Hava Durumu

#Dava

Yeni Marmara Gazetesi - Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bozbey ve Erdem yeniden hakim karşısında Haber

Bozbey ve Erdem yeniden hakim karşısında

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklu yargılanan Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesi önceki dönem Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 63 sanıklı davanın ikinci duruşması, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu'nda başladı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ikinci duruşmasında tutuklu bulunan 16 sanık yeniden hakim karşısına çıktı. Davanın ilk duruşması 20 Temmuz'da gerçekleştirilirken, 37 tutuklu sanığın bulunduğu duruşma 11 gün sürmüştü. Mahkemenin ara kararı ve sonraki tutukluluk incelemeleriyle birlikte 21 kişi tahliye edilirken, tutuklu sanık sayısı 16'ya geriledi. İlk duruşmada Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem, yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Dava kapsamında hazırlanan iddianamede Mustafa Bozbey hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlamaları yöneltildi. Bozbey hakkında toplam 402 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede Turgay Erdem hakkında ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'in liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. Sanıklar hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamaları bulunuyor. Yaklaşık 2 aylık aranın ardından yeniden hakim karşısına çıkan sanıkların hukuki durumlarının yanı sıra dosyadaki deliller ve tarafların taleplerinin ele alınması bekleniyor. Toplam 63 sanığın yargılandığı davada ikinci duruşma öncesinde 16 sanığın tutukluluğu sürüyor. Duruşmada özellikle tutuklu sanıkların durumuna ilişkin verilecek kararlar yakından takip edilecek. Bozbey'in eşi Seden Bozbey ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın da davaya girmek için adliyeye geldiği görüldü.

Bebeğini çöpe atan annenin ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi Haber

Bebeğini çöpe atan annenin ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi

Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre eşinden boşandığı öğrenilen 3 çocuk annesi Hanım C. (42), hamileliğini gizleyerek evinde tek başına doğum yaptı. Doğum sonrası rahatsızlanan kadın, 14 Ekim'de Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan kontrollerde doğum yaptığı belirlenen kadının bebeğinin ortada olmaması üzerine durum polise bildirildi.Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kadının beyanı doğrultusunda çöp konteynerleri ve çöp aktarma istasyonunda arama yaptı ancak bebeğe ulaşılamadı. Tedavisinin ardından gözaltına alınan Hanım C., ilk ifadesinde bebeğini evde doğurduğunu, bir süre sonra öldüğünü fark ederek poşete koyup çöpe attığını söyledi. Savcılıktaki ifadesinde ise bebeğin canlı doğduğunu belirtti. Tutuklanan Hanım C. hakkında "yenidoğan çocuğu kasten öldürmek" suçundan Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın bugün görülen üçüncü duruşmasında tutuklu sanık Hanım C., "Çocuğum ölü doğdu. Canlı doğsaydı bakardım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuklu olduğum için özel çocuğum ve diğer çocuklarım mağdur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı İlhan Ayrancı ise "Sanık gerek hastanede gerekse poliste ölü doğum yaptığını söylemiş, ilk ifadesinde kendinde değilken canlı doğduğunu söylemiştir. Bebeğin canlı doğduğuna dair delil yoktur. Biz müvekkilimin beraat kararı verilmesini istiyoruz" diye konuştu. Savcı, toplanan deliller doğrultusunda mütalaasını açıklayarak Hanım C.'nin "çocuğu ve alt soyu nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatı İlhan Ayrancı'nın mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre istemesi üzerine duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Ayser Çalık Ortaokulu Davasında Tepki Çeken Karar Haber

