Hava Durumu

#Başkan

Yeni Marmara Gazetesi - Başkan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Başkan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sultan Su İnegölspor Teknik Direktör Koray Palaz ile anlaşma sağladı Haber

Sultan Su İnegölspor Teknik Direktör Koray Palaz ile anlaşma sağladı

Kulüp tesislerinde düzenlenen imza törenine, Kulüp Başkanı Kani Ademoğlu ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreninde konuşan İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu, "İnegölsporumuz 2025-2026 sezonuna İnegöl'ümüzün evladı dediğimiz İsmail Güldüren hocamızla başlamıştık. Yaklaşık Erbaa maçına kadar kendisiyle güzel günler geçirdik. İnsan inandığı insanla yola çıkmak ister. Koray hocamı da dün davet ettim, bugün sağ olsun kendisi geldiği zaman İsmail hocamda da dediğim gibi para konuşmam. Koray hocamın da özellikle o kelimesi oldu. Ben para konuşmam dedi, ne uygunsa onu verirsiniz dedi. Bizlerinde böyle dışarda dostlar biriktirmesi kendi açımızdan hoşumuza gidiyor. Çünkü İnegölspor özellikle bu sene ne kadar hedefe gitsek de mali disiplin şeyinde de taviz vermek istemedik. Çünkü zorlu bir süreçten geçiyoruz, zorlu bir ekonomi var. İnşallah bu senede başarılı bir şekilde play offu bitirmiş şekilde olacağına inanıyorum" dedi. Burada hizmet eden bir ekip vardı. Ben İsmail hocayla sadece futboldan değil, futbolun dışında da dönem dönem sohbet ettiğimiz bir meslektaşım. Takımı getirdiği nokta kendisinin ve ekip arkadaşlarının takımı getirdiği nokta var. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum. Sonuçta futbolun içerisinde ne kadar bir yere gitmek varsa oradan ayrılmak da olabiliyor. Bu anlamda huzurunuzda teşekkür ediyorum. Dün akşam 21.00-21.30 civarlarında Kani başkanım beni aradı, hayırlı bir geceydi İslam alemi için. Kadir gecesinde böyle anlamlı bir telefon almak beni çok mutlu etti. Niye mutlu etti? Bir kere Kani başkanı ben başkanken tanıdım. Kendisi başkan olmadığı süreçte biz daha iyi, daha sık diyalog kurabiliyorduk. Malum kulüp başkanlarının ve teknik adamlarının ve yönetim kurullarının üzerinde inanılmaz baskılar oluşur. Bu baskının en büyük sebebi şu anda yaşanan ekonomik, zor bir süreçten geçiyoruz dünya olarak böyleyiz. Zaten hayatı ikiye ayırmak lazım. Pandemi öncesi ve pandemi sonrası. Pandemi sonrası insanların hayatının çok değiştiğini görüyoruz. Geçen hafta iki tane meslektaşımızı kaybettik. Bunlar kolay süreçler değil. Her iki taraf içinde hayırlı olsun, Bir kere 42 yıllık bir camia uzun yıllardır bu liglerde mücadele ediyor. Bir üst ligi gördü, dönem dönem burada gelip çok zor zamanlar içerisinde müsabakalara çıktık. Özellikle geçen sezon, hafızalarımda kalan müsabakalardan birisi ki orada sonradan bir sükunet sağlandı ama kolay bir müsabaka olmamıştı. Burası her zaman zor bir deplasmandı, iklimi zordur, taraftarı zordur. Ama biz bugün bu zorlukları kolaya çevirmek istiyoruz. Kendi lehimize çevirmek istiyoruz. O yüzden taraftarın gücüne çok ama çok ihtiyacımız oldğun bir sürece giriyoruz." dedi. Sezonun kalan maçlarında takımı Koray Palaz’a emanet ettiklerini ifade eden Ademoğlu, "Takımızın tekrar Play-Off’un içine gireceğinden şüphemiz yok. Hocamıza ve ekibine başarılar diliyorum" dedi. Gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, Teknik Direktör Koray Palaz ile Kulüp Başkan Kani Ademoğlu arasında resmi sözleşme imzalandı. Koray Palaz’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak; Birol Hikmet, Batuhan Kemal Bakıcı, Yunus Emre Aslan, Caner Taban, Erdi Kaloğlu ve İsmail Hakan Gökkaya görev yapacak.

Nilüfer’de tohumlar geleceğe emanet Haber

Nilüfer’de tohumlar geleceğe emanet

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği’nde yerel tohumlar toprakla buluşmak üzere vatandaşlarla paylaşıldı. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen 11. Tohum Takas Şenliği, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği şenliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan yardımcıları, Meclis üyeleri, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi, Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ve farklı şehirlerin yerel yönetim temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı. Şenlik, Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisiyle başladı. Etkinlikte vatandaşlar, Nilüfer Belediyesi tarafından üretilen yerel tohumlardan oluşan paketleri alarak tohum takasına katıldı. "TOHUM YAŞAMIN TA KEDİSİDİR" Şenlikte konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yerel tohumların korunmasının hem tarımsal üretim hem de gıda güvenliği açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti. Tohumun yaşamın başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Tohum, yaşamın ta kendisidir. Tarımsal üretimin ilk halkasıdır. Bitki sağlığının, gıda güvencesinin ve güvenliğinin temelidir. Tohumsuz tarım olmaz, tarımsız hayat olmaz. Bu nedenle yerel tohumları korumak ve çoğaltmak, geleceğe bırakacağımız en değerli miraslardan biridir. Bundan 11 yıl önce küçük bir adımla yola çıktık. Yaklaşık 500 metrekarelik bir alanda birkaç çeşit yerel tohumla başladığımız bu yolculuk, bugün Ürünlü Mahallesi’nde yaklaşık 6 dekarlık kent bostanlarına dönüştü. Kent bostanlarımızda 70 parselde yüzlerce çeşit yerel tohumu üretiyor ve çoğaltıyoruz. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifimiz ile birlikte bu tohumları büyük bir özenle koruyor, çoğaltıyor ve yeniden toprakla buluşmasını sağlıyoruz. Bu çalışmalar yalnızca Nilüfer için değil, Türkiye’de yerel tohumların korunması açısından da önemli bir dayanışma hareketine dönüştü." Nilüfer’de başlayan bu hareketin İzmir’den Eskişehir’e, Edirne’den Çanakkale’ye, Kırklareli’nden Muğla’ya kadar pek çok kente ilham verdiğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer’de ektiğimiz tohumlar Türkiye’nin dört bir yanında filizlenmeye devam ediyor" diyerek şöyle konuştu: "Bu yıl şenliğimizde 30 farklı yerel çeşitten 15 bin paket tohumu sizlerle buluşturuyoruz. Bakla, bezelye, biber, domates, fasulye, kavun, karpuz, patlıcan ve daha birçok yerel çeşit kendi kent bostanlarımızda üretildi ve çimlenme testlerinden geçirilerek toprakla buluşmaya hazır hale getirildi. Üstelik burada yalnızca tohum dağıtmıyoruz, aynı zamanda bir dayanışma zinciri kuruyoruz. Sizler bu tohumları ekip çoğaltacak, komşularınızla ve yakınlarınızla paylaşacaksınız. Böylece yerel tohumlarımız nesilden nesle aktarılmaya devam edecek. Tohum Takas Şenliği sadece bir tarım etkinliği değil; aynı zamanda doğayla kurduğumuz bağın, paylaşmanın ve dayanışmanın bir simgesidir. Bugün burada atölyeler, etkinlikler ve buluşmalarla hep birlikte doğanın bereketini kutluyoruz." Açılış konuşmalarında söz alan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın ile Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kayın, geçmişin mirasını geleceğe aktaran, coğrafyamızın en değerli hazinesi olan tohumların geleceğe aktarılması adına bu etkinliğin çok önemli olduğunu belirttiler. Şenlik kapsamında vatandaşlar gün boyunca düzenlenen etkinliklere katıldı. Konserlerin yanı sıra Tohum Ekim Atölyesi, Tohum Topu Atölyesi, Atık Yağlardan Sabun Yapım Atölyesi ve Ağaç Kardeşliği Atölyesi gibi etkinlikler gerçekleştirildi. Vatandaşlar hem yerel tohumlarla buluştu hem de doğa dostu üretim konusunda bilgi edinme fırsatı buldu.

