Hava Durumu

#Bursa Gündemi

Yeni Marmara Gazetesi - Bursa Gündemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Gündemi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Doktora Tesadüfen Giden Adam Bypass Olup Sağlığına Kavuştu! Haber

Doktora Tesadüfen Giden Adam Bypass Olup Sağlığına Kavuştu!

İzmir’in Foça ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli Ali Toker, eşine ilaç yazdırmak için gittikleri hastanede sağ yan ağrısından söz edince hayatını kurtaran teşhis konuldu. Yapılan tetkiklerde karın aort damarında 6,5 santim çapında anevrizma (aort balonlaşması) tespit edilen Toker’in, yapılan kalp anjiyosunda ise kalbinde üç damarının tıkalı olduğu belirlendi. Toker, Doç. Dr. Cüneyt Narin tarafından kapalı yöntemle gerçekleştirilen iki aşamalı ameliyat sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Narin, "Hastamız çok şanslıymış. Ameliyat sınırı 5.5 cm. olan olan anevrizma 6.5 cm. idi, yırtılmadan müdahale edildi." dedi. İki çocuk babası Ali Toker, eşi Filiz Toker’e ilaç yazdırmak için gittikleri doktorda sağ yan ağrısı şikayetini dile getirdi. Doktorun yaptığı ultrason incelemesinde aort damarında 6,5 santimlik anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine kalp cerrahına yönlendirilen Toker’e yapılan anjiyoda üç damarının tıkalı olduğu ve damar yapısında bozulma bulunduğu söylendi. Hastaya önce anevrizma operasyonu, ardından bypass ameliyatı önerildi. Açık kalp ameliyatından çekinen Toker, yaptığı araştırmalar sonucunda Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin’e başvurdu. 26 Aralık’ta hastaneye yatan Toker, 27 Aralık’ta küçük kesi yöntemiyle, meme altı kesisiyle bypass ameliyatına alındı. Tıkalı kalp damarları açılan Toker, bir aylık dinlenme sürecinin ardından 3 Şubat’ta bu kez kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı oldu. "Bu rahatsızlıklar hiçbir belirti vermedi" Sağ tarafındaki ağrı dışında herhangi bir ciddi şikayeti olmadığını belirten Ali Toker, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Eşime ilaç yazdırmaya gitmiştik. Ben de doktora sağ yan ağrısı çektiğimi söyledim. Ultrason tetkiklerinde aort anevrizmasını tespit etti ve çok acil müdahale gerektiğini söyledi. Şeker hastası değilim, tansiyonum normal. Bu ağrının safra kesesi taşı olabileceğini düşünmüştüm. Kalp damar rahatsızlıklarım hiçbir belirti vermedi. Ne bir sancı ne bir ağrı. Son zamanlarda göz kararması ve baş dönmesi yaşıyordum ama kalbe yormadım. Sonunda hayatıma mal olabilecek iki büyük sorundan iki operasyonla kurtuldum. Kendimi çok iyi ve dingin hissediyorum. Çok şanslı bir hastaymışım. Tesadüfler ve doktorlarım hayatımı kurtardı." "6 santimin üzerindeki anevrizmalarda yırtılma riski çok yüksek" Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin, hastada hem ciddi koroner damar hastalığı hem de büyük çaplı aort anevrizması bulunduğunu söyledi. Bu tür hastaların çoğu zaman ameliyat riskinden çekinerek tedaviyi ertelediğini belirten Narin, "Hastamızda üç damar tıkanıklığı vardı. Aynı zamanda 6,5 santim çapında aort anevrizması mevcuttu. Sigara kullanımı, fazla kilo ve KOAH tedavisi alması da riski artırıyordu. Radyoloji ve kardiyoloji ekipleriyle birlikte özel bir strateji planladık. Normalde kasıktan girmemiz gerekiyorken karnı etkilememek için strateji değiştirdik, koldan girerek önce küçük kesi yöntemiyle bypass ameliyatını gerçekleştirdik. Bir ay sonra da kapalı yöntemle anevrizma ameliyatını yaptık. Hastamız da sürece çok iyi uyum sağladı, kilo verdi ve sigarayı bıraktı. Şifayla taburcu ettik" dedi. Ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar dikkat Anevrizma konusunda uyarılarda da bulunan Narin, 5,5 santimin ameliyat sınırı kabul edildiğini, 6-6,5 santimin üzerindeki anevrizmalarda patlama riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Anevrizmanın yırtılması halinde karın içine kanama olduğunu ve bunun ölümcül sonuçlar doğurabildiğini belirten Narin, 6 santimin üzerindeki aort anevrizmalarında yıllık yırtılma riskinin yüzde 14, kadınlarda ise yüzde 22’ye kadar çıktığını ifade etti. Aort yırtılması durumunda hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin hastaneye ulaşamadan hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Narin ayrıca, ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon hastaları ve sigara içenlerin risk grubunda olduğunu belirterek, bu kişilerin düzenli tetkik yaptırmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Ramazan Sokağı'nda nostalji ve alışveriş bir arada Haber

