Hava Durumu

#Baskı

Yeni Marmara Gazetesi - Baskı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baskı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er: "Sözlerimin arkasındayım" Haber

Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er: "Sözlerimin arkasındayım"

Bursaspor, TFF 2. Lig Kırmızı Grup 26. hafta mücadelesinde Kuzeyboru 68 Aksaray Belediyespor’u konuk edecek. Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda yarın saat 15.30’da oynanacak karşılaşma öncesi Teknik Direktör Mustafa Er önemli açıklamalarda bulundu. Deneyimli teknik adam, rakibin deplasman performansına ve savunma disiplinine dikkat çekerek karşılaşmanın zorluk derecesine vurgu yaptı. "SKOR GELMEDİĞİNDE SAKİN KALMALIYIZ" Mustafa Er, Aksaray ekibinin oyunu kilitleyen ve az gol yiyen bir takım olduğunu belirterek şunları söyledi:"Hepsi birbirinden farklı özelliklere sahip ancak yarınki karşılaşmayı özellikle çok önemsiyorum. Deplasmanda tek mağlubiyeti olan bir takım. Takım savunmasını çok iyi yapan, oyunu kilitleyen bir ekip. Maçları genelde kısır geçiyor; 0-0, 1-1, 2-2 gibi skorlar alıyorlar. Deplasmanda genelde bir gol atıp bir gol yiyen bir görüntüleri var. Zorluk derecesi yüksek bir karşılaşma olacak. Son iki haftadaki gibi başlayacağız; arzulu, istekli ve ön alan baskısıyla. Skor almaya çalışacağız ama skorun gelmediği her dakikada sakin kalmak zorundayız." ER, TARAFTARLARA DA SABIR ÇAĞRISI YAPTI; Golün gelmediği anlar olabilir. Tüm senaryolara hazırlıklı olmak zorundayız. Seyircimizin sabırlı olmasını, oyuncularımızı baskı altına almadan desteklemeye devam etmelerini özellikle istiyorum. Oyuncu grubuma inanıyorum. Doksan dakika boyunca istekli ve oyuna odaklı bir anlayışla sahada olacağız." Sakatlık durumu netleştiKarşılaşma öncesi kadro durumuna da değinen Mustafa Er, Emirhan’ın durumunun iyiye gittiğini ancak Salih’in forma giyemeyeceğini açıkladı. Er, "Emirhan dün antrenmana çıktı, durumu iyi. Bugün de gözlemleyeceğiz. Bir problem olmazsa aramızda olacak. Ancak Salih’i kaybettik. Dün idmanın son bölümünde ayağında problem oldu. En az 2-3 hafta gibi görünüyor. Yarın net şekilde aramızda olmayacak" dedi.Geçtiğimiz hafta maç sonu açıklamalarıyla ilgili soruya ise Er kısa yanıt verdi:"Sözlerimin arkasındayım. Ne dediğimi o gün orada olan herkes çok iyi biliyor. Biz önümüze bakıyoruz."Lider konumdaki Bursaspor, sahasında oynayacağı mücadelede üç puan alarak avantajını sürdürmeyi hedefliyor.

