Hava Durumu

#Çay

Yeni Marmara Gazetesi - Çay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursalılar sahurda tarihi meydanda buluştu Haber

Bursalılar sahurda tarihi meydanda buluştu

Bursa’da soğuk havaya rağmen, vatandaşlar sahuru dışarıda yapmak için soluğu Osmangazi ilçesinde bulunan Abdal Meydanı'nda aldı. Ramazan ayında sahur geleneğine dönüşen simit ve tahinli pide yemek isteyen binlerce vatandaşın bulunduğu alan hınca hınç doldu. Meydana gelen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da, Bursalıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başkan Aydın, sahur için meydana gelenlere simit ve çay ikramında bulundu. Yoğun katılımın olduğu sahur programında vatandaşlar Başkan Erkan Aydın’la sohbet edip, hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Soğuk havaya rağmen tarihi bir kalabalığın olduğu meydanda birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olan Ramazan’ın manevi havası en güzel şekilde yaşandı. Bursa’nın simgelerinden tarihi Abdal Meydanı’nın her sene olduğu gibi bu sene de sahurda yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Ramazan ayında Osmangazi Belediyesi olarak her gün 8 ayrı noktada yaklaşık 4 bin vatandaşımızı iftar sofrasında buluşturuyoruz. Bu gecede vatandaşlarımızla tarihi Abdal Meydanı’nda sahur programında bir araya geldik. Muazzam bir kalabalık var, tarihi meydanda vatandaşlarımıza simit ve çay ikramında bulunduk. Ramazan ayının manevi havasını düzenlediğimiz programlarla tüm Osmangazi’de yaşatmaya çalışıyoruz. Tarihi meydanda Bursalılarla bir araya gelerek sahur yapmak çok keyifliydi. Ramazan boyunca vatandaşlarla bir araya gelmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Programa katılan vatandaşlar ise Tarihi Abdal Meydanı’nda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’la sahur yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Kardeşlik sofrası Karacabey’de kuruldu Haber

Kardeşlik sofrası Karacabey’de kuruldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programları Karacabey ilçesiyle devam etti. Karacabey Kapalı Pazar Alanı’nda yapılan programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile birlikte CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Mustafa Bozbey masaları tek tek gezerek vatandaşların görüş ve önerileri dinlerken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. "RAMAZAN’DA HER GÜN 35 BİN VATANDAŞIMIZA ULAŞIYORUZ" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karacabeylilerle kardeşlik sofrasında buluşmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Ramazan ayının bereketini ve huzurunu kent genelinde hissettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, gönüllerin aynı duada buluştuğunu, lokmaların paylaşıldığını, kardeşliğin pekiştirildiğini dile getirdi. Ramazan ayının dayanışmanın büyüdüğü, iyiliğin çoğaldığı, kalplerin yumuşadığı bir ay olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Soframızda eşitlik, adalet, paylaşma, birlik ve beraberlik vardır. Ramazan ayı boyunca Bursa’nın dört bir yanında hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Her akşam kardeşlik sofrasını bir ilçede kuruyoruz. 4 sabit iftar noktasında halkımızla buluşuyoruz. İftara yetişemeyenlere iftariyelik ikram ediyoruz. Ramazan ayında her gün ortalama 35 bin vatandaşımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "KARACABEYLİLERİ DE GÜLÜMSETİYORUZ" Bursalıların yanlarında olduklarını, dertlerini dinlediklerini, kenti ortak akılla yönettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan ayında sosyal destekleri artırarak sürdürdüklerini belirtti. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı son dönemde vatandaşın üzerindeki yükleri hafifletmek için tüm imkanları kullandıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle Karacabeylileri de gülümsetiyoruz. Karacabey’in altyapıdan üstyapıya tüm sorunlarını biliyoruz. Karacabeylilerin talep ettiği tüm hizmetleri gerçekleştireceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" diye konuştu. CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu iftar programında çok iyi hissettiklerini ifade ederek, destek ve katkılarından dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftarın ardından Karacabey sokaklarında vatandaşlarla buluşarak esnafa hayırlı işler dileyen Başkan Mustafa Bozbey, girdiği bir kahvehanede çay ocağına geçerek çay ikramında bulundu. Başkan Mustafa Bozbey, teravih namazının ardından Karacabey Uluabatlı Hasan Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri Video Galeri

