları için bugünden sıraya girdiler

Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Bursa, Konya ve Eskişehir gibi illerden sürü sahipleri, üstün kan özellikli şampiyon koçun yavrularından almak için sıraya girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünün ev sahipliğinde 25 Mart Çarşamba günü gerçekleştirilen 83. Geleneksel Damızlık Koç Satışı Töreni'nde bir koç, 1 milyon 110 bin liraya satılarak rekor kırdı. Çetin bir satış ortamı oluştuKoçu satın alan Manyaslı üretici Emre Sömer, açık artırmaya her yıl katıldığını belirterek, geçen yıl 246 bin liraya satılan şampiyon koç için de satışa girdiğini ancak alamadığını anlattı.Bu yılın açık artırmasında 120 koç içinde kendilerine göre en iyisini belirlediklerini dile getiren Sömer, üstün kan özellikli koçun diğer sürü sahiplerinin de dikkatini çektiğini ve çok çetin bir satış ortamı oluştuğunu söyledi. "GELECEĞE YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ" Merinos koçunun satışının 50 bin liradan başladığını ve 500 bin liraya kadar 6 üreticinin kıyasına yarıştığını vurgulayan Sömer, şöyle konuştu: "500 bin liradan sonra diğer arkadaşlar çekildi ben ve geçen yıl 246 bin liralık şampiyon koçu alan üretici kaldık. Sonunda 1 milyon 110 bin liraya kadar geldi ve bende kaldı. 14 aylık koç. Kan değerleri, boynuzu, duruşu, fiziği, vücut yapısı ve birçok özelliğiyle bu koçu sürüme dahil ettiğim için mutluyum, gerçekten çok istiyordum. Bu fiyat yüksek mi yüksek ama bazen geleceğe yatırım için bu rakamları gözden çıkarmak gerekiyor." "KOÇ İÇİN EN İYİ KOYUNLARIMIZI AYIRDIK" Bu merinos koçunun sürüye dahil edilmesiyle işletmesini ileriye taşıyacağına inandığını dile getiren Sömer, "Koçtan elde edilecek kuzuların et verimi ve kan değerleri çok iyi olacak. Birkaç gün dinlendikten sonra koyunlarla birleştireceğiz. Koç çok değerli bir küçükbaş. Bu tür hayvanları özel bölmelerde çiftleşmeye alıyoruz. Koç için üstün özellikle en iyi koyunlarımızı ayırdık." dedi. SÜRÜ SAHİPLERİ SIRAYA GİRDİ Açık artırma bittiği andan itibaren telefonlarının susmadığını, ülkenin birçok yerinden sürü sahipleri aradığını anlatan Sömer, "Afyonkarahisar, Burdur, Antalya, Çanakkale, Bursa, Konya ve Eskişehir gibi birçok ilden kuzusunu isteyenler var. Şu anda 150 talep oldu. Herkes bu kan özelliklerini sürüsüne dahil etmek istiyor." ifadesini kullandı.Sömer, satışlarının Merinos ırkı üzerine damızlık olduğunu belirterek, "Şu anda dişi hayvanlar için 5 aylık kuzu fiyatımız 27 bin, erkekler için 30 bin lira. Şampiyon koçumuzun ilk kuzu 8-10 ay sonra gelir. Önden ödeme almıyoruz ama bir yıllık siparişleri neredeyse doldu. O dönemde kuzu fiyatlarımız ne olursa o fiyat üzerinden satışımız olacak. Bir yıl sonraya bu koçumuz çiftleştiği koyunlardan 150-200 kuzu almayı planlıyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin yeni manda ırkı Murana süt verimi ile dikkat çekiyor Haber

Türkiye'nin yeni manda ırkı Murana süt verimi ile dikkat çekiyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Koyunculuk enstitüsü olmalarına rağmen manda konusunda da yaklaşık 30 yıldır önemli çalışmalar yürütüldüğüne dikkat çeken Kılınç, "Yıllardır süren önemli bir proje üzerinde çalışıyoruz. Anadolu mandası ile Hindistan'ın süt verimi yüksek Murrah ırkı sütçü mandaları melezlenme yoluyla yeni bir ırk elde edilmesi amaçlanıyor. Anadolu mandalarında yağ oranı korunarak süt veriminin artırılmasına yönelik bir proje" dedi. Anadolu mandalarında sütlerin yağ oranının iyi olduğunu belirten Kılınç, laktasyon dönemi süt veriminin 800-900 litre civarında olduğunu, en iyi ihtimalle bin litreye ulaşabildiğini anlattı. Enstitüde yürütülen projede melezleme ile elde edilen mandalarda 2 bin litre ortalamalarını yakaladıklarını dile getiren Kılınç, "Bu artışı sağlarken süt yağı oranını koruduk. Hem yağlı hem yüksek verimde süt veren mandaları üretmeyi başardık" ifadesini kullandı. Mandaların ülke ve özellikle yerelde hayvancılıkla uğraşanlar için önemli bir ırk olduğunu vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Değerli sütü hem besleyici hem de bizim damak tadımıza uygun. Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle azalma eğiliminde olan manda sayısı öncelikle korundu ve sonra artırıldı. Bu zamana kadar yaptığımız çalışmalarda, makalelerde ve konferanslarda Anadolu mandası ile Murrah ırkı melezlemesini Murana olarak nitelendirdik. Irk çalışmaları uzun yıllar alıyor. Çalışmalar sonuca ulaştığında yeni ırk mandanın adı Murana olacak."

Fabrikada film gibi soygun Haber

Fabrikada film gibi soygun

Edinilen bilgiye göre olay, 7 Şubat gecesi Saruhanlı ilçesi İstasyon Mahallesi’nde bulunan bir fabrikada meydana geldi. Fabrikadaki kasaların soyulduğu ihbarı üzerine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Polis ekiplerinin titizlikle incelediği güvenlik kameralarında yüzleri maskeli 5 şüphelinin fabrikanın tel örgülerini keserek içeri girdiği, ardından yangın merdiveninden çatıya çıkarak idari binaya ulaştığı görüldü. Şüphelilerin burada bulunan iki kasayı keserek içindeki para, altın ve dövizleri alıp olay yerinden kaçtıkları anlar kameralara yansıdı. Ekiplerin geniş çaplı kamera incelemesi ve teknik takip çalışmaları sonucunda şüphelilerin İstanbul’dan Manisa’ya gelerek soygunu gerçekleştirdikleri ve ardından tekrar İstanbul’a döndükleri tespit edildi.Polis ekipleri tarafından İstanbul ve Yalova’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda E.T. (43), K.T. (42), V.T. (33), A.T. (41), Z.Y. (53), U.K. (22), F.K. (34) ve M.Y.K. (35) isimli 8 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 3 adet ruhsatsız tabanca ile 1 adet el telsizi ele geçirildi.Gözaltına alınan şüphelilerin sorgularında hırsızlık ağının sadece Saruhanlı ile sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Şüphelilerin Manisa’nın Akhisar ilçesi ile Balıkesir’in Bandırma, Bursa’nın Orhangazi ve Bilecik’in Söğüt ilçelerinde meydana gelen benzer kasa hırsızlığı olaylarına da karıştıkları belirlendi. Yapılan çalışmalar sonucunda toplam 5 ayrı faili meçhul olay aydınlatıldı.Emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 7 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.