Hava Durumu

#Darp

Yeni Marmara Gazetesi - Darp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Darp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yaşlı adamın boynunu kırmaya çalışıp, feci şekilde darbeden saldırgan tutuklandı Video Galeri

Yaşlı adamın boynunu kırmaya çalışıp, feci şekilde darbeden saldırgan tutuklandı

      Mersin'de 80 yaşındaki adam, evinin bahçesinde oturduğu sırada kasklı ve eldivenli saldırgan tarafından feci şekilde darbedildi. Boynu kırılmak istenen ve ağır yaralanan yaşlı adam yoğun bakıma alınırken, dehşet verici o anlar kameraya yansıdı. Şüpheli ise, 380 saatlik kamera görüntülerini inceleyen polis ekipleri tarafından yakalanarak tutuklandı. Olay, 24 Temmuz'da Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi Türkmen Sokak'ta yaşandı. Alınan bilgiye göre, yaklaşık 3 yıldır yürüme güçlüğü çeken 6 çocuk babası Hasan Hüseyin Belen (80), evinin bahçesinde oturduğu sırada gelen kasklı ve eldivenli bir şahsın saldırısına uğradı. Yaşlı adamın boynunu kırmaya çalışan saldırgan, bu sırada yere düşen adamın kafasını defalarca tekmeleyip kaçtı. Saatler sonra babasına yemek yedirmek için gelen kızı Ayfer Uyanık, durumu görüp yardım çağırdı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaşlı adamı Erdemli Devlet Hastanesine kaldırdı. Burada yapılan ilk müdahale sonrasında Belen, Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edilerek, yoğun bakıma alındı. Olay ise evin önündeki güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.      Polisin 380 saatlik kamera izleme çalışmasıyla kasklı şüpheli yakalandı Olayla ilgili Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl ve İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri çalışma başlattı. Polis, kasktan yola çıkarak adım adım çevredeki ve Kent Güvenlik Sistemi kameralarını takip etti. 114 güvenlik kamerasından 380 saatlik görüntü izleme ve saha çalışması sonucu motosikletle geldiği değerlendirilen şüphelinin yakın bir bölgede yaşayan A.Y. (47) olduğu tespit edildi. Şüpheli 3 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonla yakalandı. Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ifadesi alınıp adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin olayı itiraf ettiği, yıllar önce yaşanan bir olay nedeniyle yaşlı adamı darbettiğini söylediği öğrenildi.      "Arkadan gelip boynunu sağa sola kırmaya çalışıyor" Babasının 80 yaşında olduğunu belirten Ayfer Uyanık, "2-3 yıldır yürümekte çok zorlanıyor. Kendi ihtiyaçlarını ancak giderebiliyor. Yani çok yavaş yavaş hareket eden bir insan, destekle yürüyor. Geçtiğimiz hafta, 24 Temmuz Cuma günü ikindi üzeri darbediliyor. O anda darp olduğunu bilmiyordum. Akşam yemeğini yedirmek için eve geldiğimde baktım babam evimizin önünde yüzüstü uzanmış şekilde yatıyordu. İlk etapta kalp krizi geçirdi ya da yürürken düştü diye düşündüm. Sonra sırtüstü çevirince yüzünün kanlar içerisinde, mosmor olduğunu ve kafasının bir tarafının yamulduğunu gördüm. Tabii o an kriz geçirdim. Evde güvenlik kamerası vardı. Babamı o şekilde görünce yani kameranın bile varlığını unuttum. Hemen 112'yi aradım, polisler, ambulans geldi. Polisler kamerayı fark etti. 'Güvenlik kamerası çalışıyor mu?' diye sordular. Ben de 'Çalışıyor' dedim. Açtık, geriye doğru kayıtlara baktık. Orada başında kask olan, elinde eldiven olan birisi babamın arkasında, sandalyede otururken arkadan gelip boynunu sağa sola kırmaya çalışıyor. O arbedeyle sandalyeyle beraber babam yere düşüyor. Düşünce de ayağıyla babamın kafasını eziyor. Etkisiz hale getirdim diyerekten koşarak çalıların arasına doğru kaçıyor o adam" dedi.      "Canavarca saldırı, adalete güveniyorum, en ağır cezayı alsın" Mersin Şehir Hastanesi'nde anestezi yoğun bakımında babasının yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Uyanık, "Yüzde 1'lik bir yaşama şansı olduğu söyleniyor. Beyin ölümünün gerçekleştiği söyleniyor. İyi olma şansı var mı dersen bence yok. Şüpheli en ağır cezayı alsın. Yani adaletin en ağır cezası neyse onu alsın. Adalete güveniyorum, yasalarımıza güveniyorum. En ağır cezayı alsın. Yani yaşlı bir insandan nasıl bir alıp veremediğiniz olabilir. Farz et ki düşmansın, bir düşman bile yaşlı bir insana bunu yapmaz. Bu canavarca bir hareket, canavarca bir saldırı. Bu canavarca bir ruh hali. Ben başka bir açıklama yapamıyorum" diye konuştu.

