Hava Durumu

#Dikkat

Yeni Marmara Gazetesi - Dikkat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dikkat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Soluk borusuna yemek kaçan vatandaş Heimlich manevrasıyla kurtarıldı Haber

Soluk borusuna yemek kaçan vatandaş Heimlich manevrasıyla kurtarıldı

Olay, Osmangazi ilçesi Ovaakça Mahallesi'nde bir fast food işletmesinde yaşandı. Öğle saatlerinde yemek yemek için işletmeye gelen yaklaşık 65 yaşındaki bir vatandaş, yediği yemeğin soluk borusuna kaçması sonucu nefessiz kaldı. El hareketleriyle yardım isteyen vatandaş esnaf Samet Gözütok'un uyguladığı Heimlich manevrasıyla hayata tutundu. Doğru ve zamanında yapılan müdahale sayesinde nefes almaya başlayan vatandaşın kısa sürede kendine geldiği öğrenildi. Bir süre dinlenen vatandaşın yaklaşık 5 dakika sonra yeniden yemeğine devam ettiği ve ardından çay içerek işletmeden ayrıldığı belirtildi. "Yoğunluk vardı, fark etmemiz saniyeler aldı" Yaşananları anlatan işletme sahibi Sezgin Yakupoğlu, "Gerçekten talihsiz bir olaydı ama çok şükür kötü bir sonuç yaşanmadı. İş yerimiz oldukça yoğundu, bu yüzden durumu ilk anda fark edemedik. Samet kardeşimizin dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde vatandaşımızı kaybetmeden kurtardık. Kendisine minnettarız" dedi. "20-30 saniyede müdahale ettik" Hayat kurtaran müdahaleyi gerçekleştiren Samet Gözütok, "Amcamızın bize doğru işaret ettiğini görünce hemen durumun ciddiyetini anladık. Hiç vakit kaybetmeden müdahale ettim. Yaklaşık 20-30 saniye içinde Heimlich manevrasını uyguladım. Daha önce yurt dışında katıldığım bir eğitimde öğrenmiştim. O bilgi sayesinde bugün bir hayat kurtuldu" diye konuştu. Gözütok, ilk yardım eğitiminin önemine dikkat çekerek, "Bu tür durumlarda saniyeler hayat kurtarıyor. Herkesin en az bir kez ilk yardım eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Doğadan uzak kalmak riski artırıyor Haber

Doğadan uzak kalmak riski artırıyor

Dijital çağın getirdiği yeni düzen, çocukları park ve sokak oyunlarından, yüz yüze sosyalleşme fırsatından uzaklaştırdığı gibi sağlıklarını da olumsuz etkilemeye başladı. Uzun süre ekran başında vakit geçiren ve beslenmesine dikkat etmeyen çocukların alerjik hastalıklara yakalanmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerji ve İmmünoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Ekran başında geçirilen süre arttıkça bağışıklık azalıyor. Paketli ve işlenmiş gıdalar tüketen, uzun süre ekrana maruz kalan ve hareketsiz olan çocuklarda zamanla alerjik hastalık görülme riskinin ciddi oranla artabiliyor" dedi. Uzun süre ekran başında kalmak çocuklarda bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Ekran başında geçirilen sürenin artması, hareketsizlikle beraber dış ortam maruziyetinin azalmasına, düzensiz beslenmeye ve uyku kalitesinin azalmasına neden oluyor. Bu durumun çocuklarda alerji riskinin artmasına neden olabildiğini söyleyen Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Ekran bağımlılığı öncelikle hareketsizlik getirir. Bu da obeziteye neden olabilir. Obezite de bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Uzun süre ekran başında kalmak mavi ışık maruziyetini artırarak çocuklarda uyku bozukluklarına neden olmaktadır. Uykuya geçişi zorlaşan çocuk, etkin uyku uyuyamaz. Dolayısıyla başta melatonin olmak üzere uykuda salınması gereken hormonlar yeterli düzeyde salınamadığından bağışıklık sistemi olumsuz etkilenmektedir" diye konuştu. Doğadan uzak kalmak riski artırıyor Çocukların dış ortama maruz kalamamasının da alerjik hastalık riskini artırdığını kaydeden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, "Alerjik hastalıkların bağırsak florasının çeşitliliği ve zenginliğiyle alakalı olduğu tespit edilmiştir. Eğer çocuk steril bir ortamda büyüdüyse, toprağa, hayvanlara maruz kalmadıysa etkin bir bakteri florası oluşamıyor, doğadan alınabilecek faydalı bakteriler de vücuda alınmayabiliyor. Bu durum bağışıklık üzerinde olumlu etkisi olan bağırsak bakterilerinin azalmasına ya da hiç bulunmamasına neden oluyor. Dolayısıyla çocuğun bağırsak florasının çeşitliliği de azalıyor. Bu da alerjik hastalıkların artmasına ve daha hassas bağışıklığının olmasına yol açıyor. Çocuğun doğada olması bu açıdan çok önemli" ifadelerini kullandı. Uyku düzensizliği ile alerjik reaksiyonlar arasında bağlantı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, alerjik riniti olan hastaların yoğun burun tıkanıklığı, horlama ve burun kaşıntısı nedeniyle uykuya dalmada zorluk yaşayabileceğini belirtti. Paketli gıdalardan uzak durulmalı "Çocukların, katkı maddeleri yönünden zengin hazır gıdalar tüketmemelerine özen gösterilmeli" diyen Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu gıdaların deri döküntüleri, kaşıntı başta olmak üzere birçok sağlık sorununa neden olabileceğini belirtti. Çocukta obezitenin, alerjinin tedavisinde de olumsuz etki oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mevsiminde sebze ve meyve tüketmeye önem verilmeli. Paketli gıdalardan uzak durulmalı. Mevsiminde ve çeşitli besin tüketmek, alerjik hastalıkların seyrini iyileştirir ya da oluşmasını engelleyebilir. Bunların dışında çocukların hareketli olması sağlanmalı. Eve hapsolmak yerine doğada bitkilerle hayvanlarla iç içe etkinlikler planlanmalı. Çocukların küçük yaşlardan itibaren toprağa, hayvanlara temas etmelerinin alerjik hastalıkların oluşmamasında etkin olduğu düşünülmektedir. Çocukların ekran maruziyeti azaltılmalı. İşlenmemiş besinler yiyen, hareketli ve ekran süresi oldukça kısaltılmış çocuklar, alerjik hastalıklar açısından daha az risk taşımaktadır."

