Hava Durumu

#Dostluk

Yeni Marmara Gazetesi - Dostluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dostluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

OSMANGAZİ’DE ÇOCUKLARA “BARIŞ ADASI” TİYATROSU Haber

OSMANGAZİ’DE ÇOCUKLARA “BARIŞ ADASI” TİYATROSU

Osmangazi Belediyesi, çocukların kültür ve sanatla buluşmasını sağlamak amacıyla düzenlediği etkinliklere devam ediyor. Bu kapsamda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Bursa Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Barış Adası” adlı çocuk oyunu, ücretsiz olarak Osmangazi Gösteri Merkezi’nde izleyiciyle buluştu.Turgay Yıldız’ın yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği oyunda Cansu Yılmaz, Miço Kiçi; Ozan Kaya ise Miço Miçi karakterine hayat verdi. Aynı gemide çalışan iki miçonun fırtına sonrası ıssız bir adada mahsur kalmasını konu alan oyun, karakterlerin adayı paylaşma mücadelesini ve ada başkanlığı seçimine uzanan maceralarını eğlenceli bir dille anlattı. Çocuklara tiyatroyu sevdirmeyi ve sanatın eğitici yönünü eğlenceli bir anlatımla aktarmayı amaçlayan gösteride, kavga yerine oyunun, savaş yerine barışın, yalnızlık yerine arkadaşlığın önemi vurgulandı. Dostluk, kardeşlik ve dayanışma temalarının öne çıktığı oyun, minik izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Oyuncu Cansu Yılmaz, Osmangazi’de çocuklarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek oyunun iki miçonun adayı paylaşma mücadelesiyle başladığını ve kardeşlik mesajıyla sona erdiğini belirtti. Yılmaz, etkinliğe katkılarından dolayı Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti.Miço Miçi karakterini canlandıran Ozan Kaya da gösterinin keyifli geçtiğini ifade ederek çocuklar için güzel bir oyun sahnelediklerini söyledi. Kaya, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini iletti.Gösterinin ardından Bursa Devlet Tiyatrosu oyuncuları Cansu Yılmaz ve Ozan Kaya’ya katkılarından dolayı plaket takdim edildi. Osmangazi Belediyesi, çocukların sanatsal etkinliklerle buluşmasını ve hayal dünyalarını geliştirmesini destekleyen kültür-sanat çalışmalarını sürdürüyor.

DEFNE SUMAN, “RÜYAYA BENZER” ROMANININ HİKÂYESİNİ ANLATTI Haber

DEFNE SUMAN, “RÜYAYA BENZER” ROMANININ HİKÂYESİNİ ANLATTI

Nilüfer Belediyesi tarafından yazarlarla okurları bir araya getirmek amacıyla düzenlenen Edebi Kazılar söyleşileri, yeni döneminde de edebiyatseverleri ağırlamaya devam ediyor. Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin bu ayki konuğu yazar Defne Suman oldu. Moderatörlüğünü Çağlayan Erendağ’ın üstlendiği söyleşide, Suman’ın “Rüyaya Benzer” adlı romanı ve yazarlık serüveni ele alındı. Yazarlıkla çocukluğundan beri ilgilendiğini belirten Defne Suman, başlangıçta okur karşısında yazma cesaretini kendinde bulamadığını anlattı. Yoga sayesinde kendine güvenmeyi ve cesaret kazanmayı öğrendiğini ifade eden Suman, ilk editörü Çağlayan Erendağ ile yollarının kesişmesinin yazarlık hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Erendağ’ın, internetteki blogunda yayımladığı yazıları bir araya getirerek bir yayınevine götürmesiyle yazarlık sürecinin başladığını dile getirdi.Geçen yıl kasım ayında yayımlanan ve 1990’lı yıllarda geçen “Rüyaya Benzer” romanının çıkış noktasına da değinen Suman, eserini o dönemi birlikte yaşadığı dostlarına adadığını belirtti. Romanı yazmaya başlarken bir dostluk hikâyesi anlatmak istediğini vurgulayan yazar, yaş ilerledikçe arkadaşlık ilişkilerinin değerinin daha iyi anlaşıldığını ifade etti. Arkadaşlığın zaman içinde önemini koruyan özel bir bağ olduğuna dikkat çeken Suman, evliliklerin sona erebildiğini, çocukların büyüyerek kendi yollarını çizdiğini ve aile içindeki ilişkilerin zaman zaman yıpranabildiğini söyledi. Buna karşılık arkadaşlığın sessizce varlığını sürdürdüğünü belirten yazar, bu düşünceden hareketle kendi gençliğinden ilham alarak genç bir arkadaş grubunu romanının merkezine yerleştirdiğini anlattı.Kendi deneyimlediği bir dönemi kaleme almanın, hayal ile gerçeği birbirine yaklaştırdığı için yazım sürecini zorlaştırdığını belirten Suman, karakterleri ve olay örgüsünü oluştururken farklı bir dünyayı kurgulamanın daha kolay olabildiğini söyledi. Suman, “İş kurmaca ve karakter inşasına geldiğinde bilmediğim bir dünyayı yazıyor olmanın daha kolay olduğunu anladım” sözleriyle yazarlık deneyimini paylaştı.Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Etkinliğin sonunda Defne Suman, okurları için kitaplarını imzaladı.

