Hava Durumu

#Beddua

Yeni Marmara Gazetesi - Beddua haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beddua haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı Haber

Ölümden döndü, gelen yorumlarla bir daha yıkıldı

Geçtiğimiz ocak ayında, Güzelbahçe ilçesinde bulunan evinin yatak odasında bulunan balkonundan, yaklaşık 7 metre yükseklikten düşen AK Parti Urla İlçe Tanıtım ve Medya Başkanı Gamze Oğuz, omurgası ve ayağından ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan ve bu süreçte entübe edilen Oğuz, adeta ölümün kıyısından döndü. Aynı zamanda yüksek takipçili sosyal medya hesabı da bulunan Gamze Oğuz'a bu süreçte yaptığı paylaşımlara ise çirkin yorumlar da yapıldı. Beddua ve tehdit içerikli mesajları gören Oğuz, çektiği acıların yanı sıra bu tarz beddua ve tehditlerle de psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a olan sevgisi sebebiyle hedef seçildiğini belirten Oğuz, yorumlar arasında can güvenliğini hedef alan ifadelerin kendisini derinden yaraladığını vurguladı. "OMURGAM VE AYAĞIM KIRILDI" Geçirdiği kazayı ve yaşadığı süreci anlatan Oğuz, "Bundan yaklaşık bir ay önce talihsiz bir kaza yaşadım. Evimin 3. katından yaklaşık 7 metre yükseklikten, o şekilde ölçüldü, aşağı düştüm bir denge kaybı sonucu. Düştüğümde omurgamın üstüne düştüğümü hissettim ve omurgam kırıldı. İlk onu hissetmiştim zaten. Ayağım da seramik kısma denk geldiği için topuk kısmım parçalandı. Hastanede bir ameliyat sürecim oldu. Hem omurgadan hem topuktan iki ameliyat geçirdim. Ameliyat esnasında maalesef kan ihtiyacı oldu. Kan değerlerim ameliyata hazır değilmiş. Daha sonrasında narkozdan uyanamadım. Entübe edildim. Çok şükür yoğun bakım sürecini de atlattıktan sonra odaya alındıktan sonra bir hafta hastanede yattım ve çıktım. Ama tedavi sürecim hala devam ediyor. Hala iyileşemedim. Eğilip kalkamıyorum. Walker olmadan bir yürütecim olmadan yürüyemiyorum. Tek ayağımın üstünde zıplayarak ilerliyorum. 26 Şubat'ta ayağımda 30 santimlik bir çivi var. 15 santimi dışarıda yaklaşık 15 santimi içeride olmak üzere o çıkacak. Alçı sürecim devam edecek. Sonra atel, fizik tedavi yani önümde daha 1,5-2 aylık bir yol var gibi görünüyor" ifadelerini kullandı. "BEDDUALARIN SINIRI AŞILDI" Tedavi sürecinde sosyal medyadan gelen yorumların kendisini daha fazla yaraladığını belirten Oğuz, "Maalesef. Şimdi siyasi görüşüm gayet belli bir şekilde açık ediyorum ben bunu. Zaten söylemiştim. AK Parti'de Tanıtım ve Medya Başkanı olduğumu. Siyasi görüşümden dolayı çok fazla linç ediliyorum. Bilirsiniz bir linç troll insanlar vardır, troll sayfaları vardır. Ama troll sayfaları dışında kişisel hesaplar, bayağı kendi kullandığı kişisel hesaplar tarafından linç edildim. Bu linçler neler? Evet, küfür, hakaret vesaire, beddualar. Bunlar geliyor. Fakat bedduaların sınırı aşıldı. 'Keşke ölseydin düştüğün yerde', 'Keşke felç kalsaydın', 'Daha beter ol inşallah.' Mesela sondan iki önceki paylaştığım postumda da mevcut. Artık başa sabitliyorum. 'Bütün kemiklerin kırılsın inşallah.' Hatta bu süreçte ben şöyle bir yorum da aldım. Mesaj olarak değil gayet aleni bir şekilde bunu postun altında yorum yapabiliyorlar. 