Hava Durumu

#Doğum

Yeni Marmara Gazetesi - Doğum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Milyonluk yerli koçun erkek üçüz yavrusu oldu Haber

Milyonluk yerli koçun erkek üçüz yavrusu oldu

Manyaslı üretici kardeşler Emrah ve Emre Sömer'in işletmesine kazandırılan rekortmen koçun çiftleştiği koyunlar art arda doğurmaya başladı. Sürüdeki ilk doğumda üçüz erkek kuzu dünyaya gelirken, İHA ekibinin çiftliği ziyareti esnasında gerçekleşen bir diğer doğumda ise ikiz kuzular gözlerini dünyaya açtı. Ekip üyeleri, yeni doğan kuzuların ilk emzirilme anlarına canlı tanıklık etti. 60 günlük planlı çiftleşme ile 96 gebe koyun elde edildi Manyas ilçesine bağlı Eşen Mahallesi'nde 57 yıldır hayvancılıkla uğraşan Sömer kardeşler, "Şampiyon" adını verdikleri koçu özel bölmelerde planlı bir çiftleştirme programına dahil etti. Günlük 3-4 koyunluk periyotlarla 60 gün boyunca 100 Karacabey merinosu ile buluşturulan koçtan yüksek döl verimi alındı. Yapılan kontrollerde sürüdeki koyunlardan 96'sının gebe kaldığı belirlendi. "İlk doğum üçüz oldu, 250 damızlık talebi aldık" Süreç hakkında bilgi veren üretici Emrah Sömer, rekortmen koçun işletmeye kazandırdığı katma değere dikkati çekerek şunları kaydetti: "Mart ayında aldığımız koçun meyvelerini toplamaya başladık. Doğumlarımız sorunsuz gerçekleşti ve şu ana kadar 10 sağlıklı kuzu elde ettik. İlk doğumumuz üçüz oldu, ardından üç ikiz ve bir tekiz kuzu dünyaya geldi. Yavruların et verimi ve genetik kalitesi son derece yüksek. Şampiyon'u aldığımız günden bu yana Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 250 damızlık talebi aldık. 15 Aralık'tan itibaren 4,5-5 aylık olan kuzularımızı sırayla Eskişehir, Konya, Antalya, Afyonkarahisar, Ankara, Karadeniz ve doğu illerindeki yetiştiricilerimize sevk edeceğiz." "Verdiğimiz paraya değdi, sürümüze taze kan geldi" Koçun veriminden son derece memnun olduklarını dile getiren Emre Sömer ise, "İhalede aldığımız dönemde fiyat çok konuşulmuştu ama beklediğimizin üzerinde bir verimle karşılaştık. Verdiğimiz paraya kesinlikle değdi. Sürümüze çok kaliteli bir taze kan kazandırdık. Şampiyon'u en iyi koyunlarımızla buluşturarak yaklaşık 3 yıl boyunca işletmemizde kullanmayı planlıyoruz. Kaliteli damızlık hattımızı korumak adına önümüzdeki yıl yapılacak ihalelere de katılacağız." ifadelerini kullandı.

Cani anne ve anneanne tutuklandı Haber

Cani anne ve anneanne tutuklandı

Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte yaşayan S.N. (41), iddiaya göre yaklaşık 5 yıldır birlikte olduğu H.Ö.’den hamile kaldı. Hamileliğini ailesinden gizleyen S.N., karnı belirginleşince durumu annesi G.N.’e söyledi, babasından ise saklamaya devam etti. 16 Şubat'ta kanama şikayetiyle Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi’ne başvuran S.N.'ye 32 haftalık bebeği için erken doğum riski bulunduğu gerekçesiyle yatış önerildi ancak bu teklifi kabul etmedi. İddiaya göre S.N., 26 Şubat’ta evinin tuvaletinde erken doğum yaparak bir kız bebek dünyaya getirdi. 11 Mart’ta muayene için gittiği hastanede psikiyatri servisinde bipolar tanısı bulunduğu öğrenilen S.N., kansızlık şüphesiyle dahiliye servisine sevk edildi. Yapılan tahlillerde hemoglobin değerinin düşük çıkması üzerine hastaneye yatırılan S.N.'nin burada ağlayarak evinde doğum yaptığını söylediği öğrenildi. Bebeğin yerini söylememesi üzerine hastane görevlilerinin durumu polise bildirdiği ifade edildi. Gözaltına alınan S.N.'nin bebeğin ölü doğduğunu ve annesi tarafından gömüldüğünü söylemesi üzerine annesi G.N. ile H.Ö. de gözaltına alınd. Anne G.N.'nin ifadesinde doğum sırasında kızının hamile olduğunu öğrendiğini iddia ederek, "Bebekte yaşam belirtisi yoktu. Kızıma ne yapacağımızı sordum, ‘İster çöpe at, istersen göm’ dedi. Ben de bebeği çantaya koyarak ertesi gün kırsal alanda dere kenarına gömdüm" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.N. ile annesi G.N. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, H.Ö. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekipleri, gömüldüğü belirtilen noktada yaptıkları çalışmada bebeğin cansız bedenini buldu. Bebeğin canlı mı yoksa ölü mü doğduğunun belirlenmesi amacıyla cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

