Hava Durumu

#Domates

Yeni Marmara Gazetesi - Domates haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Domates haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor Haber

Manyas Gölü'nden gelen ilaçlı su sorununa üretici çözüm bekliyor

Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, bölgedeki çiftçilerin yıllardır süren sorunlarını ve 2026 sezonuna ilişkin endişelerini gündeme taşıdı. Ramazan Düzen, Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı suların tarım arazilerine verdiği zarardan, domates sözleşme fiyatlarındaki yetersizliğe ve karpuz ticaretindeki etik olmayan uygulamalara kadar birçok kritik konuda açıklamalarda bulundu. 2018 yılından bu yana Manyas Gölü'nden gelen çeltik ilaçlı su sorununa karşı Karacabey Ziraat Odası ve şahsı olarak bir çözüm üretemediklerini, konuyla ilgili İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile bakanlığa defalarca bilgi verilmesine rağmen, ne olumlu ne de olumsuz yapıcı bir adım atıldığını ifade eden Düzen, "Karacabey sulama sahasında 175 bin dekar, Karadere Çayı'ndan ilkel şartlarda sulanan 35-40 bin dekar olmak üzere toplamda 220-230 bin dekar arazimiz çeltik ilaçlı sularda fitotoksiteye maruz kalıyor. Özellikle sebze tarımında ciddi maddi zararlar oluşuyor. Çiftçilerimiz hem sulama parası ödüyor hem de tarlasına zehir basmak zorunda kalıyor. Unutulmamalıdır ki bu çiftçilerimizin bir ailesi, çocukları var. 3-4 ton domateste kalıp zarar gören ailelerimizin çığlıklarına kulak verilmelidir" dedi. 2026 sezonu domates sözleşme fiyatlarına da değinen Düzen, sözleşmelerin yapıldığı gün ile bugün arasında ciddi maliyet artışları yaşandığını vurguladı. İran savaşının gübre ve mazot fiyatlarını artırdığını, petrol hammadde fiyatlarının yükseldiğini belirten Düzen, fabrikaların verdiği nakdi yardım, kesilen faturalar, nakliye ve işçilik maliyetlerindeki artışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Düzen, "O günkü fiyatlarla yaptığımız sözleşmeler bugün bizi kurtarmıyor. 10 ton domates alsak dahi zarar ediyoruz. Karacabeyli çiftçinin sözleşme fiyatlarının en az bin -bin 500 TL daha artırılarak 6 bin 500- 7 bin TL seviyesine çekilmesini sanayicilerimizden bekliyoruz. Bakanlığımızın hem sanayicinin hem çiftçinin önünü açmak için sanayiciye destek olması şart. Aksi takdirde önümüzdeki yıllarda domates üretimi yapan çiftçi ekim yapamaz hale gelecektir" ifadelerini kullandı. Çiftçileri uyaran Düzen, "Karpuzunuzu satarken pazarlığı çok iyi yapın. Mal satıldığında fiyat düşerse mahkeme varsa yükseldiğinde de mahkeme olmalı. Tüccarla iyi konuşun, mahkeme yoksa yerini ölçün, çekini alın, paranızı alın. Aksi halde yerli esnaf zarar görüyor. Yerli esnaf zarar etse de ödeme mücadelesi veriyor. Ama dışarıdan gelen tüccar fiyat düşünce 'karpuz düştü', fiyat yükselince hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Bu ticaret olmaz. Yerli esnaf ve ben zarar ederim, ama o her türlü kazanacak. Ne ahlaki ne de ticaret usulüne uygun bir durum. Para kazanırsan öde, kazanmazsan ödeme mantığı ticaret değildir. Karacabeyli çiftçilerimizi uyarıyorum, pazarlıklarınızı sağlam yapın" ifadelerini kullandı.

