Hava Durumu

#Bursa

Yeni Marmara Gazetesi - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’da çay ve kahve fiyatlarına yüzde 30 zam Haber

Bursa’da çay ve kahve fiyatlarına yüzde 30 zam

Bursa Kahveciler ve Benzerleri Odası, kahvehane, çay ocağı, çay bahçesi ve kafeteryalarda uygulanacak 2026-2027 yılı azami fiyat tarifesini duyurdu. 15 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen yeni tarifeyle birlikte, geçen yıl uygulanan tarifeye göre yaklaşık yüzde 30 oranında artış yapıldı. Tarife kapsamında birçok ürünün azami satış fiyatı yeniden belirlendi. Çay ve kahve fiyatları güncellendi Yeni tarifeye göre çay ocaklarında bir bardak çayın azami fiyatı 22,50 TL, 3. sınıf kahvehanelerde 26 TL, 2. sınıf kahvehanelerde 32,50 TL, 1. sınıf kahvehanelerde 37,50 TL, çay bahçelerinde 40 TL, kafeteryalarda ise 52,50 TL olarak belirlendi. Türk kahvesinin azami fiyatı ise çay ocaklarında 60 TL, 2. ve 3. sınıf kahvehanelerde 75 TL, 1. sınıf kahvehanelerde 100 TL, çay bahçelerinde 150 TL, kafeteryalarda ise 200 TL olarak belirlendi. Tost, gözleme ve kahve çeşitlerine yeni düzenleme Tarifede tost, gözleme, filtre kahve, sıcak çikolata, soğuk kahve ve çeşitli içecekler için de azami fiyatlar yer aldı. Buna göre tost fiyatı kahvehanelerde 155 TL, çay bahçelerinde 200 TL, kafeteryalarda ise 260 TL olarak belirlendi. Kafeteryalarda karışık gözlemenin azami fiyatı ise 340 TL oldu. Fiyatlarda yüzde 30 artış 2025-2026 döneminde uygulanan tarifeye kıyasla yeni fiyat listesinde yaklaşık yüzde 30 oranında artış yapıldı. Oda tarafından yayımlanan tarifede yer alan fiyatların üst limit olduğu vurgulandı. Buna göre işletmeler belirlenen fiyatların üzerinde satış yapamayacak, ancak diledikleri takdirde bu rakamların altında satış gerçekleştirebilecek.

Başkan Vekili Biba: "Afetlere daha hazır Bursa için çalışıyoruz" Haber

Başkan Vekili Biba: "Afetlere daha hazır Bursa için çalışıyoruz"

Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde (AKKM) gerçekleştirilen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’in yanı sıra kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, kamu kurum yöneticileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Programda orman yangınlarına karşı alınacak tedbirler, kurumlar arası iş birliği, muhtarların yangınlarla mücadelede üstleneceği rol ve afetlere hızlı müdahale süreçleri ele alındı. "Devletimizin güçlü altyapısını desteklemeliyiz" Bursa Valisi Erol Ayyıldız, orman yangınlarının genellikle dikkatsizlik, ihmal ve tedbirsizlik sebebiyle başladığını belirterek "Yangına müdahale öncesinde, yangının ortaya çıkmasına fırsat vermeyecek tedbirleri almalıyız. Bu manada muhtarlarımızın üstlendiği sorumluluk çok büyük. Risklerin doğru anlatılması ve kurumların vakit kaybetmeden bilgilendirilmesi müdahalemizin başarısına doğrudan katkı sağlayacaktır. Önleyici tedbirleri eksiksiz uygulayıp devletimizin yangınlarla mücadeledeki güçlü altyapısını desteklemeliyiz" diye konuştu. "En önemli başlığımız yangınlarla mücadele" Yaz mevsimiyle birlikte orman yangını riskinin arttığına dikkat çeken Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin afetlere karşı hazır bir şehir oluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı. Başkan Vekili Biba, "Afet Koordinasyon Merkezi’mizi (AKOM) güçlendiriyoruz. Kurumlar arası koordinasyonu artırıyoruz. Masa başı tatbikatlardan mahalle bazlı eğitimlere kadar birçok çalışmayı hayata geçiriyoruz. Orman ve kırsal yangınlarla mücadele, bu hazırlıklarımızın en önemli başlıklarından birini oluşturuyor" dedi. Yangın Söndürme Tankeri Kapasitesi Artırılıyor Kırsal bölgelerde yangına ilk müdahale kapasitesini artırmak amacıyla bugüne kadar 355 mahalleye traktör arkası yangın söndürme tankeri dağıtıldığının altını çizen Başkan Vekili Biba, "Yıl içerisinde bu sayıyı 455’e çıkarmayı hedefliyoruz. Muhtarlarımıza yönelik uygulamalı eğitimlerimiz de devam ediyor. Diğer taraftan, itfaiye teşkilatımızı her geçen gün güçlendiriyoruz. Önceki gün 147 yeni itfaiye erimiz göreve başladı. Bugün Bursa’mıza 31 istasyonda, 164 araç ve 772 personelle hizmet veriyoruz. Yeni arkadaşlarımızın katılımıyla bu gücümüz daha da arttı" ifadelerini kullandı. "Yangını önlemek hepimizin ortak sorumluluğumuz" Güçlü araçlar ve donanımlı ekipmanların yanında vatandaşların yangını önleme konusunda göstereceği hassasiyetin de önemine vurgu yapan Başkan Vekili Biba, "Söndürülmeden bırakılan küçük bir ateş, yol kenarına atılan bir izmarit ya da ihmal edilen bir an, yılların emeğini yok edebiliyor. Bu nedenle hepimizin ortak sorumluluğu, yangını büyümeden önlemek, hiç başlamamasını sağlamaktır. Rabbim ülkemizi ve güzel Bursa’mızı her türlü afetten muhafaza etsin" şeklinde konuştu. "Yanan sahada tohum ekilmemiş fidan dikilmemiş alan kalmadı" Bursa’nın yüzde 45’inin ormanlarla kaplı olduğunu hatırlatan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, orman varlığının korunması için kamu kurumları, muhtarlar ve vatandaşlar arasındaki koordinasyonun son derece önemli olduğunu dile getirdi. Karacabey, "Geçtiğimiz yıl Bursa’da Orhaneli başta olmak üzere şehrimizin birçok noktasında yaşanan orman yangınları hepimizin hafızasındaki tazeliğini koruyor. Küçük bir kıvılcımla başlayan yangının ne kadar büyük bir felakete sebep olduğunu yaşayarak öğrendik. Bu sahaların yeniden ormanlaştırılmasıyla ilgili çalışmalar hemen başladı. Şu anda sahada tohum ekilmemiş, fidan dikilmemiş kısım kalmadı. Birkaç yıl içinde bu bölgelerdeki yeşil örtüyü göreceğiz" açıklamasında bulundu. Protokol hitapları sonrası AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan afet yönetimi ve kurumlar arası koordinasyon süreçleri hakkında sunum gerçekleştirdi. Program, Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan’ın orman yangınlarıyla ilgili mücadele stratejileri ve bölgedeki faaliyetleri anlatan sunumunun ardından sona erdi.

