Hava Durumu

#Çiftçi

Yeni Marmara Gazetesi - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa Haber

Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa

Türkiye genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşerken, Bursa, Adana ve Balıkesir gibi tarım şehirlerinde bu oran ülke ortalamasının üzerine çıktı. Bursa, çiftçi başına düşen 2,2 traktör oranıyla dikkat çeken illerin başında yer aldı. TÜİK'in bu yılın mart ayına ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, geçen ay 159 bin 931 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 1,6'sını traktörler oluşturdu. Martta trafiğe kaydı yapılan traktör sayısı, bir önceki aya göre yüzde 19,3 arttı. 2025 aralıkta traktör sayısı 2 milyon 315 bin 504 iken, bu yılın ilk çeyreğinde sadece 5 bin 749 adetlik artış yaşandı ve martta trafiğe kayıtlı traktör 2 milyon 321 bin 253'e çıktı.Bu yılın ilk çeyreğine göre Türkiye'de traktör sayısı 2 milyon 321 bin 253 iken ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 363 bin olarak kayıtlarda yer aldı. Ttraktörler, belediyeler, fabrikalar ve farklı işletmelerce kullanılıyor ancak ülke genelinde toplam üzerinden değerlendirildiğinde; Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşüyor. İllere göre çiftçi başına düşen traktör sayısı Türkye'de 50 binin üzerinde traktör bulunduğu illere bakıldığında ise 112 bin 439 ile en fazla traktöre sahip Manisa'da çiftçi başına 1,27 traktör düşüyor. Konya'da 1,12 olan çiftçi başına traktör sayısı, İzmir'de 1,58, Adana'da 1,8, Afyonkarahisar'da 1,15, Antalya'da 1,36 oldu. Bursa'da dikkati çekici bir oran Sanayi kenti Bursa'da ise trafiğe kayıtlı 81 bin 204 traktör ve ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 37 bin görünüyor. Bu rakamlara göre Bursa'da çiftçi başına 2,2 traktör düşüyor. Traktörlerin fabrika ve sanayi tesislerinde de kullanıldığı gözönünde bulundurulsa da çiftçi başına düşen traktör sayısındaki fazlalık dikkati çekiyor. Balıkesir'de ise 73 bin 816 traktöre karşılık ÇKS'ye kayıtlı 44 bin çiftçi bulunuyor. Bu kente de çiftçi başına 1,7 traktör düşüyor. Türkiye'de 50 binin üzerinde traktöre sahip illere ilişkin rakamlar şöyle: İller Traktör sayısı (bin) Çiftçi sayısı (bin) Çiftçi başına düşen traktör Manisa 112 88 1,3 Konya 105 93 1,12 İzmir 87 55 1,6 Bursa 81 37 2,2 Ankara 75 55 1,4 Balıkesir 73 44 1,7 Denizli 66 51 1,3 Sakarya 65 49 1,3 Antalya 65 48 1,35 Adana 63 35 1,8 Aydın 62 53 1,2 Afyonkarahisar 51 44 1,2 Gaziantep 50 47 1,1

Tarımın başkentinde dijital devrim Haber

Tarımın başkentinde dijital devrim

Akıllı tarımın Türkiye'de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin "e-Devleti" niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri' entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu'da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye'nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu'da, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu'da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi'nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. Başkan Işık, "Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor. Çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor. Sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken, don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor" dedi. GÜRTAM'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi olduğunu belirten Işık, "Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye'nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor" diye konuştu. İstihdamın da dijitalle iş arayan ve iş veren olmak üzere aynı uygulamada buluşturacaklarını belirten Başkan Işık, "106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR'un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor" dedi. 'BİRYERDEN' uygulaması ile belediyenin vatandaşın cebinde olduğunu belirten Işık, "Gürsu Belediyesi, vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulamasıyla, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı'na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor" şeklinde konuştu. Tasarruf ve hibe alanında Türkiye'nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Mustafa Işık, "Coğrafi Bilgi Sistemi'ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Türkiye'de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak" diye konuştu. Tanıtım programının ardından Başkan Işık, yöneltilen soruları cevapladı.

Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor Haber

Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor

Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44'ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik'te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi'nde üretim yapan ve Diyarbakır'dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye'ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.

Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü Video Galeri

Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü

     Türkiye'nin önemli sebze üretim merkezlerinden Bursa'da, kıvırcık marul fiyatlarının tarlada 35 liraya kadar yükselmesi üreticinin yüzünü güldürürken, geçen yılki zarar nedeniyle bu yıl ekim yapmayan çiftçileri pişman etti.      Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor.      Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi"      İğdir Mahallesi'nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi:      "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. '2 liraya tarlada kaldı, sürüldü' gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular      Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor      Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

Bu sefer tarladan güzel haber geldi Haber

Bu sefer tarladan güzel haber geldi

Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor. Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi" İğdir Mahallesi'nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi: "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. '2 liraya tarlada kaldı, sürüldü' gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında Haber

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında

Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlesi kapsamında çiftçinin en büyük gider kalemlerinden biri olan gübrede fiyatları yarı yarıya düşürecek önemli bir destek sundu.Belediye iştiraki Tarım Peyzaj A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıldan bugüne kadar 210 bin litre yerli sıvı gübre üretimi gerçekleştirildi.Geçen yıl üretimi başlayan sıvı gübrede bugüne kadar yüzde 100 ve yüzde 50 hibeli olacak şekilde çiftçilere destekte bulunuldu. Nisanda düzenlenecek 2. Büyük Çiftçi Buluşması'nda 5 bin çiftçiye beşer litrelik sıvı gübre hediye edilecek. 5 litrelik sıvı gübreler, 25 dekarlık bahçeye tek seferlik kullanılabilecek.Tarım Peyzaj A.Ş'nin Mustafakemalpaşa'daki tesislerinde sıvı gübre üretimi aralıksız sürerken, ziraat odalarından gelen talep karşılanmaya çalışılıyor. Dört farklı ürünle tam destek Çiftçilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edilen gübreler, bitki gelişimini destekleyen zengin içerikleriyle dikkati çekiyor. Üretimi tamamlanan dört çeşit ürün şöyle: Vitamin kompleksi: Tüm bitkilerde kullanılabilen, organik madde, serbest aminoasit ve çinko takviyeli özel bir karışım. Sıvı çinko: Bitkisel gelişimi tetikleyen özel formül. Sıvı kalsiyum: Ürün kalitesini ve dayanıklılığını artıran takviye. Sıvı bor-çinko: Meyve tutumu ve gelişimi için kritik öneme sahip ikili kombinasyon. Ziraat odaları aracılığıyla yüzde 50 indirimli satış Piyasa şartlarına göre yüzde 50 daha uygun fiyatla çiftçiye ulaştırılan bu gübrelerin satışı, ziraat odaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Yüzde 50 hibeli gübre, savaş nedeniyle ciddi oranda girdi maliyetleri yükselen çiftçilerden büyük ilgi görüyor. Üreticiler, indirimin yanı sıra denedikleri gübrelerin piyasadakilere göre daha kaliteli olduğunu belirterek, verim üzerinde doğrudan olumlu etkisi bulunduğu için de özellikle almak istediklerini kaydetti. "TARIM VE GIDA BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ" Kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.Küresel gelişmelerin ve artan maliyetlerin çiftçi üzerindeki yükünü hafifletmek istediklerini ifade eden Başkan Bozbey, şunları söyledi. "Fide, fidan, gübre, mazot ve sulama hortumu gibi temel girdilerde çiftçimizin yanındayız. Tarımsal üretimin devamlılığı bizim için hayati önem taşıyor. Gıda güvenliği ve tarım, belediyecilik vizyonumuzun birinci önceliğidir. Kırsalda üretimi güçlendirmek adına elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz."