Skandal: Müdür “Şakayla Vurdum” dedi Haber

Skandal: Müdür “Şakayla Vurdum” dedi

Olay, Üsküdar Murat Reis Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, iş yerinde çalışan E.D. (16), iş yeri müdürü G.T. (39) tarafından darp edildi. E.D.'nin şikayetçi olması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan çalışmalar doğrultusunda gözaltına alınan G.T., emniyetteki işlemlerinin ardından 'kasten yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi. Şüpheli G.T., tutuklanarak cezaevine gönderildi.Öte yandan darp anı, iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, şüphelinin çalışan gencin üzerine yürüdüğü, tokat attığı ve başını yere doğru eğerek eline aldığı çubukla boyun bölgesine bastırdığı anlar yer aldı. "BABASI 'BENİM OĞLUMA NEDEN VURDUN' DEDİĞİNDE, 'ŞAKAYLA VURDUM' DİYOR" Yaşanan olayın ardından konuşan anne Ebru İfakat, oğlunun yaklaşık 5 aydır hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade etti. Oğlunun babası tarafından çalışması için akrabalarının yanına gönderildiğini söyleyen İfakat, "Oğlum babası tarafından çalışmak üzere gönderilmişti. Evde kalmasın, işi olsun diye. Gönderildiği yerin müdürü babasının halasının oğlu, yani kuzeni oluyor. Yaklaşık 5 aydır çocuğuma şiddet uyguluyormuş ama korktuğu için bize hiçbir şey söyleyememiş. Özellikle sırt tarafında, böbreklerine doğru morluklar vardı. Sorduğumda 'Bir şey yok' dedi, geçiştirdi. Babası da morlukları görünce soruyor. O da ‘G. abi yaptı' diyor. Babası arayıp ‘Benim oğluma neden vurdun' dediğinde, ‘Şakayla vurdum' diyor. Ama bu şaka değil" ifadelerine yer verdi. "'BU OLAYI SÖYLERSEN DİŞLERİNİ DÖKERİM, SENİ KOMAYA SOKARIM' DİYE TEHDİT ETMİŞ" Oğlunun kapalı alanlarda darp edildiğini iddia eden anne İfakat, "Çocuğumu insanların görmediği yerde çekpasla dövüyormuş, çekpasın fırçalı kısmıyla vuruyormuş. ‘Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım' diye tehdit etmiş. Ağır küfürler etmiş. Sürekli manipüle etmiş. 8 gün iznini kesmiş. ‘Adım atıyorsun, iznin yok' diyormuş. Mutfakta bulaşıkları yıkatıp tekrar yıkatıyor, tuvaleti temizletip tekrar temizletiyormuş" dedi. Olayı öğrenir öğrenmez iş yerine giderek oğlunu aldığını ve hastaneye götürdüğünü belirten anne, karakola giderek şikayetçi olmalarının ardından şüphelinin kendisini aradığını iddia ederek, "‘Niye karakola gittin? Bana kumpas mı kurdunuz? Eğer ciddi dövseydim pipetle beslerlerdi' dedi. Olay görüntülerinin üzerini kapatmaya çalıştılar. Çocuğumun şiddete meyilli olduğunu iddia edip iftira attılar. Sosyal medyada asılsız paylaşımlar yaptılar. Biri 40 yaşında, biri 16 yaşında. 40 yaşındaki bir insan bir çocuğa el kaldırabilir mi? En çok babasına baskı yapıyorlar. Ama biz şikayetimizi geri çekmeyeceğiz. Devletimize güveniyoruz. En ağır cezayı almasını istiyoruz. Salınmasını istemiyoruz" şeklinde konuştu. "GENELLİKLE MUTFAKTA KAPIYI ÇEKİP VURUYORDU, ‘BURADA OLAN BURADA KALIR, KİMSEYE ANLATMA' DİYORDU" Şiddete maruz kalan 16 yaşındaki E.D. ise sürecin, işe başladıktan bir hafta sonra başladığını söyledi. Genellikle kameraların olmadığı alanlarda darp edildiğini öne süren E.D., "İlk önce küfür etmeye başladı. Sonra el şakası diye vurmaya başladı. Daha sonra bu ağır dayağa dönüştü. Genellikle mutfakta kapıyı çekip vuruyordu. ‘Burada olan burada kalır, kimseye anlatma' diyordu. ‘Seni komaya sokarım, dişlerini dökerim' gibi tehditler ediyordu" dedi. Telefonu eline aldığında dahi darp edildiğini söyleyen E.D., "Kaçıyordum ama üstüme gelip darp etmeye devam ediyordu. Müdür olduğu için kimse ses çıkaramıyordu. Yaşı büyük iki kişiye dokunmuyordu. Sadece bana ve bir çırak daha vardı, ona şiddet uyguluyordu. Sırtımda ve yüzümde morluklar oluştu. Sürekli boks torbası gibiydim, oyuncak gibiydim onun için. 5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm. Şimdi ailesi arayıp şikayeti geri çekmemizi istiyor ama ben en ağır cezayı almasını istiyorum. Salınmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.

44 yıllık ustadan, otomobil frenleriyle ilgili önemli uyarı! Haber

44 yıllık ustadan, otomobil frenleriyle ilgili önemli uyarı!

