Hava Durumu

#Dünya Kupası

Yeni Marmara Gazetesi - Dünya Kupası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Kupası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vincenzo Montella, istifa iddialarına son noktayı koydu! Haber

Vincenzo Montella, istifa iddialarına son noktayı koydu!

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu üçüncü ve son maçında yarın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Los Angeles Stadyumu'nda karşı karşıya gelecek. Mücadele öncesi A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, müsabakanın oynayacağı stadyumda düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtladı. "Ben oyunculara kayıtsız şartsız destek olmaya devam edeceğim" Toplantının başında uzun bir açılış konuşması yapacağını ve söylemek istedikleri olduğunu ifade eden Montella, şunları dile getirdi: "Oyuncularımıza saygı gösterdiğimizden daha fazla saygı göstermemiz lazım. Tabii ki üzgünüz olanlardan ama gelecek için motive olmaya devam ediyoruz. Yarın oynayacağımız maç, zor bir maç olacak. Herhalde en zor maçlardan biri olacak. O yüzden ülkemizin bizi desteklemesini istiyoruz. Takımı desteklemeliler. Herkes çok üzgün. Benim takımdaki 3 yılımdan bahsedeceğim. 2023 eylül ayında başladım milli takımla çalışmaya. Avrupa Şampiyonası'na katılma konusunda çalışmaya başladık ve Hırvatistan'a karşı galibiyet elde ettik. Çok da iyi bir oyunla başarılı olduk. Hatta ilk Almanya zaferimizi hatırlıyorum, 72 yıl sonra Almanya'da kazanmamızı. O gün, o başarıları elde eden çocuklar, bu çocuklar ve gelecekte de başarı elde edecekler. O yüzden onlara saygı göstermeliyiz. Onlar bizim futbolumuzun geleceği. Kişisel saldırılar gördüm. Bunları kabul edemiyorum. Bu kendi çocuğunuza yapmış gibi oluyor. Bu kabul edilecek bir şey değil. Ben onlara kayıtsız şartsız destek olmaya devam edeceğim. Biz 62 şut attık, rakip ceza sahası bölgesinde 590 kere aksiyonda bulunduk. 341 rakip ceza sahasında başarılı aksiyonda bulunduk. Rakip ceza sahasına girişte birinci sıradayız. Ortalama topa sahip olmada ikinci sıradayız. Dikine paslarda İspanya'nın ardından ikinci sıradayız. Gol pozisyonu oluşturmada üçüncü sıradayız. Futbol gol atma sanatıdır. Takım bunu başaramadı ama çok çalıştık. Son iki maç için oyuncularımızı suçlayamayız. İnsanları kötü durma sokmak çok kolay ama bunu yapmamak lazım. Biz burada ulusal bir tutkuyu desteklemeye çalışıyoruz. Türk halkı bize sürekli destek gösterdi. Herkes bize ‘Bu kadar uyumlu bir takım görmedim başka' dedi. Bu oyuncular söylenenleri hak etmiyor. Oyuncuların etki altında kalmasını istemiyorum. Ama ben onların yüzünde ifadeleri görüyorum. Onlar benim çocuklarım gibi. Birçok zorlukla karşı karşıya kaldılar. Tabii sahada daha iyisini yapabilirdik ama bunu tüm kalbimizle gerçekleştirmeye çalıştık. Bazen bunların sonucunu alamazsınız. Ama bu demek değildir ki her şeyi çöpe atalım. Bu oyuncular geleceğimiz, onlara saygı gösterelim. Buraya geldiğimizde Kenan yüzde 100'ünde değildi. Başka problemleri olan oyuncular vardı. Sahada bütün oyuncular bütün çabalarını ortaya koydular. Kendilerini yüzde 100 hissetmeseler bile ben onların oynamasını istedim. Biliyorum ki yüzde 100 olmasalar da çok iyi bir oyun çıkarabilirler. Futbol böyle bir şey. Ben vazgeçmeyeceğim, devam edeceğim. Çok şanslı hissediyorum. Başkanımız, takımı yok etmeyi değil, oyuncuları desteklemeye, geliştirmeye yönelik destek oldu. Ben de her zaman adanmışlıkla çalışmalarıma devam edeceğim. Yarın çok önemli bir maçımız var. Pek çok zorluklarla, zor bir ortamda oynayacağımız bir maç. Yarın