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri Video Galeri

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri

     Bursa'nın Gürsü ilçesinde geçen yıl çıkan yangında yüksek kesimlerde alevlerin arasında yemyeşil kalan iki şeftali bahçesi, bu yıl açan pembe çiçeklerle renklendi.      Geçen yılın temmuz ayında Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasında yükselen alevler, sadece ormanları değil, yürekleri de dağlamıştı. Rüzgarın amansız ıslığıyla beslenen yangın, binlerce dekar yeşil alanı siyaha boyarken, Karahıdır Mahallesi'ne kadar dayanmış, yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmişti. O günlerden geriye, dağların bağrında açılan devasa, kapkara yaralar kaldı. Bugün Gürsu ve Kestel yamaçlarında gezinirken, siyahlaşmış kozalaklar, kömürleşmiş ağaç dalları ve griye çalan çıplak toprak, o kabus dolu günlerin dilsiz tanıkları gibi duruyor. Rüzgar estikçe, yanan ağaçların hüzünlü iniltisi duyuluyor ve geçen yazın ağlatan günlerini hatırlatıyor.      Yükseltilerin arasında, binlerce dekar griye çalan alanın ortasında göz kamaştırıcı bir manzara, bir umut isyanı yükseliyor. Yangının pençesinden sahiplerinin bakımları sayesinden kurtulan, dağların kuytusunda saklı 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle pembe çiçeklere durdu ve büyüleyici bir görsel şölen sundu. Siyah ve pembenin epik savaşı      Doğanın kucağında, siyah ile pembenin epik bir savaşı yaşanıyor adeta. Bir yanda ölümün, yok oluşun ve karanlığın simgesi simsiyah, çıplak yamaçlar; diğer yanda ise yaşamın, yeniden doğuşun ve umudun habercisi, narin ama dirençli pembe şeftali çiçekleri.      Bu manzara, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tefekkür vesilesi. Karamsarlığa, umutsuzluğa kapılan yüreklere, en zifiri karanlığın bile arkasında bir ışık, bir yaşam pırıltısı olduğunu fısıldıyor. Umut çiçekleri Anadolu'nun ruhu      Bu pembe çiçekler, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Anadolu'nun, Türk milletinin dirençli ruhunun da bir yansıması olabilir mi? Yüzyıllardır nice badireler, nice savaşlar, nice doğal afetler atlatmış bu topraklarda, umut hiçbir zaman sönmedi. Her yıkımın ardından yeniden inşa edildi ve her kışın ardından yeniden bahar getirildi.      Karahıdır'daki şeftali bahçesi, bize bu kadim gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyah ile pembenin destansı savaşı, aslında ölüm ile yaşamın, umutsuzluk ile umudun savaşı. Ve bu savaşta zafer, her zaman yaşamın ve umudun oluyor.      Gürsu ve Kestel'in siyah yamaçlarında açan pembe şeftali çiçekleri, sadece Bursa'ya değil, tüm Türkiye'ye umut aşılıyor. Bize, en zor anlarda bile umudu kaybetmemeyi, yeniden doğuşa inanmayı öğretiyor. Siyahların arasında inatla açan, doğayı renklendiren ve yeni bir başlangıcı simgeleyen bu pembe çiçekler, karanlığa sıkılmış bir kurşun, umutsuzluğa atılmış bir tokat gibi görenleri etkiliyor, duygulandırıyor. Çiftçi bu yıldan umutlu      Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden olan ve yanmayan şeftali bahçesinin sahibi Ali Kiraz, geçen yıl yaşanan yangını halen unutamadığını belirterek, "Dağın arkasında başlayan yangın dağ, tepeleri aşarak bizim köye doğru geldi. Mahalleli olarak büyük mücadele verdik ama rüzgara ve alevlere karşı daha fazla savaşamadık. Bahçemizin etrafında birkaç ağaç yandı ama biz alevler gelince terk ettik burayı, yanar dedim ve bahçeyi ağlayarak bırakıp gittim" dedi.      Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük bahçelerinin yangından yara almadan kurtulduğunu ifade ederek, "Şu anda yüzde 80 açtı çiçekler. Bahçemiz pembeye büründü. Şeftali ağaçları siyaha karşı umutla açtıysa biz de umutluyuz gelecekten. Alın teriyle iş yaptığımızın göstergesi, Allah bize yardım ediyor rızkımızı veriyor. Soğuk ve don yapmazsa hava iyi verim alırız inşallah" diye konuştu. Komşuları Hamdi Ülgen'in de bahçesinin yangından aynı şekilde kurtulduğunu anlatan Kiraz, onların bahçesinin de çiçekle renklendiğini kaydetti.

