Hava Durumu

#Doktorlar

Yeni Marmara Gazetesi - Doktorlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doktorlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Estetik işlem sonrası dudağı çürüdü, 7 yıldır hukuk mücadelesi veriyor Haber

Estetik işlem sonrası dudağı çürüdü, 7 yıldır hukuk mücadelesi veriyor

Antalya'da aşçılık yapan 3 çocuk annesi Songül Uzunoğlu'nun, 2019 yılında özel bir merkezde yaptırdığı estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri sürerek başlattığı hukuk mücadelesi, aradan geçen 7 yılı aşkın süreye rağmen tamamlanmadı. Ceza yargılamasında doktorlar hakkında beraat kararı verilirken, Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmedildi. Kararın taraflarca istinafa taşınması üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'ne gönderildi. Daire, esasa ilişkin inceleme yapmadan harç ve tebligat eksikliklerinin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2019 yılının Şubat ayında Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki güzellik ve estetik merkezine başvuran Songül Uzunoğlu'na, iddiasına göre göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüz bölgesinde dolgu olarak kullanılacağı, operasyonun kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi. Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından kalıcı olacağı belirtilen dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, işlemin başarısız olması üzerine aynı merkeze yeniden başvurdu. İşlem 4 kez tekrarlandı Uzunoğlu'na 2019 yılı içerisinde farklı tarihlerde birden fazla işlem uygulandı. İlk işlemin ardından yüzündeki dolgunun kısa sürede eridiğini belirten Uzunoğlu, nisan ayında ikinci kez operasyona alındı. Bu süreçte kendisine alt dudağına da dolgu yapılmasının önerildiğini anlatan Uzunoğlu, mayıs ayında üçüncü kez merkeze çağrıldı. Göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yeniden yüzüne uygulanırken, alt dudağına da dolgu yapıldı. Yapılan işlemler için toplam 7 bin 500 TL ödeyen Uzunoğlu, dolguların yeniden kaybolması üzerine 18 Kasım 2019'da dördüncü kez işlem yaptırdı, bu işlem sırasında dudağına da müdahale edildi. Son işlemden sonra şiddetli ağrı yaşadığını, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu ileri süren Uzunoğlu, süreçte defalarca operasyon geçirdiğini belirtti. Uzunoğlu, "2019 yılında bir arkadaş tavsiyesiyle Antalya'da gittiğim güzellik merkezine göz altı ışık dolgusu için başvurdum. Merkezin yönlendirmesiyle yağ grefti işlemi yapıldı. Ben göz altıma müdahale istemiştim fakat yüzüme de işlem yapıldı. Üç kez tekrarlandı ama dolgular tutmadı. Yüzümde tuhaflık ve orantısızlık olduğu için dördüncü işlemi telafi amaçlı yapacaklarını söylediler. Ben de kabul ettim çünkü zaten çok kötü görünüyordu" dedi. "Dudağımı besleyen ana damar tıkandı" Dördüncü işlem sırasında dudağına da dolgu yapıldığını söyleyen Uzunoğlu, işlem sonrası hayatının değiştiğini ifade ederek, "Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Gördüğünüz dudağım, yanak içlerimden alınan dokularla oluşturulmaya çalışıldı. Bu süreçte defalarca operasyon geçirdim. Ağzımın içi hâlâ dikişli gibi. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara, ciddi bir paraya ihtiyacım var" diye konuştu. Ceza dosyasında beraat kararı Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılandı. Mahkeme, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda hiperbarik oksijen tedavisine geç başlanmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olmadığının belirtildiğini, ancak zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz tablosu gelişebileceğinin ifade edildiğini kaydetti. Mahkeme, sanıkların eylemleri ile taksirle yaralama suçu arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Tüketici Mahkemesi tazminata hükmetti Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında ise farklı bir değerlendirme yapıldı. Mahkeme, dosya kapsamı ve raporlar doğrultusunda uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, 8 bin 250 TL tedavi masrafı ve 236 bin 81 TL iş gücü kaybı olmak üzere 244 bin 331 TL maddi tazminata, ayrıca 750 bin TL manevi tazminata hükmetti ve Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminat kararı verildi. Karşı taraf ise bu talepleri reddetti. Dosya Bölge Adliye sürecinde Tüketici Mahkemesi'nin 21 Mart 2025 tarihli kararının ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, 18 Mart 2026 tarihli kararında dosyayı esastan incelemeden önce harç ve tebligat eksiklikleri bulunduğunu belirledi. Daire, bu eksikliklerin tamamlanması için dosyayı ilk kararı veren mahkemeye gönderdi. Bu sebeple tazminat dosyasında istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı. "Mahkeme ilerlemiyor" Tazminat davasının 2025 yılında karara bağlandığını ancak ödeme yapılmadığını öne süren Uzunoğlu, sürecin uzadığını belirterek, "Doktor ceza davasından ceza almadı. Çünkü dava taksirle yaralama suçundan açılmıştı. Tüketici Mahkemesi'ndeki tazminat davam 2025 yılında sonuçlandı fakat o tarihten beri ödeme yapılmadığı gibi dosyanın uzatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Karşı taraf üst mahkemeye başvurdu, biz de sabırla bekledik. 2019 Kasım ayından beri bu sürecin içindeyim, 2026 Temmuz ayındayız. Son olarak tebligat ve evrak eksiklikleri nedeniyle dosya yeniden ilk mahkemeye gönderildi. Mahkeme ilerlemiyor. Kimse benim hakkımı aramıyor" ifadelerini kullandı. "Ben bir insanım, ben bir kadınım" Hâlâ tedaviye ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu söyleyen Uzunoğlu, yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendisini yıprattığını dile getirdi. Uzunoğlu, "Ben bu haldeyim. Hâlâ tedavilere, hâlâ operasyonlara ihtiyacım var. Dudağımın durumu ortada. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. İnsanlar günümüzde bu işlemleri çok sık yaptırıyor. Ben hayatımda böyle bir şey yaptırdım ve güvendim. Beni bu hale getirdiler. Buna rağmen yaptıkları hatanın arkasında durmadılar, destek olmadılar. Bir insanın hayatını, yaşamını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak" dedi.

