Hava Durumu

#Cinayet

Yeni Marmara Gazetesi - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Almanya'dan cinayet için gelmiş Haber

Almanya'dan cinayet için gelmiş

Olay, 7 Şubat sabahı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Almanya'dan Türkiye'ye gelen A.Ç., arsa anlaşmazlığı yaşadığı ablası ve eniştesinin evine gitti. Bahçeden gelen sesler üzerine dışarı çıkan Mesut Tarhan (47) omuz bölgesinden bıçaklanırken, yardıma koşan eşi Adile Tarhan (53) da kardeşi tarafından defalarca bıçak darbesi aldı. Adile Tarhan 18, Mesut Tarhan ise 9 bıçak darbesiyle kanlar içerisinde kaldı. Olayın ardından kaçan zanlı daha sonra polise teslim olurken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Adile Tarhan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Yoğun bakımdaki tedavisinin ardından taburcu olan Mesut Tarhan, 26 yıllık eşinin öldüğünü günler sonra öğrendi. "SIRTIMA BIÇAK SAPLANDIĞINI HİSSETTİM" Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Mesut Tarhan, "O gün gece geç yatmıştık. Saatin tam kaç olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık 12.30 civarıydı. Eşim beni uyandırdı ve yan taraftan bir ses geldiğini söyledi. Ben tam o sırada kapının kapanma sesini duydum. Bunun üzerine birlikte kalkıp dışarı çıktık. Oturduğumuz ev müstakil olduğu için bahçeye çıktık. Bahçedeki lambalar yanmıyordu; yalnızca kapının önündeki bir lamba açıktı, diğer taraflar karanlıktı. Düz zeminde yürüyordum. Kapının önünden yaklaşık 4-5 metre ilerledikten sonra sağ tarafta zeminin yükseldiği karanlık bir alan var. Tam oraya doğru dönerken bir anda omzuma bir bıçak saplandığını hissettim. O anda sırt üstü yere düştüm. Eşim sağ tarafımdaydı, biraz da gerimde kalıyordu. O sırada saldırgan eşime yöneldi ve ona da üst üste bıçak darbeleri indirdi. Ben kendimi doğrultmaya çalıştım. Yaram hâlâ sıcaktı. O sırada saldırganı gördüm; Aslan Çoban'dı. Kendimi toparlayıp ayağa kalktım, ensesinden tutup yere attım ve elindeki bıçağı almaya çalıştım. Bıçağı almaya çalışırken sağ kolum kesildi. Bıçak onun sağ elindeydi, ben de sağ elimle müdahale ettim. Sağ elim tamamen kesildi. İki parmağım neredeyse kopmuştu, sadece deri parçası tutuyordu. Üç parmağım kesilmişti, sonradan onlara tendon transferi yapıldı" dedi. "EŞİMİN VEFAT ETTİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM" Tedavi sürecinden bahseden Mesut Tarhan, "Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ne oldu, ne bitti bilmiyorum. Kendime geldiğimde çocukların ve komşumun seslerini duyuyordum. Kızım ambulansı arıyordu. Daha sonra beni ambulansla hastaneye götürdüler. Yaklaşık 5-6 gün entübe kaldım ve o süreçte ne yaşandığını hatırlamıyorum. Ardından 13-14 gün boyunca yoğun bakımda ve serviste yoğun antibiyotik tedavisi gördüm. Geçen hafta taburcu oldum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Doktor bana günün hangi gün olduğunu ve saatin kaç olduğunu sordu, ancak hatırlamıyordum. Sonradan öğrendim ki olay 7 Şubat'ta olmuş. Kendime geldiğimde eşimin vefat ettiğini bilmiyordum. Bunu daha sonra öğrendim" ifadelerini kullandı. "ORTAK ALINAN EVİN ÜZERİNE ÇÖKMEK İSTEDİ" Olayın geçmişine değinen Mesut Tarhan, "Bu olayın arkasında aslında iki yılı aşkın süredir devam eden bir mesele vardı. Biz zaten konuşmuyorduk. Eşim açıkça annesine de söylemişti; 'Huzurumuzu kaçırıyorsunuz, uzak durun' demişti. Oturduğumuz evi eşimle birlikte almıştık ancak ev onların üzerineydi ve vermiyordu. Bana 'bugün yarın vereceğim' diyordu ama eşime de vermeyeceğini söylemiş. Eşim ayrıca ona para da vermişti, onu da vermeyeceğini söylemiş. Evet, ortak alınan evi sahiplenmek ve üzerine çökmek istedi. Kendisi o evde oturmuyordu. Yaklaşık iki buçuk yıl önce Almanya'ya kaçmıştı, çocuklarıyla birlikte gitmişti. Benimle bir sorunu yok gibi görünüyordu ama meğer eşimle arasında ciddi sorunlar varmış. Eşim evi istiyormuş, o ise vermiyormuş. 'Annem yanımda kalmak istemedi, sen istemedin' gibi sudan bahaneler ileri sürüyormuş" diye konuştu. "CİNAYET İŞLEMEK İÇİN TÜRKİYE'YE GELMİŞ" Saldırganın tehditlerde bulunduğunu belirten Mesut Tarhan, "Almanya'da da sorunlar yaşamış. Psikolojisinin iyi olmadığı söylenmiş. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Türkiye'ye dönmek istemiş ancak onlar kabul etmemiş. Onları orada bırakıp tek başına Türkiye'ye gelmiş ve böyle bir olaya kalkışmış. Gelmeden önce bize geldiğini ya da evde olduğumuza dair hiçbir telefon etmedi. Ocak ayının 15'i ya da 16'sında eşimi aramış. Eşim bana söyledi ama telefonu açmamış. Ben de 'Aç, kardeşindir. Bugün kavga edersiniz yarın barışırsınız' dedim. Eşim de 'Açıyorum ama bana çok ağır küfürler ediyor, tehdit ediyor' dedi. Daha sonra eşim tekrar konuştuğunda ona 'Ayın birinde geleceğim, orada seni görmeyeyim, öldüreceğim' dediğini söyledi. Ben de kendisine mesaj yazdım. 'Bir sıkıntı mı var? Varsa konuşalım' dedim. Bana 'Seninle bir sıkıntım yok, gelince konuşuruz' diye cevap verdi. Bana açıkçası bu olay çok şaşırtıcı gelmedi. Çünkü aile içinde bu tür meseleler daha önce de yaşanmış. Urfa'da bir evleri var ve o ev yüzünden beş kardeşin hiçbiri birbiriyle konuşmuyor. Ben 2000 yılında evlendim. Yani 26 yıllık eşimi kaybettim. Onu öz kardeşi öldürdü" dedi. "ANNEM KANLAR İÇİNDEYDİ VE BABANA KOŞ DEDİ" Olay anını anlatan Sevgi Tarhan (21), "O sırada evdeydim ve en arka odadaki kendi odamda uyuyordum. Kardeşimin seslenmesiyle uyandım. Bana 'Dayım geldi, annemle babam yaralı, kapının önündeler' dedi. İlk başta gürültüyü duymamıştım ama yataktan kalktıktan sonra annemin bağırışını duydum. Hemen telefonumu şarjdan alıp kapıya doğru koşmak istedim. Tam o sırada annem içeri girdi. Annem kanlar içindeydi ve bana 'Babana koş' diye bağırdı. O anda babamın yaralandığını düşündüm. Kapının önüne çıktım. Tam o sırada babam bana doğru yürüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bayıldı. Babam bayılırken onu tuttum. Yaralarına tampon uyguladım ve kanamanın durması için baskı yaptım. Kardeşime seslenerek telefonu getirmesini söyledim ve ambulansı aradım. Aynı zamanda ailemizi de arayıp haber verdim. Babama baskı uygularken annem içeriden komşuları aradı. Komşu geldi. Ona babamın yarasına nasıl baskı yapması gerektiğini gösterdim ve babamı ona bıraktım. Daha sonra anneme bakmak için içeri koştum" sözlerini kaydetti. "DAYINI YAPTI KIZIM DEDİ VE BAYILDI" Sağlık ekipleri gelene kadar ailesine müdahale ettiğini söyleyen Sevgi Tarhan, "İlk çıktığımda kapının önünde saldırganı görmemiştim. Babam tek başınaydı ve bana doğru yürüyüp kapının önünde yere yığılmıştı. Çok kısa bir süre içinde olmuştu her şey. Babamın bilincinin kapalı olduğunu fark ettim. O sırada annem ayaktaydı ve konuşuyordu. Babam bir ara kendine gelir gibi oldu ve 'Dayını yaptı kızım, dayını yaptı' dedi. Yaralarına baskı yaparken acıdan bağırıyordu. Komşuya 'Sen tut' dedim, 'Ben anneme bakmam lazım' dedim ve içeri koştum. Annemin üstündeki tişört ilk gördüğümde hafif kanlıydı. Ancak içeri girdiğimde tişörtünün tamamen kana bulandığını gördüm. Tişörtünü kaldırdığımda daha derin yaralarının olduğunu fark ettim. O sırada ambulans çok kısa sürede geldi. Yaklaşık 5-6 dakika içinde olay yerine ulaştılar. Ondan sonrasını sağlık ekiplerine bıraktık" dedi. "8 MART'TA ANNEM İÇİN ADALET İSTİYORUM" Annesini kaybettiği için büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Sevgi Tarhan, "Daha önce hayatımda böyle büyük bir korku yaşamamıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Bir yandan şok içindeydim, bir yandan da müdahale etmeye çalışıyordum. Dayımın böyle bir şey yapabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının önüne çıktığımda annemle babamı kanlar içinde görünce büyük bir şok yaşadım. Olay 7 Şubat'ta oldu. Annem ise 9 Şubat sabahı saat 05.30'da hayatını kaybetti. Çok garip bir durumdu. Bir yandan annemi kaybetmenin acısını yaşıyorum, diğer yandan babamın hayatta olduğu haberini alıyoruz. Çok karmaşık duygular içerisindeydik. Ben dayımın suçunun en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Annemi elimizden aldı. Babam da ağır yaralandı. Almanya'dan Türkiye'ye cinayet işlemek için gelmiş. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve ben annemi katleden kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

