Hava Durumu

#Cinayet

Yeni Marmara Gazetesi - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Gökçe'nin annesi Zeynep Alkan, gözyaşları içinde kızı için adalet isterken, "Kızımın kimseye zararı yoktu. Olay günü gitmemesini söyledim" dedi. Ablası Özlem Akbay, katil zanlısının kardeşine tuzak kurduğunu belirterek, "Ona kaza yaptım. Aracım pert oldu. Hastanedeyim deyip çağırmış. Kardeşim onunla görüşmek için değil ondan ayrılmak için yanına gitti. Gitme dedim ama yüzleşmek istedi" ifadelerini kullandı. Özge'nin ayakkabıları cenaze evinin önüne konulurken, geriye ise mutlu günlerinde çekilmiş videoları kaldı. Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

16 yaşındaki kızı ile görüştüğü gerekçesiyle 20 yaşındaki genci bıçaklayarak öldürdü Haber

16 yaşındaki kızı ile görüştüğü gerekçesiyle 20 yaşındaki genci bıçaklayarak öldürdü

Şüpheli baba olay yerine yakın olan evinde gözaltına alınırken kızı da ifadesine başvurulmak üzere karakola götürüldü. Cinayet aleti olduğu değerlendirilen bıçak ise şüpheli babanın gösterdiği yerde bulundu. Olay, saat 17.45 sıralarında Gazipaşa’nın İnceğiz Mahallesi Özeğir mevkiinde meydana geldi. Yangın havuzunun yanında yerde hareketsiz yatan bir kişiyi gören vatandaşın ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, yerde bulunan kişinin 20 yaşındaki Yasin Erdem Bayır olduğunu tespit etti. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Bayır’ın hayatını kaybettiği belirlenirken vücudunda 13 bıçak darbesi bulunduğu öğrenildi. Olay yerinde inceleme yapıldı İhbarın ardından bölgeye gelen jandarma ekipleri olay yerinde güvenlik önlemi alırken, olay yeri inceleme ekipleri de çalışma yaptı. Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından Bayır’ın cenazesi Gazipaşa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Cenazenin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği bildirildi. JASAT soruşturmayı derinleştirdi Jandarma ekiplerinin başlattığı soruşturma kapsamında, Bayır’a ait plakasız motosiklet de olay yerinde bulundu. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin çalışmaları sonucunda Bayır’ın 16 yaşındaki B.Ö. isimli genç kız ile görüştüğü için B.Ö.'nün babası Mustafa Ö. tarafından bıçaklandığı belirlendi. Mustafa Ö. gözaltına alınırken kızı B.Ö. de ifadesine başvurulmak üzere jandarma karakoluna götürüldü. Bıçağın yerini kendisi gösterdi Soruşturma kapsamında Mustafa Ö.’nün ifadesinde olayı kabul ettiği ve olayda kullanıldığı değerlendirilen bıçağın yerini jandarma ekiplerine kendisinin gösterdiği öğrenildi. Mustafa Ö.’nün gösterdiği bölgede arama yapan ekipler, olay yerinin yaklaşık 500 metre aşağısındaki ormanlık alanda, bir taşın altında bıçak buldu. Bıçak, jandarma ekiplerince muhafaza altına alınarak incelemeye gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Trafikte öfke cinayete dönüştü: "Niyetim öldürmek değildi" Haber

Trafikte öfke cinayete dönüştü: "Niyetim öldürmek değildi"

Edinilen bilgiye göre, 27 Ağustos'ta Yüreğir ilçesine bağlı Anadolu Mahallesi'nde meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüşmüş, kavga sırasında tabancayla vurulan Taha Humsi (22) hayatını kaybetmişti.Olayın ardından çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yaklaşık 100 saatlik görüntüyü tek tek inceleyen ekipler, cinayeti Cihan O.'nun (22) gerçekleştirdiğini belirledi. Şüphelinin Sarıçam ilçesine bağlı Orhangazi Mahallesi'ndeki bir apartman dairesinde saklandığını tespit eden ekipler, düzenledikleri operasyonla Cihan O.'yu yakaladı. "Cinayetin nedeni trafikteki tartışma çıktı" Cinayet dedektiflerinin olayın nedenine yönelik yaptığı çalışmada ise Taha Humsi ile Cihan O.'nun olaydan önce trafikte tartıştıkları ortaya çıktı. İddiaya göre tartışmanın ardından Taha Humsi, Cihan O.'nun kullandığı otomobilin önünü kesti. Bunun üzerine Cihan O.'nun tabancayla ateş açarak kaçtığı belirlendi. "Niyetim öldürmek değildi" Emniyetteki işlemleri sırasında ifade veren Cihan O.'nun, "Bir anlık öfke ile ateş açtım. Niyetim öldürmek değildi. Çok pişmanım" dediği ileri sürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cihan O., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Nikah evrakları için hastaneye gideceklerdi, tartışma cinayetle bitti Haber