15 yıllık efsanede ayrılık vakti: Yaren leylek göçe hazırlanıyor Haber

15 yıllık efsanede ayrılık vakti: Yaren leylek göçe hazırlanıyor

Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu eşsiz dostluk sayesinde vefanın, sadakatin, umudun ve insan ile doğa arasındaki sevgi bağının evrensel sembolü olan Yaren leyleğin yavruları sıcak topraklara göç ederken, şimdi de Yaren leylek veda için hazırlanıyor. Balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu eşsiz bağla milyonların gönlünde taht kuran Yaren leylek, yavrularını uçurmasının ardından sıcak ülkelere doğru yola çıkmaya ve dostu Adem amcaya veda etmeye hazırlanıyor. 4 yıldır yuvası Adem amcanın kapısının dibinde Aralarındaki bağ sadece kayığa konup balık yemekle sınırlı kalmayan, Yaren'in yuvasını 4 yıl önce Adem Yılmaz'ın evinin hemen yanı başındaki direğe taşıyacak kadar derinleşen bu efsanevi dostluk, bu yıl her zamankinden biraz daha erken ayrılık noktasına geldi. 24 Şubat'ta köyüne geri dönerek sevenlerine büyük sevinç yaşatan Yaren ve eşi Nazlı, bu sezon 5 yavru dünyaya getirdi. Ancak bu yıl yavruların yuvadan erken ayrılması, büyük göçün de erkene çekileceğinin habercisi oldu. Şimdilerde birçok yerde leylekler sıcak ülkelere göç etmeye başladı. Yaren leylek ile Adem amca Için de ayrılık vakti geldi. Geçici bir ayrılık olsa da Adem amcanın gözleri doluyor gitmeden Yaren'i özlüyor. Köylülerin ve ekran başındaki milyonların gözü kulağı şimdi Yaren'in kanat çırpışlarında; Adem amca ise her gün sabah evinden çıktığında yuvasında gördüğü Yaren'i şubat mart ayı ne kadar büyük bir özlemle bekleyecek. "Marta kadar beklemekten başka çarem yok; hem sevinç hem endişe kaplıyor içimi" Yavruların 6 ve 7 Ağustos'ta yuvayı terk ettiğini belirten Adem Yılmaz, "6 Ağustos'ta 4 yavrusu uçtu 7 Ağustos'ta en küçük yavrusu da yuvadan ayrıldı." dedi. Normal şartlarda ağustos sonunu bulan vedanın bu kez çok daha yakın olduğunu vurgulayan Adem amca, ayrılık vaktinin yaklaşmasıyla içini büyük bir hüznün kapladığını dile getirdi. Adem amca, duygular ve yaşadığı endişeye ilişkin şunları söyledi: "Normalde yavrular ağustosun 15'inde, Yaren ise ay sonunda giderdi. Bu sene yavrular erken uçtu. Bu da Yaren'in de erken gideceğinin işareti. Artık vedaya hazırlanıyoruz. Yaren'in buradan gitmesi bana gerçekten büyük bir hüzün veriyor. Bütün kış boyunca evimin önündeki boş yuvaya bakıp onun gelmesini beklemekten başka çarem yok. Mart ve nisan ayları yaklaştığında 'Yine gelecek' diye içimi büyük bir sevinç kaplıyor ama aynı zamanda yolda başına bir şey gelmesinden endişelenip korkuyorum. Yani hem sevinci hem endişeyi bir arada yaşıyorum." Yaren'in yıllardır bunu başardığını, her yıl gelip kayığıma konduğunu anlatan Yılmaz, "Bizi ve sevenlerini mutlu etti. Üstelik bu yıl 4 yıldır kayığıma yaklaşmayan eşi Nazlı'yı da ikna edip getirdi, ikisi birlikte kayığımdan balık yedi. Bu beni ayrıca çok mutlu etti. İnşallah bu yıl da sağ salim sıcak ülkelere gider ve baharda yine sağlıklı bir şekilde yuvamıza döner." dedi. İstanbul'dan ziyarete geldiler İstanbul'dan Adem Yılmaz ve Yaren leyleği ailesi ile ziyarete gelen Gökmen Ceylan, hem hatıra fotoğrafı çekmek hem de Adem amcaya teşekkür etmek istediklerini belirterek, "Hayvan sevgisini çocuklarımıza aşıladığı için bir tanışmak bir çay içmek istedik. Bizim için çok mutluluk verici oldu. Adem amca, çok içten çıktı sağ olsun leylek hakkında Yaren hakkında konuştuk. Adem amca güzel bir misafirperverlik gösterdi, çok sevdik kendisini" dedi Çiğdem Ceylan da böylesine bir dostluğu, doğa sevgisini gösterdiği için bizzat teşekkür etmek amacıyla geldiklerini belirterek, "Haberlerini görüyorduk okuyorduk. Kendisi ile tanışmış olmamız gerçekten büyük bir gurur ve Yaren'le olan hikayesini birebir dinlemekle çok müthişti." diye konuştu.

