Hava Durumu

#Çiftçi

Yeni Marmara Gazetesi - Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Arpa fiyatlarında düşüş üreticisini üzdü besiciyi sevindirdi Haber

Arpa fiyatlarında düşüş üreticisini üzdü besiciyi sevindirdi

TMO, makarnalık ve ekmeklik buğday alım fiyatını ton başına 16 bin 500 lira, arpa fiyatını ise 12 bin 750 lira olarak belirledi. Fiyat açıklamasının ardından hububat piyasasında düşüş eğilimi baş gösterirken, özellikle arpa fiyatlarındaki sert gerileme dikkat çekti. Mayıs ayında ton başına 17 lirayı gören buğday ve 16 bin liranın üzerine çıkan arpa, haziran ayı itibarıyla hızla değer kaybetti. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası verilerine göre, 8-12 Haziran haftasında kilogramı ortalama 15,31 liradan işlem gören ekmeklik buğday, 15-19 Haziran haftasında 14,07 liraya düştü. Önceki hafta 16,85 lira olan ekmeklik kırmızı 1. sınıf buğdayın kilogram fiyatı da geçen hafta 14 liraya geriledi. Arpa fiyatlarında da benzer bir grafik izlendi. 8-12 Haziran haftasını 12,8 lira işlem ortalamasıyla kapatan arpa, 15-19 Haziran haftasına 10,72 liradan başladı. Arpanın haftalık kapanış ortalaması ise 11,81 lira olarak kayıtlara geçti. Çiftçi Ali Dik, bu yıl bol yağış sayesinde üretim maliyetlerinin düşmesinden memnuniyet duyduklarını ancak açıklanan alım fiyatlarının beklentileri karşılamadığını ifade etti. TMO'nun açıklamasından önce arpanın tonunun 15-16 bin lira seviyelerinde olduğuna işaret eden Dik, "Arpa fiyatları 12 bin 500 liraya düştü. Fiyatlar açıklandıktan sonra geriledi. Fiyat açıklamasalardı piyasa için daha iyi olurdu" değerlendirmesinde bulundu.

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü Haber

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü

Fiyat artışından memnun olan çiftçiler, diğer yandan gelebilecek bir ithalat hamlesiyle fiyatların düşmesinden endişe duyuyor. Bereketli topraklarıyla bilinen Karacabey ovasında bir yandan domates ve biber tarlalarında çapalama mesaisi sürerken, diğer yandan da hububat ve kuru soğan hasadı heyecanı yaşanıyor. Son yıllarda düşük fiyatı nedeniyle tarlada ve depolarda kalarak çürümeye terk edilmesiyle gündeme gelen kuru soğanın fiyatı, bu yıl özellikle Adana ve Hatay bölgesindeki aşırı yağışların verimi düşürmesi nedeniyle yükselişe geçti. Geçen yıl dönümünü 5 bin liraya satamayarak büyük zarar eden ve önemli bir kısmı üretimden çekilen çiftçiler, bu yıl tarladaki verime göre dönümünü 60 bin lira ile 120 bin lira arasında değişen fiyatlarla elden çıkarıyor. "Zararda çiftçi, karda ithalatçı olmamalı" Karacabey'de uzun yıllardır kuru soğan üreticiliği ve ticareti yapan Gürel Dipli, kış aylarında kuru soğanın kilosunu toptan olarak ülkenin dört bir yanına 2-3 liradan gönderdiklerini hatırlattı. Geçen yıl dönüm maliyeti 35 bin lira olan soğanı satamadıkları için üreticinin ciddi darbe aldığına dikkati çeken Dipli, piyasadaki son duruma ilişkin şunları kaydetti: "Bu yıl yeni mahsul taze kuru soğanın tüccar çıkış kilogram fiyatı 25 lira seviyelerinde seyrediyor. Çok şükür çiftçimiz bu yıl biraz para kazanmaya başladı. Bizler tarlada çiftçiyle dönüm başı fiyat üzerinden anlaşarak ürünü satın alıyoruz. Bunun işçi eliyle toplanması, çuvallanması, nakliyesi ve işletme kar oranı derken nihai çıkış fiyatı 25 lirayı buluyor. Soğan üreticisi aslında 2018 yılından bu yana hak ettiği kazancı bir türlü sağlayamadı, bu yıl biraz kazanmaya başladı. Zarar edildiğinde bu yük tamamen çiftçinin sırtına yükleniyorsa, kar zamanı da bu kazanç yine çiftçinin hanesine yazılmalı." "İthalat kararı çiftçinin mücadele gücünü kırar" Üreticilerin şu an en büyük endişesinin dış pazardan getirilecek ithal ürünler olduğunu vurgulayan Dipli, yetkililere seslenerek şunları kaydetti: "Sektör olarak şu an tek bir korkumuz var, o da aniden alınabilecek bir ithalat kararıdır. Sistem hiçbir zaman zararda çiftçiyi yalnız bırakıp, karda ithalatçıyı zengin edecek şekilde işlememeli. Bıraksınlar, yıllar sonra kuru soğan üreticisi de emeğinin karşılığını alıp biraz rahat nefes alsın. Eğer çiftçimiz bu yıl da hak ettiği kazancı elde edemezse, önümüzdeki yıllarda soğan üretiminden tamamen uzaklaşır ve üretimin devamlılığı kalmaz. Tam kar edip yaralarını saracağı bu hassas dönemde piyasaya ithal ürün sokulursa, yerli üreticinin toprakla mücadele edecek gücü kalmaz."