Demirtaş Sakarya Kapalı pazar yerinin temeli atıldı Haber

Demirtaş Sakarya Kapalı pazar yerinin temeli atıldı

Yoğun ilginin olduğu törene Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı, Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu, Demirtaş Sakarya Mahalle Muhtarı Mümin Dündar ile çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. “Hizmetlere hep birlikte devam edeceğiz” Başkan Erkan Aydın, Demirtaş Sakarya Mahalle Muhtarı Mümin Dündar ile aralarındaki samimi diyaloğa değinerek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Mümin Muhtarım sağ olsun, her sabah saat yedide bizi güne uyandırıyor. Biz de çok şükür bugün onunla birlikte burada pazar yeri temel atma törenindeyiz. Kendisi bizden park yapmamızı da talep etti. Burada yedi bin metrekarelik çok güzel bir alanımız var. Parkın ismini ne koyalım diye de sorayım. Malum, Demirtaş Meydanı’nda Atatürk Evi’nin ruhsat işlemleri de bitiyor; birkaç haftaya kadar temelini atar, hızlı bir şekilde tamamlarız. Burası mübadillerin yerleştiği bir semtimiz. Atatürk Evi’ni yaptık, şimdi parkları da yapıyoruz. Bu parka, Atatürk’ün hem Selanik’ten çocukluk arkadaşı, hem silah arkadaşı, en yakınlarından Nuri Conker’in adını verelim. Adını meclisten de geçirelim ve Demirtaş’ımızda yaşatalım. Yaklaşık iki yıl sanki iki gün gibi geçti. Kreşler, pazar yeri temel atma, arkeopark, diğer işler… Hepsiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Tek derdimiz; vatandaşlarımıza, Osmangazi’de yaşayan yaklaşık 1 milyon yurttaşımıza elimizden gelen en iyi hizmeti sunmak. Kaynaklar belli, talepler sınırsız; ancak imkanlarımız sınırlı. Bu şartlarda mücadele edip, hizmet etmeye çalışıyoruz. Muhtarlarımızın, vatandaşlarımızın telefonu her zaman açık, gönlümüz de makamımız da her zaman açık. Hizmetlere hep birlikte devam edeceğiz.”

Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan:  "PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması Türkiye'nin geleceği için güzel bir haber" Haber

Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan: "PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması Türkiye'nin geleceği için güzel bir haber"

Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atanacağına ilişkin haberlerin algı çalışması olduğunu belirterek, "Öyle bir durum sözkonusu değil. Gündemde yok" dedi. PKK'nın fesih kararını da değerlendiren Gürkan, "Türkiye'nin geleceği için güzel bir haber. Terörün bu ülkeye maliyeti çok ağır oldu" dedi.   Ak Parti İl Başkanı Davut Gürkan, partisinin Bursalı milletvekilleri Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, Emel Gözükara Durmaz ve Mustafa Yavuz, ilçe belediye başkanları ve ilçe başkanlarıyla genel seçimin üzerinden geçen 2 yıllık süreçte Bursa'ya yapılan yatırımları değerlendirdi.  Başkan Gürkan, PKK'nın kendini feshetmesi ve silah bırakmasının Türkiye'nin geleceği için güzel bir haber olduğunu belirterek, "İçimizde bir ferahlama hissettik. Terörün bu ülkeye ağır maliyetleri oldu. Hem Cumhurbaşkanımız siyasi iradesi hem de Devlet Bahçeli'nin çizmiş olduğu devlet politikası bizim için yönlendirici, ufkumuzu açıcı bir güzergah oldu" dedi.  PKK'nın kendisini feshetmesini değerlendiren Başkan Davut Gürkan, "12 Mayıs 40 yılın 50 yılın rüyasının gerçekleştiği güne tevafuk etti. PKK'nın silah bırakması kendini feshetmesi güzel bir haber oldu. İçimizde bir ferahlama hissettik. Terörün bu ülkeye ağır maliyetleri oldu. Hem Cumhurbaşkanımız siyasi iradesi, hem de Devlet Bahçeli'nin çizmiş olduğu devlet politikası bizim için yönlendirici, ufkumuzu açıcı bir güzergah oldu. Tüm Türkiye'ye, tüm milletlere, tüm komşu devletlerimize, bu konuda farklı niyetleri olan ülkelere de hayırlı olsun. İnşallah bu haftanın güzel başlangıcı gibi bundan sonraki günlerin güzel olmasını ümit ediyoruz" dedi  Başkan Gürkan, basın toplantısında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in geçen 13 ayda mazeretlerin arkasına sığındığını, yüzde 90 aşamasına gelen bir çok projeyi bile tamamlayamadığını, bazı açılışların temellerinin de Ak Partili Belediye dönemlerinde atıldığını hatırlatarak, "Şimdi algı yapıyorlar. Kayyumu gündeme getiriyorlar. Bizim herhangi bir anket çalışmamız yok. Kayyum da gündemde değil. Anket yaptırıyorlarsa kendileri yaptırıyorlar. Bozbey'in basın toplantısında soruyu da kimin sorduğuna sipariş olup olmadığına bakın. Algı oluşturmak böyle bir şey. Kendileri adalete intikal eden konularla ilgili cevap vermekten hesap vermekten neden çekiniyorlar. Usulsüz harcamalarla ilgili biz adliyeye konuyu intikal ettirdik. Hormonlu inşaatlarla ilgili de yapılan bir suç duyurusu vardı sonrasında geri çekildi. Bunların cevabını vermeleri iyi olur" diye konuştu. 

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey:  "Bizim teklifimizde dahi bir biniş maliyeti 52 lirayı buluyor" Haber

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey: "Bizim teklifimizde dahi bir biniş maliyeti 52 lirayı buluyor"