Önce eski eşini ve kuzenini ardından kendini vurdu: 3 ölü Haber

Önce eski eşini ve kuzenini ardından kendini vurdu: 3 ölü

Olay, Büyük Bölcek Mahallesi Büyük Bölcek Caddesi üzerinde bulunan 4 katlı Erdoğan Apartmanının 2. katındaki dairede yaşandı. Edinilen bilgiye göre, eski eşi Kübra Kılıç’ın (31) başka biriyle evleneceğini öğrenen Tolga Kuş (34), eski eşini telefonla arayarak tartışmaya başladı. Başka biriyle evlenmesini istemediğini söyleyen Tolga Kuş, eski eşinin yaşadığı evi bastı. Kapıyı zorlayarak daireye giren Tolga Kuş, önce eski eşini darbetmeye başladı. Evde bulunan eski eşinin kuzeni Zeynep Ayas ise araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştı. Bu sırada belindeki tabancayı çıkaran Tolga Kuş, önce eski eşine sonra da kadının kuzeni Zeynep Ayas’a kurşun yağdırdı. 2 kadında kanlar içinde yere yığılırken, Tolga Kuş tabancayı kafasına dayayıp ateş etti. ADAM VE KUZEN OLAY YERİNDE, ESKİ EŞ HASTANEDE ÖLDÜ Silah seslerini duyan apartman sakinleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen polis güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri Zeynep Ayas ve Tolga Kuş’un öldüğünü tespit etti. Ağır yaralı olan Kübra Kılıç ambulansa alınarak Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine kaldırıldı. TEdavi altına alınan kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerinde İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi ekipleri inceleme yaptı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının da evde inceleme yaptığı olayda ölenlerin cansız bedenleri otopsi yapılmak üzere Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin detaylı incelemeyi sürdürdüğü olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.

Bursa'da kan donduran cinayet anı kameraya yansımıştı... Video Galeri

Bursa'da kan donduran cinayet anı kameraya yansımıştı...

