Hava Durumu

#Cinayet

Yeni Marmara Gazetesi - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"insanlık dışı bir vahşet" Haber

"insanlık dışı bir vahşet"

İsviçre’nin Muttenz kentinde görülen davada, 43 yaşındaki Marc Rieben, eşi Kristina Joksimovic’i öldürmek suçundan müebbet hapis cezasına mahkûm edildi. Mahkeme heyeti, olayın niteliği ve sanığın davranışları nedeniyle cezada indirime gitmedi. Mahkeme kararına göre Rieben’in, Şubat 2024’te eşini öldürdükten sonra cesedi parçalayarak yok etmeye çalıştığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında sanığın çeşitli kesici aletler ve kimyasal maddeler kullandığı belirlendi. Sanık ayrıca “ölüye saygısızlık” suçundan da hüküm giydi. Dava sürecinde savunma yapan Rieben, olayın kaza sonucu yaşandığını ileri sürdü. Ancak savcılık, adli tıp raporları ve deliller doğrultusunda cinayetin planlı şekilde işlendiğini savundu. Mahkeme de savcılığın değerlendirmelerini dikkate alarak sanığın suçlu olduğuna hükmetti. Karar kapsamında sanığın, çiftin çocukları ile maktulün ailesine tazminat ödemesine de karar verildi. Duruşma boyunca geniş güvenlik önlemleri alınırken, dava İsviçre kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Cinayet sonrası dehşet veren detaylar Şubat 2024'te gerçekleşen olayda, Marc Rieben'in eşini önce darp edip boğarak öldürdüğü, ardından cesedi evin çamaşır odasına taşıdığı belirlendi. Mahkeme tutanaklarına göre katil zanlısı, bir dekupaj testeresi, bıçak ve 10 litre çamaşır suyu kullanarak cesedi parçalara ayırdı. Kan donduran en uç detay ise, bazı vücut parçalarının bir mutfak robotu (blender) kullanılarak püre haline getirilmesi oldu. Bu eylemler nedeniyle sanık, cinayetin yanı sıra ölüye saygısızlık suçundan da mahkum edildi.

Anne cinayetindeki 'kanlı mont' detayı düğümü çözdü Haber

Anne cinayetindeki 'kanlı mont' detayı düğümü çözdü

Olay, geçtiğimiz 8 Mart günü Germencik ilçesi Çamköy Mahallesi'nde meydana geldi. 76 yaşındaki Meryem Akgün'ün evinde ölü bulunmasının ardından soruşturma başlatıldı. Yaşlı kadının baş kısmındaki darp izleri üzerine olayın cinayet olabileceği değerlendirilirken oğlu İbrahim A. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 348 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelenirken, çok sayıda kişinin ifadesine başvuruldu. Yapılan çalışmalar sonucunda şüpheler, yaşlı kadının oğlu İbrahim A. üzerinde yoğunlaştı. Gözaltına alınan İbrahim A. ifadesinde, annesiyle arazi anlaşmazlığı nedeniyle uzun süredir sorun yaşadığını söylediği öğrenildi. Olay günü bir arkadaşıyla Yeniköy civarında define aradığını anlatan İbrahim A.'nın, daha sonra annesinin evine gittiğini ve aralarında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine sinirlenerek evde bulunan odunla annesinin başına vurduğunu itiraf ettiği öğrenildi. İtirafın üzerine gerekli işlemleri tamamlanan İbrahim A., 12 Mart'ta sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kanlı mont olayın seyrini değiştirdi Soruşturmayı derinleştiren Germencik Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen Fırat B.'yi de gözaltına aldı. Şüphelinin evinde yapılan aramada ise kan lekeleri bulunan bir mont ele geçirildi. Kriminal inceleme sonrasında monttaki kan izlerinin Meryem Akgün’e ait olduğu tespit edildi. Cinayet şüphesiyle gözaltına alınan Fırat B.'nin suçlamaları kabul etmediği, ifadesinde ise, "Olayla bir alakam yok. Olay yerinde hiç bulunmadım. Montuma kan izleri nasıl bulaştı bilmiyorum" diyerek kendini savunduğu öğrenildi. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Vahşice öldürülen Kübra'nın son anları kameraya yansıdı Haber