Yaşlı adamın boynunu kırmaya çalışıp, feci şekilde darbeden saldırgan tutuklandı Haber

Yaşlı adamın boynunu kırmaya çalışıp, feci şekilde darbeden saldırgan tutuklandı

Olay, 24 Temmuz'da Erdemli ilçesi Koyuncu Mahallesi Türkmen Sokak'ta yaşandı. Alınan bilgiye göre, yaklaşık 3 yıldır yürüme güçlüğü çeken 6 çocuk babası Hasan Hüseyin Belen (80), evinin bahçesinde oturduğu sırada gelen kasklı ve eldivenli bir şahsın saldırısına uğradı. Yaşlı adamın boynunu kırmaya çalışan saldırgan, bu sırada yere düşen adamın kafasını defalarca tekmeleyip kaçtı. Saatler sonra babasına yemek yedirmek için gelen kızı Ayfer Uyanık, durumu görüp yardım çağırdı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaşlı adamı Erdemli Devlet Hastanesine kaldırdı. Burada yapılan ilk müdahale sonrasında Belen, Mersin Şehir Hastanesi'ne sevk edilerek, yoğun bakıma alındı. Olay ise evin önündeki güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Polisin 380 saatlik kamera izleme çalışmasıyla kasklı şüpheli yakalandı Olayla ilgili Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl ve İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri çalışma başlattı. Polis, kasktan yola çıkarak adım adım çevredeki ve Kent Güvenlik Sistemi kameralarını takip etti. 114 güvenlik kamerasından 380 saatlik görüntü izleme ve saha çalışması sonucu motosikletle geldiği değerlendirilen şüphelinin yakın bir bölgede yaşayan A.Y. (47) olduğu tespit edildi. Şüpheli 3 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonla yakalandı. Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ifadesi alınıp adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin olayı itiraf ettiği, yıllar önce yaşanan bir olay nedeniyle yaşlı adamı darbettiğini söylediği öğrenildi. "Arkadan gelip boynunu sağa sola kırmaya çalışıyor" Babasının 80 yaşında olduğunu belirten Ayfer Uyanık, "2-3 yıldır yürümekte çok zorlanıyor. Kendi ihtiyaçlarını ancak giderebiliyor. Yani çok yavaş yavaş hareket eden bir insan, destekle yürüyor. Geçtiğimiz hafta, 24 Temmuz Cuma günü ikindi üzeri darbediliyor. O anda darp olduğunu bilmiyordum. Akşam yemeğini yedirmek için eve geldiğimde baktım babam evimizin önünde yüzüstü uzanmış şekilde yatıyordu. İlk etapta kalp krizi geçirdi ya da yürürken düştü diye düşündüm. Sonra sırtüstü çevirince yüzünün kanlar içerisinde, mosmor olduğunu ve kafasının bir tarafının yamulduğunu gördüm. Tabii o an kriz geçirdim. Evde güvenlik kamerası vardı. Babamı o şekilde görünce yani kameranın bile varlığını unuttum. Hemen 112'yi aradım, polisler, ambulans geldi. Polisler kamerayı fark etti. 'Güvenlik kamerası çalışıyor mu?' diye sordular. Ben de 'Çalışıyor' dedim. Açtık, geriye doğru kayıtlara baktık. Orada başında kask olan, elinde eldiven olan birisi babamın arkasında, sandalyede otururken arkadan gelip boynunu sağa sola kırmaya çalışıyor. O arbedeyle sandalyeyle beraber babam yere düşüyor. Düşünce de ayağıyla babamın kafasını eziyor. Etkisiz hale getirdim diyerekten koşarak çalıların arasına doğru kaçıyor o adam" dedi. "Canavarca saldırı, adalete güveniyorum, en ağır cezayı alsın" Mersin Şehir Hastanesi'nde anestezi yoğun bakımında babasının yaşam mücadelesi verdiğini söyleyen Uyanık, "Yüzde 1'lik bir yaşama şansı olduğu söyleniyor. Beyin ölümünün gerçekleştiği söyleniyor. İyi olma şansı var mı dersen bence yok. Şüpheli en ağır cezayı alsın. Yani adaletin en ağır cezası neyse onu alsın. Adalete güveniyorum, yasalarımıza güveniyorum. En ağır cezayı alsın. Yani yaşlı bir insandan nasıl bir alıp veremediğiniz olabilir. Farz et ki düşmansın, bir düşman bile yaşlı bir insana bunu yapmaz. Bu canavarca bir hareket, canavarca bir saldırı. Bu canavarca bir ruh hali. Ben başka bir açıklama yapamıyorum" diye konuştu.