      Bursa'da alacak verecek meselesi yüzünden bir kahvehane önünde işlenen cinayet, polisin 280 saatlik kamera görüntülerini incelemesiyle çözüldü. 25 milyon liralık arsa satışından dolayı işlenen cinayetin 5 şüphelisi gözaltına alındı, 4 kişi tutuklandı. Kan donduran cinayet anı ise kameraya anbean yansımıştı.      06 Şubat 2026 günü Yıldırım ilçesi Yiğitler Mahallesi'nde meydana gelen silahlı saldırıda İ.Ç. ile Z.Ç. yaralanmış, yaralılardan galerici İbrahim Çelik kaldırıldığı hastanede 12 Şubat 2026 tarihinde hayatını kaybetmişti.     Olayın ardından Asayiş Şube Müdürlüğü, Cinayet Büro Amirliği ekiplerince başlatılan soruşturma kapsamında yaklaşık 280 saatlik güvenlik kamerası kaydı incelendi. Yapılan çalışmalar sonucu şüphelilerin olay yerine 3 farklı araçla, "ikiz plaka" olarak tabir edilen araç kullanarak geldikleri, olayın ardından ise araç değiştirerek İstanbul'a kaçtıkları tespit edildi.      F.K. (6 suç kaydı), E.K. (1 suç kaydı), B.Ö. (33 suç kaydı), H.N. (22 suç kaydı) ve M.D. (9 suç kaydı) isimli şüpheliler, Bursa ve İstanbul'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden E.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, F.K., B.Ö., H.N. ve M.D. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.      İki tarafın da galericilik yaptığı, cinayetin alacak verecek meselesinden kaynaklandığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış Haber