    Günümüzde trafik kazaları her geçen gün artarken araçlarda yapılması gereken bakımlara dikkat çekiliyor. Özellikle motor, fren ve lastik bakımlarının hayati önem taşıdığı günümüzde, oto sanayiye yıllarını vermiş ustalar vatandaşları uyarıyor. Kazaların önüne geçilmesinde fren sistemlerinin büyük önem taşıdığını ve dikkat edilmesi gerektiğini belirten 44 yıllık oto fren ustası Zafer Ertan, “Uzun yoldan geldikten sonra kesinlikle arabayı 1 saat dinlendirmeden yıkamamak gerekiyor” dedi.  “Arabayı 1 saat dinlendirmeden yıkamamalıyız”     Yolculuk tamamlandıktan hemen sonra araç yıkanmasının fren disklerine zarar verdiğini belirten Zafer Ertan, “Uzun yoldan geldikten sonra kesinlikle arabayı 1 saat dinlendirmeden yıkamamak gerekiyor. Yıkanırsa, diskler atar. Yüksek süratte frene basıldığı zaman direksiyonu titretir. Araba kasasını oynatır. Şehir içinde kullanıldığı zaman da aynı şekilde arabayı 1 saat dinlenmeden yıkamamak gerekiyor. Araçların fren bakımlarının kıştan çıktıktan sonra yapılması gerekiyor. Kış aylarında araçları fazla kullanmıyoruz, kar ve buz olabiliyor. Fren sistemlerinde kayıcı parçalar var. Kıştan çıkınca araçlarda bakım yapılmalı ve balata durumu kontrol edilmeli. Kayıcıların sağlıklı çalışıp çalışmadığı da kontrol edilmeli” dedi.  “Fren sistemlerinin yılda en az 1 kez kontrol edilmesi gerekiyor”     Fren sistemlerinde oluşan tahribatların ve bozulmaların tespit edilmesi için yılda en az 1 kez kontrol edilmesi gerektiğini belirten Eskişehirli oto fren ustası Ertan, şu ifadeleri kullandı:  “Kullanmaya bağlı olarak bir balatanın ömrü normalde 25-30 bin kilometre kadardır. Bazı balatalar 40 binde, bazı balatalar da 25 binde biter. Kullanım çok önemlidir. Frene bağlı kaza riskini en aza indirmek için senede en az 1 kere kontrol edilmelidir. Çok kullanılan ticari araçların da yılda 2 kez kontrol edilmesinde fayda vardır.” 

“Çocuğumuza dokunulmasını istemiyoruz” Haber

“Çocuğumuza dokunulmasını istemiyoruz”