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Burulaş'taki toplu sözleşme görüşmeleri ve grev kararı alınmasını ilişkin yaptığı açıklamada, "Sendikanın istediği maaşı verirsek bir biniş maliyeti 60 lirayı buluyor. Şu anda zaten Büyükşehirden Burulaş'a 300-350 milyon lira aylık destek sağlıyoruz. Bizim teklifimizde dahi bir bilet maliyeti 52 lirayı buluyor. Biz 3,3 milyon Bursalı ve belediye şirketlerindeki 13 bin 800 çalışanı düşünerek bu tekilfi yaptık "dedi. Sendika yüzde 47 maaş zammı isterken, Büyükşehirin zam teklifinin yüzde 25'te kaldığı öğrenildi. Başkan Bozbey 20 Mayıs'taki grevle ilgili her türlü tedbiri aldıklarını Bursalıları mağdur etmeyeceklerini dile getirdi. Büyükşehirin teklifine göre en düşük maaş 50 bin lira, vatman maaşı 74 bin, teknik personel maaşı 78 bin lira olacak. Başkan Bozbey, otobüs şoförlerine ise bir miktar daha fazla artış gerçekleştirdiklerini kaydetti.   Mustafa Bozbey, Burulaş'taki toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin basın açıklaması yaptı.  Çalışanların hayat standartlarının yüksek olmasını istediklerini kaydeden Başkan Mustafa Bozbey, "Sendika yönetimi yüzde 75 artışla karşımıza geldi. Daha sonra görüşmelerde yüzde 54'e düştü. En sonunda yüzde 47'de ısrar ederek dünkü grev kararının açıklanmasına kadar sürdü. Yani yüzde 47'de kaldı. Tabiki bu taleplerin mevcut şartlarda günümüz şartlarında da dahil olması gerçekçi talepler olmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu artış hayata geçirilirse, yüzde 47 artış yapıldığında sadece Bursaray'da bilet fiyatının 55-56 lira olması gerekiyor. Uzun hatlarda da bilet fiyatının yaklaşık 64 lira olması lazım. Bizim teklifimiz de var. Biz işçimizin yaşam standartlarının yükselmesinden yanayız. Sadece bir şirketimizde bir iştirakimizde olanı değil, 13 bin 800 çalışanımızı düşünerek hareket etmeliyiz. Diğer şirketlerde sözleşmeler tamamlandı. Bu sözleşmelerle birlikte işçilerimizin yaşam standartlarında önemli iyileşme sağlandı. Bir tek Burulaş'ta anlaşmazlığa düşüldü. Biz teklifin kabul olması halinde bilet fiyatlarının 60 liraya yükseleceğini herkesin bilmesi lazım. Bu Bursalılara yansıyacak. Biz bir kısmının bedelini, karşılığını veriyoruz. Neden bunu söylüyorum. Bursa halkına önemli bir yük geleceğinin altını çizmek istiyorum" dedi.  Büyükşehirde 13 bin 800 çalışan olduğunu ve diğer iştiraklerde toplu sözleşme görüşmelerinin olumlu sonuçlandığını hatırlatan Başkan Bozbey, "Aslında büyük bir aileyiz biz. Bu aile bireyleri arasında da biz bir fark oluşturmak istemiyoruz. Bir fark da görmüyoruz. Yani Burulaş'takiçalışanımız da kıymetli, değerlidir. Diğer taraftan Burfaş, Buski ya da diğer iştiraklerimiz de çalışanlar da bizim için değerlidir. Çünkü sahada olan 13 bin 800 bin çalışanımızın her biri aslında bir Mustafa Bozbey'dir. Ona göre hizmet üretiyorlar. Ona göre vatandaşın sorununu çözüyorlar ve bizleri temsil ediyorlar. Bütün çalışanlarımıza güveniyoruz. Her biri bizim için kıymetli ve değerlidir. Onun için özellikle kurumsal sürdürülebilirliği ve iş barışını ve kurum için dengeyi mutlaka sağlamak ve bunu da uygulamak gibi bir sorumluluğa sahibiz. Aksi takdirde o zaman büyük oğlan küçük oğlan farklılaşırsa, kız erkek çocuk diye farklılaşırsa ailelerde parçalanma olur. Biz aileyi bütün görüyoruz. Bu anlamda da bunları aynı şekilde sendika başkanına da ifade eden birisi olarak söylüyorum. Tabiki bu süreç içerisinde gerçekten çok tutarlı ve çok olumlu derecede bir süreci yönetmeye çalıştık. Yapıcı bir tutumsergiledik. Bizim için her bir çalışanımız kıymetlidir. Emekten yana haktan yanayız. Teklifimizi yaparken en üst sınırları düşünerek değerlendirerek yaptık. Teklifimiz en düşük ücret yaklaşık 50 bin lira olacak. Eline net geçecek. Tren sürücülerimiz yaklaşık 74 bin lira civarında alacak. Teklifimiz var. Bakım formenlerimize de 78 bin lira civarında bir teklifimiz var. Belediyemizde kurumumuzda, asgari ücret alan yok. Özellikle belirtmek istiyorum. Bursalıların da bilmesini arzu ederim. Bu teklifi yaparken elbette ekonomik şartları düşünüyoruz. Belediyemizin mali durumunu da düşünmek zorundayız. Bu benim param değil. Bu milletin, Bursalıların parası. 3,3 milyon Bursalının parasını 13 bin 800 çalışanımıza yaşam standartlarını da yükselterek destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu  Sendika Başkanının açıklamalarına tepki  Başkan Bozbey, anlaşma olmaması durumunda Burulaş'ı yakarız diyen sendika Başkanına ise tepki göstererek, "Ancak üzüldüğüm birşeyi söyleyeyim, sendika başkanımızın sürçü lisan oldu. Belki ağzından kaçtı ama Burulaş'ıyakmakla ilgili bir ifadesi var. Bu benim hem kurumun başında olan bir kent yöneticisi olarak çok üzüldüğüm ve hakikaten de bir sendika yöneticisinin belki hiç söylemeyeceği bir sözün orada ifade edilmesine kırıldığımı ifade etmek istiyorum. 3,3 milyon Bursalı adına çok üzüldüm. Aynı zamanda 13 bin 800 çalışan adına kırıldığımı ifade etmek istiyorum. Bunu da söylenmemiş kabul ediyorum. Burulaş'ıbiz 1999'dan önce, 1997-1998'dir yapılanması. Böyle bir kuruma, böyle bir sözü ifade ettiğiniz, orada çalışanlarımızın 50 kere düşünmesi lazım. O çalışanlarımız Burulaş'ı o hale getirdi. O çalışanlarımızın emeği karşılığında Burulaş o hale geldi. Siz o lafı etmemeli idiniz. Doğru değil. Bursalıya hakaret olarak kabul ediyorum. Burulaş'ıo hale getiren çalışanlarımıza hakaret olarak kabul ediyorum. Sayın sendika başkanını bu sözü geri almasını bir an önce Bursalılar ve çalışanlarımız adına bekliyorum.Bu sözü kabul etmemiz mümkün değil. Bir sendika yöneticisinin böyle bir sözü ifade edeceği bana söyleseler inanmazdım. Burulaş kendi ayakları üzerinde duramıyor. Başka. Siyasiler yüzünden duramıyor. Çok önemli ekonomik krizden geçiyoruz. Bizler çalışanlarımız için fedakarlık yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Biz çalışanlarımızı sadece ücretleri anlamında değerlendirmiyoruz. Bir arada beraberce sosyal, kültürel alanda buluşmalarını, iyi günde kötü günde birlikte olmalarını arzu ediyoruz. Öyle bir yapı arzu ediyoruz. Biz bir aileyiz. 13 bin 800 çalışanımızla biz bir aileyiz. 4 ile çarptığınızda 55 bine yakın bir aileyiz biz. İstenen rakamların kabul edilebilirliği mümkün değil. Bizim teklifimizin oranında dahi Bursaray ücretlerinin 52 lira olması gerekiyor. Biz her ay 300 milyon lira Büyükşehir Belediyesi olarak Burulaş'a destek veriyoruz. Bizim teklifimizle bile 52 lira civarında olması gereken bilet fiyatının aşağıda olmasının sebebi bizim belediye bütçesinden, Bursalıların parasını Bursalılar için aktarmamızdır. 350 milyonu vermesek, her ay bir tesis yaparsınız. Onun için rakamın boyutunu öyle değerlendirelim. Atatürk Spor Salonu'nu 3 ayda bitirirsiniz. Tüm şirketlerimizde ve belediyemizde görev yapan tüm arkadaşlarımızın yanındayız. Yanında olmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.  Yüksek hakemden gelen artış teklifi yüzde 21  Yüksek hakemden gelen artışların yüzde 21 civarında olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Biz bunun üzerinde artış veriyoruz. Teklifimizin Bursalılar adına olduğunu, 3,3 milyon Bursalı adına bu teklifi yaptığımızı sendikanın da bu teklifi değerlendirmesini, sürecin işi yavaşlatarak veya grevle değil masada imza atılarak sonuçlanmasını istiyoruz. Biz bütün işçilerimiz, bütün çalışanlarımızı seviyoruz. Her biri bizim için değerlidir. Çalışma arkadaşlarımın konuyu bir kez daha değerlendirmelerini, sendikanın da Bursalıları zora sokmadan ulaşım hakkını engellemeden sürecin tamamlanmasını istiyoruz. Masada bu konunun bitirilmesini arzu ediyoruz. Yüksek hakeme gitti diyelim. Yüksek hakemden gelen artışlar yüzde 21 civarında. Aslında yüksek hakeme gitsek bizim teklif ettiğimiz ücretlerin altında bir ücret geleceğinin bilinmesini isterim. Biz çalışanımızın yüzünün gülme taraftarıyız. Bir tarafı yükseltirken, diğer tarafı altta bırakırsak çalışma barışı bozulur. Burulaştaki çalışan arkadaşlarımın bu anlayışta olacağına inancım tamdır. Bir an önce bu konunun sonuçlanmasını bekliyoruz" diye konuştu  Başkan Bozbey, bir soru üzerine Burulaş'taki grevin siyasi bir operasyon olup olmadığına ise, "en bir siyasi olay olacağına inanmak istemiyorum. İstanbul'da da aynı sürecin yaşandığını, burada da aynı sürecin yaşandığını düşündüğümüzde kendimizi çimdikliyoruz. İnanmak istemiyorum" karşılığını verdi  Sundukları teklifin yüzde 25 artışa tekabül ettiğini kaydeden Başkan Bozbey, "Ortalamada yüzde 25 artış. Otobüs şoförleri düşüktü. Özellikle otobüs şoförlerini yukarıda tuttuk. Ben yaptıkları işe göre düşük ücret alıyorlardı onları biraz daha yukarı çıkardık. Onların talep ettikleri 80-100 bin lira bandında. Bilet fiyatlarını çok yukarılara çekmemiz gerekecek. Daha fazla para aktarmamız gerekecek. Sürdürülebilir değil" ifadelerini kullandı  Grev için tedbir aldık  Mustafa Bozbey, iş bırakma konusunda da tedbir aldıklarını belirterek, "Biz de hazırlığımızı yapacağız. Bursalıların yine işlerine, çocuklarımızın okullarına ve vatandaşlarımızın bir yerden bir yere ulaşması için hazırlığımızı yapacağız. Bursalıları bu halde bırakacak değiliz. Bizim teklifimiz bu, bu teklifle biz makul olanı yaptık. Ekonominin bu denli kötü olduğu, büyükşehir bütçesinin gerçekleşmesinin 36 yerine 25 milyar olarak gerçekleşeceği ortamda çok zor. Vergilerde anormal bir düşüş var. Devlet vergi toplayamadığında belediyelere pay aktaramıyor. En son Orhaneli'deydim. 100 kişiden 95 kişisi iş talebinde bulundu. Gelen iş talep ediyor. Kasım'dan itibaren bugüne ne kadar kişinin çıkarıldığını biliyormusunuz. Fabrikalar kapanıyor, depo olarak kiraya veriliyor. İlk defa uzun yıllar sonra çalışanın da çalıştıranın da iş görenin de işverenin de mutsuz olduğu, memnun olmadığı bir ortam yaşıyoruz. İlk defa uzun yıllar sonra. Biz sabah rahatlıkla huzurla kalkacağımıza günaydın diyebileceğimize bir ortamı hissediyorsak o zaman herşey güzeldir. Ama kimsenin bir garantisi var mı?" şeklinde konuştu  Burulaş'ın sigorta ve vergi borcu 1,5 milyar liraydı  Başkan Bozbey, bir yıldır belediyeye yönetemediğine ilişkin eleştiriler olduğuna yönelik söylemlere de, "Öncelikle belediyeyi gayet güzel yönetiyoruz. 6 ayda kontrol altına almayı planladığımız 1 yılda yapabildik. Onun için süreç uzadı. Eleştiriler olacaktır. Trol de vardır. Biz eleştiriye açığız. Sadece Burulaşın vergi ve sgk borcu 1,5 milyar lira civarındaydı. İyi bir mali disiplin ve tasarruf uyguluyoruz. En önemlisi açık ve şeffaf yapılan ihale ve oradaki kazançlardır. Köyleri birbirine bağlıyoruz. Bu yaz bir çok köy birbirine bağlanacak. Trafikle ilgili hazırlık dönemini bitirdik. Nerede sıkışıklık var. Hem doğuda hem batıda rahatlatacağız. Nefes aldıracağız. Ancak geçmişin yanlışlarını bir anda ortadan kaldırmak mümkün değil. Yıllarca mücadele ettik. Okulları batıya yapmayın dedik. İtiraz ettik. Ama engelleyemedik. Sabah trafik o tarafa tıkanıyor. En azından 500-600 minibüs ya 19 Mayıs'a ya da Bademli'ye gidiyor. Aileler de çocuklarını özel aracıyla götürüyor. 100 binlik planda tüm gerçekleri masa üstüne yatırdık. Adım adım çözeceğiz. Bunları başaracağız. Ben değil hep beraber başaracağız. Hala kaçak inşaata göz yuman belediye başkanları var. Yaptırmayın diyoruz. Yeterince kirlendi zaten. İnşallah Bursa yeşil Bursa özlemimizin tarifi olarak yavaş yavaş dönüşerek değişerek geleceğe ulaşacak. Sendika başkanının ifadeleri hakkında suç duyurusunda bulunmadık. Sendika başkanından kamuoyuna dilim sürçtü açıklamasında bulunmasını istiyorum. Hem çalışanlarımız adına istiyorum. Çalışanlarımız kurumu o hale getirdi. Sendika başkanı var ise çalışanların sayesinde varlar. Çalışanlarımızın değerini yok etme düşüncesini asla söylememeleri lazım" şeklinde konuştu. 