Eşini 8 bıçak darbesiyle öldürüp kardeşini aramış

Esentepe Mahallesi Çınar Sokak'taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025'de meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen'i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.'nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. İHANET ŞÜPHESİ VE KIZININ EVLİLİĞİ TARTIŞMA KONUSU OLDU Binnur Gökmen'in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianamede, cinayet öncesi ve sonrasına dair detaylara yer verildi. İddianamede, Ramazan Gökmen'in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları N.A.'nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. 15 GÜN ÖNCE ABLASININ EVİNE GİTMİŞ: "BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM" Cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen'in, eşinin şiddeti ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.'nin evine gittiği kaydedilen iddianamede, maktulün ablasına anlattıkları da yer aldı. Binnur Gökmen'in ablasına, "Eşim eve alkollü geldi, bana bıçak doğrulttu. Elindeki bıçağı zorla aldım. Bana 'Bekle seni öldüreceğim' diyerek tehdit etti" dediği, ablasının ise "Şikayetçi olalım, uzaklaştırma kararı alalım" önerisinde bulunduğu aktarıldı. "EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN" İddianameye göre, Binnur Gökmen ablasında kaldığı süre boyunca eşi tarafından arandı ancak telefonlara cevap vermedi. Bunun üzerine kızı Z.'yi arayan Ramazan Gökmen, "Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın" şeklinde konuşmalar yaptı. Binnur Gökmen'in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediği vurgulandı. "EŞİMİ ASLA ÜZMEYECEĞİM" Olaydan bir gün önce eşini tekrar arayan sanığın, "Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım" diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.'ye de "Eşimi asla üzmeyeceğim" sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise eniştesini psikiyatrik tedavi görmesi konusunda ikna etmeye çalıştığı ifade edildi. CİNAYET GÜNÜ "TASARLAYARAK" HAREKET ETTİ İddianamede olay gününe dair detaylar şu şekilde anlatıldı:Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasından ayrıldı, okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. Ramazan Gökmen, eşini içeri alıp bir süre vakit geçirdikten sonra mutfakta, daha önce tasarladığı şekilde tartışma başlattı. Kızları N.A.'nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söyleyen sanık, eşine "Beni aldatıyorsun" diyerek tartışmayı büyüttü. Binnur Gökmen iddiaları reddederken, sanık tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdü. Salona kaçan eşini takip eden Ramazan Gökmen, maktulün engelleme çabalarına rağmen hayati bölgeleri hedef alarak bıçağı savurdu. Sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe alan kadın yüzüstü yere düştü. Eylemine devam eden sanık, eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladı. Binnur Gökmen, toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybetti. "BİNNUR ÖLDÜ, BEN DE ÖLÜYORUM" Cinayetin ardından aynı bıçakla kendisini yaralayan Ramazan Gökmen'in, kardeşi G.G.'yi arayarak "Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum" dediği, eve gelen kardeşinin yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu iddianamede yer aldı. "ŞAHSIN BU DENLİ AİLE MESELELERİMİ BİLMESİ BANA OLAĞAN DIŞI GELDİ" İddianamede savunması yer alan Ramazan Gökmen, olaydan yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.'nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bu olayın da evlerinde problemlere sebep olduğunu söyledi. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü öne süren Ramazan Gökmen, "Benim ev sahibim olan şahıs, mahallede oturduğum sırada kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bunun üzerine eşimin beni aldattığı konusunda bazı şüphelerim oluştu. Şahsın bu denli aile meselelerimi bilmesi bana olağan dışı geldi. Bu meseleyi eşimle konuştum, eşim iddiaları reddetti ama yine de aramızda huzursuzluk oluştu" dedi. "EŞİM, 'KIZIMIZIN DÜĞÜNÜNDEN SONRA EVE GELECEĞİM' DEMİŞTİ" Olaydan yaklaşık 10 gün önce eşinin çocuklarını da yanına alarak baldızının evine gittiğini anlatan Ramazan Gökmen, savunmasına şöyle devam etti: "Aradan bir hafta geçince benim de sinirlerim bozuldu. Bu sebeple baldızımla görüşerek çocukların okulunun onun evine uzak olması nedeniyle daha fazla mağdur olmamaları içine eşim ve çocuklarımızın eve dönmesini istedim. Daha sonra akşam eve yalnız şekilde döndüm. Evdeki eşyaları kontrol ettim, eşimin beni aldattığından şüpheleniyordum. Yatak odasındaki eşyalara baktığımda, mahalleden kahvehaneden tanıdığım G.T. isimli şahısın üzerinde gördüğüm eşofmanı kendime ait çamaşırların olduğu bölümde görünce aldatma hususunda iyice şüphelerim arttı. Ancak eşime bu konuyla ilgili soru sormadım. Olaydan bir gün önce eşimle görüştüğümüzde, eşim eve dönmeyi kabuk etmişti ancak pazar günü büyük kızımın düğünü vardı. 'Düğünden sonra geleceğim' demişti." "YARALAMAK MAKSADIYLA BIÇAĞI BACAK BÖLGESİNE DOĞRU SAVURDUM, ARAMIZDA ARBEDE YAŞANDI" Ramazan Gökmen, olay günü sabah uyandığında kapının çaldığını ve gelen kişinin eşi Binnur Gökmen olduğunu gördüğünü ifade ederek, "Eşim eve girdikten sonra bir süre uyuduk. Uyandığımızda saat 10.00 civarındaydı. Eşimle birlikte kahvaltı yapmak üzere kalktım. Kahvaltı ederken kızımın pazar günü olacak düğününden konu açıldı. Ben şahsın kızıma uygun olmadığını düşündüğüm için bu düğüne katılmak istemiyordum. Bu da aramızda tartışma sebebiydi. Bu konu üzerinde tartışmaya başladıktan sonra eşime şüphelerimden bahsettim. Bu şekilde aramızdaki kavga hararetlendi. Ben bıçak almak üzere mutfağa gittim. Tezgah üzerindeki bıçağı aldım ve salona doğru gittik. Ben o sırada bıçağı, eşimi yaralamak maksadıyla bacak bölgesine doğru savuruyordum, bizim aramızda arbede yaşandı. Bu sırada eşim dizlerinin üzerine çöktü, beni de koltuğa doğru savurdu. Bu sırada elimde bıçak vardı, eşim de yüz üstü yere düşmüştü. Ben bıçağı yeniden savurarak tek bir hamle daha yaptım, onun da eşimin sırt bölgesine bir kere olmak üzere temas ettiğini düşünüyorum. Sırtına defalarca bıçak savurmadım. Bu sırada eşim hareketsiz şekilde yatıyordu, bende panikledim ve elimde bulunan bıçağı kendime doğru saplamaya çalıştım ama başaramadım, amacım öldürmek değildi" ifadelerini kullandı. "BABAM 'EVDE NEDEN MAKARNA VAR?' DİYEREK TEPSİYİ ANNEMİN KAFASINA VURDU" İddianamede, çiftin büyük kızları N.A.'nın da ifadesine yer verildi. N.A., kardeşlerinden G.'nin 17, Z.'nin 12, M.'nin ise 7 yaşında olduğunu söyledi. Annesi ve babasının arasında, babası Ramazan Gökmen'den kaynaklı tartışmaların yaşandığını, bu olayların da kendilerine yansıdığını anlattı. Babasının sürekli alkol kullandığını ifade eden N.A., "Annem ile babam arasında 24 Mayıs 2025 gece saat 02.00 sıralarında da kavga çıkmıştı. Babam eve geldiğinde yine alkollüydü, anneme yemeğe ısıtmasını söyledi. 'Evde neden makarna var?' diyerek tepsiyi annemin kafasına vurdu. Bizde bu seslere uyandık ne olduğunu sorduğumuzda bana da saldırmıştı. Annem sürekli şiddet görüyordu. Şikayetçi olduğunda babamın bize zarar vereceğinden korkuyordu" dedi. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Cumhuriyet savcısı iddianamesinde, şüphelinin olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak eylemi "tasarlayarak" gerçekleştirdiğini vurguladı.Sanık Ramazan Gökmen hakkında, "tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Antalya'da anne ve 7 yaşındaki kızı evde ölü bulundu Haber

