Hava Durumu

#Cezaevi

Yeni Marmara Gazetesi - Cezaevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezaevi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Eski sevgilisinin elinden kırılan bıçakla kurtuldu Haber

Eski sevgilisinin elinden kırılan bıçakla kurtuldu

Olayın ardından şüpheli yakalanıp cezaevine gönderilirken şüpheli hakkında daha önce 6 kez uzaklaştırma kararı aldıran genç kadın, "Darbelerin hepsi kırılan bıçağın kalan kısmıyla gerçekleşti. O bıçak kırılmasaydı zaten yaşama şansım yoktu" dedi. Olay, 21 Haziran 2026 tarihinde Gazipaşa ilçesindeki Fidanlık mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşinden ayrılan bir çocuk annesi Özge Çelik (32), bir süre önce ayrıldığı eski erkek arkadaşı O.K. hakkında tehdit, hakaret ve darp iddialarıyla farklı tarihlerde şikâyetçi oldu. Çelik'in bu süreçte şüpheli hakkında art arda tedbir ve uzaklaştırma kararları aldırdığı öğrenildi. İddiaya göre başka bir suçtan Samsun'da cezaevinde bulunan O.K., izinli olarak cezaevinden çıktıktan sonra Gazipaşa'ya geldi. Olay günü iş arkadaşlarıyla birlikte Fidanlık mevkiine giden Çelik ile O.K. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine O.K.'nin yanında bulunan bıçakla Çelik'e saldırdığı ileri sürüldü. Başından, sırtından ve vücudunun çeşitli bölgelerinden çok sayıda darbe alan genç kadın, saldırı sırasında KADES uygulaması üzerinden yardım çağrısında bulundu. Bıçağın kadının sırtında kırıldığı, şüphelinin kırılan bıçağın kalan kısmıyla saldırmayı sürdürdüğü ve genç kadını saçlarından tutarak sürüklediği iddia edildi. Çevredeki vatandaşlar ve Çelik'in arkadaşları olaya müdahale ederken, ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Çelik'in bıçak darbeleri nedeniyle vücudunun çeşitli bölgelerinde yaralar oluştuğu, sol kolunda kas yırtılması ve güç kaybı bulunduğu öğrenildi. Olay sonrası şahıs emniyet güçleri tarafından yakalandı. "Cezaevinden arayıp tehditlerini sürdürdü" Eski erkek arkadaşından 19 Ocak'ta ayrıldığını belirten Özge Çelik, ilişki sürecinde yaşadıkları nedeniyle bu kararı aldığını söyledi. Ayrılık kararını açıkladığı gün darp edildiğini öne süren Çelik, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Kendisinden 19 Ocak'ta ayrıldım. İlişkimiz sırasında öfke kontrolü olmadığını ve suç dosyalarını gördükten sonra ilişkiyi bitirme kararı aldım. Bunu kendisine söylediğim 19 Ocak günü darp edildim ve şikâyetçi oldum. Devamında tehditler, hakaretler ve çevreme yönelik karalamalar sürdü. Onun yaptığı tüm hamlelere karşı ben yalnızca şikâyetçi oldum. Kendisi hakkında en az 5-6 şikâyetim vardır. Tedbir kararı aldım. 19 Ocak'tan itibaren hiç ara vermeden 6 kez, son olarak da 7'nci kez uzaklaştırma kararı aldırdım." Şüpheli şahsın yakınlarına yönelik tehditlerde de bulunduğunu ileri süren Çelik, şüphelinin cezaevine girdikten sonra da kendisini ve çevresini aradığını iddia ederek, "Tüm çevreme ve aileme benimle ilgili ölüm tehditleri gönderiyordu. Mart ayında Samsun'da cezaevine girdi ancak cezaevine girdikten sonra da durmadı. Cezaevi numaralarından beni, iş yerimi ve arkadaşlarımı arayarak