Hava Durumu

#Çiftçi

Yeni Marmara Gazetesi - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor Video Galeri

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı: Yağışlara rağmen çekilme sürüyor

Bursa'da İznik ve Orhangazi'yi doğrudan etkileyen İznik Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İki yıl sonra çiftçi su bulamayabilir" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. Muhtarlardan ortak çağrı: "Göl olmazsa tarım da olmaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı Haber

İznik Gölü'nde kuraklık alarmı

İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İKİ YIL SONRA ÇİFTÇİ SU BULAMAYABİLİR" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. MUHTARLARDAN ORTAK ÇAĞRI: "GÖL OLMAZSA TARIM DA OLMaz" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi:"Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz."Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

Karadeniz'in kabusu Karacabey'i de istila etti Haber

Karadeniz'in kabusu Karacabey'i de istila etti

Longoz Ormanları ile bilinen Bursa'nın Karacabey ilçesindeki Boğazköy, Bayramdere ve Kurşunlu mahallelerini istila eden kahverengi kokarca, çiftçilerin kabusu oldu. Bulundukları ortama uyum sağlayan böcekler kiraz, erik ve dutlara büyük zarar verdi. Sonbaharda mahalleleri istila eden zararlılar, ilkbaharın gelmesiyle saklandıkları yerlerden çıkarak meyve ağaçlarını sardı. Kendilerini son derece iyi kamufle eden, bulundukları ortama uyum sağlayan böcekler, kiraz, erik ve dut gibi ürünlere büyük zarar verdi. Boğazköy Mahallesi Muhtarı Şenol Kuş, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile belediyeye başvurduklarını ancak somut bir önlem alınmadığını belirterek, şunları söyledi; "Geçen yıldan bu yana görülüyor. Sonbaharda sayıları çok arttı. ilkbaharda mücadele edileceğini söylediler ama başlamadı. Böceklerle baş başa kaldık. Kiraz, erik ve dutlara zarar verdi. Ağaçlarda kiraz ve erik neredeyse hiç kalmadı. Önce zirai don sonra böcekler vurdu. Kendi çabamızla ilçe tarım müdürlüğünden aldığımız ilaçlarla bazı köylülerimiz ilaçladı ama fayda etmedi. Köyün bir kısmı yaptı. Odunluk ve kömürlükleri ilaçladık ama sayıları çok fazla ve hızlı ürüyorlar yok etmek imkansız." Sayılarının git gide arttığına dikkati çeken Kuş, "Aşırı derecede üreme yaptıklarını söylediler. Biyolojik düşmanlarıyla yok edeceklerini söylediler ama sayıları çok fazla nasıl olacak bilmiyoruz. Sebzelere de zarar veriyorlar. Meyvelerin suyunu emiyorlar çok değişikler ve gerçekten kabus gibiler" dedi. 'Böcek hapisleri'ni duyduklarını ve bu konuda destek beklediklerini dile getiren Kuş, "Acil önlem ve çözüm bekliyoruz. Bahçelerimizi, ağaçlarımızı ve ürünlerimizi bu zararlıya kaptırmak istemiyoruz. İlaçlıyoruz ama çok zaman geçmeden yine ağaçları sarıyorlar" diye konuştu. Kahverengi Kokarca Tarım ve Orman Bakanlığının bilgilendirmesine göre, kahverengi kokarca (Halyomorpha halys), tarımsal üretimde önemli ölçüde kayıplara neden olan tahripkar, istilacı ve polifag bir zararlı olarak biliniyor. Türkiye'de varlığı ilk defa 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarcanın yayılışı bitkisel materyallerle, ulaşım araçlarıyla, erginlerin uçuşuyla ve zararlının bulunduğu ülkelerle yapılan ticari faaliyetlerle gerçekleşiyor. Kahverengi kokarca, insan sağlığı açısından bir tehlike oluşturmamakla beraber yaz mevsimi sonunda kışlamak için özellikle ev, depo gibi korunaklı alanları tercih ettiği için fiziki rahatsızlık oluşturuyor. Birçok meyve ve sebze türüne zarar veren bu böceğin en önemli konukçuları arasında, başta fındık olmak üzere elma, armut, turunçgiller, şeftali, ceviz, trabzon hurması, mısır, fasulye, domates, biber, patlıcan yer alıyor. Bu ürünler ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip bitkiler arasında yer alıyor. Meyve ve sebzelerde emgi yaparak birçok ürün için verim ve kalite kaybı riski oluşturuyor.