Antalya'da anne ve 7 yaşındaki kızı evde ölü bulundu

Antalya'nın Serik ilçesinde komşuların ihbarı üzerine harekete geçen polis ve sağlık ekipleri evde anne ve 7 yaşındaki kızını bıçakla öldürülmüş halde buldu. Olay sonrası güvenlik görevlisi olan şüpheli baba gece gittiği Ankara'da polise teslim oldu. Olay, Serik ilçesi Orta Mahalle'de bulunan 2 katlı evin 1. katında meydana geldi. İddiaya göre , bir otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan Zübeyir Canatan ile eşi Songül Canatan (41) arasında akşam saatlerinde bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken, cinnet geçiren öfkeli koca, önce eşini daha sonrada 7 yaşındaki kızı Sena Canatan'ın bıçakla boğazını kesti. Olay sonrası sabah saatlerinde komşuları, evin kapısının açık olduğunu fark edince durumu 112 sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Olay sonrası Ankara'ya gitmiş Olay yerine gelen ekipler anne ve kızın hayatını kaybettiğini belirledi. Savcılık incelemesinin ardından anne Songul Canatan ve ilkokul 1. sınıfa gittiği öğrenilen kızı Sena Canatan'ın cansız bedeni otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Cinayet zanlısı baba Zübeyir Canatan'ın ise olay sonrası şehirlerarası otobüsle memleketi Ankara'ya gittiği ve karakola giderek teslim olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme devam ediyor. "Ne gürültü, ne de çığlık dulduk" Ev sahibi Şaban Bülüç 2 yıldır ailenin kendi evinde ikamet ettiğini ve kavga ettiklerini dahi duymadıklarını belirterek, "2 yıldır buradalar, kavgaları gürültüleri olmazdı. Birbirlerine en ufak bir kötü söz dahi söylediklerini duymadım. Sesi soluğu çıkmazdı. Hatta geçen gün kendisi gelip ‘Şu kirayı belirleyelim, yılı doldu' dedi. Dün kavga gürültülerini de duymadık. Ben balıktaydım, bırak çabuk gel dediler. Geldiğimde polis ve ambulans buradaydı. Ne zaman oldu bilemiyoruz. Biz ne gürültü duyduk, ne çığlık duyduk, hiç bir şey duymadık. Ne yaptı uykuda mı yaptı, nasıl yaptığı da belli değil"

