Hava Durumu

#Çay

Yeni Marmara Gazetesi - Çay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar Haber

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar

Karacabey'de kavurucu sıcaklar ve güneş altında çapa, dikim ve hasat gibi ağır işleri yürüten tarım işçilerinin tarladaki zorlu mesaisi devam ediyor. Bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar sebebiyle gecikmeli olarak 15 Mayıs'tan sonra başlayan salçalık domates ve biber fidesi dikimleri için arazilerde yoğun bir tempo yürütülüyor. Gün boyu güneşin altında yoğun emek harcayan işçilerin öğle paydosundaki en büyük motivasyon kaynağı ve vazgeçilmezi ise geleneksel yöntemlerle demlenen odun ateşi çayı oluyor. Mataralardaki su odun ateşinde kaynıyor Tarım işçilerinin başında bulunan çavuşun eşi Güler Şengül, her gün öğle paydosuna kısa bir süre kala hazırlıklara girişiyor. İşçilerin kendisine teslim ettiği metal mataraları ve çaydanlıkları bir araya getiren Şengül, tarlada yakılan odun ateşinin etrafına bunları dizerek içindeki suları kaynatıyor. Öğle molası saatinin gelmesiyle birlikte işçiler, mataralarda kaynayan sıcak suyun içine çaylarını ilave ederek yemeklerini yiyene kadar demlenmeye bırakıyor. "Bu çay bizim zahmetimizin ödülü" Odun ateşinin korunda ve közün yakınında demlenen matara çayı, özellikle kadın işçilerin tüm günün yorgunluğunu üzerinden atmasını sağlıyor. Tarladaki ağır çalışma şartlarına rağmen bu keyiflerinden asla ödün vermediklerini belirten kadın işçiler, açık havada içtikleri çayın lezzetinin evdekinden çok daha farklı ve güzel olduğunu ifade etti. Çayın kendileri için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren işçiler, "Evde demlendiğinde bu kadar lezzetli olmuyor. Odunla yapılan çayın hepsi güzel oluyor. Yorgunluğumuzu geçiriyor. Çay olmazsa olmazımız. Tarlada yorgunluğa en iyi gelen bu çay. Zahmetimizin ödülü bu çay" dedi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen de tarım işçilerinin yaz sıcaklarında çok ağır ve zahmetli bir iş üstlendiğine dikkati çekerek, işçilerin öğle paydoslarında yemeklerini yedikten sonra hemen çay saatine geçtiklerini ve odun ateşinde demlenen bu çayın tadının bir başka olduğunu belirtti.

Soluk borusuna yemek kaçan vatandaş Heimlich manevrasıyla kurtarıldı Haber

Soluk borusuna yemek kaçan vatandaş Heimlich manevrasıyla kurtarıldı

Olay, Osmangazi ilçesi Ovaakça Mahallesi'nde bir fast food işletmesinde yaşandı. Öğle saatlerinde yemek yemek için işletmeye gelen yaklaşık 65 yaşındaki bir vatandaş, yediği yemeğin soluk borusuna kaçması sonucu nefessiz kaldı. El hareketleriyle yardım isteyen vatandaş esnaf Samet Gözütok'un uyguladığı Heimlich manevrasıyla hayata tutundu. Doğru ve zamanında yapılan müdahale sayesinde nefes almaya başlayan vatandaşın kısa sürede kendine geldiği öğrenildi. Bir süre dinlenen vatandaşın yaklaşık 5 dakika sonra yeniden yemeğine devam ettiği ve ardından çay içerek işletmeden ayrıldığı belirtildi. "Yoğunluk vardı, fark etmemiz saniyeler aldı" Yaşananları anlatan işletme sahibi Sezgin Yakupoğlu, "Gerçekten talihsiz bir olaydı ama çok şükür kötü bir sonuç yaşanmadı. İş yerimiz oldukça yoğundu, bu yüzden durumu ilk anda fark edemedik. Samet kardeşimizin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde vatandaşımızı kaybetmeden kurtardık. Kendisine minnettarız" dedi. "20-30 saniyede müdahale ettik" Hayat kurtaran müdahaleyi gerçekleştiren Samet Gözütok, "Amcamızın bize doğru işaret ettiğini görünce hemen durumun ciddiyetini anladık. Hiç vakit kaybetmeden müdahale ettim. Yaklaşık 20-30 saniye içinde Heimlich manevrasını uyguladım. Daha önce yurt dışında katıldığım bir eğitimde öğrenmiştim. O bilgi sayesinde bugün bir hayat kurtuldu" diye konuştu. Gözütok, ilk yardım eğitiminin önemine dikkat çekerek, "Bu tür durumlarda saniyeler hayat kurtarıyor. Herkesin en az bir kez ilk yardım eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Bursalılar sahurda tarihi meydanda buluştu Haber