Büyükşehir uzmanlarından Ramazan'da beslenme tavsiyeleri

     Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte vatandaşların beslenmesine ilişkin tavsiyelerde bulundu.      Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayında da vatandaşlara yönelik ücretsiz sağlıklı beslenme danışmanlığı hizmetini sürdürüyor. Ücretsiz diyetisyen hizmeti kapsamında sağlıklı, yeterli, dengeli ve bilinçli beslenme adına yol gösteriliyor. Destek kapsamında yaşam kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar yapılırken, buna uygun beslenme programları oluşturuluyor. En kritik öğün, sahur      Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görevli Diyetisyen Dr. Nilgün İstek, Ramazan ayının manevi yönünün yanında beslenme alışkanlıklarının da yeniden şekillendiği bir dönem olduğunu söyledi. Ramazan ayında en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Dr. Nilgün İstek, sahur yapılmadığı takdirde gün içerisinde halsizlik, baş ağrısı, dikkat azalması gibi sorunlar yaşanabileceğini ifade etti. Sahur nasıl yapılmalı?      Doğru bir sahurun yapılmasının da bu tür etkileri ortadan kaldırabileceğini anlatan Dr. Nilgün İstek, "Sahurda tam buğday unu, tam tahıllı ekmek gibi karbonhidratların yanında yumurta, peynir, yoğurt gibi sağlıklı ve proteinli besinler tüketilebilir. Aynı zamanda zeytin, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağların alınması da faydalı olur. Sahurda şekerli gıdalar, tuzlu yiyecekler, salamuralar mümkün olduğunca az tüketilmeli. Böylece gün boyunca çabuk acıkma veya çabuk susama gibi durumları en aza indirebiliriz" dedi. İftarda nelere dikkat edilmeli?      İftarda ise en önemli noktanın kademeli beslenmek olduğunu dile getiren Dr. Nilgün İstek, "Uzun süreli açlıktan sonra iftar saatinde birdenbire çok ağır ve yağlı yiyecekler yemek sindirim sistemi problemlerine yol açabilir. Özellikle kronik hastalığı olanlar dikkat etmelidir. Öncelikle suyla oruç açılmalı, bir veya iki adet hurma ve zeytinle devam edilmelidir. Çorba içtikten sonra ise doğrudan ana yemeğe geçilmemeli. 10-15 dakika kadar ara verdikten sonra ana yemeğe geçilmelidir. Bu, sindirimin daha da rahatlamasına yardımcı olacaktır. Ayrıca ara vermek tokluk sinyallerinin oluşmasını sağlar. Aşırı yemek yemenin önüne geçilmiş olur. Kan şekerinin de hızlı yükselmesini engeller. Bu, daha kontrollü bir metabolizma açısından önemlidir" diye konuştu. Ramazan'da sıvı tüketimi önemli      Oruç döneminde sıvı dengesinin sağlanmasının da önemli olduğunu vurgulayan Dr. Nilgün İstek, yeterli miktarda su alınmadığı durumda baş ağrısı, dikkat azalması, halsizlik ve sindirim sistemi problemleri yaşanabileceğini anlattı. Suyu da zamana yayarak iftar ile sahur arasında tüketmek gerektiğini söyleyen Dr. Nilgün İstek, "Çay ve kahvenin, su yerine geçmeyeceği bilinmelidir. Yiyeceklerdeki demirden daha iyi yararlanabilmek için çay ve kahvenin yemekten yaklaşık bir saat sonra tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Ayrıca Ramazan ayında hareket etmek de çok değerlidir. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak fiziksel aktivite, sindirimin rahatlamasına, kan şekerinin dengelenmesine ve kilo kontrolüne yardımcı olacaktır. Kronik hastalığı olanlar özellikle oruç tutma dönemi öncesinde doktora ve diyetisyene danışmalıdır" dedi.

