Hava Durumu

#Cinayet

Yeni Marmara Gazetesi - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kardeş cinayetinin nedeni kira geliri çıktı Haber

Kardeş cinayetinin nedeni kira geliri çıktı

Olay, 7 Haziran günü Yüreğir ilçesi Yenidoğan Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Muhammet P. (49) ile ağabeyi Ercan P. (55) arasında alacak-verecek meselesi nedeniyle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşen olayda Ercan P., kardeşi Muhammet P.'ye tabancayla ateş etti. Muhammet P. ise yanında bulunan bıçakla ağabeyini çeşitli yerlerinden yaraladı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, Ercan P.'nin hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan Muhammet P. ise hastaneye kaldırıldı. Polis ekiplerinin olayla ilgili yürüttüğü soruşturmada, Ercan P.'nin babası Cevdet P.'ye ait dükkanı kiraya verdiği ve elde edilen kira gelirini kardeşleri arasında eşit şekilde paylaştırmadığı gerekçesiyle taraflar arasında husumet bulunduğunu tespit edildi. Olay günü Muhammet P.'nin bu konuyu görüşmek için ağabeyinin yanına gittiği öğrenildi. Hastanedeki tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edilen Muhammet P., Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde, "Babamın dükkanından gelen kira gelirini, kardeşler arasında eşit paylaştırmıyordu. Bu sorunu konuşmak için yanına gittiğimde bana tabancayla ateş etti. Ben de kendimi korumak için bıçakladım. Öldürmek istemiyordum, pişmanım" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Muhammet P., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Eşini öldürüp cesedini parçalayan sanık için ağırlaştırılmış müebbet istendi Haber

Eşini öldürüp cesedini parçalayan sanık için ağırlaştırılmış müebbet istendi

Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, olayın Osmangazi ilçesinde meydana geldiği belirtilirken, sanığın eşini öldürdükten sonra cesedi parçalara ayırarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bıraktığı iddia edildi.Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, evde yapılan incelemelerde çok sayıda kan izi ve biyolojik örneklere rastlandı. Kriminal incelemeler sonucunda elde edilen örneklerin Ali Fuat Uzunoğlu'na ait olduğu tespit edildi. İddianamede, olayın ardından delillerin yok edilmesine yönelik girişimlerde bulunulduğuna ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Dosyada yer alan tespitlerde, ev içerisinde çeşitli bölgelere poşetlerin serildiği, bazı kanlı eşyaların ise gizlenmeye çalışıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında alınan ifadeler, olay yeri inceleme raporları ve kriminal analiz sonuçlarının iddianamenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğu kaydedildi. Şüpheli Adalet Uzunoğlu'nun ifadesinde cinayet suçlamasını kabul etmediği, ancak eşinin cansız bedenini parçalayıp çöp konteynerlerine attığını beyan ettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, eşini hareketsiz halde bulduğunu ve panikle hareket edip parçalara ayırıp çöpe attığını öne sürdüğü belirtildi. Mahkemece kabul edilen iddianameyle birlikte davanın görülmesine başlanacağı öğrenilirken, soruşturma kapsamında isimleri geçen bazı aile bireyleri hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Cinayetten dram çıktı: 15 yaşında öldürülen Erdem'in hikayesi yürek dağladı Haber

