Hava Durumu

#Çiftçi

Yeni Marmara Gazetesi - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursalı çiftçi erikleri dalında bırakmadı, çöpe atmadı fenomen oldu Haber

Bursalı çiftçi erikleri dalında bırakmadı, çöpe atmadı fenomen oldu

İnegöl’ün Çeltikçi Mahallesi’nde annesine ait tarlada erik yetiştiren Özgür Şimşek, asıl mesleğinin inşaat malzemeleri satıcılığı ve izolasyon işi olduğunu söyledi. Çiftçilikle profesyonel olarak uğraşmadığını belirten Şimşek, buna rağmen bu yıl tarlasından yaklaşık 10 ton erik elde etti. Ancak ürünlerin fazla olması nedeniyle alıcı bulmakta zorlanan Şimşek, yaşadığı durumu sosyal medyada çektiği bir video ile anlattı. Video kısa sürede büyük ilgi görürken, binlerce kişi Şimşek’e destek mesajları gönderdi. Şimşek, "Tarlalarımız var, annemin tarlası var. Ürünleri bu sene satamadık. Geçen sene hiç olmamıştı. Bu sene çok olunca alıcılar almak istemediler. Elimizde kaldı. Ben de ne yapayım bunları derken bir video çektim. O video da patladı. Takipçilerimiz ‘Özgür Usta, kargoları alalım’ dediler. Keşfete düştü video" dedi. "1 kilo erik 15 lira, kargosu 300 lira" Vatandaşlardan gelen yoğun talebe rağmen kargo maliyetlerinin ürün fiyatını geçtiğini belirten Şimşek, "Bir kilo erik 15 lira ama kargonun bir kilosu 300 lira. Bir zarf gönderimi bile 300 liradan başlıyor. İnsanlara ‘Keşke gönderebilsem, bedava versem’ dedim ama böyle bir imkanımız yok" diye konuştu. Elindeki ürünleri çevresindeki vatandaşlara ulaştırmaya çalıştığını belirten Şimşek, kapısının önüne bıraktığı erikleri zaman zaman ücretsiz dağıttığını söyledi. Şimşek: "Kapının önüne koyuyorum, fiyat yazmıyorum. Bedava alan bedava alıyor. Çocuklar belki bir ton bedavaya yemiştir. ‘Alın, üçer beşer alın’ diyorum. Çocuklar geçiyor, anneleri ellerinden çekiyor. ‘Yenge durun, çocuklar alsın yesinler’ diyorum. Onlara bedava dağıttım. Elhamdülillah." "5-6 ton erik dökülmüş olabilir" Yaklaşık 10 ton erik elde ettiğini belirten Şimşek, ürünlerin önemli bölümünün satılamadığını ve bir kısmının tarlada kaldığını ifade etti. Şimşek "10 tona yakın erik vardı. Bunun 1 tonunu satmışımdır, satmamışımdır bilmiyorum. Çünkü burada bir kilo, iki kilo satmak hakikaten çok zor. Toptan verince iki günde toplayıp veriyorduk ama perakende satmak çok zor. Belki 5-6 tonu dökülmüştür" dedi. Şimşek, ürünlerin bir bölümünü ise evde değerlendirdiklerini söyledi. Eriklerden marmelat ve pestil yaptıklarını belirten Şimşek, özellikle takipçilerinden gelen önerileri dikkate aldığını söyledi. "Binlerce dua geldi, satmış kadar mutlu oldum" Sosyal medyada paylaştığı videonun yüz binlerce kişiye ulaştığını anlatan Şimşek, kendisine gönderilen mesajların ve duaların kendisini mutlu ettiğini söyleyerek "650-700 bini geçmiş şu anda, o civarda. Her sabah telefonu açıyorum, bakıyorum; dualar, yorumlar geliyor. Hepsine kalp atıyorum, tek tek cevap yazamıyorum. İnsanların samimi duaları geldi. Binlerce dua geldi. Onların duası yeter bana. Satmış kadar, çok zengin olmuş gibi mutlu oldum. İnşallah ailemize de yarayacak bu dualar. Keşke hepsine böyle ışınlayıp gönderebilseydim. Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. "Çiftçi para kazanamıyor" Yaşadığı olay üzerinden çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çeken Şimşek, "Şu anda bir kilo eriğin fiyatı 30 lira. Bunun 15 lirası maliyet; sulaması, ilaçlaması, tarlanın sürülmesi 15 lirası da kâr. Ama adam mecbur 15 liraya veriyor. Niye? Çöpe gitmesin diye. Ben de o amaçla veriyorum. Hiç olmazsa girdiği kapıdan çıksın mantığıyla veriyoruz" dedi. Akşam saatlerinde pazara giden vatandaşlara da çağrıda bulunan Şimşek, "Bazı kadınlarımız akşam pazarına gidip ucuz patates, soğan, erik ne varsa ucuzdan almaya çalışıyor. Köylü zaten para kazanmıyor. Gündüz saatlerinde de pazara gidin. Çiftçi para kazanmıyor. Akşam olmuş, çiftçi ürününü eve götürecek, eve götürmek istemiyor. Dolayısıyla fiyatı dibe vurduruyor. Milletin de hoşuna gidiyor, ‘Ucuza aldım’ diyor. Ucuza aldın ama çiftçi üzülerek evine gidiyor. Hiç kâr yapmıyor" diye konuştu. "Çiftçinin işi çiftçilik" Çiftçilerin artan maliyetler karşısında desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, özellikle mazot ve sosyal güvenlik primleri konusunda üreticilerin rahatlatılmasını isteyerek "Adam Bağ-Kur’unu mu ödesin? Bağ-Kur olmuş 11 bin lira. Adam koca bir sene o bir ton eriği satmak için uğraşıyor, bir aylık Bağ-Kur’unu ödüyor. Ses olsun bu. Çiftçinin hayatı, geçimi kolaylaştırılsın. Mazot 90 liraysa biraz daha ucuza verilsin, yarı fiyatına verilsin. Çiftçi rahatlasın. Çünkü çiftçinin işi çiftçilik" dedi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa'da