Türkiye'nin tescilli çay tiryakisi şehri Gaziantep Haber

Türkiye'nin tescilli çay tiryakisi şehri Gaziantep

Gastronomi dalında UNESCO'nun "Geliştirici Şehirler Ağına" giren, fıstığı, baklavası ve mutfağıyla ünlü Gaziantep, Türkiye'nin çay tiryakisi şehri oldu. Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen "Antep Baklavası" başta olmak üzere "Antep Fıstık Ezmesi" ve "Menengiç Kahvesi" gibi lezzetlerinin yanı sıra Türk Patent ve Marka Kurumu'nca (TÜRKPATENT) coğrafi işaret tescil belgesi verilen 108 lezzeti ve zengin yemek mutfağıyla sıkça adından söz ettiren Gaziantep, çay tiryakiliğinde de zirveyi kaptı. Misafirperverliğin, dostluğun, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmazı ve sembol içeceği olan çayın en çok tüketildiği şehir olan Gaziantep, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından Türkiye'deki çay tüketim alışkanlıklarına yönelik hazırlanan listede zirvede yer aldı. Gece uyuyana kadar çay içiyorlar Türkiye'nin en çok çay içen şehri olan Gaziantep'te tiryaki vatandaşlar, sabah kahvaltısından itibaren içmeye başladıkları çayı gece uyuyana kadar tüketiyor. Türkiye'de en fazla çay tiryakisi olan şehirlerin başında gelen Gaziantep'te ince belli bardakta sunulan çay, koyu muhabbetlerin, samimiyetin ve misafirperverliğin en güçlü simgesi olarak ön plana çıkıyor. Çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri geride bıraktı Çay tüketiminin adeta bir yaşam tarzına dönüştüğü Gaziantep'te gün boyu çay ocaklarında, evlerde, iş yerlerinde ve kahvehanelerde demlikler hiç soğumuyor. Tiryakilikte çayın "anavatanı" olarak bilinen Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri geride bırakan Gaziantep'te çay o kadar sık tüketiliyor ki Gazianteplilerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Günün her saatinde çay hazır Zengin mutfak kültürüne sahip Gaziantep, çay tüketimindeki yükselişiyle de yeni bir kimlik kazanırken, çayın kentte günün her saatinde aile ve dost toplantılarında önemli bir yer tutuyor. Kahvehane ve çay ocağı alışkanlığının yaygın olduğu Gaziantep'te vatandaşlar, özellikle de yemekten sonra içecek olarak çay içmeyi tercih ediyor. Çay tüketiminin yanı sıra çay ocakları ve kahvehanelerdeki hareketliliğiyle dikkat çeken Gaziantep'te günün her saatinde tüketilen ve sosyal hayatın merkezinde yer alan bir unsur olduğunu bir kez daha kanıtlayan çayın tanesi çay ocaklarında 10 ile 20 TL'den