Hava Durumu

#Darp

Yeni Marmara Gazetesi - Darp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Darp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır’da dehşet: Nikahlı eşini 30 yerinden bıçakladı! Haber

Diyarbakır’da dehşet: Nikahlı eşini 30 yerinden bıçakladı!

Diyarbakır'da eşi tarafından 30 yerinden bıçaklanan 40 yaşındaki iki çocuk annesi kadının görümcesi, iddiaya göre şikayetini geri çekmesini istedi. Mağdur kadının avukatı, müvekkilinin cezaevinde tutuklu olan kocası tarafından "Yarım kalan işimi tamamlayacağım" diyerek tehdit edildiğini de söyledi. Edinilen bilgiye göre, iki çocuk annesi F.D. (40), 13 Nisan'da 16 yıllık evli eşi M.Z.B. (58) tarafından apartman girişinde kendisini aldattığı gerekçesiyle 30 yerinden bıçaklandı. F.D., saldırı sonrası üç gün yoğun bakımda kaldı. Saldırgan tutuklu yargılanırken, zanlının kız kardeşi iddiaya göre F.D.'den şikayetini geri çekmesini istedi. F.D.'nin avukatı Türkan Gülistan Tekin, müvekkilinin 13 Nisan'da sabah 06.30 sularında nikahlı eşi tarafından vahşice 30 yerinden bıçaklandığını söyledi. Şahsın tutuklandığını belirten Tekin, soruşturma dosyasının halen devam etmekte olduğunu ifade etti. Dosyanın hızlı bir şekilde ilerlemesini talep ettiklerini aktaran Tekin, "Allah'tan müvekkilime karşı girişimde bulunulan bu durum ölümle sonuçlanmadı. Fakat yine adamın kastı müvekkilimi öldürmekti. Çünkü müvekkilimi 30 farklı yerinden bıçakladı. Olayı namus davasına çevirdi. Müvekkilim 30 yerinden bıçaklandı. Buna rağmen vuran şahsın ailesi müvekkilimi aramakta, şikayetinden vazgeçmesini istemektedirler. Müvekkilim kesinlikle vazgeçmeyecek. Bu şahsın güneş yüzü görmeyecek şekilde yargılanmasını istemekteyiz" dedi. Sonuna kadar bu konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan avukat Tekin, "Dosyamız savcılıkta, henüz iddianame düzenlenmedi. Sadece müvekkilim ve şahsın ifadeleri dosyada mevcut. Herhangi bir gelişme yok. İddianamenin daha hızlı bir şekilde düzenlenmesini bekliyoruz. Somut delil olarak adamın HTS'lerini istedik. Yeni istedik, daha dosyaya gelmedi. Olayın işlendiği yer bina içi olduğu için kamera görüntüleri olmadığı için o görüntüler yok. Yalnız evin yanında market var, onun görüntülerini istedik. Bunlar toplandığı takdirde bütün gerçek ortaya çıkacak" diye konuştu. Şahsın müebbet ceza ile cezalandırılması gerektiğini söyleyen Tekin, "Şahıs daha düşük bir ceza alırsa çıkıp tekrardan müvekkili öldürmeye çalışacaktır. Cezaevinden farklı insanlara da "Yarım kalan işimi tamamlayacağım" diye haberler göndermiş. Müvekkil, hem kendi ailesi hem de adamın ailesi tarafından yalnız bırakıldı. Müvekkil, hatta öz kızı tarafından da yalnız bırakıldı. İlk aşamada müvekkilin 15 yaşındaki kızını ikna ettiler. Müvekkilin 15 yaşındaki kızı, annesinin aleyhine ifade verdi babasının cezaevinden çıkması için. Gelinen aşamada müvekkilimin kızı tekrar savcılığa gidip, tekrar dilekçe verdi" şeklinde konuştu.

Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda" Haber

Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda"

Genç kadının kayda aldığı görüntülerde, şüphelinin cinsel organıyla oynadığı anlar yer alırken, "Ben hovardayım, hovarda" diyerek güldüğü de duyuldu. Şüphelinin yaklaşık bir ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesinin ardından yaşadığı korku dolu anları anlatan Ak, "Alelade organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var. Ben bunlardan tiksindim. Benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil" dedi. Olay, 4 Nisan'da Körfez ilçesindeki Hamit Kaplan Caddesi'nde yer alan otobüs durağında meydana geldi. Kız arkadaşıyla buluşmak üzere durağa gelen 28 yaşındaki Kübra Ak, olaydan yaklaşık bir hafta önce de kendisini rahatsız ettiği iddia edilen M.B.'ye (56) rastladı. Genç kadının durağa geldiğini gören şüpheli M.B., bakışlarıyla başladığı tacizin ardından herkesin içinde cinsel organıyla oynamaya başladı. M.B.'nin tavırlarından rahatsız olan genç kadın, cep telefonu kamerasıyla yaşananları anbean kaydetmeye başladı. Görüntülerde, şahsın cinsel organıyla oynadığı, zaman zaman dilini çıkarıp içinden söylendiği ve Ak'a bakıp kafasını salladığı, bu sırada yanlarında duran bir başka vatandaşın ise yaşananlara tepkisiz kaldığı görüldü. "Ben hovardayım, hovarda" Kübra Ak'ın yanına yaklaşan şüpheli, onu izlediğini ve durağa karşıdan geldiğini gördüğünü söyledi. Görüntülerde, bir süre daha genç kadının yanında duran M.B.'nin, gülerek "Ben hovardayım, hovarda" dediği duyuldu, ardından ise "Sevgili arıyorum" dediği öne sürüldü. "Seni terk eder giderim" Bu sözler üzerine Kübra Ak, "Nasıl yani? Siz hovardasınız ve sevgili mi arıyorsunuz? Söylemek istediğiniz bu mu?" diyerek tepki gösterdi. Şüphelinin, "Yanlış anlama, seninle işim olmaz. Benim şu an işim var" şeklindeki yanıtı üzerine genç kadın, "Neden bana hovarda olduğunuzu söylüyorsunuz? Ben şu an bunu yanlış anlıyorum. Beni oradan buraya takip ediyorsunuz" ifadelerini kullandı. Şüpheli M.B. ise "Seni terk eder giderim" karşılığını verdi. Yaşadığı korkuyla durumu mesaj attığı arkadaşının polis çağırmasının ardından, olayın getirdiği öfkeyle genç kadın şüpheliye birkaç kez vurdu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alınan 2 çocuk babası M.B., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. İlk duruşmada tahliye kararı Yaklaşık bir ay tutuklu kalan sanık M.B., iki gün önce görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden sanık, "Ben durakta bekliyordum. İki dakika durmadan ayrıldım. O kendi kendine konuşuyordu, canlı yayın mı yapıyordu ne yapıyordu anlamadım. Rahatsız olup ayrıldım. Hepsi iftira" şeklinde savunma yaptı. Sanık avukatı ise videoda ve sözlerde suç teşkil edici bir unsur olmadığını öne sürerek, "Görüntüler yanlış anlaşılmaya uygundur. Suç teşkil edip etmediği tartışmaya dayalıdır. Tutuksuz yargılanmasına karar verilmesini talep ederiz" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi. "Ağlama krizine girdim, karmaşıklık yaşadım" Yaşadığı travmayı İHA'ya anlatan 28 yaşındaki Kübra Ak, olayın aslında 1,5 ay öncesine dayandığını söyledi. Ak, "Yaklaşık 1,5 ay önce bir kere burada kendisiyle karşı karşıya kaldım. Karşıdan buraya yanıma geldi ve cinsel organıyla oynuyordu. O zaman sessiz kalıp gittim ve az ileride ağlama krizine girdim. İster istemez bir karmaşıklık yaşadım. Ne yapacağımı bilemiyordum" dedi. "Sevgili aradığını söylüyor, yüzüme bakarak cinsel organıyla oynuyor" Bu olaydan yaklaşık bir hafta sonra (olay günü) M.B.'yi aynı bölgede bir kez daha gördüğünü ifade eden Ak, şöyle konuştu: "Arkadaşımı beklemek üzere karşıdan durağa geçtim. Benim ardımdan adam geldi, karşıya geçip bana kaş göz yaptı, dilini çıkarttı, ağzının içerisinde bir şeyler geveledi ve bu sırada da cinsel organıyla oynuyordu. Burada bir beyefendi vardı başımızda, onu kaldırıp, 'Karşı durağa gitmen gerekiyor, senin otobüsün orada' diyip göndermeye çalıştı. Otobüs geldiğinde beyefendi kalkıp gitti. Sonra gelip buraya, 'Ahmak işte, göndermeye çalıştım gitmedi' gibi şeyler söyledi. Ben oralı olmamaya çalışıyorum ve video kaydına devam ediyorum. Bana İzmit'e gideceğini söyledi. Ben de, 'Beni o duraktan buraya kadar takip ettiniz, gördünüz geldiğimi' dedim. 