çiftçilerle bir araya geldi Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa'da çiftçilerle bir araya geldi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'da Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki esnafı ziyaret edip vatandaşlarla sohbet etti. Fabrika işçileriyle bir araya gelen Özel'in son durağı ise çiftçiler oldu. Özel'i çiftçiler traktör ve ürettikleri ürünlerle karşıladı. Özel, "Size fiyat dayatıyorlar ya da size bazen kota dayatıyorlar. Fiyata bile bakmadan almayacaklarını söylüyorlar. İncir, şimdi İngiltere'de satılıyor. Hatta diyorlar ya 'Kraliçe yemiş, şimdi Prens Charles yiyormuş.' Geçmişte bazı kooperatif tecrübeleri kötü sonuçlandı diye insanlar şimdi uzak duruyor. Ama kooperatif demek çiftçilerin, bir konuda birlikte çalışanların bir araya geldiği, işte bu incir üretimi ise incir üretim kooperatifi, üzümcülerin kooperatifi ki böyle bazı kooperatifler var ve iyi sonuçlar da veriyor. Bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri, birbirleriyle dayanışma içine girerek kuralları başkasının koyduğu değil, üreticinin koyduğu bir sistem, bir düzen oluşturmaları gerekiyor. Hakkınız ne ise onu isteyeceksiniz. 130 lira, 120 liranın altında bu köyde size bu malı satan yoksa, ne yapacak Prens Charles incir yemeyecek mi? Elbette yiyecek ama aracı kazanmayacak, sen kazanacaksın. Çünkü bu ürünün İngiltere'deki fiyatı sizden 120 değil, 40 liraya alınca İngiltere'de üçte birine düşmüyor" dedi. Özel, "Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Şimdi gıda enflasyonunda ilk 5'in içinde. Bizden kötü ülkeler Arjantin, Venezuela, İran, Güney Sudan falan. Yani ya savaşta ya kıtlıkta ya iç savaş olan ülkeler. Avrupa'nın gıda enflasyonu yıllık yüzde 1.9, Türkiye'nin gıda enflasyonu yüzde 35. Türkiye'de ortalama çiftçi yaşı 57 olmuş. Gençler artık çalışmıyor, şehre asgari ücretli, güvencesiz bile olsa iş bulup şehre kaçmaya çalışıyor. Hani Türkiye'de her şeyden bir beka sorunu buluyorlar ya, esas beka sorunu budur. Eğer sen bu senelerde çiftçine gerekli desteklemeyi yapmazsan, onu yıldırırsan, onu perişan edersen, gelecek sene artık hem bu ürünü üretip satamazsın hem de çilek alacağın işte Yunanistan'dan almak durumunda kalırsın, İtalya'dan erik alırsın, şeftaliyi bir başka memleketten alırsın ve artık çok daha zor bir duruma gelebiliriz" dedi. Üretici kooperatifleri projesinin partilerinin ilk maddelerin başında geldiğini söyleyen Özel, çiftçinin kullandığı mazottan da vergi alınmaması gerektiğini söyledi. Özel, "Yeni Parti iktidar olduğunda, biraz önce dedi abi 'Karaoğlan'ın projeleriydi' dedi, Bülent Ecevit'in. Hem köylerde kooperatifler, üretici kooperatiflerinin kurulması. Süt kooperatifi var, mesela İzmir'de süt kooperatifleri var, üyeleri para kazanıyor. Üyeleri hem çok ucuza ürününü satmak zorunda kalmıyor hem de kooperatifin karından yıl sonunda para alıyor, kar ediyor. Sizin önümüzdeki dönemde başta incir olmak üzere bu tip ürünlerde, stratejik ürünlerde kooperatifleşmeniz, birliklerin kurulması, birlikte pazarlık gücünü artırmanız, varsa soğuk hava depoları bunların sizin sahip olduğunuz kooperatifler tarafından yapılması, desteklenmesi bizler tarafından son derece önemli. Eğer bu zor zamanlarda bir destekleme yapılmazsa, seneye iyi bir zaman gelse de, yani ürün para etse de, asla ve asla çiftçinin yaşamadığı, yaşatılmadığı bir yerde bu ülkede kimse güvende olmaz, kimse geleceğini güvenle karşılayamaz. Buradan bu fiyat istikrarsızlıklarında özellikle akaryakıt fiyatlarının gıda fiyatlarında çok önemli olduğunu söyleyelim, bu birincisi. Yani buradan bütün Türkiye'ye Fadıllı köyünden şunu söyleyelim; mazotun geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde, şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan, incir fiyatı mazotun karşısında 8 kez erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV'siz, KDV'siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek" şeklinde konuştu. Kendisinin eczacı olarak kooperatif üyesi olduğunu belirten Özel, "Kooperatif dışında bir kutu aspirin satın almam, hastama vermem. Çünkü öbür türlü onlar şimdi para kazanırlar, kooperatif battı mı bana da para kazandırmazlar. Kooperatif bir arada durmaktır. Güçlü durmak, birbirinden güç birliği yapmaktır. Bunun için biz Yeni Parti iktidarında çok güzel kanunlar çıkaracağız, teşvikler çıkaracağız. Ama sizin de bu bilince kavuşup güç birliği yapmanız lazım. Bu ürünlerin Türkiye'de yetişebilmesini yerli olarak. Hani diyorlar ya çok 'yerli milli', neredeyse şeftalimiz yerli milli olmaktan çıkacak korumazsak. Ülkesini seven, bu çiftçinin sesini duyursun, Türkiye'ye duyursun" dedi.