"Evde doğum" uyarısı: "Asla yapılmamalı" Haber

"Evde doğum" uyarısı: "Asla yapılmamalı"

Doğumların sağlık merkezlerinde donanımlı ekiplerce yaptırılması gerektiğine dikkat çeken Yenidoğan Uzmanı Dr. Burcu Cebeci, "Evde gerekli yetkinlikte olmayan, sağlık profesyonelliğinden uzak, yaşam koçu ya da benzer isimlerle destek alarak asla doğum yapılmamalı. Çok üzülüyorum, yaşamın ilk dakikasında dokunuşlar bu bebekler için çok çok önemli, devreye girdiğimiz anda maalesef çoğu zaman geç kalmış olabiliyoruz. Tabii ki talihsiz şeyler yaşıyoruz, evde doğum yapmış, ikiz bir gebelik sonrası çocuk acilimize kalp masajıyla gelen bir yenidoğan bebeğimiz olmuştu. Pişmanlık oluyor ama son pişmanlık maalesef fayda etmiyor" dedi. Doğum süreçlerine yönelik açıklamalarda bulunan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Üstün, Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Kamil Şahin ve Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nden Uzm. Dr. Burcu Cebeci doğumların hastanelerde yapılması gerekliliğine dikkat çekti. Tıbbi donanım ve deneyimli sağlık çalışanlarının bulunmadığı ortamlarda yaşanabilecek komplikasyonlara müdahale edememenin hayati sonuçları olabileceğini aktarıldı. "Çok net söylüyoruz; tüm doğumlar hastanede olmalı" Gebelik ve doğum sürecindeki takiplerin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Üstün, "Ülkemiz, Sağlık Bakanlığı, bütün doğumların bir sağlık merkezinde, hastanede olması gerektiğini söylüyor ve çok büyük bir oranda da bu isteğini gerçekleştiğini istatistiksel olarak biliyoruz. Merkezlerimiz çok güzel hizmetler veriyor, Sağlık Bakanlığı'mızın hastaneleri, özel hastanelerden de halkımız yararlanıyor. Çok net bir şekilde diyoruz; tüm doğumlar hastanede olmalı. Herhangi bir komplikasyonla karşılaşırsanız ve hastaneye yetişemezseniz çok acı, trajedik olaylarla karşılaşabilirsiniz. Her şey normal giderken bir anda bebek kalp atımları bozulup bebeğin oksijensiz kalmasına, spastik bebeklerin doğmasına neden olabilir" dedi. "Sorun olduğunda hazır şartlar olmazsa kalıcı sakatlık ve ölümlere yol açabiliyor" Doğuma kadar süreç çok sağlıklı gitse de doğum anında yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı tüm önlemlerin alınmış olmasının gerekliliğine dikkat çeken Doç. Dr. Kamil Şahin, önemli uyarılarda bulundu. Kişilerin hem kendilerinin hem bebeklerinin hayatlarını tehlikeye atmaması gerektiğini söyleyen Şahin, "Evde doğumlarda, doğumun nasıl seyredeceği belli olmuyor, sorun olduğunda hazır şartlar olmazsa maalesef bebeklerimizde oksijensizlik, nefes alamama, kalıcı sakatlık ve ölümlere yol açabiliyor. O nedenle ailelere özellikle müdahale edebilecek bir ekibin olduğu, yeni doğan yoğun bakımın olduğu ünitelerde doğum yapmalarını bebeklerinin gelecekleri için öneriyorum" diye konuştu. "İkiz doğumun evde olması başlı başına sorun" Şahin, hastanelerine evde doğumla gelen ikiz bebeklerle ilgili "İkizlerimizde de sıkıntılar oldu. İkiz doğumun evde olması başlı başına sorun çünkü ikizler mutlaka kuvözde kalmasını gerektirecek sorunlarla doğabiliyor. Bir kere prematüre doğuyorlar o nedenle de ikizin asla evde doğmaması, hastanede doğması lazım" uyarısında bulundu. "Yaşam koçu ya da benzer isimlerle destek alarak asla doğum yapılmamalı" "Miadında doğan bebeklerde en sık rastladığımız durumlardan biri de oksijensiz