Sözleşme yaptığı firma ürünü almayınca 20 milyon lira zarar etti Haber

Sözleşme yaptığı firma ürünü almayınca 20 milyon lira zarar etti

Geçen yıl Konyalı bir firma ile anlaşarak 500 dönüm alanda sözleşmeli karpuz ektiğini hatırlatan Gezegen, ürünün bir bölümünün satın alındığını ancak piyasa fiyatlarının gerilemesi üzerine firmanın sözleşmeye aykırı davrandığını belirtti. Firmanın fiyat güncelleme talebini kabul etmelerine rağmen hasada gelmediğini ifade eden Gezegen, "3 bin 500 ton karpuzum yerde kaldı. Farklı bahaneler ileri sürdüler. 'Bugün, yarın' derken gelmediler ve 20 milyon liraya yakın zararım oldu. Karpuzdan çok soğudum, bir yıl oldu karpuz yemedim. Temmuz ayı geldi, karpuzu göresim bile yok" dedi. "Paranızı almadan tüccarı tarlaya sokmayın" Yaşanan sürecin ardından hukuki mücadele başlattıklarını kaydeden Gezegen, "2025'te yaşadığımız sorunlar mahkemeye taşındı, keşifler yapıldı, davalar açtık ve sürüyor. Adalete güveniyoruz. Haksız ithamlarla mağdur edildik. Mahkemeler biraz yavaş ilerliyor ama mağduriyetimizin er ya da geç giderileceğine inanıyorum" diye konuştu. Sözleşmeli üretim yapmasına rağmen mağduriyet yaşadığını vurgulayan Gezegen, "Karpuz tüccarlarına dikkat edin, paranızı almadan tarlanıza sokmayın. Anlaşmalarınızı yapın. Ben sözleşmeli ektiğim halde mağdur oldum, siz düşünün" ifadesini kullandı. "Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor" Bu yıl umudunu domates, biber ve mısıra bağladığını ancak girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu dile getiren Gezegen, üretimdeki heyecanlarını kaybettiklerini söyledi. Gezegen, bölgedeki üretim değişikliklerine değinerek, "Mazot ve gübre maliyetleri yüksek. Önümüzdeki bir iki yıl içinde tarımda ne kadar üretiriz bilmiyorum. Mısır üretiyoruz, satıyoruz ama ortada gelir görünmüyor. Karacabey çiftçisi giderek mısırdan vazgeçiyor. Mısır azaldığı için çiftçi ürün seçeneği olarak domates ve bibere yöneldi. 2026'da neler yaşayacağız, fiyatlar nasıl olacak göreceğiz" dedi.

