Hava Durumu

#Dsi̇

Yeni Marmara Gazetesi - Dsi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dsi̇ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Su Geleceği İçin 25 Kurumun Katılımıyla Çalıştay Düzenlendi Haber

Bursa’nın Su Geleceği İçin 25 Kurumun Katılımıyla Çalıştay Düzenlendi

Bursa’da su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı alınabilecek önlemler, Nilüfer Kent Konseyi Su İnisiyatifi tarafından düzenlenen “Konuşmazsak SU’sarız” Su Çalıştayı’nda ele alındı. Nilüfer Belediyesi Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 25 kurumdan teknik uzmanlar, akademisyenler ve yerel yönetim temsilcileri bir araya geldi.BUSKİ ve DSİ verileri temel alınarak hazırlanan sorun tespit raporları, çalıştayda çözüm önerilerine dönüştürüldü. Çalıştayda kentsel su tüketimi, tarımsal su kullanımı ve endüstriyel su yönetimi olmak üzere üç ana başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Kentsel su yönetimi bölümünde akıllı izleme sistemleri, su kayıplarının azaltılması, yağmur suyu hasadı ve arıtılmış suların yeniden kullanımı gibi uygulamalar öne çıktı. Tarımsal alanda damla sulama sistemlerine geçiş, kaçak kuyuların denetlenmesi ve tarım arazilerinin korunması gerektiği vurgulandı. Endüstriyel su yönetimi başlığında ise suyun geri kazanımı, sanayide verimlilik ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı. Çalıştay sonunda, Bursa’nın su güvenliği için mevcut kaynakların korunması, geri kazanımın artırılması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirildi. Hazırlanan önerilerin ilgili kamu kurumlarıyla paylaşılacağı ve sürecin takip edileceği belirtildi.

Bursa'nın barajları doldu taştı Haber

Bursa'nın barajları doldu taştı

Geçtiğimiz yıl sonbaharda Bursa’nın önemli içme suyu kaynaklarından olan Doğancı ve Nilüfer barajlarında su seviyeleri kritik seviyelerin altına düşmüş, kent genelinde kesinti gerçekleştirilmişti. Baraj havzalarında çatlayan zeminler ve kuruyan alanlar dikkat çekerken, "Bursa susuz mu kalacak?" sorusu kamuoyunun en çok konuştuğu konular arasında yer almıştı. Aradan geçen yaklaşık 220 günlük süreçte ise özellikle kış aylarında etkili olan yoğun yağışlar ve Uludağ’daki kar erimeleri barajlardaki tabloyu tamamen değiştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile AKOM tarafından yapılan açıklamada, rezervuarlara yüksek debili su girişleri yaşandığı belirtilerek barajlarda kontrollü su salınımı gerçekleştirildiği duyuruldu. Açıklamada kontrollü tahliye yapılan barajlar arasında Doğancı Barajı, Nilüfer Barajı, Büyükorhan (Cuma) Barajı, Çınarcık Barajı, Gölbaşı Barajı ve Boğazköy Barajı’nın bulunduğu bildirildi. Doğancı Barajındaki yüzde 100 doluluk ve açılan kapaklarla yapılan tahliye işlemi dron ile görüntülendi. DSİ koordinasyonunda yürütülen tahliye süreci kapsamında akarsu yataklarında ani su yükselmeleri yaşanabileceği belirtilirken, vatandaşların dere yatakları ve baraj çevrelerinden uzak durmaları istendi. Yetkililer ayrıca ulaşım yolları, tarım arazileri ve düşük kotlu bölgelerde gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar Haber

Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar

Elazığ ve bölgesi bu yıl rekor düzeyde kar ve yağmur yağışı aldı. Yüksek kesimlerdeki karların erimeye başlaması ve yağışların devam etmesiyle birlikte Keban Barajı 843.10 koduna ulaştı. Baraj savakları 7 yılın ardından ilk kez açılarak su tahliyesine başladı. Baraj sahasına yüksek debide su girişinin devam etmesi ve yağışların sürmesiyle birlikte su seviyesinde yükselme devam ediyor. Bu kapsamda Yurtbaşı beldesinde üreticiler, çiftliklerinin sular altında kalmaması için iş makinelerinin yardımıyla suyun geldiği bölgeye toprakla set çekti. İşletme sahipleri, gece gündüz nöbet tutarak suyun artışını takip ediyor. "Kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk" Artışla birlikte suyun yaklaşık 2,5 kilometre geldiğini belirten Mehmet Yücedağ, "Belli bir kısım DSİ'ye ait fakat bizim tapulu alanımız 100 metre suyun içerisinde kaldı. Ekinlerimiz sular altında kaldı, bundan dolayı bir sıkıntı yaşamıyoruz ama bizim panik yaptığımız durum, çiftliklerimizde hayvanların olmasıdır. Burada kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk. Karşıda bulunan ev suyun içerisinde kaldı. Onlar iş makinelerini çalıştıramadıkları için önlem alamadılar. Komşumla beraber iş makineleriyle buralara set çektik" dedi. "Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz " Yurtbaşı'nın sahil kenarında olduklarını aktaran Ercan Kahvecioğlu, "Biz bu tesisi 2015 yılında arkadaşlar yapmıştı biz de onlardan 2 sene önce aldık. Maalesef bu sene yağışlardan ve iklim değişikliğinden dolayı 2015 yılından sonra su ilk defa bu kadar yükseldi. Burada önlem aldık. Burada hayvancılık mı yapalım yoksa balıkçılık mı yapalım. Sadece benim tesisim olsa devletimize kurban olsun fakat burada bulunan herkes aynı durumdan şikayetçi. Yetkililerden destek bekliyoruz. En azından bize bir çözüm veya hayvanlarınızı alın su yükseliyor desinler, biz de ona göre önlemimizi alıp tesisi terk edelim. Şu anda tesiste 70 büyükbaş hayvanımız var. 2015 yılından sonra ilk defa su bu kadar yükseldi. Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz ki hayvanlarımız suyun içerisinde kalmasın. Saat başı gelip suya bakıyoruz. Dün gece yağıştan dolayı sabaha kadar yatamadık" ifadelerini kullandı.

