Hava Durumu

#Duruşma

Yeni Marmara Gazetesi - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bebeğini çöpe atan annenin ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi Haber

Bebeğini çöpe atan annenin ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi

Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre eşinden boşandığı öğrenilen 3 çocuk annesi Hanım C. (42), hamileliğini gizleyerek evinde tek başına doğum yaptı. Doğum sonrası rahatsızlanan kadın, 14 Ekim'de Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan kontrollerde doğum yaptığı belirlenen kadının bebeğinin ortada olmaması üzerine durum polise bildirildi.Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kadının beyanı doğrultusunda çöp konteynerleri ve çöp aktarma istasyonunda arama yaptı ancak bebeğe ulaşılamadı. Tedavisinin ardından gözaltına alınan Hanım C., ilk ifadesinde bebeğini evde doğurduğunu, bir süre sonra öldüğünü fark ederek poşete koyup çöpe attığını söyledi. Savcılıktaki ifadesinde ise bebeğin canlı doğduğunu belirtti. Tutuklanan Hanım C. hakkında "yenidoğan çocuğu kasten öldürmek" suçundan Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın bugün görülen üçüncü duruşmasında tutuklu sanık Hanım C., "Çocuğum ölü doğdu. Canlı doğsaydı bakardım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuklu olduğum için özel çocuğum ve diğer çocuklarım mağdur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı İlhan Ayrancı ise "Sanık gerek hastanede gerekse poliste ölü doğum yaptığını söylemiş, ilk ifadesinde kendinde değilken canlı doğduğunu söylemiştir. Bebeğin canlı doğduğuna dair delil yoktur. Biz müvekkilimin beraat kararı verilmesini istiyoruz" diye konuştu. Savcı, toplanan deliller doğrultusunda mütalaasını açıklayarak Hanım C.'nin "çocuğu ve alt soyu nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatı İlhan Ayrancı'nın mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre istemesi üzerine duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Avukat Hatice Kocaefe cinayeti davasında ilk duruşma: 3 sanığın tutukluluğu sürüyor Haber

Avukat Hatice Kocaefe cinayeti davasında ilk duruşma: 3 sanığın tutukluluğu sürüyor

Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S. ile tutuksuz sanıklar Hakan S., Esra Ü., Salih U. ve Volkan A.'nın savunmaları alındı. Duruşmaya, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve TBB yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda baronun temsilcileri ile avukatlar katılarak Kocaefe ailesi ve meslektaşlarına destek verdi. Avukatlar, davayı yakından takip edeceklerini belirtti. "Evladımın kanı yerde kalmasın" Duruşmada söz alan Hatice Kocaefe'nin annesi Bahtinur Kocaefe, kızının başarılı bir eğitim hayatının ardından yurt dışında eğitim gördüğünü ve daha sonra ailesiyle birlikte çalışmaya başladığını söyledi. Olay sırasında ofiste olduğunu belirten Kocaefe, "Silah seslerini duyup camdan baktığımda yavrularım yerde yatıyor, can çekişiyordu. Bunların hepsinin planlı olduğunu düşünüyorum. Bizim işletmemizin önünde pusu kurmuş. Sonuna kadar şikayetçiyim, evladımın kanı yerde kalmasın istiyorum" dedi. Hatice Kocaefe'nin babası Rahmi Kocaefe ise ailesiyle birlikte yürürken yanlarına bir aracın geldiğini, adres sorulacağını düşündüğünü belirterek, "Camı açıp ateş etmeye başladı. Kızım kalbinden vurulmuş, diğer kızım da bacağından vurulmuş. Ben hem bu dünyada hem diğerinde sonuna kadar şikayetçiyim. Hepsinin cezalarını çekmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. Hakkı Ç.: "Korkutmak için 3-4 el ateş ettim" Tutuklu sanık Hakkı Ç. ise savunmasında karşı tarafla yaşadığı uyuşmazlığın çekler nedeniyle ortaya çıktığını öne sürdü. Olay günü Elif Çalışkan'ı gördüğünü belirten Hakkı Ç., "Dayanamadım, bana çektirdikleri aklıma gelince gözüm karardı. Korkutmak için 3-4 el ateş ettim, ayaklarına doğru. Ama avukat hanımla benim bir problemim yok. Eğer olsaydı, Elif Hanım yüzünden icraya verildiğimizde bize bir sürü avukat geldi. Benim avukatlara karşı bir sorunum olsa onlara da aynı şekilde davranırdım" dedi. Ali Ç. ise olay günü annesini hastaneye götürdüğünü, daha sonra babası Hakkı Ç.'nin kendisini aradığını ancak babasını bulamadığını söyledi. Olayı daha sonra Serkan S.'den öğrendiğini belirten Ali Ç., babasının böyle bir şey yaptığını duyunca şok olduğunu ifade etti. Serkan S. suçlamaları kabul etmediğini belirterek, Hatice Kocaefe'nin ailesine başsağlığı diledi. "Olayla hiçbir alakam yok" Sanık Hakan S. ise olay sırasında İstanbul'da olduğunu, daha sonra Serkan S.'nin kendisini araması üzerine Hakkı Ç.'nin bulunduğu yere gittiğini söyledi. Olayı sosyal medyadan öğrendiğini belirten Hakan S., Hakkı Ç.'nin teslim olacağını söylediğini, kendisinin de daha sonra emniyete gittiğini ifade ederek beraatini talep etti. Esra Ü. ise Hakkı Ç. ile 11 yıl önce ayrıldıklarını, oğlu Ali Ç.'nin olayla ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını söyledi. Volkan A. da olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, "Hakkı Ç.'yi tanımıyorum. Ben orada bir çalışanım, tek suçum o saatte mesaide olmak" dedi. "Bize ‘öldürürüz' diye tehditte bulundular" Elif Çalışkan, iki firmalarının bulunduğunu ve kardeşi Hatice Kocaefe'nin firmaların hukuki süreçlerini takip ettiğini söyledi. Karşı taraftan alacaklı olduklarını belirten Çalışkan, daha önce Hakkı Ç. ve Ali Ç. ile alacak konusunda görüştüklerini, görüşmelerden birinde masada silah bulunduğunu öne sürdü. Çalışkan, "Ali Ç. ‘Bunu sana ödeyemeyiz' dedi. Hakkı Ç. de ‘Bizi diğer sezona kadar taşıyacaksınız, eğer yapmazsanız öldürürüz sizi' dedi. Biz de yasal süreç başlatacağımızı söyledik ve ayrıldık. Sonrasında icra süreci başlattık. Esra Ü. ile konuştuğumda o da ‘Bu işlere girme, seni öldürürüz' dedi" ifadelerini kullandı. Olay günü ailesiyle birlikte işletmede olduklarını anlatan Çalışkan, Hakan S.'nin kardeşi Hatice Kocaefe'yi aradığını, daha sonra işletmeden çıktıkları sırada gri renkli bir aracın yanlarına yaklaştığını söyledi. Çalışkan, "Camı açtı, Hakkı Ç. ile göz göze geldim. Sonrasında bize ateş etmeye başladı. Kardeşim Hatice göğsünden vuruldu, arkasından ben de bacağımdan vuruldum" dedi. Tutukluluk halleri devam etti Mahkeme heyeti, Hakan S., Esra Ü., Salih U. ve Volkan A. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Tutuklu sanıklar Hakkı Ç., Ali Ç. ve Serkan S.'nin ise üzerlerine atılı suçların niteliği, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunması ve tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu gerekçeleriyle tahliye taleplerinin reddine ve tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca bazı HTS kayıtlarının incelenmesi ve sanıkların iletişim kayıtlarının araştırılması yönündeki talepler hakkında da kararlar aldı. Duruşma 9 Aralık tarihine ertelendi.

Okul saldırganını annesi yüzünde ve sırtında siyah nokta olduğu için güzellik merkezine götürmüş Haber

Okul saldırganını annesi yüzünde ve sırtında siyah nokta olduğu için güzellik merkezine götürmüş

