Hava Durumu

#Bursa

Yeni Marmara Gazetesi - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Manisa'da ocak ayında trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısı 848 bini geçti Haber

Manisa'da ocak ayında trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısı 848 bini geçti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre Manisa’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 848 bin 9’a yükseldi. Traktör sayısında Türkiye birincisi olan Manisa, motosiklet sayısında ise İstanbul, Antalya ve İzmir’in ardından 4’üncü sırada yer aldı. TÜİK verilerine göre 2025 yılı aralık ayında 845 bin 207 olan trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı bulunan Manisa'da araç sayısı ocak ayında 2 bin 802 adet artarak 848 bin 9’a çıktı. Manisa’daki 845 bin 9 motorlu kara taşıtının 277 bin 595'ini otomobiller oluştururken, kent genelinde 8 bin 415 minibüs, 6 bin 666 otobüs, 88 bin 672 kamyonet, 18 bin 92 kamyon, 334 bin 619 motosiklet, 1779 özel amaçlı taşıt ve 112 bin 171 adet traktör bulunuyor. Sanayi ve tarımın iç içe olduğu ve özellikle tarım kenti kimliğiyle öne çıkan Manisa, 112 bin 171 adet traktörle Türkiye genelinde zirvedeki yerini korudu. 334 bin 619 motosikletle de İstanbul, Antalya ve İzmir’in ardından 4’üncü sırada yer alan Manisa, iki tekerli araç kullanımındaki yoğunluğuyla dikkat çekti. Ocak ayında açıklanan adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre 1 milyon 477 bin 756 kişilik bir nüfusa sahip olan Manisa'da her 100 kişiye yaklaşık 57 araç düşerken, Türkiye genelinde 100 kişiye 39 araç düşüyor.

O Şehirde Feci Trafik Yoğunluğu! Haber

O Şehirde Feci Trafik Yoğunluğu!

Kars’ta motorlu taşıt sayısı her geçen ay artarken, Ocak ayı itibariyle kentte trafiğe kayıtlı araç sayısı 54 bin 967 olarak açıklandı. Artan araç sayısına paralel olarak özellikle şehir merkezinde trafik yoğunluğu dikkat çekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Kars Bölge Müdürlüğü’nün verilere göre kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, bunu kamyonet, traktör ve motosikletler izledi. Özellikle son yıllarda araç sahipliğinin artmasıyla birlikte sabah ve akşam saatlerinde ana arterlerde zaman zaman uzun araç kuyrukları oluşuyor. "Yoğunluk en çok merkezde hissediliyor" Kars’ta trafik yoğunluğu Faikbey Caddesi, İnönü Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Atatürk Caddesi ve şehir giriş-çıkış noktalarında belirgin şekilde hissediliyor. Mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde artan araç sayısı, kavşaklarda bekleme sürelerini uzatıyor. Kent nüfusuna oranla araç sayısındaki artışın devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda trafik yoğunluğunun daha da artması bekleniyor. Öte yandan trafik akışının rahatlatılması için toplu taşımanın daha fazla tercih edilmesi, park kurallarına uyulması ve alternatif güzergahların kullanılması gerekiyor. Kentte araç sayısındaki artışın ekonomik hareketlilik ve ulaşım ihtiyacındaki yükselişi gösterdiği kaydedilirken, mevcut yol altyapısının kapasitesinin korunması için yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Ayrıca TUİK Kars Bölge Müdürlüğü’ne bağlı illerde Ocak ayı trafiğe kayıtlı araç sayısı şöyle sıralandı. Ağrı’da 37 bin 105, Iğdır’da 38 bin 876 ve Ardahan’da Ocak ayı itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 22 bin 361 oldu. Bölgede en fazla araç 54 bin 967 ile Kars’ta bulunuyor.

"Ordu için 15 milyar liralık yatırım" Haber

"Ordu için 15 milyar liralık yatırım"

Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 2026-2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Ordu’ya toplam 15 milyar TL tutarında yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, bu yatırım ve bakım planlamalarındaki ana hedefin, kesinti sürelerini azaltmak ve daha iyi bir hizmet vermek olduğunu söyledi. YEDAŞ tarafından Ordu’da hayata geçirilecek yatırım ve bakım programının bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Altınordu ilçesindeki bir otelde düzenlenen toplantıda, 2026-2030 dönemine yönelik Ordu genelindeki çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgiler paylaşıldı. "Bölgede 88 bin kilometre uzunluğunda dağıtım şebekemiz var" Sahada zorlu şartlarda çalışan ekiplerin tanıtım videosunun izletildiği programda açıklamalarda bulunan YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, geniş bir coğrafyada yaklaşık 2,5 milyon kullanıcıya hizmet verdiklerini söyledi. YEDAŞ’ın hizmet verdiği bölgede yıllık toplam elektrik tüketiminin yaklaşık 6 terawatt-saat olduğunu,2 binden fazla dağıtım trafosu olduğunu ifade eden Demir, "Yaklaşık 88 bin kilometre dağıtım şebekemiz var. Ordu özelinde bu sayı 4 bin dağıtım trafosu, 23 bin kilometrenin üzerinde dağıtım şebekesi ve yıllık dağıtılan enerji miktarı 1,3 terawatt-saat. Artan tüketim ve kurulu güce göre biz de her yıl bakım planlarımızı aslında bu doğrultuda şekillendirmek durumunda kalıyoruz" dedi. "Son 7 yılda ortalama kesinti süresi yüzde 74 azaldı" Ordu’da 360’ın üzerinde teknik personel ile sahada aktif görev yaptıklarını ifade eden Demir, müşteri başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre, kesinti süresinin son 7 yılda yüzde 74 azaldığını belirterek, "2019 yılında bu sayı ortalama 2 bin 800 dakika mertebesinde iken, 2025 yılında 800 dakikaya düştü. Yani son 7 yılda aslında bölgede kesinti süresini yüzde 74 azalttık diyebiliriz. Halen yüksek, bizim 5’nci uygulama dönemi itibariyle bu kesinti süresini çok daha düşük seviyelere çekmek ve hakikaten bölgenin örnek gösterileceği bir hizmet kalitesine kavuşmasını hedefliyoruz" diye konuştu. Yatırımlar ile birlikte teknolojik altyapının da önemli olduğunu söyleyen Demir, uzaktan kontrol müdahale sistemi ve Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile ihbara gerek kalmadan kesintileri hızlı bir şekilde tespit ettiklerini ve ekiplerin yönlendirildiğini kaydetti. "Ordu için 15 milyar liralık yatırım" 2026 yılı itibariyle sektörün yeni bir uygulama dönemine girdiğini belirten Barış Demir, "2026 ve 2030 yılları aralığını kapsıyor. Bu 5. uygulama döneminde biz Ordu ilinde 15 milyar TL yatırım planlıyoruz. 2026 yılı projeleri hazır, çalışmalarımız da devam ediyor. Bu sayı geçen uygulama döneminde yaklaşık 6 milyar TL mertebesinde idi. Şuanda ise 2 katında daha fazla bu uygulama döneminde bölgeye yatırım planlanıyor. Tabii bu, yılın ortalama TÜFE’si ile hesaplanmış tutar, 2027-2029 yılları arasında yapılacak yatırımlarda TÜFE değişeceği için bu rakamın üzerine çıkacak ama altına inmeyecek. Yani 2026-2030 yılları arasında bölgede 15 milyar liralık yatırım planlamamız var" şeklinde konuştu. Hedef, kesinti sürelerini azaltmak Bu yatırım ve bakım planlamalarındaki ana hedefin kesinti sürelerini azaltmak ve daha iyi bir hizmet vermek olduğunun altını çizen Demir, "Ordu’da 2025 yılında kullanıcı başına ortalama 800 dakikalık kesinti süresi var, 15 milyar liralık yatırım ile birlikte bizim hedefimiz 2030 yılında SAIDI’yi 500 dakika mertebesine indirmek. Yatırımlarımızı kırsal bölgelerde arttırarak, asıl ihtiyaca daha küçük işletmelerde bu kesinti sürelerini düşürmek. Aynı durum, ortalama kullanıcı başına kesinti süresinde de var; 2025 yılında Ordu’da kullanıcı başına 14,4 kesinti meydana gelmişti. Yine yapılacak olan yatırımlar ile birlikte 2030 yılında ortalama kesinti sayısını 7,7 adede düşürmeyi hedefliyoruz. Bu yatırım, özellikle kırsal bölgelerdeki hatların yenilenmesi, şebeke kapasitelerinin arttırılması ve dayanıklılığının yükseltilmesi açısından çok büyük önem taşıyor. Uygulama dönemi sonunda hedeflediğimiz kesinti sayı ve süresine ulaşmak yegane amacımız" ifadelerine yer verdi. Toplantıya YEDAŞ Bölgeler Koordinatörü Uğur Emin Asan ve YEDAŞ Ordu Bölge Müdürü Mustafa Öztürk de katıldı.

Ramazan'da sık yapılan beslenme hataları! Haber

Ramazan'da sık yapılan beslenme hataları!