bugüne kadarki çabalarımızın bir sonuç bulmasını istiyoruz ve bunun takdir edileceğini umuyoruz. İki stoperimiz de gayet iyi seçilmiş oyuncular. Pek çok dikine oyun pasları attık ve Abdülkerim bunda birinci sırada. Merih de hava toplarında birinci sırada. Neredeyse rakiplerine top vermedi. Bu şekilde oyun kurduk. Gol atma çabası içindeyiz. Bu verileri size vermek istedim çünkü oyuncuları desteklemek çok önemli." "Oyuncularımız birbirine kenetlenmiş durumdalar" İtalyan teknik adam, ABD'nin çok farklı bir takım olduğunu ve futbolcularının üzerine kurulu bir strateji uygulayacağını da belirterek, "Bazılarının hala mental olarak sıkıntıda olduğunu söyleyebilirim. Onlara yönelik şahsi ve adaletsiz saldırlar, onları çok üzüyor. Neyse ki bazılarını daha iyi görüyorum. Rakibin temposunun yüksek olduğunu biliyoruz. Strateji düşüneceğim. Futbolcuların fiziksel ve mental durumlarına bakacağız. Çok kompakt ve ruhen birleşik bir grubumuz var. Oyuncularımız birbirine kenetlenmiş durumdalar. Grubu ve teknik direktörü destekleyen oyuncularımız var. Çağlar, Kaan, İrfan, Mert destekleyici bir rol sergilediler" ifadelerini kullandı. "Böyle bir negatif iletişimi beklemiyordum" Yapıcı eleştirilere her zaman açık olduğunu hatırlatan 52 yaşındaki teknik adam, "Oyunu kaybettiğimizde her şey çok iyi denmesini beklemiyorum ama sadece adil olmak, daha çok şey yapılabilirdi denmesini bekliyorum. Tabii ki bunların söylemekte özgürsünüz. Bunlar yapıcı eleştiriler. Kimseden tebrik beklemiyorum. Ama böyle bir negatif iletişimi de beklemiyordum. Burada insanlar maçı kaybettikten sonra da destekledi bizi. 3-4 kişi olumsuz şeyler söylediler ama sonra 50 küsur kişi gelip olumlu şeyler söylediler. Onların bağırması, sonra bazı art niyetli gazetecilerin bunu yayması çok doğru değil. Tabii ki evimize döneceğiz ve biz de matematiği biliyoruz. Bu olumsuz yaklaşımlar sistemimizi iyileştirmek için bize fayda sağlamıyor. 24 yıl Dünya Kupası'na gelmemişti Türkiye, şimdi buradayız. Gelecekte daha iyisini yapacağız. Ama burada olmamız da çok iyi. O yüzden birleşmemiz gerekiyor. Hep birlikte bayrağın altında birleşsek daha farklı şeyler olmaz mıydı? Ancak bu şekilde ülkenin futbol tarihine katkı sağlayabiliriz" şeklinde konuştu. "Aile bireyleri arasındaki ilişki gibi bir ilişki kurduk" Takımın kendi içindeki ve kendisiyle oyuncular arasındaki ilişkinin nasıl olduğuna dair gelen bir soruya Montella, "Aile bireyleri arasındaki ilişki gibi bir ilişki kurduk. Baba yerine büyük ağabey gibiyim. Bazıları benim oğlumdan çok az büyük. Her zaman kalbimde taşıyorum bu duyguları. Elbette ilk yenilgiden sonra bazı futbolcular çok üzülmüşler ve motivasyonlarını yitirmişlerdi. ‘Nasıldım' diye bana soruyorlardı. Benim duygularımı merak ediyorlardı. Bazı futbolcular benim ruh halimi sordu. Bu da beni duygulandırdı. Biz birbirimize iyi hissettirmeye çalışıyoruz. Çok iyi bir ilişki var aramızda. Çok fazla destekçilerimiz var, birbirimize destek oluyoruz. Bu çok önemli bir unsur bence" cevabını verdi. "Futbolcularım yargılamalarla karşı karşıya kaldı" "Yüzde 100 kendilerini verememiş olmalarına rağmen ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar. Onlara ne kadar teşekkür etsem az" diyen kırmızı-beyazlı takımın teknik direktörü, şöyle devam etti: "Dünya sahnesine çıktılar. Yargılamalarla karşı karşıya kaldılar. Kendimle ilgili ise bu deneyim çok taze, her şey çok yeni, bilmiyorum. Bundan sonraki maçı düşünüyorum. Önemli olan yarınki maça odaklanmak. Zor bir tecrübe oldu. Lojistik açıdan dahi çok zordu. 