Hava Durumu

#Değer Kaybı

Yeni Marmara Gazetesi - Değer Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Değer Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Konut fiyatları ve kiralarda son tablo: İşte artışta öne çıkan iller Haber

Konut fiyatları ve kiralarda son tablo: İşte artışta öne çıkan iller

Türkiye’de konut fiyatları TL bazında yükselişini sürdürürken, enflasyon dikkate alındığında yıllık reel gerileme devam etti. Hürriyet'in aktardığı verilere göre, Temmuz 2026 Konut Değer Raporu, satış fiyatları ve kiralardaki son tabloyu ortaya koydu.Rapora göre, Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 41 bin 703 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5 milyon 212 bin 875 TL olarak hesaplandı. Konut fiyatları yıllık yüzde 23,3 arttı Türkiye genelinde konut metrekare fiyatları son bir yılda nominal olarak yüzde 23,3 yükseldi. Enflasyondan arındırılmış yıllık değişim ise eksi yüzde 6,6 oldu.Temmuz ayında metrekare fiyatları bir önceki aya göre nominal olarak yüzde 1,9, reel olarak ise yüzde 0,5 arttı. Böylece aylık reel fiyat hareketinde sınırlı bir iyileşme görüldü. 30 il arasında Ordu ilk sırada En fazla konut satışı yapılan 30 il içerisinde yıllık konut metrekare fiyat artışının en yüksek olduğu il yüzde 32,4 ile Ordu oldu. Ordu’yu yüzde 28,7 ile Ankara, yüzde 28,5 ile Kocaeli, yüzde 27,1 ile Denizli ve yüzde 26,9 ile Elazığ izledi. Haziran ayında incelenen 30 ilin tamamında yıllık reel değişim negatifken, temmuz ayında Ordu yüzde 0,4 reel artışla pozitif bölgede yer alan tek il oldu. Ankara ve Kocaeli’nde reel değer kaybı sırasıyla yüzde 2,5 ve yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. Büyükşehirlerde fiyat artışında Ankara önde Nüfusa göre en büyük beş il arasında yıllık konut metrekare fiyat artışında Ankara yüzde 28,7 ile ilk sırada yer aldı. Ankara’yı yüzde 26,5 ile İstanbul, yüzde 25,8 ile Antalya, yüzde 21,7 ile Bursa ve yüzde 21 ile İzmir takip etti. Ortalama metrekare satış fiyatları ise İstanbul’da 65 bin 78 TL, Antalya’da 55 bin 495 TL, İzmir’de 53 bin 974 TL, Ankara’da 38 bin 674 TL ve Bursa’da 36 bin 83 TL olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama konut 7,1 milyon TL’yi aştı Ortalama konut satış fiyatı İstanbul’da 7 milyon 158 bin 580 TL seviyesine ulaştı. İzmir’de ortalama konut fiyatı 6 milyon 476 bin 880 TL, Antalya’da 6 milyon 104 bin 450 TL, Ankara’da 5 milyon 27 bin 620 TL, Bursa’da ise 4 milyon 690 bin 790 TL oldu. İstanbul’da Temmuz 2025’te 5 milyon 864 bin 958 TL olan ortalama konut satış fiyatı, Temmuz 2026’da 7 milyon 158 bin 580 TL’ye yükseldi. Böylece megakentte ortalama bir konutun satış değeri bir yılda nominal olarak yaklaşık 1,3 milyon TL arttı. En yüksek metrekare fiyatı Muğla’da Konut metrekare satış fiyatının en yüksek olduğu il 87 bin 244 TL ile Muğla oldu. Muğla’yı 65 bin 78 TL ile İstanbul, 55 bin 495 TL ile Antalya, 53 bin 974 TL ile İzmir ve 53 bin 387 TL ile Çanakkale takip etti. Ortalama konut satış fiyatında da Muğla zirvede yer aldı. Kentte ortalama konut fiyatı 11 milyon 341 bin 720 TL olarak hesaplandı. Kirada İstanbul öne çıktı Raporda kira fiyatlarına ilişkin veriler de yer aldı. Türkiye genelinde kiralar son bir yılda nominal olarak yaklaşık yüzde 23 arttı. Ancak artışın enflasyonun gerisinde kalması nedeniyle kiralarda reel olarak yüzde 7 gerileme yaşandı. Türkiye genelinde ortalama metrekare kirası 276 TL, aylık ortalama konut kirası ise 27 bin 633 TL oldu. En çok konut satılan 30 il içinde kira değişiminde İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul’da kiralar yıllık yüzde 45’e yakın arttı ve ortalama kira bedeli 44 bin 612 TL’ye yükseldi. Konut piyasasında nominal artış, reel kayıp Temmuz 2026 Konut Değer Raporu, konut satış fiyatları ve kiralarda TL bazındaki yükselişin devam ettiğini ancak yıllık artışların genel olarak enflasyonun gerisinde kaldığını ortaya koydu.Konut satışında incelenen iller arasında Ordu, yıllık yüzde 0,4 reel artışla pozitif bölgede yer alan tek il olurken; Türkiye genelinde konut metrekare fiyatlarının yıllık reel değişimi eksi yüzde 6,6, kiralardaki reel değişim ise eksi yüzde 7 olarak gerçekleşti.

