Hava Durumu

#Cumhuriyet Başsavcılıği

Yeni Marmara Gazetesi - Cumhuriyet Başsavcılıği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Başsavcılıği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti Haber

Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti

Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında eşi Turgay Begdeda’dan boşandıktan bir hafta sonra aniden ortadan kaybolan ve 10 yıldır faili meçhul olarak aranan 21 yaşındaki Ayşen Aycan dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden açılan dosyada çapraz sorguda cinayeti itiraf eden ve dün çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski eş Turgay Begdeda’nın, Kıralan ve Tokça mahalleleri arasındaki boş arazide gerçekleştirilen yer gösterme tatbikatına ait video kayıtları ortaya çıktı. Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yer gösterme mülakatında katil zanlısı koca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorularını soğukkanlılıkla yanıtlayarak 10 yıl sakladığı vahşeti tüm detaylarıyla anlattı. Ortaya çıkan görüntülerde Başsavcı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorusu üzerine Turgay Begdeda, "Virajdan döndüm. O zaman burada insan boyunda toprak yığınları vardı. Adamın biri tarlasına gitmek için toprak yığınının arasını açmış. Yeni açıldığı belli olan yeri görünce durdum. Toprağın yeni kazıldığını görünce elimle eşelemeye başladım. Elimle ne kadar kazdığımı hatırlamıyorum. Ayşen’i oraya koydum, daha sonra toprakla üzerini örttüm" dedi. Başsavcı Sünbül’ün "Senden başka kimse var mıydı? Maktul Ayşen Aycan buraya geldiğinde cansız vaziyette miydi" sorusuna ise Turgay Begdeda, "Yalnızdım. Buraya geldiğimde Ayşen cansızdı. Herhangi bir yerinde kan görmedim" diye konuştu. Katil zanlısı Turgay Begdeda’nın yer gösterme videosunda işaret ettiği ve iş makineleriyle kazı çalışması yapılan alanda henüz Ayşen Aycan’a ait herhangi bir bulguya rastlanılmadı.

Anne cinayetindeki 'kanlı mont' detayı düğümü çözdü Haber

Anne cinayetindeki 'kanlı mont' detayı düğümü çözdü

Olay, geçtiğimiz 8 Mart günü Germencik ilçesi Çamköy Mahallesi'nde meydana geldi. 76 yaşındaki Meryem Akgün'ün evinde ölü bulunmasının ardından soruşturma başlatıldı. Yaşlı kadının baş kısmındaki darp izleri üzerine olayın cinayet olabileceği değerlendirilirken oğlu İbrahim A. gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 348 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelenirken, çok sayıda kişinin ifadesine başvuruldu. Yapılan çalışmalar sonucunda şüpheler, yaşlı kadının oğlu İbrahim A. üzerinde yoğunlaştı. Gözaltına alınan İbrahim A. ifadesinde, annesiyle arazi anlaşmazlığı nedeniyle uzun süredir sorun yaşadığını söylediği öğrenildi. Olay günü bir arkadaşıyla Yeniköy civarında define aradığını anlatan İbrahim A.'nın, daha sonra annesinin evine gittiğini ve aralarında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine sinirlenerek evde bulunan odunla annesinin başına vurduğunu itiraf ettiği öğrenildi. İtirafın üzerine gerekli işlemleri tamamlanan İbrahim A., 12 Mart'ta sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kanlı mont olayın seyrini değiştirdi Soruşturmayı derinleştiren Germencik Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen Fırat B.'yi de gözaltına aldı. Şüphelinin evinde yapılan aramada ise kan lekeleri bulunan bir mont ele geçirildi. Kriminal inceleme sonrasında monttaki kan izlerinin Meryem Akgün’e ait olduğu tespit edildi. Cinayet şüphesiyle gözaltına alınan Fırat B.'nin suçlamaları kabul etmediği, ifadesinde ise, "Olayla bir alakam yok. Olay yerinde hiç bulunmadım. Montuma kan izleri nasıl bulaştı bilmiyorum" diyerek kendini savunduğu öğrenildi. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Vahşice öldürülen Kübra'nın son anları kameraya yansıdı Haber