Nikah evrakları için hastaneye gideceklerdi, tartışma cinayetle bitti

Hastaneye kaldırılan genç adam hayatını kaybederken, gözaltına alınan kadın ifadesinde, "Bana vurunca kendimi savunmak için bıçağı aldım. Öldürmek istemiyordum, sadece kendimi savunmak istedim. Evlilik arifesindeydim, pişmanım" dediği öğrenildi.Olay, 19 Eylül günü merkez Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi'ndeki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, evlilik hazırlığı yapan Hasan Temur (18) ile nişanlısı Ayşegül K. (19) arasında sabah saatlerinde tartışma çıktı. Çiftin, nikah işlemleri için gerekli sağlık raporu ve hastane işlemlerini tamamlamak üzere erken saatlerde randevularının bulunduğu öğrenildi. Ayşegül K. randevuya yetişmek için nişanlısı Hasan Temur'u uyandırdı. Bunun üzerine Temur ile Ayşegül K. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Temur'un nişanlısına yumruk attığı öne sürüldü. Ayşegül K. ise kendisini savunmak amacıyla mutfak tezgahında bulunan bıçağı aldı. Yaşanan arbede sırasında Ayşegül K., Hasan Temur'u göğsünden bıçakladı. Temur kanlar içerisinde yere yığılırken, Ayşegül K. durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Hasan Temur, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Adana İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Ayşegül K. gözaltına alındı. "Öldürmek istemiyordum, kendimi savunmak istedim" Ayşegül K.'nin emniyetteki ifadesinde, "Bana vurunca kendimi savunmak için bıçağı aldım. Boğuşma esnasında bıçak Hasan'a battı. Öldürmek istemiyordum, sadece kendimi savunmak istedim. Evlilik arifesindeydim, pişmanım" dediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ayşegül K., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Önce boğdu, sonra izledi: İzmir'deki vahşet saniye saniye kamerada Video Galeri

Önce boğdu, sonra izledi: İzmir'deki vahşet saniye saniye kamerada

     İzmir’in Karabağlar ilçesinde 27 yaşındaki gencin hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Gencin, kavga ettiği katil zanlısı tarafından dakikalarca boğulduğu ve olay yerinde fenalaşarak can verdiği anlar saniye saniye görüntülendi. Olay, 15 Ağustos akşamı Karabağlar ilçesi 5759 Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgeden gelen kavga ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, Yaşar Can Güler'i (27) başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanmış halde yerde yatarken buldu. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Güler, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Talihsiz adam, burada doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olaya karıştığı ve 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştığı belirlenen F.K. (26) ise polis tarafından Yeşillik Caddesi'nde yakalandı.      Cinayet anı kamerada Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını mercek altına aldı. İncelenen kayıtlarda cinayetin kan donduran detayları ortaya çıktı. Görüntülerde, Yaşar Can Güler ile cinayet zanlısı F.K.'nin (26) aynı otomobille olay yerine geldikleri tespit edildi. Araçtan inen ikili arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek yumruklu kavgaya dönüştü. F.K.'nin daha sonra otomobilinden inerken alıp yere bıraktığı sopa gibi görünen bir cisimle Yaşar Can Güler'e vurduğu anlar görüldü. Daha sonra boğuşma sırasında yere düşen Güler'in boynuna sarılan F.K., talihsiz adamı dakikalarca boğdu. Güler'in nefessiz kalarak çırpındığı ve sonra hareketsiz kaldığı o anlarda, bir vatandaşın araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştığı kameralara yansıdı.      Önce telefonla uğraştı, sonra olay yerinden kaçtı Vatandaşın araya girmesiyle Güler'i bırakan zanlı F.K.'nin, yerde cansız yatan Güler'in başında bir süre beklediği ve durumuna baktıktan sonra telefonla bir yerleri aradığı görüldü. Soğukkanlı tavırlarıyla dikkat çeken zanlı, daha sonra olay yerine geldikleri 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştı.      Tutuklandı Polis tarafından yakalanan ve gözaltına alınan cinayet zanlısı, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Önce boğdu, sonra izledi Haber