2002'deydi benim buna benzer kupa tecrübem. Her zaman bir şeyler öğrenirsiniz. Hem değerlendirmeleri hem de sonucu dikkate almak önemli. Mutlaka gelecekte bunun faydasını görürsünüz." "Görevime devam edeceğim" Vincenzo Montella, istifa iddialarına da son noktayı koydu. Montella, "İki kez arka arkaya Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası'na gidilmedi. Tek bir teknik direktör dahi hem Avrupa Şampiyonası hem Dünya Kupası'na sokamadı benim dışında. Çok motiveyim. Başkanın desteği, futbolcuların desteği yeterli benim için. Ben profesyonelim. Bu yıllar içerisinde kalbimi koydum. Tutkuyla zamanımı harcadım. İstifa edeceğimi soruyorsanız; hayır. Çünkü hala enerjim var. Bu tecrübelerden sonra daha güçlü hissediyorum. Benim istifamı isteyen birleri varsa da bunu yapmayacağım, kabullenmeleri gerekir. Ben, futbolcularımız ve başkanımızın değerlendirmelerini dikkate alarak görevime devam edeceğim" dedi. "Bizden önce futbolcular milli takıma canı sıkılarak geliyordu" Kendisinin ve ekibinin milli takıma göreve başladıktan sonra oyuncuların da takıma daha istekli gelmeye başladığına vurgu yapan tecrübeli teknik adam, "Ana fikir şu; öyle bir takım oluşturmak istiyorsunuz ki taraftara da heyecan versin. En başında bu kolay olmadı. Bir değişiklik oldu teknik direktörde. İlk amaç Avrupa Şampiyonası'na taşıma, gençlerin büyümesini sağlamaktı. Onları destekledik. Mili takımda oynadığı zaman bir futbolcu sadece arzulu olmazlar, futbol oynama şekillerini de iyileştirirler. Bir sonraki hedef Dünya Kupası'ydı. Ona da girebildik. Bundan sonraki hedef bu seviyeyi korumak. Kolay olamayacak. Biz en güçlü takımlarla karşı karşıya kalmak istiyoruz. Bundan sonraki Avrupa Şampiyonası'na katılmak istiyoruz ki bütün iddiamızı yerine getirebilelim. Biz gelmeden önce futbolcularımız mili takımda gelirken ortamdan dolayı canı sıkılarak geliyordu Şimdi futbolcularımız milli takıma gelmek için gün sayıyorlar. Bunu korumamız lazım. Uluslar A Ligi seviyesinde kalmamız gerekiyor. Bunun için de çok çalışacağız" açıklamasını yaptı. Avustralya ve Paraguay müsabakalarında tam hazır olmayan oyuncuların görev alma sürelerinden de bahseden Montalla, "Kenan 45 dakika, Hakan 90 dakika oynadı. Tabii maçlara bakmanız gerekiyor, okumanız gerekiyor. Biz de sürekli olarak üçüncü bölgede başarılı olmaya çalışıyorduk. Eğer sahanın daha çok bir alanını kaplamak zorunda olsaydık daha farklı olurdu. Ama o maç Hakan 90 dakika oynayabilirdi. Maçı belli bir bölgede oynadık, son 30 metrede oynadık. Aynı şey Arda için de geçerli. O oyun tipinde Arda da oynayabilirdi. Biliyordum ki bu futbolcular kendi kaliteleri sayesinde sonuç elde edebilecek şekilde oynayabiliyorlardı" değerlendirmesinde bulundu. "Kimse mükemmel değil" Kendisinin de takımın da hatalar yaptığına değinen İtalyan çalıştırıcı, "Ben sürekli hata yapıyorum. Takım olarak da hata yapıyoruz. Ama bu kazandığımız zaman da geçerli. Hata yaprak kazanabiliyoruz da. Hiçbir zaman mükemmel olmadık. Ben de hiçbir zaman mükemmel olmadım. Galibiyet kazandığımızda medya beni mükemmel bir teknik direktör olarak tanıttığında da mükemmel değildim. 590 kez rakip ceza sahasına girmişiz, daha ne söyleyebiliriz. 300'den fazla ceza sahası içinde mücadele ettik. Bu da en yüksek oran. Bütün bunlar sonuç elde etmek içindi. Sonuç elde ersek yorumlar farklı olurdu. Şansa da inanmıyorum ben. 1 gol atsaydık farklı olabilirdi. Sadece yenilgi sırasında değil, galibiyette de hata yapabiliyoruz. Kimse mükemmel değil. Mükemmel teknik direktör diye bir şey de yok, varsa ben de tanışmak isterim" diyerek sözlerini noktaladı.

