Hava Durumu

#Bıçak

Yeni Marmara Gazetesi - Bıçak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bıçak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

40 yılık eşini satırla 15 parçaya bölüp çöp kutularına böyle atmış Video Galeri

40 yılık eşini satırla 15 parçaya bölüp çöp kutularına böyle atmış

      Bursa'da 40 yıllık eşi olan emekli polis memurunu satır ve bıçakla 15 parçaya ayırdıktan sonra 15 ayrı çöp konteynerine pay eden gözü dönmüş kadın suçunu itiraf etti. Polis ve Cumhuriyet Savcısı tarafından yer gösterme yapılan yaşlı kadın eşinin parçalanmış uzuvlarını attığı 15 ayrı çöp konteynerini tek tek gösterip cinayeti nasıl işlediğini anlattı.       Kan donduran olay Bursa'nın Osmangazi ilçesine bağlı Selamet Mahallesi'nde yaşandı.       İddiaya göre, 28 ocak tarihinde Adalet Uzunoğlu(69), aynı evde yaşadığı eşi Ali Fuat Uzunoğlu(77)'nu öldürüp cesedi yok etmek için evde bulunan satır ve bıçakla 15 parçaya ayırdı. Daha sonra eşine ait uzuvları çöp poşetlerine koyan yaşlı kadın aynı sokak üzerindeki çöp konteynerlerine parçaları tek tek pay etti. Daha sonra eve geri dönen Adalet Uzunoğlu evin banyo, mutfak ve hol kısmındaki kan izleri ile suç aleti bıçak ve satırı silip temizledi.      Uzunoğlu olaydan iki gün sonra da polis merkezine giderek eşinin kayıp olduğunu bildirdi. Uzunoğlu yaptığı müracaatta gecenin bir vakti kapı zillerinin çaldığını eşinin kapıya bakmak için aşağıya indiğini ancak bir daha yukarıya çıkmadığını kapının önünde bekleyen bir aracında hızlıca ayrıldığını söyledi.      Kayıp başvurusunun ardından çalışma başlatan polis ekipleri, detaylı inceleme yapmak üzere eve gitti. Evde yapılan kontrollerde kayıp şahsa ait cep telefonu, kimlik ve cüzdan bulunurken, evin çeşitli noktalarında kan izlerine rastlandı. Durumun şüpheli bulunması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Cinayet Büro Amirliği ve olay yeri inceleme ekipleri evde detaylı çalışma yaptı. Yapılan incelemelerde prizlerde, lavaboda ve evde bulunan kesici aletlerde kan izleri tespit edildi. Ayrıca evin farklı noktalarında biyolojik doku parçalarına da ulaşıldı.      Toplanan deliller kriminal incelemeye gönderilirken, kan ve doku örneklerinin kayıp olarak aranan Ali Fuat Uzunoğlu'na ait olduğu belirlendi. Evde bulunan kesici aletlerdeki parmak izlerinin ise Adalet Uzunoğlu'na ait olduğu tespit edildi. Korktuğu için parçalamış       Kriminal raporların ardından Adalet Uzunoğlu ile birlikte 2 oğlu ve bir yakını gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde eşini öldürmediğini öne süren kadın, eşini merdivenlerde hareketsiz halde bulduğunu iddia etti.      Şüpheli ifadesinde, ölümden sorumlu tutulmaktan korktuğunu belirterek cesedi kendisinin parçaladığını kabul etti. Kadın ifadesinde, cesedi satır ve bıçakla parçalara ayırdıktan sonra mahalledeki farklı çöp konteynerlerine attığını söyledi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Adalet Uzunoğlu, "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 2 oğlu ve kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 15 Ayrı çöp konteynerini tek tek gösterdi      Soruşturma kapsamında şüpheli kadına tutuklanmadan bir gün önce olay yerinde keşif yaptırıldı. Savcı ve polis ekipleri eşliğinde mahalleye getirilen şüpheli, ceset parçalarını hangi konteynerlere attığını uygulamalı olarak tek tek gösterdi.      Yer gösterme sırasında yaşananlar çevrede bulunan bir güvenlik kamerası tarafından da kaydedildi. Yapılan tüm aramalara rağmen çöp konteynerlerinde ceset parçalarına ulaşılamadığı öğrenildi.      Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış Haber