"Çağın En Büyük Hastalığı Aksiyona Geçmemek"  Haber

"Çağın En Büyük Hastalığı Aksiyona Geçmemek" 

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tecrübe Konuşuyor" etkinliğinin konuğu oldu. Ekonomide her dönemin bir yükselen anka kuşu olduğunu belirten Başkan Burkay, başarılı insanların bunu zamanında fark ederek zirveye ulaştığını vurguladı. Dünyadaki dönüşümü iyi okumanın önemine dikkat çeken Burkay, girişimcilik ekosistemini geliştirmek amacıyla şehir fonu kuracaklarını açıkladı.   Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Rektör Prof. Dr. Emin Karip, akademisyenler, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, öğrencilerin gelişimi için başlattıkları etkinlikte önemli konukları ağırladıklarını belirterek, İbrahim Burkay’a katılımı için teşekkür etti. Mudanya Üniversitesi’nin kuruluş sürecini de anlatan Bingöl, "Üçüncü yılımızda üniversitemizin Bursa için ne kadar önemli olduğunu gördük. Bunun için çok mutluyuz. Öğrencilerimizi okudukları bölümlerle ilgili sektörlere hazırlamak için teorik eğitimlerin yanı sıra uygulamalı eğitimlere de çok önem veriyoruz. Bu kapsamda iş birlikleri yapıyoruz. En önemli partnerimiz de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası. Bizlere gösterdiği ilgi için Sayın Burkay’a ve BTSO yönetimine teşekkür ediyorum.  "Mudanya Üniversitesi Çok Önemli Bir Yatırım"  Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderasyonunda gerçekleşen söyleşide konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mudanya Üniversitesi’ni üçüncü kez ziyaret ettiğini ve her gelişinde çok etkilendiğini ifade etti. Burkay, "Mudanya Üniversitesi Bursa ve ülkemize eğitim alanında yapılmış çok büyük bir yatırım. Bu yatırımlar ancak vizyon sahibi, eğitime gönül vermiş insanların adanmışlığıyla ortaya çıkıyor. Böyle güzel bir eseri ülkemize ve gençlerimize kazandırdığı için Gıyasettin Bey’e teşekkür ediyorum." dedi.  İbrahim Burkay etkinlikte iş hayatındaki tecrübelerini gençlerle paylaşırken, kariyer planlarıyla ilgili de tavsiyelerde bulundu. Burkay, eğitim hayatından sonra aile şirketlerinde görev yapmaya başladığını; dış ticaret, ekonomi ve finans alanında uzmanlaştığını kaydetti. Sivil toplum hayatına girişinin ise 2005 yılında Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanlığına seçilmesi ile başladığını söyleyen Burkay, "O zamana kadar en büyük önceliğim şirketimdi. Yılın büyük genelini yurt dışında geçirirdim. Ancak sivil toplum kuruluşlarında görev aldığınızda kendi meseleniz öncelik olmaktan çıkıyor. Temsil ettiğiniz kesimlerin konularına çözüm üretmek zorundasınız. Dolayısıyla ihracat ailesinin dertleri benim temel önceliğim oldu. Bu durum hem vizyon ve proje geliştirme hem de karar verme yeteneğimi geliştirdi." dedi.  "Çağın En Büyük Hastalığı Aksiyona Geçmemek"  Geçmişte bilginin kıymetli olduğunu, sadece nitelikli üniversite ve eğitim kurumlarından bilgiye ulaşılabildiğini belirten Burkay, günümüzde ise bilgiye ulaşmanın çok daha kolay hale geldiğini dile getirdi. Gençlerin aksiyon becerilerini geliştirmeleri ve kendilerine amaç edinmelerinin önemine vurgu yapan Burkay, "Tercihleriniz sizin hayatınızı şekillendiriyor. Bugün yaptığınız tercihleriniz geleceğinizi şekillendirecektir. Henüz erken, sonra bakarız dediğiniz her şeyde aslında geç kalmışsınız demektir. Bugün Türkiye’de 2 milyon işletme var. Girişimci oranımız ise yüzde 5. Yani buradan mezun olduğunuzda 95’iniz iş bulup çalışacak, aranızdan sadece 5 kişi girişimci olacak. Bunu sizin tercihleriniz belirleyecek. Rahatınıza düşkünseniz bu iş gerçekten çok zor." dedi.  Teknolojideki hızlı değişimin gençler için aslında büyük bir şans olduğunu kaydeden Burkay, "Teknolojide sıfır noktası denilen bir kavram var. Geçmişte burayı yakalamak 8-10 yıldı. Bir şirket bir teknoloji geliştirdiğinde bunun 8-10 yıl boyunca ekmeğini yiyordu. Bütün katma değeri, getirisini aldıktan sonra siz oyuna dahil olabiliyordunuz. O şirket ise bir sonraki teknolojiyi hazırlamaya başlıyordu. Bugün öyle değil. Aynı yıl içinde 3 farklı ürün birbirini öldürüyor. İşte yıkıcı inovasyon dedikleri olay bu. Artık geliştirme değil yok etme var. Bu yüzden gençlerin sıfır noktasında başlama potansiyeli bulunuyor. Bu ekosistemin içinde olabilmek önemli. Burada en büyük handikap bazen tecrübe olabiliyor. Tecrübe aslında büyük bir prangadır. Geçmiş ekosistemden beslenenler sizin sunduğunuz her şeye itiraz ederler. Bugün ise baktığımızda olmaz denilenleri hayata geçirenler Fortune 500’de yer alıyorlar. Tecrübe istiyorsanız geçmişten çalışmayı alacaksınız. Çalışmak hiçbir zaman değişmez. Dürüst olun, ahlaklı olun ve çalışın. Ekosisteminizi doğru inşa edin. Bugün start-up’ların birçoğu farklı disiplinlerden gençlerin bir araya gelmesi ile ortaya çıkıyor. Şunu da unutmayın ki vizyonunuz, projeniz mükemmel olabilir ama işin yüzde 70’i ilişki yönetimidir." şeklinde konuştu.  "Yükselen Anka Kuşlarını Zamanında Fark Etmelisiniz"  Ekonomide her dönemin yükselen anka kuşları olduğunu ifade eden Başkan Burkay, bütün başarılı insanların en doğru yaptığı şeyin bu yükselen anka kuşlarını zamanında fark etmek olduğunu söyledi. "Onu fark ettiğiniz, yoldaş edindiğinizde siz de yükselirsiniz." diyen Başkan Burkay, "Ancak bu sonsuza dek sürmez. O anda dönemin farklı bir yükseleni vardır ve sizin artık onu bulmanız gerekir. Günümüzün anka kuşu ise yapay zeka ve veri yönetimi. Bu anlamda analitik düşünme çok önemli. Farklı düşünen, olaylara farklı bakan ve bunu aksiyonla bütünleştiren girişimciler, toplumun geri kalanının daha huzurlu ve müreffeh bir yaşam sürmesini sağlayabiliyor." dedi.  "Ölçülü Rekabet Gelişimin Bir Numaralı Silahıdır"  Bursa’yı tarih boyunca özel kılan en önemli unsurların başında yerel kabiliyetlerin yani girişimcilerin geldiğini söyleyen Burkay, kentin tarihi ve kültürel mirası ile coğrafi zenginliğinin bu sayede ekonomik zenginliğe dönüştüğünü söyledi. Kentin çok büyük bir hazineye sahip olduğunu ancak aksiyon alınması gerektiğini belirten Burkay, "Gençler üniversiteyi bitiriyor ancak gerçek hayata atılmak istemiyor. Gerçek hayata girmeniz şart. Bunu biraz da oyun gibi düşünmek lazım. Checkpoint’e geldiğinizde yeni evrene girmeden önce hangi silaha sahip olursanız avantajlı olursunuz, rakiplerinizin önüne geçersiniz, neye ihtiyacınız var hesap etmelisiniz. Bana göre ölçülü olduğu takdirde rekabet gelişimin bir numaralı silahıdır. Şu anda müthiş fırsatlar var. Gençlerin şansı çok yüksek ama önemli olan isteğiniz." şeklinde konuştu.  "Girişimciler İçin Şehir Fonu Kuruluyor"  Bursa’da girişimcilik ekosistemini geliştirmek amacıyla yapmış oldukları çalışmaları paylaşan Başkan Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları ve risk sermayesi konusuna değindi. Bir yerde girişimcilik ekosistemi oluşturmak için en fazla ihtiyaç duyulan şeyin sermaye olduğunu belirten Burkay, bu kapsamda girişimcileri destekleyecek bir şehir fonu kurmayı amaçladıklarını söyledi. BTSO’nun Türkiye’de GSYF kuran ilk Oda olduğunu hatırlatan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin 700’ü aşkın ortağı ve 210 milyon dolarlık yatırımı ile Türkiye’nin en büyük fonu haline geldiğinin bilgisini verdi. "Fikrin değeri 1 dolardır ancak bu fikri ürüne dönüştürmek milyon dolara, kitleler ile buluşturmak ise milyar dolarlara ulaştırır." diyen Burkay, gençlere şu tavsiyelerde bulundu: "Dünyadaki değişimi iyi okumanız lazım. Yargılamayı bırakın. Önyargılar insanları üretken olmaktan çıkarıyor. Mutlaka farklı kültürlerle iç içe olun. Bu size zenginlik katacaktır. Çağımızın en büyük cehaleti önyargılardır. İlişki yönetimi çok önemli. Biz her türlü konuda sizlerin yanında olmayı sürdüreceğiz." 

