Hava Durumu

#Ceza

Yeni Marmara Gazetesi - Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceza haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Babaanne ve iki torununu öldüren sanığa 45 yıl 10 ay hapis Haber

Babaanne ve iki torununu öldüren sanığa 45 yıl 10 ay hapis

21 Temmuz 2025'te merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda Halil Can Köroğlu, kardeşi Emirkan Köroğlu ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu, düğün dönüşü Erdeniz K.'nın evinin önünde tartışma yaşadı. İddialara göre Erdeniz K. bıçakla iki kardeşe saldırırken, torunlarını korumak için araya giren babaanne Nazmiye Köroğlu da bıçak darbelerinin hedefi oldu. Yakınlarının aracıyla hastaneye kaldırılan 3 yaralı, hastanelerde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Erdeniz K.'nın yanı sıra maktullerin yakınları ve taraf avukatları yer aldı. Olayda ölen Halil Can ve Emirkan Köroğlu'nun babaları İsmail Köroğlu, sanığın en ağır cezayı almasını istedi. Karar öncesi söz verilen anne Fatma Köroğlu ise çocuklarında kusur aranmaya çalışıldığını ancak kusur olmadığını söyleyerek, "Çocuklarımın ellerinde hiçbir şey yoktu. Kendisi çocuklarımı tehdit edip ölüme çekti. Kalbinden vurdu. Hepsini yere serdi. Çocuklarıma pusu kurmuş. Benim çocuklarımı tahrik etti. Hakkımı helal etmiyorum. En ağır müebbet cezası almasını istiyorum. Adalete inanıyorum, adalet yerini bulacak" dedi. "Evi basılan, küfür edilen benim, pişmanım" Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından son sözü sorulan sanık Erdeniz K., "Bu olayın öncesi, geçmişi var. Planlayıp bir şey yapmadım. Yapılanları tasvip etmiyorum. Evi basılan, küfür edilen, tehdit edilen benim. Ben kimseyi tehdit, küfür etmedim. Hepsi güçlü çocuklar, benim onlarla mücadele etme şansım yok. Takmışlar kafayı bana. Ben evimi korudum. Onlara ‘Gidin' diyordum, kimse gitmiyordu. Bile isteye kimseyi bıçaklamadım. Hayatım mahvoldu. Kesinlikle onlara kin gütmedim. Kendi ailemin namusunu, şerefini korudum. Çok üzgünüm. Pişmanım" dedi. Sanığın avukatları ise olayın meşru müdafaa sınırları içerisinde ya da sınırı aşan eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde savunma yaptı. Maktul yakınlarından sanığa ve avukatlarına beddua Duruşmada karar için ara verildiği sırada maktullerin annesi Fatma Köroğlu, sanığın avukatlarına beddua etmesi üzerine salondan çıkartıldı. Mahkeme heyeti, sanık Erdeniz K.'ye haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan Nazmiye Köroğlu'na yönelik eyleminden 20 yıl, Halil Can Köroğlu'na yönelik eyleminden 12 yıl 6 ay ve Emirkan Köroğlu'na yönelik eyleminden 13 yıl 4 ay olmak üzere toplamda 45 yıl 10 ay hapis cezası verdi. Duruşmanın ardından maktullerin yakınları, adliye önünde karara tepki gösterdi.

