Hava Durumu

#Bıçak

Yeni Marmara Gazetesi - Bıçak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bıçak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış Haber

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış

Esentepe Mahallesi Çınar Sokak'taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025'de meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen'i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.'nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. İHANET ŞÜPHESİ VE KIZININ EVLİLİĞİ TARTIŞMA KONUSU OLDU Binnur Gökmen'in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, cinayet öncesi ve sonrasına dair detaylara yer verildi. İddianamede, Ramazan Gökmen'in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları N.A.'nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. 15 GÜN ÖNCE ABLASININ EVİNE GİTMİŞ: "BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM" Cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen'in, eşinin şiddeti ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.'nin evine gittiği kaydedilen iddianamede, maktulün ablasına anlattıkları da yer aldı. Binnur Gökmen'in ablasına, "Eşim eve alkollü geldi, bana bıçak doğrulttu. Elindeki bıçağı zorla aldım. Bana 'Bekle seni öldüreceğim' diyerek tehdit etti" dediği, ablasının ise "Şikayetçi olalım, uzaklaştırma kararı alalım" önerisinde bulunduğu aktarıldı. "EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN" İddianameye göre, Binnur Gökmen ablasında kaldığı süre boyunca eşi tarafından arandı ancak telefonlara cevap vermedi. Bunun üzerine kızı Z.'yi arayan Ramazan Gökmen, "Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın" şeklinde konuşmalar yaptı. Binnur Gökmen'in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediği vurgulandı. "EŞİMİ ASLA ÜZMEYECEĞİM" Olaydan bir gün önce eşini tekrar arayan sanığın, "Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım" diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.'ye de "Eşimi asla üzmeyeceğim" sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise eniştesini psikiyatrik tedavi görmesi konusunda ikna etmeye çalıştığı ifade edildi. CİNAYET GÜNÜ "TASARLAYARAK" HAREKET ETTİ İddianamede olay gününe dair detaylar şu şekilde anlatıldı:Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasından ayrıldı, okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. Ramazan Gökmen, eşini içeri alıp bir süre vakit geçirdikten sonra mutfakta, daha önce tasarladığı şekilde tartışma başlattı. Kızları N.A.'nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söyleyen sanık, eşine "Beni aldatıyorsun" diyerek tartışmayı büyüttü. Binnur Gökmen iddiaları reddederken, sanık tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdü. Salona kaçan eşini takip eden Ramazan Gökmen, maktulün engelleme çabalarına rağmen hayati bölgeleri hedef alarak bıçağı savurdu. Sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe alan kadın yüzüstü yere düştü. Eylemine devam eden sanık, eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladı. Binnur Gökmen, toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybetti. "BİNNUR ÖLDÜ, BEN DE ÖLÜYORUM" Cinayetin ardından aynı bıçakla kendisini yaralayan Ramazan Gökmen'in, kardeşi G.G.'yi arayarak "Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum" dediği, eve gelen kardeşinin yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu iddianamede yer aldı. "ŞAHSIN BU DENLİ AİLE MESELELERİMİ BİLMESİ BANA OLAĞAN DIŞI GELDİ" İddianamede savunması yer alan Ramazan Gökmen, olaydan yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.'nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bu olayın da evlerinde problemlere sebep olduğunu söyledi. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü öne süren Ramazan Gökmen, "Benim ev sahibim olan şahıs, mahallede oturduğum sırada kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bunun üzerine eşimin beni aldattığı konusunda bazı şüphelerim oluştu. Şahsın bu denli aile meselelerimi bilmesi bana olağan dışı geldi. Bu meseleyi eşimle konuştum, eşim iddiaları reddetti ama yine de aramızda huzursuzluk oluştu" dedi. "EŞİM, 'KIZIMIZIN DÜĞÜNÜNDEN SONRA EVE GELECEĞİM' DEMİŞTİ" Olaydan yaklaşık 10 gün önce eşinin çocuklarını da yanına alarak baldızının evine gittiğini anlatan Ramazan Gökmen, savunmasına şöyle devam etti: "Aradan bir hafta geçince benim de sinirlerim bozuldu. Bu sebeple baldızımla görüşerek çocukların okulunun onun evine uzak olması nedeniyle daha fazla mağdur olmamaları içine eşim ve çocuklarımızın eve dönmesini istedim. Daha sonra akşam eve yalnız şekilde döndüm. Evdeki eşyaları kontrol ettim, eşimin beni aldattığından şüpheleniyordum. Yatak odasındaki eşyalara baktığımda, mahalleden kahvehaneden tanıdığım G.T. isimli şahısın üzerinde gördüğüm eşofmanı kendime ait çamaşırların olduğu bölümde görünce aldatma hususunda iyice şüphelerim arttı. Ancak eşime bu konuyla ilgili soru sormadım. Olaydan bir gün önce eşimle görüştüğümüzde, eşim eve dönmeyi kabuk etmişti ancak pazar günü büyük kızımın düğünü vardı. 'Düğünden sonra geleceğim' demişti." "YARALAMAK MAKSADIYLA BIÇAĞI BACAK BÖLGESİNE DOĞRU SAVURDUM, ARAMIZDA ARBEDE YAŞANDI" Ramazan Gökmen, olay günü sabah uyandığında kapının çaldığını ve gelen kişinin eşi Binnur Gökmen olduğunu gördüğünü ifade ederek, "Eşim eve girdikten sonra bir süre uyuduk. Uyandığımızda saat 10.00 civarındaydı. Eşimle birlikte kahvaltı yapmak üzere kalktım. Kahvaltı ederken kızımın pazar günü olacak düğününden konu açıldı. Ben şahsın kızıma uygun olmadığını düşündüğüm için bu düğüne katılmak istemiyordum. Bu da aramızda tartışma sebebiydi. Bu konu üzerinde tartışmaya başladıktan sonra eşime şüphelerimden bahsettim. Bu şekilde aramızdaki kavga hararetlendi. Ben bıçak almak üzere mutfağa gittim. Tezgah üzerindeki bıçağı aldım ve salona doğru gittik. Ben o sırada bıçağı, eşimi yaralamak maksadıyla bacak bölgesine doğru savuruyordum, bizim aramızda arbede yaşandı. Bu sırada eşim dizlerinin üzerine çöktü, beni de koltuğa doğru savurdu. Bu sırada elimde bıçak vardı, eşim de yüz üstü yere düşmüştü. Ben bıçağı yeniden savurarak tek bir hamle daha yaptım, onun da eşimin sırt bölgesine bir kere olmak üzere temas ettiğini düşünüyorum. Sırtına defalarca bıçak savurmadım. Bu sırada eşim hareketsiz şekilde yatıyordu, bende panikledim ve elimde bulunan bıçağı kendime doğru saplamaya çalıştım ama başaramadım, amacım öldürmek değildi" ifadelerini kullandı. "BABAM 'EVDE NEDEN MAKARNA VAR?' DİYEREK TEPSİYİ ANNEMİN KAFASINA VURDU" İddianamede, çiftin büyük kızları N.A.'nın da ifadesine yer verildi. N.A., kardeşlerinden G.'nin 17, Z.'nin 12, M.'nin ise 7 yaşında olduğunu söyledi. Annesi ve babasının arasında, babası Ramazan Gökmen'den kaynaklı tartışmaların yaşandığını, bu olayların da kendilerine yansıdığını anlattı. Babasının sürekli alkol kullandığını ifade eden N.A., "Annem ile babam arasında 24 Mayıs 2025 gece saat 02.00 sıralarında da kavga çıkmıştı. Babam eve geldiğinde yine alkollüydü, anneme yemeğe ısıtmasını söyledi. 'Evde neden makarna var?' diyerek tepsiyi annemin kafasına vurdu. Bizde bu seslere uyandık ne olduğunu sorduğumuzda bana da saldırmıştı. Annem sürekli şiddet görüyordu. Şikayetçi olduğunda babamın bize zarar vereceğinden korkuyordu" dedi. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Cumhuriyet savcısı iddianamesinde, şüphelinin olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak eylemi "tasarlayarak" gerçekleştirdiğini vurguladı.Sanık Ramazan Gökmen hakkında, "tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Torununu bıçaklayan dede için, kasten öldürmeye teşebbüsten ceza istendi Haber