62 Yaşındaki Adam, Doktorların 'yürüyemezsin' Demesine Aldırış Etmedi Haber

62 Yaşındaki Adam, Doktorların 'yürüyemezsin' Demesine Aldırış Etmedi

 Bursa'nın Yenişehir ilçesinde aniden rahatsızlanıp felç geçiren 62 yaşındaki adam, doktorların 'yürüyemezsin' demesine aldırış etmedi. Rehabilitasyon merkezine giden adam, azmiyle tekrar yürümeye hatta koşmaya başladı. Menteş ailesi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulayan görevliler büyük sevinç yaşadı.  Bursa'nın Yenişehir ilçesi Çelebi Mahallesi'nde çobanlık yaparak yaşamını sürdüren 62 yaşındaki Ali Menteş, ansızın rahatsızlanarak felç geçirdi. 3 aydır vücudunun neredeyse tamamını kullanamayan 2 çocuk babası Menteş, hastanelere gitmesine rağmen yatağa mahkum oldu. Yenişehir'de faaliyet gösteren Destek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde de şansını deneyen Menteş, burada Uzman öğretici, psikolojik danışmanı Özlem Tekyıldırım ile tanıştı. Psikolojik danışmanı himayesinde tedavi programını düzenli bir şekilde yerine getiren Menteş, 75 günlük program sonrası kendi başına ayağa kalktı. Menteş, 75 günlük çalışma sonrası eski sağlığına kavuşarak hayatına devam etti.  Psikolojik danışman Özlem Tekyıldırım, "Ali bey 6 ay önce kurumumuza başvuru yaptığında felç geçirmişti. Bir çok hastane ve rehabilitasyon merkezinde tedavi sürecine girmesine rağmen yürüyemiyordu. Kurumumuza geldiğinde fizyoterapist arkadaşlarımız ile birlikte güzel bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Manuel yöntemler ve cihazlarla Ali beyin tekrar yürüyebilmesi için psikolojik destek verdik. Manuel uygulamalar gerçekleştirdik. 2 buçuk ay her gün fizik tedavi uyguladık ve sonucu aldık" diye konuştu.  Felç geçirdikten sonra tekrar yürümeye başlayan Ali Menteş ise, "Birkaç yere gittim ancak olumlu sonuçlanmadı. Sonrasında Yenişehir'de bulunan bir rehabilitasyon merkezine gittim. 2 buçuk ayda tekrardan yürümeye başladım. Çok mutluyum" dedi. 

