Hava Durumu

#Davul

Yeni Marmara Gazetesi - Davul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Davul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Emirsultan Mahallesi'nde 600 yıllık gelenek bu ramazan da canlandırıldı Haber

Emirsultan Mahallesi'nde 600 yıllık gelenek bu ramazan da canlandırıldı

Bursa'da yüzyıllardır davul çalanların davulunun patladığı, 'tokat yediği', aklını kaybettiği ve farklı hallere büründüğü yönündeki rivayetlerden korkan davulcular, Emirsultan türbesinin ve camisinin bulunduğu mahallede 'Pilava pilava' diye bağırıp zillerine basarak vatandaşları sahura kaldırıyor. Merkez Yıldırım ilçesinde bulunan Emirsultan türbesinin yanında camisinin olduğu ve kendi adının da verildiği Emirsultan Mahallesi'nde yıllardır vatandaşların sahura kalkması için davul çalınmıyor. Bir rivayete göre önceleri davul çalan bir kişinin gece aynı mahalledeki evinde yatmasına rağmen sabah 10 kilometre uzaklıkta bulunan Atıcılar Mahallesi'ndeki bir mezarlıkta kalktığı söyleniyor. Bunları duyan davulcular, Emirsultan Mahallesi'nde sahur vakti davul çalmıyor. "Davul çalan kendini başka ilçede buluyor" Uzun yıllardır mahallede oturan bazı vatandaşlar, "Burada vatandaşlar "Pilava, pilava" denilerek sahura uyandırılıyor. Çünkü burada Emirsultan Hazretlerinin davul sesinden rahatsız olduğu söyleniyor. Bir rivayete göre davul çalan bir kişi, evinde uyuduktan sonra kendini başka bir ilçede uyanmış bulmuş. Başka bir rivayete göre, kiminin davulu patlamış, kiminin de akıl sağlığını kaybetmiş. Halk arasında bu rivayet yayılınca da yüz yıllardır davulcular burada davul çalmaya korkuyor. Bu mahallede vatandaşlar, "pilava, pilava" diye sahura kaldırılıyor" diye konuştu. Mahalle muhtarlığının koordine ettiği gençler, imsak vaktinden 1 saat önce "pilava pilava" diye bağırıp zillere basarak vatandaşları sahura uyandırıyor.