Ayser Çalık Ortaokulu Davasında Tepki Çeken Karar

Kahramanmaraş'ta Ayser Çalık Ortaokulu'nda silahlı saldırıyı düzenleyen İsa Aras Mersinli'nin annesi P.P.M'ye tahliye kararı verildi. Okul saldırısında hayatını kaybeden öğrenciler ve öğretmen Ayla Kara'nın aileleri karara tepki gösterdi. Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması yaklaşık 16 saat sürdü. Duruşmada saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi P.P.M'nin oy çokluğuyla tahliye edilmesine aileler tepki gösterdi. Adliye önünde açıklama yapan ailelerin avukatı Özcan Kara ile hayatını kaybedenlerin yakınları, tahliye kararına itiraz edeceklerini belirtti. Ailelerin avukatı Özcan Kara, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunarak, "Adil yargılanma hakkını burada ihlal etmiş ve caninin annesi P.P.M'nin oy çokluğuyla tahliyesine karar vermiştir. Bu karar derhal Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bizim talebimizle itiraz edilecektir. Ve üye hakimlerin muhalif üye hakim dışında diğerleri için de reddi hakim talebinde bulunacağız. Tarafsızlıklarını kaybettiğini düşünüyoruz. Bu kadar ihmaller zincirine sebep olmuş birinin bu aşamada tahliyesi hukuk skandalıdır. Bir ay önce tensip zaptında aynı başkan tutukluluğun devamı görüşü vermişken bir ay sonra ne değişmiştir? Hatta bu yargılamada ihmaller zinciri daha fazlasıyla ortaya çıkmıştır. Annenin de ihmali ortaya çıkmıştır. Bu ihmaller zincirinde bu tahliye kararı bir hukuk skandalıdır. Biz buna Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek bu karara itiraz edeceğiz, tahliye kararına ve Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden tekrar P.P.M'nin tutuklanmasını talep edeceğiz. Ayrıca muhalif üye hakim dışındaki hakimler hakkında da reddi hakim talebinde bulunacağız" ifadelerini kullandı. Okul saldırısında hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in babası Abdullah Cevdet Yeşil ise duruşmanın yaklaşık 16 saat sürdüğünü belirterek adalet çağrısında bulundu. Yeşil, "Maalesef adaletimize çok güveniyorduk. Bütün aileler olarak buraya bu saate kadar 15 saatlik, 16 saatlik bir duruşma cereyan etti. 16 saatlik burada evlatlarımız için ve bir daha böyle bir ülkemizde olay yaşanmaması için mücadele verdik. Ama görüyoruz ki maalesef ülkemizde biz ne kadar bazı şeyleri düzeltmek istesek de içimize sızan vicdansızlar, yüreksizler, cesaretsizler, merhametsiz insanlara adalet teslim edilmiş bu ülkede. Bu yüzden bir an önce bu yanlıştan dönülmesine yüce Türk adaletinden temenni ediyorum. Cumhurbaşkanımıza ve Devlet Bahçeli'ye buradan sesleniyorum. 10 yaşında, 11 yaşındaki evladının eline toprağı veren bir baba olarak devletimizin büyüklerine sesleniyorum. Bütün ailelerin temennisidir. Herkese iyi geceler diliyorum. Sağ olun, var olun. Hak, hukuk, adalet" diye konuştu. Bayram Nabi Şişik'in annesi Mine Hayva Şişik de saldırganın annesinin tahliye kararına tepki göstererek, "Bizi 15-16 saattir burada beklettiler, savunmalarını aldılar. Birçok delillerin toplanması gerekirken, rehberlik servisine kaç defa intikal eden adli vakalar bulunurken, annenin ihmalleri yüzde yüz ve bunlar göz önünde bulundurulurken maalesef annenin sadece ‘Benim iki kızım var, evde yalnızlar' lafıyla mı serbest bırakıldı? Bir tanesini terörist yetiştirmiş. Yani bu devlet meselesidir ya. Biz öğretmenimizi, çocuklarımızı toprağa verdik. On can, on can toprağa verildi. Kendi iki kızının yanına geçebilmek için sadece bu talebi mi kabul edildi. Yani bir caniyi yetiştirmiş, iki kızının yanına da gidip Türkiye'ye de hakimin başına bela olacak. Gitsin iki kızının yanına, onlara biraz daha mı destek olacak? Yazıklar olsun" dedi. Furkan Sancak Balal'ın annesi Tuğba Belli ise tahliye kararına tepki göstererek, "Ben tek başıma öyle bir çocuk yetiştirdim ki ibretialem oldu. Onlar iki kişi güya eğitimli çocuk yetiştirmiş, katil yetiştirmiş. Onlar dışarıda. İsterlerse ben içeri girebilirim. Bunu mu istiyorlar? Buna göre mi karar verdiler? Acaba beni mi suçluyorlar? Ben vatana millete hayırlı bir evlat yetiştirdiğim için ben mi suçluyum acaba? Biz mi girelim? Onlar dışarıda olsun, biz mi içeride olacağız. Biz suçlu olacaktık. Bizi içeri atacaklar. Evet. Evet. Bu mu emsal kararlar? Lanet olsun" diyerek tepkisini sürdürdü. Kerem Erdem Güngör'ün babası Mustafa Güngör ise, "Şimdi saygıdeğer Türk milletine sesleniyorum. Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Devlet Bahçeli Bey'e sesleniyorum. Burada on tane has Türk evladı katledildi. On has Türk evladı katledildi. Adam içeride kahkaha attı, güldü, karşımızda dalga geçti. Ben o adama tepki gösterdiğim için hakim bey bana dedi ki: ‘Bağıramazsın.' Ben o adama, sen o caniyi nasıl güldürüyorsun mahkemede? Ben bu çocuğumun hakkını ararken beni niye susturmaya çalışıyorsunuz?" dedi. Duruşma 4 Aralık tarihine ertelendi.