İnternette satılan zayıflama vaatli çaylara dikkat Haber

İnternette satılan zayıflama vaatli çaylara dikkat

'Zayıflama çayı' adı altında satılan ve kilo vermek isteyenlerin rağbet ettiği ürünler, kontrolsüz kullanımlarda ölüme kadar götürebiliyor. İlaç ve gıda takviyelerinin fazla kullanımının insanların sağlığına zarar verebileceğini belirten Aktar Hamit Sipahi, "internet ortamında satılan çok kirli zayıflama ilaçları var" dedi. Yaz ayrılarının gelmesi ile birlikte vatandaşları zayıflama heyecanı sardı. Yaz mevsimine zayıf ve fit girmek isteyenler satılan zayıflama çaylarını da kullanmayı tercih ediyor. Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan izin alınmadan merdiven altı üretilen hızlı kilo verme vaadli ilaçlar, kullananların geri dönüşü olmayan sağlık sorunları yaşamalarına, hatta yaşamlarını yitirmelerine sebep oluyor. Özellikle son dönemde sık sık haber bültenlerine konu olan zayıflama çayları ile ilgili olarak uyarılarda bulunan Düzceli Aktar Hamit Sipahi, hem zayıflama çaylarının hem de karışımlarına dikkat çekti. Hamit Sipahi, yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: "Sağlıksız ve bilinçsiz kullanımında, doktora danışılmadan alınan hele de internet ortamında satılan ürünlerin ne derece güvenli olduğu malum. İnsanları doktorlarından almış oldukları fikir doğrultusunda vücut değerleri kullanıma elverişliyse bitkisel gıda takviyeleri kullanılabilir. Metabolizmayı hızlandıracak bazı bitki tohumları var. Onlar kullanılabilir, herhangi bir problem yaşanmaz ama bilmediği, kesin olarak üretiminden emin olunmadığı hijyenik ve steril ortamda üretilmeyip bakanlık onayı olmayan internet ortamında satılan çok kirli ürünler var. Bunları maalesef insanları alıp kullanıyor. Sonrasında da şikayetlerle hastanelere gidiyorlar. İnsanların sağlığı ile oynamamak lazım." "İnsanlar evlerinde daha masrafsız ve sağlıklı çaylar yapabilir" Hamit Sipahi, verdiği röportajda, insanların fazla masrafa girmeden sağlıklı zayıflayabilecekleri çay yapmalarının mümkün olduğunu da belirterek, "Evlerinde insanlar kendi karışımlarını da yapabilirler. Metabolizmayı hızlandırmak için kete tohumu kullanabilirler. Yine bağırsaklardaki şişkinliği almaya yardımcı olur. Çia tohumu şu an çok popüler. Yulaf ezmesi midede şişkinliği önlüyor ve tokluk hissi veriyor. Tok tuttuğu için rejim yapanlar bu bitkilerden faydalanıyorlar. Bunların da herhangi bir yan etkisi ve yok, gıda olarak tüketilebilen bitkiler" diye konuştu. "Doktor tavsiyesi önemli" Hamit Sipahi, ayrıca röportajında "Bitkiler kimyasallara göre daha masum ama fazlası zarar verir. O nedenle tıbbi yardım almadan, doktor tavsiyesine uymadan insanların kafalarına göre kullanmamaları iyi olur. İnsanlar zayıflamak için 9'lu bitki çayı dediğimiz 9 bitkinin karışımı ile yapılan çay var. Hem ödem atmada hem de zayıflama da yardımcı olur. Yıllardır insanlara veriyoruz. Şimdi ya kadar hiçbir sorun yaşanmadı. İçinde funda yaprağı, biberiye, yeşilçay, barut ağacı, tarçın, cimea gibi bitkilerin karışımıdır. Günde kupa bardakla 2 barda tüketilirse vücuttaki ödemi atmaya ve yağ yakmaya yardımcı olur" dedi. İnternet ortamından alınan sağlık ilaçlarının büyük kısmının sağlık bakanlığı ve Tarım Orman Bakanlığı onayının olmaması tüketicilerin ürün alırken bu onaylara bakmadan ve reklama göre ürün almaları ise ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor.