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü Haber

Kuru soğan çiftçinin yüzünü güldürdü

Fiyat artışından memnun olan çiftçiler, diğer yandan gelebilecek bir ithalat hamlesiyle fiyatların düşmesinden endişe duyuyor. Bereketli topraklarıyla bilinen Karacabey ovasında bir yandan domates ve biber tarlalarında çapalama mesaisi sürerken, diğer yandan da hububat ve kuru soğan hasadı heyecanı yaşanıyor. Son yıllarda düşük fiyatı nedeniyle tarlada ve depolarda kalarak çürümeye terk edilmesiyle gündeme gelen kuru soğanın fiyatı, bu yıl özellikle Adana ve Hatay bölgesindeki aşırı yağışların verimi düşürmesi nedeniyle yükselişe geçti. Geçen yıl dönümünü 5 bin liraya satamayarak büyük zarar eden ve önemli bir kısmı üretimden çekilen çiftçiler, bu yıl tarladaki verime göre dönümünü 60 bin lira ile 120 bin lira arasında değişen fiyatlarla elden çıkarıyor. "Zararda çiftçi, karda ithalatçı olmamalı" Karacabey'de uzun yıllardır kuru soğan üreticiliği ve ticareti yapan Gürel Dipli, kış aylarında kuru soğanın kilosunu toptan olarak ülkenin dört bir yanına 2-3 liradan gönderdiklerini hatırlattı. Geçen yıl dönüm maliyeti 35 bin lira olan soğanı satamadıkları için üreticinin ciddi darbe aldığına dikkati çeken Dipli, piyasadaki son duruma ilişkin şunları kaydetti: "Bu yıl yeni mahsul taze kuru soğanın tüccar çıkış kilogram fiyatı 25 lira seviyelerinde seyrediyor. Çok şükür çiftçimiz bu yıl biraz para kazanmaya başladı. Bizler tarlada çiftçiyle dönüm başı fiyat üzerinden anlaşarak ürünü satın alıyoruz. Bunun işçi eliyle toplanması, çuvallanması, nakliyesi ve işletme kar oranı derken nihai çıkış fiyatı 25 lirayı buluyor. Soğan üreticisi aslında 2018 yılından bu yana hak ettiği kazancı bir türlü sağlayamadı, bu yıl biraz kazanmaya başladı. Zarar edildiğinde bu yük tamamen çiftçinin sırtına yükleniyorsa, kar zamanı da bu kazanç yine çiftçinin hanesine yazılmalı." "İthalat kararı çiftçinin mücadele gücünü kırar" Üreticilerin şu an en büyük endişesinin dış pazardan getirilecek ithal ürünler olduğunu vurgulayan Dipli, yetkililere seslenerek şunları kaydetti: "Sektör olarak şu an tek bir korkumuz var, o da aniden alınabilecek bir ithalat kararıdır. Sistem hiçbir zaman zararda çiftçiyi yalnız bırakıp, karda ithalatçıyı zengin edecek şekilde işlememeli. Bıraksınlar, yıllar sonra kuru soğan üreticisi de emeğinin karşılığını alıp biraz rahat nefes alsın. Eğer çiftçimiz bu yıl da hak ettiği kazancı elde edemezse, önümüzdeki yıllarda soğan üretiminden tamamen uzaklaşır ve üretimin devamlılığı kalmaz. Tam kar edip yaralarını saracağı bu hassas dönemde piyasaya ithal ürün sokulursa, yerli üreticinin toprakla mücadele edecek gücü kalmaz."

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar Haber

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar

Karacabey'de kavurucu sıcaklar ve güneş altında çapa, dikim ve hasat gibi ağır işleri yürüten tarım işçilerinin tarladaki zorlu mesaisi devam ediyor. Bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar sebebiyle gecikmeli olarak 15 Mayıs'tan sonra başlayan salçalık domates ve biber fidesi dikimleri için arazilerde yoğun bir tempo yürütülüyor. Gün boyu güneşin altında yoğun emek harcayan işçilerin öğle paydosundaki en büyük motivasyon kaynağı ve vazgeçilmezi ise geleneksel yöntemlerle demlenen odun ateşi çayı oluyor. Mataralardaki su odun ateşinde kaynıyor Tarım işçilerinin başında bulunan çavuşun eşi Güler Şengül, her gün öğle paydosuna kısa bir süre kala hazırlıklara girişiyor. İşçilerin kendisine teslim ettiği metal mataraları ve çaydanlıkları bir araya getiren Şengül, tarlada yakılan odun ateşinin etrafına bunları dizerek içindeki suları kaynatıyor. Öğle molası saatinin gelmesiyle birlikte işçiler, mataralarda kaynayan sıcak suyun içine çaylarını ilave ederek yemeklerini yiyene kadar demlenmeye bırakıyor. "Bu çay bizim zahmetimizin ödülü" Odun ateşinin korunda ve közün yakınında demlenen matara çayı, özellikle kadın işçilerin tüm günün yorgunluğunu üzerinden atmasını sağlıyor. Tarladaki ağır çalışma şartlarına rağmen bu keyiflerinden asla ödün vermediklerini belirten kadın işçiler, açık havada içtikleri çayın lezzetinin evdekinden çok daha farklı ve güzel olduğunu ifade etti. Çayın kendileri için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren işçiler, "Evde demlendiğinde bu kadar lezzetli olmuyor. Odunla yapılan çayın hepsi güzel oluyor. Yorgunluğumuzu geçiriyor. Çay olmazsa olmazımız. Tarlada yorgunluğa en iyi gelen bu çay. Zahmetimizin ödülü bu çay" dedi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen de tarım işçilerinin yaz sıcaklarında çok ağır ve zahmetli bir iş üstlendiğine dikkati çekerek, işçilerin öğle paydoslarında yemeklerini yedikten sonra hemen çay saatine geçtiklerini ve odun ateşinde demlenen bu çayın tadının bir başka olduğunu belirtti.