Cinayetten dram çıktı: 15 yaşında öldürülen Erdem'in hikayesi yürek dağladı

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde, aralarında önceden husumet bulunan kişiler arasında sahilde çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. İddiaya göre 18 yaşındaki C.C., yanında bulunan kesici aletle 15 yaşındaki ortaokul öğrencisi Erdem Demir'i ağır yaraladı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, yaralanan Demir'in can havliyle bir kafeye sığındığı, şüphelinin ise vatandaşlar tarafından engellendiği anlar yer aldı. Hastaneye kaldırılan Erdem Demir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirirken, cenazesi Manisa'nın Salihli ilçesinde toprağa verildi. Olayın ardından yakalanan C.C. ile kavgaya karıştığı belirlenen D.K., çıkarıldıkları mahkemece 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Sevgi Evi'nde büyüdü Karşıyaka sahilinde 7 Haziran'da meydana gelen olayda aldığı bıçak darbesiyle hayatını kaybeden Karşıyaka Fevzipaşa Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Erdem Demir'in (15) yaşam öyküsüne dair detaylar yürekleri dağladı. Aslen Manisalı olan ve memleketi Manisa'da gözyaşları içinde toprağa verilen talihsiz Erdem'in, çocukluk yıllarında Bayraklı Sevgi Evi'nde kaldığı öğrenildi. Cinayet şüphelisi adeta suç makinesi çıktı Olayın ardından polis ekiplerince kıskıvrak yakalanan cinayet şüphelisi C.C.'nin (18) ise adeta bir suç makinesi olduğu ortaya çıktı. Bir motor tamirhanesinde çalıştığı belirtilen C.C.'nin; mala zarar verme, kasten yaralama, uyuşturucu madde kullanma, tehdit, hakaret, açıktan hırsızlık, iş yerinden hırsızlık ve motosiklet hırsızlığı gibi çeşitli suçlardan toplam 25 ayrı suç kaydının bulunduğu tespit edildi. Can havliyle kafeye sığındığı anlar kamerada Olay, 7 Haziran'da Karşıyaka Sahili'nde taraflar arasında daha önceden var olan husumet nedeniyle çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle meydana geldi. İddiaya göre 18 yaşındaki C.C., yanında bulundurduğu kesici aletle Erdem Demir'i ağır yaralarken, kavgaya C.C.'nin yanında bulunan D.K. (19) de dahil oldu. Cinayetin hemen sonrasına ait ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri ise yaşanan dehşeti saniye saniye gözler önüne serdi. Kayıtlarda; aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Demir'in, karnını tutarak can havliyle müşterilerin bulunduğu bir kafeye koşup sığındığı anlar yer aldı. Görüntülerin devamında, Demir'in arkasından kafeye doğru gelen şüpheli C.C.'nin, kafenin önündeki duyarlı vatandaşların araya girmesiyle engellenip uzaklaştırıldığı görüldü. Demir'in arkadaşlarının olay sonrası panik halinde kafeye gelmesi ve müşterilerin yaşadığı korku dolu anlar da kameralara yansıdı. Hastanede hayatını kaybetti, 2 şüpheli tutuklandı Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan ve ambulansla özel bir hastaneye kaldırılan Erdem Demir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 15 yaşındaki Erdem'in cenazesi, memleketi Manisa'nın Salihli ilçesinde dün toprağa verildi.

Babanın kahreden savunması: "Oğlumu uyuşturucudan ve kumardan kurtaramadım" Haber

Babanın kahreden savunması: "Oğlumu uyuşturucudan ve kumardan kurtaramadım"

Olay, 3 Haziran günü Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi Elif Su Uludağ Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, uyuşturucu bağımlısı A.K.K. (23), emekli polis babası F.K.'den (52) para istedi. Baba F.K.'nin para vermeyi reddetmesi üzerine A.K.K., yanında bulunan bıçakla babasına saldırdı. Bunun üzerine F.K., tabancasıyla oğluna ateş açtı. Şarjöründeki mermiler bitene kadar ateş ettiği öne sürülen F.K.'nin silahından çıkan kurşunlarla A.K.K. çeşitli yerlerinden vurularak yere yığıldı. Olayın ardından 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayan F.K., durumu polise bildirdi. Olay anı ise anbean cep telefonuyla görüntülendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, A.K.K.'nin hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri gelene kadar oğlunun başında bekleyen F.K. gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüpheli, işlemlerinin yapılması için Cinayet Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi. "Geçen yıl orman yangınında kaybolmuştu" Öte yandan, hayatını kaybeden A.K.K.'nin orman işçisi olduğu öğrenildi. A.K.K.'nin, geçen yıl 8 Ağustos'ta Kozan ilçesinde çıkan orman yangınına müdahale çalışmaları sırasında kaybolduğu ortaya çıktı. Yangın bölgesinde kaybolan genç işçi için başlatılan arama çalışmalarında ekipler seferber olmuş, yaklaşık 10 saat süren çalışmaların ardından A.K.K. sağ olarak bulunarak hastaneye kaldırılmıştı. Cenaze namazının ardından A.K.K.'nin cenazesi, Kozan Asri Mezarlığı'na defnedildi. "Uyuşturucu ve kumardan kurtaramadım" Emniyetteki sorgusunda F.K., "Oğlum uyuşturucu bağımlısı, kumar borcu da var. Para istedi vermeyince tartıştık. Engellemeye çalıştım ama saldırmaya devam edince vurmak zorunda kaldım. Oğlumu uyuşturucudan ve kumar batağından kurtaramadım. Çok pişmanım, keşke böyle olmasaydı" dediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen F.K. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