Çiftçi Yetiştiriyor 750 Kadın Üretiyor Haber

Çiftçi Yetiştiriyor 750 Kadın Üretiyor

Bursa'nın Nilüfer ilçesi kırsalında çiftçilerin yetiştirdiği ürünleri alan Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP), Hasanağa Gıda Merkezi'nde yaklaşık 750 kadının el emeğiyle 40 çeşit gıda ürünü üretip kendi marketlerinde satıyor. Nilüfer Belediyesi tarafından NİLKOOP işbirliğiyle 2023'te açılan Hasanağa Gıda Merkezi, hem bölge tarımına destek oluyor hem kadınlara gelir sağlıyor hem de tüketicilere sağlıklı ve doğal ürünler sunuyor. İlçede tarımın gelişmesi, üreticiye destek olunması ve belediyeye ait boş arazilerin tarımsal üretimle ekonomiye kazandırılması adına çalışmalar yürüten Nilüfer Belediyesinin açtığı Hasanağa Gıda Merkezi, yaklaşık 2 yıldır hizmet veriyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçe kırsalında özellikle gençlerin tarımsal üretimin içinde olmasını sağlamak adına örnek çalışmalar yaptıklarını, projeler geliştirdiklerini söyledi. Tarımı, çiftçiyi ve gıda güvenliğini önemsediklerini dile getiren Özdemir, bu çerçevede bugüne kadar üreticilere fide, tohum gibi desteklerde bulunduklarını, kadın kooperatiflerine yönelik üretim odaklı çalışmalar yaptıklarını anlattı. Hasanağa Gıda Merkezi'nin tarladan sofraya sağlıklı gıdanın ulaştırılması, çiftçinin gelirinin artırılması ve kadınlara ek gelir sağlanması amacıyla yürüttükleri çalışmaların en önemlilerinden olduğuna dikkati çeken Özdemir, gıda merkezinde, kuru ve ıslak üretim alanları, ham madde, ambalaj ve işlenmiş ürünlerin yer aldığı kuru depolar, soğuk hava odaları, kalite kontrol laboratuvarı ve çalışma ofislerinin yer aldığını aktardı. Yaklaşık 800 metrekare kapalı alanda kurulu Hasanağa Gıda Merkezi'nde, NİLKOOP tarafından üretilen ya da tedarik edilen ham maddelerin gıda mühendisinin gözetiminde, kadın dernekleri üyeleriyle hijyenik ortamda işlendiğini, ambalajlandığını ve depolandığını dile getiren Özdemir, bu ürünlerin belediye marketlerinde satışa sunulduğunu söyledi. Gıda merkezinde üretilen ürünlerin gıda analizi laboratuvarında temel kalite kontrol analizlerinin de yapıldığını belirten Özdemir, şunları kaydetti: "Hasanağa Gıda Merkezi, kooperatif üretimleri ve kadın derneklerini gıda ürünlerinin üretimi, işlemesi için her aşamada desteklemektedir. Verilen eğitim ile üretilen ürünün ham madde hazırlığı, üretimi ve paketlenmesinde dikkat edilmesi gereken gıda hijyen ve sanitasyon kuralları anlatılarak, bu sayede gıda güvenliği bilinci artan dernek üyeleri gıda mühendisi eşliğinde doğal, sağlıklı ve güvenilir gıda ürünlerini geleneksel yöntemlerle üretmektedir. Ekonomik büyümeyi, sosyal adaleti dengeleyici ve sürdürülebilir hale getirmek için kadın odaklı üretim faaliyetleri artırılmaktadır. Hasanağa Gıda Merkezi üreticiyi teşvik etmek isteyen, gıda mevcudiyetini destekleyip sağlıklı ve güvenli gıdanın ulaşımını kolaylaştırmayı hedefleyen sürdürülebilir bir misyona sahiptir." 750'ye yakın kadın üretim yapıyor Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise tüm gıda üretiminin gıda mühendisi kontrolünde kadınlar tarafından yapıldığını anlattı. Ham maddelerin genellikle kendi tarlalarında üretildiğini ve Nilüfer'in kırsal mahallelerinden çiftçilerden alındığını dile getiren Ayyılmaz, şöyle konuştu: "Turşu, reçel, erişte, sos, salça gibi 40 çeşit ürün üretiyoruz. Bunun dışında Mustafakemalpaşa ilçesinden kadın derneklerinden aldığımız ürünlerimiz var. Kars'tan yine kooperatif üretimi peynir çeşitleri ve Artvin'den bal da çeşitlerimiz arasında yer alıyor. Bölgenin kırsal kesimdeki kadınlar gelip bizim adımıza yevmiye ile üretim yapıyorlar. Mahalle derneklerinde çalışan kadınlara iş imkanı sağlamış oluyoruz. Kadın dernekleri sırayla üretim yapıyordu burada, halen de yapıyorlar. Ama biz sürekli üretimde olması için derneklerden bazı kadınları sürekli istihdam ettik." Bölgede bazen üreticinin elinde kalan biber ve domates gibi ürünleri alıp katma değere dönüştürdüklerini belirten Ayyılmaz, "Böylece köylüye, çiftçiye destek oluyoruz. 2023 yılı da açtığımızda Nilüfer'e bağlı derneklerden 625 kadın üretime katıldı. 2024'te ise 750'ye yakın kadın derneği üyesi bizimle çalıştı" Bölgede bazen üreticinin elinde kalan biber ve domates gibi ürünleri alıp katma değere dönüştürdüklerini belirten Ayyılmaz, "Böylece köylüye, çiftçiye destek oluyoruz. 2023 yılında açtığımızda Nilüfer'e bağlı derneklerden 625 kadın üretime katıldı. 2024'te ise 750'ye yakın kadın derneği üyesi bizimle çalıştı" dedi. Kırsaldan gelen kadınların geleneksel üretim yöntemlerini hijyenik yöntemlerle birleştirip belli bir reçete doğrultusunda sağlıklı ürünleri tüketiciyle buluşturduklarını vurgulayan Ayyılmaz, "Elemanlarımız teknik açıdan hijyenik açıdan kadınları yetiştirmiş oluyorlar. Nilüferlilerin, kendi çiftçisinin temiz tarımla ürettiği ürünleri uygun fiyata tüketmesini sağlıyoruz" ifadesini kullandı.