satılıyor. "Gaziantep çok çay tüketiyor" 50 yıldır çay ocağı işleten Aladdin Demir, Gazianteplilerin çayı çok sevdiğini, muhabbetin ve koyu sohbetlerin olmazsa olmaz içeceğinin çay olduğunu söyledi. Türkiye'nin en fazla çay tüketilen şehrinin Gaziantep olmasına şaşırmadıklarını belirten Demir, "7 yaşından beri bu işi yapıyorum. Gaziantep'te çay tiryakiliği bir bambaşkadır. Ben bir müşterinin 33 tane çay içtiğini gördüm. Çayı içtikten sonra 'şimdi kafam yerine geldi' dedi. Çay karın doyurucu bir içecek değil. Keyif içeceğidir. Yemeklerden sonra 4-5 tane çay içilir. Arkadaş sohbeti olduğu zaman mutlaka çay içilir. Kahve pek tutmuyor. Genelde çay tiryakiliği çok var. Doğru bir araştırma yapmışlar. Gerçekten de Gaziantep çok çay tüketiyor. Ama şu da var. Gaziantep'in çay demleyişi çok güzel ve biz çayı buharda demliyoruz. Ateşe koymuyoruz. Bu da çayın acı olmasını önlüyor. 10 tane çay içseniz bile ne mideye dokunur ne de siz rahatsız eder. En az çay içen 3-5 tane içiyor. Vallahi çay yetiştiremiyoruz. Dükkanlara da götürüyoruz. Gaziantep misafirperver bir şehir olduğu için herkese de çay ikram edilir. Misafirperverlik Gaziantep'in özünde var" dedi. "Günlük 15-20 bardak çay içiyorum" Çayın Gaziantepliler için olmazsa olmaz içecek olduğunu belirten vatandaşlardan Hakan Demir ise sabahtan akşama kadar çay içtiklerini ifade ederek, "Çay tiryakisiyiz ve çay içmeden duramıyoruz. Çay içmediğimiz zaman başımıza ağrılar giriyor. Çay denildiği zaman akan sular duruyor. Sabah gözümüzü açtığımızda çay içiyoruz. Öğlen olduğunda çay içiyoruz. Akşam olduğunda çay içiyoruz. Misafir geldiği zaman veya misafirliğe gittiğimiz zaman çay içiyoruz. Ben günlük 15-20 bardak çay içiyorum ama bazı arkadaşlarımız 30-35 bardak içiyor" şeklinde konuştu. "Çay olmazsa olmazımız" Çay içmeyi çok sevdiklerini belirten Mehmet Yılmaz ise günde koyu muhabbet ve sohbetlerin olduğu ortamlarda 50 bardak çay içtiğini belirterek, "Gaziantep sohbetiyle, muhabbetiyle misafirliği seven bir memlekettir. Misafirlerle otururken çay içilir. Çayın özellikle kışın çok içilmesinin sebebi insanı sıcak tutmasıdır. Sabahleyin kahvaltıdan başlayarak uyuyana kadar çay içeriz. Günde 40-50 bardaktan az çay içmiyoruz. Sohbet bol olunca çay da bol içiliyor. Gaziantep halkı çayı çok sever. Yemeklerden sonra mutlaka çay içilir. Gece uyuyuncaya kadar çay içeriz. Çayı çok severiz. Çay olmazsa olmazımız" diye konuştu.