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler Haber

Ölülere bile yaş sebze meyve faturası kesmişler

Vergi Denetim Kurulu raporlarında yer alan tespitlerde ise bazı firmaların gerçek dışı müstahsil makbuzları düzenlediği, bazı belgelerin hayatta olmayan kişiler adına hazırlandığı ve bazı kişilerin ise adlarına düzenlenen belgelerden haberdar olmadıklarını beyan ettikleri ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyvenin tarladan tüketiciye ulaşana kadar geçtiği süreç mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi verileri ile Vergi Denetim Kurulu tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Yaklaşık 1250 çiftçinin beyanına başvurulan soruşturmada, tedarikçi konumundaki bazı firmaların çiftçilerden aldıkları ürünleri gerçek alış fiyatının üzerinde gösterecek şekilde müstahsil makbuzu düzenledikleri, ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri ve tedarik zincirini gereksiz şekilde uzatarak fiyatları yukarı yönlü etkiledikleri yönünde tespitlere yer verildi. Bursa'dan 5 şüpheli 41 şüpheli yöneticinin bulunduğu soruşturma kapsamında Bursa'dan 5 şüpheli dosyada yer aldı. Bursa'daki şüphelilerin Yıldırım, Nilüfer, İznik ve Osmangazi ilçeleriyle bağlantılı olduğu belirlendi. Soruşturma listesinde Ahmet D., Sabri B., Casım A., Ayşenur A. ve İsmail S. isimleri yer aldı. Bursa bağlantılı firmalar arasında Ahmet D.'nin Yıldırım ilçesi Gökdere'deki firması, Sabri B. ve Casım A.'nın Nilüfer'deki faaliyetleri, bir gıda şirketinin İznik'teki adresi ile başka bir gıda şirketinin Osmangazi'deki adresi bulunuyor. Hayatta olmayan 49 kişi adına 2,5 milyon liralık makbuz Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespitlerden biri ise Ahmet D. hakkında hazırlanan bölümde yer aldı. Vergi Denetim Kurulu raporuna göre, Ahmet D. tarafından 01 Ocak 2025-31 Mart 2026 tarihleri arasında daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği tespit edildi. Söz konusu belgelerin toplam tutarının ise 2 milyon 524 bin 987 lira 35 kuruş olduğu belirlendi. Raporda, bazı kişilerin ölüm tarihlerinin belge düzenlenmesinden yıllar önce olduğu görülürken, bu kişilerin adına düzenlenen belgelerin gerçek bir ürün teslimine dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırıldığı belirtildi. "Ürün satmadım, firmayı tanımıyorum" dediler Raporda yer alan ifadelerde bazı kişilerin, adlarına düzenlenen müstahsil makbuzlarından haberlerinin olmadığını söyledikleri görüldü. Örneğin Y. G. isimli kişinin adına düzenlenen toplam 1 milyon 59 bin 975 liralık müstahsil makbuzlarıyla ilgili olarak herhangi bir ürün satmadığını, zirai faaliyeti ve üretimi bulunmadığını ve Ahmet D.'yi tanımadığını beyan ettiği kaydedildi. Yusuf K. ise adına düzenlenen belgelerden haberdar olmadığını, ürün satmadığını ve Ahmet D.'nin çalışanı olduğunu ifade etti. Raporda bazı kişilerin ise Ahmet D.'nin yanında çalıştıkları ve köylülerden ürün topladıkları yönündeki ifadelerine yer verildi. Bir başka kişinin adına 7 milyon 932 bin 22 lira 25 kuruş tutarında müstahsil makbuzu düzenlendiği, bu kişinin ise kendisinin üretmediği bazı ürünlerin kendi adına belgelerde yer aldığını söylediği aktarıldı. Müstahsil makbuzları tek tek incelendi Vergi Denetim Kurulu, yalnızca müstahsil makbuzlarını değil, belgelerde yer alan ürünlerin gerçekten üretilip üretilmediğini de araştırdı. Raporda; üreticilerin beyanları, arazi büyüklükleri, üretim kapasiteleri, ürünlerin hasat dönemleri, kantar ve nakliye belgeleri, Hal Kayıt Sistemi bildirimleri ile banka ve ödeme hareketlerinin birlikte incelendiği belirtildi. İncelemelerde bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, bazı kişilerin çiftçilik yapmadığı, bazı kişilerin ilgili firmayı tanımadığını veya firmaya ürün teslim etmediğini beyan ettiği kaydedildi. Bazı belgelerdeki ürün miktarlarının üreticilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle de açıklanamadığı belirtildi. 22 ilde 109 adres için arama Soruşturma kapsamında Türkiye genelinde 41 büyük dağıtıcı firma ve 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin adreslerine yönelik operasyonun 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdüğü öğrenildi. Vergi Denetim Kurulu raporunda araştırmanın ilk aşamasında riskli olduğu değerlendirilen 207 firma arasından yüksek tutarlı müstahsil makbuzlarıyla öne çıkan 15 firmanın seçildiği, ikinci aşamada ise 26 firma hakkında tespitler yapıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü, delillerin toplanmasının ardından adli sürecin devam edeceği bildirildi.