Haksız hacze rekor tazminat Haber

Haksız hacze rekor tazminat

İş adamı K.D., özel bankadan kredi çeken bir arkadaşına kefil oldu. Kısa süre sonra noter aracılığıyla çektiği ihtarname ile kefaletten rücu etti (çekildi). Aradan üç sene geçtikten sonra bankanın haciz işlemiyle sarsılan K.D., hukukçularla bankanın kapısını çaldı. Tüm görüşmelere rağmen banka; ekti. 2011'de kefaletten çekildiği halde K.D:'nın 2014'te 26 taşınmazına, dört şirketteki hisselerine ve banka hesaplarına haciz koymaktan geri adım atmadı. Mal varlığı fiilen donan K.D., 2015'te hacizlerin kaldırılması için icra dosyasına 416 bin TL nakit teminat yatırmak zorunda kaldı. Hem itibarını hem parasını haksız şekilde kaybeden iş adamını avukatı Recep Alptekin, ilk olarak 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açtı. Mahkeme, haksız haciz sebebiyle bankayı mahkum etti. İstinafa gönderilen kararı Bölge Adliye Mahkemesi da yasaya uygun buldu. Banka son olarak Yargıtay'ın kapısını çaldı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023'te kararı onadı. Banka, kötü niyetli bulunarak kötü niyet tazminatına da mahkum edildi. İcra dosyasında bloke kalan 416 bin TL ancak Ağustos 2023'te K.D.'nın hesabına geri yattı. Sepet yöntemi devreye girdi, rekor tazminat geldi Kararın ardından Avukat Recep Alptekin, aradan geçen 8 yılda TL'nin değer kaybettiğini, dolar kuru, altın ve enflasyonun katlandığını belirterek bir adım daha attı, Alptekin, uğranılan gerçek zararın tek bir göstergeyle hesaplanamayacağını öne sürerek USD kuru, Euro kuru, altın fiyatları, TÜFE, ÜFE, asgari ücret artışı, mevduat ve devlet tahvili faizi ortalamasından oluşan "sepet yöntemi" ile hesaplama yapılmasını talep etti. Asliye Hukuk Mahkemesi, 12 yıl süren hukuk savaşının sonunda özel bankayı rekor seviyede tazminata mahkum etti. Mahkeme, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin soyut zarar kriterini benimseyen emsal kararına atıfla bu yöntemi kabul etti. Mahkeme; geçen günlerde verdiği emsal kararla bankayı 3 milyon 167 bin 701 TL munzam zarar ve 50 bin TL manevi tazminata, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemeye mahkum etti. Davalı banka ayrıca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutuldu. Yasal faizle birlikte 5 milyon 428 bin TL'nin bankaca ödenmesi için icra takibi başlatıldı. Paranın iadesi yetmez, değer kaybı da ödenmeli Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Recep Alptekin, davanın yalnızca müvekkilini değil, benzer mağduriyetler yaşayan binlerce kişiyi ilgilendirdiğine dikkat çekti. Alptekin şöyle devam etti: "Sekiz yıl boyunca icra dosyasında bloke kalan 416 bin lira, sekiz yıl sonra iade edildiğinde artık aynı 416 bin lira değildi. Türkiye'nin ekonomik gerçekleri ortada. Tek bir göstergeyle yapılacak hesap, gerçek zararı yansıtmaz. Bu nedenle dolar, euro, altın, TÜFE, ÜFE, asgari ücret, mevduat ve tahvil faizinden oluşan sepet yöntemini ileri sürdük; mahkeme bu yöntemi benimsedi. Bu karar, parasına haksız yere el konulan herkes için bir emsaldir. Devletin icra dosyasında uzun yıllar bekletilen paranın, sadece nominal olarak iade edilmesi adalet değildir. Adalet; o paranın satın alma gücünün de iadesidir. Mahkemenin verdiği bu karar, haksız hacizle yıllarca parası bloke edilen herkes için emsaldir. Müvekkilim 2011'de noter ihtarnamesiyle kefaletten çekilmişti. Yargıtay'a kadar giden süreçte bankanın kötü niyetli olduğu da hüküm altına alındı. Ortada bir hata değil, ısrarla sürdürülen bir haksız takip vardı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.