Bursalılar sahurda tarihi meydanda buluştu

Bursa’da soğuk havaya rağmen, vatandaşlar sahuru dışarıda yapmak için soluğu Osmangazi ilçesinde bulunan Abdal Meydanı'nda aldı. Ramazan ayında sahur geleneğine dönüşen simit ve tahinli pide yemek isteyen binlerce vatandaşın bulunduğu alan hınca hınç doldu. Meydana gelen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, Bursalıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başkan Aydın, sahur için meydana gelenlere simit ve çay ikramında bulundu. Yoğun katılımın olduğu sahur programında vatandaşlar Başkan Erkan Aydın’la sohbet edip, hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Soğuk havaya rağmen tarihi bir kalabalığın olduğu meydanda birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olan Ramazan’ın manevi havası en güzel şekilde yaşandı. Bursa’nın simgelerinden tarihi Abdal Meydanı’nın her sene olduğu gibi bu sene de sahurda yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Ramazan ayında Osmangazi Belediyesi olarak her gün 8 ayrı noktada yaklaşık 4 bin vatandaşımızı iftar sofrasında buluşturuyoruz. Bu gecede vatandaşlarımızla tarihi Abdal Meydanı’nda sahur programında bir araya geldik. Muazzam bir kalabalık var, tarihi meydanda vatandaşlarımıza simit ve çay ikramında bulunduk. Ramazan ayının manevi havasını düzenlediğimiz programlarla tüm Osmangazi’de yaşatmaya çalışıyoruz. Tarihi meydanda Bursalılarla bir araya gelerek sahur yapmak çok keyifliydi. Ramazan boyunca vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Programa katılan vatandaşlar ise Tarihi Abdal Meydanı’nda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’la sahur yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Kardeşlik sofrası Karacabey’de kuruldu Haber

Kardeşlik sofrası Karacabey’de kuruldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programları Karacabey ilçesiyle devam etti. Karacabey Kapalı Pazar Alanı’nda yapılan programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile birlikte CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Mustafa Bozbey masaları tek tek gezerek vatandaşların görüş ve önerileri dinlerken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. "RAMAZAN’DA HER GÜN 35 BİN VATANDAŞIMIZA ULAŞIYORUZ" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karacabeylilerle kardeşlik sofrasında buluşmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Ramazan ayının bereketini ve huzurunu kent genelinde hissettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, gönüllerin aynı duada buluştuğunu, lokmaların paylaşıldığını, kardeşliğin pekiştirildiğini dile getirdi. Ramazan ayının dayanışmanın büyüdüğü, iyiliğin çoğaldığı, kalplerin yumuşadığı bir ay olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Soframızda eşitlik, adalet, paylaşma, birlik ve beraberlik vardır. Ramazan ayı boyunca Bursa’nın dört bir yanında hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Her akşam kardeşlik sofrasını bir ilçede kuruyoruz. 4 sabit iftar noktasında halkımızla buluşuyoruz. İftara yetişemeyenlere iftariyelik ikram ediyoruz. Ramazan ayında her gün ortalama 35 bin vatandaşımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "KARACABEYLİLERİ DE GÜLÜMSETİYORUZ" Bursalıların yanlarında olduklarını, dertlerini dinlediklerini, kenti ortak akılla yönettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan ayında sosyal destekleri artırarak sürdürdüklerini belirtti. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı son dönemde vatandaşın üzerindeki yükleri hafifletmek için tüm imkanları kullandıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle Karacabeylileri de gülümsetiyoruz. Karacabey’in altyapıdan üstyapıya tüm sorunlarını biliyoruz. Karacabeylilerin talep ettiği tüm hizmetleri gerçekleştireceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" diye konuştu. CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu iftar programında çok iyi hissettiklerini ifade ederek, destek ve katkılarından dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftarın ardından Karacabey sokaklarında vatandaşlarla buluşarak esnafa hayırlı işler dileyen Başkan Mustafa Bozbey, girdiği bir kahvehanede çay ocağına geçerek çay ikramında bulundu. Başkan Mustafa Bozbey, teravih namazının ardından Karacabey Uluabatlı Hasan Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri Video Galeri