Ramazan Sokağı'nda nostalji ve alışveriş bir arada

Karacabey Belediyesi tarafından Ramazan ayının manevi atmosferini ve paylaşma kültürünü ilçe genelinde yaşatmak amacıyla hazırlanan kapsamlı etkinlik programı yoğun katılımla başladı. Ergün Koç Kültür Merkezi'nde düzenlenen ilk gecede geleneksel orta oyunlarından, kukla ve gölge oyunlarından çocuklara özel eğlence saatlerine kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluştu. 14 Mart'a kadar her hafta sonu devam edecek programlarda Ramazan Sokağı da nostalji ve alışverişi bir araya getiriyor. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Bu sebeple tüm hemşehrilerimizi etkinliklerimize ve Ramazan Sokağımıza davet ediyorum" dedi. Karacabey Belediyesi'nin Ramazan ayının manevi atmosferini ve paylaşma kültürünü ilçe genelinde doyasıya yaşatmak amacıyla hazırladığı kapsamlı etkinlik programı, geçtiğimiz Cumartesi akşamı start aldı. Belediye Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü koordinesinde organize edilen programın ilk adresi, 21 Şubat akşamı Ergün Koç Kültür Merkezi oldu. Yoğun katılımın gerçekleştiği açılış gecesi, her yaştan vatandaşa hitap eden zengin içeriğiyle büyük beğeni topladı. Salonun tamamen dolduğu gecede sahne alan Fasıl Grubu, Ramazan ayının ruhuna uygun eserlerle izleyicilere nostaljik ve keyifli anlar yaşattı. Geleneksel kültürün önemli temsilcileri arasında yer alan Aşık ile Maşuk Kukla Oyunu ve Karagöz-Hacivat Gölge Oyunu özellikle çocuklar tarafından ilgiyle takip edilirken, büyükler de eski Ramazan gecelerini hatırlama fırsatı buldu. Program kapsamında sahnelenen "Bizim Mahalle" Geleneksel Orta Oyunu ise izleyenleri hem güldürdü hem de geçmişten günümüze taşınan kültürel mirasın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Çocuk Eğlence Saati etkinliğiyle minikler doyasıya eğlenirken, aileler de Ramazan'ın birlik ve beraberlik atmosferini birlikte yaşadı. 14 Mart'a kadar her hafta sonu etkinlik Ramazan etkinlikleri 14 Mart'a kadar her hafta sonu Karacabeylilerle buluşmaya devam edecek. Her Cumartesi ve Pazar saat 20.30'da başlayacak programlarda; canlı kukla gösterileri, geleneksel orta oyunları, fasıl grupları eşliğinde konser, jonglör ve sihirbaz gösterileri, bilim deneyleri ve eğlenceli sahne performansları ile çocuklara özel eğlence saatleri ve geleneksel oyunlar yer alacak. Özellikle çocuklara yönelik hazırlanan etkinlik içerikleri sayesinde Ramazan ayının neşesi miniklerin hafızasında unutulmaz hatıralar bırakacak. Ramazan Sokağı'nda nostalji ve alışveriş bir arada Etkinliklerin düzenlendiği Ergün Koç Kültür Merkezi yanında kurulan "Ramazan Sokağı" ise programın önemli buluşma noktalarından biri oldu. Vatandaşlar burada alışveriş yapma imkânı bulurken, kurulan etkinlik alanında eski Ramazanların sıcak ve samimi atmosferi yeniden canlandırılıyor. Işıklandırmalar, geleneksel lezzet stantları ve sosyal alanlar sayesinde ilçe sakinleri hem kültürel hem de sosyal anlamda dolu dolu bir Ramazan yaşıyor. Başkan Karabatı'ndan davet Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı yaptığı açıklamada, Ramazan ayının manevi iklimini ilçe genelinde birlik ve beraberlik içerisinde yaşatmayı amaçladıklarını belirtti. Başkan Karabatı, "Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimi. Biz de Karacabey Belediyesi olarak hem çocuklarımız hem de ailelerimiz için geleneklerimizi yaşatan, kültürel değerlerimizi geleceğe taşıyan kapsamlı bir program hazırladık. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum. Ayrıca vatandaşlarımızı Ramazan Sokağını da ziyaret ederek hem yerel esnafımıza destek olmaya, hem de eski Ramazanların o sıcak ve samimi atmosferini aileleriyle birlikte yaşamaya davet ediyorum. Birlik ve beraberliğimizi pekiştirecek bu güzel akşamlarda tüm hemşehrilerimizi aramızda görmekten büyük mutluluk duyacağız" ifadelerini kullandı. Karacabey Belediyesi'nin Ramazan ayı etkinlikleri, kültürel mirası yaşatan içerikleri ve her yaştan vatandaşa hitap eden programlarıyla ilçe genelinde birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu güçlendirmeye devam edecek.