Otomobildeki Kan Lekesi Cinayeti Deşifre Etti Haber

Otomobildeki Kan Lekesi Cinayeti Deşifre Etti

İzmir’in Gaziemir ilçesinde bir apartmanın kömürlüğünde bıçaklanarak öldürülen 65 yaşındaki kadının katil zanlısı oğlu çıktı. Cinayet, zanlının kıyafetinden otomobiline bulaşan kan lekesi ve 600 saatlik kamera kaydının titizlikle incelenmesi sonucu aydınlatıldı. Olay, 13 Aralık tarihinde Gaziemir ilçesi Atıfbey Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Karaburun ilçesindeki yazlıklarından dönen Naime Z. (65) ile oğulları Emre Z. (42) ve Alican Z. (36) eve geldi. Bir süre sonra Emre Z. evden ayrılırken, anne Naime Z. deterjan almak amacıyla apartmanın bodrum katındaki kömürlüğe indi. Annesinin uzun süre yukarı çıkmamasından şüphelenen Alican Z., aşağı indiğinde Naime Z.’yi kanlar içerisinde hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ve polis ekipleri, yaşlı kadının çok sayıda bıçak darbesiyle hayatını kaybettiğini belirledi. Özel ekip 600 saatlik görüntüyü saniye saniye izledi Cinayetin aydınlatılması için Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde; İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği bünyesinde özel ekipler kuruldu. Soruşturma kapsamında çevredeki 30 güvenlik kamerası ile 10 Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kamerasına ait toplam 600 saatlik görüntü mercek altına alındı. Olay günü apartmana girip çıkanların ifadelerine başvurulurken, Siber Suçlarla Mücadele ekipleri şüphelilerin dijital materyallerini inceledi. Otomobildeki kan lekesi cinayeti deşifre etti Kriminal incelemeler sonucunda, tutuklanan kardeşlerden Emre Z.’nin kıyafetinden otomobiline annesine ait kan lekesinin bulaştığı tespit edildi. Elde edilen deliller doğrultusunda, cinayeti Emre Z.’nin işlediği, diğer kardeş Alican Z.’nin ise olayla bir bağlantısının bulunmadığı netleşti. Cinayetin nedeni borç para tartışması Yapılan araştırmada, katil zanlısı Emre Z.’nin yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle annesinden borç para talep ettiği, reddedilince çıkan tartışma sonrası cinayeti işlediği öğrenildi.

Kahvehanedeki Çifte Cinayet... Haber

Kahvehanedeki Çifte Cinayet...

Adana’da oyun oynamak için geldikleri kahvehenede öldürülen 2 arkadaşın cinayetiyle ilgili 11 şüpheli yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İki arkadaşı öldüren tetiği çeken kişilerin ise kriminal raporuyla belirleneceği öğrenildi. Olay, 27 Aralık günü saat 02.00 sıralarında Yüreğir ilçesine bağlı Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde meydana geldi. Kahvehane işletmecisi K.U. (61), oyun oynamaya gelen Tolgahan Akyüz (25) ve Berdan Balsak’ı (22) iş yerine almak istemdi. K.U., hasım sahibi olduklarını öne sürerek Akyüz ile Balsak’ı dışarı çıkarttı. Dışarı çıkan Akyüz ve Balsak, kahvehane işletmecisi ve onun akrabalarıyla sokakta tartışma başladı. Tartışma sırasında kahvehanenin içerisinden 2 farklı tabanca ile Akyüz ve Balsak'a defalarca ateş açıldı. Açılan sonucu Akyüz başından ve göğsünden, Balsak ise göğsünden vurularak öldürüldü. Bu sırada kavgaya karışan ve silahı ateşleyen kişiler kaçarak kayıplara karıştı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayı aydınlatmak için harekete geçti. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen polis şüphelilerin ismini tek tek belirledi. Yapılan operasyonla, kahvehane işletmecisi K.U. (61), B.A. (23), Ö.U. (19), Y.U. (38), A.K. (46), Y.U. (41), R.A. (48), İ.A. (61), D.K. (20), K.S. (18) ve O.U.’yu (34) gözaltına aldı. Operasyonda 4 ruhsatsız tabanca ve 1 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 11 şüpheli de "Kasten öldürme" suçundan adliyeye sevk edildi. Öte yandan, cinayetlerde kullanılan silahın ve şüphelilerin kriminal raporuyla belirleneceği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.