Vahşice öldürülen Kübra'nın son anları kameraya yansıdı

Görüntülerde Yapıcı'nın 2 erkek ile bir kafede oturduğu ve gece saatlerinde mekandan ayrıldığı görüldü. Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları'nın faili meçhul suçları araştırma birimleriyle koordineli hızlı reaksiyonu ve acılı baba Yunus Yapıcı'nın birebir iz sürmesi sayesinde Kübra Yapıcı cinayeti kısa sürede aydınlatıldı. Antalya'da yaşayan Kübra Yapıcı'dan 30 Nisan gecesi saat 02.00'den sonra haber alınamaması üzerine baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Derhal başlatılan çalışmalar sonucu genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Soruşturma derinleştikçe "Ata" ve "Umut" isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Ancak verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. "Umut" isimli şüpheli, Kübra'yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Tam bu noktada devreye giren baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı. Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.'nin alınan ifadesi, cinayetin vahşetini gözler önüne serdi. İlyas Umut D., Kübra Yapıcı'nın diğer şüpheli Ata Berk S.'ye borcu olduğu gerekçesiyle Burdur'daki ormanlık alana götürüldüğünü ve burada silahla öldürüldüğünü anlattı. İtirafa göre cinayet sonrası ceset önce gömüldü, ardından tekrar çıkarılarak yakıldı. Parçaların bir kısmı ise baraj sularına atıldı. Bu kan donduran detaylar üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve jandarma teşkilatı da sürece dahil oldu. Deliller tek tek ortaya çıktı Şüpheli beyanları doğrultusunda yapılan aramalarda, ormanlık alanda Kübra Yapıcı'ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Bu bulgular, cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması adına kritik bir eşik oldu. Soruşturma kapsamında İlyas Umut D. gözaltına alınırken, cinayetin diğer faili olduğu değerlendirilen Ata Berk S., İstanbul'da kıskıvrak yakalandı. Cinayet mahalli Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı sınırlarında kaldığından dosyanın burada ikmal edileceği ve yargılamanın yapılacağı öğrenildi. Son anları kameraya yansıdı Öte yandan, genç kadının son anları güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı anlar yer aldı.

Yüsra'nın ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gelişme Haber

Yüsra'nın ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gelişme

Mahkeme kararında, olayın oluş şekli ve dosya kapsamındaki iddiaların ancak savcılık tarafından yürütülecek kapsamlı bir soruşturma ile netleştirilebileceği belirtilerek, önceki kararın hukuka uygun olmadığına hükmedildi. Bu doğrultuda dosya, gereği yapılmak üzere Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Yaklaşık 2 yıl önce Bursa Şehir Hastanesi'nde yaşanan olayda, Türkoğlu ailesi bahar nezlesi şikâyeti bulunan kızları Yüsra'yı akşam saatlerinde hastaneye götürdü. Ailenin iddiasına göre tedavi sürecinde yapılan tıbbi uygulamaların ardından çocuk kısa sürede fenalaştı. Yaklaşık 17 saatlik sürecin sonunda Yüsra hayatını kaybetti. Acılı anne Bursa Türkoğlu, sürece ilişkin yaptığı açıklamada kızını sağlıklı şekilde hastaneye götürdüklerini belirterek, "Elimizden tutarak götürdüğümüz çocuğumuzu 17 saat sonra kaybettik. Çok şükür soruşturma izni çıktı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu acıyı kimse yaşamasın" ifadelerini kullandı. Soruşturma izni verilen sağlık personelinin isimleri; Dr. M.G., Dr. C.A., Uzm. Dr. M.M.G., As. Dr. T.P., As. Dr. T.D.S., As. Dr. G.E.Ö., As. Dr. H.B.Ö., Uzm. Dr. A.G., Doç. Dr. A.O., As. Dr. H.Z.T., As. Dr. Ü.Y., Uzm. Dr. B.A., Uzm. Dr. N.G., Prof. Dr. M.T. ve Uzm. Dr. B.M. şeklinde yer aldı. Olayla ilgili soruşturma sürecinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüleceği öğrenildi.