Bursa'da ücretsiz fide izdihamı Haber

Bursa'da ücretsiz fide izdihamı

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle ‘fide bizden ürün sizden' sloganıyla dağıtılan ücretsiz fideler yoğun ilgi gördü. Binlerce vatandaş fide almak için Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde sabah saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşturdu. Kapya biber, sofralık kırmızı domates, dolmalık biber, çarliston biber, tatlı kıl sivri, salçalık kırmızı domates, çiçek acı biber ve uzun patlıcan olmak üzere 8 farklı çeşit 120 bin fide vatandaşlara dağıtıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Burada 8 farklı çeşitte toplam 120 bin fide dağıtıyoruz. Bizler, sizlerin verdiği parayla fide alıp sizlere dağıtıyoruz. Para sizin, patron sizsiniz. Sizin taleplerinizi karşılarız, parasını siz ödüyorsunuz çünkü. O yüzden daha fazlasına da bakarız bir dahaki dönem daha fazla dağıtırız. Tabi burada dağıttığımız ürünlerin hepsi Nilüfer'in kırsalından üretilmiş, kırsal mahallelerinden gelmiş çiftçimizin ürünleridir. Biz onların el emeğini aldık, şimdi sizin toprak ilginizle birleştiriyoruz. Böylece hem kırsal üreticilerimizi desteklemiş oluyoruz hem de sizleri doğayla buluşturuyoruz. Biber, domates, patlıcan, birçok ürünü burada veriyoruz'' dedi. 8 çeşit fidenin dağıtıldığını söyleyen Başkan Özdemir, "Çoğumuz şehir merkezinde yaşıyoruz. Ama ‘Benim toprağım yok ki' demeyin. Çatınızda, terasınızda, balkonunuzdaki saksıda da yetiştirebilirsiniz onları. Size sunduğu bu güzelliği çocuklarınızla birlikte yaşamanızı isteriz. Kendi gıdanızı yetiştirmenin, dalından bir domates koparmanın mutluluğu paha biçilmez bir şeydir. Özellikle çocuklarımızın bu sürece dahil olmasını istiyoruz. Çocuklar toprakla buluşsun, toprakta ürün üretsin, toprağa ellerini sürsün, o fidenin gelişimini izlesin, o fidenin ürünleriyle barışsın, bir arada olsun ve bunun kıymetini erkenden öğrensin" diye konuştu. Konuşmanın ardından Başkan Özdemir'de vatandaşlara fide dağıtımını gerçekleştirdi.

Karacabey Ovası sular altında kaldı Haber

Karacabey Ovası sular altında kaldı

Bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında kullanılan ve Marmara Denizi'ne dökülen önemli su kaynaklarından Nilüfer Deresi, Kocaçay ve dün bir kişinin köprü altından geçerken suya kapılarak hayatını kaybettiği Canbolu Deresi, son 2 haftadır devam eden yağışlar sebebiyle taştı. Harmanlı ve Bayıraltı mahalleleri sınırları içerisinde bulunan Karacabey Ovası'ndaki binlerce dönüm tarım arazisi ile tarlara giden yollar sular altında kaldı. Yolların suyla kaplanması sebebiyle çiftçiler arazilerine ulaşamadı. Bursa istikametinden Bandırma istikametine devam eden otoyol, suyla kaplanan ovayı tam ortadan ikiye böldü. Su altında kalan tarım arazilerinin dronla çekilen görüntüleri, taşkının etkilerini gözler önüne serdi. Harmanlı köyünden Ramadan Yongacı, 120 dekar arpa ekili arazisinin sular altında kaldığını belirterek, 15 senedir böyle bir olay yaşamadıklarını belirtti. Aynı köyde çiftçilik yapan Raşit Varol ise, "Ekili binlerce dönümlük alanımız su altında kaldı. Ekilecek yüzlerce yerimiz var. Allah yardımcımız olsun" dedi. Harmanlı Köyü Muhtarı Hüseyin Özdemir ise, 4 bin dönümü buğday ve arpa ekili 10 bin dönümden fazla tarım arazisinin sular altında kaldığını belirterek, "Boş arazilere domates, ayçiçeği ve mısır ekmeye hazırlanıyorduk. Ancak bu felaket başımıza geldi. Artık geç kaldı, maalesef ekilemeyecek" dedi. Özdemir, taşkın sularının 2 ay gibi bir sürede geri çekilmesini beklediklerini ifade ederek, yetkililerden yardım beklediklerini söyledi.