beni öldüreceğine yönelik tehditlerini sürdürdü" dedi. "Çocuğun dedesiyle oynuyor, sen de balkondasın" Olaydan önce şüpheli şahsın izinli olarak Gazipaşa'ya geldiğini iş arkadaşından öğrendiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ortak tanıdığımız bir kişi, O.K.'nın izinli olarak cezaevinden çıktığını ve Gazipaşa'ya geldiğini söylemiş. Daha sonra O.K., iş arkadaşımı arayarak, ‘Şu anda Özge'nin kızı evin altında dedesiyle birlikte oynuyor, Özge de yukarıda. Kötü bir şey yapacak olsam çıkar yaparım. Kötü niyetim yok, sizinle konuşmak istiyorum' diyerek iletişime geçmiş. İş yerimin çaprazına da geldi. Daha önce de çalıştığım yere defalarca gelerek olay çıkarmıştı." "Şanslıydım ki bıçak kırılmıştı ve darbeler organlarıma gelmedi" Kendisini güvende hissetmediği için olay günü arkadaşlarından yanında olmalarını istediğini anlatan Çelik, olayın kısa sürede geliştiğini söyledi. O. K.'nin üzerine doğru geldiğini ve uzak durmasını söylediğini aktaran Çelik, saldırı anını şu sözlerle anlattı: "Olay günü kendimi güvende hissetmediğim için birilerini çağırmak zorunda kaldım. Yalnız değildik, yanımızda 3-4 kişi daha vardı. Her şey çok ani gelişti. Kendisi üzerime doğru geldi. Üzerime gelmemesini söyledim ve kaçmaya çalıştım. Önce karnıma yumruk darbesi aldım. Ardından saçlarımdan tuttu ve sırtıma bıçak darbeleri vurdu. Şanslıydım ki bıçak üçüncü ya da dördüncü darbede sırtımda kırıldı." Çevresindekilerin müdahalesiyle kaçmaya başladığını ve KADES'e bastığını belirten Çelik, şüphelinin kırılan bıçakla peşinden gelmeye devam ettiğini ileri sürdü. "Çevremdeki insanlar onu tutunca kaçtım ve KADES'e bastım. KADES'e basmaya devam ediyordum ancak o, kırılan bıçağın kalan küçük kısmıyla üzerime gelmeyi sürdürdü. Yaralı olduğum ve nefesim kesildiği için kaçamadım. Burada saçlarımdan sürükleyerek yaklaşık 15 dakika boyunca kafama ve sırtıma bıçak darbeleri vurdu. Şanslıydım ki bıçak kırılmıştı ve darbeler organlarıma gelmedi." "Bıçak kırılmasaydı yaşama şansım yoktu" Çevredeki kişilerin müdahalesiyle şüphelinin kendisinden uzaklaştırıldığını söyleyen Çelik, ambulansla hastaneye kaldırıldığını belirtti. Çelik, tedavi sürecinin devam ettiğini ifade ederek, "Bıçak darbeleri nedeniyle kas yırtılması oluştu. Bu yüzden sol kolumu hâlâ tam olarak kullanamıyorum ve kolumda güç kaybı var. Fizik tedaviye başlayacağım. Yüzümde, sırtımda ve kafamda izler bulunuyor. Darbelerin hepsi kırılan bıçağın kalan kısmıyla gerçekleşti. O bıçak kırılmasaydı zaten yaşama şansım yoktu. Saldırı sırasında da sürekli, ‘Seni öldüreceğim, öleceksin' diyordu" ifadelerini kullandı. "Bizim açımızdan öldürmeye teşebbüs" Özge Çelik'in Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına avukatlığını üstlenen Yağmur Burçin Sayın Kurt, olayın 'kasten yaralama' olarak soruşturulduğunu ancak eylemin öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğunu savundu. Kurt, "Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde 21 Haziran günü kasten yaralama olarak değerlendirilen ancak bizim açımızdan öldürmeye teşebbüs niteliğinde olan, kadına yönelik bir şiddet eylemiyle