‘Boşanmak istiyorum’ dedi 10 yaşındaki çocuğunun yanında defalarca bıçaklanarak öldürüldü Haber

‘Boşanmak istiyorum’ dedi 10 yaşındaki çocuğunun yanında defalarca bıçaklanarak öldürüldü

Olay, Osmangazi ilçesi Güneştepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre tesisatçılık yapan Zafer Güngür (31) ile eşi Müjde Güngür (29) arasında evde başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine Zafer Güngür, mutfaktan aldığı bıçakla eşine saldırdı. Talihsiz kadın, 10 yaşındaki oğlunun gözleri önünde aldığı bıçak darbesi sonucu ağır yaralandı. Küçük çocuğun ve komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde 2 çocuk annesi Müjde Güngür’ün hayatını kaybettiği belirlendi. Genç kadının cenazesi, olay yeri inceleme çalışmalarının ardından otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlatan Bursa Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Zafer Güngür’ü kısa süre içerisinde suç aleti bıçakla birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki ifadesinde, bayram tatili nedeniyle ailece Muş’a gittiklerini ve birkaç gün önce Bursa’ya döndüklerini anlatan şüphelinin, "Sabah saatlerinde tartıştık. Evden çıkacağım sırada boşanacağını söyleyip ailesini aradı. Tartışma büyüyünce mutfaktan ekmek bıçağını aldım ve bıçakladım. Daha sonra evden ayrıldım" dediği öğrenildi. Öte yandan, otopsi işlemleri tamamlanan Müjde Güngür’ün cenazesi, gözyaşları arasında toprağa verilmek üzere memleketi Muş’a gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Yangında öldükleri sanılıyordu, emekli çift cinayete kurban gitmiş Haber