Altın Karagöz'e görkemli açılış Haber

Altın Karagöz'e görkemli açılış

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın bu yıl 38’incisi düzenleniyor. Yarışmaya, Bulgaristan, Cezayir, Güney Kore, Gürcistan, Macaristan, Meksika, Moldova, Rusya, Sırbistan, Şili, Uruguay, Yunanistan ve İran’dan 700’e yakın dansçı katılıyor. Ayrıca 23 yerli halk oyunları topluluğu da özel gösterileriyle şehrin dört bir yanında Bursalılarla buluşacak. 12 Temmuz’a kadar devam edecek yarışmayla, dünyanın dört bir yanından gelen dansçılar kültürel zenginliklerini Bursalıların beğenisine sunacak. Yarışmanın jürisi Nilgün Bilsel Demireller, Özlem Kadirağa, Pavel Zinkov, Joseph Szigetvri, Marketa Vasulkova, Prof. Dr. Kang Sunok ve Aneliya Ivanova Nikolova’dan oluşuyor. Atatürk Caddesi’ndeki Heykel önünde mehter takımının gösterisiyle başlayan yarışma coşkusu, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla devam etti. Atatürk Heykeli’nin önünden başlayan kortej yürüyüşü renkli görüntülere sahne olurken, Bursalılar da misafir dansçılara büyük ilgi gösterdi. Kortejdeki coşku Açıkhava'da artarak devam etti Kortej yürüyüşünün ardından program, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda devam etti. 13 farklı ülkeden gelen tüm halk dansları ekipleri sahneye tek tek çağrılarak Bursalıları selamladı. Açılış programına; Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Mustafa Yavuz ve Muhammet Müfit Aydın, BKSTV Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, BKSTV Yönetim Kurulu Üyeleri, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Abdulkadir Şahin’in yanı sıra siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile davetliler, çok sayıda vatandaş katıldı. Biba: Misafirlerimiz, şehrimizin gönüllü tanıtım elçileri olacak Açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, yerli ve yabancı halk oyunları ekiplerinin Bursa sokaklarını dostluk, kardeşlik ve barışın renkleriyle buluşturduğunu dile getirdi. Önümüzdeki altı gün boyunca şehrin sokaklarında, caddelerinde, meydanlarında halk dansları topluluklarının, kendi kültürlerini, geleneklerini sergileyeceğine dikkat çeken Başkan Vekili Biba, "Bursa’ya gelen yerli ve yabancı misafirlerimiz, burada kurdukları dostlukla birlikte Bursa’nın tarihini, doğal güzelliklerini, kültürel mirasını ve eşsiz misafirperverliğini de kendi ülkelerinde anlatacak. Şehrimizin gönüllü tanıtım elçileri olacaklardır. İşte bu yönüyle festivalimiz, kültürün birleştirici gücünü turizm ve şehir tanıtımıyla buluşturan çok değerli bir vazifeyi de yerine getirmektedir" dedi. "Kültür ve sanat, şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, kültür ve sanatı, şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak gördüğünün altını çizen Başkan Vekili Biba, "Kültürüne sahip çıkan şehirler, geleceğine de güvenle bakar, güvenle yürür. Bursa’nın tarihi, kültürel ve sanatsal zenginliklerini uluslararası platformlarda tanıtmaya, şehrimizi dünyanın önemli kültür merkezlerinden biri haline getirmeye inançla devam edeceğiz. 38. Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın şehrimize, ülkemize ve dünyaya barış, dostluk ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Yarışmaya katılan tüm topluluklarımıza başarılar diliyorum" diye konuştu. Birkan: Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen konuklarımızla birlikte aynı sahneyi ve aynı heyecanı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz BKSTV Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan ise programda yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Bugün, kökleri geçmişten beslenen, geleceğe umutla uzanan çok özel bir buluşmanın heyecanını birlikte yaşıyoruz. 38'incisini düzenlediğimiz Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması'na hepiniz hoş geldiniz. 1987 yılından bu yana Bursa'nın kültür, sanat ve turizm yaşamına değer katmak amacıyla çalışan Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı olarak, kurumsal birikimimizle kentimizin kültürel mirasını korumaya, geliştirmeye ve uluslararası platformlarda görünür kılmaya devam ediyoruz. Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması da bu vizyonun en güçlü ve en köklü temsilcilerinden biridir. Otuz sekiz yıldır Altın Karagöz, yalnızca bir halk dansları yarışması değil; kültürlerin birbirini tanıdığı, dostlukların kurulduğu, farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü uluslararası bir buluşma noktası olmuştur. Bugün de dünyanın farklı coğrafyalarından gelen konuklarımızla birlikte aynı sahneyi, aynı heyecanı ve aynı ortak duyguyu paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz." Konuşmaların ardından ilk olarak sahneye Karagöz Halk Dansları Topluluğu çıkarak, gösterileriyle büyük alkış aldı. Ardından tüm ekipler sırasıyla sahneye çıkarak hem gösterilerini sergiledi hem de dünyaya barış mesajları verdi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.