karşı karşıyayız. Tarafların bir süre devam eden birlikteliğinin ardından şüpheli başka bir dosya kapsamında cezaevine giriyor. Müvekkilim bu şahıs hakkında 6 kez uzaklaştırma kararı aldırıyor. Çünkü kendisini sürekli çocuğuyla, hayatıyla ve ailesiyle tehdit ediyor. Şahıs cezaevinde olmasına rağmen müvekkilimin uzaklaştırma kararları devam ediyor" dedi. "'Bugün büyük gün' deyip telefonu kapattı" Şüphelinin 18 Haziran'da cezaevinden izinli olarak çıktığını öne süren avukat Kurt, müvekkiline bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti. Şüphelinin farklı bir numaradan arayarak "Bugün büyük gün" dediğini ve telefonu kapattığını ileri süren Kurt, "Müvekkilim normal şekilde iş yerine gidiyor ve durumu işverenleriyle paylaşıyor. Şüpheli, işverenlerini de arayarak çok pişman olduğunu ve müvekkilimin şikâyetinden vazgeçmesi gerektiğini söylüyor. İşverenleri de iyi niyetle müvekkilime bu yönde telkinde bulunuyor ancak müvekkilim şikâyetinden vazgeçmek istemiyor" diye konuştu. "Yaklaşık 30 bıçak darbesi var" Olay sırasında şüphelinin yanında bıçak bulunmasının eylemin önceden tasarlandığını gösterdiğini savunan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü: "Müvekkilim Fidanlık olarak bilinen alana gittiğinde bu şahsın yanında bıçak bulunuyor. Müvekkilimi bıçaklıyor ve bıçak sırtında kırılıyor. Bıçak kırıldıktan sonra da saldırı sona ermiyor, müvekkilim saçlarından sürükleniyor. Yaklaşık 30 bıçak darbesi söz konusu. Burada nasıl yalnızca bir yaralamadan söz edilebilir? Şahsın yanında bıçakla gelmesi, bizim açımızdan tasarlamanın ve öldürme kastının bulunduğunu gösteriyor. Ceza hukukunda failin hangi amaçla hareket ettiği, yani saiki önemlidir. Müvekkilim hayatını kaybetmediği için eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Biz bu suçun kesinlikle kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu düşünüyoruz." "7'nci uzaklaştırma kararını aldı Özge Çelik'in olayın ardından 7'nci kez uzaklaştırma kararı aldırdığını belirten Kurt, müvekkilinin yaşadığı korkunun devam ettiğini söyledi. Kurt, "Şahıs cezaevinde bulunmasına rağmen müvekkilimin korkuları çok fazla. Kendisini hâlâ aramak istiyor ya da arıyor. Bunun üzerine müvekkilim yeniden uzaklaştırma kararı aldı. Müvekkilim, yaşadıklarının hayata bakışını ve yaşama isteğini olumsuz etkilediğini, çocuğuna karşı yeterince verimli olamadığını bizlere defalarca söyledi. Biz müvekkilimizin ve kadının yanındayız" dedi. "Koruma kararlarının bildirilmesi can güvenliği açısından önemli" 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir ve uzaklaştırma kararlarının eksiksiz uygulanmasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Kurt, "Uzaklaştırma ve tedbir kararlarının uygulanması, ilgili adli mercilerin cezaevinden izinli çıkış gibi gelişmeleri tedbir kararı isteyen kişilere bizzat bildirmesi can güvenliği açısından çok önemlidir. Dosyamız şu anda soruşturma aşamasında. Kesin doktor raporu geldikten sonra olayın yaralama değil, öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi için dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.