Torununu bıçaklayan dede için, kasten öldürmeye teşebbüsten ceza istendi

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde arazi anlaşmazlığı sebebiyle çıkan tartışmada torununu bıçaklayarak yaralayan dedenin yargılanmasına devam edildi. Duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasını istedi. Olay, 5 Mayıs 2024 yılında Kastamonu'nun Taşköprü ilçesine bağlı Kornopa köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.E. (67) ile torunu O.E. (21) arasında arazi anlaşmazlığı sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 21 yaşındaki O.E.'nin babası H.E. ile annesi H.E., 67 yaşındaki O.E.'nin eşi B.H.E. ve üvey oğlu M.H.E. de dahil oldu. Tartışmada O.E., evde bulunan bıçakla torunu O.E.'yi bıçaklayarak yaraladı. Bıçaklanan O.E., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edilirken, dede O.E. ise tutuklandı. Sanık avukatının itirazı sonrasında O.E., ev hapsi verilerek tahliye edildi, diğer sanıklarında tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Ev hapsinde bulunan O.E. hakkında "altsoydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Ayrıca kavgaya karışan diğer sanıklar O.E., H.E., H.E., B.H.E. ve M.H.E. hakkında da Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "basit yaralama, kadına karşı basit yaralama, kasten yaralama" suçlarından dava açıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı mütalaasını açıklayarak, ev hapsinde bulunan sanık O.E.'nin kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, diğer sanıklarında kasten yaralama suçlarından cezalandırılmalarını istedi. "Dedeme yumruk atmadım" Dedesine karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılması istenen O.E., dedesinin kendisini öldürmek istediğini ve bir anda saldırarak kendisini bıçakladığını söyledi. Dedesine karşı bir saldırısının olmadığını belirten O.E., "Ben, kavgada bıçaklandım. Bıçaklandıktan sonra kendimde değildim. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Ben, dedeme yumruk atmadım. Muhammed'e yönelikte bir eylemim olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Önceki ifadelerim geçerlidir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, tüm suçlamalardan beraatımı talep ediyorum" dedi. "Beni evimden çıkartıp, başıma kazma ile vurdular" Kendisini evinden çıkarttıklarını ve başına da kazma ile vurduklarını iddia eden 67 yaşındaki O.E. ise, "Tanıkların ifadelerinin tamamı yalan. Beni evimden çıkarmak için dövdüler. Beni evimden çıkardılar, başıma kazma ile vurdular. Bunların anlattıklarının tamamı yalan. Hepsi yalan konuşuyor. Üzerime atılan suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" diye konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık B.H.E. de, "Benim elimde sopa yoktu. Tanıklar yalan konuşuyor. Ben olay yerine gelince bana da saldırdılar. Elimde bir sopa yoktu. Hasan, planlı bir şekilde gelip bizi öldürmeye çalıştı. Bize saldırdılar. Bize vurdular" "Ben kendimi savundum, yoksa beni de öldüreceklerdi" Kavgada kendisini savunduğunu belirten H.E., "Ben kendimi savundum. Yoksa beni de öldüreceklerdi. Oğlumu neredeyse öldürüyorlardı. Biz canımızı zor kurtardık. Oğlum O.E.'yi 4 yerinden bıçakladılar. Beni de kovaladılar. Elimde sopa vardı. Sopa ile eline vurarak bıçağı elinden düşürdüm. Bu sırada da Mohammed, bıçağı alıp babama tekrar verdi. Bizim onlara saldırmamız olmadı. Beyanlarını kabul etmiyorum. Kasten yaralama suçundan cezalandırılmam isteniyor, mütalaayı kabul etmiyorum, beraatımı istiyorum" şeklinde konuştu. Tanık olarak dinlenen O.E. ise, "Olay günü evimin önündeydim. Sesleri duyunca eve gittim. O sırada Orhan bıçaklanmıştı. Dedeleri, Hasan abiye de bıçak sallamıştı. Dedelerinin elinde bıçak vardı. Hasan'a yönelik bıçağı savurdu. Hasan abide tahta parçası alıp babasına doğru savurdu. Dışarıda onlar kavga ederken ben bıçaklanan Orhan'ın yanına gittim. Orhan'ı alıp hastaneye götürdüm. Bu sırada Bahieh ile oğlu Mohammed, Hülya ile kavga ediyordu. Bahieh elinde sopa vardı" diye konuştu. Tanık olarak dinlenen Ş.E. de, "Ben, evdeydim. Sesler olunca balkona çıktım. Bana seslenip yenge jandarmayı arayın, bizi öldürüyorlar diye bağırdılar. Dedeleri ile eşi ve üvey oğlunu kast ettiler. Sonra aşağıya indim, Orhan bıçaklanmıştı. Bizde Orhan'ın başına toplandık. Jandarmayı aradık deyince dedeleri olay yerinden kaçtı. Bizlerde Orhan'ı hastaneye götürdük. Elinde bıçak vardı. Herhangi birine bıçak salladığını ben görmedim. Ben olay yerine gittiğimde dedeleri de araca binip kaçıyordu" dedi. Avukatla, mütalaaya karşı esas hakkında savunma yapabilmeleri için süre talebinde bulundu. Bunun üzerine mahkeme heyeti, O.E.'nin ev hapsinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Genç kızı 300 lira için bıçakla tehdit edip gasp eden şüpheli yakalandı Haber

