Hava Durumu

#Düzenli Egzersiz

Yeni Marmara Gazetesi - Düzenli Egzersiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düzenli Egzersiz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Beynimiz kaç yaşında Haber

Beynimiz kaç yaşında

Ortalama hayat süresi uzadıkça yaşa bağlı kronik ve bilişsel hastalıkların sıklığı artarken, tıp dünyası artık sadece ömrü uzatmaya değil, bedensel ve zihinsel yeterliliğin korunduğu sağlıklı bir yaşam sunmaya odaklanıyor. Burtom Biyofiz Tıp Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Şule Karaarslan, beynin biyolojik yaşı ile takvim yaşının çoğu zaman aynı olmadığını, biyolojik yaşın beynin ve vücudun ne kadar sağlıklı yaş aldığının bir göstergesi olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Karaarslan, ileri yaş grubunda olup merak eden, sürekli yeni bir şeyler öğrenen hatta aktif çalışan insanların biyolojik yaşı ile aynı yaşta olup evinden çıkmayan, sosyal iletişimi azalmış, kronik hastalıkları ile uğraşan günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan, başkalarının yardımına ihtiyaç duyan insanların biyolojik yaşlarının tamamen farklı olduğuna dikkat çekti. Beynin biyolojik yaşını değerlendirirken hem fonksiyonel hem de yapısal parametrelerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Şule Karaarslan, alzaymır ve bilişsel gerilemeye karşı erken tanı yöntemleri ve sağlıklı yaş almanın yollarıyla ilgili olarak şu bilgileri paylaştı: "Bilişsel değerlendirmede ilk adım; aile öyküsünü, bugüne kadarki sağlık sürecini ve rutin yaşam alışkanlıklarını sorgulamakla başlar. Ayrıntılı bir nörolojik muayene ile beraber hafıza testleri de yapılır. Hafıza testleri; dikkat, planlama, hafıza, görsel yapılandırma, hesaplama, soyut düşünce, karar verme, dil becerileri gibi yetileri değerlendirir. Bazen bu testlere depresyon değerlendirme testlerinin eklenmesi gerekir. Bu nöropsikolojik testler beynin farklı bölgelerini değerlendirmemize imkan sağlar ve nasıl çalıştığı hakkında bilgiler verir. Beyin MR görüntüleme ile beynin yapısal değişiklikleri, inme gibi hastalıklar ile ilgili damarsal yükler, hafıza merkezinin mevcut durumu ve yaşa uygunluğu, beyin volümü değerlendirilir. Kan tahlilleri; rutin kan testleri (Tam kan sayımı, kan şekeri, B grubu vitaminler (B12-folat vd), homosistein, vitamin D, tiroit fonksiyon testleri, demir, ferritin düzeyi gibi ) beynin ve vücudun sağlık durumu hakkında önemli bilgiler verir. Örneğin düşük troid hormon seviyelerinin ya da vitamin düzeylerinin düzeltilmesi ile bunlara bağlı bazı hafıza problemleri düzeltilebilir. Erken teşhiste kan testleri; daha önce alzaymır ile ilgili bel omurilik sıvısından yapılan özel biyolojik zarfların bir kısmı yakın zamanda kan tahlili ile de bakılabilmeye ve takip edilmeye başlandı. Bu önemli gelişmeler ve devam eden araştırmalar