Hava Durumu

#Çocuk Sağlığı

Yeni Marmara Gazetesi - Çocuk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Her 5 çocuktan birini etkiliyor: Geçmeyen burun akıntısına dikkat! Haber

Her 5 çocuktan birini etkiliyor: Geçmeyen burun akıntısına dikkat!

Çocuklarda bitmeyen burun şikayetlerininçoğu zaman "geçer" diye beklendiğini, oysa haftalarca süren burun akıntısının, sık hapşırık ve burun tıkanıklığı basit bir soğuk algınlığından çok daha fazlasını işaret ediyor olabileceğini söyleyen Uzm.Dr. Ufuk Sevgican, "Özellikle belirtiler belirli mevsimlerde artıyor ya da yıl boyunca devam ediyorsa akla ilk gelmesi gereken durumlardan biri alerjik rinittir.Alerjik rinit; burun akıntısı-tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırıklarla kendini gösteren, çocukluk çağında oldukça sık görülen bir hastalıktır. Dünyada yaklaşık her beş çocuktan birini etkilediği bilinmektedir. Anne veya babasında alerjik rinit, astım ya da egzama bulunan çocuklarda görülme riski daha fazladır. Bazı çocuklar yalnızca ilkbahar ve sonbahar gibi mevsim geçişlerinde şikâyet yaşarken, bazıları yıl boyunca yakınmalarla mücadele eder " dedi. Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf mantarları, hava kirliliği ve ani iklim değişikliklerinin çocuklarda alerjik riniti tetikleyen başlıca nedenler olduğunu dile getiren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları UzmanıDr. Ufuk Sevgican şöyle konuştu : "Özellikle şeffaf ve sulu burun akıntısı, sık hapşırık nöbetleri, burun ve genizde kaşıntı dikkat çekicidir. Bu çocuklar çoğu zaman burundan rahat nefes alamadığı için ağızdan nefes alır; horlama, huzursuz uyku ve sık uyanma görülebilir. Gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklık da tabloya eşlik edebilir. En önemli ipuçlarından biri ise genellikle ateşin olmamasıdır." Tedavi edilmeyen alerjik rinitin yalnızca burunla sınırlı kalmadığını, uzun süreli burun tıkanıklığının orta kulak problemleri, sinüzit ve uyku bozukluklarına zemin hazırlayabildiğini söyleyen UzmanıDr. Ufuk Sevgican, uyku kalitesi bozulan çocuklarda dikkat dağınıklığı, okul başarısında ve yaşam kalitesinde düşüş görülebileceğini dile getirdi. Uzm.Dr. Ufuk Sevgican, alerjik rinitte tedavinin ilk basamağını alerjenlerden korunmanın oluşturduğunu söyleyerek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı : "Mevsimsel allerjikriniti olan çocuklar polen dönemlerinde özellikle sabah saatlerinde dışarıda uzun kalmamalı, eve gelince el-yüzlerini yıkayıp kıyafet değiştirmelidir. Ev tozu akar maruziyetini azaltmak, rutubet ve sigara dumanından uzak durmak büyük önem taşır. Gerektiğinde düşük doz kortizon içeren burun spreyleri, tuzlu su uygulamaları ve antihistaminik ilaçlar kullanılabilir. Bu tedaviler alerjiyi tamamen ortadan kaldırmasa da belirtileri kontrol altına alır ve komplikasyonları önlemeye yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki çocuklarda rahat nefes almak yalnızca konfor değil; kaliteli uyku, sağlıklı büyüme ve başarılı bir okul yaşamı için de temel bir ihtiyaçtır. Erken tanı ve doğru tedaviyle alerjik rinit kontrol altına alınabilir, çocukların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir."