5 Genç Doktor, Doğdukları Hastaneye Atanarak İlk Nöbetini Tuttu Haber

5 Genç Doktor, Doğdukları Hastaneye Atanarak İlk Nöbetini Tuttu

Bursa'da yeni mezun 5 doktor, doğdukları hastaneye yıllar sonra doktor olarak atanarak acil serviste ilk nöbetlerini tuttu.   Bursa'nın İnegöl ilçesinde bulunan devlet hastanesinde dünyaya gelen 5 genç, yıllar sonra doktor olarak doğdukları hastaneye atandı. Atanan doktorlar Gülşen İpek Boğazkesenli, Sude Tekin, Gökçe Eda Vargün, Sena Akyıldız ve Seren Kahraman, doğdukları hastanenin acil servisinde ilk nöbetlerini tuttular.  İnegöl adına çok büyük bir şans diyen İnegöl Devlet Hastanesi Başhekimi Hayrettin Göçmen, "İnegöl Devlet Hastanesi yalnızca İnegöl değil, İnegöl'ün çevre ilçelerine hizmet eden bir bölge hastanesi konumunda. Yoğun hasta profiline hizmet eden İnegöl Devlet Hastanesinde son atama kuralarında çok güzel bir tesadüf gerçekleşti ve İnegöl Devlet Hastanesinde doğan 5 tane çocuğumuz tıp fakültelerinde eğitimini bitirdikten sonra birinci tercih olarak hastanemize geldiler ve şu an da hizmete başladılar. Bu bizim için oldukça büyük bir şans. Gelecekte bayrağı güvenle, umutla teslim edeceğimiz dinamik arkadaşların varlığı bize büyük bir mutluluk ve onur veriyor. Ben aileleri adına onlarla beraber onurlarını, gururlarını paylaşıyorum. İnegöl'den böylesine üst düzey okumuş çocuklarımızın çıkması İnegöl için de kazanç. Bu açıdan ben geleceklerinin çok açık ve mutlu olmasını diliyorum. İnegöl adına çok büyük bir şans olduğunu ifade etmek istiyorum." dedi.  İnegöl'de göreve başlayan Doktor Sude Tekin, "Ben doktor Sude Tekin. 8 Kasım 2000 tarihinde İnegöl Devlet Hastanesinde doğdum. Geçen ay yapılan zorunlu hizmet kurasında ilk tercihim İnegöl Devlet Hastanesiydi ve çok şanslıyım ki geldi. Bu hastanede olmaktan dolayı çok gururluyum. Annem Nazan Tekin, 25 sene bu hastanede hizmet etmiş. Çok güzel bir hemşiredir. Ben de annemden aldığım bu bayrağı taşımış bulunuyorum doktor olarak. Doktor olmaya bu hastanenin koridorlarında, annemin iş arkadaşlarını görerek karar verdim. Her zaman örnek aldığım insanlar onlar olmuştu. Burada olmak hem çok duygusal hem de çok gurur verici. Çok mutluyum" dedi.  Doktor Gökçe Eda Vargün, "İnegöl Devlet Hastanesi'nde doğdum. İlkokul ortaokul ve lise eğitimi burada tamamladım. Daha sonra İstanbul Maltepe üniversitesi tıp fakültesini kazandım. 118 mecburi hizmet kategorisinde İnegöl Devlet Hastanesi'ni tercih ettim. Şu anda acil serviste doktor olarak başladım. Burada annem 28 yıl hemşire, babam ise sağlık memuru olarak görev yaptı. Onların iş arkadaşlarına örnek alarak burayı tercih etmek istedim. İyi ki burayı tercih etmişim çok gururluyum. İnegöllülere hizmet vermekten mutluyum." dedi.  Doktor Seren Kahreman da," Ben doktor Seren Kahreman. İnegöl Devlet Hastanesi'nde 30 temmuz 2000 tarihinde doğdum. Üniversiteye kadar olan eğitimi burada tamamladıktan sonra, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nde tıp fakültesinde eğitimimi gördüm. Daha sonra bu sene yapılan zorunlu hizmet kurasında İnegöl Devlet Hastanesi'ne atandım. Ve şunu söylemek istiyorum ki çocukken tedavi gördüğüm koridorlarda şimdi doktorluk yaptığım için çok mutluyum çok gururluyum. İyi ki ilk tercihimi buraya yazmışım." dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.