Vahşice öldürülen Kübra'nın son anları kameraya yansıdı

Görüntülerde Yapıcı'nın 2 erkek ile bir kafede oturduğu ve gece saatlerinde mekandan ayrıldığı görüldü. Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları'nın faili meçhul suçları araştırma birimleriyle koordineli hızlı reaksiyonu ve acılı baba Yunus Yapıcı'nın birebir iz sürmesi sayesinde Kübra Yapıcı cinayeti kısa sürede aydınlatıldı. Antalya'da yaşayan Kübra Yapıcı'dan 30 Nisan gecesi saat 02.00'den sonra haber alınamaması üzerine baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Derhal başlatılan çalışmalar sonucu genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Soruşturma derinleştikçe "Ata" ve "Umut" isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Ancak verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. "Umut" isimli şüpheli, Kübra'yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Tam bu noktada devreye giren baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı. Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.'nin alınan ifadesi, cinayetin vahşetini gözler önüne serdi. İlyas Umut D., Kübra Yapıcı'nın diğer şüpheli Ata Berk S.'ye borcu olduğu gerekçesiyle Burdur'daki ormanlık alana götürüldüğünü ve burada silahla öldürüldüğünü anlattı. İtirafa göre cinayet sonrası ceset önce gömüldü, ardından tekrar çıkarılarak yakıldı. Parçaların bir kısmı ise baraj sularına atıldı. Bu kan donduran detaylar üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve jandarma teşkilatı da sürece dahil oldu. Deliller tek tek ortaya çıktı Şüpheli beyanları doğrultusunda yapılan aramalarda, ormanlık alanda Kübra Yapıcı'ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Bu bulgular, cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması adına kritik bir eşik oldu. Soruşturma kapsamında İlyas Umut D. gözaltına alınırken, cinayetin diğer faili olduğu değerlendirilen Ata Berk S., İstanbul'da kıskıvrak yakalandı. Cinayet mahalli Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı sınırlarında kaldığından dosyanın burada ikmal edileceği ve yargılamanın yapılacağı öğrenildi. Son anları kameraya yansıdı Öte yandan, genç kadının son anları güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı anlar yer aldı.

Cumhuriyet başsavcılıklarının hızlı hamleleri, emniyet güçlerinin titiz takibi ve babanın mücadelesi cinayeti aydınlattı Haber

Cumhuriyet başsavcılıklarının hızlı hamleleri, emniyet güçlerinin titiz takibi ve babanın mücadelesi cinayeti aydınlattı