Balıkesir'de Atay-Tansel Özdemir ailesinin bebekleri Muhammed Atay Özdemir'den, Genetik hastalığın teşhisi için topuk kanı alınmak istendi. Ailenin riskli olabileceğini düşünmeleri üzerine topuk kanı testini reddetti. Topuk kanı alınmak için baskı yapıldığını söyleyen anne yaşadığı stresten dolayı sütten kesilirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından açılan mahkemede aileye tedbir kararı konuldu.   Balıkesir'de Edremit ilçesinde dünyaya gelen Atay - Tansel Özdemir ailesinin bebekleri Muhammed Atay Özdemir'den, topuk kanı alınmak istendi. 6 genetik hastalığın teşhisi için yapılan uygulamanın zorunlu olmadığını söyleyen aile, yeni doğan bebeklerinden topuk kanı alınmasını reddetti. İddiaya göre, bağlı oldukları Aile Sağlığı Merkezi'ndeki personellerin baskısı üzerine strese giren anne Tansel Özdemir sütten kesilerek bebeğini emzirememeye başladı. Ailenin topuk kanı uygulamasına karşı direnmesi üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın aileye açtığı davada tedbir kararı konuldu. Edremit Aile Mahkemesi'nden sonuç alamayan Özdemir ailesi hukuki mücadelesini sürdürürken, baba Atay Özdemir ise yapılan uygulamanın zorunlu olmadığını, ayrıca uygulamanın topuklarda kan akışı zayıf olan bebeklerde gelecekte geri dönüş olmayan hasar oluşturabileceğini söyleyen doktorların da olduğunu aktardı.  “Çocuğumuza dokunulmasını istemiyoruz”  Bebeklerin topuk kısmında kan akışının zayıf olmasından dolayı gelecekte oluşabilecek olumsuzluklardan endişe duyduğunu belirten baba Atay Özdemir, “Çocuğumuza topuk kanı aldırmadığımız için avukatımızla görüşmeler sağladık. Biz çocuklarımıza çok düşkün bir aileyiz. Çocuğumuzun hamilelik döneminden doğum anına kadar bütün süreçte 15 günde bir özel hastanede doktor kontrolü gerçekleştirdik. Çocuğumuz doğduktan sonra bağlı olduğumuz Aile Sağlığı Merkezi bize topuk kanı alınması konusunda baskıda bulunmaya başladı. Eşim bu baskı sebebiyle strese girdi ve şu an sütünde ciddi kesilmeler var. Düzenli olarak özel bir klinikte doktora görünüyoruz, çocuğumuzun aylık rutin kontrollerini yapıyoruz. Biz çocuğumuzdan hangi gerekçe ile topuk kanı alınacağını sorduğumuzda hiçbir cevap alamıyoruz, sadece baskı uygulanıyor. Mahkeme tarafından tedbir kararı konuldu. İlk duruşmaya çıktığımızda avukatımız da yanımızdaydı. Hakim bizlere sadece aşılarla alakalı sorular soruyor. Avukatımız konuşmaya kalktığında sözleri kesildi. Yaşanan olaylar neticesinde avukatımız ile beraber durumu istinaf mahkemesine taşıdık. Hiçbir şekilde çocuğumuza dokunulmasını istemiyoruz” diye konuştu.  “Topuk kanı uygulamasında rant var”  Bebeklerden alınan topuk kanlarının satılıp özel şirketlerce maddi kazanç sağlandığını iler süren avukat Cüneyt Bülent Şeker, “Topuk kanı alımı doğar doğmaz ilk 48 saat içinde bebeğin topuğundan alınan, 6 genetik hastalığın taranması için kullanılan bir uygulama. Her doktor bu görüşü benimsemiyor. Bazı doktorlar bunun gerekli olmadığını söylüyor. Bunun idrar tahlili ile yapılabileceğini söyleyen doktorlar da var. Yapılma şeklini eleştiren var, topuktan değil damardan alınması gerektiğini söyleyenler var. Topuk kan akışı zayıf bir yer, aynı zamanda cinsel organ ve beyindeki sinirlere bağlı temasları var. Bunun doğar doğmaz uyarılmasının olumsuz etkileri var. ‘Çocuk bunları hafızasına alıyor ve olumsuz tepki veriyor diyenler' var. Bu işte büyük bir rant var. Bugün Aile Sağlığı Merkezleri neredeyse topuk kanı ve aşıdan para kazanıyor. Bunlar özel denilen bütçelerinde bağımsız olan yerler. Ayrıca test şirketleri de ciddi para kazanıyor, bunlar özel şirketler. Bunların tespit ettiği hastalıklar sebebi ile de ilaç şirketleri çok ciddi para kazanıyor” dedi.  Kanunda “zorunlu” ibaresi yok  Topuk kanı uygulamasının kanunda zorunlu olduğuna dair ibare olmamasına rağmen hekimler tarafından ciddi baskıların yapıldığını söyleyen Şeker, “Aileler, Sağlık Bakanlığı'nın bu ilgisinden tedirginler. Tedbir kararlarının bile bir geçmişi, uygulanabilirliği yok. Topuk kanı uygulaması neredeyse çocuk aşılarından sonra hatırlanmaya başladı. 1-2 yıl içerisinde çocukluk aşıları için de tedbir kararı veriliyordu fakat tepkiler artınca geri adım atıldı. Şimdi ise topuk kanı üzerine yükleniliyor. 6 bin tane genetik hastalık var. 500 tane metebolik hastalık var. Sadece bunlardan 6 tanesinin taranması için kıyamet kopuyor. Buradaki en büyük tehlike tıbbi müdahaleyi ret hakkınızın ortadan kalkmasıdır. Kanunda ‘Çocuğun üstün yararı diye ibare var', çocuğun üstün yararını aileden başka kimse üstlenmez. Bizim hakkımızda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından topuk kanı vermediğimiz gerekçesiyle tedbir istenmişti. Biz de bu topuk kanını vermediğimizi belirttik. Bizce birçok sakıncası vardı. Birçok test te yaptırmıştık. Sakıncalı olduğunu düşünüyoruz çünkü topuk kanı alınınca rahatsızlanan çocuklar var. Zararlı olduğunu söyleyen doktorlar var ve biz bu görüşe itibar ettik. Tıp etiği kurallarında da belirtilen anne babanın kanun temsilciliği tıbbi tedaviyi kabul ve ret hakkını kullanarak reddettik. Bu da gayet doğal. Anayasanın 17. Maddesi anlamında tıbbi zorunluluk içermiyor ve hiçbir kanunda da böyle bir uygulamanın yapılacağı yer almıyor” şeklinde konuştu. 