'Evet, indin, geldiğini gördüm' dedi. Bunlar zaten video kaydında da var. Benim geldiğimi gördüğünü söylüyor. İzmit otobüsü geldiğinde, 'Otobüs geldi, gitmeyecek misiniz?' dedim. 'Yok, ben arkadaşımla buluşacaktım' dedi. Otobüs gittikten sonra bana 'Ben hovardayım, sevgili arıyorum' dedi. Ben tabii orada anlayamıyorum, konuşmasını da anlayamıyorun. 'Hovardayım işte' deyip kahkaha atıyor. Ben o an şaşırdım. Sevgili aradığını söylüyor, yüzüme bakarak cinsel organıyla oynuyor." "Ben yaşımdan dolayı niyetini anlayabilirim ama küçük çocuklar anlayamayabilir" Kübra Ak, olayın yaşandığı durağın hemen yakınında bir okulun bulunduğuna dikkati çekerek, "Burası kalabalık bir ortam, çocukların okuldan çıktığı bir yer. Ben yaşımdan dolayı niyetini anlayabilirim ama küçük çocuklar anlayamayabilir. Hemen aşağısı dere, birine zarar gelse, boğuşma olsa... Ben bunların hepsini düşünerek arkadaşımdan destek istedim. Polis çağırdı. Polisi karşıda görünce 'İstemezsen sen bilirsin' gibi benimle konuşarak arkasını döndü gitti. Ben o an sinirlerime hakim olamadım. Kendimi koruma içgüdüsüyle mi anlamadım birkaç kez vurdum. Ben vurunca polisler yakalamalarını söyledi. İnsanlar yakalayıp adamı getirdiler. Polise şikayetçi olduğumu söyledim. O gece karakolda kaldı" diye konuştu. "Organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var" Ak, sözlerine şöyle devam etti: "Mahkemeye gittim. Kendisi zaten avukat tutmuş. İfadesinde kendisine iftira attığımı söylüyor. Benim onu darp ettiğimi, kameraya alırken de canlı yayın yapıyormuşum, kendi kendime söylendiğimi, bu sebeple gittiğini söylüyor. Ben ona gidip saldırıyormuşum, kendi beyanı bu şekilde ama tabii hiçbir şekilde böyle bir şey yok. Ben o süreçte kendisini video kaydına alıyordum, kendimi koruma amaçlı. Burada gerçekten birine bir şey olabilirdi. Şuan dava devam ediyor. Kendisi serbest bırakıldı. Yaklaşık bir ay tutuklu kaldı. Açıkçası böyle insanların, özellikle çocuklara, kadınlara, insanlara zarar vermesini istemiyorum. Ben kendisinden şikayetçiyim. Süreç devam ediyor. Ayrıca ben velilerin de dikkat etmesini istiyorum. Hem okul köşesinde hem de kalabalık bir ortamda cinsel organıyla oynayan bir insan her şeyi yapabilir diye düşünüyorum. Kendilerinin 'görüntüler yanlış anlaşılmaya müsait' gibi bir beyanı oldu ama ben görüntülerin yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu düşünmüyorum. Alelade organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var, videolarda da belli. Ben bunlardan tiksindim. Bir başkasının, özellikle de küçük çocukların asla bunu yaşamasını istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum." "Benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil" Hayatında ilk kez böyle bir olayla karşı karşıya kaldığını vurgulayan genç kadın, "Böyle olayları okumak ile yaşamak gerçekten çok farklı. Duyunca, 'Geçmiş olsun' deyip bu kötülüğü yaşayan kişiyle empati kurmaya çalışıyorsunuz ancak yaşadığınızda ne tepki vereceğinizi, çevrenin baskısı, kimse yardım etmiyor...Ben bu olayı yaşarken durakta bir beyefendi vardı, o bile konuya dahil olmuyor. Belki gündemden dolayı dahil olamıyordur ama hoş bir durum değil. Bir kadının yüzüne bakarak iğrenç bir hareket sergileniyor, bu hoş bir durum değil. Yaşadığım duygu karışıklığı, sinir, öfke, vücuduma gelen titremeler...Kendimi ifade bile edemedim. Zaten bu yüzden şahsa vurdum ama bu duyguyu yaşadığım için bu gerçekleşti. Kötü bir şey, kimsenin başına gelsin istemem. Tamam, bana fiziksel olarak dokunmamış olabilir ama benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil. Hiç kimse bir başkasının yüzünü, bedenini tatmin aracı olarak kullanamaz" ifadesini kullandı. Süreç içerisinde şahısla uzlaşmayacağının altını çizen Ak, "Maddi olarak tazminat talebim yok, ceza almasını istiyorum. Ulu orta bunu yapan bir insan başka şeyler de yapabilir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Bursa'da alkollü genç kızlar ortalığı karıştırdı, yol kenarında bekleyen sürücü ve aracına saldırdılar Video Galeri