Sigorta Yaptırırken Dikkat! Haber

Sigorta Yaptırırken Dikkat!

Araba, iş yeri ve evini güvenceye almak isteyenlerin kendilerine uygun poliçeyi seçebilmeleri için dikkat etmeleri gereken önemli noktaları sıralayan uzmanlar, ihtiyaç fazlası alanların alınmaması için branş uzmanlarından bilgi alınmasına dikkat çekiyor.   Sigorta ile ev, iş yeri ve arabasını güvence altına almak isteyen vatandaşlara uzmanlardan uyarı geldi. Vatandaşların kendilerine uygun poliçeyi seçebilmeleri için dikkat etmeleri gereken noktaları sıralayan KTO Karatay Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyal Güvenlik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Seyfettin Kurt, poliçe detaylarında uzman görüşünün önemine değindi. Kurt, “Artık sigorta satın alması bir uzmanlık işi. Yani hangi branşı düşünüyorum, ister bir basit zorunlu trafik poliçesi, kasko poliçesi veyahut da işte iş yeri poliçesi. Bunları alırken eskiden ‘benim poliçem full artı full olsun, her şey olsun içinde' oysa bunu böyle yaptığınızda sizi ilgilendirmeyen risklerle alakalı da prim çarpanlarına maruz kalacaksınız ve istemediğiniz halde sizin poliçe fiyatını artıracak. Onun için artık sigorta satın almasının kesinlikle bilen insanlarla istişare edilerek ve benim şahsi kanaatim şu anda satış mecralarının en profesyoneli, en daha tecrübeye sahip olanı olan acenteler üzerinden onlarla istişare ederek yapılmalı” dedi.  "‘Hepsi içinde olsun' diye yaptırmamalı, bu hatalı bir düşünce"  Sosyal Güvenlik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Seyfettin Kurt, “Gider maliyetini düşünerek daha çok danışmanlık alınmalı. Poliçelerin kestirilmesi noktasında bütün poliçe alanlarını satın alma durumunda olan gerek kurum, gerek kişilere bu noktadan sonra poliçelerini ‘hepsi içinde olsun' diye yaptırmamalı, bu hatalı bir düşünce. Hangi risklere maruz kalmaları daha muhtemel olan noktaları poliçelerinin içerisinde olduğu daha düzgün daha bilinçli poliçeler satın almasını öneriyoruz. Bu durum da hem fiyat hem işleyiş için özellikle önemli bir nokta, vatandaşlarımıza hatırlatmak isterim” diye konuştu.  Arabasına sigorta yaptıran İbrahim Ündemir, “Ben sigorta yaptırırken dikkat ettiğim fiyatı oluyor. En ucuz hangisi olursa onu yaptırıyorum. İhtiyacımız olduğu kadar noktalarını kontrol ederek, zorunlu olduğu alan kadar o halde yaptırıyoruz” ifadelerini kullandı.  Full artı full sigorta yaptırmadığını ifade eden Vahit Bulu ise “Artık sigorta poliçesi kestirirken full artı full olsun diye bakmıyoruz. Sadece trafikte kaza anında bizim işimize hangisi yarar ona bakıyoruz. Onun haricinde başka bir şeyine bakmıyoruz, ilgilenemiyoruz. Eskiden sigortacımıza full artı full olsun diyorduk ama şimdi diyemiyoruz” şeklinde konuştu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.