Özcan Bizati: “Önde oynamak, baskı kurmak istiyoruz” Haber

Özcan Bizati: “Önde oynamak, baskı kurmak istiyoruz”

Bursaspor Teknik Direktörü Özcan Bizati, TFF 1. Lig’in 9. Haftasında Pazar akşamı Boluspor’la oynanacak maç öncesi açıklamalarda bulundu. Tecrübeli teknik adam, şunları söyledi: “Millî ara oyun formatını oturtmak açısında önemli bir zamandı. Belli bir oyun formatını oturttuk. Ama henüz tam olmadı. Hükmeden bir oyun oynamak istiyoruz. 2-3 haftaya daha ihtiyacımız var ama iyi yoldayız. Boluspor maçına gelecek olursa, biz her mücadeleye maç maç bakıyoruz. Boluspor maçı da dahil her maçta 3 puan vardır. Cepte diye düşünmemek lazım. Puanları almak için elimizden geleni yapacağız.” “Zalazar, Luka Capan, Cüneyt Köz ve Furkan” Taraftarın desteğine ihtiyaçları olduğunu belirten Özcan Bizati, “Taraftarımız doğru yapılanları desteklesin yanlışı desteklemesin. Ben herkesi maçlara davet ediyorum” ifadelerini kullandı. Bireysel performansın değil takım performansının önemli olduğuna vurgu yapan tecrübeli teknik adam, “Bireysel performanslarda durmamak lazım. Defans hattında Zalazar, Luka Capan, Cüneyt Köz, Furkan için de geçerli. Kim daha iyiyse o oynayacak. Orta saha da forvette de öyle. Yakışanı oynamak lazım. Takım performansı önemli. Önde oynamak ve baskı kurmak istiyoruz. Sezon başında olsaydık çok kolaydı. Ama bu süreçte oturtmak güç. Yine de iyi durumdayız. Futbolcuların katkıları da çok önemli. Sürece katkıda bulunan oyuncular bizle olacak, olmayanlar olmayacak” dedi. “Bu yıl 10-12 takım şampiyonluğa oynuyor” Bursaspor Teknik Direktörü Özcan Bizati, zor bir ligde mücadele ettiklerini belirterek dikkat çeken açıklamalarda da bulundu. Tecrübeli teknik adam, öncelikle Kocaeli kampındaki geçirdikleri zamanla ilgili, “Biz boş zamanlarımızda da bir arada olmak istedik. Antrenman dışında da futbolcuların bir arada olması lazım. Oyuncular şarkılar söyledi. Öncesinde şarkı söylemeye gidiyoruz desek oraya eğlenmeye, geziye mi gidiyorsunuz denirdi. Bunlar olması gereken şeyler. Normal hayatta da olması gereken aktiviteler” şeklinde konuştu. Bizati, ardından ligin seviyesi ile ilgili şunları söyledi: “Lig zor bir lig. Hele bu yıl 10-12 takım şampiyonluğa oynuyor. Transferlerini de ona göre yaptığı bir lig. Önceki sezonlara baktığımızda seviyesi artmış durumda. Mücadele etmek zorundasınız. Oyun kaliteniz ne kadar iyi olursa olsun, ben çok iyi oyuncuyum deseniz bile mücadele etmeniz lazım. Yoksa mücadele etmezseniz puan alamazsınız.” “İsmail Yüksek oynar, İsmail Çokçalış 1 ay sonra” Bursaspor Teknik Direktörü Özcan Bizati, sakatlığı devam eden futbolcularla ilgili detaylı bilgi verdi. Bizati şunları söyledi: “İsmail Yüksek’in Boluspor maçında oynama ihtimal var. İsmail Çokçalış’ın henüz 1 aya ihtiyacı var. Sakatlığıyla ilgili problem kalmadı ama sürece ihtiyacı var. Erhan Erentürk’ün durumu maç saatinde belli olacak. O dakikaya kadar oynayacakmış gibi hazırlıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.