Hava Durumu

#Duygu Düzenleme

Yeni Marmara Gazetesi - Duygu Düzenleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duygu Düzenleme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uzmanından ebeveynlere önemli uyarı Haber

Uzmanından ebeveynlere önemli uyarı

3-6 yaş arasındaki okul öncesi dönemin, çocukların dünyayı ve çevrelerindeki insanları anlamlandırmayı öğrendikleri önemli bir gelişim süreci olduğunu belirten Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, bu dönemde zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin hızlı ilerlediğini söyledi. Çocukların davranışlarının zaman zaman ‘inatçılık’, ‘şımarıklık’ veya ‘huysuzluk’ olarak değerlendirilebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Karimova, bu davranışların çoğu zaman çocuğun gelişim özellikleri ve ifade etmekte zorlandığı ihtiyaçlarla ilişkili olduğunu ifade etti. Nuran Karimova, "Çocuğun davranışını yalnızca durdurmaya çalışmak yerine, ‘Çocuğum bu davranışıyla bana ne anlatmaya çalışıyor?’ sorusunu sormak gerekir" dedi. "Ben istiyorum" ve "Ben yapacağım" dönemi Okul öncesi çocukların olayları büyük ölçüde kendi bakış açılarıyla değerlendirdiğini belirten Uzm. Dr. Karimova, çocuğun sürekli kendi istediğinin olmasını istemesinin her zaman benlik anlamına gelmediğini söyledi. Bu dönemde sıkça duyulan ‘Ben kendim yapacağım’ ifadesinin de çocuğun bağımsızlık ve özerklik duygusunun geliştiğini gösterdiğini kaydeden Uzm. Dr. Karimova, ebeveynlerin güvenli sınırlar içerisinde çocuklarına seçim yapma fırsatı vermesinin önemli olduğunu vurguladı. Oyun, çocuğun duygularını anlatıyor Okul öncesi dönemde hayal ile gerçek arasındaki sınırların yetişkinlerdeki kadar belirgin olmayabileceğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Karimova, çocukların hayali karakterlerden veya canavarlardan söz etmesinin tek başına endişe nedeni olmadığını söyledi. Zengin hayal dünyasının hayal gücünü destekleyebileceğini ifade eden Dr. Karimova, oyunun da çocukların iç dünyalarını anlamada önemli bir araç olduğunu belirtti. "Çocuklar her zaman yaşadıkları duyguları konuşarak ifade edemez. Oyun, onların duygularını ve yaşantılarını ortaya koydukları önemli bir alandır" diyen Uzm. Dr. Nuran Karimova, ebeveynlerin çocuklarıyla oyun oynarken onların korku, kaygı ve duygularını daha iyi anlayabileceğini kaydetti. Öfke ve korkulara doğru yaklaşım Çocuğun istediği olmadığında ağlaması, bağırması veya öfkelenmesinin ebeveynler açısından zorlayıcı olabileceğini belirten Dr. Nuran Karimova, okul öncesi dönemde duygu düzenleme becerilerinin henüz gelişmekte olduğunu hatırlattı. Öfke nöbetlerinde yalnızca davranışı durdurmaya çalışmak yerine çocuğun yaşadığı duygunun tanımlanmasına yardımcı olunması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Karimova, "Ağlayacak bir şey yok" demek yerine, "Şu anda çok öfkelendiğini görüyorum" gibi ifadelerin çocuğun duygularını tanımasına katkı sağlayacağını söyledi. Karanlık, yalnız kalma, yüksek ses veya hayali varlıklara yönelik korkuların da bu yaş döneminde görülebileceğini belirten Uzm. Dr. Karimova, özellikle kreş ve anaokuluna başlama döneminde ayrılık kaygısının artabileceğini ifade etti. Ebeveynlerin çocukların korkularını küçümsememesi ve onlarla alay etmemesi gerektiğini vurguladı. Davranışın altındaki ihtiyacı görmek Çocukların duygularını isimlendirmelerine yardımcı olmanın, net ve tutarlı sınırlar oluşturmanın ve onlara güvenli seçim alanları sunmanın gelişimlerini desteklediğini belirten Hayat Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, ebeveyn-çocuk ilişkisinde nitelikli zamanın da önemli olduğunu söyledi. Her gün 15-20 dakika boyunca telefon ve diğer uyaranlardan uzak şekilde çocuğun yönlendirdiği bir oyuna eşlik edilmesinin duygusal bağı güçlendirebileceğini belirten Dr. Karimova, "Bazen öfkenin altında anlaşılma ihtiyacı, korkunun altında güven arayışı, ısrarın altında ise bağımsızlaşma isteği olabilir" dedi. Sağlıklı gelişim için çocuğun sevgi dolu, güvenli ve tutarlı bir ortamda büyümesinin önem taşıdığını ifade eden Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Nuran Karimova, davranışların çocuğun günlük yaşamını, aile ilişkilerini, sosyal uyumunu veya okul sürecini belirgin biçimde etkilemeye başlaması halinde Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanından değerlendirme alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Uzmanlardan uyarı, "Çocuklar yaz tatilini ekran başında değil, hayatın içinde geçirmeli" Haber