sayesinde hastalığı henüz çok erken safhalarda yakalama ve tedavi edebilme şansına sahibiz. Kan biyobelirteçlerin başında A42/40 oranı ve pTau217 gelmekte olup, tıp merkezimizde uygun hastalarda bu laboratuar testlerini başarıyla uygulayabilmekteyiz." Açıklamasında ileri görüntüleme yöntemleri ve genetik analizlerin de tanı algoritmalarında yerini aldığını kaydeden, biyolojik yaşlanmanın yaşam tarzı düzenlemeleri ile yavaşlatılabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Şule Karaarslan, zihinsel ve bedensel sağlığı korumak için şu tavsiyelerde bulundu: "Kaliteli uyku ve melatonin: Derin uyku sırasında beynimiz adeta yenilenme sürecine girer ve gün boyu oluşan atıklar beynimizden temizlenir. Uykumuzu düzenleyen melatonin hormonunun en yoğun salgılandığı 23.00 -03.00 saatleri arasında uykuda olmak gereklidir. Yatmadan 1-2 saat önce mavi ışık maruziyetinden (cep telefonu, bilgisayar, televizyon vb.'den) kaçınmak önemlidir. Düzenli egzersiz: Hareketsiz yaşam, kilo alımı, kas ve damar rahatsızlıklarının yanı sıra bilişsel gerilemeyi de tetikler. Düzenli egzersiz ve aktif olmak hem beden hem beyin sağlığını korumak için elzemdir. Sosyal bağlar ve sürekli öğrenme: Sosyal olmak yani çevremizle iletişim içinde olmak, arkadaşlar ile vakit geçirmek, yeni hobiler edinmek, üretmek, yeni şeyler öğrenmek zihin ve ruh sağlımız için çok önemlidir. Merak duygusunu kaybetmeyen, öğrenmeye hayatları boyunca devam insanların bilişsel fonksiyonları çok daha iyi korunur. Beslenme alışkanlıklarımız: Akdeniz diyeti gibi diyetler beden ve zihin sağlığını olumlu etkiler. Taze sebze, yeşillikler, tam tahıllar, antioksidan yükü fazla olan meyveler (nar, yaban mersini, pancar gibi), baklagiller ve sızma zeytinyağını, balık ağırlıklı beyaz eti önceleyen, sınırlı kırmızı et tüketimini temel alan bir yaşam tarzı uygulanmalıdır." Burtom Biyofiz Tıp Merkezi Nöroloji Uzmanı Dr. Şule Karaarslan, uzun yaşam ömrüne sahip toplumlar incelendiğinde bunların ortak özelliklerinin; sosyal, yardımlaşmayı ve iyilik yapmayı seven, üretken olan, sürekli hareket eden, beslenmesine dikkat eden insanlardan oluşmaları olduğunu kaydetti.Bütüncül sağlık takibi yapılmasının önemine değinen Uzman Dr. Şule Karaarslan, vitamin ve hormon eksikliklerini tamamlanması, görme ve işitme yetilerinin kontrolü, bağırsak sağlığını korunması; kabızlıktan kaçınılması, sigaradan uzak durulması, depresyon gibi ruhsal bozukluk ve travmalarda profesyonel destek alınmasının zihinsel ve bedensel zindeliğin ayrılmaz parçaları olduğunu kaydetti. Hedefin her zaman kendine yetebilen, bağımsız ve üreten bir beyin yapısını korumak olduğunu hatırlatan Dr. Şule Karaarslan, hafıza şikayetleri olan bireylerin şikayetlerini geçiştirmeyip erken tanı ve tedavi şansı için uzman bir nörologa başvurması gerektiğinin altını çizdi.