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri

     Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.      Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur      Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı?      Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli?      İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan'da sıvı tüketimi önemli      Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.

Türkiye'nin tescilli çay tiryakisi şehri Gaziantep Haber

Türkiye'nin tescilli çay tiryakisi şehri Gaziantep

Gastronomi dalında UNESCO'nun "Geliştirici Şehirler Ağına" giren, fıstığı, baklavası ve mutfağıyla ünlü Gaziantep, Türkiye'nin çay tiryakisi şehri oldu. Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen "Antep Baklavası" başta olmak üzere "Antep Fıstık Ezmesi" ve "Menengiç Kahvesi" gibi lezzetlerinin yanı sıra Türk Patent ve Marka Kurumu'nca (TÜRKPATENT) coğrafi işaret tescil belgesi verilen 108 lezzeti ve zengin yemek mutfağıyla sıkça adından söz ettiren Gaziantep, çay tiryakiliğinde de zirveyi kaptı. Misafirperverliğin, dostluğun, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmazı ve sembol içeceği olan çayın en çok tüketildiği şehir olan Gaziantep, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından Türkiye'deki çay tüketim alışkanlıklarına yönelik hazırlanan listede zirvede yer aldı. Gece uyuyana kadar çay içiyorlar Türkiye'nin en çok çay içen şehri olan Gaziantep'te tiryaki vatandaşlar, sabah kahvaltısından itibaren içmeye başladıkları çayı gece uyuyana kadar tüketiyor. Türkiye'de en fazla çay tiryakisi olan şehirlerin başında gelen Gaziantep'te ince belli bardakta sunulan çay, koyu muhabbetlerin, samimiyetin ve misafirperverliğin en güçlü simgesi olarak ön plana çıkıyor. Çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri geride bıraktı Çay tüketiminin adeta bir yaşam tarzına dönüştüğü Gaziantep'te gün boyu çay ocaklarında, evlerde, iş yerlerinde ve kahvehanelerde demlikler hiç soğumuyor. Tiryakilikte çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri geride bırakan Gaziantep'te çay o kadar sık tüketiliyor ki Gazianteplilerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Günün her saatinde çay hazır Zengin mutfak kültürüne sahip Gaziantep, çay tüketimindeki yükselişiyle de yeni bir kimlik kazanırken, çayın kentte günün her saatinde aile ve dost toplantılarında önemli bir yer tutuyor. Kahvehane ve çay ocağı alışkanlığının yaygın olduğu Gaziantep'te vatandaşlar, özellikle de yemekten sonra içecek olarak çay içmeyi tercih ediyor. Çay tüketiminin yanı sıra çay ocakları ve kahvehanelerdeki