İbrahim Hacıosmanoğlu: "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz" Haber

İbrahim Hacıosmanoğlu: "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz"

Sözlerine destek verenlere teşekkür ederek başlayan Hacıosmanoğlu, "Dünyanın her tarafından binlerce vatandaşımız milli takımlarını desteklemek için Amerika'ya geldiler. Onlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yine aynı şekilde, sabahın erken saatlerinde kalkıp binlerce insanın ülkenin her ilinin, ilçesinin meydanlarında toplanıp milli takımlarına verdikleri coşkulu destekten dolayı onlara da şükranlarımı sunuyorum. Gönül isterdi bu kadar özveriyle takımlarına sahip çıkan 85 milyon insana burada başarıyı yakalayıp, onları da sevindirmek ama her şerde hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır, Cenab-ı Allah nasip etmedi. Buradan öncelikle futbolculara teşekkür ediyorum. Buralara bizi taşıyan onlar. Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek final oynayan onlar. Uluslararası A Ligi'ne çıkaran onlar. 24 senenin üzerine Dünya Kupası'na taşıyan da onlar ve başlarındaki Montella hocamız da teknik ekibiyle beraber. Onlara da teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bunlar bizim çocuklarımız, destek olmamız lazım" Alınan sonuçlardan dolayı herkesin kalbinin sızladığını vurgulayan Başkan Hacıosmanoğlu, "Hakikaten kalbimiz sızlıyor. Malzemecisinden tutun futbolcusuna, teknik kadrodan yönetimine, herkesin kalbi sızlıyor. Çünkü Dünya Kupası'na bu hedefler için gelmemiştik. Ama insanlar şunu bilsin ki, o saygı duyduğumuz 85 milyon aziz milletimiz, en az onlar kadar burada emeği geçen işte malzemecisi, futbolcusu, teknik kadrosu, yönetimi, bizler de onlar kadar üzüldük ve hala kalbimiz onun ezikliğini hissediyor. Unutmayalım ki bizleri buralara taşıyan Bizim Çocuklar. Bunların çoğu 20 yaş civarlarında ve bunlar önümüzdeki yıllarda oynanacak olan turnuvalarda belki de 3-4 turnuvayı bir arada oynayacak çocuklar. Bunlar bizim çocuklarımız, destek olmamız lazım" şeklinde konuştu. "Ahlaksızlaşan bu insanların, neye hizmet ettiklerini 80 milyonun takdirine sunuyorum" Olumlu ve yapıcı yorumların başlarının üzerinde yeri olduğunu ifade eden İbrahim Hacıosmanoğlu, "Bizim onlara saygımız var ve futbolcunun da, teknik kadronun da, profesyonel çalışanların da herkesin saygı duyma zorunluluğu var. Çünkü onun faydası olur sana ama ahlak dışına çıkıp da hakarete varan cümleler kullanıp, bu bizim çocuklara 'başka çocuk adı takmaya kadar gidecek kadar' ahlaksızlaşan bu insanların, neye hizmet ettiklerini 80 milyonun takdirine sunuyorum. Bizim milletimiz de zaten onları anlıyordur. Biz çocuklarımıza sahip çıkacağız. Nasıl iki sene içerisinde sırasıyla başarıları yaşattıysa, inşallah bundan sonra da o başarıları bu millete yaşatacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz" Bugüne kadar alınan başarıları Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın yaşattığını aktaran Hacıosmanoğlu, "Hocasına da sahip çıkacağız, oyuncularına da sahip çıkacağız. Burası bir kulüp takımı değil. Kulüp takımlarında da baktığınız zaman da devamlılık olmadığından dolayı başarısızlıklar geliyor. 