Bursa'da alkollü genç kızlar ortalığı karıştırdı, yol kenarında bekleyen sürücü ve aracına saldırdılar

     Bursa'da alkollü genç kızlar, yol kenarında bekleyen bir sürücüyü başka birine benzeterek hem sözlü hem fiziki saldırıda bulundu. Olayda araçta maddi hasar meydana gelirken, sürücü de darp edildi.      Olay, merkez Nilüfer ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Nilüfer Hatun Caddesi Podyumpark eğlence merkezinin yanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Muhammet C., yol kenarında aracında beklediği sırada başka bir araçtan inen şahıslar tarafından hedef alındı. İddiaya göre, sürücüyü başka birine benzeten grup, önce araca binmeye çalıştı, ardından kapıyı zorladı. Yaşadığı anları anlatan Muhammet C., "Arabama binmeye çalıştı, 3 kere kapıyı zorladı. Camı indirip ‘Ne oldu' dedim' dedi. Ben de tepki gösterince üzerime geldiler. Telefonumu çıkarıp kayda başladım, onlar da çekmeye başladı. Sonra bana vurdular. Arabaya saldırdılar, aracı mahvettiler" dedi.      İddiaya göre, alkollü olduğu öne sürülen genç kızlardan biri aracın ön camını çatlatırken, grup sürücüye hakaretler savurdu.      Saldırı sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayan Muhammet C.'nin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Darp edildiğini belirten genç, boyun kısmında ağrı olduğunu ifade etti.      Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü. İki taraf da birbirinden şikayetçi oldu.