hareketliliğiyle dikkat çeken Gaziantep'te günün her saatinde tüketilen ve sosyal hayatın merkezinde yer alan bir unsur olduğunu bir kez daha kanıtlayan çayın tanesi çay ocaklarında 10 ile 20 TL'den satılıyor. "Gaziantep çok çay tüketiyor" 50 yıldır çay ocağı işleten Aladdin Demir, Gazianteplilerin çayı çok sevdiğini, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmaz içeceğinin çay olduğunu söyledi. Türkiye'nin en fazla çay tüketilen şehrinin Gaziantep olmasına şaşırmadıklarını belirten Demir, "7 yaşından beri bu işi yapıyorum. Gaziantep'te çay tiryakiliği bir bambaşkadır. Ben bir müşterinin 33 tane çay içtiğini gördüm. Çayı içtikten sonra 'şimdi kafam yerine geldi' dedi. Çay karın doyurucu bir içecek değil. Keyif içeceğidir. Yemeklerden sonra 4-5 tane çay içilir. Arkadaş sohbeti olduğu zaman mutlaka çay içilir. Kahve pek tutmuyor. Genelde çay tiryakiliği çok var. Doğru bir araştırma yapmışlar. Gerçekten de Gaziantep çok çay tüketiyor. Ama şu da var. Gaziantep'in çay demleyişi çok güzel ve biz çayı buharda demliyoruz. Ateşe koymuyoruz. Bu da çayın acı olmasını önlüyor. 10 tane çay içseniz bile ne mideye dokunur ne de siz rahatsız eder. En az çay içen 3-5 tane içiyor. Vallahi çay yetiştiremiyoruz. Dükkanlara da götürüyoruz. Gaziantep misafirperver bir şehir olduğu için herkese de çay ikram edilir. Misafirperverlik Gaziantep'in özünde var" dedi. "Günlük 15-20 bardak çay içiyorum" Çayın Gaziantepliler için olmazsa olmaz içecek olduğunu belirten vatandaşlardan Hakan Demir ise sabahtan akşama kadar çay içtiklerini ifade ederek, "Çay tiryakisiyiz ve çay içmeden duramıyoruz. Çay içmediğimiz zaman başımıza ağrılar giriyor. Çay denildiği zaman akan sular duruyor. Sabah gözümüzü açtığımızda çay içiyoruz. Öğlen olduğunda çay içiyoruz. Akşam olduğunda çay içiyoruz. Misafir geldiği zaman veya misafirliğe gittiğimiz zaman çay içiyoruz. Ben günlük 15-20 bardak çay içiyorum ama bazı arkadaşlarımız 30-35 bardak içiyor" şeklinde konuştu. "Çay olmazsa olmazımız" Çay içmeyi çok sevdiklerini belirten Mehmet Yılmaz ise günde koyu muhabbet ve sohbetlerin olduğu ortamlarda 50 bardak çay içtiğini belirterek, "Gaziantep sohbetiyle, muhabbetiyle misafirliği seven bir memlekettir. Misafirlerle otururken çay içilir. Çayın özellikle kışın çok içilmesinin sebebi insanı sıcak tutmasıdır. Sabahleyin kahvaltıdan başlayarak uyuyana kadar çay içeriz. Günde 40-50 bardaktan az çay içmiyoruz. Sohbet bol olunca çay da bol içiliyor. Gaziantep halkı çayı çok sever. Yemeklerden sonra mutlaka çay içilir. Gece uyuyuncaya kadar çay içeriz. Çayı çok severiz. Çay olmazsa olmazımız" diye konuştu.