Ali Koç'tan İstifa Açıklaması! Haber

Ali Koç'tan İstifa Açıklaması!

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, yönetim kurulu olarak görevlerinin başında olduklarını vurgulayarak, "Mücadelemize devam edeceğiz. Fenerbahçemiz, her olumsuz gelişmeden sonra her krizde kongre tartışmalarına sürüklenecek, sosyal medyada oluşturulan algılarla başkan değiştirecek, tribünden yapılan tezahüratlarla yönetim değiştirecek bir kurum değildir ve hiçbir zaman da olmamalıdır" dedi.   Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşma yapan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, sözlerine Fenerbahçeli eski futbolcu ve Teknik Direktör Bülent Uygun'a başsağlığı mesajı vererek başladı. Başkan Koç, "Allah kimseyi evlatlarıyla sınamasın. Sevgili kızı Almina nurlar içinde yatsın. Güneş Hanıma (Çapa) da Allah’tan rahmet diliyorum. Kadın basketbol ve voleybol şubemizin efsanelerimizden. Son zamanlarda sağlığı biraz kötüye gitti. Tekrar huzur evine döndü. Milli takımın ilk kadın kaptanıydı. Kendisi de nurlar içinde yatsın" diye konuştu.  Toplantıya hazırlanırken çok heyecanlı olduklarını belirten Koç, "Güzel projelerin haberlerini verecektik. Sizleri daha iyi hitap edeceğimiz gelişmeleri paylaşmak istiyorduk. Mutluyduk, psikolojik avantaj bizdeydi. 11 puandan 3 puana inmiştik. Kalan fikstürde inancımız bu puan farkının kapatılacağı yönündeydi. Hafta sonu pazar günü 5 müsabakamız vardı. Hepsi kendi etaplarında final maçlarıydı. Kadın basketbolda bir kez daha şampiyon olduk. Hiç kimsenin beklemediği, hiç beklenmedik rakiplere karşı son yıllarda olduğu gibi kendi stadımızda kaybettiğimiz puanlarla şampiyonluk şansımızı sekteye uğrattık. Haklı olarak bir anda bütün camianın ruh hali değişti, karamsarlaştık. Birçoğunuz öfkelendi. Bizim burada olmamız, sizden farklı duyguda olmamız değil. Bizler de aynı duygulara sahibiz ama biz üzülüp, şikayet etme lüksümüz yok. Çalışıp bu sıkıntıları gidermek zorundayız. Her şeye rağmen kulübümüzün geleceği açısından, sabreden, bize güvenen, istikrarın yanında olanlara da teşekkür etmek istiyorum. Geçen sene renkli, çetin, yeri geldi mi gergin bir kongre yaşadık. Bir kez daha Fenerbahçe demokrasisinin ne kadar değerli olduğunu herkese gösterdik. Bu kongrede camiamız bizleri bir dönem daha 3 yıllık göreve getirdi" ifadelerini kullandı.  "Bu sorumluluğu, bu eleştiriyi, yeri geldi mi hakaretleri, iftiraların altında ezilmedim"  Futbol takımıyla ilgili konuşan Başkan Ali Koç, "Futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlerinden birisi olan, dünyanın takdirini kazanmış, başarıları ortada olan Mourinho’yu hem Başkan Aziz Yıldırım, hem biz istedik. Netice itibarıyla kim kazanırsa kazansın gelecekti. Bu camiamız tarafından büyük coşku ve umutla, statta gördüğünüz gibi büyük bir motivasyonla karşılandı. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yankı uyandıran, Fenerbahçe’nin konuşulmasına sebep veren transfer oldu. Onunla hedefimiz sadece bugünü değil, geleceği de planlamak ve teknik açıdan da istikrar sağlamaktı. Sizin eleştirme lüksünüz var. Biz 99 puan alan İsmail hocayı da eleştiren camiayız. Son yıllarda aldığımız puanlarla pek çok şampiyon olduğumuz yılların üzerinde, bu sene de öyle olacak. Sonuçta şampiyonluk çok çok önemli. Hocamızın transferleri doğrultusunda transfer sürecini tamamladık. Uzun yılların aksine transfer planlamamızı yaz transfer kampından önce bitirdik. Çok daha cesur davrandık, cesur planlama yaptık. Fenerbahçe tarihinin en değerli kadrosunu, en yüksek bütçeli takımını kurduk. Kaliteli, deneyimli, mücadele gücü yüksek hem Türkiye’de hem Avrupa’da başarılı bir takım oluşturduğumuzu düşünüyorum. 'Hayal kırıklığı varsa bunun tek sorumluluğu varsa başkandır' dedim. Bu sorumluluğu, bu yükü, bu eleştiriyi, yeri geldi mi hakaretleri, iftiraların altında ezilmedim. Kimseyi de mazeret olarak kullanmadım. Futbol açısından, futbol yapılanması açısından ben ve arkadaşlarım elimizdeki maddi gücüyle en iyisini yaptığımıza inanıyorum. Futbol sadece planla, doğru kadro planlamasıyla değil, mücadeleyle, adaletle, bazen de şansla yazılan bir hikayedir. Talisca gibi skorer bir ismi aldık. Skriniar gibi savunmada lider birini aldık. Diego Carlos gibi Premier Lig tecrübesi olan savunmacıyı kadromuzu kattık. Zaten güçlü olan yapımızı daha da sağlam zemine oturttuk. Bu sezon hem futbol kalitesi hem rekabet seviyesi hem de mücadele gücü açısından doğru yolda olduğumuzun göstergesidir. Biz sadece sahada rakiplerle değil, adil rekabet açısından kronik hasta olan sistemle mücadeleye devam ettik. Bu mücadele sadece bizim için değil, bize göre tüm takımlar açısından fayda sağlayacak kazanımlar elde ettik. Bizden önce de bu sistem hakkımızı yedi, sesimizi kısmaya çalıştı. Başta bir önceki federasyon başkanı, yönetim kurulu, hakemler, gözlemciler, TFF profesyonelleri ve kurullarda görev yapan isimler artık Türk futbolundan silinmişlerdir. İnşallah da bir daha dönmemek üzere" şeklinde konuştu.  "Görevimizin başındayız ve mücadelemize devam edeceğiz"  Göreve geldikleri günden itibaren camianın taleplerini dikkatte aldıklarını vurgulayan Koç, "Bu, inandığımız, uğruna bedel ödediğimiz uzun bir yoldur. Bu yolda yaptığımız her şeyi daha güçlü, daha bilinçli, daha kararlı yapmaya devam edeceğiz. Bugün geldiğimiz noktada çok daha ağır sorumluluğun yüküyle karşınızda duruyoruz. Bu görev bize emanet edildiğinde, kulübümüz için en iyisini yapmak için söz vermiştik. O günden bugüne camiamızın taleplerini hep dikkate aldık. Yönetim kurulumuz da maddi, manevi her türlü katkıyı sağladılar. Taraftarımıza, kamuoyuna net bir mesaj vermek istiyorum; biz yönetim kurulu olarak görevimizin başındayız ve mücadelemize devam edeceğiz. Fenerbahçemiz, her olumsuz gelişmeden sonra her krizde kongre tartışmalarına sürüklenecek, sosyal medyada oluşturulan algılarla başkan değiştirecek, tribünden yapılan tezahüratlarla yönetim değiştirecek bir kurum değildir ve hiçbir zaman da olmamalıdır" dedi.  "Kulübümüze çağ atlatacak projeleri terk edecek lüksünde değiliz"  Kulübün mali bağımsızlığı için büyük fedakarlıklar yaptıklarını ifade eden Ali Koç, sözlerine şöyle devam etti:  "Eğer biz bu kapıyı açarsak başka kulüplerde gördüğünüz, Allah’a çok şükür bizim kulüplerde yaşanmıyor dediğiniz şeyler bizim kulüpte de yaşanmaya başlayacaktır. Bizim içimiz acımıyor mu? Bu kadar mücadele, bu kadar uğraş, yeri geldi mi savaş. Kendi camiamızın belirli yerleri tarafından olmayan şeyler, iftiralar, hakaretler, haklı eleştirilerin dozunu artırıp, bambaşka yerlere taşınıp; en kolay şey, 'Yeter artık' deyip gitmek. Biz bu kapıyı açarsak, kudretli Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimini unutun derim. Henüz yapacak işlerimiz var. Tamamlanacak yolumuz var. Çektiğimiz bütün sıkıntının, en azından finansal durumun 1-2 ay içerisinde üstesinden gelmeye, bundan dolayı bambaşka projeleri, yüzmüş yüzmüş ucuna gelmişiz. Biz kulübümüz için yönetimde görevimize devam edeceğiz. Kulübümüze çağ atlatacak projeleri yarım bırakacak, terk edecek lüksünde değiliz. İnanın buraya getirene kadar canımız çıktı. Kendi imkanımızla gemiyi yüzdürdük, mali bağımsızlığımız için büyük fedakarlıklar yaptık. Allah’ın izniyle bir daha buluştuğumuzda, Maltepe’deki tesislerimizde inşaatı sizlere göstermek için yapmayı planladığımız o buluşmada hep beraber bana göre her bir şampiyonluk kadar önemli olan Fenerbahçe Spor Kulübü kimseye muhtaç kalmayacaktır."  "Ben ve arkadaşlarımızla en büyük mahcubiyetimiz futbol"  Süper Lig'de havlu atmadıklarını belirten sarı-lacivertlilerin başkanı, "Bu sene futbolda topyekun baktığınızda gerçekten Fenerbahçe tarihi açısından da çok cesurca davranılan seneydi. Biz havlu atmadık. Bizim havlu atmaya ne anlayışımız ne de lüksümüz var. Futbolda neyin ne olacağı hiç belli olmaz. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Finansal bağımsızlık seviyesine ulaştık. 7 senede ben ve arkadaşlarımızla en büyük mahcubiyetimiz futbol tarafı. Unutmayın ki bu sıkıntılı dönemleri ilk defa yaşıyoruz. Diğer kulüpler sık sık yaşadı. Bazılarınız mucizelere kaldı diyebilirsiniz" diye konuştu.  "Bankalar Birliği anlaşmasından çıkışımızı ilan etmeyi planlıyoruz"  "Fenerbahçe finansal olarak kendi ayaklarının üzerinde duracak" diyen Ali Koç, "Eylül ayında gerçekleştireceğimiz genel kurulda Bakan Birliği anlaşmasından çıkışımızı resmen ilan etmeyi planlıyoruz. Bunu da aslına yüksek divan kurulunda kutlayacağız. 3 milyar 628 milyon TL, Bankalar Birliği anlaşmasından sonra ödeme yapmışız. Futbol dışında sportif branşlarda yatırımı kesmiyor diye düşündünüz mü? Buradan çıkmak zorundayız, 3 milyar 628 milyonun sadece 140 milyon TL'si anaparaya gitti. 3.5 milyar faiz ödedik. Bu Fenerbahçe camiasının büyük bir zaferidir, sadece bizim değil. Kulübümüzün geleceğini ipotekten kurtarma kararlılığımızın göstergesidir. Kulübümüzün tam bağımsızlığı yolunda verdiği mücadelenin zaferidir. Bundan sonra da kimse buradan çıkıp finansal açıdan Bankalar Birliği konuşmayacak konuma gelme hamlesidir. Bu yeni stat projesi düşünülme hamlesidir. Fenerbahçe kendi emeğiyle, parasıyla, sahibi olduğu, stadı yapan ilk ve tek kulüptür. Aziz Yıldırım bunu cesaret ettiği dönemlerde de Türkiye’nin ekonomisi çok kötü durumdaydı. Biz ilk seçildiğimizde ne demiştim; futbolu bir yere taşıyacağız. Dereağzı tamamen futbol dışı branşlar için kullanılacak. Eskidi, yorgun, ilk olarak voleybolda başlayacağız. 4-5 bin kişilik voleybol salonu da yapmaya kararlaştırdık. Biz bunları konuşabilecek konuma geldiysek, nereden nereye geldiğimizi algılamanızı sizden rica ediyorum" açıklamasında bulundu.  "Kimse Fenerbahçe’yi sosyal medya üzerinden ele geçiremez"  Samandıra Can Bartu Tesisleri'nde Teknik Direktör Jose Mourinho ve futbolcularla konuştuğunu ifade eden Başkan Koç, "Yönetim olarak yapacağımız tek şey takımın başını dik tutmak. Destek ve moral vermek. Kadroyu biz yapmıyoruz. Hiçbir zaman da o konuya girmeyiz. Biz futbolcularımıza inanıyoruz. Hoca konusunda herkesin diyeceği bir şey olabilir. İstikrardan yanayız. Her sene baştan başlamayı istemiyoruz. O yüzden 2 sene kontrat yaptık. Başkanı olmadan önce de söyledim, Fenerbahçe’nin en büyük rakibi Fenerbahçe’dir. Bu realite her geçen gün kuvvetlenerek gidiyor. Mesela hisse satışımız; bütün kulüpler hisse satıyor. Biz yapınca olay oluyor. Bir de hisseyi ben almışım. Ben böyle gizli saklı işi, 60 bin üyesi olan, 35 milyon taraftarı olan Fenerbahçe’den gece yatağa girerken rahat uyuyacağımı mı düşünüyorsunuz? Fenerbahçe başkanına çok aşağılık bir şekilde dil uzatanlara niye hiç tepki vermiyorsunuz. Biz camia olarak tek tepkiyi kendimize vermeye alıştık. Bizi o noktaya getirdiler. Bırakacağım gün bunları çok farklı şekilde, yıllardır içimde tutuyorum. Bu da gidişat değildir. Beğenseniz de beğenmeseniz de mevkiye saygı duymak zorundasınız. Sonuna kadar desteklemek durumundayız. Burada gelip ültimatomlar vermek, Fenerbahçe dinamiklerini bilmiyorsanız şöyle olur demek, saygı duyarım. İstesek bugün basına kapalı yapardık, canlı yayınlamazdık. Kimse Fenerbahçe’yi sosyal medya üzerinden ele geçiremez. Sipariş haber yaptırmadık. Belki o yüzden ipini koparan bu şekilde yapıyor. Fenerbahçe’yi eleştirmenin yeri burasıdır. Hakan bey geldiği için saygı duyuyorum. İnsanlara haberler yaptırıp, röportajlar vermek olmaz. Bu kürsü herkese açıktır. Gelin burada konuşun" şeklinde konuştu.  "İnşallah konuştuğumuz projeler en kısa zaman hayata geçecektir"  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara'da görüşmesiyle ilgili de bilgiler veren Ali Koç, "Cumhurbaşkanı sağ olsun bizi kabul etti. Toplantıda Murat Kurum da vardı. Uzun süredir bekleyen projelerimizi istişare ettik. Biri salonumuzun yanındaki arazi, ikincisi kolej, üçüncüsü de Maltepe’de bize verilen araziye 60 dönüm daha lazım. Sahalarımızı sığdırdık ama bize gölet lazım. Üzerine 1-2 tane daha saha koyabilirsek bizim için çok önemli. Henüz üzerinden geçmediğimiz için stat projemizi Cumhurbaşkanımıza sunmayı doğru bulmadık. Birçok gece sabahın nasıl olacağını bilmeden yattık. Bir yükümlülüğü yerine getiremeyecek şekilde gece uyumak kimseye nasip olmasın. Cumhurbaşkanımıza projelerimizi dinlediği için teşekkür ediyorum. Sonra Murat beyle bakanlığa gittik ve istişarelerde bulunduk. İnşallah konuştuğumuz projeler en kısa zaman hayata geçecektir" diyerek sözlerini noktaladı. 