Genç kızı 300 lira için bıçakla tehdit edip gasp eden şüpheli yakalandı

Bursa’da 3 gün önce sabah saatlerinde işe giden genç kızın önünü kesip parasını bıçak zoruyla gasp eden saldırgan polis tarafından yakalandı. Uyuşturucu madde etkisiyle genç kızın boğazına bıçak dayanan saldırganın, 38 suç kaydı bulunan 32 yaşındaki Onur Özdemir olduğu belirlendi. Şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü Güven Timlerince yakalandı. Olay, 19 Haziran günü Osmangazi ilçesi Tophane ile Muradiye arasında bulunan Hasta Yurdu Caddesi’nde meydana geldi. Sabah saat 08.30 sıralarında işe gitmek üzere 24B numaralı otobüsten inen 25 yaşındaki D.K., Muradiye yönüne ilerlerken, bir duvar kenarında saklanan şahıs tarafından takip edilip saldırıya uğradı. Uyuşturucu madde etkisinde olduğu öne sürülen şüpheli Onur Özdemir; D.K.’nin ağzını kapatarak boğazına bıçak dayadı. Genç kızı duvar kenarına sürükleyip yere yatıran saldırgan, "Bağırırsan boğazını keserim" tehdidinde bulunarak para istedi. D.K., cüzdanındaki 310 lirayı verdi. Bilezikleri sahte sanan şüpheli, genç kızı bir harabe gibi yere sürükleyerek bankamatiğe götürmek istedi. Genç kız yaşadığı dehşet anlarını şöyle anlattı: "İki bileziğim vardı, vermeye çalıştım ama sahte sanıp almadı. 310 liramı verdim. Beni ATM’ye götürmek istedi. Harabe gibi bir yere sürükledi. Elinde esrar vardı, ‘aranıyorum’ dedi. Kendini yaraladı. Üzerime kan bulaşınca, kendi kanı sanıp daha da panikledi." Olay sonrası çalışma başlatan Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Güven Timleri, şüphelinin Onur Özdemir olduğunu tespit etti. Gasp, yaralama ve uyuşturucu suçları da dahil olmak üzere toplam 38 kaydı bulunan Özdemir, kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