kalınması" diyen Yenidoğan Uzmanı Dr. Burcu Cebeci, "Profesyonel anlamda etkin ve yetkin merkezlerde doğumunu gerçekleştirememiş bebeklerde karşılaştığımız durumlar. Zamanla yarışıyoruz, bu bebeklerin doğum sonrası da çok hızlı bir şekilde müdahalesinin yapılıp sonrasında da özellikle yenidoğan hekimlerinin takibi altında, soğutma tedavisiyle çok yakın izlem gereksinimi olabiliyor. Bu nedenle özellikle ailelere vermemiz gereken belki de en önemli mesaj; evde gerekli yetkinlikte olmayan, sağlık profesyonelliğinden uzak, yaşam koçu ya da benzer isimlerle destek alarak asla doğum yapmamaları. Çok üzülüyorum çünkü en önemli olan şey; o bebeğe anında müdahale edemediğimizde geri dönüşümü olmayan, tüm hayatı boyunca yaşayabileceği engellerle hayata devam ediyor olması. Anlık özellikle yaşamın ilk dakikasında dokunuşlar bu bebekler için çok çok önemli. Çok ciddi bir oksijen eksikliği sebebiyle doğduysa ilk 6 saatte çok hızlı bir şekilde başlamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Evde doğum yapmış ikiz bir gebelik sonrası acilimize kalp masajıyla gelen bebeğimiz olmuştu" Dr. Cebeci, "Özellikle riskli bir gebeliği varsa annenin hem bebek hem kendisiyle de ilgili olabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya olsun ya da olmasın mutlaka bir pediatri ve gerekirse de yenidoğan ekibiyle doğum yapması önlenebilecek uzun dönem sekeller açısından çok çok önemli. Her bebeğin doğum sonrasında risk faktörü olsun olmasın canlandırma ihtiyacı olabilir. Gebeliğin ilk sürecinde Sağlık Bakanlığı'nın önerdiği şekilde sonrasında da uygun takip ve tedaviyi yapmak hem kendi hem bebeği için en büyük sorumluluğu olması gerekiyor. Tabii ki talihsiz şeyler yaşıyoruz, ünitemizde de takip ettiğimiz, evde doğum yapmış ikiz bir gebelik sonrası çocuk acilimize kalp masajıyla gelen bir yenidoğan bebeğimiz olmuştu, prematüre bir bebekti, yaklaşık bin 300 gram ağırlığında doğumu gerçekleşmişti. Sonrasında bebek çok ağır bir beyin kanaması da geçirmişti, Özellikle böyle ikiz zaten riski olduğunu öngördüğümüz doğumları asla hiçbir şekilde riske atmadan hastane ortamlarında yapmamız çok çok önemli. Tabii ki pişmanlık oluyor ama son pişmanlık maalesef fayda etmiyor. Etkilerini aile, belki ilk doğduğunda fark edemiyor ama bebek büyüdükçe, bu sekellerle baş başa kaldıklarında çok daha fazla üzülüyorlar, pişman oluyorlar" şeklinde konuştu. "Devreye girdiğimiz anda maalesef çoğu zaman geç kalmış olabiliyoruz" Sağlık profesyonelleri dışında kişilerin bu süreçlerle yer alamayacağını aktaran Cebeci, "Eğer bebek çok uzun süre oksijen açlığına maruz kaldıysa bu bebeklerin yaklaşık 10 bebekten 7-8'ini daha ilk müdahalemizde bile kaybedebiliyoruz, çok mortal seyrediyor. Ne bir yetkinlikleri var ne de tıbbi anlamda destek olabilecek bilgi ve beceriye sahip değil bu insanlar. Devreye girdiğimiz anda da maalesef çoğu zaman geç kalmış olabiliyoruz. Evde ya da başka bir yerde, bir sağlık profesyonelinin, kadın doğum, pediatri ekibinin olmadığı bir yerde doğum gerçekleştirmek bazen kaçınılmaz ve engellenemez sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Donanım anlamında tam bir ekip olarak, böyle zorlu durumlarda anında müdahale ederek birçok bebeğin hayatını kurtardık ve sağlıklı bir şekilde taburcu edebilmeyi başarabildik" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.