"TikTok'ta beğeni" tartışması kanlı bitti Haber

"TikTok'ta beğeni" tartışması kanlı bitti

Dalağı alınan gencin yoğun bakımda tedavisi sürerken, olayın şüphelisi tutuklandı. Erencan Alparslan'ın annesi gözyaşlarıyla, "Geçtiğimiz hafta doğum gününü kutladık, bu olay sonrasında adeta oğlum yeniden doğdu" dedi. İddiaya göre, 26 Haziran'da Ali Kuşçu Parkı'nda İ.O. (16), 11. sınıf öğrencisi Erencan Alparslan'ı (17) sevgilisine beğeni attığını öne sürerek bıçakla kovalamaya başladı. İ.O.'nun, kovalamaca sonucu yere düşen Erencan'ı iki kez bıçakladığı öğrenildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ağır yaralı Erencan Alparslan, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ameliyata alınan gencin dalağının alındığı öğrenildi. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli İ.O, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kocaeli Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavisi devam eden Alparslan'ın sağlık durumunda iyileşme gözlendiği bildirildi. Erencan'ın 19 Haziran'da doğum gününü kutladığı, olaydan bir gün sonra karnesini alacağı da öğrenildi. "Oğlum bıçağı görünce kaçmış ancak düşmüş" Hastanede oğullarından gelecek iyi haberi bekleyen aile ise yaşananlara tepki gösterdi. Baba Ersin Alparslan, oğlunun karne almak için iş yerinden izin aldığını belirterek, "Olay kız muhabbetiymiş. Benim oğlum, bir çocuğun kız arkadaşına TikTok'tan beğeni veya mesaj atmış. Olay bundan ibaret. Oğlum normalde cumartesi günü karne alacaktı. Erencan, perşembe günü ustasından karne için izin almış. Benim de haberim yok. Cuma günü sabah işe gitti diye gönderdiğim evladım o gün hiç işe gitmemiş. Benim oğlumu şahıs mı çağırıyor, yoksa karşılaşıyorlar mı bilmiyorum. Oğlum bıçağı görünce kaçmış ancak düşünce şahıs orada bıçağı oğlumun kalbinin altına bıçağı saplıyor. Erencan cuma gününden beri yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyor. Şu an dalağı alındı" dedi. "Çocuğumun hayalleri vardı" Ersin Alparslan, sözlerini şöyle noktaladı: "Şüpheli de 16 yaşında. Biz ilk önce tutuksuz sanıyorduk ancak yetkili mercilerden bize ulaşıldı. Şu an Ankara Sincan Kapalı Cezaevi'ndeymiş. Çocuğumun hayalleri vardı. Amcası gibi asker olmak istiyordu.mBelki koşmayacak veya bisiklet süremeyecek. Sonuçta bir organı eksildi. Ciğeri ve diyaframı da zarar gördü, dalağını kurtaramadılar." "Oğlumun dediğine göre şüpheli celallenmiş" Anne Serpil Alparslan ise "Oğlum 4 gündür yoğun bakımda. Doktorlar durumun iyiye gittiğini söylüyor, Allah'ıma çok şükür. Allah bize tekrar çocuğumuzu bağışladı. Bunun daha kötüsü de olabilirdi. Adalet istiyoruz. Oğlum sadece beğeni atmış. Oğlum arkadaşına 'Bu kıza sahip çık' demiş. Sonra da ne olduysa oğlumun dediğine göre şüpheli celallenmiş. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Ben çocuğumun nefesine kadar kontrol ediyorum. Çocuklarınızı boş bırakmayın. Zor bir zamandayız. Nereden zarar geleceğini bilemiyoruz" diye konuştu. "Beğeni attı diye oğlum bu hale geldi" Adaletin yerini bulmasını talep eden Serpil Alparslan, "Adalet istiyorum. Şüpheliye en ağır ceza verilsin. Daha kötü de sonuçlanabilirdi, oğlum ölebilirdi. Geçen hafta Erencan'ın doğum günüydü. Bu olay sonrası oğlum adeta yeniden doğdu. Allah onu bize bağışladı. 4 çocuğum var ama Erencan gözümün ilk nuru. Oğlumun şu an servise çıkmasını bekliyoruz. Beğeni attı diye oğlum bu hale geldi. Sadece arkadaşına 'kıza sahip çık' diye uyarıda bulunmuş. Cumartesi günü oğlum karne alacaktı" diyerek ağladı.

Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi Haber

Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi

Olay, 3 Temmuz 2025 yılında Kayacık Mahallesi 220. Cadde'de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon'un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheli olay yerinden kaçtı. Sağlık ekipleri, baba ve oğulun hayatını kaybettiğini tespit etti. İzzet Kalyon ise polis ekipleri tarafından Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınan Kalyon, tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Kasten öldürme" suçundan hakkında iki kez müebbet hapis cezası istenen sanık Kalyon, ilk duruşmadaki savunmasında maktul Aykut Canımoğlu ile geçmişte aynı iş yerinde çalıştıklarını, oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin lira karşılığında kendisine sattığını ancak devir işlemlerinin ardından parasını alamadığını öne sürmüştü. Olay günü hastaneye gitmek için yola çıktığında maktullerle tesadüfen karşılaştığını iddia eden sanık, alacağını sorması üzerine tartışma çıktığını ve öldürülme korkusuyla ateş ettiğini savunmuştu. Savunmanın ardından mahkeme heyeti, kanser hastası olduğunu belirten sanığın sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ve maktullere ait olduğu iddia edilen silahların varlığının araştırılmasına karar vermişti. Adli tıp raporu tahliye getirdi Mahkemeye ulaşan Adli Tıp Kurumu raporunda, sanığın mevcut kanser hastalığı nedeniyle cezaevi şartlarında kalmasının uygun olmadığı yönünde görüş bildirildi.Raporu inceleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanık İzzet Kalyon'un cezaevi şartlarının sağlık durumuna uygun olmamasını göz önünde bulundurarak ev hapsi şartıyla tahliyesine karar verdi.

Kuzenine IBAN verdi cezaevine girdi Haber

Kuzenine IBAN verdi cezaevine girdi

Terzilik yapan 22 yaşındaki Arzu Aydın, iddiaya göre 2023 yılında kuzenine IBAN numarasını verdiği gerekçesiyle hakkında açılan davalar sonucu 3 yıl 2 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. 28 Ekim 2025'te cezaevine giren Aydın'ın 14 ayrı dosyasının bulunduğu, bir dosyadan ise istinaf aşamasında 2 yıl 2 ay hapis cezası aldığı öğrenildi.Genç kadının kas erimesi hastalığı nedeniyle yüzde 50 fiziksel engelli annesi Türkan Budak (44), kızının mağdur olduğunu savundu. "KUZENİNE IBAN VERDİ CEZAEVİNE GİRDİ" Eşinden bir süre önce ayrılan anne Budak, kızının iyi niyetinin kurbanı olduğunu öne sürerek, "Benim kızım 2023 yılında kuzenine güvenip IBAN'ını verdi. Kızımın adına o IBAN nedeniyle tam 15 dava açıldı. Bir davadan 3 yıl 2 ay ceza aldı. Evden alıp götürdüler. 1 ay Tarsus Kapalı Cezaevi'nde kaldı. Şu an Karataş Kadın Cezaevi'nde yatıyor. Çok zor süreçlerden geçiyorum. Küçük kızım lupus, ben ise kas hastasıyım. Bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz" dedi. "BU GENÇLERE YAZIK OLMASIN" Kızının istinafta da 2 yıl 2 ay cezası olduğunu ifade eden anne Budak, "İnşallah öyle bir şey gelmez. O da olursa artık ben kaldıramam. Bu gençlere yazık olmasın. Kızımın adına dolandırıcılık yapılmış. Büyük mağduriyetler yok. Zararı olanlar yüksek miktar istemelerine rağmen yolladım. Borç içine girdim ama yeter ki kızım kurtulsun" diye konuştu. "İNSANIN EVLADINA EL UZATAMAMASI EN ZOR ŞEY" Yürüme zorluğu çektiğini söyleyen anne Budak, "Benim elim ayağım oydu. Yemeğimi dahi kızım hazırlardı. Genç kız boynu bükük kalmasın diye her hafta görüşe gidiyorum. Cezaevinde onu görünce çok kötü hissediyorum. Onu ardımda, o kapının arkasında bırakıp gelmek çok zor oluyor. İnsanın evladına el uzatamaması en zor şey. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Kızım 19 yaşında bir cahillik yaptı. Onun bu cahilliği hepimize mal oldu" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Teslim olmamak için kendini balkona kilitledi: Müzakereci ekipler sevk edildi Haber