İki kişiyi öldürdüğü bıçakla motoruna binip uzaklaştı Haber

İki kişiyi öldürdüğü bıçakla motoruna binip uzaklaştı

Muğla'nın Ortaca ilçesinde alkol sofrasında çıkan tartışmanın ardından bir kişi, baba ve oğlunu bıçakla öldürdü, bir kadını ise yaraladı. Zanlı cinayetleri işledikten sonra elinde bıçakla motoruna binip bölgeden ayrıldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Terzialiler Mahallesi'nde dün saat 18.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Göksal U., Menderes Aşgın'ın evine gelerek beraber alkol almaya başladı. Burada ikili arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Göksal U. (35) mutfaktan aldığı bıçakla Menderes Aşgın'ı (45) ve beraber aynı evde yaşadığı Nesrin Acar'ı (43) yaraladı. Bu sırada evde bulunan 13 yaşındaki Menderes Aşgın'ın oğlu Kıvanç Aşgın'ın polisi arayarak bıçaklanma olayını söylediği, bunu duyan Göksal U.'nun Kıvanç Aşgın'ı da bıçaklayarak olay yerinden kaçtığı öğrenildi. Komşuların kavga ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri dehşet veren bir manzara ile karşılaştı. Ekipler eve girdiklerinde defalarca bıçaklanan ve kanlar içinde yerde yatan Menderes Aşgın ile oğlu Kıvanç Aşgın'ın cesedini bulurken, Nesrin Acar ise sağlık ekipleri tarafından yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Olayda yaralanan ve sonrasında kaçan Göksal U.'nun da bir süre sonra polis tarafından Çaylı Mahallesi bent yolu üzerinde yakalandı. "Hiçbir şey olmamış gibi elinde bıçakla olay yerinden ayrıldı" Alkol sofrasında çıkan tartışmanın ardından iki kişiyi defalarca bıçaklayıp öldüren ve bir kişiyi de yaralayan Göksal U.’nun olayın hemen ardından apartmandan ayrıldığı görüntüler güvenlik kamerası tarafından an be an kaydedildi. Görüntülerde Göksal U.’nun elinde bıçakla apartmandan çıkması, ardından motosikletine binerek olay yerinden ayrılması ve çevredeki vatandaşların korkuyla uzaklaşması yer alıyor.

Bayram günü acil servise koşmaya son, çelik eldivenler raflarda yerini aldı Haber

Bayram günü acil servise koşmaya son, çelik eldivenler raflarda yerini aldı

Kurban Bayramı'na sayılı günler kala bıçakçılarda yoğunluk başladı. Bursa'da bıçakçılar bayram gelmeden bayram etti. Acemi kasapların korkulu rüyası olan el kesikleri için çelik eldivenler ilgi gördü. Kurban Bayramı öncesi dünyaca ünlü Bursa Bıçakları'na talep arttı. Kalitesiyle ön plana çıkan Bursa Bıçaklarının yanı sıra kesilmelere karşı çelik eldivenler de raflarda yerini aldı. Kurban Bayramlarında Türkiye'nin dört bir yanındaki hastanelerin acil servisleri acemi kasaplarla dolup taşarken, el kesilmesinin önüne geçen çelik eldivenler de kasaplar tarafından ilgi gördü. Çelik yapısıyla rahat kullanılan, bıçak darbesi geldiğinde elleri kesilmekten koruyan çelik eldiven 4 bin ile 6 bin lira arasında alıcı buluyor. "Kurban bıçakları için yoğunluğu fazla olan çelik kullanıyoruz" Kasaplar için çeliği daha yoğun ve sıkı olan kurban bıçağı ürettiklerini kaydeden Bıçak ustası Mehmet Pirge, "Kurban Bayramı bir bıçak algısını oluşturduğu zamandır yani insanlar evlerindeki sebze bıçaklarını bile Kurban Bayramı'na getirip biletiyorlar. Her zaman bileme hizmetimiz olduğu halde bıçak algısının en yoğun olduğu zaman Kurban Bayramı zamanıdır. Biz bileme hizmeti veriyoruz ama bizim esas işimiz bıçak satmak. Bizim kendi markamızla kurban bıçağı için farklı, mutfak bıçağı için farklı, döner bıçağı için farklı çelik kullanıyoruz. Yani her işin kendisine özgü ihtiyaçlarını karşılayacak çelikleri kullanıyoruz. Kurban bıçağının en önemli özelliği sıkı olması. Yani çelik yoğunluğu sıkı, aşınma katsayısı yüksek olması lazım. Şu anda piyasada kullanılan bizim de bazı çeşitlerimize uygun fiyatlı olan çeşitlerimizde kullandığımız çelikte yıpranma katsayısı 40. Bizim kurban bıçağı için kullandığımız çeliklerde yıpratma katsayısı 500. Bunu herhangi bir bıçakçıya sorsan bilmez. Dünyada üç tane olan, laboratuvarın bir tanesi bizde. Biz çeliğin röntgenini de çekebiliyoruz. Her türlü aşamasını da tokluğunu da tespit edebiliyoruz" şeklinde konuştu. Çelik eldivenler 4 ila 6 bin lira arasında satılıyor Profesyonel kasapların çelik eldiven kullandığını belirten Pirge, "Çelik eldiven, genellikle sol elle kullanılır. Bıçağı sağ eliyle tutanlar sol elle takar. Sol eliyle tutanlar sağ elle takar. Çelik eldiven tek üretilir çift olmaz. Onun için bıçağın eli kesmesini engelleyici bir unsurdur. Genelde profesyoneller kullanılır. Kesilmeyen ipli eldivenler de var ama çelik eldivenler daha sağlıklı ve daha uzun ömürlü. Bir de bıçağa karşı da daha dirençli fakat fiyatı yüksek görülüyor. Ortalama 4 bin lira ile 6 bin lira arasında bir fiyatı var" dedi.

