Hava Durumu

#Çalışanlar

Yeni Marmara Gazetesi - Çalışanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çalışanlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Toksik patronlar çalışma hayatını zorluyor Haber

Toksik patronlar çalışma hayatını zorluyor

Toksik Patron Nedir? İnsan kaynakları uzmanları, toksik patronu; çalışanları sürekli eleştiren, başarıyı sahiplenip hataları başkalarına yükleyen, iletişimde baskıcı ve öngörülemez davranan yönetici olarak tanımlıyor. Bu tür yöneticilerin olduğu iş ortamlarında stres düzeyinin arttığı, işten ayrılma oranlarının yükseldiği belirtiliyor. Çalışanlar Ne Yapabilir? Uzmanlar, toksik bir patronla karşı karşıya kalan çalışanların öncelikle durumu doğru tanımlaması gerektiğini vurguluyor. Kişisel algılar ile sistematik davranışlar arasındaki farkın netleştirilmesi, atılacak adımlar açısından kritik görülüyor. Belgelenmiş iletişim: Yazılı kayıtlar tutmak ve iş süreçlerini belgelemek, olası anlaşmazlıklarda çalışanı koruyabiliyor. Sınır koyma: Profesyonel çerçevede net sınırlar belirlemek, toksik davranışların etkisini azaltabiliyor. Destek arayışı: İnsan kaynakları birimleri veya güvenilir yöneticilerle görüşmek, kurumsal çözümlerin önünü açabiliyor. Kendi sağlığını koruma: Uzmanlar, uzun süreli psikolojik baskının tükenmişliğe yol açabileceği konusunda uyarıyor. Kurumsal Sorumluluk Tartışması Çalışma psikologlarına göre toksik yönetim yalnızca bireysel bir sorun değil, aynı zamanda kurumsal bir risk. Şirketlerin liderlik eğitimlerine yatırım yapması, geri bildirim mekanizmalarını güçlendirmesi ve çalışan şikâyetlerini ciddiyetle ele alması gerektiği ifade ediliyor. Son Çare: İş Değişikliği Uzmanlar, tüm girişimlere rağmen toksik ortamın değişmemesi durumunda, çalışanların kendi kariyer ve ruh sağlıklarını önceliklendirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu noktada iş değiştirmenin, bazı durumlarda en sağlıklı seçenek olabileceği vurgulanıyor.

Yargıtay'dan davalı çalışanlar için kritik karar Haber

Yargıtay'dan davalı çalışanlar için kritik karar

Bir inşaat şirketinin yurt dışı projelerinde tam 22 sene boyunca çalışan kaynakçı, işten atıldı. İş Mahkemesi'nin yolunu tutan mağdur işçi, iş akdinin haksız feshedildiğini, en son aylık ücretinin bin 800 USD olduğunu, bunun dışında 35 USD banka komisyonu, prim, her türlü masrafın (yemek, ısınma, temizlik) işverence karşılandığını dile getirdi. İşçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Mahkemede savunma yapan işveren avukatı ise davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının proje bazlı olarak çalıştığını, sürekli ve kesintisiz değil, inşaat işlerinin yapısı gereği belirli dönemler halinde olduğunu, projenin bitmesi sebebi ile iş akdinin kendiliğinden sona erdiğini öne sürdü. Mahkeme, davanın kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline hükmetti. Kararı davalı şirket avukatı temyiz etti. Dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Davaya konu alacakların varlığının ispat yükünün davacı olduğuna dikkat çekilen Yargıtay kararında, davacının çalışma olgusu yönünden işyeri kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayandığı hatırlatıldı. Kararda şu ifadelere yer verildi: "Somut uyuşmazlıkta, işçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılmalı ve salt bu tanıkların beyanı ile sonuca gidilmemelidir. İşveren ile husumet içinde olan tanıkların beyanları diğer yan delillerle birlikte değerlendirilmelidir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı ve tatil günlerinde çalıştığı kabul edilip alacak hesaplanmıştır. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan kişilerdir. Tanıkların konumu, tanıklıklarına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle tanıklıklarına itibar edilemez. Bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil çalışma süreleri de davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Davacı fazla çalışma yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını somut delillerle kanıtlayamadığından bu taleplerin reddi gerekirken kabulü hatalıdır. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.