Anne ve oğlunun darbedildiği kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü Haber

Anne ve oğlunun darbedildiği kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

Bir sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilen duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı travmayı anlattı. Yıldırım, "Şuan sağ kulağım duymuyor, gözümde görme kaybı var. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum" dedi. Olay, Ramazan Bayramı'nın birinci günü (20 Mart 2026) İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal'ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Saldırıya uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı darbelerle ağır yaralanan, yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edilen Yıldırım, hastane tedavisinin ve geçirdiği ameliyatların ardından taburcu oldu. Soruşturma kapsamında Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ve Sema K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Geçtiğimiz cuma günü görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müşteki Meryem Yıldırım, oğlu Talha Kaan İzal ile taraf avukatları katıldı. Sanıkların suçlamaları reddettiği duruşmada mahkeme heyeti, Kürşat G.'nin tutukluluk halinin, diğer iki sanığın ise adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası yaşadığı süreci anlatan Meryem Yıldırım, olayın aslında başka bir kavganın yansıması olduğunu ve kendileriyle bir ilgisi bulunmadığını belirtti. Yıldırım, sanıkların mahkemedeki ifadelerinde gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Bayramın 1. günü oğlumla bir mekanda otururken darp edilmiştim. Bununla ilgili ilk duruşmamız gerçekleşti. 3 kişilerdi, 1 kadın 2 bey vardı. Birinin tutukluluk hali devam ediyor, diğer 2'si ise yurt dışı çıkış yasağı ve denetimli şekilde dışarıdalar. Olay aslında başka bir kavganın yansıması oldu. Bizimle alakası yoktu. Oğlum, 'Beyler küfür etmeyin, hanımlar var' dediği için sanıklardan Kürşat tarafından yumruk atıldı. Oğlum tekme attı, bende oğlumu kurtarmak için müdahale ettim ve olay yaşandı. İfadede daha çok, sanıklardan Sema Hanım ile benim aramda tartışma olduğunu ve merdivenden düştüğümü, kendilerinin suçsuz olduğunu söylüyorlar ama benim sanık Sema ile sadece, bana küllük fırlattığı için benim ona temasım oldu. Sadece saçlarımızı tuttuk. Onun dışında zaten ben, Kürşat ve Emrah tarafından darbedildim." "Şuan sağ kulağım duymuyor" Sağlık durumu ve psikolojik sürecine de değinen Yıldırım, "Şuan sağ kulağım duymuyor. Gözümde görme kaybı var. Konuşma bozukluğum vardı, biraz tedavi ve terapi ile düzeldi. Biraz daha iyiyim. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum. Psikolojik tedavi hala devam ediyor. Ataklar yaşıyorum, tedavim devam ediyor. İzmit'ten de uzaklaştım. Biraz uzak kalmak istedim, duruşma için geldim. Biraz daha kendime dönmeye çalışıyorum" dedi. "Beklentimiz öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarıydı" Meryem Yıldırım'ın avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkilinin aldığı darbelerin ölümcül nitelikte olduğuna dikkati çekerek iddianamedeki suç vasfına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ustabaşı, "Müvekkilin kafasında 60 dikiş var. Yüzünde kırılmamış kemik kalmamış ve bir gözünde de görme kaybı var. Bunlar herhangi birinin ölümüne yetecek kadar ağır yaralamalar. Bizim beklentimiz öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmalarıydı ancak dava 'neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama' suçundan açıldı. Şahıslardan biri tutuklu. Diğer iki sanığın tutuklanmasını istedik ancak onlar için adli kontrol kararının devamına karar verildi. Ekim ayında müvekkilim Adli Tıp Kurumundan tekrar bir kati rapor alacak. O rapor bize durumu daha açıklayıcı kılacak. Ayrıca müvekkilimin oğlu Talha'nın da dosyaya müşteki olarak dahil olmasını bekliyorduk. Dosya içerisinde tek müşteki Meryem Hanım. Talha da aynı şekilde zarar gören kişi. Savcılık makamı onun bu dosyada müşteki olmasını uygun görmemiş, durumu başka bir dosya üzerinden değerlendirmişler. O dosyayı da göreceğiz, bakalım neler olacak" diye konuştu. "Hastanelerde süründük, bana söz hakkı doğmadı" Olayda darbedilmesine rağmen bu davada müşteki sıfatıyla yer alamadığını ve duruşmada kendini ifade edemediğini dile getiren Talha Kaan İzal ise "Müşteki olarak duruşmada bulunamadım, bana söz hakkı doğmadı. Ben duruşmanın sonuna kadar dinledim. Zaten ilk duruşmaydı. Bende darbedildim. Darp raporu aldım, olaydan sonra hastanelerde süründük ama bana söz hakkı doğmadı. Karşı taraf benim için suçlamalarda bulundu. Durduk yere tekme attığım iddia edildi. Durduk yere atılmış bir tekme yoktu. Bana söz hakkı tanınmadığı için kendimi ifade edemedim. Müşteki olarak beni olaya dahil etmediler. Şikayetçi olmuştum ancak savcılık böyle uygun görmüş ama ben de şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