Nilüfer’de incirin lezzeti ve emeği festivalde buluştu Haber

Nilüfer’de incirin lezzeti ve emeği festivalde buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı festivale ilgi büyüktü. Yerel lezzetlerin ve incir stantlarının bulunduğu festivalin açılışında Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, siyah inciri tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Dünya incir üretiminin yaklaşık üçte birinin Türkiye’de yapıldığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Türkiye’de ise ilk sırada Bursa’mız geliyor. Burada da en çok üretimi Nilüfer yapıyor" dedi. Nilüfer’de 2 bin 300 dönüm arazide incir üretildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 ürün artışı görülüyor. 3 bin ton üzerinde ürün bekliyoruz" dedi. Nilüfer Belediyesi olarak NİLKOOP ile Fadıllı Mahallesi’nde 12 dönümlük alanda incir üretildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 12 tona yakın ürün beklediklerini söyledi. Bu yıl incir hasadının çiftçi için zor geçtiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Gübre, ilaç, işçilik ve üretim maliyetleri artıyor. İncir ise düşük fiyattan alıcı buluyor. Üreticimiz emeğinin karşılığını alamıyor" dedi. Siyah incirin tanıtımı için festivaller düzenlediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu; "Merkezi hükümetin tarıma tabii ki başta incir olmak üzere diğer meyvelerimize, sebzelerimize, ürünlerimize, tahılımıza, buğdayımıza gerekli destekleri vermesi lazım. Dünyanın her yerinde, gelişmiş tüm ülkelerde tarıma çok büyük destek veriyorlar. Bütçeden çok büyük paylar ayırıyorlar. Biz ne yazık ki burada aynı desteği veremiyoruz tarıma. Çünkü şunu biliyoruz ki fabrika yapacak, ev yapacak araziyi her yerde buluruz da bu siyah inciri üretebileceğimiz tarlaları, bahçeleri, bağları hiçbir yerde bulamayız. Buraların örgütlü bir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Çünkü örgütlenmezsek biz buradan para kazanma şansımız yok. O nedenle daha önce de önermiştim. Bölgede mutlaka kooperatifleşmeliyiz." Festival yarışmalarla renklendi. Jürilerin değerlendirmeleri sonucu, ‘En İyi İncir Yetiştiricisi’ yarışmasında Berre Kargılı 1’inci, Gökhan Arıca 2’nci Gökhan Aktaş ise 3’üncü oldu. ‘İncirli Lezzetler Yemek Yarışması’nda ise birbirinden güzel lezzetler yarıştı. Fadile Yeprem ‘Bademli İncir Galette’ ile 1’inci, Nevin Pınar ‘Çıtır İncir Yatağında Mutancana" ile 2’nci, Sevgi Vatan ise ‘İncir Köşkü’ ile 3’üncü oldu. Kazananlara ödülleri verildi. Festival Karaf grubu konseri ile sona erdi.

Limon hasadı başladı: Bahçede kilogramı 6-12 lira Haber

Limon hasadı başladı: Bahçede kilogramı 6-12 lira

Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından limon kesim tarihi 11 Eylül, ihraç tarihi ise 21 Eylül olarak açıklandı. Türkiye'nin en önemli limon üretim merkezlerinden Adana'da ise komisyon tarafından açıklanan tarihlere bağlı kalınarak dün ilk limon hasadı Yüreğir ilçesi Sakızlı Mahallesi'nde başladı. Bu sene Adana genelinde 218 bin dönüm alanda dikili limon bulunurken 710 bin ton rekolte hedefleniyor. "Gemi trafiğinde sıkıntı var" Hasat sırasında İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, hasadın 21 Eylül'deki ihraç tarihiyle birlikte hızlanacağını anlatarak, "Hasat dün itibariyle başladı ancak çok yavaş ilerliyor. Karadeniz'deki Ukrayna-Rusya Savaşı'ndan dolayı gemi trafiğinde sıkıntı var. Bu sene limonda bir sıkıntı yok, Adana genelinde 218 bin dönüm alanda limon ekim alanı var. Bu yıl 710 bin ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. "Bu sene limon bol" Geçtiğimiz yıl limonda 2025 yılındaki zirai don nedeniyle 380 bin rekolte alındığını, bu sene verimin bol olduğuna dikkat çeken Doğan, "Geçen yıl soğuklardan dolayı ağaçlar zarar gördüğü için 380 bin ton rekolte almıştık ve fiyatlar çok iyiydi, çiftçi mutluydu. Ancak bu yıl da verim bol ama fiyatlar düşük. Şu anda limonda hiç alıcı yok. İhracat için kapılar açıldığında belki fiyatlar biraz hareketli olacak" ifadelerini kullandı. Şuanda dünya geneline Güney Afrika ve Arjantin'den limonun ihraç edildiğine vurgu yapan Mehmet Akın Doğan, "Şuan Güney Afrika'dan bütün ülkelere ve Arjantin'den limon gitmekte. Onların limonu Eylül'ün sonunda bitecek. Onların limonu bittiğinde bizim burada inşallah hareket başlayacak" dedi. "İnşallah limonu yurt dışına göndereceğiz Fiyatların limonun kalitesine göre 6 ile 12 lira arasında değiştiğini de anlatan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Çift makas mayer cinsi limonun fiyatı 6-8 lira. Tek makas olursa bu fiyatlar 8-12 lira arasında. 21 Eylül'de ihracat başlayınca fiyatların daha da artmasını bekliyoruz. Limonu siz dalından kestiğinizde parasız dahi alsanız bunun paketleme tesisinden çıkışı 15-20 lira. İnşallah limonu yurt dışına göndereceğiz. Yurt dışına limon gitmediği takdirde bu limonların hepsinin iç piyasada tüketilmesi mümkün değil. Limon çok fazla." Öte yandan, Başkan Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'ndan bu yıl özellikle Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'nun (DFİF) verilmesini istedi.