Yangında öldükleri sanılıyordu, emekli çift cinayete kurban gitmiş

Olay, 1 Mart 2024'te Erdemli ilçesi bağlı Arslanlı Mahallesi Germataş Sokak'ta Durmuş (54) ve Elif Bütüner (49) çiftinin evinde yaşandı. Evdeki yangının haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, yangını söndürürken evde bulunan Bütüner çiftinin hayatını kaybettiği belirlendi. Mersin Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsinin ardından da çiftin cenazesi Türbe Mezarlığına defnedildi. Emekli olduktan sonra yayla olarak bilinen ilçe merkezinden 25 kilometre uzaklıkta yer alan Arslanlı Mahallesi'ndeki evlerine yerleşen Bütüner çiftinin ölümüyle ilgili Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri titiz bir çalışmaya başladı. Bilirkişi 'kundaklama' dedi baz istasyonu şüpheliyi ele verdi Başsavcılık maktullerin öldükten sonra yangında cenazelerinin yandığı değerlendirilen adli tıp raporunun ardından, eve alanında uzman bilirkişi heyeti görevlendirdi. Uzman olan bilirkişi de yangının içerden insan eliyle (kundaklama) şeklinde çıkarıldığına dair rapor vermesi üzerine kimliği belirlenen 46 yaşındaki C.Ö.'nin peşine düşüldü. Başsavcılık ve JASAT ekiplerinin titiz çalışması sonucunda şüpheli C.Ö.'nün baz kayıtlarından yangının çıktığı 22.30'a kadar olay yerinde olduğunu, ertesi gün ise Mersin'de kuyumcuların olduğu bölgede bulunduğunu belirledi. Bunun üzerine geçtiğimiz ay gözaltına alınan ve üzerinde ruhsatsız tabanca ele geçirilen şüpheli C.Ö., olay günü 21.30'a kadar 'arkadaşım' dediği Bütüner çiftinin evinde olduğunu kendisinin ayrıldıktan sonra olayın yaşandığını söyleyerek kendini savunmaya çalıştığı öğrenildi. Yangın gecesinde evde olduğunu itiraf eden şüpheli, planlayarak kasten öldürme suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayet şüphelisinin ise olay gecesi evde olmasına rağmen, "cenazeleri sevmiyorum" diyerek katılmadığını ileri sürdüğü alınan bilgiler arasında yer aldı. "Adalete inancımız sonsuz, en ağır cezayı alacağına inanıyoruz" Olayda ablası ve eniştesi vefat eden İlhan Günay, süreçle ilgili bilgi verdi. Günay," 27 ay önce Arslanlı Mahallesi'nde evlerinde çıkan veya çıkarılan bir yangın sonucunda kaybettiğimiz kardeşim Elif ve eniştem Durmuş Bütünler'in ölümünün arkasındaki sır perdesi aralanmaya başlamıştır. Bizler ilk günden itibaren iki aile de bu olayın bir kaza olmadığına inandık. Bütün bilgilerimizi kolluk kuvvetleriyle paylaştık. Gerekli görülen kişilerin ifadesine başvuruldu ve tam 27 ay boyunca sabrettik. 27 ayın sonunda, yapılan araştırmalar, incelemeler, takibatların sonucunda bir şahıs yakalanarak tutuklandı cezaevine konuldu. Bu süreçten sonra da Türk adaletine ve yasalarına inancımız sonsuzdur. Başta Erdemli Başsavcımız, dosya savcımız, kolluk kuvvetlerimiz ve JASAT ekiplerimize çok teşekkür ediyoruz. Mahkeme süreci boyunca da ilgili şahsın en ağır cezayı alacağına bütün ailece inancımız sonsuzdur"dedi.