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış

Esentepe Mahallesi Çınar Sokak'taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025'de meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen'i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.'nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. İHANET ŞÜPHESİ VE KIZININ EVLİLİĞİ TARTIŞMA KONUSU OLDU Binnur Gökmen'in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, cinayet öncesi ve sonrasına dair detaylara yer verildi. İddianamede, Ramazan Gökmen'in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları N.A.'nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. 15 GÜN ÖNCE ABLASININ EVİNE GİTMİŞ: "BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM" Cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen'in, eşinin şiddeti ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.'nin evine gittiği kaydedilen iddianamede, maktulün ablasına anlattıkları da yer aldı. Binnur Gökmen'in ablasına, "Eşim eve alkollü geldi, bana bıçak doğrulttu. Elindeki bıçağı zorla aldım. Bana 'Bekle seni öldüreceğim' diyerek tehdit etti" dediği, ablasının ise "Şikayetçi olalım, uzaklaştırma kararı alalım" önerisinde bulunduğu aktarıldı. "EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN" İddianameye göre, Binnur Gökmen ablasında kaldığı süre boyunca eşi tarafından arandı ancak telefonlara cevap vermedi. Bunun üzerine kızı Z.'yi arayan Ramazan Gökmen, "Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın" şeklinde konuşmalar yaptı. Binnur Gökmen'in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediği vurgulandı. "EŞİMİ ASLA ÜZMEYECEĞİM" Olaydan bir gün önce eşini tekrar arayan sanığın, "Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım" diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.'ye de "Eşimi asla üzmeyeceğim" sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise eniştesini psikiyatrik tedavi görmesi konusunda ikna etmeye çalıştığı ifade edildi. CİNAYET GÜNÜ "TASARLAYARAK" HAREKET ETTİ İddianamede olay gününe dair detaylar şu şekilde anlatıldı:Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasından ayrıldı, okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. Ramazan Gökmen, eşini içeri alıp bir süre vakit geçirdikten sonra mutfakta, daha önce tasarladığı şekilde tartışma başlattı. Kızları N.A.'nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söyleyen sanık, eşine "Beni aldatıyorsun" diyerek tartışmayı büyüttü. Binnur Gökmen iddiaları reddederken, sanık tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdü. Salona kaçan eşini takip eden Ramazan Gökmen, maktulün engelleme çabalarına rağmen hayati bölgeleri hedef alarak bıçağı savurdu. Sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe alan kadın yüzüstü yere düştü. Eylemine devam eden sanık, eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladı. Binnur Gökmen, toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybetti. "BİNNUR ÖLDÜ, BEN DE ÖLÜYORUM" Cinayetin ardından aynı bıçakla kendisini yaralayan Ramazan Gökmen'in, kardeşi G.G.'yi arayarak "Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum" dediği, eve gelen kardeşinin yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu iddianamede yer aldı. "ŞAHSIN BU DENLİ AİLE MESELELERİMİ BİLMESİ BANA OLAĞAN DIŞI GELDİ" İddianamede savunması yer alan Ramazan Gökmen, olaydan yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.'nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bu olayın da evlerinde problemlere sebep olduğunu söyledi. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü öne süren Ramazan Gökmen, "Benim ev sahibim olan şahıs, mahallede oturduğum sırada kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bunun üzerine eşimin beni aldattığı konusunda bazı şüphelerim oluştu. Şahsın bu denli aile meselelerimi bilmesi bana olağan dışı geldi. Bu meseleyi eşimle konuştum, eşim iddiaları reddetti ama yine de aramızda huzursuzluk oluştu" dedi. "EŞİM, 'KIZIMIZIN DÜĞÜNÜNDEN SONRA EVE GELECEĞİM' DEMİŞTİ" Olaydan yaklaşık 10 gün önce eşinin çocuklarını da yanına alarak baldızının evine gittiğini anlatan Ramazan Gökmen, savunmasına şöyle devam etti: "Aradan bir hafta geçince benim de sinirlerim bozuldu. Bu sebeple baldızımla görüşerek çocukların okulunun onun evine uzak olması nedeniyle daha fazla mağdur olmamaları içine eşim ve çocuklarımızın eve dönmesini istedim. Daha sonra akşam eve yalnız şekilde döndüm. Evdeki eşyaları kontrol ettim, eşimin beni aldattığından şüpheleniyordum. Yatak odasındaki eşyalara baktığımda, mahalleden kahvehaneden tanıdığım G.T. isimli şahısın üzerinde gördüğüm eşofmanı kendime ait çamaşırların olduğu bölümde görünce aldatma hususunda iyice şüphelerim arttı. Ancak eşime bu konuyla ilgili soru sormadım. Olaydan bir gün önce eşimle görüştüğümüzde, eşim eve dönmeyi kabuk etmişti ancak pazar günü büyük kızımın düğünü vardı. 'Düğünden sonra geleceğim' demişti." "YARALAMAK MAKSADIYLA BIÇAĞI BACAK BÖLGESİNE DOĞRU SAVURDUM, ARAMIZDA ARBEDE YAŞANDI" Ramazan Gökmen, olay günü sabah uyandığında kapının çaldığını ve gelen kişinin eşi Binnur Gökmen olduğunu gördüğünü ifade ederek, "Eşim eve girdikten sonra bir süre uyuduk. Uyandığımızda saat 10.00 civarındaydı. Eşimle birlikte kahvaltı yapmak üzere kalktım. Kahvaltı ederken kızımın pazar günü olacak düğününden konu açıldı. Ben şahsın kızıma uygun olmadığını düşündüğüm için bu düğüne katılmak istemiyordum. Bu da aramızda tartışma sebebiydi. Bu konu üzerinde tartışmaya başladıktan sonra eşime şüphelerimden bahsettim. Bu şekilde aramızdaki kavga hararetlendi. Ben bıçak almak üzere mutfağa gittim. Tezgah üzerindeki bıçağı aldım ve salona doğru gittik. Ben o sırada bıçağı, eşimi yaralamak maksadıyla bacak bölgesine doğru savuruyordum, bizim aramızda arbede yaşandı. Bu sırada eşim dizlerinin üzerine çöktü, beni de koltuğa doğru savurdu. Bu sırada elimde bıçak vardı, eşim de yüz üstü yere düşmüştü. Ben bıçağı yeniden savurarak tek bir hamle daha yaptım, onun da eşimin sırt bölgesine bir kere olmak üzere temas ettiğini düşünüyorum. Sırtına defalarca bıçak savurmadım. Bu sırada eşim hareketsiz şekilde yatıyordu, bende panikledim ve elimde bulunan bıçağı kendime doğru saplamaya çalıştım ama başaramadım, amacım öldürmek değildi" ifadelerini kullandı. "BABAM 'EVDE NEDEN MAKARNA VAR?' DİYEREK TEPSİYİ ANNEMİN KAFASINA VURDU" İddianamede, çiftin büyük kızları N.A.'nın da ifadesine yer verildi. N.A., kardeşlerinden G.'nin 17, Z.'nin 12, M.'nin ise 7 yaşında olduğunu söyledi. Annesi ve babasının arasında, babası Ramazan Gökmen'den kaynaklı tartışmaların yaşandığını, bu olayların da kendilerine yansıdığını anlattı. Babasının sürekli alkol kullandığını ifade eden N.A., "Annem ile babam arasında 24 Mayıs 2025 gece saat 02.00 sıralarında da kavga çıkmıştı. Babam eve geldiğinde yine alkollüydü, anneme yemeğe ısıtmasını söyledi. 'Evde neden makarna var?' diyerek tepsiyi annemin kafasına vurdu. Bizde bu seslere uyandık ne olduğunu sorduğumuzda bana da saldırmıştı. Annem sürekli şiddet görüyordu. Şikayetçi olduğunda babamın bize zarar vereceğinden korkuyordu" dedi. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Cumhuriyet savcısı iddianamesinde, şüphelinin olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak eylemi "tasarlayarak" gerçekleştirdiğini vurguladı.Sanık Ramazan Gökmen hakkında, "tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Torununu bıçaklayan dede için, kasten öldürmeye teşebbüsten ceza istendi Haber