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri Haber

Siyahların ardında açan pembe şeftali çiçekleri

Geçen yılın temmuz ayında Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçeleri arasında yükselen alevler, sadece ormanları değil, yürekleri de dağlamıştı. Rüzgarın amansız ıslığıyla beslenen yangın, binlerce dekar yeşil alanı siyaha boyarken, Karahıdır Mahallesi'ne kadar dayanmış, yerleşim yerlerini tehdit eder hale gelmişti. O günlerden geriye, dağların bağrında açılan devasa, kapkara yaralar kaldı. Bugün Gürsu ve Kestel yamaçlarında gezinirken, siyahlaşmış kozalaklar, kömürleşmiş ağaç dalları ve griye çalan çıplak toprak, o kabus dolu günlerin dilsiz tanıkları gibi duruyor. Rüzgar estikçe, yanan ağaçların hüzünlü iniltisi duyuluyor ve geçen yazın ağlatan günlerini hatırlatıyor. Yükseltilerin arasında, binlerce dekar griye çalan alanın ortasında göz kamaştırıcı bir manzara, bir umut isyanı yükseliyor. Yangının pençesinden sahiplerinin bakımları sayesinden kurtulan, dağların kuytusunda saklı 50 dönümlük şeftali bahçeleri, baharın gelişiyle pembe çiçeklere durdu ve büyüleyici bir görsel şölen sundu. SİYAH VE PEMBENİN EPİK SAVAŞI Doğanın kucağında, siyah ile pembenin epik bir savaşı yaşanıyor adeta. Bir yanda ölümün, yok oluşun ve karanlığın simgesi simsiyah, çıplak yamaçlar; diğer yanda ise yaşamın, yeniden doğuşun ve umudun habercisi, narin ama dirençli pembe şeftali çiçekleri. Bu manzara, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tefekkür vesilesi. Karamsarlığa, umutsuzluğa kapılan yüreklere, en zifiri karanlığın bile arkasında bir ışık, bir yaşam pırıltısı olduğunu fısıldıyor. UMUT ÇİÇEKLERİ ANADOLU'NUN RUHU Bu pembe çiçekler, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Anadolu'nun, Türk milletinin dirençli ruhunun da bir yansıması olabilir mi? Yüzyıllardır nice badireler, nice savaşlar, nice doğal afetler atlatmış bu topraklarda, umut hiçbir zaman sönmedi. Her yıkımın ardından yeniden inşa edildi ve her kışın ardından yeniden bahar getirildi. Karahıdır'daki şeftali bahçesi, bize bu kadim gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. Siyah ile pembenin destansı savaşı, aslında ölüm ile yaşamın, umutsuzluk ile umudun savaşı. Ve bu savaşta zafer, her zaman yaşamın ve umudun oluyor. Gürsu ve Kestel'in siyah yamaçlarında açan pembe şeftali çiçekleri, sadece Bursa'ya değil, tüm Türkiye'ye umut aşılıyor. Bize, en zor anlarda bile umudu kaybetmemeyi, yeniden doğuşa inanmayı öğretiyor. Siyahların arasında inatla açan, doğayı renklendiren ve yeni bir başlangıcı simgeleyen bu pembe çiçekler, karanlığa sıkılmış bir kurşun, umutsuzluğa atılmış bir tokat gibi görenleri etkiliyor, duygulandırıyor. ÇİFTÇİ BU YILDAN UMUTLU Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden olan ve yanmayan şeftali bahçesinin sahibi Ali Kiraz, geçen yıl yaşanan yangını halen unutamadığını belirterek, "Dağın arkasında başlayan yangın dağ, tepeleri aşarak bizim köye doğru geldi. Mahalleli olarak büyük mücadele verdik ama rüzgara ve alevlere karşı daha fazla savaşamadık. Bahçemizin etrafında birkaç ağaç yandı ama biz alevler gelince terk ettik burayı, yanar dedim ve bahçeyi ağlayarak bırakıp gittim" dedi. Kiraz, 15 yaşındaki 25 dönümlük bahçelerinin yangından yara almadan kurtulduğunu ifade ederek, "Şu anda yüzde 80 açtı çiçekler. Bahçemiz pembeye büründü. Şeftali ağaçları siyaha karşı umutla açtıysa biz de umutluyuz gelecekten. Alın teriyle iş yaptığımızın göstergesi, Allah bize yardım ediyor rızkımızı veriyor. Soğuk ve don yapmazsa hava iyi verim alırız inşallah" diye konuştu. Komşuları Hamdi Ülgen'in de bahçesinin yangından aynı şekilde kurtulduğunu anlatan Kiraz, onların bahçesinin de çiçekle renklendiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.