İki dönüm fasulyenin arkasındaki güç: 74 yaşındaki çiftçi ve bir eşek Haber

İki dönüm fasulyenin arkasındaki güç: 74 yaşındaki çiftçi ve bir eşek

Konya'nın Güneysınır ilçesinde, bölgeyi Toros Dağları'na bağlayan kara yolu güzergahındaki kırsal mahallede ikamet eden 74 yaşındaki çiftçi Murat Cebic, gelişen tarım teknolojilerine rağmen ziraat faaliyetlerini bilek gücü ve eşeğiyle sürdürüyor. Arazisini sürmekten ürün ve yem taşımaya kadar tüm işleri 5 yıl önce 800 liraya satın aldığı eşeğiyle yürüten yaşlı çiftçi, küçük ölçekli arazisinde üretime devam ediyor. Daha önce kullandığı iki yaşlı eşeği bedelsiz olarak devrettiğini belirten Cebic, günün sonunda tarladan topladığı otları eşeğine yükleyerek evinin yolunu tutuyor. "Tarlayı bununla sürer, yükü bununla taşırım" Sürdürdüğü üretim faaliyetleri ve karşılaştığı durumlar hakkında bilgi veren Murat Cebic, arazisinde motorlu araç kullanmadığını ifade etti. İki dönümlük alanda ekim yaptığını belirten Cebic, "Bizim dünyamız da burası işte. İki dönüm fasulyem var, onu ekiyorum, biçiyorum. Bu eşek benim elim, ayağım, her şeyim. Tarlayı bununla sürerim, yükü bununla taşırım. 5 yıl önce 800 liraya aldım bu genci. Eski eşeklerim yaşlanmıştı, onları durumları olsun diye bedava verdim başkalarına, bunu getirdim" dedi. Ürettiği fasulyeleri satarak rızkını kazandığını dile getiren Cebic, "Şimdi tarladan topladığım otu sırtına yükledim, eve gidince ona yedireceğim. Teknoloji, traktör bilmeyiz biz; kendi halimizde eker, satar, rızkımızı çıkarırız. Zor tabii ama üretmeden de duramayız" diye konuştu. Cebic, kısıtlı imkanlara rağmen sürdürdüğü tarımsal faaliyetle çevresindeki üreticilere örnek oluyor.