Teslim olmamak için kendini balkona kilitledi: Müzakereci ekipler sevk edildi

Bursa'da cezaevinden izinli çıkıp yılbaşı günü kız kardeşini ve 3 yaşındaki yeğenini bıçakla tehdit eden, 15 ayrı suçtan 17 yıl hapis cezası ile aranan şüpheli şahıs, polis ve jandarma tarafından gözaltına alınmak istenince olay çıkardı. Güvenlik güçlerine direnen şahıs için olay yerine müzakereci ekipler sevk edildi. Meraklı mahalle sakinleri ise olayı film gibi izledi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Yıldırım ilçesi Akçağlayan Mahallesi Zemin Sokak'ta meydana geldi. Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’nden izinli çıkan Kırgızistan uyruklu Mehrali Paşa (26) yılbaşı sabahı saat 06.30 sıralarında kız kardeşi Nazlı Paşa’nın evine geldi. Bir süre sonra uyuşturucu madde etkisinde olduğu fark edilen şüpheli, annesinin evine gönderilmek istenince öfkelendi. Mutfaktan aldığı ekmek bıçağını 3 yaşındaki yeğeni B.G.’nin boğazına dayayan şüpheliye müdahale eden anne Nazlı Paşa, ellerinden yaralandı. Küçük kız ise olaydan zarar görmeden kurtuldu. Şüpheli, ardından tehdit ve hakaretlerde bulunarak evden kaçtı. Yaralı anne hastanede tedavi edilirken polis ekipleri şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Polise teslim olmamak için direndi Olaydan bir hafta sonra yine kız kardeşinin evine gelen şüpheli evde kimseyi bulamayınca eşyalara zarar verdi. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri şüpheli şahsı gözaltına almak istedi. Elindeki bıçakla balkona çıkıp kendisini kilitleyen zanlıyı polis ekipleri ikna etmeye çalışıyor. Olay yerinde hazır bekletilen itfaiye ekipleri şüpheli şahsın bulunduğu balkonun altında branda açtı. Olay yerinden uzaklaştırılan meraklı kalabalığın film izler gibi olayı izlediği anlar kameralara anbean yansıdı. 15 ayrı suç kaydı olduğu öğrenilen Mehrali Paşa'nın 17 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu bildirildi.Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

Cezaevinden Çıktı, Hırsızlık Yaparken Yakalandı Haber

Cezaevinden Çıktı, Hırsızlık Yaparken Yakalandı

Cezaevinden izinli çıkan ve 38 suç kaydı bulunan azılı hırsız, sahte plakalı araçla gittiği Aksaray'ın Gülağaç ilçesinde bir evi soyarken jandarma ekiplerince suçüstü yakalandı.  Olay, Aksaray'ın Gülağaç ilçesine bağlı Gülpınar beldesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Niğde Açık Cezaevinden izinli olarak çıkan M.Y. (38), izninde hırsızlığa gitti. Şüpheli M.Y., gurbetçi H.G. isimli vatandaşın Gülpınar beldesindeki evine girdi. Şüpheli, evde bulunduğu sırada devriye gezen jandarma ekiplerinin dikkati hırsızlığı ortaya çıkardı. Gece yarısı devriye gezerken evde yanıp sönen ışıkları gören jandarma ekipleri durumdan şüphelenirken, kısa süreli yaptığı araştırmada ev sahibinin yurtdışında yaşadığını tespit etti. İçeride hırsız olabileceği ihtimalini değerlendiren jandarma ekipleri balkondan eve girerek M.Y. isimli hırsızı suçüstü yakaladı. Olay yerinde ve şüpheli şahsın üzerinde yapılan aramada 1 adet el çantası, 1 adet kerpeten, 1 adet kurbağacık anahtarı, 2 adet düz tornavida, 1 adet boru anahtarı, 2 adet eldiven, 1 adet pense, 1 adet alyan anahtarı, 1 adet el feneri ve 2 adet kapı anahtarı ele geçirdi. Şahsın yapılan sorgulamasından Niğde Açık Cezaevinden izinli çıktığı, şahsın daha önceden 10 adet mala zarar verme, 12 konut dokunulmazlığının ihlali, 11 adet hırsızlık, 1 dolandırıcılık, 1 resmi belgede sahtecilik, 1 borçlunun ödeme şartını ihlali ve 2 uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma olmak üzere toplam 38 suç kaydının bulunduğu tespit edildi.  Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıs çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.