Başkan Aydın, madalya mücadelesi verecek milli sporculara başarılar diledi Haber

Başkan Aydın, madalya mücadelesi verecek milli sporculara başarılar diledi

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Sırbistan’da düzenlenecek Gymnasium U15 ISF Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek olan Osmangazi Belediyespor atletizm sporcuları Yağız Çorlak ve Muhammed Esad Ayna’yı makamında ağırladı. Başkan Aydın, madalya mücadelesi verecek milli sporculara başarılar diledi.   Uluslararası Okul Spor Federasyonu (ISF) tarafından organize edilen uluslararası birçok sporlu etkinlik olan Gymnasium U15 ISF Dünya Şampiyonası, 4-14 Nisan 2025 tarihlerinde Sırbistan’ın Zlibator kentinde düzenlenecek. 54 ülkeden toplam 2 bin 367 sporcunun yer alacağı şampiyonaya, Türkiye 8 sporcu ile katılım sağlıyor. Türk Milli Takımı’nda yer alan Osmangazi Belediyespor atletizm sporcuları Yağız Çorlak ve Muhammed Esad Ayna, şampiyonada madalya mücadelesi verecek. Genç sporcular, şampiyonaya gitmeden önce Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı ziyaret etti. Başarılı sporcuları makamında ağırlayan Başkan Aydın, her iki sporcunun da ülkemizi en güzel şekilde temsil edeceğine ve Türkiye’ye madalyalar ile döneceklerine inandıklarını söyledi.  Milli sporculara şampiyonada başarılar dileyen Başkan Aydın, "Sırbistan’da ay yıldızlı formayı giyecek olan Osmangazi Belediyespor atletizm sporcularımız Yağız Çorlak ve Muhammed Esad Ayna’nın ilçemize başarılar kazanarak dönmesini temenni ediyorum" dedi. 

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç: "Bizim hikayemiz haram değil, alın teri" Haber

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç: "Bizim hikayemiz haram değil, alın teri"

 Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Türk futboluna adalet geldiği zaman sadece sarı-lacivertlilerin değil, herkesin kazanacağını söyleyerek, "Türk futbolu kazanacak. Avrupa'da daha başarılı olacağız. Milletçe birlik ve beraberliğimiz futboldan gördüğü zararı görmeyecek" dedi.  Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşma yapan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, farklı branşlarda alınan başarılı sonuçlar, futbolda yaşananlar, transferler ve birçok konuya dair açıklamalarda bulundu.  Son 1 ay kendisi ve camia adına üzücü bir dönem olduğunu belirterek sözlerine başlayan Başkan Koç, Bolu'da yaşanan yangın faciasında hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi. Koç, "Yönetim kurulunda birlikte yol aldığımız Mehmet Salih Dereli’yi kaybettik. Kendisi doğduğundan beri ağabeyimin 3 arkadaşından biriydi. Her daim Fenerbahçe’mize sonsuz desteği verip, verdiği desteklerin konuşulmasını istemeyen, gönlünün cömert olan, iyi bir insanı kaybetmenin acısını yaşadık. Hem camiamıza, hem yönetim kurulumuzun başı sağ olsun. O akşamın sabahında futbolcumuz, büyüğümüz Ogün ağabeyimizi kaybettiğini ailesinden haberini aldık. Yaşamı boyunca Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olması, vatanını ve bayrağını her şeyin üzerinde tutması onu ayrıcalıklı kılan özelliklerinden birisiydi. O malum terör örgütüne karşı mücadele etti. Camiamızın kanaat önderlerinden biri oldu. Nurlar içinde yatsın. Ailesine başsağlığı diliyorum. Onun üzerine Oğuz Çetin’in bir rahatsızlığı oldu. İlk güne göre çok daha iyi. İnşallah sağlığına tez zamanda kavuşur. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu.  "Avrupa’daki yürüyüşümüz devam edecektir"  Futbol takımının son 4 yılda Avrupa'da istikrarlı bir takım haline geldiğini aktaran Ali Koç, "Her alanda iyi gidiyoruz. Sezon öncesi belirlediğimiz Avrupa hedeflerine sağlam adımlarla gidiyoruz. Kadın basketbol takımımızı tebrik ediyorum. Onlardan geçen sezonki başarıyı bekliyoruz. Erkek takımımız Euroleague’de ikinci. Tam bir takım havası veriyor, müthiş mücadele ediyor. Yeri geldi 7 maçı arka arkaya kaybetti. Ancak bugün geldiğimiz nokta itibarıyla Final Four'a emin adımlarla gidiyoruz. Kadın voleybolcularımız en büyük isteklerimizden biri Final Four'u kazanmak. Sahamızda bu kupayı kazanmak en büyük arzumuz. Onlara da inancımız tam. Anderlecht karşısında güzel bir futbolla 3-0 yendik. Havaya girmeyelim, hocamızın dediği gibi ikinci bir 90 dakika var. İnşallah rövanşı da geçip son 16’ya kalacağız. Son 4 yıldır Avrupa’da istikrarlı bir takıma dönüştük. Ülke sıralamasında 10. sıradayız. Son 5 yılda alınan puanların 3’te 1’i Fenerbahçe'den gelmiştir, onurluyuz. Biz kısacası hangi kulvarda olursa olsun, tarihimiz boyunca ülke bayrağımızı en yüksek tutmak için örnek olduk, pozisyon aldık. Taraftarlarımızın kıvanç duyduğu her kulvardaki Avrupa'daki yürüyüşümüz devam edecektir. Allah onların yanında olsun, şans yanımızda olsun" diye konuştu.  "Fenerbahçe, Avrupa’nın ilk 5 ligine sıçrayabilme tahtası olarak görülmektedir"  Futbolda iyi bir transfer süreci geçirdiklerini vurgulayan Başkan Koç, "Takımımızın başında çok değerli hocamız var. Yeri geldi değersizleştirildi, niye? Cesurca gerçekleri aktardığı için. Oyuncularımız onu daha iyi anladıkça, sistemine daha da ayak uydurdukça daha sık başarılar gelecektir. Kendisiyle devam etme fikrine katılıyorum. Artık sabretmemiz lazım. Sonuçlar ne olursa olsun, yönetim gider hoca kalır mesajını kendisine verdik. Transfer bir süreçtir. Kış transfer döneminde eksiklerimizi giderecek, daha da önemlisi taraftara verdiğimiz sözümüzü daha da kuvvetlendirecek isimleri aldık. Biz yapınca konuşuruz. Yapacağız, edeceğiz, bekliyoruz yok! Biz yaptığımız zaman konuşuruz. Hedeflediğimiz her pozisyon için önceliğimizde ya 1., ya da 2. isimleri kadromuza kattık. Yönetim kuruluna çok teşekkür ediyorum, bu imkanları sağladıkları için. Fenerbahçe transfer konusunda istikrarlı şekilde gidiyor. Fenerbahçe futbolcuların gözünde, Avrupa’nın ilk 5 ligine sıçrayabilme tahtası olarak görülmektedir. Bu da transferde elimizi güçlendiriyor. Cazibe haline geliyor. Talisca biliyorsunuz uzun zamandır istediğimiz bir futbolcuydu. Hayalimiz ocak başında getirmekti. Sonra anlaştık, Arap kulübünde yönetim değişikliğine gidildi. Skriniar’ı transfer ettikten sonra malum kulüp de araya girdi, 2 milyon Euro daha fazla teklif etti, etmedim demesinler. Hem Talisca, hem de menajeri verdikleri sözde durdular. Uzun süre beklemelerine rağmen, 93. dakikada rakibimizin sürece dahil olup, çok daha yüksek teklifler vermesine rağmen itibar etmedi. Hem ona hem menajerine teşekkür ediyorum. İnşallah ona yaptığımız yatırımı alacağız. Fenerbahçe, Skriniar’ı transfer etmeden, 'Fenerbahçe Skriniar’ı transfer edecek' haberlerini duymamışsınızdır. Inter'in kaptanı PSG’ye transfer oldu. Orada hocayla görüş ayrılığından dolayı bizim için bir fırsat doğdu. 'Türkiye’den önce diğer alternatiflerimi değerlendirmek istiyorum ancak Türkiye’ye gelirsem Fenerbahçe’den başka kulübe gelmem' dedi. Bu şekilde 3 hafta opsiyonları değerlendirdi. Türkiye’de verdiği sözü tuttu. Biz sadece çok iyi futbolcu değil, büyük bir karakter, büyük bir lider transfer ettik. İnşallah o da uzun zaman Fenerbahçe'ye hizmet eder. Zaten ayağı alıştı. İstanbul ve Fenerbahçe'den etkilenmemek mümkün değil. Mimovic geleceğe yatırımdır. Ferdi etkisi oluşturacaktır. Bu fırsatı kaçırmak istemedik. Maximin'in Napoli’ye gitme ihtimali vardı. İyi ki de gitmedi ona ihtiyacımız var. Mimovic, Zenit’e gitti, şampiyonluk yarışında olmak istedi. Göreceksiniz önümüzdeki sezon ondan çok fayda sağlayacağız" ifadelerini kullandı.  Başkan Koç'tan taraftarlara teşekkür  Başkan Ali Koç, sarı-lacivertli taraftarların her müsabakada takıma desteğinin altını çizerek şunları söyledi:  "Taraftarlarımız kayıtsız, şartsız desteğini futbolcusuna yansıttı ve son dönemde aldığımız sonuçlarda payı oldu. Zaten deplasman tarafına hiçbir şey demek istemiyorum. Göğsümüzü kabartıyorlar. 300-500 kişi gittiğimiz statlarda da, 1500 kişi gittiğimiz statlarda farklarını hissettiriyorlar. Onlara da teşekkür etmek istiyorum. Geçen sezon deplasmanda hiç yenilmedik. Burada deplasman taraftarının katkısı malumunuzdur, iç sahada da aştığımızı düşünüyorum."  "Fenerbahçe huzuru bozan değil, terör örgütüne sarı duvar örerek göğsünü siper eden kulüptür"  Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, barkovizyondan Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in daha önce yaptığı açıklamalarını göstererek sunum yaptı. Yarıda kalan Adana Demirspor maçıyla ilgili de suçlayanlara cevap veren Koç, "Ne kadar çelişkili bir kulüp olduklarını sadece 2 açıklamayla gösterelim dedi arkadaşlarımız. Huzura ihtiyacımız var diyen kişilerin huzuru bozan kişilerle aynı olduğunu kamuoyuna göstermemiz lazım. Futbol dinamik bir dünya, olup bitenlerin hızına yetişemiyoruz. Aslında karşımızdaki ruh hali bu. Rizespor maçında hakem otoritelerin tümünün hakemlerin verdiği kararların doğru olduğunu söylemesine rağmen bize hırsız iftirası atıyorlar. Fenerbahçe, hırsıza 'Hırsız var' diyen taraftır, bunu anlamadılar. Her seferinde bunun tutacağını sandılar ama artık tutmuyor. Yarıda kalan bir Adana Demirspor maçı var. Gündem değiştirmekte o kadar muhteşemler ki, iş Fenerbahçe - Galatasaray işine döndü. Kamuoyu uyanık değil. Biz mi yaptık? O zaman şunu yazın 'Mertens seneye Fenerbahçe'de'. Bu kurgunun gerçek olabilmesi için planın öznesi Mertens değil mi? Mertens de dolayısıyla kurgunun içinde. O kadar deli saçması işleri halka yedirmeye çalışmışlar ki, buna devam ediyorlar. İtidal çağrısı yapanlar da kendileri. Artık kimse itibar etmiyor. Artık insanlar görüyor, tepki veriyorlar. Fenerbahçe huzuru bozan değil, Türk toplumunu uçuruma götüren terör örgütüne sarı duvar örerek göğsünü siper eden kulüptür. Bunu sizin çocuklarınız için de yaptık. Kısacası burada beka problemi vardır" dedi.  "Bu mücadeleyle Türk futbolu temizlenecekse hepimize yarayacaktır"  Saha içinde kalmaya devam edeceklerini belirten Koç, sözlerine şöyle devam etti:  "Futbol içinde yaşananları bir Fenerbahçe-Galatasaray kavgasına çekip, bizi Anadolu kulüpleri ile karşı karşıya getirmek isteyenleri gülerek izliyoruz. Ben Kulüpler Birliği başkanlığı yaparken, oradaki kulüpler benim duruşumu bilirler. Sizin algınız bizi Anadolu kulüpleri ile karşı karşıya getirmek. Anadolu kulüplerine sesleniyorum; hangi takım sizin futbolcunuzu ayarttı? Hangi kulüp futbolcularınızı, aileleri üzerinden, menajerleri üzerinden köşeye sıkıştırdı? Fenerbahçe mi? Bir tane örnek gösterin. Anadolu kulüpleri de bilsin, bu mücadele Türk futbolu temizlenecekse hepimize yarayacak mücadeledir. Özellikle bir camianın son 30 yılda kimlerle, hangi iş birlikçileriyle, hangi yöntemlerle, hangi düzenin parçası olarak avantaj sağladığını, nasıl korunduğunu artık tüm kamuoyu biliyor. Bu düzen öyle hale geldi ki bir nesil için bu korunma ortamı norm haline geldi. 30'lu yaşlarda biri yaşananların normal olduğunu düşünürse haksız da değil. Kendi camiamıza da kırgınım, onlarca yıllarca oluşan düzen aylar içinde çözülmüyor. Biz mücadelemizi veriyoruz. Kenetlenin, sadece sahada değil, saha dışında da ihtiyacımız var. Her şeyi yapanların bugün dahil mağduru oynamaya devam edebilmeleri, bizim kavrayabileceğimiz bir ruh hali değildir."  "Türk futboluna adalet geldiği zaman herkes kazanacak"  Türk futbolunun yeniden inşası gerektiğini belirten Ali Koç, "Olay TFF’nin istifası, MHK’nın istifası değil. Biz Türk futbolunun kurtuluşunun, kurulan yapının yerine herkes için adaleti getirecek bir sistem olduğunu düşünüyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. Hareketlerimiz, söylemlerimiz, davranış şeklimiz 1 gram sapmaz. Yalandan istifaya çağırıp, ondan sonra tarihin en kötü kurulu ve başkanı dediğiniz insanların görevine devam edebilmeleri için entrikalara girmeyiz. Tükürdüğümüzü yalamayız. Son olarak sorunu kabul edip, kaynağını tespit ettikten sonra cesaretli ve iradeli şekilde ki bugünkü yönetim bunu yapmaya çalışıyor. Kuvvetli bir iradeyle Türk futbolunun yeniden inşası gerekiyor. İllegal bahiste olduğu gibi tek başımıza mücadele edeceğiz. Türk futboluna adalet geldiği zaman sadece Fenerbahçe değil, herkes kazanacak. Türk futbolu kazanacak. Avrupa’da daha başarılı olacağız. Milletçe birlik ve beraberliğimiz futboldan gördüğü zararı görmeyecek. En önemlisi başta saf çocuklarımız olmak üzere tüm kamuoyu, Türk futboluna olan güveni tekrar tesis edecek. Ülkenin marka değeri artacak. Marka değeri arttıkça ekonomisi düzelecek. Biz bunun mücadelesini veriyoruz" şeklinde konuştu.  "İnanın, güzel günler bizi bekliyor"  Veremeyecekleri hiçbir hesap olmadığını ifade eden sarı-lacivertlilerin başkanı, "Bizim veremeyeceğimiz hiçbir hesap yoktur. Devletimizin yetkililerine ifade ettiğim gibi; bizim gibi insanları, bizim gibi kulüpleri, bizim gibi insanları gayrimeşruya itmeyin. Kayıt dışına itmeyin. Rekabet ettiğimiz yerlerde varsa sorun lütfen giderin. Yoksa bizi de sevk etmeyin. Biz girmeyiz. Devletimiz, devletliğini göstersin ve herkese güven versin. Biz benzer durumda olsaydık, nefes alamazdık. Müfettişler gelir, içimizden geçerdi. Bizim tek isteğimiz varsa usulsüzlük gereken ağır cezalar da verilsin ki ağır cezalar alsın. Biz bilmiyor muyuz illegal bahis sitelerinden reklam almayı. Dünyanın en büyük lüksü gece yatarken huzurlu yatmaktır. Bizim hikayemiz haram değil, alın teri. Fenerbahçe taraftarı geçmişte olduğu gibi bugün de kulübün yanında olmaya devam etmeli. İnancımız tam, kararlarımız güçlü. İnanın, güzel günler bizi bekliyor. Biz inanırsak, karşımızda kimse duramaz" diyerek sözlerini noktaladı. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.