Hava Durumu

#Dsi̇

Yeni Marmara Gazetesi - Dsi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dsi̇ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İnegöl'e 1 milyarlık yatırım Haber

İnegöl'e 1 milyarlık yatırım

İnegöl Belediyesi’nin talebi üzerine DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından İnegöl’de başlatılan çalışmalar dört koldan sürüyor. Bir yandan Hocaköy Barajı projesi devam ederken, diğer tarafta İnegöl içerisinden geçen Bedre Deresi ve Karadere ıslah projeleri için ihaleler yapılıp yer teslimleri gerçekleştirildi. Toplam maliyeti 1 milyar lirayı bulan her iki projenin yüklenici firmaları çalışmalara başladı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, DSİ Bursa 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz ile birlikte DSİ’nin devam eden projelerini sahada inceledi. AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile DSİ ve İnegöl Belediyesi ekiplerinin de katıldığı incelemede, projelere ilişkin detaylı bilgiler alındı. İnegöl Belediyesi’nin talepleri üzerine DSİ tarafından yapılan dere ıslah projeler ihaleleriyle birlikte DSİ’nin son 3 yılda İnegöl’e yaptığı yatırım tutarı 6,2 milyar liraya ulaşırken, bu yatırımlarda kurumlar arası güçlü iletişim ve uyumlu çalışmanın önemi bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Hocaköy Barajı, Karadere ve Bedre Deresi ıslah projelerinin yerinde incelenmesi sırasında açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, "DSİ Bölge Müdürümüz İnan Gündüz ile birlikte DSİ’nin şehrimizde devam eden yatırımlarını sahada inceledik. Biliyorsunuz Mahmudiye Mahallemizde, Akhisar ve Huzur Mahallelerimizde şehrimizin içerisinde geçen çok güzel derelerimiz var. Bunlarla ilgili mahalle sakinlerimizin dere ıslahıyla ilgili beklentileri var. Uzun bir süredir DSİ Bölge Müdürümüzle yaptığımız görüşmeler neticesinde sağ olsunlar çalışmalar belli bir olgunluğa getirildi, programa alındı, ihaleler yapıldı ve iş teslimleri de yapıldı. Bugün de sahada çalışmaları yerinde görmüş oluyoruz" dedi. Projelere ilişkin de bilgi veren Başkan Taban, "Karadere üzerinde yaklaşık 4 kilometrelik bir ıslah projesi var. Sonrasında da daha önce Mesudiye Kanal İnegöl’de olduğu gibi etrafında güzel çalışmalar yapmak istiyoruz. Yine Bedre deresi üzerinde de yaklaşık 3 kilometrelik bir ıslah projesi var. Bunlar çok büyük projeler. 2 proje yaklaşık 1 milyarın üzerinde olan projeler. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta'ya çok teşekkür ediyorum. Bu projelerde çok büyük payı olan DSİ Bursa 1. Bölge Bölge Müdürü İnan Gündüz'e ve ekibine de çok teşekkür ediyorum. Bu noktada Bursa Milletvekili Ayhan Salman, AK Parti il ve ilçe başkanlarının da emekleri var. Birlikte çalışmanın meyveleri bunlar. Uzun yıllardır beklediğimiz çalışmalar bugün vücut bulmaya başladı. Bu çalışmalar içerisinde köprüler var, yürüyüş alanları var. DSİ’den sonra biz de belediye olarak yan bantlardaki çalışmaları yapacağız. Ancak burada büyük yükü DSİ üstlenmiş oluyor" açıklamalarında bulundu. DSİ Bursa 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz ise, "İnegöl ilçemizde bölge müdürlüğümüzce ihale edilen Bedre Deresi ıslahı ile Karadere ıslahı işimize başladık. İnegöl’ümüze hayırlı olsun. Bu proje kapsamında Karadere’de 7 bin 200 metre kıyı duvarı, 2 adet köprü, bir adet yaya geçişi olmak üzere işin toplam bedeli 386 milyon lira tutarında. Bedre deresi ıslahında da yaklaşık 5 bin 500 metre duvar imalatı, 7 adet köprü ve 1 adet yaya geçiş köprüsü şeklinde projelendirildi. 2 sene içerisinde bu işlerimizi tamamlamayı hedefliyoruz. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. İnegöl’ümüze hayırlı uğurlu olsun" dedi.