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor Haber

Karacabey çiftçisi suların çekilmesini bekliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, şubat ayı uzun yıllar yağış ortalaması 75 kilogram olan Bursa'ya geçen ay 129 kilogram yağış düştü. Tarımsal üretimin önde gelen ilçelerinden Karacabey metrekareye 95,3 kilogram yağış düşerken, Mustafakemalpaşa 105,8, İznik 90,8, Gürsu 100,7 Kestel 116,8 ve Yenişehir ise 65,2 kilogram yağış aldı. Yağışların ve Uludağ'daki karların erimesiyle Uluabat Gölü, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken yaşanan taşkınlar Karacabey'de dönümlerce tarım arazisini su altında bıraktı. Karacabey Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Ramazan Düzen, yaklaşık 2 bin dönüm tarım alanının suyla kaplı olduğunu belirterek, "Bunların bir bölümü hububat ekili arazi. Bunlarda ciddi zarar oluştu. Buğday 2 gün su içinde kalırsa bozulur ki günlerdir adeta göl içindeler" dedi. Zarar gören bu alanların tekrar dikileceğini, diğer alanlara farklı ürünler için değerlendirileceğini dile getiren Düzen, şunları söyledi: "Şu anda araziler suyla kaplı, çiftçinin eli kolu bağlı. Suların çekilmesini bekliyoruz. Domates ve biber gibi sebze ekimleri bu yıl nisan ve mayıs gibi başlar. Mayısa kadar suların çekilmesini bekliyoruz. Nisan ayında suyun çekildiği yerde çiftçilerimiz hızla ekimini yapar. Zarar gören buğday ekili arazilerde bahar dönemi ekilişlerinde mısır ve ayçiçeği olabilir. Yağışlar iyi oldu umarız verimli bir sezon geçiririz." Düzen, suların bazı buğday yerlerde hızlı çekildiğini ve ciddi zarar oluşmadığına dikkati çekerek, "Tek sorun traktörüyle tarlaya giremedi kimse. Gübre ve ilaçlarını dron desteğiyle attılar. Buralar iyi su aldı, verimi de iyi olacaktır diye düşünüyoruz" dedi. Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan Mustafa Çolakoğlu (62) da yıllardır hayvanlarını otlattığı arazilerin, meraların su altında kaldığını belirterek, "Haftalardır hayvanları otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yemli devam ediyoruz. Yem de çok pahalı, hayvancılık yapanların belini büküyor. Balya alıyoruz mecburen ve karışık yaparak maliyet düşürmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Ata tohumuyla sarıdan siyaha kadar üretilen domates ve biberler, bahçede renk cümbüşü oluşturuyor Haber

Ata tohumuyla sarıdan siyaha kadar üretilen domates ve biberler, bahçede renk cümbüşü oluşturuyor