Gemlik Gübre suyun yüzde 43'ünü çekiyor, İznik Gölü kuruyor Haber

Gemlik Gübre suyun yüzde 43'ünü çekiyor, İznik Gölü kuruyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü'nde yaşanan kuraklık ve su çekilmesine ilişkin DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından açıklanan verileri değerlendirdi. Sarıbal, "Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir" dedi. DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü'ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. DSİ verilerine göre İznik Gölü Havzası'na yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşmayla kayboluyor. Milletvekili Sarıbal, iki ay önce Cargill CEO'sunun yaptığı "Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması" açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. "Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon" diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkati çekti. "Yer altı suyu ile göl birbirinden bağımsız değil" Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill'e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu, şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yer altı suyu tahsis edildiğini belirten Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Yer altı ve yer üstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez. Akarsular, göller, yer altı suyu rezervleri ve ekosistemler aynı hidrolojik döngünün parçalarıdır" ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti. "Gemlik Gübre'nin çektiği su doğal dengeyi bozuyor" Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.'ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43'üne denk geldiğini vurguladı. Sarıbal, "Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Demek ki sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır" dedi. "Başka havzalardan su taşımak iflas anlamına geliyor" İznik Gölü'nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası'ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bunun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi. "İznik Gölü'nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü'nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Bu nedenle çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek, havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir" diyen Sarıbal, İznik Gölü'nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

İnegöl'de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi Haber

İnegöl'de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi

İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, ani bastıran yağış ve ardından yaşanan taşkınlar nedeniyle Boğazköy Barajı sınırları içerisinde izinsiz ekilen 500 dekar alanın sular altında kaldığını, onun dışında herhangi bir sorun olmadığını belirtti. Çelik, "Bildiğiniz gibi son yıllarda görmediğimiz kadar yağış alıyor coğrafi bölgemiz. Karın olduğu bölgelerdeki baraj ve göletlerimizde su sıkıntısı olmazken, dolmayan göletlerimiz de mevcut. Ama özellikle son üç gündür yağan yağışlarla birlikte tabii bu yağışlar yağmur şeklinde yağıyor ama yükseklerde bizim buralar. 2000-2500 metre yüksekliğinde Uludağ'dan başlayıp Mezitler'e kadar giden devamında kar yağışı da var. Zaten o bölgede kar yağışı var, önceden yağan kar da mevcuttu. Dolayısıyla yağmurla birlikte, kar erimesiyle birlikte dereler doldu taştı. Tabii dere dediğimiz bütün dereleri toplayıp da Boğazköy Barajı'nda buluşmalarıyla birlikte ondan sonra Kocasu ismini, Gökçesu da diyorlar, Kocasu da diyorlar ve sonrasında Yenişehir'den geçip Sakarya'ya karışıyor. O kadar su geliyor ki, gelen su kadar da barajdan su salınıyor şu anda. İki tribün de çalıştırılıyor şu anda. Sakarya Nehri'nin taştığını gördük. Çünkü onun taşmasının sebebi de normal kendi Sakarya Nehri'nin neredeyse hacmi kadar da bizden su gittiğini biliyoruz Yenişehir Ovası'ndan, Boğazköy Barajı'ndan. Dolayısıyla su sıkıntısını o barajda, bazı barajda yaşamayacağımız bir yıl olarak görünüyor. Tabii ki az evvel de söyledim bazı barajlarımızda da sıkıntı var. Tabii bu arada barajın suyu iki türbin çalıştırılarak salınıyor. Aynı zamanda da salınan kadar da su geliyor. Dolayısıyla baraj havzası da son gotuna doğru gelmeye başladı. Tabii oralarda biraz ekili alanlar vardı. 500 dekar falan ekili alan vardı ama olan var, işte olmayan var, eken var. Oralar zaten istimlaklı alan, yani çiftçinin kendine ait bir bölge değil. Zaten suyun tutulma kodunun olduğu yerdeki ne kadar alan varsa daha önce istimlak edilmiş alan. Oralarda da şu an su dolmuş durumda. Ben bir de şunu ilave edeceğim. Bundan 15 gün önce barajın sularını azaltmaya gitti Devlet Su İşleri yetkilileri Boğazköy Barajı'nda. Tabii bunu bilip bilmeyen arkadaşlar suyu salıyor, ne olacak diye bizlerle temas kuruyorlardı. Biz de daha önceden edindiğimiz tecrübelerle bu konuda gerçekten her yıl bu zamanlarda mutlaka karların erimesiyle özellikle Mezitler'den, Oylat tarafından, Kalburt'tan gelen derelerin sularıyla birlikte sel baskınları oluşuyordu. Nitekim DSİ yetkilileri de haklı çıktı. Görüyorsunuz bir yandan salınan su koskoca bir nehir gibi, öteki taraftan çok büyük nehir kadar da su baraja girmekte. Mezit tarafından gelen dereler, özellikle Hasanpaşa, Bilalköy civarlarında taşma yapmak suretiyle bazı çiftliklere girdi. Tarım arazileriyle az da olsa temas etti. Bereket ki şunu söylemiş olayım, Devlet Su İşleri'nin her bölgede havzalarını çalışmak suretiyle genişletip, yükselttiler. Yoksa bugün gelen su gerçekten Çitli'den tut, Kırık'tan çıktığı andan itibaren birçok köy su altında kalırdı. Bereket ki dere yatakları çok geniş. O sebepten sıkıntı yok" dedi.