18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti Haber

18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti

Gaziantep'te 30 Ağustos 2025'te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti. Gaziantep'te 30 Ağustos 2025'te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz'in ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşması Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada, tutuklu sanıklar, sanık avukatları, maktul aile ve avukatları hazır bulundu. "Olaydan sonra yemek yedik" Duruşmada savunma yapan Sanık Ş.Z., "Annem beni arayarak ablamın evinin kurşunlandığını söyledi. Bunun üzerine ailemle birlikte ablamın evine gittik. Evin camında üç adet kurşun izi gördüm. Daha sonra Muhammet Arda Ç.'yi aradım. Telefonu açtı ve bana, ‘Ablanın evine ateş eden bizdik, ne olmuş yani? İstersen bir araya gelip konuşalım' dedi. Ben de akşam saatlerinde buluşabileceğimizi söyledim. Sanık Volkan bana ne olduğunu sordu. Başta anlatmak istemedim ancak ısrar edince yaşananları anlattım. Böylece diğer sanıklar da olayı öğrenmiş oldu. Muhammet Murat D.'yi maktulün arayıp aramadığını ya da mesaj atıp atmadığını hatırlamıyorum. Ancak Murat abi bana, maktulün kendisini aradığını ve beni sorduğunu söyledi. Murat abi de ona, ‘Evet, seni soruyorum. Bir kardeşimle ilgili bir mesele var, onu çözelim' şeklinde cevap vermişti. Daha sonra buluşmaya karar verdiler ve maktul Murat'a konum gönderdi. O sırada tüm sanıklar aynı evdeydi. Hepimiz aynı motosiklete binemediğimiz için Volkan bizimle gelemeyeceğini söyledi. Volkan'a ait araca üç kişi bindik ve olay yerine gittik. Maktul ile iki kişinin parkta oturduğunu gördük. Motosikletten inmeden yanlarına doğru yaklaştık. Maktul bizi görünce eliyle işaret etti. Ardından maktulün yanındaki şahıs bize ateş açtı. Bunun üzerine Murat abi de karşı tarafa ateş etmeye başladı. Olay yerinde sağa ya da sola kaçabileceğim bir alan yoktu. Panik halinde motosikleti onların bulunduğu yöne sürdüm. Hiç durmadan maktul ve arkadaşlarının yanından geçerek uzaklaştım. Geçerken yerde yatan ya da vurulmuş kimseyi görmedim. Olay yerinden ayrılırken arkamdan dört-beş el silah sesi daha duydum. Daha sonra bağ evine gittik. Dört kişiydik ve yanımızda başka kimse yoktu. Olaydan sonra yemek yedik ve yaşananları konuştuk. Volkan abi bize kızarak, ‘Neden böyle bir şey yaptınız' dedi. Daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yakalandık. Böyle bir olayın yaşanmış olmasından dolayı üzgünüm" dedi. "Maktul ile aramda husumet yoktu" Sanık Muhammet Murat D., "Olaydan bir gün önce sanıklardan Eyüp beni aradı ve Ümit ile birlikte olduğunu, alkol aldıklarını söyledi. Gece saat 23.00 sıralarında yanıma geldiler. Birlikte alkol aldık, ardından uyuduk. Sabah Volkan beni arayarak yanıma gelmek istediğini söyledi. Yanında sanık Ş.'nin de olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Ş. ağlayarak ablasının evinin kurşunlandığını anlattı. Kendisine polise haber verip vermediklerini sordum. Bana sürekli tehdit edildiklerini söyledi. Ben de kimsenin durduk yere tehdit etmeyeceğini söyledim ve karşı tarafı arayarak konuşmayı teklif ettim. Volkan, kadınların bulunduğu bir eve ateş edilmemesi gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi. Karşı taraf da cevap verdi. Daha sonra taraflar birbirlerinden özür diledi. Eve ateş eden kişinin Mehmet olduğunu söylediler. Mehmet'in yerini öğrenebilecek ortak bir arkadaşımıza ulaştım. Maktul Mehmet Akdeniz'i tanıyıp tanımadığını sordum ve olayı anlattım. Arkadaşım, Mehmet'in böyle bir şey yapmayacağını söyledi. Ben de konuyu konuşup halledelim dedim. sanık Ş. ve ailesi ağlamaya devam edince üzüldüm. Daha sonra maktul bana ulaştı. sanık Ş.'nin anlattıklarını bildiğini, ancak benim bilmediğim bazı şeyler olduğunu söyledi. Buluşmak için konum göndereceğini belirtti ve bir yerde görüşmeyi teklif etti. Bir süre sonra Volkan, sanık Ş. ve Eyüp dışarı çıktı. Nereye gittiklerini sorduğumda motosiklet almaya gittiklerini söylediler. Daha sonra