Torununu bıçaklayan dede için, kasten öldürmeye teşebbüsten ceza istendi

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde arazi anlaşmazlığı sebebiyle çıkan tartışmada torununu bıçaklayarak yaralayan dedenin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasını istedi. Olay, 5 Mayıs 2024 yılında Kastamonu'nun Taşköprü ilçesine bağlı Kornopa köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.E. (67) ile torunu O.E. (21) arasında arazi anlaşmazlığı sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 21 yaşındaki O.E.'nin babası H.E. ile annesi H.E., 67 yaşındaki O.E.'nin eşi B.H.E. ve üvey oğlu M.H.E. de dahil oldu. Tartışmada O.E., evde bulunan bıçakla torunu O.E.'yi bıçaklayarak yaraladı. Bıçaklanan O.E., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edilirken, dede O.E. ise tutuklandı. Sanık avukatının itirazı sonrasında O.E., ev hapsi verilerek tahliye edildi, diğer sanıklarında tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Ev hapsinde bulunan O.E. hakkında "altsoydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Ayrıca kavgaya karışan diğer sanıklar O.E., H.E., H.E., B.H.E. ve M.H.E. hakkında da Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "basit yaralama, kadına karşı basit yaralama, kasten yaralama" suçlarından dava açıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı mütalaasını açıklayarak, ev hapsinde bulunan sanık O.E.'nin kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, diğer sanıklarında kasten yaralama suçlarından cezalandırılmalarını istedi. "Dedeme yumruk atmadım" Dedesine karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılması istenen O.E., dedesinin kendisini öldürmek istediğini ve bir anda saldırarak kendisini bıçakladığını söyledi. Dedesine karşı bir saldırısının olmadığını belirten O.E., "Ben, kavgada bıçaklandım. Bıçaklandıktan sonra kendimde değildim. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Ben, dedeme yumruk atmadım. Muhammed'e yönelikte bir eylemim olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Önceki ifadelerim geçerlidir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, tüm suçlamalardan beraatımı talep ediyorum" dedi. "Beni evimden çıkartıp, başıma kazma ile vurdular" Kendisini evinden çıkarttıklarını ve başına da kazma ile vurduklarını iddia eden 67 yaşındaki O.E. ise, "Tanıkların ifadelerinin tamamı yalan. Beni evimden çıkarmak için dövdüler. Beni evimden çıkardılar, başıma kazma ile vurdular. Bunların anlattıklarının tamamı yalan. Hepsi yalan konuşuyor. Üzerime atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık B.H.E. de, "Benim elimde sopa yoktu. Tanıklar yalan konuşuyor. Ben olay yerine gelince bana da saldırdılar. Elimde bir sopa yoktu. Hasan, planlı bir şekilde gelip bizi öldürmeye çalıştı. Bize saldırdılar. Bize vurdular" "Ben kendimi savundum, yoksa beni de öldüreceklerdi" Kavgada kendisini savunduğunu belirten H.E., "Ben kendimi savundum. Yoksa beni de öldüreceklerdi. Oğlumu neredeyse öldürüyorlardı. Biz canımızı zor kurtardık. Oğlum O.E.'yi 4 yerinden bıçakladılar. Beni de kovaladılar. Elimde sopa vardı. Sopa ile eline vurarak bıçağı elinden düşürdüm. Bu sırada da Mohammed, bıçağı alıp babama tekrar verdi. Bizim onlara saldırmamız olmadı. Beyanlarını kabul etmiyorum. Kasten yaralama suçundan cezalandırılmam isteniyor, mütalaayı kabul etmiyorum, beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu. Tanık olarak dinlenen O.E. ise, "Olay günü evimin önündeydim. Sesleri duyunca eve gittim. O sırada Orhan bıçaklanmıştı. Dedeleri, Hasan abiye de bıçak sallamıştı. Dedelerinin elinde bıçak vardı. Hasan'a yönelik bıçağı savurdu. Hasan abide tahta parçası alıp babasına doğru savurdu. Dışarıda onlar kavga ederken ben bıçaklanan Orhan'ın yanına gittim. Orhan'ı alıp hastaneye götürdüm. Bu sırada Bahieh ile oğlu Mohammed, Hülya ile kavga ediyordu. Bahieh elinde sopa vardı" diye konuştu. Tanık olarak dinlenen Ş.E. de, "Ben, evdeydim. Sesler olunca balkona çıktım. Bana seslenip yenge jandarmayı arayın, bizi öldürüyorlar diye bağırdılar. Dedeleri ile eşi ve üvey oğlunu kast ettiler. Sonra aşağıya indim, Orhan bıçaklanmıştı. Bizde Orhan'ın başına toplandık. Jandarmayı aradık deyince dedeleri olay yerinden kaçtı. Bizlerde Orhan'ı hastaneye götürdük. Elinde bıçak vardı. Herhangi birine bıçak salladığını ben görmedim. Ben olay yerine gittiğimde dedeleri de araca binip kaçıyordu" dedi. Avukatla, mütalaaya karşı esas hakkında savunma yapabilmeleri için süre talebinde bulundu. Bunun üzerine mahkeme heyeti, O.E.'nin ev hapsinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Genç kızı 300 lira için bıçakla tehdit edip gasp eden şüpheli yakalandı Haber