Şoke eden DNA raporu Haber

Şoke eden DNA raporu

Olay, 27 Temmuz 2024'de Yeni Mahalle Kazım Karabekir Caddesi'ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci'nin (55) evine gelen Mustafa Y. (50), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken, Mustafa Y. oğlu Vedat Y.'yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Sözen Tutci'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi'nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. BABA VE OĞLU HAKKINDA DAVA AÇILDI Mustafa Y. hakkında, 'tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme', 'tasarlayarak alt soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs', 'konut dokunulmazlığını ihlal', 'ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet' suçlarından, oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için 'üst soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan dava açıldı. "DİZİMİN ÜSTÜNE ÇÖKEREK ATEŞ ETMEMESİ İÇİN YALVARDIM" Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın 3. celsesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y., tutuksuz sanık Vedat Y., müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Olay gününü anlatan tutuksuz sanık Vedat Y., "Olay günü annemle çay içerken kapı zili çaldı. Kapının deliğinden baktığımda kimseyi göremedim. Kapıyı açtığımda Mustafa Y. karşımdaydı. Elinde silah vardı. Benimle hiç konuşmadı bile, direkt ateş etmeye başladı. Koridorun sonuna doğru koşmaya başladım. Sonra odaya saklandım. Yaralı olduğumu fark ettim. Anneme ateş ettiğini duyunca çıktım. Annemden de kan aktığını gördüm. Dizimin üstüne çökerek ateş etmemesi için yalvardım. Annem de yalvardı" dedi. "ELİMİ ISIRDI, 19 DİKİŞ ATILDI" Annesine ateş edilmesi üzerine Mustafa Y. ile boğuştuğunu söyleyen Vedat Y., "Mustafa Y. elimi ısırdı. Hatta elime 19 dikiş atıldı. Silahın kabzasıyla kaşıma vurdu. Bilincimi kaybeder gibi oldum. Annem balkona kaçtı. Mustafa Y.'nin belinden silah düştü. Elinde de silah vardı. Biz boğuşurken Mustafa da balkona gitti. Ben de yere düşen silahı aldım. Görüş alanımda annem yoktu. Mustafa, anneme doğru silah tutuyordu, beni görünce korkuyla ateş ettim. Silahı tezgahın üstüne bıraktım. Bu sırada annem ve Mustafa'nın arasında ne olduğunu göremedim. Balkona gittiğimde annem yerde yatıyordu. Mustafa ise oturur vaziyetteydi. Elinde silah yoktu. 'Beni öldür' dedi. 'Öldürmeyeceğim' dedim, ekipleri aradım. Daha sonra mutfakta yere yığıldım. Olay yerinde balkon kapısının üstünde tespit edilen kurşun izleri, benim tuttuğum silahın tepmesi sonucu oluşan izlerdir. Ben silah kullanmayı bilmiyorum. Sadece bir kaç kez poligona gitmişliğim vardır" diye konuştu. "BENİM, OĞLU OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR, NEDENİNİ BİLMİYORUM" Mustafa Y.'nin sürekli tehditlerine maruz kaldıklarını ifade eden Vedat Y., "Bizi 'Sizi öldüreceğim, katledeceğim' diye tehdit ediyordu. Daha önce hakkında uzaklaştırma kararı aldırmıştık. Yaşanan bu olaylardan bir sene önce kardeşim ağlayarak yanıma geldi. Kardeşime +18 videolar attığını gördüm. Bu videolardaki kişinin annemiz olduğunu iddia ediyormuş. 'Sen anneni satıyorsun, peşkeş çekiyorsun' diye iddiaları var. Benim oğlu olmadığını düşünüyor, nedenini bilmiyorum" şeklinde konuştu. ​​​​​​​"SÖZEN'İ, OĞLU VEDAT ÖLDÜRDÜ" Vedat Y. tarafından tehdit edildiği için eve gittiğini iddia eden Mustafa Y. ise savunmasına şöyle devam etti: "Olay günü eski eşimin evine konuşmak için gittim, kapıyı çaldım. Belimde sadece bir silah vardı. Kapıyı eski eşim açtı. Kendisi ile konuşmak istedim ancak Vedat bana saldırdı, hatta ayaklarım kırıldı. Boğuştuk, kendisinden kurtulmak için silahın kabzasıyla kafasına vurdum, daha sonra ayaklarına ateş ettim. Ben 5 el dışında ateş etmedim. Eski eşime hiç ateş etmedim. Sözen bu sırada elimdeki silahı alıp balkona kaçtı, Vedat ise bir odaya girdi. Ben Sözen'in peşinden gittiğimde silahı balkondan attı. Mustafa ise elinde silahla gelip ikimize ateş etti. Ortada 2 silah var. Bir silahın bana ait olduğunu söylüyordum ancak diğeri benim değil. Eğer benim olduğu tespit edilirse bana en ağır cezayı verin. Sözen'i, oğlu Vedat öldürdü." OĞLU OLMADIĞINI İDDİA EDİYORDU, GERÇEĞİ DUYUNCA SESSİZ KALDI Sanık Mustafa Y.'nin ilk duruşmadan bu yana "Vedat benim oğlum değil" iddiası üzerine istenen DNA testinin sonucu okundu. Raporda Vedat Y.'nin biyolojik babasının sanık olduğunun belirtilmesi üzerine bir süre sessiz kalan Mustafa Y.'nin, şaşkınlıkla "Benim mi oğlum?" dediği tutanaklara geçti. OLAY YERİNDE İNCELEME YAPILACAK Tezgahta bulunan silahın üstünde parmak izinin tespit edilemediği öğrenildi. Mahkeme heyeti, sanık Mustafa Y.'nin akıl sağlığının tespiti için rapor alınmasına, olay yerinde inceleme yapılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Arkadaşına güvendi başına gelmeyen kalmadı Haber