Adalet Bakanı'nın hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması yönündeki kararlı duruşu, başsavcılıklar ile güvenlik güçlerinin güçlü koordinasyonu sahada karşılığını buldu. Manavgat, Serik ve Burdur cumhuriyet başsavcılıklarının faili meçhul suçları araştırma birimleriyle koordineli hızlı reaksiyonu ve acılı baba Yunus Yapıcı'nın birebir iz sürmesi sayesinde Kübra Yapıcı cinayeti kısa sürede aydınlatıldı. Antalya'da yaşayan Kübra Yapıcı'dan 30 Nisan gecesi saat 02.00'den sonra haber alınamaması üzerine korku dolu süreç başladı. Baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Derhal başlatılan çalışmalar, Türkiye'de faili meçhul dosyaların kararlılıkla takip edildiğini bir kez daha ortaya koydu. Yapılan ilk incelemelerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Şüpheli isimlere ulaşıldı, çelişkili ifadeler dikkat çekti Soruşturma derinleştikçe "Ata" ve "Umut" isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Ancak verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. "Umut" isimli şüpheli, Kübra'yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Tam bu noktada devreye giren baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı. Korkunç itiraf: Ormanda öldürdüler, cesedi yaktılar Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.'nin alınan ifadesi, cinayetin vahşetini gözler önüne serdi. İlyas Umut D., Kübra Yapıcı'nın diğer şüpheli Ata Berk S.'ye borcu olduğu gerekçesiyle Burdur'daki ormanlık alana götürüldüğünü ve burada silahla öldürüldüğünü anlattı. İtirafa göre cinayet sonrası ceset önce gömüldü, ardından tekrar çıkarılarak yakıldı. Parçaların bir kısmı ise baraj sularına atıldı. Bu kan donduran detaylar üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve jandarma teşkilatı da sürece dahil oldu. Deliller tek tek ortaya çıktı Şüpheli beyanları doğrultusunda yapılan aramalarda, ormanlık alanda Kübra Yapıcı'ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Bu bulgular, cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması adına kritik bir eşik oldu. Soruşturma kapsamında İlyas Umut D. gözaltına alınırken, cinayetin diğer faili olduğu değerlendirilen Ata Berk S., İstanbul'da kıskıvrak yakalandı. Cinayet mahalli Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı sınırlarında kaldığından dosyanın burada ikmal edileceği ve yargılamanın yapılacağı öğrenildi. Devletin kararlılığı ve babanın takibi sonucu gerçek ortaya çıktı Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının faili meçhul dosyalara karşı ortaya koyduğu net irade, üç başsavcılığın emniyet ve jandarma güçleri koordineli ve hızlı çalışması ve bir babanın pes etmeyen mücadelesi sayesinde Kübra Yapıcı cinayeti kısa sürede aydınlatıldı. Bu süreç, faili meçhul bırakılmayan her dosyada devletin tüm unsurlarıyla nasıl hızlı ve etkili harekete geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kadın avukat cinayetinde 5 kişi tutuklandı, zanlının ifadesi ortaya çıktı Haber

Kadın avukat cinayetinde 5 kişi tutuklandı, zanlının ifadesi ortaya çıktı

29 Nisan günü Ağaköy Mahallesi'nde meydana gelen olayda, alacak verecek meselesi nedeniyle ablası için icra takibi başlatan Avukat Hatice Kocaefe' ile Hakkı Ç., arasında yaşanan gerginlik kanlı bitti. Şüpheli, depo önünde yürüyen baba ve iki kız kardeşe otomobilin içinden ateş açtı. Saldırıda Elif Ç. dizinden yaralanırken, avukat Hatice Kocaefe göğsüne isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Kocaefe, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. İddiaya göre Elif Ç.'nin alacağı nedeniyle başlatılan icra süreci sonrası taraflar arasında gerilim tırmandı. Süreci avukat Hatice Kocaefe'nin yürütmesi üzerine şüphelinin rahatsızlık duyduğu ve tehditlerde bulunduğu öne sürüldü. Olay günü ise şüpheli Hakkı Ç.'nin araçla bölgeye gelerek depo önünde yürüyen baba ve iki kız kardeşin önünü kestiği ve otomobilin içinden ateş açtığı belirtildi. Saldırıda Elif Ç. dizinden yaralanırken, Hatice Kocaefe göğsünden vurularak hayatını kaybetti. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekiplerinin başarılı operasyonuyla olaya adı karışan 7 kişi gözaltına alındı. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titiz bir şekilde yürüttüğü soruşturma sonrası Hakkı Ç. ve olaya adı karışan A.Ç., E.Ü., S.S., H.S. tutuklandı. V.A. ve S.U. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Emniyette ifade veren şüpheli Hakkı Ç. olayın planlı olmadığını savunarak "Ben pusu kurmadım, tesadüfen gördüm. Araçtan inmeden ayaklarına doğru ateş ettim" dedi. Zanlı ayrıca, "Amacım öldürmek değildi, avukatı istemeden vurdum" sözleriyle kendini savundu. Ancak soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası kayıtları, zanlının olay öncesinde köy meydanında araçla bir süre tur attığını ortaya koydu. Görüntülerde şüphelinin aynı bölgede dolaştığı ve bir süre sonra saldırının gerçekleştiği noktaya yöneldiği görüldü. İfadesinde, Elif Ç.'yi gördükten sonra ateş ettiğini ve çevredeki diğer kişileri fark edince ateşi kestiğini belirten zanlı, olayın ardından hızla kaçtığını, farklı noktalara giderek saklanmaya çalıştığını anlattı. Daha sonra saklandığı evde yakalanan şüpheli, olayda kullandığı silahı da polise teslim etti. Saldırı anı da güvenlik kameralarına saniye saniye yansırken, görüntülerde aracın yaklaşarak ateş açtığı ve iki kardeşin yere yığıldığı anlar yer aldı. Gözaltına alınan şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