Yaz aylarında çocuklarda spor ve kalp sağlığı Haber

Yaz aylarında çocuklarda spor ve kalp sağlığı

Yaz tatilinde açık havada daha fazla vakit geçiren çocuklar, spor kamplarına katılıyor ve fiziksel aktivitelerini artırıyor. Düzenli egzersizin çocukların büyüme ve gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Bahattin Öncü, özellikle sıcak havalarda bilinçli hareket edilmesinin kalp ve dolaşım sistemi sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Çocukluk döneminde kazanılan düzenli egzersiz alışkanlığı, yalnızca bugünün değil, yetişkinlik dönemindeki kalp sağlığının da temelini oluşturur" diyen Dr. Öncü, fiziksel aktivitenin kalp kasını güçlendirdiğini, dolaşımı iyileştirdiğini ve obezite ile diyabet gibi ilerleyen yaşlarda kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayabilecek risk faktörlerini azalttığını ifade etti. Dünya genelindeki sağlık otoritelerinin okul çağındaki çocuklar için her gün en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite önerdiğini hatırlatan Dr. Bahattin Öncü, "Koşma, yüzme, bisiklet sürme veya takım sporları gibi aktiviteler çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimine katkı sağlar. Düzenli egzersiz özgüveni artırırken, stres düzeyini de azaltır" dedi. Yaz aylarında en sık yapılan hatalardan birinin günün en sıcak saatlerinde spor yapmak olduğunu vurgulayan Dr. Öncü, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneş ışınlarının etkisi en yüksek seviyededir. Bu saatlerde yapılan yoğun fiziksel aktiviteler sıcak çarpması, sıvı kaybı ve dolaşım sistemi üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Spor mümkün olduğunca sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmalıdır." Çocukların yetişkinlere göre daha hızlı sıvı kaybedebildiğini belirten Dr. Öncü, susama hissinin beklenmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Egzersiz öncesinde mutlaka su içilmeli, spor sırasında her 15-20 dakikada bir küçük miktarlarda su tüketilmeli ve aktivite sonrasında kaybedilen sıvı yerine konulmalıdır. Gazlı içecekler, aşırı şekerli meyve suları ve enerji içecekleri çocuklar için uygun seçenekler değildir" dedi. Spor öncesinde yapılan ısınma hareketlerinin hem kasları hem de kalbi egzersize hazırladığını söyleyen Dr. Öncü, spor sonrasında uygulanacak hafif tempolu soğuma egzersizlerinin ise kalp ritminin kontrollü şekilde normale dönmesini sağladığını ifade etti. Dr. Öncü ayrıca, çocukların açık renkli, hafif ve teri dışarı atan spor kıyafetleri giymesi, güneşten korunmak amacıyla şapka kullanması ve gerektiğinde güneş koruyucu ürünlerden yararlanması gerektiğini belirtti. Her çocuğun spor yapabileceğini ancak bazı belirtilerin çocuk kardiyolojisi açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Bahattin Öncü, "Egzersiz sırasında göğüs ağrısı, bayılma veya bayılacak gibi olma hissi, çarpıntı, egzersiz sırasında aşırı nefes darlığı, açıklanamayan çabuk yorulma, dudaklarda morarma, ailede genç yaşta ani kalp ölümü öyküsü bulunması gibi belirtiler her zaman ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmeyebilir ancak mutlaka çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" diye konuştu. Özellikle lisanslı spor yapacak çocuklarda spor öncesi sağlık değerlendirmesinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Öncü, gerekli görüldüğünde elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi ve efor testi gibi tetkiklerin yapılabileceğini söyledi. Dr. Öncü, doğuştan kalp hastalığı bulunan veya daha önce kalp rahatsızlığı tanısı almış çocukların spor yapma uygunluğunun mutlaka çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Yaz döneminde sağlıklı beslenmenin fiziksel aktivitenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Dr. Bahattin Öncü, ailelere şu önerilerde bulundu: "Taze sebze ve meyveler, tam tahıllı ürünler, balık, yoğurt ve sağlıklı protein kaynakları çocukların beslenmesinde düzenli olarak yer almalıdır. Hazır paketli gıdalar ile aşırı tuz ve şeker tüketimi ise mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır." Yoğun sıcak altında yapılan spor sırasında baş dönmesi, şiddetli halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı, bilinç bulanıklığı ve vücut sıcaklığında belirgin artış görülebileceğini belirten Dr. Öncü, "Bu belirtiler geliştiğinde çocuk vakit kaybetmeden serin bir ortama alınmalı, sıvı desteği sağlanmalı ve şikâyetler düzelmiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Dr. Bahattin Öncü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaz aylarında spor yapan çocukların doğru saatlerde egzersiz yapması, yeterli sıvı tüketmesi ve uyarıcı belirtilerin göz ardı edilmemesi sağlıklı bir yaz dönemi geçirilmesini sağlar. Düzenli sağlık kontrolleri ve ailelerin bilinçli desteğiyle çocuklarımız hem güvenle spor yapabilir hem de gelecekte daha sağlıklı bir kalbe sahip olabilir. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir çocukluk dönemi, yaşam boyu sürecek güçlü bir kalp sağlığının en önemli temelidir."

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.