Arkadaşına güvendi başına gelmeyen kalmadı

Adana'da yaşayan 23 yaşındaki Özlem Develi, iddiaya göre 2023 yılında dershaneye giderken M.D. ile arkadaş oldu. M.D., Özlem Develi'nin güvenini kazanıp genç kıza, ‘Ben ticaret yapıyorum. Hesaplarım bloke oldu, kısa bir süreliğine bana IBAN'ını kullandırır mısın?' teklifinde bulundu. Develi, özel bir bankadan hesap açıp arkadaşının kullanması için verdi. Bu süreçte M.D.'nin dershaneye gelmemesinden şüphelenen Develi, 15 gün sonra karakoldan çağrılarak, hakkında dolandırıcılıktan işlem yapılıp dava açıldı. Genç kız durumu polis ekiplerine anlatıp M.D. hakkında şikayetçi oldu ve ardından bankadaki hesabını kapattırdı. M.D.'nin hesap kapatılmadan önce sosyal medya platformlarından çekiliş düzenleyip kazanan kişilerden para talep ettiği ortaya çıktı. Parayı ödeyen ancak çekilişten kazandığı ürünleri alamayan kişiler ise Özlem Develi hakkında şikayetçi oldu. Develi, geçtiğimiz haziran ayında cezaevine girdi. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra çıkan genç kız, geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir dava sonucu 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL idari para cezası aldı. Hakkında açılan 20 davadan 11'inin ülke genelindeki çeşitli mahkemelerde sürdüğünü söyleyen Özlem Develi, M.D. hakkında şikayetçi olduğu için M.D. ve çevresindekilerin tehditlerine maruz kaldığını, M.D.'nin "Seni sabah evinden terörist diye aldırırım. Gel bu işin parçası ol, 2 bin lira harçlık al, seninle çalışmaya devam edeyim. Güzel bir kızsın, gel tatlıya bağlayalım" şeklinde kendisine mesaj attığını söyledi. "Şikayetçi oldum, beni tehdit ettiler" Yaşadığı tüm zorluklara rağmen üniversiteye giden ve bilgisayar programcılığı bölümünden mezun olan genç kız, hakkında kesinleşmiş hapis cezası ve aranması olduğu için diplomasını almaya gidemediğini söyledi. Yaşadıklarını gözyaşlarıyla İHA muhabirine anlatan Özlem Develi, "Arkadaşım, ticaretle uğraştığını söyleyip hesaplarının blokeli olduğunu anlattı. Benden hesabımı kullanmayı istedi, ben de güvendim. Ancak insanları dolandırmış. Ben hepsini karakolda öğrendim. Şikayetçi oldum. Beni tehdit ettiler, ‘Seni terörist diye evden aldırırız' dediler. Bu işi yapanlara hiçbir şey olmuyor. Şu an 3-4 cezam istinafta, bir tanesi kesinleşti. Yakaladıklarında alacaklar. İnsanları ben dolandırmadığım halde benden şikayetçi oluyorlar ve ceza alıyorum" dedi. Hayatının karardığını, diplomasını dahi alamadığını belirten Develi, "Üniversiteyi bitirdim, diplomamı alamıyorum. Hayatımı mahvettiler, işe giremiyorum. Hakkımda yakalama kararı var ve diplomayı almaya gidersem beni orada alırlar, gidemiyorum. Ben suçsuz yere cezaevine girdim. Yapmadığım halde cezasını ben çekiyorum. Kurban Bayramı'ndan önce 15 gün cezaevinde kaldım. Bunları ben çekiyorum, bunlara hiçbir şey olmuyor" diye konuştu. "Kızımın ağır cezada davaları sürüyor" Baba Ahmet Develi ise kızının hayatının karardığını belirterek, "Kızım güvenip arkadaşına IBAN'ını verdi, o da onu dolandırdı. Şu anda kızımın ağır cezada davaları sürüyor. Çaresiz durumdayız. Bu çocuğa yol gösterilsin, gençliğine yazık. Kızım suçsuz" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

