Hava Durumu

#Cenaze

Yeni Marmara Gazetesi - Cenaze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cenaze haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Gökçe'nin annesi Zeynep Alkan, gözyaşları içinde kızı için adalet isterken, "Kızımın kimseye zararı yoktu. Olay günü gitmemesini söyledim" dedi. Ablası Özlem Akbay, katil zanlısının kardeşine tuzak kurduğunu belirterek, "Ona kaza yaptım. Aracım pert oldu. Hastanedeyim deyip çağırmış. Kardeşim onunla görüşmek için değil ondan ayrılmak için yanına gitti. Gitme dedim ama yüzleşmek istedi" ifadelerini kullandı. Özge'nin ayakkabıları cenaze evinin önüne konulurken, geriye ise mutlu günlerinde çekilmiş videoları kaldı. Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

2 gencin canını almıştı.. Alkollü sürücü tutuklandı Haber

2 gencin canını almıştı.. Alkollü sürücü tutuklandı

Kaza, geçtiğimiz gün Yenişehir-İnegöl karayolunda meydana geldi. Recep Ö. (29) yönetimindeki 31 ARG 58 plakalı tır, iddiaya göre ters şeride girerek Remzi Manaoğlu'nun (18) kullandığı 16 BTV 736 plakalı motosiklete çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle motosiklette bulunan Muhammed Yusuf Ezer (19) ve Remzi Manaoğlu hayatını kaybederken, tır sürücüsü Recep Ö.'nün yapılan kontrolde 2.53 promil alkollü olduğu tespit edildi. Gençler harçlıklarını çıkarmak için gittikleri düğünden dönüyorlardı Kazada hayatını kaybeden Muhammed Yusuf Ezer ve Remzi Manaoğlu'nun İnegöl'de ikamet ettikleri, Yenişehir'deki bir düğüne para kazanmak ve garsonluk yapmak gayesiyle gittikleri ve dönüşe geçtikleri öğrenildi. Zikzak çizerek ilerlediği görüntüler ortaya çıktı 2.53 promil alkollü tır sürücüsü Recep Ö.'nün, kazadan önce zikzak çizerek ilerlediği anlara ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, tır sürücüsü Recep Ö.'nün şeridinde kalamadığı, zaman zaman karşı şeride geçtiği görüldü. Gözyaşları içinde toprağa verildiler Muhammed Yusuf Ezer'in cenazesi Yeni Mahalle Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kent mezarlığında toprağa verildi. Remzi Manavoğlu'nun cenazesi ise Ortaköy Mahallesi Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Ortaköy mezarlığında toprağa verildi. Sürücü cezaevine gönderildi Yaşanan kaza sonrası gözaltına alınan Recep Ö., karakolda tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Burada hakim karşısına çıkan Recep Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Oral Çelik hayatını kaybetti Haber

Oral Çelik hayatını kaybetti

1959 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Girmana Mahallesi'nde dünyaya gelen Oral Çelik, öğrenim gördüğü Turan Emeksiz Lisesi'nde Mehmet Ali Ağca ile yakın arkadaşlık kurdu. Çelik'in adı, 1979 yılında gazeteci Abdi İpekçi'nin öldürülmesiyle ilgili soruşturmada Mehmet Ali Ağca ile birlikte anıldı. Aynı dönemde Malatya'da gerçekleştirilen bazı eylemlerle de adı gündeme gelen Çelik, olayların ardından yurt dışına çıktı. 12 Eylül darbesinin ardından Mehmet Ali Ağca ve Abdullah Çatlı ile Bulgaristan ve İsviçre'de bir araya geldiği belirtilen Çelik'in adı, 30 Mart 1981'de Papa II. Jean Paul'e yönelik suikast girişiminde de gündeme geldi. 1985 yılında İsviçre'de Abdullah Çatlı ile birlikte yakalanan ancak daha sonra serbest bırakılan Çelik, 1996 yılında İtalya'dan Türkiye'ye iade edildi. Türkiye'de "silahlı çete üyesi olmak, ruhsatsız silah taşımak ve cezaevinden adam kaçırmak" suçlamalarıyla yargılanan Çelik, davaların zamanaşımına uğraması nedeniyle beraat etti. Malatyaspor başkanlığı yaptı Siyasi ve hukuki süreçlerin ardından Malatya'ya dönen Oral Çelik, 1998 yılında Malatyaspor Kulübü Başkanlığı'na seçildi. Çelik, 2002 yılında gerçekleştirilen erken genel seçimlerde Malatya'dan bağımsız milletvekili adayı oldu. Aynı yıl "Sır'rın Sırrı" isimli kitabını yayımladı. Malatya Şehir Mezarlığı'na defnedildi Hayatını kaybeden Oral Çelik için Malatya Şehir Mezarlığı'nda ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı. Çelik, cenaze namazının ardından çok sayıda vatandaşın katılımıyla aynı mezarlıkta toprağa verildi.

Motosiklet kazasında ağır yaralanan gençten acı haber Haber

Motosiklet kazasında ağır yaralanan gençten acı haber

Kaza, saat 03.30 sıralarında Bursa-Ankara karayolu üzeri İnegöl girişinde meydana geldi. İnegöl'den Bozüyük istikametine seyir halinde olan Talha Taner Kırca (20) yönetimindeki 16 CAL 844 plakalı motosiklet, sürücüsünün kontrolünden çıkarak önce refüje, ardından bordür taşlarına çarptı. Kazada ağır yaralanan Talha Taner Kırca, olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak genç sürücü, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Kırca'nın cenazesi hastane morguna kaldırıldı. 9 Eylül Üniversitesi'ni kazanmıştı Talha Taner Kırca'nın Turgut Alp Anadolu Lisesi'nden 2024 yılında mezun olduğu öğrenildi. Üniversite sınavında istediği bölümü kazanamayınca geçen yıl tercih yapmayan Kırca'nın, bu yıl yeniden girdiği YKS'de İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümünü kazandığı ve üniversite kaydını yaptırdığı öğrenildi. Genç yaşta yaşamını yitiren Kırca'nın, kazada kullandığı motosikleti de yaklaşık bir yıl önce aldığı öğrenildi. Cenazesi İshakpaşa Camii'nden kaldırılacak Hayatını kaybeden Talha Taner Kırca'nın cenazesinin, ikindi namazına müteakip İshakpaşa Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi. Üniversite hayaline kavuşmuştu... Ancak genç Talha'nın hayalleri, geçirdiği feci kazayla yarım kaldı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.