Uzmanından Ramazanda Beslenme Önerileri! Haber

Uzmanından Ramazanda Beslenme Önerileri!

BURTOM Sağlık Grubu bünyesinde hizmet veren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil aynı zamanda metabolik bir adaptasyon süreci olduğuna dikkat çekti. Uzun süreli açlık sonrası bilinçsiz beslenmenin kan şekeri dalgalanmalarından sindirim problemlerine kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirten Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı bir Ramazan için öğün planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Ramazan ayı sadece ruhsal değil, metabolik olarak da bir adaptasyon sürecidir. Uzun süreli açlık sonrası doğru planlama yapılmazsa kan şekeri dalgalanmaları, halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemleri görülebilir" diyen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, özellikle sahurun atlanmaması gerektiğini söyledi. "Sahuru atlamak metabolizma hızını düşürür" Ramazan'da öğün düzeninin sahur, iftar ve ara öğün şeklinde planlanabileceğini belirten Kurtuluş, "Bu şekilde hem açlık süresini azaltmış hem de günlük alınması gereken besin öğelerini tek bir öğüne yüklememiş oluruz. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri düşüşlerine, kas kaybına ve metabolizma hızının yavaşlamasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Sahurda protein ağırlıklı besinlerin tercih edilmesini öneren Uzman Diyetisyen Kurtuluş, "Yumurta, peynir, yoğurt gibi protein kaynakları; tam buğday, siyez ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar ile zeytin, ceviz ve avokado gibi sağlıklı yağlar tokluk süresini uzatır ve kan şekerini dengede tutar. Çok tuzlu ve baharatlı besinler ise gün içinde susuzluk hissini artırır" dedi. "İftarı hafif başlatın, porsiyon kontrolünü unutmayın" İftar öğününün de en az sahur kadar önemli olduğunu vurgulayan Kurtuluş, uzun süren açlık sonrası hızlı ve fazla yemek tüketiminin sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, "Bütün gün aç kaldım psikolojisi aşırı yemeğe neden olabilir. Orucu bir çorba ile açmak ve kısa bir ara verdikten sonra ana yemeğe geçmek en uygun yöntemdir. Yüksek porsiyonlarla mideyi bir anda doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, hazımsızlığa sebep olabilir" diye konuştu. Pişirme yöntemlerinin de önemine değinen Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, ızgara, fırınlama, haşlama ve buğulama tekniklerinin tercih edilmesi gerektiğini, kızartma ve kavurma yöntemlerinin ise gereksiz yağ alımına yol açtığını ifade etti. Su tüketimine dikkat BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, iftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su tüketilmesi gerektiğini ve özellikle yoğun tempoda çalışan, fiziksel efor harcayan kişilerin sıvı alımına daha fazla özen göstermesi gerektiğini, tatlı tüketiminin de iftardan hemen sonra değil, birkaç saat sonra ara öğün olarak planlanmasını önererek, "Şerbetli tatlılar yerine meyve tatlıları veya sütlü tatlıları küçük porsiyonlarda tercih etmek daha sağlıklı olacaktır" dedi. İftar sonrası yürüyüş önerisi Sindirim sistemini desteklemek ve bağırsak hareketlerini artırmak için iftardan 1-2 saat sonra hafif tempolu yürüyüşlerin faydalı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Asu