Bursa’nın Su Geleceği İçin 25 Kurumun Katılımıyla Çalıştay Düzenlendi Haber

Bursa’nın Su Geleceği İçin 25 Kurumun Katılımıyla Çalıştay Düzenlendi

Bursa’da su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı alınabilecek önlemler, Nilüfer Kent Konseyi Su İnisiyatifi tarafından düzenlenen “Konuşmazsak SU’sarız” Su Çalıştayı’nda ele alındı. Nilüfer Belediyesi Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 25 kurumdan teknik uzmanlar, akademisyenler ve yerel yönetim temsilcileri bir araya geldi.BUSKİ ve DSİ verileri temel alınarak hazırlanan sorun tespit raporları, çalıştayda çözüm önerilerine dönüştürüldü. Çalıştayda kentsel su tüketimi, tarımsal su kullanımı ve endüstriyel su yönetimi olmak üzere üç ana başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Kentsel su yönetimi bölümünde akıllı izleme sistemleri, su kayıplarının azaltılması, yağmur suyu hasadı ve arıtılmış suların yeniden kullanımı gibi uygulamalar öne çıktı. Tarımsal alanda damla sulama sistemlerine geçiş, kaçak kuyuların denetlenmesi ve tarım arazilerinin korunması gerektiği vurgulandı. Endüstriyel su yönetimi başlığında ise suyun geri kazanımı, sanayide verimlilik ve kurumlar arası koordinasyon konuları ele alındı. Çalıştay sonunda, Bursa’nın su güvenliği için mevcut kaynakların korunması, geri kazanımın artırılması ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirildi. Hazırlanan önerilerin ilgili kamu kurumlarıyla paylaşılacağı ve sürecin takip edileceği belirtildi.

Bursa'nın barajları doldu taştı Haber

Bursa'nın barajları doldu taştı

Geçtiğimiz yıl sonbaharda Bursa’nın önemli içme suyu kaynaklarından olan Doğancı ve Nilüfer barajlarında su seviyeleri kritik seviyelerin altına düşmüş, kent genelinde kesinti gerçekleştirilmişti. Baraj havzalarında çatlayan zeminler ve kuruyan alanlar dikkat çekerken, "Bursa susuz mu kalacak?" sorusu kamuoyunun en çok konuştuğu konular arasında yer almıştı. Aradan geçen yaklaşık 220 günlük süreçte ise özellikle kış aylarında etkili olan yoğun yağışlar ve Uludağ’daki kar erimeleri barajlardaki tabloyu tamamen değiştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile AKOM tarafından yapılan açıklamada, rezervuarlara yüksek debili su girişleri yaşandığı belirtilerek barajlarda kontrollü su salınımı gerçekleştirildiği duyuruldu. Açıklamada kontrollü tahliye yapılan barajlar arasında Doğancı Barajı, Nilüfer Barajı, Büyükorhan (Cuma) Barajı, Çınarcık Barajı, Gölbaşı Barajı ve Boğazköy Barajı’nın bulunduğu bildirildi. Doğancı Barajındaki yüzde 100 doluluk ve açılan kapaklarla yapılan tahliye işlemi dron ile görüntülendi. DSİ koordinasyonunda yürütülen tahliye süreci kapsamında akarsu yataklarında ani su yükselmeleri yaşanabileceği belirtilirken, vatandaşların dere yatakları ve baraj çevrelerinden uzak durmaları istendi. Yetkililer ayrıca ulaşım yolları, tarım arazileri ve düşük kotlu bölgelerde gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar Haber

Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar

Elazığ ve bölgesi bu yıl rekor düzeyde kar ve yağmur yağışı aldı. Yüksek kesimlerdeki karların erimeye başlaması ve yağışların devam etmesiyle birlikte Keban Barajı 843.10 koduna ulaştı. Baraj savakları 7 yılın ardından ilk kez açılarak su tahliyesine başladı. Baraj sahasına yüksek debide su girişinin devam etmesi ve yağışların sürmesiyle birlikte su seviyesinde yükselme devam ediyor. Bu kapsamda Yurtbaşı beldesinde üreticiler, çiftliklerinin sular altında kalmaması için iş makinelerinin yardımıyla suyun geldiği bölgeye toprakla set çekti. İşletme sahipleri, gece gündüz nöbet tutarak suyun artışını takip ediyor. "Kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk" Artışla birlikte suyun yaklaşık 2,5 kilometre geldiğini belirten Mehmet Yücedağ, "Belli bir kısım DSİ'ye ait fakat bizim tapulu alanımız 100 metre suyun içerisinde kaldı. Ekinlerimiz sular altında kaldı, bundan dolayı bir sıkıntı yaşamıyoruz ama bizim panik yaptığımız durum, çiftliklerimizde hayvanların olmasıdır. Burada kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk. Karşıda bulunan ev suyun içerisinde kaldı. Onlar iş makinelerini çalıştıramadıkları için önlem alamadılar. Komşumla beraber iş makineleriyle buralara set çektik" dedi. "Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz " Yurtbaşı'nın sahil kenarında olduklarını aktaran Ercan Kahvecioğlu, "Biz bu tesisi 2015 yılında arkadaşlar yapmıştı biz de onlardan 2 sene önce aldık. Maalesef bu sene yağışlardan ve iklim değişikliğinden dolayı 2015 yılından sonra su ilk defa bu kadar yükseldi. Burada önlem aldık. Burada hayvancılık mı yapalım yoksa balıkçılık mı yapalım. Sadece benim tesisim olsa devletimize kurban olsun fakat burada bulunan herkes aynı durumdan şikayetçi. Yetkililerden destek bekliyoruz. En azından bize bir çözüm veya hayvanlarınızı alın su yükseliyor desinler, biz de ona göre önlemimizi alıp tesisi terk edelim. Şu anda tesiste 70 büyükbaş hayvanımız var. 2015 yılından sonra ilk defa su bu kadar yükseldi. Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz ki hayvanlarımız suyun içerisinde kalmasın. Saat başı gelip suya bakıyoruz. Dün gece yağıştan dolayı sabaha kadar yatamadık" ifadelerini kullandı.