Kahramanmaraş'ta Türkiye'yi yasa boğan, 9 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ilk duruşması Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşiyor. Duruşmadaki saldırgan İsa Aras Mersinli'nin babası Uğur Mersinli'nin ardından anne Pınar Peyman Mersinli de savunmasını yapmaya başladı. "Böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesini asla istemezdim" Söz alan Pınar Peyman Mersinli, "Belki caninin annesi olarak gördüğünüz için ne diyeceğimi bilemiyorum. Böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesini asla istemezdim. Ben de bir eğitimciyim, asla böyle bir şey istemezdim. Olayın şoku içerisindeyim. Ağlamak istemiyordum ama elimde değil, ben silah korkusu olan bir insanım. Silahların nerede olduğunu biliyorum ama kaç tane var onunla ilgili bir şey bilmiyorum. Silahların tehlikeli olduğunu hep söylerdim. 3 tane daha çocuğum var. Çocuklarım akademik olarak başarılıydı. Nasıl böyle bir şeyden şüphelenebilirim. Oğlum sadece defter vermek için okula gitmişti. Okuldaki arkadaşlarıma, karşı komşuma psikolog sordum hep. Yeter ki götürelim istedim. Daha önce de ergen çocuk yetiştirdim farklılık gördüm ama böyle bir olay yapacağını hissetmedim. Olayın şokundayım, ilk defa yakalanıp ilk defa ifade veriyorum. Çok acı çekiyorum. Bu üzüntümün hiç tarifi yok. 2 kızım tek başına kaldı. Psikiyatrik tedavi görmesi gerektiğini söylediler, acil bir durum yoktu ama uzmanlara güvendik. Psikiyatri bulamayınca Kahramanmaraş'ta götürmeye karar verdik. Herkes adına çok üzgünüm" dedi. Saldırganın yüzünde ve sırtında siyah nokta olduğu için güzellik merkezine götürmüş Oğlunu güzellik merkezine götürmesi hakkında da konuşan Mersinli, "Oğlumun yüzünde çok fazla siyah nokta vardı. Sırtında çok fazla siyah nokta vardı. Bundan rahatsız oluyordu, evde temizlemeye çalıştım ama yüzü yara oldu. Bunun üzerine oğlumun yüzünü temizlemek amacıyla güzellik merkezine götürdüm" ifadelerini kullandı. Duruşma, anne Pınar Peyman Mersinli'nin savunmasıyla devam ediyor.

Eski Nilüfer Belediye Başkanı Erdem savunma yaptı: "Tüm suçlamaları reddediyorum" Haber

Eski Nilüfer Belediye Başkanı Erdem savunma yaptı: "Tüm suçlamaları reddediyorum"

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen, 37'si tutuklu 63 sanıklı davada sanık savunmaları sürüyor. Duruşmanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem hakim karşısına çıktı. Savunmasında yaklaşık 20 yıllık belediyecilik geçmişine değinen Erdem, görev yaptığı süre boyunca Nilüfer'in gelişimi için çalıştığını söyledi. Belediye başkanlığı dönemindeki imar uygulamalarına ilişkin iddialara da cevap veren Erdem, yapılan işlemlerin mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu. Nilüfer Belediyesi'nin parsel bazlı plan değişikliklerine sıcak bakmadığını belirten Erdem, Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan planların ardından ilçe belediyesinin ruhsatlandırma işlemlerini yerine getirdiğini ifade etti. Pandemi döneminde gerçekleştirilen sosyal yardımlar ile 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesine ulaştırılan desteklerden de bahseden Erdem, belediye imkanlarının kamu yararı doğrultusunda kullanıldığını savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Erdem, kamu zararına neden olacak herhangi bir işlem yapmadığını belirterek, "Tüm suçlamaları reddediyorum" dedi. Turgay Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından avukatları söz aldı. Erdem'in müdafilerinin, müvekkillerine yöneltilen suçlamalara ilişkin beyanlarının alınmasına geçildi. Duruşma, müdafilerin beyanlarıyla devam ediyor.