15 tane futbolcuyu gönderip yerine 15 futbolcu alamazsınız. Hocayı gönderip yerine hoca alamazsınız. Başkanı gönderip yerine de başkan alamazsınız. Onun için biz oyuncularımıza da sahip çıkıyoruz. İki gündür hocaların isimlerini de yazıyorlar. Ama bizim karakterimizi bilenler şunu iyi bilir ki biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz. Eğer iki senede bu başarıları bu hoca ekibiyle, bu çocuklarla beraber başardıysa onlara sahip çıkacağız, aziz Türk milleti de sahip çıkacak; ondan sonra yine aynı başarıları yine bu çocuklar bize yaşatacak. Tabii burada işte diyorlar ki, başkan konuşulanı anlamıyor, yazılanı iyi okuyamıyor. Ben konuşulanı da iyi anlıyorum, yazılanı da iyi okuyorum. 60 yaşındayım, futbolun 40 yılını bana sorun, kimin eli kimin cebindeydi gün, saat olarak aktarırım size. Buna milli takımlar da dahil. Ben böyle bir insanım. Herkes 'Federasyon başkanı böyle konuşur mu?' diyor. Evet konuşur, alışacaksınız. Ben kalbiyle dili bir olan bir insanım. Kalbimde ne varsa dilimde de konuşurum. Çünkü arkamda bagajım yok" açıklamasında bulundu. "Kalbindekini diline yansıtamayanlar ancak sinsice konuşmaların arasına cümleleri sokarlar" Yapılan eleştirilere cevap veren TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, "Şimdi, anlamadığım konuşmalara gelince, kalbindekini diline yansıtamayanlar ancak sinsice konuşmaların arasına cümleleri sokarlar. Eğer sırtında bagajı olup, bagajı taşıyanlar, onun ağırlığının altında ezilenler yine kalbinden söylemesi gerekeni cesaret edip dilinden söylemeyerek ancak eliyle cevap verirler. Biz, kalbimiz bu, dilimiz bu. Kalbimizden ne geliyorsa dilimizden söylemeye de devam edeceğiz. Onun için herkesin bu çocuklara sahip çıkmasını istiyorum. Çünkü bu çocuklar bizi bir yerlere taşıyacak. Onun için hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Tekrar, 85 milyon aziz Türk milletimize bu hayal kırıklığını yaşattığımız için samimiyetimize inansınlar; bütün ekip olarak onların kalbi nasıl sızlıyorsa bizimki en az onlar kadar sızlıyor. Bunları telafi edecek olan yine bu çocuklardır. Onların da telafi edeceğine sonsuz inancımız var" dedi. "Böyle bir rezillik dünyanın hangi ülkesinde var" Eleştiri boyutunun aşılmasından dolayı Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenen İbrahim Hacıosmanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Zaten ilk maçtan başlamalarının sebebi o değil mi? Takımın içinde kargaşa olduğunu, kaptanın takımı yaptığını, bu insanlara artık yorum değil, saygısızlık boyutuna geliyor. Ben buradan çok sevdiğim, değer verdiğim, beraber de İstanbul Başsavcılığı'nda çalıştığım Adalet Bakanımıza sesleniyorum: Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Adalet Bakanlığı'na görevlendirildi ve kendisinin de bu ülkeye üstün hizmetleri olacağına inanıyorum. Ama elbette ki yorum yapacağız, yazacağız, çizeceğiz ama ahlak sınırlarını aşmayacağız. Kendisinden özellikle istirhamım, dünyadaki bütün örneklerine baksınlar, böyle bir rezillik dünyanın hangi ülkesinde var? Bununla ilgili acilen kanuni bir düzenlemenin yapılması gerektiğine inanıyorum. Hem toplumun ahlak çöküntüsünü önlemek için hem de futbolun eğer kalkınmasını istiyorsak bu artık bir elzem oldu. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ahlak sınırlarını aşan insanlar topluluğu yok. İnanıyorum ki bu çalışmayı da Sayın Bakanımız en kısa sürede başlatır." "Her şerde bir hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır" Herkes hatası olabileceğini söyleyen Hacıosmanoğlu, "Elbette ki futbolcunun da hatası olur, teknik kadronun da hatası olur, bizlerin de hatası olur. Ama sonuçta birinci dakikada bir top direğin dibinden içeri giriyor, değil mi? Hocayı teknik olarak eleştirebilirsiniz. Sonuçta ikinci yarıda yaptığı değişiklikler ortada. O direğin dibinden içeriye giren top, senin vuruyorsun üst direkten, yan