Hava Durumu

#Dünya Menopoz Günü

Yeni Marmara Gazetesi - Dünya Menopoz Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Menopoz Günü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Menopoz şikayetlerine katlanmak zorunda değilsiniz Haber

Menopoz şikayetlerine katlanmak zorunda değilsiniz

Menopozun, yumurtalıkların hormonal faaliyetlerinin azalmasıyla adet kanamalarının kalıcı olarak sona ermesi şeklinde tanımlandığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Irmak Üyel, herhangi bir başka neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesinin menopoz göstergesi olarak kabul edildiğini ifade etti. Menopozun genellikle 45-55 yaşları arasında ortaya çıktığını kaydeden Üyel, bu döneme geçiş sürecinin son adet tarihinden yıllar önce başlayabildiğini dile getirdi. "12 ay adet görmemek menopoz göstergesidir" Menopozun yumurtalıkların hormonal faaliyetlerinin azalmasıyla adetlerin kalıcı olarak sona ermesi şeklinde tanımlandığını belirten Op. Dr. Irmak Üyel, şu bilgileri verdi; "Başka bir neden olmaksızın 12 ay boyunca adet görülmemesi durumu menopoz olarak kabul edilir. Genellikle 45-55 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak menopoza geçiş süreci, son adet tarihinden yıllar önce başlayabilir. Bu süreçte adet aralıkları ve kanama miktarı değişebilir; sıcak basması, gece terlemesi ve uyku sorunları sıkça gözlemlenir." "Her kadının deneyimi farklıdır" Sürecin kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini ifade eden Op. Dr. Üyel, şikâyetleri dile getirmekten çekinilmemesi gerektiğini belirterek şu uyarılarda bulundu; "Bazı kadınlar bu dönemi oldukça hafif geçirirken, bazılarında duygu durum değişiklikleri, günlük hayatı, iş hayatını ve ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Menopoz her ne kadar doğal bir süreç olsa da kadınların yaşam kalitesini bozan şikâyetlere katlanmak zorunda olmadığını bilmesi önemlidir. Menopoz döneminde takibin yalnızca adet düzeni veya sıcak basmaları ile sınırlı kalmaması gerekiyor. Kemik sağlığı, kalp ve damar sağlığı, uyku düzeni ve ruhsal iyilik hâli bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Düzenli yürüyüş, kas güçlendirici egzersizler, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve kaliteli uyku alışkanlıkları sağlığın korunmasında kritik rol oynar. Yaşa ve kişisel risk faktörlerine uygun taramalar ile jinekolojik kontroller aksatılmadan sürdürülmelidir." "Tedavi kişiye özel planlanmalıdır" Menopoz yakınmaları için etkili ve güvenilir tedavi seçeneklerinin mevcut olduğunu belirten Op. Dr. Üyel, her kadına standart bir tedavi uygulanamayacağını söyledi. Üyel, "Hormon tedavileri, hormon içermeyen tıbbi seçenekler ve vajinal yakınmalara yönelik özel uygulamalar; hastanın şikâyetleri, genel sağlık geçmişi ve kişisel tercihleri doğrultusunda değerlendirilir. Temel amacımız, kişiye en uygun yaklaşımla belirtileri hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. 18 Ekim Dünya Menopoz Günü vesilesiyle tüm kadınlara seslenen Op. Dr. Irmak Üyel, "Bedeninizdeki değişimleri tanıyın, sorularınızı sormaktan ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Doğru bilgi ve kişiye özel sağlık desteği ile menopoz dönemini sağlıklı, aktif ve konforlu bir şekilde geçirmek mümkündür" diyerek sözlerini tamamladı.

Menopozda erken tanı neden önemli Haber

Menopozda erken tanı neden önemli

Dünya Menopoz Günü çerçevesinde açıklamalarda bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatma Nurgül Taşgöz, menopozun kadın hayatında doğal bir süreç olduğunu ve yumurtalık faaliyetlerinin sona ermesi ile birlikte adet döngüsünün kalıcı olarak kesilmesini ifade ettiğini belirtti. Hastalara menopoz tanısının geriye dönük olarak konulduğunu dile getiren Doç. Dr. Taşgöz, "Bir kadın bir yıl boyunca adet görmediği zaman menopoz tanısı alır. Dünya genelinde menopoz yaş ortalaması 45 ile 55 yaşları arasında değişmektedir. Ülkemizde bu durum 47 ile 48 yaş civarındadır" dedi. Yaşlanma ile birlikte her dokuda bir takım gerilemeler olduğunu belirten Doç. Dr. Taşgöz, yaşlanma etkilerinin en yoğun görüldüğü dokulardan birinin de yumurtalık dokusu olduğunun altını çizdi. Yumurtalıktaki yumurta sayısı azaldıkça üretilen östrojen miktarının da dalgalanmaya başladığı bilgisini veren Taşgöz, "Bu dalgalanma süreci menopoza geçiş sürecidir. Menopoza geçiş döneminde hastalarda bir takım semptomlar ortaya çıkar. Adet düzensizliği, ateş basması, terlemeler, uyku problemleri, ruh hali değişiklikleri ve cinsel istekte azalma yorgunluk, konsantrasyon bozuklukları gibi problemlerin görüldüğü dönemler menopoza geçiş dönemidir" diye konuştu. "SEMPTOMLARA MÜDAHALE ERKEN YAPILMALI" Menopozla birlikte östrojenin vücuttan tamamen çekildiğine dikkat çeken Taşgöz, "Östrojen kalp damar sistemi, kemik dokusu, cilt koruyucu bir hormondur. Vücuttan östrojenin çekilmesi ile birlikte kalp damar hastalıklarında artış, ciltte kuruma, saç seyrelme, kemik dokusunda azalma meydana gelir. Beraberinde idrar yollarında problemler de görülebilir. Vücuttan östrojenin çekilmesine bağlı bu kayıpların en çok yaşandığı dönem menopozun ilk bir, iki yıllık dönemidir. Dolayısıyla menopozun tanısının erken konulması ve müdahalelerin erken yapılması önem kazanmaktadır" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Taşgöz son olarak kadınların bu süreci rahat geçirmeleri için uzman hekimlere başvurabileceğini sözlerine ekledi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.