Hava Durumu

#Bizans

Yeni Marmara Gazetesi - Bizans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bizans haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

PANORAMA 1326 FETİH MÜZESİ’NE 3 MİLYON 886 BİN ZİYARETÇİ! Haber

PANORAMA 1326 FETİH MÜZESİ’NE 3 MİLYON 886 BİN ZİYARETÇİ!

Osmangazi Belediyesi bünyesinde hizmet veren Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor. Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine ışık tutan müze, özgün mimarisi ve etkileyici panoramik eseriyle ziyaretçilerine Bursa’nın fetih hikâyesini yakından tanıma fırsatı sunuyor. Müzenin en dikkat çekici bölümü olan panoramik küre alanında, Bursa’nın fethedildiği 6 Nisan 1326 tarihi canlandırılıyor. Altısı Türk, biri Azerbaycanlı ve biri Ukraynalı olmak üzere sekiz ressamın beş yıllık çalışmasıyla hazırlanan eserde, 10 binden fazla insan ve hayvan figürü yer alıyor. Dönemin Osmanlı ve Bizans halkını, kıyafetlerini ve sosyal yaşamını ayrıntılarıyla yansıtan eser, Bursa’nın 23 yıllık kuşatmanın ardından barış yoluyla fethedilmesini aydınlık bir bahar atmosferiyle anlatıyor. At sesleri, su ve kuş sesleriyle desteklenen sunum, ziyaretçilere geçmişin içinde yolculuk yapıyormuş hissi veriyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen ziyaretçileri ağırlayan müze, özellikle hafta sonlarında yoğunluk yaşıyor. Bursa’yı keşfetmeye gelen birçok tur grubu, kent gezilerine Fetih Müzesi’nden başlayarak 700 yıl önceki Bursa’yı tanıdıktan sonra günümüzün tarihi ve turistik noktalarını ziyaret ediyor. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, yalnızca tarihi anlatımıyla değil, kültür ve sanat faaliyetleriyle de öne çıkıyor. Açıldığı günden bu yana bin 471’i aşkın organizasyona ev sahipliği yapan müze; sergiler, söyleşiler, sanatsal etkinlikler ve kültürel buluşmalarla farklı yaş gruplarından binlerce kişiyi bir araya getirdi.Müze rehberi Zeynep Boz, panoramik eserin hazırlanış sürecine ilişkin bilgi vererek çalışmada dönemin yaşamının bütün ayrıntılarıyla yansıtıldığını belirtti. Boz, ziyaretçilerin özellikle eserin gerçekçiliği karşısında şaşkınlık yaşadığını ve birçok turistin Bursa gezisine müzeden başlamayı tercih ettiğini ifade etti. Müzeyi gezen ziyaretçiler de üç boyutlu eserin etkileyici anlatımından ve tarihi ayrıntılarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bursa’nın fetih hikâyesini bu atmosferde deneyimlemenin kendileri için unutulmaz olduğunu belirten konuklar, müzenin kentin tarihini tanımak açısından önemli bir merkez olduğunu vurguladı.

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Türkiye'nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik'in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik'te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya'ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı'dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya'ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik'te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve'de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans'tan Osmanlı'ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

YENİŞEHİR’İN 2300 YILLIK SIRRI GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Haber

YENİŞEHİR’İN 2300 YILLIK SIRRI GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, BUÜ Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibiyle birlikte Yenişehir’de gün yüzüne çıkmayı bekleyen tarihi yapıları inceledi. Program kapsamında Eski Marmaracık ve Koyunhisar bölgelerinde incelemelerde bulunan heyet, daha sonra Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nde incelemelerine devam etti. Konu hakkında açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’in aslında çok daha eski ve kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetin ayak izleri var. Bizler bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizm merkezi yapmaya kararlıyız” dedi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarihini değiştirecek önemli açıklamalarda bulundu Milattan önce 300’lü yıllara dayanan Süleymaniye Kalesi’nde ve Osmanlı’nın Bursa’ya açılan kapısı olan Koyunhisar’da incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetlerin ayak izleri var. Bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizmin merkezi yapmaya kararlıyız” dedi. Osmanlı’nın Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zafer olan Koyunhisar Savaşı’nın yapıldığı ve Osman Bey’in yeğeni Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada bir müze yapmayı planladıklarını anlatan Başkan Ercan Özel, “Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada tarihi atmosferi yaşatacak bir Koyunhisar Savaş Müzesi inşa etmeyi planlıyoruz. Bölgedeki höyüklerden alınan numuneler ve bulunan kilise kalıntıları ise, ilçenin Bizans ve öncesi dönemine de ışık tutacak” ifadelerini kullandı. Süleymaniye Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nin kalıntılarını inceleyen Başkan Özel ve beraberindeki heyet, 2 bin 300 yıllık bir tarihi geçmişe sahip kalenin gün yüzüne çıkarılması adına gerekli çalışmalar için kolları sıvadı. Yenişehir’i turizm rotasına dahil etmek için Anıtlar Kurulu, Kültür Turizm İl Müdürlüğü ve İznik Müze Müdürlüğü ile ortak çalışmaların başladığını ifade eden Başkan Ercan Özel, projenin bölge halkına getirisini, “Yurt dışında 100 yıllık bir yapılar milyonlarca turisti kendine çekilirken, biz burada 2 bin 300 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Süleymaniye Kalesi’nde yapacağımız çalışmalar ve bölgedeki mesire alanı ile burayı yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline getireceğiz. Bu proje, bölge halkımıza hem kültürel hem de ekonomik anlamda ciddi katkılar sağlayacak” diyerek çalışmanın önemine vurgu yaptı. İznik Bazilikası’nı dünya literatürüne kazandıran Prof. Dr. Mustafa Şahin de Süleymaniye (Hisar) Kalesi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalenin Helenistik Çağ’a (M.Ö. 300’lü yıllar) dayandığını belirterek, “Süleymaniye (Hisar) Kalesi yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir geçmişe sahip. Büyük İskender döneminde kullanılan bu kale, sadece bir savunma noktası değil, aynı zamanda İslam tarihi açısından da paha biçilemez bir öneme sahip. Emevi ordularıyla İstanbul’un fethi için yola çıkan Ebu Eyyub el-Ensari (Eyüp Sultan), İstanbul’a varmadan önce bu kalede konaklamıştır. Bu, bölge için inanılmaz bir kültürel değerdir” dedi. Prof. Dr. Şahin, “Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu’na, Hristiyan Romalılardan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar farklı medeniyetler tarafından kullanılanardından da Osmanlı İmparatorluğunun yüzyıllar boyunca kullandığı Süleymaniye (Hisar) Kalesi, tarih boyunca önemli bir yerleşim ve savunma noktası olmuştur. Geçmişin izlerini taşıyan bu kalenin yeniden gün yüzüne çıkarılarak korunması ve turizme kazandırılması hem tarihi mirasımızın yaşatılması hem de bölgenin kültürel değerlerinin tanıtılması için büyük önem taşıyor” dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.