Osmangazi’nin siyah inciri festivalde görücüye çıktı Haber

Osmangazi’nin siyah inciri festivalde görücüye çıktı

Siyah incir üreticisinin desteklenmesi çağrısı yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, üreticilerin sorunlarına dikkat çekerek "Önemli olan çiftçiyi topraktan, tarımdan kopartmamak" mesajını verdi. Bursa’nın tarımsal değerlerinden siyah incirin geleceğe taşınması ve üreticilerin emeğinin desteklenmesi amacıyla düzenlenen etkinlikte, kent protokolü ve vatandaşlar bir araya geldi. Festivale Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve binlerce vatandaş katıldı. "Önemli olan çiftçiyi topraktan, tarımdan kopartmamak" Festivalde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, siyah incir üreticilerinin bu yıl yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, ürünün beklenen değeri bulamadığını söyledi. "Osmangazi Siyah İncir Festivali" ile siyah incirin tanıtımına ve pazarlanmasına katkı sağlamak istediklerine işaret eden Başkan Erkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti: "Siyah incir maalesef bu sene beklenen fiyatı bulamadı. Maliyetleri yüzde 100 arttı, geliri geçen seneye göre neredeyse yüzde 100 azaldı. Çiftçinin karnını yarmışlar, Allah bir dahaki seneye bereket versin demiş. Önemli olan çiftçiyi topraktan, tarımdan kopartmamak. Tabii ki bunun çözümünde yerel destek çok önemlidir ama genel destek ve genel planlamayla olacak iştir. Siyah incir, Bursa’da hatta Türkiye’de sadece şu coğrafyadaki 26 köyde yetişiyor. Havası, iklimi, denizden gelen rüzgarı, Allah öyle bir bereket vermiş ki sadece bu bölgede yetişiyor. Kraliçe inciri olarak bilinir ama bu fiyatlarla para kazandırmıyor. O yüzden üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Biz de bu festivallerle hem tanıtımına, hem pazarlanmasına hem de üreticinin hassas zamanı birazcık stresini atıp, önümüzdeki yıla hazırlanması amacını güdüyoruz ve vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Derdimiz bir tane; Osmangazi’mize, ova köyleriyle, dağ köyleriyle, merkeziyle Bursa’mıza iyi hizmet edebilmek, vatandaşlarımızın yüzlerini güldürebilmek. İncir de tarım üretimi de en önemli parçalarından birisi. İnşallah daha bereketli, fiyatın daha güzel olduğu diğer festivallerde buluşmak üzere." Siyah incir için tek ses Çiftçilerin yanında olunması gerektiğini vurgulayan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise, "Çiftçiler en son bize şunu söyledi, çok üzgünüm, çalışarak batıyoruz dedi. Mutlaka çiftçi, üretici, köylü desteklenmelidir. Bu güzel organizasyonun sahibi Erkan Aydın başkan başta olmak üzere Osmangazi Belediye’mize, muhtarlıklarımıza çok teşekkür ediyorum. Daha bereketli, daha güzel, daha çok üretilen yıllarda buluşmak temennisiyle" diye konuştu. İncir yetiştiriciliğinde yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de, ortak akıl vurgusu yaparak "İncirler dalda kalmasın, incirler hak ettiği emeğin karşılığını alsın. Umarım ki bunlar yüzde 60’ının ihracı yüzde 40’ının ülkede kaldığı bir ekonomik döngüye dönüşür. Emeklerine sağlık. En büyük teşekkürü sayın başkanımız Erkan Aydın’a ediyorum. İyi ki varsınız, iyi festivaller diliyorum" dedi. Gündoğdu Mahallesi’nin incir üreticisi olduğunun altını çizen Gündoğdu Mahalle Muhtarı Savaş Özkan da yaptığı konuşmada, "7 yıldan beridir muhtarım, 7 yıldan beridir başkanlarıma diyorum ki İncir Festivali’ni Gündoğdu’da yapalım, sağ olsun Erkan Aydın başkanımız bizi kırmadı. Festivali bu sene Gündoğdu Mahallesi’nde yapmaya