İş yerinin çaycısını dolandıran müdür yurt dışına kaçtı Haber

İş yerinin çaycısını dolandıran müdür yurt dışına kaçtı

Özel bir şirkette çaycılık yapan Elmira Sultan, vefat eden eşinden kalan mirasla küçük de olsa bir ev satın almak istediğini belirterek yaşadıklarını anlattı. Ev alma sürecinde fikir almak amacıyla çalıştığı iş yerindeki müdürü M.G.'nin yanına gittiğini söyleyen Sultan, kendisine İstanbul Şile'de arsa yatırımı önerildiğini ifade etti. "Ben sana yardımcı olurum" diyerek güven verdiğini söyledi M.G.'nin kendisine yardım edeceğini söylediğini belirten Sultan, "Vefat eden eşimden kalan param vardı. Ev almak istiyordum. Bir akıl almak için yanına gittim. Bana İstanbul Şile'de arsaları olduğunu söyledi. 'Sana da bir arsa alalım' dedi. Paramın yeterli olmadığını söyleyince de bana yardımcı olacaklarını anlattı. İlk olarak 200 bin lira istedi. Temizlik yaparak biriktirdiğim paralarımı verdim. Bana sürekli 'güven, bizde yanlış olmaz' dedi" diye konuştu. Rusya'daki akrabalarının gönderdiği paraları da teslim ettiğini söyleyen Sultan, toplamda 2 milyon 150 bin lira verdiğini belirtti. "Kredi çek, biz ödeyeceğiz dedi" Bir süre sonra verilen paranın yeterli olmadığının söylendiğini ifade eden Sultan, "Bu kez bana kredi çekmem gerektiğini söyledi. Yardım edeceğini düşündüğüm için ağlaya ağlaya 200 bin lira kredi çektim. Krediyi kendisinin ödeyeceğini söyledi. Ancak ödeme günleri geldiğinde yanına gittiğimde ilgilenmedi. Krediyi kendi maaşımla ödemek zorunda kaldım" dedi. Kredi nedeniyle büyük sıkıntı yaşadığını belirten Sultan, "Faiziyle birlikte yaklaşık 275 bin lira kredi kartı borcum oldu. Şu an sekizinci aydayım ve hala ödüyorum. Bir dönem yemek almaya bile param kalmadı. Maaşımla hem geçinmeye hem de kredi ödemeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "Aylarca tapu bekledim" Arsa karşılığında tapu verileceğinin söylendiğini ancak aylarca bekletildiğini anlatan Sultan, "Danışmanların yanında bana 1-6 ay süre vermelerini istedi. Tapumu vereceğini söyledi. Bekledim ama sürekli oyalandım. Daha sonra yurt dışına çıkmak için vize işlemleri yaptığını öğrendik. O zaman kaçacağını anladık" dedi. Bir yıllık çalışma süresinin dolmasına iki hafta kala işten çıkarıldığını da belirten Sultan, "Tazminat hakkımın doğmasına 2 hafta kala beni işten çıkardı. Daha sonra da yurt dışına gitti" diye konuştu. Toplam zararın 100 milyon lirayı bulduğu öne sürüldü Sultan, yaşanan süreçte yalnız olmadığını öğrendiğini belirterek, "Sonradan başka iş insanlarının da mağdur olduğunu öğrendik. Toplamda 6 kişinin mağdur edildiği ve zararın yaklaşık 100 milyon liraya ulaştığı konuşuluyor" dedi. Mağdurların girişimleri sonucu M.G.'den imzalı senet aldıklarını da anlatan Sultan, "6 Haziran tarihine kadar borcunu ödeyeceğine dair senet verdi. Ancak tarih geldi geçti, ödeme yapılmadı. Dava açtık ve hukuki süreç devam ediyor" şeklinde konuştu. "Eşimden kalan paraydı" Yaşadığı mağduriyet nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Sultan, "Uyuyamıyorum, sürekli ağlıyorum. O para vefat eden eşimden bana kalan mirastı. Tek isteğim sesimin duyulması ve hakkımı geri alabilmek. Çok zor durumdayım" dedi. Öte yandan, M.G. hakkında açılan davanın sürdüğü öğrenildi.