Bursa'da Bozbey davası öncesi gerginlik Haber

Bursa'da Bozbey davası öncesi gerginlik

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu "Sanıklar içeri alındıktan sonra sizi içeri alacağız. Talimat bu şekilde" diyen polislerle "milletvekili engelliyorsunuz" diyerek kısa süreli gerginlik yaşadı. CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, bazı kişilerin güvenlik gerekçesiyle duruşma salonuna alınmadığını öne sürerek tepki gösterdi. Güvenlik görevlileriyle görüşen Kayışoğlu, uygulamanın doğru olmadığını belirtti. İtirazı kabul görmeyince kısa süreli tartışma yaşandı. Görevli polisler ise kibarca bekleyen CHP'li heyet ve milletvekili Kayışoğlu'na, "Sizi içeri alacağız. Ancak sanıkların mahkemeye sevki sürüyor. Talimat gelince sizi de alacağız" dedi. Görevden alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in sanık olarak yargılanacağı davanın ilk duruşması öncesi, Bozbey'e destek vermek için adliyeye gelen CHP'li belediye başkanları, milletvekilleri, ailesi ve sevenleri adliye koridorunu doldurdu. Bursa kamuoyunun uzun süredir gündeminde yer alan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile çok sayıda müteahhidin sanık olarak yargılanacağı davanın ilk duruşması, bugün Bursa Bölge Adliyesi'nde görülüyor. Bozbey ve diğer sanıkların ilk kez hakim karşısına çıkacağı duruşma öncesinde, Bozbey'e destek vermek amacıyla çok sayıda isim adliyeye geldi. Adliyede Bozbey'in eşi Seden Bozbey, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Bursa Milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile Hasan Öztürk, CHP Bursa eski İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, önceki dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Orkun Gazioğlu ve çok sayıda partili yer aldı. Duruşmanın görüleceği salonun bulunduğu koridorda yoğunluk oluşurken, Bozbey'in ailesi, sevenleri ve partililer duruşmadan çıkacak sonucu merakla bekliyor. Sanık sayısının fazlalığı ve yapılacak savunmalar nedeniyle yargılamanın ne kadar süreceği ise merak konusu oldu. 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alınmış; 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklanmıştı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Sanıkların mahkeme salonuna alınmasının ardından CHP Eski İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, milletvekili ve belediye başkanları ile meclis üyeleri içeri alındı.

Anne ve oğlunun darbedildiği kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü Haber

Anne ve oğlunun darbedildiği kafedeki dehşetin ilk duruşması görüldü

Bir sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilen duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı travmayı anlattı. Yıldırım, "Şuan sağ kulağım duymuyor, gözümde görme kaybı var. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum" dedi. Olay, Ramazan Bayramı'nın birinci günü (20 Mart 2026) İzmit'teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal'ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Saldırıya uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı darbelerle ağır yaralanan, yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edilen Yıldırım, hastane tedavisinin ve geçirdiği ameliyatların ardından taburcu oldu. Soruşturma kapsamında Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ve Sema K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Geçtiğimiz cuma günü görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müşteki Meryem Yıldırım, oğlu Talha Kaan İzal ile taraf avukatları katıldı. Sanıkların suçlamaları reddettiği duruşmada mahkeme heyeti, Kürşat G.'nin tutukluluk halinin, diğer iki sanığın ise adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası yaşadığı süreci anlatan Meryem Yıldırım, olayın aslında başka bir kavganın yansıması olduğunu ve kendileriyle bir ilgisi bulunmadığını belirtti. Yıldırım, sanıkların mahkemedeki ifadelerinde gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Bayramın 1. günü oğlumla bir mekanda otururken darp edilmiştim. Bununla ilgili ilk duruşmamız gerçekleşti. 3 kişilerdi, 1 kadın 2 bey vardı. Birinin tutukluluk hali devam ediyor, diğer 2'si ise yurt dışı çıkış yasağı ve denetimli şekilde dışarıdalar. Olay aslında başka bir kavganın yansıması oldu. Bizimle alakası yoktu. Oğlum, 'Beyler küfür etmeyin, hanımlar var' dediği için sanıklardan Kürşat tarafından yumruk atıldı. Oğlum tekme attı, bende oğlumu kurtarmak için müdahale ettim ve olay yaşandı. İfadede daha çok, sanıklardan Sema Hanım ile benim aramda tartışma olduğunu ve merdivenden düştüğümü, kendilerinin suçsuz olduğunu söylüyorlar ama benim sanık Sema ile sadece, bana küllük fırlattığı için benim ona temasım oldu. Sadece saçlarımızı tuttuk. Onun dışında zaten ben, Kürşat ve Emrah tarafından darbedildim." "Şuan sağ kulağım duymuyor" Sağlık durumu ve psikolojik sürecine de değinen Yıldırım, "Şuan sağ kulağım duymuyor. Gözümde görme kaybı var. Konuşma bozukluğum vardı, biraz tedavi ve terapi ile düzeldi. Biraz daha iyiyim. İçimde hala bazı şeyler devam ama dışta biraz toparladım. Saçlarım uzadı. Kendime dönmeye çalışıyorum. Psikolojik tedavi hala devam ediyor. Ataklar yaşıyorum, tedavim devam ediyor. İzmit'ten de uzaklaştım. Biraz uzak kalmak istedim, duruşma için geldim. Biraz daha kendime dönmeye çalışıyorum" dedi. "Beklentimiz öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarıydı" Meryem Yıldırım'ın avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkilinin aldığı darbelerin ölümcül nitelikte olduğuna dikkati çekerek iddianamedeki suç vasfına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ustabaşı, "Müvekkilin kafasında 60 dikiş var. Yüzünde kırılmamış kemik kalmamış ve bir gözünde de görme kaybı var. Bunlar herhangi birinin ölümüne yetecek kadar ağır yaralamalar. Bizim beklentimiz öldürmeye teşebbüs suçundan yargılanmalarıydı ancak dava 'neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama' suçundan açıldı. Şahıslardan biri tutuklu. Diğer iki sanığın tutuklanmasını istedik ancak onlar için adli kontrol kararının devamına karar verildi. Ekim ayında müvekkilim Adli Tıp Kurumundan tekrar bir kati rapor alacak. O rapor bize durumu daha açıklayıcı kılacak. Ayrıca müvekkilimin oğlu Talha'nın da dosyaya müşteki olarak dahil olmasını bekliyorduk. Dosya içerisinde tek müşteki Meryem Hanım. Talha da aynı şekilde zarar gören kişi. Savcılık makamı onun bu dosyada müşteki olmasını uygun görmemiş, durumu başka bir dosya üzerinden değerlendirmişler. O dosyayı da göreceğiz, bakalım neler olacak" diye konuştu. "Hastanelerde süründük, bana söz hakkı doğmadı" Olayda darbedilmesine rağmen bu davada müşteki sıfatıyla yer alamadığını ve duruşmada kendini ifade edemediğini dile getiren Talha Kaan İzal ise "Müşteki olarak duruşmada bulunamadım, bana söz hakkı doğmadı. Ben duruşmanın sonuna kadar dinledim. Zaten ilk duruşmaydı. Bende darbedildim. Darp raporu aldım, olaydan sonra hastanelerde süründük ama bana söz hakkı doğmadı. Karşı taraf benim için suçlamalarda bulundu. Durduk yere tekme attığım iddia edildi. Durduk yere atılmış bir tekme yoktu. Bana söz hakkı tanınmadığı için kendimi ifade edemedim. Müşteki olarak beni olaya dahil etmediler. Şikayetçi olmuştum ancak savcılık böyle uygun görmüş ama ben de şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