Kurtuluş, Ramazan ayında kilo kontrolü için öğün atlamamak, porsiyon kontrolüne dikkat etmek ve haftada 2-3 gün hafif egzersiz eklemenin önemli olduğunu vurguladı ve egzersizleri yapan kişilerin ise kas kaybını önlemek için yeterli protein alımına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Diyabet hastaları ve gebeler dikkatli olmalı Diyabet hastalarının oruç tutup tutamayacağının kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kurtuluş, "Diyabet tipi, kullanılan tedavi yöntemi, kan şekeri kontrolü ve eşlik eden hastalıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun süren açlık hipoglisemi riskini artırabileceği için özellikle insülin veya insülin salgılatıcı ilaç kullanan hastalar mutlaka doktor kontrolünde karar vermelidir" dedi. Gebelikte ise annenin ve bebeğin sağlığının öncelikli olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Kurtuluş, sağlıklı ve komplikasyonsuz gebeliklerde doktor kontrolünde oruç tutulabileceğini; ancak düşük tehdidi, erken doğum riski, tansiyon problemi, kansızlık, çoğul gebelik ya da gestasyonel diyabet gibi durumlarda orucun önerilmediğini belirtti. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, "Gebelik, artmış enerji ve sıvı ihtiyacı olan özel bir dönemdir. Karar mutlaka kadın doğum uzmanı kontrolünde verilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Çarşı ve Pazar Doldu Taştı! Haber

Çarşı ve Pazar Doldu Taştı!

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Bursa’daki çarşı ve pazarlarda yoğunluk yaşanmaya başladı. Kasap reyonlarında uygun fiyatları gören vatandaşlar uzun kuyruklar oluştururken, pazarlarda hurma ürünleri en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Vatandaşlar, Ramazan öncesi alışverişin bütçelerine katkı sağladığını belirterek, "Tabii iyi bir avantaj, vatandaşa hizmet oluyor. Eti millet göremiyor, bari bu fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. Uygun fiyatları görünce çok memnunuz, devamlı buradan alışveriş yapıyoruz" dedi. Kasap işletme sahibi Serkan Gözüyılmaz, uyguladıkları fiyat politikası hakkında, "Bu sırrı uygun fiyat, kalite ve hizmetle sağlayabiliyoruz. Toptanı perakendeye müşteriye yansıtıyoruz. Bursa’da altı şubemiz var ve bütün şubelerde lokantaya verdiğimiz fiyatı tezgahımıza da yansıtıyoruz. Çok güzel tepkiler alıyoruz" açıklamasını yaptı. Dana hazır çekilmiş kıyma 670, dana kuşbaşı 785, kuzu gerdan 665, kuzu kuşbaşı ise 850 liradan alıcılarıyla buluştu. Pazarda hurma çeşitlerinin vatandaşlar tarafından yoğun talep gördüğü gözlendi. Hurmanın fiyatlarının 150 TL’den başlayıp 700-800 TL’ye kadar çıktığını söyleyen bir esnaf, "Herkes bütçesine göre almaya çalışıyor. İnsanlar sigaraya verdiği parayı böyle harcayarak birikim yapabiliyor, bir umut yolculuğu için değerlendirebiliyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşlar ise Ramazan alışverişlerini barış, anlayış ve sevgi temasıyla yaptıklarını belirterek, "Her zaman herkesin aldığı her şeyi aldık. Dışarıya fazla çıkmasam da bu normal geliyor. Allah dışardakilere de yardım etsin" dedi. Öte yandan, bazı esnaflar Ramazan dolayısıyla hurma ve bakliyat gibi ürünlerde üretim yetersizliği bulunduğunu, bu nedenle vatandaşların talebinin yüksek olduğunu ifade etti.