Sivrisinek kovucular, bebeklerin el ve ayaklarına sürülmemeli Haber

Sivrisinek kovucular, bebeklerin el ve ayaklarına sürülmemeli

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte çocukların zamanlarını daha fazla açık havada geçirmeye başladığını belirterek, Burtom Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, "Parklar, bahçeler ve tatil bölgeleri çocukların oyun alanına dönüşürken, sivrisinekler de bu dönemin en sık karşılaşılan sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle açık havada oyun oynayan ve doğayı keşfeden çocuklar, sivrisinek ısırıklarına karşı yetişkinlere oranla çok daha savunmasız kalıyor. Çocukların hassas cilt yapısı ile yaz aylarında artan sivrisinek popülasyonuna karşı ebeveynler mutlaka basit ama etkili önlemler almalıdır" dedi. Sivrisineklerden korunmanın yollarına ve ısırık durumunda yapılması gerekenlere dikkat çeken Sevgican, özellikle 5 yaş altı çocuklarda ve bebeklerde doğru korunma yöntemlerinin önem taşıdığını vurguladı. Çocukların ciltlerinin yetişkinlere göre çok daha hassas olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Sevgican, "Sivrisinek ve böcek ısırıklarına karşı yoğun reaksiyonlar gösterilebilir. Özellikle 5 yaş ve altındaki çocuklarda sivrisinek ısırıklarına bağlı olarak gelişen şişlik, kızarıklık ve kaşıntı belirgin şekilde kendini hissettirir. Nadir görülen sivrisinek alerjilerinde ise bu belirtiler daha şiddetli boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle sivrisineklerden korunmak önem taşımaktadır" diye konuştu. Bebeklerde korunma sürecinin çok daha kritik bir hal aldığına işaret eden Uzm. Dr. Sevgican, sivrisineklerin bebeklerde huzursuzluklara, kaşıntılara ve ciltte yaygın kızarıklıklara yol açabildiğini belirtti. Uzm. Dr. Sevgican, bu noktada tercih edilecek ince, bol ve pamuklu giysilerin bebeği hem yaz sıcağından hem de sivrisinek saldırılarından korumaya yardımcı olacağını ifade etti.Kıyafet seçiminin korunmadaki ilk savunma hattı olduğunu vurgulayan Sevgican, "Özellikle sivrisineklerin en aktif ve yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde ve gün batımından hemen sonra çocukların uzun kollu, bol ve pamuklu kıyafetler giymesi doğru bir yaklaşım olacaktır. Kıyafet seçiminde koyu renkler yerine açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir; çünkü sivrisinekler doğaları gereği koyu renkli giysilere daha fazla yönelirler. İnce ve vücuda tamamen yapışan kıyafetlerin üzerinden de rahatlıkla ısırabildikleri için dar giysiler yerine bol kesimli alternatifleri seçmek her zaman daha güvenlidir" şeklinde konuştu. Sivrisinek kovucu ürünler ve çevresel önlemler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Sevgican, "Sitronella, lavanta yağı ve nane yağı gibi doğal içeriklere sahip ürünler tercih edilebilir ancak her ürün her çocuğun benzersiz cilt yapısına uygun olmayabilir. Yeni kullanılacak koruyucu ürünler, vücuda tamamen sürülmeden önce mutlaka küçük bir cilt alanında denenmeli ve alerjik reaksiyonlar yönünden gözlenmelidir. En kritik uyarı ise bebeklerin ellerine ve ayaklarına sivrisinek kovucu sürülmemesidir; çünkü bebekler bu uzuvlarını çok sık ağızlarına götürürler ve ürünü yutma riskiyle karşı karşıya kalırlar" dedi.Uzm. Dr. Sevgican ayrıca, durgun suların sivrisineklerin birincil üreme alanları olduğunu, tatillerde çocukları bu tür sulak alanlardan uzak tutmak gerektiğini ve evlerde kapı ile pencerelere sineklik takılmasının en etkili koruma yöntemi olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı; "Alınan tüm önlemlere rağmen bir ısırık yaşandığında ilk yardım olarak bölgenin hemen su ve sabunla temizlenmesini, ardından soğuk kompres uygulanmasını öneriyoruz. Ancak çocukta aşırı ve durdurulamayan bir şişlik, vücutta yaygın döküntü, nefes darlığı ya da herhangi bir enfeksiyon belirtisi gelişirse vakit kaybetmeden mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yaz aylarında ebeveynler tarafından alınacak bu basit önlemler sayesinde çocuklarımız, sivrisineklerin neden olduğu rahatsızlıklardan tamamen korunabilir ve yaz mevsiminin tadını çok daha sağlıklı bir şekilde çıkarabilir."