Van'da yıllara meydan okuyan çay evi nostaljiye kapı aralıyor Haber

Van'da yıllara meydan okuyan çay evi nostaljiye kapı aralıyor

Van'ın İpekyolu ilçesindeki Kahvaltıcılar Sokağı'nda yer alan ve yaklaşık 83 yıllık geçmişiyle kentin hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi çay evi, ziyaretçilerine nostaljik bir yolculuk sunuyor. Van'da 1942 yılından bu yana hizmet veren çay evi, özellikle kış aylarında odun sobası etrafında oluşan sıcak atmosferiyle dikkat çekiyor. Sobanın üzerinde demlenen çay ve tarçının kokusu mekânı sararken, geçmişten bugüne taşınan masa, sandalye ve demlikler ise eski günleri hatırlatıyor. Sigara içilmesine izin verilmeyen ve siyasetin konuşulmadığı çay evi, huzurlu ortamıyla her kesimden ziyaretçiyi ağırlıyor. 12 bardak çayı tek seferde servis ediyor Çay evinin dikkat çeken bir diğer özelliği ise çay servisi. Tepside çay sunmayı tercih etmeyen çay evi sahibi Dolayı Usta, yaklaşık 12 bardağı aynı anda eline alarak masalara servis yapıyor. Yılların verdiği alışkanlıkla yapılan bu sunum, mekânın kendine has kültürünü ve ustalığını gözler önüne seriyor. "Bu değerin yok olmasına gönlümüz razı değil" İHA muhbirine konuşan 56 yaşındaki çay evi sahibi Dolayı Öztürk, mekânın Van kültürünü yaşatmak amacıyla korunduğunu belirtti. Kentin en eski çay evi olduğunu ifade eden Öztürk, "Tam 83 yıllık bir geçmişe sahiptir. Biz burada eskiyi canlandırmaya, yaşatmaya çalışıyoruz. Van'ın kültürünü yaşatmak istiyoruz. Büyüklerimizin geçmişte yaşadıklarını, örfünü ve adetlerini kaybetmek istemiyoruz; bu değerin yok olmasına gönlümüz razı değil. Bakıyorsunuz; sobamız eski, sandalyelerimiz eski, demliklerimiz eskidir. Hepsini geçmişe dayanarak kullanıyoruz. Çünkü diyoruz ki, büyüklerimizin örfü, adeti kaybolmasın. Bunları yaşatmaya çalışıyoruz" dedi. "Burada bir bilgi bankası oluşuyor" Bu tür kahvehanelerin dostluklarının çok farklı olduğunu dile getiren Öztürk, "Buraya gelen insanların bilgi ve birikimi çok kıymetlidir. Biz onlara adeta birer ‘kitap' diyoruz. Çünkü aralarında büyük esnaflar, önemli bürokratlar ve iş insanları var. Hepsi bir araya geldiğinde adeta bir bilgi bankası oluşuyor. Gençler buraya geliyor ve bu insanlardan çok şey alıyor" diye konuştu. Her kesimden vatandaşı çay evinde ağırladıklarını söyleyen Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sigara yasaklandığı gün biz de kahvemizde yasakladık. Bu çok güzel bir uygulama oldu. Ayrıca burası siyasetin olmadığı bir ortamdır. Herkese açık bir yerdir. Her kesimden insan gelir ve herkes buradan memnun ayrılır. İnsanlar geliyor, eskiyi yad ediyor; sandalyeye, masaya, çaya bakıyor. Zaten bir tezgâh yaklaşık 84 yıl ayakta durmuşsa, bilin ki onun verdiği bir tat, bir emek vardır. Çünkü bu memleketin değerlerine sahip çıkılması gerekiyor. Eğer biz bunları yaşatmaz, sahip çıkmaz ve korumazsak, ileride hepsi yok olur." "Emekli olduktan sonra neredeyse her gün buradayım" 13 yıl önce emekli olduktan sonra hemen her gün bu çay evine geldiğini ifade eden Ferzende Olgun ise "Buraya genellikle esnaflar ve emekli olan insanlar gelir. İnsanlar burada dinlenir, sohbet eder. Biz de sürekli buradayız; gelip burada dinleniyoruz. Ben kendi adıma söyleyeyim; emekli olduktan sonra neredeyse her gün buradayım. 2013 yılında emekli oldum ve o günden bu yana hep buraya geliyorum" dedi. "Çok güzel ve nostaljik bir mekândır" 1980'li yıllardan beri aynı çay evine geldiğini söyleyen Burhan Çap da, "Burası bana hep eskiyi hatırlatıyor. Buraya geldiğimde interneti, teknolojiyi, her şeyi unutuyorum. Eski zamanlar, eski hatıralar, arkadaşlar geliyor aklıma. Öğrencilik yıllarımızda da buraya gelir, hep çay içerdik. Çayı gerçekten çok güzeldir. Burası güzel bir yer, çok güzel ve nostaljik bir mekândır" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.