Gölbaşı göletinde sevindirici gelişme Haber

Gölbaşı göletinde sevindirici gelişme

1938'den bu yana Bursa Ovası'nın verimli topraklarını suyla buluşturan tarihi Gölbaşı Göleti, yaz aylarında belki de tarihinin en zor günlerini yaşadı. Ciddi oranda çekilme yaşanan ve küçülen göletteki bu durum özellikle çiftçileri endişeye sürükledi. Göletin kurumasının armut, şeftali, incir ve kiraz gibi meyveler ile çeşitli sebzelerin üretimini sıkıntıya sokacak olması korkuttu. Kestel ilçesi sınırlarında bulunan ve Bursa'nın simge tarım ürünlerinin adeta sigortası konumunda bulunan Gölbaşı göleti de ocak ve şubat aylarındaki yağışlardan nasibini aldı.Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan gölün aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü.Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. GÖLLE İLGİLİ İDDİALAR "Göletin tabanında rüsubat yoğunluğuna ilişkin şikayetler var ve yıllardır temizlenmediği belirtiliyor. Bununla ilgili bir çalışma olacak mı?" şeklindeki soruya ise DSİ yetkilileri şu cevabı verdi: "Mevcut işletmede olan Gölbaşı barajının rezervuar kısmında suyun getirdiği (kum, mil) malzeme Gölbaşı Barajı’nın minimum su seviyesinin altında bulunan ve ölü hacim denilen bir alanda biriken bir malzemedir. Barajın ölü hacmi, minimum işletme kotunun altında kalan ve katı madde birikimi için ayrılmış ve faydalanılmayan hacimdir. Baraj işletmesinde; rezervuarın en düşük kotu, ölü hacmin üst kotu yani minimum su seviyesi kotudur. Barajın yardımcı yapılarından biri olan ve rezervuarda biriken suyu alıp baraj mansabına aktaran dipsavak yapısı da rezervuardaki suyu ölü hacmin üst kotundan yani minimum su seviyesi kotundan alır. Ölü hacmin temizlenmesi durumunda su seviyesi dipsavak su alma seviyesinin altına düşecek ve dipsavak yapısı rezervuardaki suyu cazibeli bir şekilde alamayacaktır." CİDDİ BİR MALİYET DOĞURACAK VE SUYU ARTIRMAYACAK Ölü hacim bölgesinde birikecek suyun temin edilebilmesi için gerek o bölgede biriken kum, mil v.b. nin makineli çalışma ile temizlenmesinin ciddi bir ekonomik maliyet doğuracağı vurgulanan DSİ açıklamasında, şunlar kaydedildi: "Diğer taraftan baraj işletme çalışması ve sulama sahalarının belirlenmesi minimum su seviyesi üzerindeki hacme göre belirlendiği için ölü hacim bölgesinin temizlenmesi sulama sahalarında da herhangi bir artışa neden olmayacaktır. Bu nedenle ölü hacimdeki malzemenin temizlenmesi barajda sulamada kullanılan su miktarında bir artış sağlamayacaktır. Şu anki durumda ölü hacim dolu olduğundan baraja yağışlardan gelen tüm suyun dipsavaktan alınması mümkündür. Bu nedenle ölü hacimdeki yani minimum su seviyesinin altındaki malzemenin alınmasının teknik olarak sulama suyu açısından herhangi bir faydası olmayacaktır."

En büyük dramın adı: İZNİK GÖLÜ Haber

En büyük dramın adı: İZNİK GÖLÜ

Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi'de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. FABRİKALAR TONLARCA SU KULLANIYOR Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü'nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.