Van'da yıllara meydan okuyan çay evi nostaljiye kapı aralıyor Haber

Van'da yıllara meydan okuyan çay evi nostaljiye kapı aralıyor

Van'ın İpekyolu ilçesindeki Kahvaltıcılar Sokağı'nda yer alan ve yaklaşık 83 yıllık geçmişiyle kentin hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi çay evi, ziyaretçilerine nostaljik bir yolculuk sunuyor. Van'da 1942 yılından bu yana hizmet veren çay evi, özellikle kış aylarında odun sobası etrafında oluşan sıcak atmosferiyle dikkat çekiyor. Sobanın üzerinde demlenen çay ve tarçının kokusu mekânı sararken, geçmişten bugüne taşınan masa, sandalye ve demlikler ise eski günleri hatırlatıyor. Sigara içilmesine izin verilmeyen ve siyasetin konuşulmadığı çay evi, huzurlu ortamıyla her kesimden ziyaretçiyi ağırlıyor. 12 bardak çayı tek seferde servis ediyor Çay evinin dikkat çeken bir diğer özelliği ise çay servisi. Tepside çay sunmayı tercih etmeyen çay evi sahibi Dolayı Usta, yaklaşık 12 bardağı aynı anda eline alarak masalara servis yapıyor. Yılların verdiği alışkanlıkla yapılan bu sunum, mekânın kendine has kültürünü ve ustalığını gözler önüne seriyor. "Bu değerin yok olmasına gönlümüz razı değil" İHA muhbirine konuşan 56 yaşındaki çay evi sahibi Dolayı Öztürk, mekânın Van kültürünü yaşatmak amacıyla korunduğunu belirtti. Kentin en eski çay evi olduğunu ifade eden Öztürk, "Tam 83 yıllık bir geçmişe sahiptir. Biz burada eskiyi canlandırmaya, yaşatmaya çalışıyoruz. Van'ın kültürünü yaşatmak istiyoruz. Büyüklerimizin geçmişte yaşadıklarını, örfünü ve adetlerini kaybetmek istemiyoruz; bu değerin yok olmasına gönlümüz razı değil. Bakıyorsunuz; sobamız eski, sandalyelerimiz eski, demliklerimiz eskidir. Hepsini geçmişe dayanarak kullanıyoruz. Çünkü diyoruz ki, büyüklerimizin örfü, adeti kaybolmasın. Bunları yaşatmaya çalışıyoruz" dedi. "Burada bir bilgi bankası oluşuyor" Bu tür kahvehanelerin dostluklarının çok farklı olduğunu dile getiren Öztürk, "Buraya gelen insanların bilgi ve birikimi çok kıymetlidir. Biz onlara adeta birer ‘kitap' diyoruz. Çünkü aralarında büyük esnaflar, önemli bürokratlar ve iş insanları var. Hepsi bir araya geldiğinde adeta bir bilgi bankası oluşuyor. Gençler buraya geliyor ve bu insanlardan çok şey alıyor" diye konuştu. Her kesimden vatandaşı çay evinde ağırladıklarını söyleyen Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sigara yasaklandığı gün biz de kahvemizde yasakladık. Bu çok güzel bir uygulama oldu. Ayrıca burası siyasetin olmadığı bir ortamdır. Herkese açık bir yerdir. Her kesimden insan gelir ve herkes buradan memnun ayrılır. İnsanlar geliyor, eskiyi yad ediyor; sandalyeye, masaya, çaya bakıyor. Zaten bir tezgâh yaklaşık 84 yıl ayakta durmuşsa, bilin ki onun verdiği bir tat, bir emek vardır. Çünkü bu memleketin değerlerine sahip çıkılması gerekiyor. Eğer biz bunları yaşatmaz, sahip çıkmaz ve korumazsak, ileride hepsi yok olur." "Emekli olduktan sonra neredeyse her gün buradayım" 13 yıl önce emekli olduktan sonra hemen her gün bu çay evine geldiğini ifade eden Ferzende Olgun ise "Buraya genellikle esnaflar ve emekli olan insanlar gelir. İnsanlar burada dinlenir, sohbet eder. Biz de sürekli buradayız; gelip burada dinleniyoruz. Ben kendi adıma söyleyeyim; emekli olduktan sonra neredeyse her gün buradayım. 2013 yılında emekli oldum ve o günden bu yana hep buraya geliyorum" dedi. "Çok güzel ve nostaljik bir mekândır" 1980'li yıllardan beri aynı çay evine geldiğini söyleyen Burhan Çap da, "Burası bana hep eskiyi hatırlatıyor. Buraya geldiğimde interneti, teknolojiyi, her şeyi unutuyorum. Eski zamanlar, eski hatıralar, arkadaşlar geliyor aklıma. Öğrencilik yıllarımızda da buraya gelir, hep çay içerdik. Çayı gerçekten çok güzeldir. Burası güzel bir yer, çok güzel ve nostaljik bir mekândır" şeklinde konuştu.