Bursa'da kızıl geyik av ihalesine geyik kostümlü protesto Haber

Bursa'da kızıl geyik av ihalesine geyik kostümlü protesto

Bursa Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Melike Baysal, kızıl geyik av ihalesine yönelik düzenlenen ortak basın açıklamasında, av ihalesine karşı çıkmanın ötesinde Bursa'nın doğal varlıklarını ve ortak geleceğini savunmak için bir araya geldiklerini söyledi. Baysal, "Bugün burada yalnızca bir av ihalesine itiraz etmek için değil; Bursa'nın ormanlarını, suyunu, toprağını, yaban hayatını ve ortak geleceğimizi savunmak için bir aradayız. Çünkü biliyoruz ki mesele yalnızca bir kızıl geyik değildir; mesele yaşamın bütünüdür" dedi. Doğanın ekonomik bir meta olarak görülmesine karşı çıkan Baysal, "Bir canlının yaşamını ekonomik bir değerle eş tutmak, doğayı yalnızca gelir getiren bir kaynak olarak gören anlayışın sonucudur. Oysa doğa; alınıp satılacak, ihale edilecek ya da ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirilecek bir meta değil, yaşamın ta kendisidir" ifadelerini kullandı. Bursa'nın çevre sorunlarına da dikkat çeken Baysal, "Yeni organize sanayi bölgeleri genişlerken verimli tarım toprakları daralıyor; orman ekosistemleri parçalanıyor, yaban hayvanlarının yaşam alanları küçülüyor. Maden faaliyetleri, taş ocakları ve kontrolsüz yapılaşma doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırırken, iklim krizinin etkisiyle kuraklık derinleşiyor ve su kaynaklarımız giderek azalıyor" diye konuştu. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının bir bütün olduğunu vurgulayan Baysal, "Yıllardır aynı gerçeği dile getiriyoruz: İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Dünyanın benimsediği Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı da bunu ortaya koymaktadır. Sağlıklı insanlar ancak sağlıklı hayvanlarla, sağlıklı hayvanlar ise ancak sağlıklı ekosistemlerde yaşayabilir" dedi. Kızıl geyiğin ekosistemin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Baysal, "Kızıl geyik de bu ekosistemin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ormanın yenilenmesine katkı sağlayan, biyolojik çeşitliliğin devamlılığında rol oynayan her yaban hayvanı gibi onun yaşam hakkını savunmak, aslında ekolojik dengeyi savunmaktır" ifadelerini kullandı. Bursa'nın doğayla uyumlu yaşam örneklerine de değinen Baysal, "Yaren Leylek bize şunu öğretiyor: Doğayla mücadele ederek değil, doğayla uyum içinde yaşayarak da üretebilir, kalkınabilir ve geleceğimizi güvence altına alabiliriz. İşte Bursa'nın ihtiyacı olan anlayış budur" diye konuştu. Doğal varlıkların korunmasının gelecek nesiller için zorunluluk olduğunu belirten Baysal, açıklamasını şöyle tamamladı: "Gerçek zenginlik, tükettiğimiz doğal varlıklar değil; koruyabildiğimiz doğal mirastır. Doğayı korumak romantik bir tercih değil; ekonomik, ekolojik ve toplumsal bir zorunluluktur. Doğa bize atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan emanettir. Bursa'yı bu emanet bilinciyle korumak zorundayız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.