Gemlik Gübre suyun yüzde 43'ünü çekiyor, İznik Gölü kuruyor Haber

Gemlik Gübre suyun yüzde 43'ünü çekiyor, İznik Gölü kuruyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü'nde yaşanan kuraklık ve su çekilmesine ilişkin DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü tarafından açıklanan verileri değerlendirdi. Sarıbal, "Doğanın yerine koyabildiğinin üç katından fazla su tüketiliyor. İznik Gölü her yıl biraz daha kuruyor, biraz daha yok oluyor. İznik Gölü ancak havza bazlı bilimsel su yönetimiyle korunabilir" dedi. DSİ Bursa Bölge Müdürlüğü verilerine göre, İznik Gölü'ne yıllık net doğal su katkısı yalnızca 23,28 milyon metreküp seviyesinde kalırken, gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküpe ulaşıyor. Böylece gölde her yıl yaklaşık 56,23 milyon metreküplük su açığı oluşuyor. DSİ verilerine göre İznik Gölü Havzası'na yıllık toplam 363,9 milyon metreküp su girerken, bunun 340,6 milyon metreküpü buharlaşmayla kayboluyor. Milletvekili Sarıbal, iki ay önce Cargill CEO'sunun yaptığı "Gölden su çekmiyoruz, çekilmenin nedeni yanlış tarım sulaması" açıklamasını hatırlatarak, sempozyumda açıklanan resmi verilerin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. "Sorumluluğu yalnızca çiftçinin sırtına yıkmak büyük bir manipülasyon" diyen Sarıbal, İznik Gölü çevresindeki sanayi faaliyetlerine dikkati çekti. "Yer altı suyu ile göl birbirinden bağımsız değil" Sempozyumda açıklanan verilere göre Cargill'e ait 130 ila 200 metre derinlikte 6 kuyu bulunduğunu, şirkete yıllık 1 milyon 463 bin metreküp yer altı suyu tahsis edildiğini belirten Sarıbal, hidrolojik kuraklığın havza bazlı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Yer altı ve yer üstü su varlıkları birbirinden bağımsız düşünülemez. Akarsular, göller, yer altı suyu rezervleri ve ekosistemler aynı hidrolojik döngünün parçalarıdır" ifadelerini kullanan Sarıbal, derin kuyulardan yapılan sürekli çekimin gölü besleyen akiferleri zayıflattığını ve uzun vadede göl seviyesini doğrudan etkilediğini kaydetti. "Gemlik Gübre'nin çektiği su doğal dengeyi bozuyor" Milletvekili Sarıbal, yalnızca Gemlik Gübre Sanayi A.Ş.'ye verilen yıllık 10 milyon metreküplük tahsisin bile gölün yıllık doğal su gelirinin yaklaşık yüzde 43'üne denk geldiğini vurguladı. Sarıbal, "Doğa gölü yılda net 23 milyon metreküp besleyebiliyorken, tek bir sanayi tahsisi bunun neredeyse yarısını kullanıyor. Demek ki sorun yalnızca kuraklık değil; sorun su kaynaklarını sermayenin kullanımına açan anlayıştır" dedi. "Başka havzalardan su taşımak iflas anlamına geliyor" İznik Gölü'nü beslemek amacıyla Sakarya Havzası'ndan Boğazköy Barajı üzerinden su aktarımı planlandığını belirten Sarıbal, bunun mevcut su yönetimi anlayışının sürdürülemez hale geldiğini gösterdiğini söyledi. "İznik Gölü'nü koruyamayanlar, şimdi başka havzaların suyuyla gölü ayakta tutmaya çalışıyor. Taşıma suyla değirmen döner mi? Gölden yapılan kontrolsüz su çekimleri ve plansız kullanım, İznik Gölü'nün doğal dengesini her geçen yıl daha da bozuyor. Bu nedenle çözüm; suyu yalnızca tüketilecek bir kaynak olarak gören anlayıştan vazgeçmek, havzanın tamamını esas alan kamucu ve sürdürülebilir bir yönetim modelini hayata geçirmektir" diyen Sarıbal, İznik Gölü'nün rant politikalarına ve plansız su kullanımına teslim edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