Yeşil, siyah, beyaz, oolong çayı derken şimdi de çayın çiçeğinden de çay yapılıyor Haber

Yeşil, siyah, beyaz, oolong çayı derken şimdi de çayın çiçeğinden de çay yapılıyor

Doğu Karadeniz bölgesinin geçim kaynağı çay yeni ürünü olan ve kilosu 6 bin TL'den satılan ‘Çay çiçeği çayı' ile dikkat çekiyor. Yaş çay sezonunun sona ermesiyle birlikte çay bitkisinden elde edilen çay çiçeği, çay bitkisinden üretimi sağlanan ek bir ürün olarak öne çıkıyor. 3 sürgün olarak toplanan çaydan yeşil çay, siyah çay, beyaz çay, oolong çayı üretiliyor. Fabrikada işledikten sonra geriye kalan çöpünden mangal kömürü imal ediliyor. Bitkinin bedeninden toplanan tohumundan yeni çay bitkisi için yapılan üretimin yanı sıra yağ üretim çalışmaları ise hız kesmeden devam ediyor. Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun'da yetişen çayın ürünleri burada sınırlı kalmıyor. Bölgenin geçim kaynağı olan çay gün geçtikçe yeni ürünleriyle müstahsilin ekonomik gelirini de tazeliyor. Bu bereketli bitki şimdi ise çay çiçeğinden üretilen ‘çay çiçeği çayı' ile ön plana çıkıyor. Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÇAYMER) tarafından üretilerek 50 gramlık ve 100 gramlık paketler halinde piyasaya sürülen çay çiçeği çayı da artık müstahsiller için yeni bir gelir kapısı olma yolunda hızla büyüyor. Henüz üretimi az olan çay çiçeği çayı kilogram başına 6 bin TL'den satılıyor. Çay çiçeği çayının yapılışını anlattı Çay çiçeği çayının yapılış aşamalarını anlatan ÇAYMER Genel Müdürü Teoman Küçükmustafa, çayın antimikrobiyal özelliğinden dolayı tercih edildiğini kaydederek "Çay çiçeği özellikçe yaş çay sezonu bittikten sonra çay bitkisinden aldığımız bir üründür. Biz bu üründen çay çiçeği çayı yapıyoruz. Birkaç aşamadan geçiyor. Toplandıktan sonra ufak bir kurutma işlemi ve ardından fırınlarımızda belli bir derecede belli bir süre ve ölçülerde çay çiçeği çayını elde ediyoruz. Özellikle antimikrobiyal özelliğinden dolayı bu çayı özellikle sindirim sistemine ve bağışıklık sistemine iyi geldiği düşüncesiyle insanların sağlık için içmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. 3 sürgün bitti şimdi çay çiçeği hasadı zamanı 3 sürgün olarak toplanan çayın sezonunun kapanmasıyla çay çiçeği hasadına başlandığını ifade eden Küçükmustafa "Kasım ayında 40-45 günlük bir hasat süreci var. Bu süreçte müstahsillerimizden bu ürünü alıp içilebilir hale getiriyoruz. 2025 yılında 50 kilogramlık bir üretim gerçekleştirdik. Tüm paydaşlarımızla birlikte, özel sektör ile ve ÇAYKUR ile birlikte bu çayın tanıtımını yapıp hem üretimde hem de tüketimde daha fazla kitlelere ulaştırmak istiyoruz. Üretim kapasitesini günden güne arttırmak istiyoruz" dedi. 50 ve 100 gramlık paketlerle piyasaya sürüldüğünü kaydeden Küçükmustafa talebe göre toptan satış yapılabildiğini de ifade ederek "Perakende satış fiyatımız şuanda kilogram başına 6 bin TL. Biz bu ürünümüzü 50 gramlık, 100 gramlık ambalajlar halinde piyasaya sürüyoruz fakat isteyen olursa kilogram olarak da satıyoruz" şeklinde konuştu.