Dilovası'nda 7 Kişinin Hayatını Kaybettiği Fabrika Yangını Davası Görülüyor Haber

Dilovası'nda 7 Kişinin Hayatını Kaybettiği Fabrika Yangını Davası Görülüyor

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın üçüncü gün oturumu başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli salonda görülen davada, önceki celsede sanık savunmalarının alınmasına başlanmıştı. Kaldığı yerden devam eden üçüncü gün oturumunda sanıkların savunmaları ile müşteki beyanlarının alınmasına devam ediliyor. Ne olmuştu Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize edilerek kabul edilmişti. İstenen cezalar İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca; fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Anaokulunda öğrencisini darbettiği iddia edilen öğretmene para cezası Haber

Anaokulunda öğrencisini darbettiği iddia edilen öğretmene para cezası

Olay, 5 Mart 2025 tarihinde Kastamonu il merkezinde bulunan bir anaokulunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, anaokulunda eğitim gören 5 yaşındaki T.A.Ç., annesi H.Ç.’ye müzik öğretmeni S.T.’nin kendisini darbettiğini söyledi. Bunun üzerine okul idaresi ile görüşen aile durumu anlattı. Güvenlik kamerası görüntülerini talep eden aile, okul idaresi tarafından isteklerinin yerine getirilmesi üzerine suç duyurusunda bulundu. Sanık hakkında Kastamonu 5'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde ‘basit yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık, tanıklar, T.A.Ç.’nin ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada kendisini savunan sanık S.T., suçlamaları kabul etmediğini ve beraatını talep ettiğini belirterek, "T.A.Ç. benim öğrencimdir. Olay günü sınıfa geldiğimde kendisi yoktu. Ben T.A.Ç.’yi aramaya başladım. 35 öğrenciyi bırakıp, okul dışında onu aradım. Daha sonra tanık A.Ö.’den yardım istedim, kendisi görmediğini söyledi. Fakat son anda T.A.Ç.’nin bayrağın altında olduğunu söyledi. Kendisini ikna etmeye çalıştım, fakat, T.A.Ç. kendisini yerden yere attı. Ben onu tutmaya çalıştıkça kendisini yere attı. Kendisini içeriye almak için ikna etmeye çalıştım, elma verdim, fakat ikna edemedim. Ben kapıyı hızlıca açtığım için ayağım kendisine geldi. Asla kendisine tekme atmadım. A.Ç.ye ‘Ailesi geldiğinde ben teslim edeceğim ve durumu anlatacağım’ dedim" dedi. T.A.Ç.’nin annesi H.Ç. ise olay günü oğlunu okula almaya gittiğinde kendisinin ağladığını belirterek, "Oğluma ne olduğunu söylediğimde bir şey söylemedi. Normalde öğretmenler çocuğu teslim etmek üzere çıkmazlar ama o gün sanık başımızda bekliyordu ve çocuğumu göz hapsine almıştı. Oğlum bu nedenle konuşmadı. Oğlum suluğunu unutmuştu, kendisine gidip içeriden alıp getirmesini söyledim. Fakat oğlum içeri girmek istemedi. Sanığa ne olduğunu sordum. Kendisi oğlumun dışarıya çıktığını ve içeri girmek istemediğini söyledi. Daha sonra öğretmeni gittiğinde oğluma sordum, oğlumdan öğretmeninin kendisine davrandığı şekilde bana davranmasını istedim ve oğlum boynuma vurdu. Sonrasında oğlumun boynunun kızarık olduğunu gördüm. Kamera görüntülerini izlediğimde de oğlumu dövdüğünü ve oğlumun çığlıklar attığını duydum. Oğluma üstünü düzeltirken ‘Annene söyleme’ şeklinde söylediğini de gördüm. Daha önce de oğlumun vücudunda morluklar ve çizikler görmüştüm. Çocukların birbirini incittiklerini düşündüm" diye konuştu. T.A.