Kayseri'nin Kocasinan içesinde kurulan Yediveren Kadın Kooperatifi'nde ata tohumu kullanılarak 55 çeşit domates ve 22 çeşit biber üretiliyor. Sarı renkten siyah renge kadar onlarca çeşit üretilen ürünler, bahçede misafirlerine renk şöleni oluştururken; kooperatif üyesi kadınlara da gelir kaynağı oluyor. Kocasinan Belediyesi tarafından kurulan ve bünyesindeki 7 kadın üyesi ile 20 bin metrekare alanda faaliyetlerini sürdüren Yediveren Kadın Kooperatifi; ata tohumlarıyla 55 çeşit domates, 22 çeşit biber ve 3 çeşit mısır üretti. Dalında rengarenk ürünler veren bahçe, misafirlerini ağırlarken Kooperatif Üyesi Aynur Sönmez, aile bütçesine katkıda bulunmak için üretime başladığını ve toprağa hayallerini ektiğini söyleyerek, "Benim kooperatif hayatım birçok ev hanımında olduğu gibi aile bütçemize katkısı olsun diyerek başladım. Daha sonra buraya geldiğimde bu toprakları ekip biçtikçe, hayallerimizi ekip biçtik. Buradan ürünler aldıkça çok daha mutlu olduk. Tabii bu ürünleri sattık ve kazanç elde ettik daha da mutlu olduk. Benim burada kalma sürem yaklaşık 3 yıla yakın. Başlangıçtan beri uzun bir yol kat ettiğimize inanıyorum. Hem maddi olarak hem manevi olarak. Başlangıçta biraz hafife almıştım, bir topraktan ne olabilir diyerek ama sonra toprağı ektik biçtik v ürünleri topladıktan sonra çok büyük haz duyduk. Ürünleri satışa sunduktan sonra çok daha mutlu olduk. Ürünlerimizin halk tarafından beğenilmesi bizi çok onurlandı ve mutlu olduk. Bundan sonra da tüm var gücümüzle Ahmet Çolakbayrakdar beyin sonsuz destekleriyle çok daha iyi yerlere gelmekteyiz. Bize bu imkanı sağlayan valimize, kaymakamımıza ve belediye başkanımıza çok teşekkür ederim" dedi. Bir diğer Kooperatif Üyesi Emine Ünal ise hedefinin doğal ürünler yetiştirmek olduğunu ifade ederek, "Yaklaşık 3 yıldır Kocasinan Kooperatif sayesinde buradayım. Yediveren Kooperatifi ile başladık. Ben toprağı çok seviyorum. Bizim köyde ufak bir toprağımız vardı orada zaman geçiriyorduk. Burayı duyduğumda ben de katılmak istedim ve geldim. Ekiyorum, biçiyorum, mutluyum, günlerim güzel geçiyor burada. Burası severek yaptığım bir iş. İleriye dönük hedefim; devamlı burada kalmak. Ekip, biçmek ve dikmek, çocuklarıma doğal ürünler yetiştirmek. Maddi ve manevi yönden güzel günler geçiyor burada. Ahmet Çolakbayrakdar beye bize böyle bir fırsat sunduğu için çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Sürdürülebilir tohumlar ile burada yaklaşık 120 çeşit ürünümüz var" Kooperatif Üyesi, Yerel Tohum Gönüllüsü Zülkariye Çıtak; yerel tohumlarla üretim yaparak ürünleri Kayseri'ye tanıtmak istediklerini kaydetti. Çıtak, "Yerel tohumu yaşatmak için Kocasinan Belediye Başkanımız Ahmet Çolakbayrakdar beye sayesinde geldim. Burada yerel tohumları üretip Kayseri ile tanıştırmaya çalışıyoruz. Doğa ile dost ve uyumlu üretimler yapmaktayız. Doğadan aldığımızı tekrar doğaya vermeye çalışıyoruz. Sürdürülebilir tohumlar ile burada yaklaşık 120 çeşit ürünümüz var. Kayseri halkına sunmaya çalışıyoruz. Aslında Kayseri halkının damak zevkini değiştirmeye geldik. Domatesin farklı çeşitlerini görsünler, atalık çeşitlerimizi tanısınlar diye üretim yapmak istiyoruz. Ürünlerimizi