Genç kızı 300 lira için bıçakla tehdit edip gasp eden şüpheli yakalandı

Bursa’da 3 gün önce sabah saatlerinde işe giden genç kızın önünü kesip parasını bıçak zoruyla gasp eden saldırgan polis tarafından yakalandı. Uyuşturucu madde etkisiyle genç kızın boğazına bıçak dayanan saldırganın, 38 suç kaydı bulunan 32 yaşındaki Onur Özdemir olduğu belirlendi. Şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü Güven Timlerince yakalandı. Olay, 19 Haziran günü Osmangazi ilçesi Tophane ile Muradiye arasında bulunan Hasta Yurdu Caddesi’nde meydana geldi. Sabah saat 08.30 sıralarında işe gitmek üzere 24B numaralı otobüsten inen 25 yaşındaki D.K., Muradiye yönüne ilerlerken, bir duvar kenarında saklanan şahıs tarafından takip edilip saldırıya uğradı. Uyuşturucu madde etkisinde olduğu öne sürülen şüpheli Onur Özdemir; D.K.’nin ağzını kapatarak boğazına bıçak dayadı. Genç kızı duvar kenarına sürükleyip yere yatıran saldırgan, "Bağırırsan boğazını keserim" tehdidinde bulunarak para istedi. D.K., cüzdanındaki 310 lirayı verdi. Bilezikleri sahte sanan şüpheli, genç kızı bir harabe gibi yere sürükleyerek bankamatiğe götürmek istedi. Genç kız yaşadığı dehşet anlarını şöyle anlattı: "İki bileziğim vardı, vermeye çalıştım ama sahte sanıp almadı. 310 liramı verdim. Beni ATM’ye götürmek istedi. Harabe gibi bir yere sürükledi. Elinde esrar vardı, ‘aranıyorum’ dedi. Kendini yaraladı. Üzerime kan bulaşınca, kendi kanı sanıp daha da panikledi." Olay sonrası çalışma başlatan Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Güven Timleri, şüphelinin Onur Özdemir olduğunu tespit etti. Gasp, yaralama ve uyuşturucu suçları da dahil olmak üzere toplam 38 kaydı bulunan Özdemir, kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.