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler: "Merdivenlerden düştü" Haber

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler: "Merdivenlerden düştü"

Meryem Yıldırım'ın avukatı ise şüphelilerin olaydan sadece 5 dakika önce kendilerini uyaran 18 yaşındaki başka bir kadına daha saldırdığını belirterek, "İki dosyada birleştirildi. Şüphelilerin, kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarını istiyoruz" dedi. Olay, Ramazan Bayramı'nın birinci günü İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu. Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ile Sema K. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. "Kadınlara vuran kimse olduğunu görmedim" Zanlıların olay günü polis ve savcılık ifadelerine de ulaşıldı. Şüphelilerden Emrah G. (31) savunmasında, "Arkadaşlarım Kürşat G., Enes I., Metin A., Sema K. ve Sercan Ş. ile birlikte eğlenmeye gittik. Biz eğlence mekanından çıkarken Kürşat'a biri omuz attı. Kimin omuz attığını bilmiyorum. Sonrasında herhangi bir olay çıkmasın diye yolumuza devam ettik ancak Kürşat'a arkadan birisi tekme attı. Bu esnada 5-6 kişi aynı anda kavgaya başladılar. Ben Sema ile yaralanan Meryem isimli şahsın saç başa kavga ettiğini gördüm. Bu şahıslar sonra yere düştü. Yere düştükleri zaman kadınlara vuran kimse olduğunu görmedim. Bu esnada Kürşat'ın kadınları ayırdığını gördüm. Kürşat yerden Sema'yı kaldırıyordu. Ben bu esnada tramvay yoluna doğru gidiyordum. Olay yerinde değildim" diye konuştu. "Suçu öğrenince şok oldum" Yaralanan Meryem Yıldırım'ı olay günü sadece Sema K. ile kavga ederken gördüğünü iddia eden Emrah G., "Sema'nın merdivenlerden yere düştüğünü de görmedim. Sonrasında biz eve gittik. 1 gün sonra sivil polisler evime gelerek beni karakola getirdi. Ben olay esnasında kesinlikle ne Meryem'e ne de başka bir kadına dokunmadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben daha önce Suriye'de uzman çavuş olarak devlete hizmet etmiş birisiyim. 29 aylık oğlum, 11 aylık kızım var. Kaçma şüphem yoktur. Özel güvenlik görevlisiyim. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Suçu öğrenince şok oldum" şeklinde konuştu. "Meryem merdivenlerden düşerek yaralanmıştır" Tutuklu bulunan Kürşat G. (30) de, "Olay günü arkadaşlarımla eğlenmeye gitmiştik. Çıkışta bir arkadaşla omuzum çarptı bundan dolayı bir sürtüşme oldu aramızda daha sonra biz buradan uzaklaştık. Montum ve saatimi orada unuttuğumu fark edip kapının önünden geri döndük. O esnada mekanda oturan birisi ismini sonradan Talha Kaan İzal olduğunu öğrendiğim şahısla göz göze geldik. Birbirimize ters ters baktık bir süre sonra sinkaflı küfürlerde bulunarak bana tekme attı, yere düştüm. Sonra biz dışarı çıktık, araya bekçiler girdiği için karşılık veremedim. Daha sonra kapının önüne çıktık. Bizimle birlikte bulunan Sema isimli arkadaşımızla Talha Kaan İzal'ın annesi olan Meryem Yıldırım içeride kavgaya tutuşmuş. Ben kesinlikle Meryem Yıldırım ve oğluna vurmadım. Tam tersine bu kavgayı ayırmak için aralarına girdim. Meryem ve oğluna vuran kimseyi görmedim. Sadece Sema ile Meryem'in kavga ettiğini gördüm. Kavga ederken saç başa girmişlerdi. Meryem üst katta bulunan barın merdivenlerinden düşmeden önce Sema ile kavga etmişlerdir. Zaten düştükten sonra kendisini ambulansla hastaneye götürdüler. Meryem merdivenlerden düşerek yaralanmıştır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. "Meryem benim saçımı çekince ben dengemi kaybettim ve beraber yere düştük" Bir diğer şüpheli Sema K. (36) ise olay günü birden kargaşa çıktığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu esnada mekan sahibi yüzüme tokat attı. Ayrıca tanımadığım