Önce boğdu, sonra izledi

Olay, 15 Ağustos akşamı Karabağlar ilçesi 5759 Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgeden gelen kavga ihbarı üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, Yaşar Can Güler'i (27) başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralanmış halde yerde yatarken buldu. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Güler, ambulansla İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Talihsiz adam, burada doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olaya karıştığı ve 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştığı belirlenen F.K. (26) ise polis tarafından Yeşillik Caddesi'nde yakalandı. Cinayet anı kamerada Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını mercek altına aldı. İncelenen kayıtlarda cinayetin kan donduran detayları ortaya çıktı. Görüntülerde, Yaşar Can Güler ile cinayet zanlısı F.K.'nin (26) aynı otomobille olay yerine geldikleri tespit edildi. Araçtan inen ikili arasında başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek yumruklu kavgaya dönüştü. F.K.'nin daha sonra otomobilinden inerken alıp yere bıraktığı sopa gibi görünen bir cisimle Yaşar Can Güler'e vurduğu anlar görüldü. Daha sonra boğuşma sırasında yere düşen Güler'in boynuna sarılan F.K., talihsiz adamı dakikalarca boğdu. Güler'in nefessiz kalarak çırpındığı ve sonra hareketsiz kaldığı o anlarda, bir vatandaşın araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştığı kameralara yansıdı. Önce telefonla uğraştı, sonra olay yerinden kaçtı Vatandaşın araya girmesiyle Güler'i bırakan zanlı F.K.'nin, yerde cansız yatan Güler'in başında bir süre beklediği ve durumuna baktıktan sonra telefonla bir yerleri aradığı görüldü. Soğukkanlı tavırlarıyla dikkat çeken zanlı, daha sonra olay yerine geldikleri 35 CZA 882 plakalı otomobille bölgeden uzaklaştı. Tutuklandı Polis tarafından yakalanan ve gözaltına alınan cinayet zanlısı, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

12 Yıllık Faili Meçhul Dosyasında Yeni Gelişme Haber

12 Yıllık Faili Meçhul Dosyasında Yeni Gelişme

Kırıkkale'de, 12 yıl önce öldürüldükten sonra cesedi 7 parçaya ayrılarak derin dondurucuda saklanan Hüseyin Okumuşoğlu cinayetine ilişkin yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonunda 17 şüpheli gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, olay 16 Mayıs 2025 tarihinde Çalılıöz Mahallesi 11. Sokak'taki bir apartman dairesinde ortaya çıktı. Ev sahibi, uzun süredir kiracısından haber alamayınca daireyi kontrol etmek için çilingir yardımıyla kapıyı açtırdı. Dairedeki derin dondurucuyu kontrol eden ev sahibi, parçalanmış insan cesediyle karşılaşarak durumu emniyete bildirdi. İhbar üzerine Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Başsavcılık koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar ve kriminal incelemelerde, cesedin 7 parçaya ayrıldığı ve yaklaşık 11 yıldır derin dondurucuda muhafaza edildiği değerlendirildi. Yapılan kimliklendirme çalışmalarında cesedin, 2014 yılında hakkında kayıp müracaatında bulunulan Hüseyin Okumuşoğlu'na ait olduğu kesin olarak belirlendi. 98 kişinin ifadesine başvuruldu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda soruşturma derinleştirildi. Dosya kapsamında 98 kişinin ifadesine başvurulurken, 112 farklı kurum ve kuruluşla yazışma gerçekleştirildi. Şüphelilere ait GSM hatlarının Cell ID, LAC ve TAC analizleri yapıldı. Plaka Tanıma Sistemi kayıtları ile ulaşılabilen kamera görüntüleri tek tek incelendi. Araç kiralama şirketlerinden otopark görevlilerine kadar çok sayıda kişi ve kurumdan bilgi toplandı. Yaklaşık 12 yıl sonra 17 şüpheliye operasyon Aylar süren teknik ve fiziki çalışmaların ardından Okumuşoğlu'nun öldürülmesiyle bağlantılı oldukları değerlendirilen 17 şüphelinin kimliği belirlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adreslere eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, Kırıkkale, Ankara ve Aydın'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlar da 17 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin, emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.