JASAT timi yeniden açtığı dosyayla genç kadının öldürüldüğünü 6 ay sonra ortaya çıkardı Haber

JASAT timi yeniden açtığı dosyayla genç kadının öldürüldüğünü 6 ay sonra ortaya çıkardı

Afyonkarahisar’da geçtiğimiz yıl silahla vurulmuş halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden kadının dosyasını yeniden açan JASAT timi genç kadının intihar etmediğini, cinayete kurban gittiğini ortaya çıkardı. Olay, geçtiğimiz 18 Ekim 2025 tarihinde Çay ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, o dönem 112 Acil Çağrı merkezine gelen bir ihbarda bir kadının silahla vurulduğu söylenerek yardım istendi. İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri ismi Alev Karagöz (26) olan genç kadını kanlar içinde buldu. Ardından ambulansla hastaneye kaldırılan kadın burada hayatını kaybederken Karagöz’ün ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçti. Ancak kadının ölümünde şüpheli bilgilere tespit eden jandarmanın dedektifleri Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri dosyayı yeniden açtı. İlk etapta intihar olarak değerlendirilen olayın peşini bırakmayan Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT timi teknik ve fiziki takibin ardından şüpheli işaretlere ulaştı. Derinleştirilen soruşturmada olayın intihar değil cinayet olduğu yönünde güçlü delillere elde edildi. Bunun üzerine ekipler aralarında Karagöz’ün kocasının da bulunduğu G.K. ve O.K. ile birlikte bir şahsı daha gözaltına aldı. Kadının kocası cinayet zanlısı olarak tutuklandı Cinayet suçlamasıyla gözaltına alınan şahısların sorgusunu yapan JASAT timi şüphelileri işlemlerinin ardından adliyeye sevk etti. Şahıslardan Karagöz’ün eski kocası çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanırken, O.K., isimli şahıs ise ‘delil karartma’ suçlamasıyla tutuklanarak Bolvadin Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Diğer şahıs ise adliyedeki sorgusunun ardından serbest bırakıldı. JASAT yürüttükleri soruşturmayla intihar olarak kayıtlara geçen olayı aydınlatmayı başardı.