direkten dışarıya çıkıyor. Her şerde bir hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır. Onun için biz önümüze bakacağız. Cenab-ı Allah bu çocuklara, yine bu aziz milleti sevindirmeyi nasip edecek" ifadelerini kullandı. "Bu yönetim olarak da başkan olarak da bu sorumluluğu elbette üzerimize alıyoruz" Sorumluluğu üstünlerine aldıklarını belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, "Şimdi zaten burada biz bu işin kurnazlığına kaçmış olsak deriz ki, 'Elbette ki biz yönetim olarak bütün görevlerimizi yaptık' ama bu öyle bir şey değil. Bu yönetim olarak da başkan olarak da bu sorumluluğu elbette üzerimize alıyoruz. Biz de yaptık, çocuklar da yaptı. Bunu sağduyulu insanlara gidip konuştuğunuz zaman da onlar size söylüyor zaten. Benim telefonumda binlerce mesaj var. Ya ben arkadaşlara da söyledim; Trendyol'un CEO'su Çağlayan Bey'in 21 yaşında kızı mesaj attı, o da bana attı. Kız çocuğu, 'Baba, bu çocuklara sahip çıkalım, sen de destek oluyorsun. Herkesin destek olması lazım. Birçoğu benden ufak' diyor. 21 yaşında bir kız çocuğu söylüyor bunu. Herkesin ondan ilham, ders alması lazım. Bu çocuklara bizim sahip çıkmamız lazım. Gönül isterdi elbette ki bugün burada farklı bir şeyi konuşalım. Teknik olarak eleştiriyorsunuz da Merih'in son anda vurduğu top direğin yanından dışarı çıkmasa içeri girse bugün farklı bir şey konuşuyorduk, değil mi? Onun için bunlara, bunlara takılmayalım. Yine bunları düzeltecek olan teknik kadro ve değerli kardeşlerimizdir. Onlara sahip çıkalım, dediğim gibi Cenab-ı Allah yine bu aziz millete büyük başarıları bunlarla yaşatacak" açıklamasında bulundu. Teknik Direktör Vincenzo Montella ile konuşup, konuşmadığının sorulması üzerine Başkan Hacıosmanoğlu, "Hiç ona fırsat vermedim. Fırsat vermedim. Öyle bir konuşma geçmedi aramızda, ona da fırsat vermeye gerek yok zaten. Siz başkansanız oradaki hem oyuncunun psikolojisinden hem hocanın psikolojisinden anlayıp ona destek olmanız lazım, öyle bir ortama sürüklememeniz lazım" dedi. "Bu nifakları takımın içine sokmaya ne gerek var" Neden başarısız olunduğuyla ilgili konuştuklarını vurgulayan Hacıosmanoğlu, sözlerini söyle sürdürdü: "Şimdi baktığınız zaman da istatistikleri söyleyeceğiz, bu sefer de 'İstatistikleri niye söylüyorsunuz' diyorsunuz. Yani sonuçta son iki maçtaki istatistiklere baktığınız zaman da 65 şut atmışsınız. Kötü mü oynadınız? Daha tedbirli olabilir miydi? O ayrı bir konu ama elbette ki eleştirilecek olan yönleri var ama bu benim işim değil. Elbette ki o konuda eleştiri yapanlara bir saygı duyuyoruz, elbette ki eleştirecekler. Onlar ne istiyorlar? Daha iyisini istiyorlar. Ben onlara hak vereceksiniz ama biz ahlak sınırlarını zorlayanlara söylüyoruz. 'Bu takımın içinde sanki birbirleriyle kavga eden insanlar varmış' gibi söyleyenlere konuşuyoruz. Bizim Çocukları başka bir çocuk sıfatı yüklemeye çalışanlara söylüyoruz, o ahlaksızlara söylüyoruz. Takımın kaptanının, takımı yaptığını söyleyenlere söylüyoruz. Bu nifakları takımın içine sokmaya ne gerek var, daha ilk maçtan itibaren başladınız. Ama bu çocuklar onların hepsini utandıracak Allah'ın izniyle. Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum" diye konuştu. "Çocukların üzerinde baskı yok" Futbolcuların üzerinde baskı olmadığını belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, "Sadece bu ahlaksız eleştirilerin onlara vermiş olduğu bir rahatsızlık vardı. Onun dışında bir baskı yok çocukların üzerinde" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.