'Bugün 7 metreden bir kazayla düşersin, yarın bakmışsın araba çarpmış.'" dedi. "DAHA FAZLA YARALAYAN BU YORUMLAR" Kendisine gelen yorumlarla bir kez daha yıkıldığını ifade eden Oğuz, "Şimdi yorumlara baktığımızda gerçekten çok yaralayıcı yorumlar. İnanın oradan düştüğünüzde canınız çok yanıyor. Ameliyat süreci, benim çektiğim acılar sizlerle zaten paylaşacağım elimdeki şeyleri. Vücudunuz çok acıyor. Bir yandan üç çocuğum var ve ben anneyim. Onları düşünüyorum. Onlar çok korkuyor. Ben o düştüğüm gece onların çığlıklarını duydum. Sürekli gözümü tam açamadım. Onları göremedim ama onların ağlaması, duvarlara vurması, bu sesler beni çok yaraladı. Fakat bunlardan daha fazla yaralayan bir şey oldu bu yorumlar. Çünkü insanlık çok farklı bir şeydir. Biz Anadolu medeniyetiyiz ve bizim medeniyetimize, bizim kültürümüze göre düşen kişiye siyasi görüşü, kimdir, nedir, dini, dili, ırkı bakmaksızın yardım edilir. Biz Anadolu insanıyız. Biz böyle gördük. Fakat bunun dışında çok farklı bir tepkiyle, kötü muameleyle karşılaştım ben. İnanın bu düşmekten çok daha fazla yaralıyor insanı. Diyorsunuz ki biz nereye geldik? Bu kadar mı kutuplaştık? Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden" diye konuştu. "BİR KADIN BAŞKA BİR KADINA BU SÖZLERİ NASIL SÖYLEYEBİLİYOR" Kendisine gelen kötü yorumlarla art niyetli haberler yapıldığını ifade eden Oğuz, "Ya o kadar garip ki troll olsa derim ki 'troll hesabı' hani çok önemsemem. Ama şu an bile gözlerim doluyor. Bir ablamızın, bir teyzemizin, bir hanımefendinin yaptığı yorum yaklaşık 50-60 yaşlarında. 'Daha beter ol' diyor. Nasıl söyleyebilirsiniz? Bunu şahsi hesabından yapıyor. Siz de kadınsınız. Nasıl bana bunu söyleyebiliyorsunuz? Kadın kadına destek olmalı. Bunun yanında bu bedduaları alıp ve bu paylaşımı alıp yanlış haber, çarpıtılmış haber yapan medya kuruluşları oldu. İnanabiliyor musunuz? 'Erdoğan rozet taktı, başına gelmeyen kalmadı', 'Beddualarınız tuttu', 'Niye beddua ediyorsunuz?' Benim açıklamada bulunmadığım ifadeleri kullanıp 'Ah keşke yapmasaydın bedduaları tuttu' şeklinde ifadelerle başlık atan medya kuruluşları oldu. Bu inanılmaz bir şey. Hani kişiler bunu yapıyor. Medya kuruluşları daha kamusal kuruluşlardır bence. Topluma yön veren kuruluşlardır. Siz nasıl böyle bir algı çalışması yapabiliyorsunuz? Hani hiç mi kimse düşünmüyor? Ya bu kadın da bir buçuk aydır evde hapis, yatıyor. Çok çalışkan bir insanım Hiç yerimde duramam. Bir bir buçuk aydır evde yatıyor. Bu kadın oraya hapsolmuş. Evlatları geliyor gidiyor. 'Anne iyi misin?' En ufak seste aşağı koşuyorlar. 'Anne sen mi bağırdın?', 'Anne bir şey mi oldu?' Bu kadın acılar içinde 'biz de buna bir kötek vurmayalım' demiyorlar. 'Biz de buna bir çelme takmayalım' hiç mi demiyorlar?" dedi. ​​​​​​​"YARGI SÜRECİ BAŞLAYACAK" Yorumlara ilişkin şikayette bulunduğunu ve yargı sürecinin başlayacağını söyleyen Oğuz, "Tabii ki gerekli mercilere maalesef ki gerekli aralıklarla suç duyurusunda bulunuyorum. Ama şunu belirtmek isterim ki ne kötü yorumlar ne beddualar beni çıkmış olduğum yoldan ve davamdan hiçbir zaman vazgeçiremeyecek. Ben reisi gerçekten kalpten seviyorum ve onun yolunda, yanında yürümekten gurur duyuyorum" diye konuştu. Eşinin destekleriyle düzenli olarak evin içinde yürüyüşler yapan Gamze Oğuz, bir an önce sağlığına kavuşmayı bekliyor.