Bursa'da çöp yüzünden sağlık çalışanlarına saldırdılar: 2 yaralı Video Galeri

Bursa'da çöp yüzünden sağlık çalışanlarına saldırdılar: 2 yaralı

     Bursa'da 112 istasyonunun yakınındaki direğe çöp atma meselesi yüzünden yaşanan tartışma sonrası 7-8 kişilik yabancı uyruklu grup, sağlık görevlilerine saldırdı. Güvenlik kameralarına yansıyan olayda 2 acil tıp teknisyeni darp sonucu yaralandı. Saldırganların istasyonun önüne çöp bıraktıktan sonra çıkan tartışmayla istasyonun kapısını yumrukladığı, sağlık görevlilerinin dışarı çıkmasının ardından ise saldırdığı görüldü. Olay, merkez Osmangazi ilçesine bağlı Gülbahçe Mahallesi'nde, akşam saat 20.00 sıralarında Gülbahçe 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nda meydana geldi. Çöp atılması nedeniyle başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre, 7-8 kişilik yabancı uyruklu grup, önce 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu'nun kapısını yumruklayarak içeride bulunan sağlık görevlilerine tepki gösterdi. Uyarmak için dışarı çıkan sağlık görevlileri T.E ile O.A., grubun saldırısına uğradı. Yaşanan arbede sırasında darp edilen iki sağlık görevlisi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sağlık görevlileri, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı, arbede sırasında yabancı uyruklu şahısların cebinden kesici alet düştüğü iddia edilirken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.      Saldırı anı güvenlik kamerasında Bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, grubun önce istasyonun kapısını yumrukladığı, sağlık görevlilerinin dışarı çıkmasının ardından taraflar arasında arbede yaşandığı ve iki sağlık görevlisinin darp edildiği görüldü. Gülbahçe Mahalle Muhtarı Ömer Şen ise yaşanan olaya ilişkin, "Çöp atma meselesinden kavga çıkıyor. Sağlık görevlilerimize yabancı uyruklu kişiler saldırıyor. Sonrasında polis ekiplerimiz olaya müdahale ediyor. Devletimizin konuyla ilgili kararlarına güveniyoruz, gerekli işlemleri yapacaklardır. Sağlık görevlilerimiz bizim canımızdır. Onların böyle bir durum yaşaması hiç hoşumuza gitmedi, tüm sağlık görevlilerine geçmiş olsun" dedi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. Polisin şahısları yakalamak için çalışma başlattığı öğrenildi.

Cami avlusunda uygunsuz davranış uyarısı saldırıyla bitti Haber

Cami avlusunda uygunsuz davranış uyarısı saldırıyla bitti

Olay, 9 Temmuz günü saat 22.00 sıralarında, Alikahya Atatürk Mahallesi'ndeki İmam-ı Rabbani Camii'nde meydana geldi. İddiaya göre, cami avlusunda alkol alarak uygunsuz davranışlarda bulunan gençleri cami imamı uyardı. Uyarının ardından çıkan tartışmada erkek şüpheli, imama saldırdı. İmam, aldığı darbelerle yere düştü. Bir süre olay yerinden uzaklaşan çift yeniden camiye geldi ve erkek şahıs, imamı ikinci kez darp etti. Durumu fark eden vatandaşlar araya girerek şüpheliye engel olmaya çalıştı. Yaşananlar caminin güvenlik kamerasınca kaydedildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. "İmam, cami avlusunda uygunsuz davranışta bulunan gençleri uyarınca darp edildi" Yaşananları anlatan İmam-ı Rabbani Camii yönetim kurulu üyesi Uğur Uludoğan, "Hazin bir olayla karşı karşıya kaldık. Bu olay bizi ve camiamızı derinden üzdü. Buraya gelen genç arkadaşlar, yatsı namazına 40 dakika kala, lojmanın kenarında bayan arkadaşıyla beraber 1-2 saat önceden alkol almaya başlamışlar. Akşam yatsı namazında hocamız, lojmanından inerken kadın ve erkek 2 genci uygunsuz vaziyette görüyor. Kendilerini ikaz ederek, ‘Burası bir cami avlusu, burada yapmış olduğunuz davranışlar hoş değil' diyor. Bunun üzerine şahıs, Ö.K. hocamıza saldırıyor, darp ederek yere düşürüyor. Yanında bulunan arkadaşı da araya girip ayırmaya çalışıyor. Ancak darp eden şahıs tekrar gelerek hocamıza hücum ediyor. Hocamız da karakola teslim etmek için şahsı elinden yakalıyor ve bırakmıyor. Şahıs da hocamızın kolunu ısırıyor" diye konuştu. Olayın kabul edilemez olduğunu söyleyen Uludoğan, "Bu artık darptan çıkmış, vahşete dönüşmüş. Dolayısıyla hoş olmayan, nahoş şeyler yaşanıyor. Vatandaşlar gelerek araya giriyor. Cami imamımız darp raporunu aldı, şu an istirahatte" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.