Ramazan'da iftarda yapılan beslenme hatalarının kan şekeri dengesizliğine ve mide sorunlarına neden olabileceğine dikkat çeken Diyetisyen Şeyma Dinç, "Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şeker oranı yüksek tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" dedi. İstinye Üniversitesi Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir'den Diyetisyen Şeyma Dinç, Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından yapılan iftarın büyük önem taşıdığını belirterek, doğru besin seçimi ve tüketim sırasının sindirim sistemi ve kilo kontrolü açısından belirleyici olduğunu söyledi. "İftarda tüketilebilecek besinler" Ramazan ayında iftar öğününün içeriğine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Dinç, "Izgara, haşlama veya fırında pişirilmiş et, tavuk ya da balık gibi protein kaynakları iftarda mutlaka yer almalıdır. Vitamin, mineral ve lif açısından zengin sebze yemekleri ile salatalar bu öğüne eklenmelidir. Yoğurt ve ayran gibi süt ürünleri sindirimi destekleyici özellikleri nedeniyle tercih edilebilir. Hurma gibi kan şekerini dengeli şekilde yükselten besinler de iftarda tüketilebilir. Aşırı yağlı ve kızartılmış yiyecekler, şeker oranı yüksek tatlılar, gazlı içecekler ve çok tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler kan şekeri dengesizliğine ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" diye konuştu. "İftara su ve çorba içerek başlayın" İftarda besin tüketim sırasının önemli olduğuna dikkat çeken Dyt. Dinç, "İftara önce su içilerek, ardından hafif bir çorba tüketilerek başlanmalıdır. Çorba sonrası kısa bir ara verilmesi sindirimi olumlu etkiler. Daha sonra ana yemekle birlikte lif kaynağı olan sebze yemeği ya da bol salata tüketilmelidir. Tatlı ise ana yemekten 1-2 saat sonra yenmelidir" dedi. "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edin" İftardan sonraki süreçte hafif beslenmenin önemine değinen Dyt. Dinç, "Bu dönemde ağır, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Şerbetli tatlılar yerine meyve veya az şekerli sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Yoğurt, kuruyemiş veya tam tahıllı küçük atıştırmalıklar uygun ara öğün seçenekleri olabilir. Ayrıca sıvı alımı sürdürülmeli, şekerli ve gazlı içeceklerle fazla kafein sınırlandırılmalıdır" açıklamasında bulundu. "Tok tutan besinler" Tok tutma süresi uzun olan besinlerin genellikle protein, lif ve sağlıklı yağ içeriği yüksek gıdalar olduğunu belirten Dyt. Dinç, "Yumurta, peynir, kırmızı et, tavuk, balık ve kurubaklagiller protein açısından zengindir. Tam buğday ekmeği, yulaf, bulgur, sebze ve meyveler lif içeriği yüksek besinlerdir. Zeytin, avokado, ceviz, badem ve fındık ise sağlıklı yağ kaynakları arasında yer alır" ifadelerini kullandı. "Sahur ve iftar menüsü" Kişiye göre değişmekle birlikte örnek bir menü paylaşan Dinç, şu önerilerde bulundu: "Sahur: 1-2 adet yumurta Beyaz peynir veya lor peyniri 5-6 adet zeytin 2 tam ceviz Bol yeşillik, domates, salatalık 1-2 dilim tam buğday ekmeği İftar: 1 bardak su ve 1 adet hurma 1 kâse çorba 5-10 dakika aradan sonra; ızgara, fırın veya haşlama et, tavuk ya da balık Zeytinyağlı sebze yemeği veya bol salata 3-4 yemek kaşığı bulgur pilavı veya makarna 1 kase yoğurt veya cacık." "Ramazan'da sağlıklı beslenme önerileri" Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Dinç, "Protein ağırlıklı beslenilmeli, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Tuzlu ve çok baharatlı yiyeceklerden kaçınılmalı, basit şeker ve paketli gıdalar sınırlandırılmalıdır. Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırın yöntemleri kullanılmalı ve gün içinde yeterli su içilmelidir" dedi. "Ramazan'da sık yapılan beslenme hataları" Ramazan ayında yapılan yanlışlara da değinen Dyt. Dinç, "Sahuru atlamak, iftarda hızlı ve aşırı miktarda yemek yemek, çok baharatlı ve tuzlu besinler tüketmek ve yetersiz sıvı almak en sık yapılan beslenme hataları arasındadır" diye konuştu. Ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin, gün boyu aç kalan vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin doğru şekilde alınmasını sağladığını belirten Dyt. Dinç, "Sebze, protein ve yeterli sıvı alımını içeren bilinçli bir beslenme düzeni hem Ramazan süresince hem de uzun vadede sağlığın korunmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.