sunduk ve güzel de beğeni aldık. Talep de güzel. İnşallah burayı daha ileriye götürmeye çalışacağız" ifadelerini kullandı. Ürünler hakkında bilgiler veren Çıtak, "Biber çeşitlerimiz, domates çeşitlerimiz ile insanlara sağlıklı gıdayı sunmaya çalışıyoruz. Çeride domateste yaklaşık 12 çeşit, toplamda 55 çeşit ürünümüz var. Kayseri halkı büyük çeşitleri daha fazla istediği için büyük çeşitlerimiz daha fazla ama çeri çeşitlerimiz çok lezzetli. Burada ürünlerimizi tanıtmaya çalışıyoruz. İlk çıkış amacımız Kayseri’de çeşitliliği sağlamaktı. Benim buraya asıl geliş amacım; yerel tohumları çoğaltıp haklımıza sunmak. Biz her yıl tohum paketleriz ve Kayseri halkına bu tohumları sunarız. Pazarımız açılacak. Pazarımız açıldığında halkımıza tohum da hediye etmeyi düşünüyoruz. Ürünlerimiz zaten organik ve doğal. Tohumlarımız da sürdürülebilir tohumlardır. Bizden domates ala kişi, domatesin çekirdeğini çıkartıp bahçesine ekebilir, hepsi sürdürülebilir tohum. Biberde yaklaşık 22 çeşidimiz var, kapya biberde 5 çeşit, dolmalık biberde 8 çeşidimiz ve acıdan tatlıya kadar birçok çeşidimiz var. Biberi dalında kuruyana kadar iyice bekletiyoruz daha sonra biberi ekiyoruz. Domatesi alıp tohumunu çıkartabilirler ama biberi iyice olgunlaştırıp halkımıza daha sonra tohumunu paketleyip veriyoruz. Haşlamalık ve közlemelik mısırımız var. Bir de süt mısır dediğimiz kooperatife katkı olsun diye bir bahçemize 'şeker mısırı' dediğimiz Balıkesir’den gelen çok özel bir süt mısır ektik. Halkımız çok sevdi ve beğeni aldı. Bu sene 3 çeşit mısır ektik. Her yıl beğeniler ölçüsünde ekeceğiz ama yeni tatları tatmaları için yeni tatlar ekeceğiz. Kayseri halkı da buyursun gelsin. Çok büyük bir emek ve hizmet var. Yaklaşık 20 dönümlük bir alanda belediyemizin bize suyundan elektriğine kadar hepsini sağladı. Pazarımız açılacak. Kayseri halkımız gelsin ve buradaki emeği de görsün. Kolay bir yerde Hastane yolu üzerinde gelip giderken uğrana bilecek bir yer. Gelsinler ürünleri görsünler, hizmeti görsünler" dedi. "Amacımız ata tohumlarına sahip çıkmak, gelecek nesillere aktarmak" Burada yetiştirilen ürünlere şehir dışından da talep olduğunu aktaran Kocasinan Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü Eğitmeni Ali Oğuz ise, "Kocasinan Belediye başkanımız Sayın Ahmet Çolakbayrakdar'ın önderliğinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü olarak Yediveren Kadın Girişimci Kooperatifini kurduk. Bu projenin amacı ev hanımlarının neler başarabileceğini kanıtlamak ve ata tohumuna sahip çıkarak gelecek nesillere ata tohumunu miras bırakmak. Ayrıca halkımızı DNA'sıyla oynanmış ürünler yerine doğal ürünlerle sağlıklı beslenmelerine katkı sağlamak için ve diğer vatandaşlarımıza örnek olmak için başlatılmış bir projedir. Umduğumuzdan daha hızlı büyüyor ve çok rağbet görüyoruz Türkiye’nin bir çok yerinden kooperatif sipariş alıyor ve gönderiyor. Şu an 20 bin metrekare alanda üretim yapılıyor ve hemen önüne Kocasinan Belediyesi tarafından yapılan pazar yerinde de satışa sunup organik ürünlerimizi halkımızla buluşuyoruz. Bütün Kayseri halkını ve yolu Kayseri’den geçen bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.