Yaz sünnetleri için uzmanından kritik enfeksiyon uyarısı Haber

Yaz sünnetleri için uzmanından kritik enfeksiyon uyarısı

Yaz aylarının gelmesi ve okulların tatile girmesiyle birlikte ailelerde sünnet telaşı başladı. Ancak uzmanlar, sünnet işleminin uygun sağlık koşullarında ve alanında uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Sünnetin basit bir kozmetik müdahale değil, önemli bir cerrahi işlem olduğunu belirten VM Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, steril olmayan koşullarda ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan hatalı işlemlerin çocuklarda ömür boyu sürebilecek fiziksel ve psikolojik sorunlara yol açabileceğini söyledi. Yaz aylarında sünnet oranlarının ciddi şekilde arttığını ifade eden Op. Dr. Selim Özkaya, "Okul tatili ve sıcak havaların getirdiği kıyafet rahatlığı nedeniyle aileler en çok bu dönemi tercih ediyor. Ancak bu yoğunluk, işlemin uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilmesi riskini de beraberinde getirebiliyor. Sterilizasyon standartlarının sağlanmadığı ortamlarda yapılan sünnetler, çocuk sağlığı açısından önemli riskler oluşturabiliyor" dedi. "En önemli kriter tam steril ortam ve uzman hekim" Sünnetin mutlaka tıbbi gerekliliklere uygun, tam steril bir ortamda, çocuk cerrahları veya bu alanda uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Selim Özkaya, uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen uygulamaların risklerini şöyle anlattı: "Hatalı bir sünnetin geri dönüşü çok zordur, bazen imkânsızdır. Ev ortamında, düğün salonlarında ya da tıbbi sterilizasyon standartlarının sağlanamadığı alanlarda yapılan işlemler Hepatit B, Hepatit C ve tetanoz gibi ciddi enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Daha da önemlisi; uzman hekimler tarafından yapılmayan işlemlerde hatalı kesimler, idrar deliğinin daralması, kalıcı estetik bozukluklar, kanama kontrolünün doğru yapılamaması ve hatta penis başı yaralanmaları gibi geri dönülemez anatomik hasarlar görebiliyoruz. Biz çocuk cerrahları, maalesef her yıl uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen işlemler sonrasında ortaya çıkan komplikasyonları düzeltmek amacıyla revizyon (düzeltme) ameliyatları yapmak zorunda kalıyoruz. Bu yüzden ebeveynlerin ilk kriteri lüks binalar değil; işlemin yapılacağı ortamın tam donanımlı ve steril bir klinik ya da hastane ortamı olması ve işlemin mutlaka çocuk cerrahları veya bu alanda uzmanlaşmış hekimler tarafından gerçekleştirilmesidir." "Yaz sünnetleri için 3 kritik uyarı" Yaz sünnetlerinde enfeksiyon riskinin sıcaklık ve terleme nedeniyle daha fazla dikkat gerektirdiğini belirten Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, yaz dönemi için ailelere şu altın önerilerde bulundu: "İlk 48 saat kritik: Sünnet sonrası ilk iki gün kanama kontrolü ve hijyen açısından çok önemlidir. Hekimin önerdiği ağrı kesici ve kremler düzenli kullanılmalıdır. Terleme ve hijyen: Sıcak havalarda çocuğun terlemesi yara yerinde irritasyona (tahrişe) neden olabilir. Bu yüzden çocuk gevşek, pamuklu giysiler giymeli ve bezli bebeklerde alt değişimi normalden daha sık yapılmalıdır. Deniz ve havuz takvimi: Yaz sünnetlerinden sonra ebeveynlerin en çok sorduğu soru deniz ve havuzdur. İşlemden sonra yara yeri iyileşene kadar (genellikle 7-10 gün) çocuk havuz veya denize sokulmamalıdır. Özellikle havuzlar enfeksiyon riski açısından bu dönemde tehlikeli olabilir." "Çocuğun psikolojisi de cerrahi kadar önemli" Sünnetin sadece fiziksel bir işlem olmadığını, çocuğun ruh dünyasında da iz bırakabileceğini hatırlatan Op. Dr. Selim Özkaya, "Çocuklara 'Kesecekler', 'Erkek olacaksın' gibi korkutucu şakalar ya da abartılı toplumsal roller yüklenmemeli. Uygun klinik şartlarda, lokal veya çocuğun durumuna göre hafif bir sedasyon (uyku hali) ile, acı hissetmeden yapılan modern sünnetler, çocukta bir travma oluşturmaz. Aileler çocuklarının gelecekteki cinsel ve ürolojik sağlığını korumak adına, bu işlemi bir merasim aceleciliğine getirmemeli, mutlaka bir çocuk cerrahına veya bu alanda uzman bir hekime emanet etmelidir" açıklamasında bulundu.