Kan donduran torun dehşetine rekor ceza Haber

Kan donduran torun dehşetine rekor ceza

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde 11 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, iddianamede yer alan bilgilere göre alkol ve uyuşturucu alan M.K. (17) ve arkadaşı U.U., "kısa yoldan zengin olma" hayaliyle M.K.'nin öz dedesi Mustafa Macar'ın evine av tüfekleriyle baskın yaptı. Olayda, dede Mustafa Macar ve yatalak eşi Cahide Aydın vahşice öldürülürken, arbede sırasında suç ortaklarından U.U. (17) da arkadaşı M.K.'nin av tüfeğinden çıkan fişekle hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan sanıkların, dikkat çekmemek için bir komşularına misafirliğe gittikleri ve ertesi gün maktullerin cesetleri bulunana kadar hiçbir yardım çağrısında bulunmadıkları da dosyaya yansıyan çarpıcı bilgiler arasında yer aldı. 3 kişiyi vahşice öldürdü, "pişman değilim" dedi Bursa Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki karar duruşması, son zamanlarda çocukların işlediği dehşet verici olayın gölgesinde geçti. Mahkeme heyeti, artan "çocuk vahşeti" sarmalını ve suçun işlenişindeki soğukkanlılığı dikkate alarak sanıklara taviz vermedi. Bursa'daki suça sürüklenen çocuk tutuklu M.K.'nin son sözünde sarf ettiği, "Pişman değilim, bir daha olsa yine yaparım" ifadesi, yargılamanın en kan donduran anı olarak kayıtlara geçti. Rekor ceza: toplam 111 yıl Kentin ilk çocuk ağır ceza mahkemesi, ne Bursa'daki sanıklara ne de benzer suç profillerine geçit vermeyeceğini net bir şekilde gösterdi. Hiçbir iyi hal indirimi (TCK 62) uygulanmayan davada: Suça sürüklenen tutuklu çocuk M.K., 3 ayrı cinayet ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından toplamda 63 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Cinayetler ve gasp olaylarıyla hiçbir ilgisinin olmadığını savunan diğer tutuklu suça sürüklenen çocuk A.E., son sözünde "Ben böyle biriyle arkadaşlık yaptığım için pişmanım" demesi de yetmedi. A.E. yaşlı çiftin vahşice öldürüldüğü sadece 2 cinayete iştirakten 48 yıl hapis cezası aldı. Yaş küçüklüğü yerine toplum vicdanı Hukukçular ve toplum bilimciler, Kahramanmaraş'taki okul saldırısı ve Bursa'daki torun dehşeti gibi olayların; kontrolsüz silaha erişim, alkol ve madde kullanımı ve dijital şiddetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Mahkemelerin verdiği bu ağır cezalar, suça sürüklenen çocuklara yönelik yargılamalarda artık "yaş küçük" kriterinin yerini "suçun vahameti ve toplum vicdanı" ilkesinin aldığını gösteriyor.

Cinayet zanlısı çift, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı Haber

Cinayet zanlısı çift, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı

Afyonkarahisar'da komşular arasında halı çırpma ve gürültü meselesi yüzünden çıkan tartışmada, yaşlı çifti pompalı tüfek ve tabanca ile vurarak öldüren karı koca geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilirken, gazetecilerin ‘cinayetleri neden işlediniz’ sorularını yanıtsız bıraktı. Olay, dün sabah kent merkezi Örnekevler Mahallesi Fatih Gümüş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sevimgül Bodur ve eşi Cemil Bodur, halı çırpma ve gürültü meselesinden dolayı üst kat komşuları olan Erhan İ. ve Nursel İ. ile tartıştı. Bu sabah erken saatlerde de iki taraf arasında yine tartışma yaşandı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iddiaya göre, Erhan İ. ile Nurhan İ., komşuları Sevimgül Bodur (66) ve eşi Cemil Bodur'un (73) üzerine tabanca ve pompalı tüfekle ateş açtı. Açılan ateşte Bodur çiftçi ağır yaralandı. Yaralanan karı koca çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Sevimgül Bodur ve eşi Cemil Bodur hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılmadı. Cinayetin ardından KADES'ten yardım istediler Olayın ardından Erhan İ. ve Nursel İ., Kadın Destek Uygulaması'na (KADES) basarak yardım istedi. Bunun üzerine yaklaşık 4 dakika içerisinde bölgeye gelen polis ekipleri şahısları gözaltına aldı. Erhan İ. ve Nursel İ., emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Şahıslar adliye girişinde gazetecilerin ‘cinayetleri neden işlediniz’ sorularını yanıtsız bıraktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.