ve bilmediğim bir şahıs da benim kaburgama tekme attı. Benim kendilerine herhangi bir eylemim olmadı. Ben Kürşat ve Emrah'ın herhangi kişiye bir şey yaptığını görmedim. Genel olarak bir kargaşa içerisinde olduğumuz için arkadaşlarımı götürmeye ve onları sakinleştirmeye çalıştım. Tam arkadaşlarımı sakinleştirip götüreceğim esnada bir anda arkamdan birisi bana saldırıp saçımı tuttu ve çekti. Arkamı döndüğümde müşteki Meryem olduğunu fark ettim. Kendisinin ismini dosya kapsamında öğrendim. Öncesinde tanışıklığım bulunmamaktadır. Meryem benim saçımı çekince ben dengemi kaybettim ve beraber yere düştük. Yardımcı olmak amacıyla Meryem'i tutup kaldırdım. Sonrasında bir daha bana saldırmaya başladı." "Meryem'den şikayetçiyim" Meryem Yıldırım'ı sadece kolundan ittiğini öne süren Sema K., "İtince Meryem tekrar yere düştü. Sonrasında da bekçiler olaya müdahale ettiler ve ayırdılar. Benim Meryem'e karşı herhangi bir darp eylemim olmamıştır. Sadece onun bana saldırması üzerine kendimi koruma amacıyla hareket ettim. Kürşat'ın veya Emrah'ın da Meryem'i darp ettiğini görmedim. Çünkü ben kargaşa sebebiyle yerdeydim, kendime kapaklanmıştım ve kendimi korumaya çalışıyordum. Meryem'de meydana gelen nitelikli yaralamayı benim meydana getirmem mümkün değildir. Çünkü benim Meryem ile aramda olan eylemler kamera görüntülerinden de görüleceği üzere itişmeden ibarettir. Ayrıca yaşanan olaydan sonra Meryem'in merdivenden düştüğü hususunun da göz önünde bulundurulmasını istiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Meryem isimli şahsı darp etmedim, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet vermedim. Yaşanan olaylarla ilgili beni darp eden Meryem, mekan sahibi ve tanımadığım şahıstan davacı ve şikayetçiyim" diye konuştu. "Müvekkilim tehdit ediliyor" Meryem Yıldırım ve oğlunun avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkillerinin ciddi bir saldırıya maruz kaldığını vurgulayarak, olayın basit bir kavga olmadığını ifade etti. Ustabaşı, hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini belirterek, şu bilgileri paylaştı: "Şüpheliler, 'hanımefendiye bir şey yapmadık' iddialarında bulundu. 3 şüpheli de kadını tanımadıklarını, eylemlerini kendileri gerçekleştirmediklerini söylüyorlar ancak olay böyle değil, kamera kayıtlarında da görülüyor. Şahıslar müvekkilimizi öldüresiye şekilde darp ediyor. Bu şahıslardan 1'i tutuklandı, diğer 2'si ise serbest bırakıldı. Tutuklanma talebinde bulunmuştuk ama talebimiz sulh ceza hakimliğince reddedildi. Dosya içerisinde uzaklaştırma kararı aldırmak için talepte bulunmuştuk. Müvekkilimiz tehdit ediliyordu, tutuklu şüpheli ile dışarıda olan şüpheli görüntülü konuşarak ve bunu sosyal medyada ekran görüntüsü olarak paylaşarak müvekkilimize bir tehditleri vardı. Uzaklaştırma talebimiz, bu olayın kadına karşı şiddet değil, adli vaka olduğu belirtilerek reddedildi. İtirazda bulunduk ve uzaklaştırma kararı aldırabilirdik. Koruma kararı talebimiz de olumlu bulundu." "Olay günü başka bir kadına daha saldırdılar" Şüphelilerin olay günü başka bir kadına daha saldırdığını iddia eden Ustabaşı, "Müvekkilimiz Meryem Yıldırım saldırıya uğramadan 5 dakika önce, şüphelilerin ifadelerinde de belirttiği gibi bir kavga oluyor. Bu kavga esnasında da sandalyede oturan 18 yaşındaki genç kadın, 'niye bağırıyorsunuz' dediği için sandalye fırlatıp, yumruk atıyorlar. Hanımefendi darp raporu aldı, savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki dosya da birleştirildi. Şüphelilerin, kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarını ve her birinin tutuklanmalarını istiyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.