Ressamlıktan koleksiyon bıçakçılığına yönelen gurbetçi Metin Anan, 17 yıldır el işi özel çakılar üretiyor Haber

Ressamlıktan koleksiyon bıçakçılığına yönelen gurbetçi Metin Anan, 17 yıldır el işi özel çakılar üretiyor

Almanya'da yaşayan Metin Anan, bıçak sapına bir resimle başladığı koleksiyon bıçakçılığında aranan isimlerden oldu. Bursa'da düzenlenen Uluslararası Bıçak Festivali ve Fuarı'na yarışmalarda jüri üyesi olarak davet edilen Anan, festivalde kendi ürettiği el işi bıçak ve çakıları da sergiledi. Her biri tek ve eşsiz olan bıçaklar, festivale gelenlerden büyük ilgi gördü. Birçok kişi bıçağı incelerken fiyatlarını duyunca şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yaklaşık 17 yıldır bıçak ürettiğini anlatan Metin Anan, daha önce ressam olduğunu belirterek, bıçakçılık hikayesinin bıçak sapına yaptığı bir resimle başladığını söyledi. Bir bıçakçı arkadaşının kendisinden bıçak sapına resim yapmasını istediğini anlatan Anan, şunları kaydetti: "Koleksiyon bıçaklarının saplarındaki resimler çok önemli. İnce iş yapılıyor ve yarışmalara katılıyorlar. Bana 'yapar mısın?' dedi. Çakı sapları üzerine resim yaptım. Değişik geldi bana ve üzerinde daha çok çalıştım. Sonra kendim bıçak yapmaya başladım. Dünyanın en tanınmış çelik üreticisinden aldıklarımdan tamamen el işi bıçaklar, çakılar yapıyorum. Saplarını da mekanizmasını da kendim yapıyorum. Koleksiyon bıçağı olduğundan bir ikincisi olmuyor. Her yaptığım tek oluyor. Üzerindeki resimden, şekline kadar her şeyi farklı." Dünyada koleksiyon bıçaklarına ilginin yüksek olduğuna dikkati çeken Anan, "Bıçak sevenler çok fazla. Dünyada çok ilgi görüyor ama herkes parasına göre alıyor. Almanya'da bu işi yapan tek Türk benim diyebilirim. Gravür yapıyorum saplara. Bir hafta sürüyor bazen sapına işlemek. Kolay değil. Daha küçük resimler işlemek gerekiyor bazen. Bıçak kısmına da farklı motifler yapıyorum. Birbirinden farklı bıçaklar oluyor. Bir zaman sonra adımız duyuldu. Sipariş üzerine yapmıyorum kendi yaptıklarımı satıyorum" dedi. Anan, el işi bıçak ve çakılarını 700 ile 1200 avro arasında sattığını dile getirerek, "Kama yaptım 3 bin avroya sattım. Çok işçilik vardı üzerinde. Burada farklı bir kamayı 2400 avroya satıyorum. Eşi benzeri olmayan bıçakları yapmaktan keyif alıyorum. Mekanizması bile önemli, açıldığında sağlam durması gerekiyor." diye konuştu. Bursa'ya jüri üyesi olarak ikinci gelişi olduğunu belirten Anan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Bıçak Festivali'ni çok beğendiğini iyi bir organizasyon olduğunu söyledi. 23-25 Mayıs'ta yapılan Uluslararası Bıçak Festivali'ne, dünyanın dört bir yanından bıçak ustaları, koleksiyonerler, zanaatkarlar, sektör temsilcileri ve bıçak sanatı tutkunları katıldı. Ustaların el emeğiyle şekillenen birbirinden özel ürünlerin yer aldığı 150'ye yakın standın bulunduğu festivale ilgi yoğun oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.