Ç.’nin babası ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenilen okul çalışanı A.Ç., "Ben sanık öğretmenin çocuğu çektiğini gördüm. Sonra çocuğun mutfakta yere çöktüğünü gördüm ve benden yardım istedi. Sanık ise kolundan onu çekmeye çalışıyordu. Kendisinin vurduğunu ya da tekme attığını görmedim. Ama sonra kamera görüntülerinde tekme attığını gördüm. Sanık olaydan sonra okulla ilişkisini kesti, gelmiyor. Ama bu olaya kadar T.A.Ç.’ye yönelik böyle bir eylemini görmedim. T.A.Ç.’ye ‘bittin sen’ şeklinde sözler söylediğini duymadım. Görüntülerden izledim" şeklinde konuştu. Avukat savunmalarının da dinlenmesinin ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Mütalaasında sanığın T.A.Ç.’yi yakasından tutup sürükleyerek ve tekme atarak darbettiği, ‘bittin sen, sen bittin’ diyerek tehdit edildiğinin güvenlik kamerası kayıtlarında sabit olduğunu belirten cumhuriyet savıcısı, sanığın ilgili suçlar sebebiyle cezalandırılmasını talep etti. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, S.T.’nin 'basit yaralama' ve 'tehdit' suçlarından 20 bin 500 TL adli para cezasına çarptırılmasına karar verdi. Belirlenen cezaların 2 yıldan az olması, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması sebebiyle hükmün açıklanması geri bırakıldı.

TBMM'de taciz soruşturması: Üç sanık yeniden tutuklandı Haber

TBMM'de taciz soruşturması: Üç sanık yeniden tutuklandı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde staj yapan öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarına ilişkin davada tahliye edilen dört sanıktan üçü yeniden tutuklandı. Karar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine verildi. Sanıklardan birinin firari olduğu ve yakalanmasına yönelik sürecin sürdüğü öğrenildi.Soruşturma, TBMM’de staj yapan bir öğrencinin 4 Aralık 2025’te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne başvurarak Meclis’te cinsel tacize uğradığını bildirmesi üzerine başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında beş Meclis çalışanı gözaltına alındı; bunlardan dördü tutuklandı.Hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört öğrencinin Meclis lokantasında görev yapan H.İ.G., D.U., İ.B., R.Ç. ve R.S. tarafından tacize uğradıkları belirtildi. Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlamalarıyla 16 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi.Davanın ikinci duruşması 9 Şubat’ta Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, tutuklu sanıklar H.İ.G., D.U., İ.B. ve R.S. hakkında tahliye kararı verdi.Savcılığın bu karara yaptığı itirazı inceleyen üst mahkeme, tahliye kararını kaldırarak sanıkların yeniden tutuklanmasına hükmetti. Firari sanığın yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Dava süreci devam ediyor.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.