Volkan'ı aradım ve gidip konuşmamız gerektiğini söyledim. Ardından sanık Ş. ve Eyüp geri geldi. Önce araba ile gitmeyi düşündük, ancak daha sonra motosikletle gitmeye karar verdik. Mavi motosiklete sanık Ş. ile birlikte bindik. Motosikleti sanık Ş. kullanıyordu. Benim amacım yalnızca sanık Ş. ile birlikte gidip konuşmaktı. Eyüp ve Ümit'in olaydan haberi yoktu, aslında bağ evine gideceklerdi ve bu nedenle bizimle gelmişlerdi. Olay yerine vardığımızda maktul beni arayarak nerede olduğumuzu sordu. Ben de yolda olduğumuzu söyledim. Parka ulaştığımızda silah sesi duydum. Bunun üzerine silahımı çıkardım ve yere doğru ateş ettim. sanık Ş. de ‘Silah var' diye bağırıyordu. Silah sesleri devam edince şarjördeki tüm mermileri kullandım. Daha sonra olay yerinden ayrıldık. Eyüp'ü arayarak bağ evine gideceğimizi söylemek istedim. Eyüp bana, ‘Hani sadece konuşacaktınız, neden size ateş ettiler?' dedi. Ben de bize ateş edildiği için karşılık verdiğimizi söyledim. Bağ evine gittiğimizde Eyüp kapıyı açtı. Yaşananları anlattım. Eyüp ve Ümit olaydan o anda haberdar oldu. Aç oldukları için Volkan'ı arayıp yemek istedik. Bir süre sonra maktule ait telefondan bana mesaj geldi. Mesajda durumumuzun nasıl olduğu soruluyordu. Bunun üzerine maktulün sosyal medya hesabını aradım. Telefona çıkan kişi kendisini maktulün ağabeyi olarak tanıttı. Vurulan biri olup olmadığını sordum. O da maktulün hastaneye kaldırıldığını söyledi. Bu haberi arkadaşlarıma ilettim. Hepimizin morali bozuldu. Sinirlendiğim için bağırdım. Maktulün ağabeyini tekrar arayarak yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını sordum. Bizi hastaneye çağırdı. Ben de olay yerine yalnızca konuşmak amacıyla gittiğimizi, kötü bir niyetimizin olmadığını söyledim. Daha sonra sanık Ş. ve Volkan bağ evinden ayrıldı. Bir süre sonra maktulün hayatını kaybettiğini öğrendik. Olay nedeniyle çok öfkelendim. sanık Ş.'yi darp etmeyi düşündüm ancak kendisi orada değildi. Eyüp ve Ümit beni sakinleştirmeye çalıştı. Daha sonra polis tarafından ifadeye çağrıldım. Rezidansa geçeceğimi ve oradan alınabileceğimi söyledim. Yaya olarak rezidansa giderken sanık Ş. ve Volkan ile karşılaştım. Ardından teslim oldum. Maktulle herhangi bir husumetim yoktu. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Yaşananlardan dolayı pişmanım" ifadelerini kullandı. Diğer sanıklar suçsuz olduklarını öne sürerek tahliyelerini talep etti. Tanık Cemal H. ise olay günü yaşananları anlatarak, "Mehmet'i evinden ben aldım. Birlikte parka gittik. Mehmet sürekli telefonla görüşüyordu. Parkta bir banka oturduk. Mehmet telefonda bulunduğumuz yeri tarif ediyordu. Bir süre sonra sanıklar seri şekilde ateş etmeye başladı. Ateş ettikten sonra hiç durmadan yanımızdan geçerek uzaklaştılar. Bu sırada Mehmet vurulduğunu söyledi. Daha sonra parkın yanından geçen başka bir motosikletten de ateş açıldı. Ardından hastaneye gittik. Bizim tarafımızdan hiç kimse silah kullanmadı. Benim üzerimde de silah yoktu" şeklinde konuştu. Duruşmada söz alan maktul yakınları ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Cumhuriyet savcısı, mevcut delil durumu ve suçun niteliğini dikkate alarak tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti ise dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, 30 Ağustos tarihinde Şahinbey ilçesine bağlı Bülbülzade Parkı'nda meydana geldi. İddiaya göre Mehmet Akdeniz isimli şahıs ve arkadaşları, 2 motosikletle olay yerine gelen 4 şüpheli tarafından silahlı saldırıya uğradı. Vücuduna aldığı mermilerle yere yığılan genç ağır yaralandı. Çevredekilerin durumu 112 Acil Sağlık Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan Mehmet Akdeniz isimli genci hastaneye kaldırdı. Hastaneye kaldırılan genç doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayla ilgili 2 si Mehmet Akdeniz'in arkadaşı, 1'i saldırganlara yardım eden şahıs olmak üzere toplam 7 şüpheliyi olayda kullanılan silahlarla birlikte yakalayarak gözaltına almıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.