İnegöl'de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi Haber

İnegöl'de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi

İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, ani bastıran yağış ve ardından yaşanan taşkınlar nedeniyle Boğazköy Barajı sınırları içerisinde izinsiz ekilen 500 dekar alanın sular altında kaldığını, onun dışında herhangi bir sorun olmadığını belirtti. Çelik, "Bildiğiniz gibi son yıllarda görmediğimiz kadar yağış alıyor coğrafi bölgemiz. Karın olduğu bölgelerdeki baraj ve göletlerimizde su sıkıntısı olmazken, dolmayan göletlerimiz de mevcut. Ama özellikle son üç gündür yağan yağışlarla birlikte tabii bu yağışlar yağmur şeklinde yağıyor ama yükseklerde bizim buralar. 2000-2500 metre yüksekliğinde Uludağ'dan başlayıp Mezitler'e kadar giden devamında kar yağışı da var. Zaten o bölgede kar yağışı var, önceden yağan kar da mevcuttu. Dolayısıyla yağmurla birlikte, kar erimesiyle birlikte dereler doldu taştı. Tabii dere dediğimiz bütün dereleri toplayıp da Boğazköy Barajı'nda buluşmalarıyla birlikte ondan sonra Kocasu ismini, Gökçesu da diyorlar, Kocasu da diyorlar ve sonrasında Yenişehir'den geçip Sakarya'ya karışıyor. O kadar su geliyor ki, gelen su kadar da barajdan su salınıyor şu anda. İki tribün de çalıştırılıyor şu anda. Sakarya Nehri'nin taştığını gördük. Çünkü onun taşmasının sebebi de normal kendi Sakarya Nehri'nin neredeyse hacmi kadar da bizden su gittiğini biliyoruz Yenişehir Ovası'ndan, Boğazköy Barajı'ndan. Dolayısıyla su sıkıntısını o barajda, bazı barajda yaşamayacağımız bir yıl olarak görünüyor. Tabii ki az evvel de söyledim bazı barajlarımızda da sıkıntı var. Tabii bu arada barajın suyu iki türbin çalıştırılarak salınıyor. Aynı zamanda da salınan kadar da su geliyor. Dolayısıyla baraj havzası da son gotuna doğru gelmeye başladı. Tabii oralarda biraz ekili alanlar vardı. 500 dekar falan ekili alan vardı ama olan var, işte olmayan var, eken var. Oralar zaten istimlaklı alan, yani çiftçinin kendine ait bir bölge değil. Zaten suyun tutulma kodunun olduğu yerdeki ne kadar alan varsa daha önce istimlak edilmiş alan. Oralarda da şu an su dolmuş durumda. Ben bir de şunu ilave edeceğim. Bundan 15 gün önce barajın sularını azaltmaya gitti Devlet Su İşleri yetkilileri Boğazköy Barajı'nda. Tabii bunu bilip bilmeyen arkadaşlar suyu salıyor, ne olacak diye bizlerle temas kuruyorlardı. Biz de daha önceden edindiğimiz tecrübelerle bu konuda gerçekten her yıl bu zamanlarda mutlaka karların erimesiyle özellikle Mezitler'den, Oylat tarafından, Kalburt'tan gelen derelerin sularıyla birlikte sel baskınları oluşuyordu. Nitekim DSİ yetkilileri de haklı çıktı. Görüyorsunuz bir yandan salınan su koskoca bir nehir gibi, öteki taraftan çok büyük nehir kadar da su baraja girmekte. Mezit tarafından gelen dereler, özellikle Hasanpaşa, Bilalköy civarlarında taşma yapmak suretiyle bazı çiftliklere girdi. Tarım arazileriyle az da olsa temas etti. Bereket ki şunu söylemiş olayım, Devlet Su İşleri'nin her bölgede havzalarını çalışmak suretiyle genişletip, yükselttiler. Yoksa bugün gelen su gerçekten Çitli'den tut, Kırık'tan çıktığı andan itibaren birçok köy su altında kalırdı. Bereket ki dere yatakları çok geniş. O sebepten sıkıntı yok" dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.