2 Milyar 650 Milyonluk Trafik Cezası... Haber

2 Milyar 650 Milyonluk Trafik Cezası...

Adana'da bir avukat, adına trafik cezası olarak 2 milyar 650 milyon 843 bin 607 lira tutarında vergi borcu göründüğünü öğrenince hayatının şokunu yaşadı. 2 milyon liralık bin 250 tane araba, 4 milyon liralık 660 daire parası eden rakam karşısında şok yaşayan avukat, hatayı düzelttirerek rahatladı. Kozan ilçesinde yaşayan Avukat Emre Çulhacı, adına 2 milyar 650 milyon 843 bin 607 lira tutarında trafik cezası kaynaklı vergi borcu göründüğünü öğrenince hayatının şokunu yaşadı. Türkiye'de geçen yıl kesilen toplam trafik cezalarının yaklaşık 30'da birine denk gelen rakam karşısında şoku atlatan avukat Çulhacı, yaptığı görüşmelerle hatayı düzelttirdi. Çukurova Vergi Dairesi tarafından sehven yapılan hata yüzünden olayı yaşadığını anlatan avukat Emre Çulhacı, "Yıl sonu olması nedeniyle avukatlar olarak beraat vekâlet ücretlerini talep ettiğimizde, savcılığın idari işler biriminden ‘borcu yoktur' yazısı almamız gerekiyor. Ancak bana, Kozan Savcılıktan ciddi bir kamu borcum olduğu buraya kesinti yapılacağı söylenmesi üzerine araştırmam gerektiği yönünde uyarı aldım. Bende yanlış okuyorlardır diye düşündüm" dedi. "2 milyona bile inanamazken 2 milyar 650 bin TL gibi bir rakamla karşılaşmış" İlk etapta rakamın yanlış okunduğunu düşündüğünü belirten Çulhacı, "İnanılmaz bir rakamdan bahsediliyordu. Bir hane eksik okunarak bana söylenen ve bu bile çok yüksek bir miktardı. Önce yaklaşık 2 milyon TL civarında bir borç olduğu söylendi. Buna bile inanamadım. Ancak daha sonra 2 milyar 650 milyon TL gibi astronomik bir rakamla karşılaştım. E-Devlet üzerinden Dijital Vergi Dairesi'nden borç durum yazısı aldım. Süreci düzeltmek için çalışmalara başladım. Gerçekten de bu rakam sistemde görünüyordu. Ancak vadesi geçmiş borçlara baktığımda durumun farklı olduğunu fark ettim. Dolar bazında güncel borca baktığımda 63,5 milyon dolar borç oluyor. Ödenmemiş hatalı bir "u" dönüşü 1042 TL cezam vardı " diye konuştu. "Bu ölçekte bir hatayla karşılaşan kimseye rastlamadım" Çulhacı, "Yetkililerle yapılan görüşmeler sonucunda bunun sehven anlık bir hata olduğu ve bu borcum olmadığı belirtildi. Tekrar alınan borç durum yazısında gerçek borç tutarının yer aldı. Asıl mağduriyetimiz şu; farklı savcılıklardan aldığımız beraat vekâlet ücretlerinden herhangi bir kesinti yapılıp yapılmadığını şu an tespit etmeye çalışıyoruz. Borç bu şekilde görünmese de, eğer bir kesinti olduysa bunun takibini yapıyoruz. Bir anda büyük bir şok yaşadım. Borcun trafik cezası olarak görünmesi beni biraz rahatlattı çünkü bu kadar yüksek bir trafik cezası için çok olağan dışı şeyler yapmak gerekir. 2,5 milyar TL gibi bir borcun sistemsel bir hatadan kaynaklandığını düşünerek kendimi sakinleştirmeye çalıştım. 5 yıllık avukatım, çevremde bu ölçekte bir hatayla karşılaşan kimseye rastlamadım. Öyle bir para ki 2 milyon liralık bin 250 tane araba, 4 milyon liralık 660 daire parası ediyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Sürücülerden Trafik Cezalarına Tepki Haber