Dev bardağı görenler gözlerine inanamadı Haber

Dev bardağı görenler gözlerine inanamadı

Rize'de arkadaş grubunun dev çay bardağıyla çektiği video sosyal medyada milyonlara ulaşarak kısa sürede gündem oldu. Gerçek görüntüleri yapay zeka sanan kullanıcılar karşısında hayrete düşen ekip, bardağın tamamen gerçek olduğunu belirtti. İstanbul'da yaşayan ve bir arkadaşlarının talebi üzerine harekete geçen Yusuf Albayrak ve Furkan Balkan, dev çay bardağıyla dikkat çeken bir video çekmek için Rize'ye gitti. Çay bahçesinde hazırladıkları senaryoyu uygulayarak çekim yapan iki arkadaş, görüntüleri sosyal medyada paylaştıktan kısa süre sonra gündem olmayı başardı. Oyunculuk performanslarıyla da izleyenlerden tam not alan Albayrak ve Balkan'ın videosu kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaştı. Videoda yer alan dev çay bardağı ise kullanıcıların en çok merak ettiği detay oldu. Görüntülerin gerçek olduğuna inanmayan birçok kişi, dev bardağın yapay zeka ile oluşturulduğunu ileri sürdü. Albayrak ve Balkan ise söz konusu bardağın tamamen gerçek olduğunu belirterek, çekimlerde büyük emek harcadıklarını ifade etti. Dev bardağı görenler gözlerine inanamadı Yusuf Albayrak, yapay zeka ile yapıldığını baranların olduğunu söyleyerek, " Rize'de bir arkadaşım var, adı Davut. Bana, "Bardakla ilgili bir video çekebilir misin?" dedi. Zaten daha önce izlemiştim; o meşhur çay bardağı videosu 37 milyon izlenmişti. "Olur" dedim. Dron ile bir çekim yapabilir miyiz ? dedi. Ben de kabul ettim. Sonra İstanbul'daki arkadaşım Furkan'ı aradım, "Böyle böyle bir çay bardağı var, videosunu çekeceğiz" dedim. İlk başta inanmadı, "Yapay zeka mı?" dedi. Fotoğrafını atınca inandı ve "Hadi gidelim, Rize'ye çekelim " dedi. Bindik uçağa gittik. O akşam Davut'u arayıp, "Toplanalım, güzel bir video planlayalım" dedim. Toplandık, kararları aldık. Senaryoyu da Furkan yazdı. Sabah da "Çaylıkta bir video çekelim, güzel olur" dedim. Erken kalktım ve çekimleri yaptık. Şu anda video paylaşıldı ve izlenmeye başladı. Yorumlar çok güzel. Herkes "Bu bardak yapay zeka mı, gerçek mi?" diye soruyor. Ben de bunun tamamen gerçek olduğunu söylüyorum. Bardak yaklaşık 60 litre su alıyor, gerçekten emek verdik. Çok hoşumuza giden bir iş oldu. İnşallah bunun devamı gelecek, daha da güzel içerikler üreteceğiz. Videoyu milyonlar izledi Furkan Balkan ise videonun bir çok kişi tarafından izlendiğini ifade ederek, " Yusuf beni arayıp, arkadaşının bardakla ilgili bir video çekmek istediğini söyledi. İlk başta dron ile çekmeyi düşünmüşler. Ben de "Madem böyle bir şey var, dron çekimine gerek yok; gel biz buna güzel bir senaryo yazalım" dedim. İki gün sonra uçağa atlayıp gittik. Orada kendi çaylıkları vardı, çekimleri çaylığın içinde yaptık. Senaryoyu kendim yazdım ve hazırladım. Çekimleri de ben yaptım. İlk olarak bardağı aldık, çayla doldurduk. Bardağı getirirken, götürürken ve arka plandaki detaylarla birlikte çeşitli planlar çektik. İnsanlar videoyu çok beğendi. Açıkçası bu kadar patlayacağını biz de beklemiyorduk; şu an 3 milyona doğru gidiyor. Bardağın sahibi Yusuf'un arkadaşı Davut. Ona da bu dev bardak bir arkadaşı tarafından hediye edilmiş. Kargoyu almaya gittiğinde küçük bir şey beklerken dev gibi bir bardak çıkınca o da şaşırmış. Daha önce de küçük bir paylaşım yapmışlar, o da çok izlenmiş ve ilgi görmüş. Sonra bize ulaşıp 'yeni bir video' yapalım dedi. Ortaya gerçekten güzel bir iş çıktı. Şu an insanlar videonun devamını istiyor, "Part 2 gelsin" diyorlar. İnşallah devamını hem İstanbul'da hem Rize'de çekmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.