Kurye kılığıyla girdiler, silahla alıkoydular... Özel Harekat kapıları koçbaşıyla kırdı Video Galeri

Kurye kılığıyla girdiler, silahla alıkoydular... Özel Harekat kapıları koçbaşıyla kırdı

     Bursa merkezli İstanbul ve Çorum'da iki ayrı suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 13 şüpheli gözaltına alındı, 11'i tutuklandı. Kurşunlama ve silahlı gasp olaylarına karışan çeteye yönelik baskın anları ise nefes kesti.      Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından suç örgütlerine yönelik geniş çaplı çalışma başlatıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu iki ayrı suç ağı deşifre edildi. Bursa merkezli olarak İstanbul ve Çorum'da Özel Harekat destekli eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 13 şüpheli yakalanırken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 11'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.      Soruşturmanın ilk ayağında, Nilüfer ilçesinde bir iş yerine yönelik kurşunlama eylemi mercek altına alındı. Yurt dışındaki firari örgüt yöneticisinin talimatıyla gerçekleştirildiği belirlenen saldırıda 9 şüphelinin birlikte hareket ettiği tespit edildi. Şüphelilerin İstanbul'da saklandıkları adreslere yapılan baskınlarda, eylemde kullanıldığı değerlendirilen 3 ruhsatsız tabanca ve 36 fişek ele geçirildi. İkinci olayda ise şüphelilerin kurye kılığına girerek bir iş insanının kapısını çaldıkları, kapının açılmasıyla birlikte silah zoruyla içeri girerek şahsı alıkoydukları ortaya çıktı. Zanlıların mağduru zorla götürerek gasp ettiği belirlendi.      Operasyon anları ise kameralara yansıdı. Özel Harekat polislerinin koçbaşıyla kapıları kırarak içeri girdiği anlar dikkat çekerken, baskınların hızı ve koordinasyonu "film sahnelerini" aratmadı. Yetkililer, suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtirken, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Eski erkek arkadaş vahşeti Haber

Eski erkek arkadaş vahşeti

Edinilen bilgiye göre olay, 4 Mart 2026 tarihinde Akşemsettin Mahallesi'nde meydana geldi. Nurşen Ü. (19), bir süre önce ayrıldığı ancak yeniden barışma aşamasında olduğu eski erkek arkadaşı S.Y. ile buluştu. İddiaya göre, ev bakma bahanesiyle genç kadını ıssız ara sokaklara yönlendiren S.Y., bir anda beyaz bir telefon şarj kablosuyla Nurşen Ü.’yü arkadan boğmaya çalıştı. Kablodan kurtulmak için büyük bir mücadele veren Nurşen Ü., saldırganın bu kez bıçaklı saldırısına maruz kaldı. İfadesinde yer alan bilgilere göre; karın bölgesinden, göbek deliğinden, sol bileğinden, sağ kasığından ve sırtından toplamda 10 bıçak darbesi alan genç kadın kanlar içinde yere yığıldı. Saldırgan, yaralı kadının telefonunu da gasp etmeye çalıştı ancak başarılı olamayınca olay yerinden kaçtı. Önce Tarsus sonra Mersin’de tedavi gördü Çevredeki vatandaşların yardımıyla Tarsus Devlet Hastanesine kaldırılan Nurşen Ü., burada gördüğü 5 günlük tedavinin ardından enfeksiyon riski nedeniyle Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi. Burada da yaklaşık bir hafta süren yoğun tedavi sürecini tamamlayan ve hayati tehlikeyi atlatan genç kadın, taburcu olur olmaz polise giderek saldırgandan şikayetçi oldu. Nurşen Ü., Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliğinde verdiği ifadede, şahsın kendisini öldürmeye teşebbüs ettiğini belirterek, "S.Y. hakkında davacı ve şikayetçiyim" dedi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ederken, şüphelinin yakalanması ve adli sürecin takibi sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.