Karacabeyli çiftçiler: "20 liralık ekmekte bizim payımız 5 lira" Haber

Karacabeyli çiftçiler: "20 liralık ekmekte bizim payımız 5 lira"

Karacabey'de bu yıl dekarda yaklaşık 83 kilo buğday ekildiğini ve iklim şartlarının etkisiyle gelişimin iyi olduğunu ifade eden Ramazan Düzen, bölgede başlayan hasadın birkaç güne tamamlanacağını söyledi. Düzen ovada dekara 900 kilograma yakın yüksek verim alındığını aktardı. Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) buğday alım fiyatını geçen yıla göre yüzde 22 artışla ton başına 16 bin 500 lira olarak açıkladığına dikkati çeken Düzen, şu değerlendirmelerde bulundu: "TMO'nun açıkladığı fiyatlar çok düşük kaldı. Yüzde 22 bandında bir artış, önümüzdeki yıl buğday ekiliş oranını olumsuz etkileyecektir. Buğdayda beklentimiz 20 lira, arpada ise 16 lira civarındaydı. Her şeyin en az yüzde 50 arttığı bir ortamda yüzde 22 artış komik kaldı. Derhal fiyatların revize edilmesini bekliyoruz. Girdi maliyetleri bile ortalama yüzde 35 civarında artmışken mazot ve gübrede inanılmaz artışlar oldu. Çiftçinin ana gider kalemini bunlar oluşturuyor." "Maliyet artışlarını çiftçiye yüklemesinler" Karacabey'de 230 gramlık bir ekmeğin 20 liraya satıldığını hatırlatan Düzen, bu fiyat içindeki üretici payına değinerek şunları kaydetti: "20 liralık ekmekte buğday maliyeti 3 lira 60 kuruşu buluyor. Sanayici payını da eklediğimizde, un maliyetiyle birlikte 20 liralık ekmekte tarımsal maliyet sadece 5 lira. Ekmeğin 6 lirasını buğday ve un oluştursa çiftçi kazanacak. Ekmekte fiyat artışlarının sorumlusu biz değiliz. Diğer maliyetlerin sorumlusu olarak bizi gösterip buğdaya artışı düşük tuttular. Elektrik ve doğal gaz zamları ile diğer artan maliyetleri çiftçiye yüklemesinler. Ekmek fiyatı artacak diye buğday artışının düşük tutulması doğru değil."

Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa Haber

Çiftçi başına traktör sayısında lider Bursa

Türkiye genelinde Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşerken, Bursa, Adana ve Balıkesir gibi tarım şehirlerinde bu oran ülke ortalamasının üzerine çıktı. Bursa, çiftçi başına düşen 2,2 traktör oranıyla dikkat çeken illerin başında yer aldı. TÜİK'in bu yılın mart ayına ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, geçen ay 159 bin 931 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 1,6'sını traktörler oluşturdu. Martta trafiğe kaydı yapılan traktör sayısı, bir önceki aya göre yüzde 19,3 arttı. 2025 aralıkta traktör sayısı 2 milyon 315 bin 504 iken, bu yılın ilk çeyreğinde sadece 5 bin 749 adetlik artış yaşandı ve martta trafiğe kayıtlı traktör 2 milyon 321 bin 253'e çıktı.Bu yılın ilk çeyreğine göre Türkiye'de traktör sayısı 2 milyon 321 bin 253 iken ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 363 bin olarak kayıtlarda yer aldı. Ttraktörler, belediyeler, fabrikalar ve farklı işletmelerce kullanılıyor ancak ülke genelinde toplam üzerinden değerlendirildiğinde; Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı çiftçi başına bir traktör düşüyor. İllere göre çiftçi başına düşen traktör sayısı Türkye'de 50 binin üzerinde traktör bulunduğu illere bakıldığında ise 112 bin 439 ile en fazla traktöre sahip Manisa'da çiftçi başına 1,27 traktör düşüyor. Konya'da 1,12 olan çiftçi başına traktör sayısı, İzmir'de 1,58, Adana'da 1,8, Afyonkarahisar'da 1,15, Antalya'da 1,36 oldu. Bursa'da dikkati çekici bir oran Sanayi kenti Bursa'da ise trafiğe kayıtlı 81 bin 204 traktör ve ÇKS'ye kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 37 bin görünüyor. Bu rakamlara göre Bursa'da çiftçi başına 2,2 traktör düşüyor. Traktörlerin fabrika ve sanayi tesislerinde de kullanıldığı gözönünde bulundurulsa da çiftçi başına düşen traktör sayısındaki fazlalık dikkati çekiyor. Balıkesir'de ise 73 bin 816 traktöre karşılık ÇKS'ye kayıtlı 44 bin çiftçi bulunuyor. Bu kente de çiftçi başına 1,7 traktör düşüyor. Türkiye'de 50 binin üzerinde traktöre sahip illere ilişkin rakamlar şöyle: İller Traktör sayısı (bin) Çiftçi sayısı (bin) Çiftçi başına düşen traktör Manisa 112 88 1,3 Konya 105 93 1,12 İzmir 87 55 1,6 Bursa 81 37 2,2 Ankara 75 55 1,4 Balıkesir 73 44 1,7 Denizli 66 51 1,3 Sakarya 65 49 1,3 Antalya 65 48 1,35 Adana 63 35 1,8 Aydın 62 53 1,2 Afyonkarahisar 51 44 1,2 Gaziantep 50 47 1,1

Tarımın başkentinde dijital devrim Haber

Tarımın başkentinde dijital devrim

Akıllı tarımın Türkiye'de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin "e-Devleti" niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri' entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu'da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye'nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu'da, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu'da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi'nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. Başkan Işık, "Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor. Çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor. Sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken, don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor" dedi. GÜRTAM'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi olduğunu belirten Işık, "Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye'nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor" diye konuştu. İstihdamın da dijitalle iş arayan ve iş veren olmak üzere aynı uygulamada buluşturacaklarını belirten Başkan Işık, "106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR'un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor" dedi. 'BİRYERDEN' uygulaması ile belediyenin vatandaşın cebinde olduğunu belirten Işık, "Gürsu Belediyesi, vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulamasıyla, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı'na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor" şeklinde konuştu. Tasarruf ve hibe alanında Türkiye'nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Mustafa Işık, "Coğrafi Bilgi Sistemi'ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Türkiye'de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak" diye konuştu. Tanıtım programının ardından Başkan Işık, yöneltilen soruları cevapladı.

Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor Haber

Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor

Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44'ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik'te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi'nde üretim yapan ve Diyarbakır'dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye'ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.

Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü Video Galeri

Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü

     Türkiye'nin önemli sebze üretim merkezlerinden Bursa'da, kıvırcık marul fiyatlarının tarlada 35 liraya kadar yükselmesi üreticinin yüzünü güldürürken, geçen yılki zarar nedeniyle bu yıl ekim yapmayan çiftçileri pişman etti.      Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor.      Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi"      İğdir Mahallesi'nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi:      "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. '2 liraya tarlada kaldı, sürüldü' gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular      Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor      Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

Bu sefer tarladan güzel haber geldi Haber

Bu sefer tarladan güzel haber geldi

Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor. Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi" İğdir Mahallesi'nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi: "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. '2 liraya tarlada kaldı, sürüldü' gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında Haber

Bursa Büyükşehir fiyatı artan gübrede çiftçinin yanında

Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlesi kapsamında çiftçinin en büyük gider kalemlerinden biri olan gübrede fiyatları yarı yarıya düşürecek önemli bir destek sundu.Belediye iştiraki Tarım Peyzaj A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıldan bugüne kadar 210 bin litre yerli sıvı gübre üretimi gerçekleştirildi.Geçen yıl üretimi başlayan sıvı gübrede bugüne kadar yüzde 100 ve yüzde 50 hibeli olacak şekilde çiftçilere destekte bulunuldu. Nisanda düzenlenecek 2. Büyük Çiftçi Buluşması'nda 5 bin çiftçiye beşer litrelik sıvı gübre hediye edilecek. 5 litrelik sıvı gübreler, 25 dekarlık bahçeye tek seferlik kullanılabilecek.Tarım Peyzaj A.Ş'nin Mustafakemalpaşa'daki tesislerinde sıvı gübre üretimi aralıksız sürerken, ziraat odalarından gelen talep karşılanmaya çalışılıyor. Dört farklı ürünle tam destek Çiftçilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edilen gübreler, bitki gelişimini destekleyen zengin içerikleriyle dikkati çekiyor. Üretimi tamamlanan dört çeşit ürün şöyle: Vitamin kompleksi: Tüm bitkilerde kullanılabilen, organik madde, serbest aminoasit ve çinko takviyeli özel bir karışım. Sıvı çinko: Bitkisel gelişimi tetikleyen özel formül. Sıvı kalsiyum: Ürün kalitesini ve dayanıklılığını artıran takviye. Sıvı bor-çinko: Meyve tutumu ve gelişimi için kritik öneme sahip ikili kombinasyon. Ziraat odaları aracılığıyla yüzde 50 indirimli satış Piyasa şartlarına göre yüzde 50 daha uygun fiyatla çiftçiye ulaştırılan bu gübrelerin satışı, ziraat odaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Yüzde 50 hibeli gübre, savaş nedeniyle ciddi oranda girdi maliyetleri yükselen çiftçilerden büyük ilgi görüyor. Üreticiler, indirimin yanı sıra denedikleri gübrelerin piyasadakilere göre daha kaliteli olduğunu belirterek, verim üzerinde doğrudan olumlu etkisi bulunduğu için de özellikle almak istediklerini kaydetti. "TARIM VE GIDA BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ" Kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti.Küresel gelişmelerin ve artan maliyetlerin çiftçi üzerindeki yükünü hafifletmek istediklerini ifade eden Başkan Bozbey, şunları söyledi. "Fide, fidan, gübre, mazot ve sulama hortumu gibi temel girdilerde çiftçimizin yanındayız. Tarımsal üretimin devamlılığı bizim için hayati önem taşıyor. Gıda güvenliği ve tarım, belediyecilik vizyonumuzun birinci önceliğidir. Kırsalda üretimi güçlendirmek adına elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.