DSİ'nin çiftçinin hemen bölgeyi terk etmesini istemesi çiftçileri mağdur etti Haber

DSİ'nin çiftçinin hemen bölgeyi terk etmesini istemesi çiftçileri mağdur etti

Bursa'nın Kestel ilçesine bağlı kırsal Dudaklı Mahallesi sakinleri, Gölbaşı Baraj Gölü havzasındaki sebze üretimi için DSİ'den 45 gün süre istedi. DSİ'nin alanlar ekili olmasına rağmen çiftçinin hemen bölgeyi terk etmesini istemesi çiftçileri mağdur etti.  Gölbaşı Gölü'ndeki su miktarı, son yıllarda yaşanan iklim değişikliğine bağlı kuraklığın etkisiyle düşerken, çekilme nedeniyle suyun kapladığı alan da azaldı.  Suyun uzun yıllardır ulaşmadığı kısımda yer alan çalılıkla kaplı bölgeyi temizleyen Dudaklı çiftçileri, burada tarımsal üretime başladı.  Suyu bağlı bulundukları kooperatiften sağlayan çiftçiler, yaklaşık 10 yıldır göl havzasında DSİ'den aldıkları izinle sebze üretiyor.  Bu konuda haklarında yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatılan çiftçiler, açılan davada mahkemece suçsuz bulundular.  Havzada üretim yapan çiftçiler adına konuşan Dudaklı sakinlerinden İsmail Esen, şu anda yaklaşık 100 dönümde marul, fasulye, maydonoz, dere otu gibi sebzelerin ekili olduğunu söyledi.  DSİ'nin kendilerine geriye dönük kira bedeli çıkardığını ve ödeyeceklerini dile getiren Esen, şöyle konuştu: "Buralar çalılıktı ve uygunsuz insanlar geliyordu. Araçlarıyla gelenler oluyordu ve anlatamayacağımız kötü görüntüler. Biz çalılıkları temizledik. Bölgeyi daha sakin hale getirdik ve tarım yaptık. DSİ, 5 Mayıs'a kadar süre verdi. Ürünleri kaldırmazsak 5 Mayıs'ta makinelerle gelip ürünleri kaldıracaklar. Çok maliyet yaptık. Zirai dondan zaten meyve zararımız çok. Bir de bundan olursak çok zor durumda kalırız. Mesela marul 15 gün sonra kesime gelecek. Hasatı falan derken bir al. Fasulye için 45-50 gün gerekiyor."  Ne devlete ne de DSİ'ye karşı olduklarını vurgulayan Esen, "Sadece zaman istiyoruz. Zaten buralara su gelmesi imkansız. 45-50 gün daha süre versinler. Ondan sonra bir daha buralara ekmeyiz. Yetişmiş ürün yazık olacak. 25 bin adet marul var. Şu anda kesilmez, yenmez. DSİ, 5 Mayıs'a buradaki tüm ürünü toprağa karıştıracak." dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.