"Sigarayı bırakmak mümkün" Haber

"Sigarayı bırakmak mümkün"

Uzman Doktor Ebru Kazandırmak Oflaz, sigaranın dünyada ve Türkiye’de önlenebilir hastalık ve ölüm nedenlerinin başında geldiğini vurguladı. Şükrüpaşa Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi ve Sigara Bırakma Polikliniği sorumlusu olan Oflaz, sigaranın kalp-damar hastalıklarından kansere, KOAH’tan inmeye kadar birçok ciddi sağlık sorunuyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, "Sigara bir alışkanlık değil, tedavi edilebilir bir bağımlılıktır" dedi. Sigara Bırakma Polikliniğinde bilimsel ve etkili yöntemler uygulandığını ifade eden Oflaz, polikliniğe başvuran bireylerde öncelikle nikotin bağımlılık düzeyinin ve bırakmaya hazır oluşun değerlendirildiğini söyledi. Değerlendirme sonrası kişiye özel bırakma planı oluşturulduğunu aktaran Oflaz, motivasyonel görüşme teknikleri ve gerekli görülen hastalarda farmakolojik tedavilerle sürecin tıbbi çerçevede yürütüldüğünü kaydetti. Toplumda sıkça dile getirilen "çok denedim ama olmadı" düşüncesinin çoğunlukla nikotin bağımlılığının güçlü etkisinden kaynaklandığını belirten Oflaz, nikotinin yüksek derecede bağımlılık yapıcı bir madde olduğuna dikkat çekti. Profesyonel destek alınmadan yapılan bırakma girişimlerinin çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlandığını ifade eden Oflaz, destek almanın bırakma sürecini kolaylaştırdığını ve başarı oranını önemli ölçüde artırdığını vurguladı. "Sigarayı bırakmak mümkün" Sigarayı bırakmanın sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin çok kısa sürede başladığını belirten Oflaz, "Bıraktıktan yalnızca 20 dakika sonra kalp atım hızı ve kan basıncı düşmeye başlar. İlk 24 saat içinde kanda karbonmonoksit seviyesi normale inerken oksijen düzeyi yükselir. İlk haftalarda tat ve koku duyusu düzelir, öksürük, balgam, nefes darlığı ve yorgunluk azalır. Uzun vadede ise kalp krizi, inme ve birçok kanser türü açısından risk belirgin şekilde düşer" dedi. Ayrıca sigarayı bırakan bireylerin ailelerini ve özellikle çocuklarını pasif dumandan koruduğunu da sözlerine ekledi. Vatandaşlara çağrıda bulunan Oflaz, sigarayı bırakmanın mümkün olduğunu ve doğru yöntemlerle planlandığında çok daha başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti. Sigara Bırakma Polikliniklerinin ücretsiz hizmet verdiğini hatırlatan Oflaz, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, MHRS üzerinden randevu alarak, Sağlıklı Hayat Merkezlerine doğrudan başvurarak ya da MHRS üzerinden Uzaktan Değerlendirme randevusu ile online görüşme yaparak hizmetten faydalanabileceklerini söyledi. "Bırakmak için doğru zaman yoktur, en doğru zaman bugündür" diyen Oflaz, sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşları Sigara Bırakma Polikliniğine davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.