Sürücülerden Trafik Cezalarına Tepki

Adana'da trafik uygulaması sırasında para cezası uygulanan sürücüler, "Haftada en az 3 kez ceza yiyoruz, haksız yere ceza yiyoruz, alkollü olmadığım halde ceza yedim" diyerek tepki gösterdi. Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri kent genelinde uygulama yaptı. 5 Ocak Meydanında da uygulama yapan polisler 92 araç kontrol etti , 55 sürücüye para cezası uyguladı. Denetimlerde en fazla ceza, emniyet kemeri takmama ve gereksiz yere korna çalma gerekçesiyle kesildi. Denetimlerin ardından özellikle dolmuş şoförlerinden tepkiler yükseldi. Uygulamaların adaletsiz yapıldığını iddia eden sürücüler, cezaların keyfi şekilde kesildiğini öne sürdü. Şoförlerden Osman Delioğlu, "Dolmuşlardan başka araçlara ceza yazılmıyor. Çarşıda park eden araçlara önce bakın. Haftada en az üç defa ceza yazıyorlar" dedi. "Sadece cezayla bu iş bitmez" Sürücülerden Burhan Özsoy ise, "Uygulamaları pek sağlıklı görmüyorum. Trafiğin hali ortada önce buna çözüm bulalım. Uygulamaların artması güzel ancak sistemsiz olursa olmaz. Sadece cezayla bu iş bitmez. Önemli olan çözüm bulmak. Ceza yazıyorlar, sonuçta her taraftan bindirme var" diye konuştu. En dikkat çeken mağduriyet iddiası ise bölgeye yaya olarak gelen pazarcı esnafı Mesut Altınufak geldi. Altınufak, "Ehliyetime el konuldu. 0.56 promil alkol çıktığı söylendi. Yarım saat içinde hastaneye gittim, yapılan ölçümde alkol 0 çıktı. Buna rağmen ceza kesildi" diye konuştu. Mahkeme sürecinin yaklaşık 2 aydır devam ettiğini belirten Altınufak, "Mahkeme sonuçlanmadığı için mağdur durumdayım. Alkol kullanmadığım hâlde 9 bin 267 lira ceza yazıldı. Pazarcı esnafıyım, ehliyetim alındığı için 2 aydır çalışamıyorum" sözleriyle yaşadığı mağduriyeti anlattı. Ceza yazılan bir başka sürücü ise sinirini basın mensuplarından çıkartarak, trafik polislerine, "Ben size bir şey söylemiyorum siz görevinizi yapıyorsunuz. Bunlar niye çekiyor. Biz maymunluk mu yapıyoruz" diyerek tepki gösterdi.

Bursa'da kurallara uymayan işletmelere 67 milyon lira üzeri ceza kesildi Haber

Bursa'da kurallara uymayan işletmelere 67 milyon lira üzeri ceza kesildi

Bursa Ticaret İl Müdürlüğü, kuyumcu ve emlak sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yönelik denetimler gerçekleştirdi. Bursa'da sene başından bugüne kadar 168 emlakçıya 15 milyon 130 bin 274 lira, 82 kuyumcuya ise 16 milyon 400 bin lira idari para cezası uygulandı. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü, yapılan şikayetler üzerine veya rutin olarak Ticaret Bakanlığı koordinesiyle kuyumcu ve emlak sektöründe faaliyet gösteren işletmelere yönelik denetimlerini sene başından itibaren titizlikle sürdürüyor. Kuyumcularda yapılan denetimlerde 'Kuyum Ticareti Yetki Belgesi'nin olup olmadığı ve işletmenin adresinin doğruluğuna baktıklarını belirten Ticaret Bursa İl Müdürü İsmail Aslanlar, "Gerektiğinde aykırı davranan işletmelerin yetki belgelerini de iptal ediyoruz. Bursa özelinde 2025 yılı başından bugüne kadar denetim sonucu 168 emlakçıya toplamda 15 milyon 130 bin 274 lira, 82 kuyumcuya toplamda 16 milyon 400 bin lira, 5 bin 653 market, kafe, restoran, lokanta gibi işletmelerde 1 milyon 327 bin 529 ürün denetlendi. 12 milyon 309 bin 768 lira, marketlerde künye denetiminde 254 yaş sebze ve meyve künyesinde aykırılık tespit edilmesi üzerine 22 milyon 520 bin 77 lira olmak üzere toplamda 67 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandı" diye konuştu. Bu cezalara bakanlık tarafından kesilen haksız fiyat artışı cezaları ve diğer cezalar dahil olmadığını belirten Aslanlar, denetimlerin aralıksız devam edeceğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.