Sigara yasakları genişletiliyor: Parklar ve Sahiller dumansız alan olacak Haber

Sigara yasakları genişletiliyor: Parklar ve Sahiller dumansız alan olacak

Sigara kullanımına yönelik yasakların kapsamı genişletiliyor. Hazırlık aşamasında sona gelinen yeni düzenlemeyle birlikte, bugüne kadar açık alan olarak değerlendirilen bazı noktalar dumansız alan ilan edilecek. Düzenleme kapsamında çocuk parkları ve sahiller, “kırmızı hat” uygulamasına dahil edilerek sigara içilmesi yasaklanacak.Yetkililer, düzenlemenin temel amacının toplumsal alanlarda pasif içiciliği azaltmak ve özellikle çocukları tütün dumanının zararlı etkilerinden korumak olduğunu belirtiyor. Yeni uygulamayla çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda daha sıkı denetimler yapılması planlanıyor. Uzmanlar, açık alanlarda içilen sigaranın da ciddi sağlık riskleri oluşturduğuna dikkat çekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şebnem Aliyeva, açık alanlarda yayılan sigara dumanının çocukları pasif içici haline getirdiğini ifade ediyor. Aliyeva, sigara dumanına maruz kalan çocuklarda astım, bronşit, alerjik hastalıklar ve sık enfeksiyon görülme riskinin arttığını vurguluyor.Kırmızı hat uygulamasıyla birlikte çocuk parkları ve sahillerde sigara yasağının daha katı kurallarla uygulanması, denetimlerin artırılması ve caydırıcı önlemlerin devreye alınması öngörülüyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte dumansız alanların sayısının önemli ölçüde artması bekleniyor.

Uzmanlar uyarıyor: Grip vakalarında ciddi artış Haber

Uzmanlar uyarıyor: Grip vakalarında ciddi artış

Gribin sıradan bir halsizlikle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgican, "İnfluenza, basit bir soğuk algınlığı değildir. Daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bu hastalıkta, erken belirtilerin fark edilmesi, geç kalmadan hekime başvurulması ve korunma yollarının bilinmesi büyük önem taşır" dedi. Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda en sık görülen belirtilerinin yüksek ateş, halsizlik, bitkinlik ve iştahsızlık, baş, boğaz, kas ve eklem ağrıları, burun akıntısı, tıkanıklığı ile öksürük olduğunu belirtirken, küçük çocuklar ve bebeklerde ise; ishal ve huzursuzluk gibi sindirim sistemi belirtileri, emmede azalma, kusma, sürekli ağlama ve huzursuzluğun gribin habercisi olabileceğini kaydetti. Belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Sevgican, tedavinin temelinin "destekleyici bakım" olduğunu ifade ederek şunları söyledi; "Bol sıvı alımı ve yeterli istirahat iyileşmenin anahtarıdır. Ateş düşürücüler doktor önerisiyle ve doğru dozda kullanılmalıdır. Gerekli durumlarda antiviral ilaçlar reçete edilebilir. Grip virüs kaynaklı olduğu için antibiyotikler rutin olarak kullanılmaz; ancak bakteriyel bir enfeksiyon eklenirse tercih edilir. Çocuğun bulunduğu oda düzenli olarak havalandırılmalıdır. Uzmanlar, influenzadan korunmanın en etkili yolunun grip aşısı olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle risk grubundaki çocukların her yıl aşılanması önerilir. El hijyenine dikkat edilmeli, hasta kişilerle temas edilmemeli ve kalabalık ortamlarda maske kullanılmalıdır. Bağışıklığı güçlendirmek için sağlıklı, dengeli ve doğal beslenme ile yeterli uyku çok önemlidir. Salgın dönemlerinde kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınılmalı, yaşam alanları sık sık havalandırılmalıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.