Uzmanlardan uyarı, "Çocuklar yaz tatilini ekran başında değil, hayatın içinde geçirmeli"

Son yıllarda çocukların büyük bölümünün tatil süresini ekran karşısında geçirdiğine dikkat çeken Psikolog Emine Fener, çocukların ihtiyaç duyduğu şeyin yalnızca zaman geçirmek olmadığını belirtirken, üretmenin, oyun oynamanın ve aileyle geçirilen kaliteli zamanın çocukların gelişimine önemli katkı sağladığını ifade etti. Ekran kullanımının tamamen yasaklanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiren Psikolog Emine Fener, "Yaz tatili, çocukların sadece okuldan uzaklaştığı bir dönem değil, aynı zamanda gelişimlerini farklı alanlarda destekleyebileceğimiz önemli bir fırsattır. Ancak son yıllarda tatil denildiğinde çocukların büyük bir kısmının gününü ekran karşısında geçirdiğini görüyoruz. Çocukların ihtiyacı olan şey yalnızca zaman geçirmek değil; nitelikli deneyimler yaşamak, oyun oynamak, hareket etmek, doğayı keşfetmek, üretmek ve aileyle kaliteli vakit geçirmektir. Bunlar, çocukların duygusal, sosyal ve öğrenme gelişimini destekleyen en önemli etkenlerdendir. Elbette ekran hayatımızın bir parçası. Buradaki amaç ekranı tamamen yasaklamak değil, yaşa uygun, süre sınırı olan ve dengeli bir kullanım alışkanlığı kazandırmaktır. Çünkü kontrolsüz ekran kullanımı; dikkat süresini, duygu düzenleme becerilerini, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Bu yaz onlara verebileceğimiz en kıymetli hediye daha fazla ekran değil; daha fazla oyun, daha fazla sohbet, daha fazla temas ve birlikte oluşturulan güzel hatırlarıdır" dedi. "22.00'de ekran kullanımını tamamen sonlandırmalarını öneriyorum" Aile bireylerin dikkat etmesi gerektiği noktalara değinen Psikolog Fener, "Yaz tatilinin bitmesine artık son bir ay kaldı. Bu bir ayda aileler, çocukları okula alıştırmak için yeniden düzenli bir uyku düzeni oluşturabilir. Sabah 09.00 gibi uyanmalarını sağlayarak uyku düzenlerini yeniden oturtabilirler. Daha sonrasında ders çalışmaları için onlarla birlikte aktiviteler planlayabilirler. Birlikte etkinlikler düzenleyebilir, hobiler belirleyip bu hobileri uygulayabilirler. Yaz tatilinde çocuklar geç yattıkları için sabah erken uyanamıyorlar. Ekran sürelerini de çok fazla kullandıkları için okul döneminde zorluk çekiyorlar. Ailelerin ekran sürelerini kontrol etmelerini, günün belirli saatlerinde ekran kullanmalarına izin vermelerini, gece yatarken ise saat 22.00'de ekran kullanımını tamamen sonlandırmalarını öneriyorum. Bunun dışında gün içerisinde ödevlerini ve derslerini takip etmelerini, gerekirse yardımcı bir abla ya da öğretmenden destek almalarını ve onlarla birlikte süreci ilerletmelerini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. "Reels videolarını çok fazla izlersek hiçbir şeye odaklanamayız" Reels videoların zararlarına değinen Fener, "Hepimiz ekran kullanmayı, telefon kullanmayı çok seviyoruz. On beş saniyelik Reels videoları hepimizi çok eğlendiriyor. Bu nedenle orada çok vakit geçiriyoruz. Ama biz öğrenciler, eğer bu Reels videolarını çok fazla izlersek sırada oturamayız, öğretmenimizi dinleyemeyiz, hiçbir şeye odaklanamayız ve ödevlerimizde, sınavlarımızda odaklanma problemi yaşarız. Bundan dolayı size önerim, Reels videolarını çok fazla izlemeyin. Tabii ki ekran kullanmalısınız, tabii ki telefona bakmalısınız. Hiçbirimiz bunu tamamen bırakamıyoruz. Sizlerin de buna tamamen engel olması mümkün değil. O yüzden ne kadar az kullanırsanız sizin için o kadar iyi olur. Size tavsiyem budur" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.