2 Bin Yıllık Beddua... Haber

2 Bin Yıllık Beddua...

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun Birinci Konsil'in 1700. yılında, 28-30 Kasım tarihleri arasında Bursa'nın İznik ilçesini ziyaret etmesi bekleniyor. Leo'nun geleceği Bazilika kapılarını halka açılırken, su altından çıkarılan 2000 yıllık mermer taşı da Bazilika Müzesi'nde yer aldı. Üzerinde ise 2 bin yıllık mesaj dikkat çekti. İznik'te 11 yıl önce göl kıyısının 20 metre açığında, 1,5-2 metre derinlikte bulunan bazilikayı Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun Birinci Konsil'in 1700. yılında, 28-30 Kasım tarihleri arasında ziyaret etmesi bekleniyor. Önceki gün ziyarete açılan İznik bazilikası adeta ziyaretçi yağmuruna tutulurken Bazilika'dan çıkarılan eserler ise ilk kez sergilenmeye başlandı. Bunlardan birisi ise Aurelia Theodote Diogenes'in Mezar Steli oldu. MS. 3. yüzyılda öldürülen bir anne ve kızının mezarını işaret eden stel üzerinde, "Bilgelikleriyle tanınan ailesiyle birlikte İznik'te yaşayan Aurelia Theodote Diogenes, hayatını satın alan tatlı kızım Aurelia Polychronia ile birlikte hayatını yaradana adadı. Eğer kimse bu mezarı kirletirse, yargı gününde yaradana hesap verecekler. Elveda, Yoldan Geçenler" diye bedduada bulunulması dikkatlerden kaçmadı. Kazı başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin'in büyük emek verdiği Bazilika'da kazı çalışmalarının devam edeceği öğrenildi. İznik'te keşfedilen bazilikanın halka açılmasının ardından bazilikaya ziyaretçi sayısı günden günde fazlalaşıyor. Bazı ziyaretçiler ise İzmir'den ve Van'dan Bazilika'yı görmek için geldiklerini ifade etti. Konu ile ilgili konuşan ve Van'dan geldiğini ifade eden Mustafa Yıldırım, "Şimdi burada geçmişin ayak izlerini takip ediyoruz, bizde haberlerden gördük. Papa da buraya gelecekmiş ve 1700. yıl konsili gerçekleşmiş burada. İznik Gölü ile ve tarihi ile gerçekten eşsizmiş" ifadelerini kullandı.

AMİRİNE BEDDUA EDEN İŞÇİ TAZMİNATSIZ KOVULDU Haber

AMİRİNE BEDDUA EDEN İŞÇİ TAZMİNATSIZ KOVULDU

İşçi işveren uyuşmazlıklarında, işçinin beddua veya kötü temenni çerçevesindeki söylemlerine işverenler tarafından iş akdinin feshi olarak işlem yapılması tartışmalarına son noktayı yargı koydu. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi, işveren temsilcisine beddua ettiği için tazminatsız kovulan işçiye müjde nitelğinde bir karar verdi.Bir firmada iki senedir depocu olarak çalışan genç,kendisine baskı yaptığı ileri sürülen amirine 'Allah belanızı versin, çocuğunuzdan çıkarsın' demesi üzerine tazminatsız kovuldu. Beddua ettiği için kovulan depocu İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. İş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etti. Davalı patron; davacının yapmakla görevli olduğu işi gereği gibi ve zamanında yapmadığını, kendisini uyaran arkadaş ve amirleri ile tartıştığını öne sürdü. İş Mahkemesi, davacının işyeri müdür yardımcısına 'Allah belanızı versin, çocuğunuzdan çıkarsın' dediğine dikkat çekti. İşveren tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b,h uyarınca yapılan feshin işveren açısından haklı fesih olduğu kanaatine varan mahkeme davanın reddine hükmetti. Kararı davacı depocu istinaf etti. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı.Bedduanın hakaret değil kötü temenni çerçevesinde olduğunun vurgulandığı kararda şöyle denildi: 'Davacının, iş yeri vekili ve kurumdaki bazı çalışanların sürekli olarak iş yerinde kendisine mobbing uyguladığını, mobbing uygulayarak iş sözleşmesini feshetmeye zorladıklarını ileri sürdüğü görülmüştür. Davalı işveren her ne kadar davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b ve 25/II-h maddeleri gereğince haklı nedenlerle feshedildiğini savunmuş ise de; davacının haklı fesih boyutunda eyleminin varlığının ispatlanamadığı ortadadır. Mahkeme kararında dayanılan ’Allah belanızı versin, çocuğunuzdan çıkarsın’ şeklindeki sözler de beddua olup hakaret niteliğinde olmadığı gibi işverenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle feshin haklı nedene dayanmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkının doğduğu anlaşılmakla davanın kabulü gerekirken mahkemece davanın reddine ilişkin hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. İş Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılmasına davanın kabulüne hükmedilmiştir.'

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.