İkra bebeğin darp davasında tutuklu sanık tahliye edildi Haber

İkra bebeğin darp davasında tutuklu sanık tahliye edildi

Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya sanık Ş.E., tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşmada taraf avukatları ile sanık yakınları da hazır bulundu. Duruşma öncesinde baba Muhammed Baca, dosyanın "kasten öldürmeye teşebbüs" kapsamında değerlendirilerek ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti. Talebinin kabul edilmemesi üzerine eşi B.B., kızı İkra ve diğer çocuklarıyla duruşma salonundan ayrıldı. Jandarma personelleri tanık olarak dinlendi Olay anında sahada olan jandarma personeli, ihbar üzerine olay yerine gittiklerini, Muhammed Baca'nın evinde bulunduğunu ve o anda sokaktan gelen Ş.E. ile tartıştığını söyledi. Jandarma personeli, tarafları ayırdıkları sırada B.B. ile sanığın eşi N.E. arasında da arbede çıktığını belirtti. Jandarma personeli, arbedede bebeğe vurulduğu anı görmediğini söyledi. Sanığın ağabeyinin eşi N.E. ise, olay sırasında anne B.B.'nin çocuğu kucağında taşıdığı sırada düştüğünü iddia etti. Mahkeme heyeti duruşma sonunda sanık Ş.E'ye yurt dışı yasağı ve adli kontrol kararıyla tahliye edilmesine hükmetti. "Kızımın hakkını sonuna kadar arayacağım" Duruşma başladıktan sonra salonu terk eden Muhammed Baca yaptığı açıklamada, 14 aylık kızının kafatasında üç kırık oluştuğunu ve beyin kanaması geçirdiğini. dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini istediğini söyleyerek, "Bir baba olarak mücadelemi sürdürüyorum. Kızımın hakkını savunacağım. Dört aydır aile düzenimiz kalmadı. Hukuk önünde sonuna kadar mücadele edeceğim" dedi.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.