Bu Köyde Asırlardır Davul Çalmak Yasak Haber

Bu Köyde Asırlardır Davul Çalmak Yasak

Taşlıca köyü, birçok farklı efsaneye ev sahipliği yapıyor. Gelin alayının davulla geçişi sırasında taş kesildiği Gelin Kayası efsanesi de asırlardır kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Köyde bulunan Gelin Kayası, adını sahip olduğu ilginç hikayeden alıyor. Kayanın görünümü, uzaktan bakıldığında at üzerindeki bir gelini anımsatıyor. Efsaneye göre çok eski zamanlarda gelin alayı köyün içinde ilerlerken, bu sırada ibadet eden Oruç Gazi davul ve zurna sesinden rahatsız oluyor. Yapılan uyarılara rağmen düğün alayı yoluna daha sık davul çalarak devam ediyor. Bu sırada orada bulunan herkes taşa dönüşüyor. Efsane nedeniyle köyde düğünlerde asırlardır davul çalınmıyor. Oruç Gazi'nin Alaaddin Keykubat döneminde 1200'lü yıllarda yaşadığını belirten Taşlıca köyü sakinlerinden Ali İhsan Gökmen, “Oruç Gazi, bu bölgelerde dini konuları işlemiştir. O dönemki evliyalarımızın bir kolu olan Oruç Gazi, bizim köyümüze Allah'ın takdiriyle nasip olmuş. Burada tekkesini kurmuştur ve yine burada talebeler yetiştirmiştir. Ondan dolayı bizim çok ilgi ve saygı duyduğumuz, bayramlarda, özel günlerde gelip ziyaret ettiğimiz, dua ettiğimiz büyük bir zattır” dedi. Köyde uzun yıllardır davul çalınmadığını ifade eden Taşlıca Köyü Muhtarı Birol Özdemir ise, “Efsane olarak tüm Türkiye'de biliniyor bu. Fakat bizim bildiğimiz şu şekilde; burada yaşamış Oruç Gazi adında biri var, bir de annesi Kırmızı Ebe var. Oruç Gazimiz ibadet halindeyken buradan gelin alayı geçiyor. Gelin alayı geçerken Oruç Gazi yaptığı ibadeti huşu içerisinde yapamıyor ve çok rahatsız oluyor. Bu arada da gelin alayı bu eğlencenin dozajını arttırıyor. Bunun üzerine Allah vasıtasıyla bu insanlar üç defa uyarılıyor. Gelin alayı da yine bu uyarılara uymuyor, ardından gelin alayının burada taş olduğuna inanılıyor” ifadelerini kullandı. Gelin Kayası efsanesi anlatılırken yanlış anlaşılan noktalar olduğunu belirten Özdemir, “Oruç Gazi'nin gelin alayını uyardığını ve daha sonra da bu uyarıların ardından eğlenceye devam edilmesi üzerine ‘Allah sizi taş etsin' gibi bir beddua ettiği söyleniyor. Bu yanlış, çünkü ermiş insanlar beddua etmezler. Burada rahatsız olunduğu için Allah tarafından gelin alayına ikaz geliyor. Oruç Gazi'nin bedduası yoktur” şeklinde konuştu. “Burada düğünlerde asla davul çalınmaz” Bu efsanenin Taşlıca köyünün bir kültürü haline geldiğini ifade eden Özdemir, “Biz burada davul çalmıyoruz. Mesela ben aracımla gelirken köyün girişine geldiğim zaman aracımın teybini kapatırım. Oruç Gazi'nin türbesine giderken veya Kırmızı Ebe türbesine giderken müzik sesini kısarız ve burada davul asla çalınmaz. Düğünlerde asla davul çalınmaz, eski Türk geleneğinden gelen sinsin oyunu oynanır, türlü eğlenceler yapılır düğün sahipleri arasında ama kesinlikle davul çalınmaz. Geçmişte de ‘Bu köyde davul nasıl çalınmaz, ben davul çalacağım' diyenlerin başına rivayete göre farklı musibetler gelmiş. Biz bunu yüzyıllardır, yaklaşık olarak 1200'lü yıllardan 2024'e kadar davul çalmama geleneğimizi devam ettiriyoruz” diye konuştu. "Geçmişte inanmayıp davul çalanlar felç oldu" Geçmişte köyde davul çalmaya çalışanların başlarına türlü musibetlerin geldiğini söyleyen Hikmet Gökmen ise, “Davul zurna çalan bir komşumuz vardı. Davul ekibiyle bizim köyden geçerken bizim köyde davuluna vuruyor. ‘Siz burada çok abartıyorsunuz böyle bir şey olmaz' diyerek davul çaldığını biliyoruz. Davulu çalıp ardından kendi köyüne gittiğinde adam rahatsız olup felç oldu ve o sürede hiç kalkmadan vefat ettiğini biliyoruz. Bizim yaşadığımız bir olay bu. Ben 1950 doğumluyum ve 10 ile 12 yaşlarımdayken bu mevzu meydana geldi. Sadece o adam çalmış, o da rahatsız olmuş, felç kalmış ve vefat ettiğini biliyoruz. Bu duyum değil, bizim yaşlarımızdakilerin yaşadığı bir şey” dedi.

33 madalyayla Hakkari'ye dönen sporculara davul zurnalı karşılama Haber

33 madalyayla Hakkari'ye dönen sporculara davul zurnalı karşılama

Bolu'nun Gerede ilçesinde 17-19 Mart tarihleri arasında düzenlenen Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası'na 19 ilden 187 sporcu katıldı. Yarışmaya katılan Yüksekovalı sporcular, gösterdikleri üstün performansla 15 altın, 7 gümüş, 8 bronz ve 3 tane de dördüncülük olmak üzere toplam 33 madalya ile Türkiye şampiyonu oldular. Yüksekova Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nün önünde davul zurnayla karşılanan sporcular, tebrikleri kabul etti. 14 yaşındaki Erdem Geylani, ilk etapta Erzurum'da yapılan yarışmada birinci olduklarını hatırlatarak, "Daha sonra Türkiye şampiyonası için Bolu'ya gittik. Burada da il adına yarıştık ve 15 tane birincilik aldık. Çok sevinçliyiz ve mutluyuz. Türkiye şampiyonası olduk. İlçede bizi davulla zurnayla karşıladılar. Gelecek sene de inşallah dünya şampiyonası için mücadele edeceğiz" dedi. Sporcu Elif Özer ise Bolu'da yapılan yarışmada birinci olduklarını söyleyerek, "Bu heyecanla devam edeceğiz. İnşallah dünya şampiyonasına kadar gideriz" ifadelerini kullandı. Ecrin Şirin Canan da birinciliği Yüksekova'ya getirdiklerini ifade ederek, "Bunun için çok mutluyum. Her şeye rağmen biz kazanmayı başardık. Tek hedefimiz dünya şampiyonasıdır" şeklinde konuştu. Karşılamaya Yüksekova Kaymakamı Ömer Çimşit, Esendere Belde Belediyesi Başkanı Dırbaz Büyüksu, Yüksekova Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Sami Keskin, Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Özdemir, Yüksekova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Vedat Çoğaç da katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.