karar verdiler. Tüm belediye çalışanlarına, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. İncirimiz bu sene para yapmadı, köyümüzün geçim kaynağı yüzde 70 siyah incir ama yine de bereket versin diyoruz çünkü biz bunu toplamak zorundayız, bizim geçim kaynağımız bu. Bundan sonraki yıllarda inşallah daha güzel olacak" açıklamalarında bulundu. En güzel siyah incirler seçildi Festival kapsamında Bursa siyah incirinin kalitesini ve üreticilerin emeğini ön plana çıkarmak amacıyla incir yarışması düzenlendi. Üreticilerin özenle yetiştirdiği siyah incirlerin jüri tarafından değerlendirildiği yarışmada dereceye girenlere ödülleri protokol üyelerince takdim edildi. Yarışmanın birincisi olan Erkan Alan, ödülünü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın elinden aldı. Başkan Aydın, "Birinci, ikinci, üçüncünün hepsinde gençlerin, gelecek neslin emeği var. Ağaç yaş iken eğilir, şimdiden ne zor şartlar altında üretildiği gören gençlerimiz, bu nimete sahip çıkacak inşallah" ifadeleriyle Alan’ı tebrik etti. Prof. Dr. Saruhan incir yetiştiriciliği hakkında bilgiler verdi "Osmangazi Siyah İncir Festivali" kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. İslam Saruhan, üreticilere incir yetiştiriciliğine yönelik olarak önemli noktalara değindiği bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saruhan, incir yetiştiriciliğinde yaşanılabilecek sorunlara parantez açarak, akademik açıdan çözüm önerilerinde bulundu. Bursa’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti paylaşan Prof. Dr. Saruhan, şunları kaydetti: "Bursa’ya Siyah İncir Festivali’ne davet edildiğim için çok teşekkür ederim. Yarışmayı gördüm, çok güzel incirler var. İncirleri seçmekte zorlanıyorum, bence hepsi birinci. Tabii böyle festival ile bu işin şenlendirilmesi çok güzel. Bazı sorunlar olabilir ama festivaller, iyi günde de kötü günde de yapılmalı. Dolayısıyla Bursa siyah incirini yakından görüp test ettim. Çiftçilerimiz getirdiği incirlerin hepsi birbirinden güzel, kaliteli ürünler. Beni buraya incirin sorunlarıyla dertlenen ve incirlerin sorunlarına çözüm arayarak davet eden Erkan Aydın başkanımıza çok teşekkür ediyorum." Başkan Erkan Aydın vatandaşlara incir dağıttı Gün boyu devam eden festivalde renkli anlar yaşandı. Festival alanına gelen çocuklar, kendileri için hazırlanan oyun parkurlarında doyasıya eğlenirken, aileleri de onların neşesine ortak oldu. Program kapsamında sahne alan Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesindeki Temiz Orkestra, seslendirdiği şarkılarla vatandaşlara müzik dolu bir program sundu. Halayların çekildiği festival alanında Bursalılar, şarkılara eşlik ederek eğlencenin tadını çıkardı. Osmangazi Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, sergilediği performansla izleyenlerden alkış aldı. Öte yandan, festival alanını gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, vatandaşlarla sohbet ederek Bursa’nın eşsiz lezzeti siyah inciri vatandaşlara kendi elleriyle dağıttı. Vatandaşlar ise Başkan Aydın’a yoğun ilgi göstererek festival anısını birlikte fotoğraf çektirerek ölümsüzleştirdi. Festival coşkusu Özge Öztimur’un şarkılarıyla taçlandı "Osmangazi Siyah İncir Festivali", Özge Öztimur konseriyle coşkuyu zirveye taşıdı. Festival alanını dolduran vatandaşlar, Özge Öztimur’un seslendirdiği birbirinden güzel şarkılar eşliğinde keyifli ve eğlenceli anlar yaşadı. Konser sonunda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sanatçıya günün anısına çiçek takdiminde bulundu.

Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü Haber

Ağustosta tarlada 10 liraya kadar düşmüştü, dalında 40 lirayı gördü

Temmuz ve ağustos aylarında yaşanan yoğun arz nedeniyle tarlada 10 liraya kadar gerileyen ve çok sayıda çiftçinin ağacını kesmesine yol açan nektarin, piyasada ürünün azalması ve geçici cinslerin devreye girmesiyle fiyatını üçe katladı. Bu yıl Türkiye genelinde şeftali üretiminin yüzde 88 artışla 835 bin tona, nektarin üretiminin ise yüzde 107 artışla 414 bin tona ulaşması bekleniyor. Yaz döneminde tüm çeşitlerin aynı anda olgunlaşması ve ihracatın zayıf kalması nedeniyle çakılan fiyatlar, tarlada ürünün bitme noktasına geldiği geç dönemde arz-talep dengesinin kurulmasıyla yeniden yükselişe geçti. Şeftali ve nektarine kıyasla soğuk hava depolarında 2 ay bozulmadan dayanabilen geçici nektarinler; Rusya, Azerbaycan, Balkanlar ve Orta Asya pazarlarına ihraç ediliyor. "Arz-talep dengesi sağlandı, geç dönem üreticisi biraz daha şanslı" Piyasadaki fiyat hareketliliğini değerlendiren Gürsu Ziraat Odası Meclis Üyesi Mehmet Yıldırım, şunları söyledi: "Yaz döneminde ürün boldu. İhracat olmadığı için mal tüccarın elinde kaldı ve piyasayı düşürdü. Şimdi tarlada ürün bitti, geçici cinsler piyasayı hareketlendirdi. 10 liraya kadar düşen nektarin dalında 30-40 liralara çıktı. Geç dönem üreticisi orta dönem üreticisine göre daha şanslı çünkü piyasada nektarin kalmadı. Dalında 30 liradan verdik, hasadını tüccar yapıyor. İşçilik ve girdi maliyetleri geçen yıla göre çok yükseldiği için bu fiyatlar aslında maliyeti ancak karşılıyor ama yine de 10 liraya kıyasla iyi bir seviyedeyiz." "Piyasada ürün azalınca geç dönem yüzümüzü güldürdü" Çiftçi İsmet Yıldırım ise yazın fiyatların dip yaptığına dikkati çekerek, "Ağustos ayında tüm çeşitler aynı anda olgunlaşınca fiyatlar adeta çakıldı ve orta dönem üreticimiz çok üzüldü. Şu anda son döneme yakın geçici cinslerin hasadını yapıyoruz. Piyasada ürün azaldığı için geç dönem nektarin hem üreticiyi hem de tüccarı memnun etti. Bu cinslerin yurt dışı pazar değeri ve dayanıklılığı yüksek olduğu için fiyatlar yükselişe geçti" dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.