Hava Durumu

#Ekg

Yeni Marmara Gazetesi - Ekg haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekg haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yaz aylarında çocuklarda spor ve kalp sağlığı Haber

Yaz aylarında çocuklarda spor ve kalp sağlığı

Yaz tatilinde açık havada daha fazla vakit geçiren çocuklar, spor kamplarına katılıyor ve fiziksel aktivitelerini artırıyor. Düzenli egzersizin çocukların büyüme ve gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Bahattin Öncü, özellikle sıcak havalarda bilinçli hareket edilmesinin kalp ve dolaşım sistemi sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Çocukluk döneminde kazanılan düzenli egzersiz alışkanlığı, yalnızca bugünün değil, yetişkinlik dönemindeki kalp sağlığının da temelini oluşturur" diyen Dr. Öncü, fiziksel aktivitenin kalp kasını güçlendirdiğini, dolaşımı iyileştirdiğini ve obezite ile diyabet gibi ilerleyen yaşlarda kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlayabilecek risk faktörlerini azalttığını ifade etti. Dünya genelindeki sağlık otoritelerinin okul çağındaki çocuklar için her gün en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite önerdiğini hatırlatan Dr. Bahattin Öncü, "Koşma, yüzme, bisiklet sürme veya takım sporları gibi aktiviteler çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimine katkı sağlar. Düzenli egzersiz özgüveni artırırken, stres düzeyini de azaltır" dedi. Yaz aylarında en sık yapılan hatalardan birinin günün en sıcak saatlerinde spor yapmak olduğunu vurgulayan Dr. Öncü, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneş ışınlarının etkisi en yüksek seviyededir. Bu saatlerde yapılan yoğun fiziksel aktiviteler sıcak çarpması, sıvı kaybı ve dolaşım sistemi üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Spor mümkün olduğunca sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmalıdır." Çocukların yetişkinlere göre daha hızlı sıvı kaybedebildiğini belirten Dr. Öncü, susama hissinin beklenmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Egzersiz öncesinde mutlaka su içilmeli, spor sırasında her 15-20 dakikada bir küçük miktarlarda su tüketilmeli ve aktivite sonrasında kaybedilen sıvı yerine konulmalıdır. Gazlı içecekler, aşırı şekerli meyve suları ve enerji içecekleri çocuklar için uygun seçenekler değildir" dedi. Spor öncesinde yapılan ısınma hareketlerinin hem kasları hem de kalbi egzersize hazırladığını söyleyen Dr. Öncü, spor sonrasında uygulanacak hafif tempolu soğuma egzersizlerinin ise kalp ritminin kontrollü şekilde normale dönmesini sağladığını ifade etti. Dr. Öncü ayrıca, çocukların açık renkli, hafif ve teri dışarı atan spor kıyafetleri giymesi, güneşten korunmak amacıyla şapka kullanması ve gerektiğinde güneş koruyucu ürünlerden yararlanması gerektiğini belirtti. Her çocuğun spor yapabileceğini ancak bazı belirtilerin çocuk kardiyolojisi açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Bahattin Öncü, "Egzersiz sırasında göğüs ağrısı, bayılma veya bayılacak gibi olma hissi, çarpıntı, egzersiz sırasında aşırı nefes darlığı, açıklanamayan çabuk yorulma, dudaklarda morarma, ailede genç yaşta ani kalp ölümü öyküsü bulunması gibi belirtiler her zaman ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmeyebilir ancak mutlaka çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" diye konuştu. Özellikle lisanslı spor yapacak çocuklarda spor öncesi sağlık değerlendirmesinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Öncü, gerekli görüldüğünde elektrokardiyografi (EKG), ekokardiyografi ve efor testi gibi tetkiklerin yapılabileceğini söyledi. Dr. Öncü, doğuştan kalp hastalığı bulunan veya daha önce kalp rahatsızlığı tanısı almış çocukların spor yapma uygunluğunun mutlaka çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Yaz döneminde sağlıklı beslenmenin fiziksel aktivitenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Dr. Bahattin Öncü, ailelere şu önerilerde bulundu: "Taze sebze ve meyveler, tam tahıllı ürünler, balık, yoğurt ve sağlıklı protein kaynakları çocukların beslenmesinde düzenli olarak yer almalıdır. Hazır paketli gıdalar ile aşırı tuz ve şeker tüketimi ise mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır." Yoğun sıcak altında yapılan spor sırasında baş dönmesi, şiddetli halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı, bilinç bulanıklığı ve vücut sıcaklığında belirgin artış görülebileceğini belirten Dr. Öncü, "Bu belirtiler geliştiğinde çocuk vakit kaybetmeden serin bir ortama alınmalı, sıvı desteği sağlanmalı ve şikâyetler düzelmiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Dr. Bahattin Öncü, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaz aylarında spor yapan çocukların doğru saatlerde egzersiz yapması, yeterli sıvı tüketmesi ve uyarıcı belirtilerin göz ardı edilmemesi sağlıklı bir yaz dönemi geçirilmesini sağlar. Düzenli sağlık kontrolleri ve ailelerin bilinçli desteğiyle çocuklarımız hem güvenle spor yapabilir hem de gelecekte daha sağlıklı bir kalbe sahip olabilir. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir çocukluk dönemi, yaşam boyu sürecek güçlü bir kalp sağlığının en önemli temelidir."

Genç yaşta ani kalp krizi kaynaklı ölümlere dikkat Haber

Genç yaşta ani kalp krizi kaynaklı ölümlere dikkat

Son yıllarda özellikle genç yaşlarda yaşanan ani kalp ölümleri toplumda endişeye sevk ettiğini belirten uzmanlar, herhangi bir sağlık sorunu olmadığı düşünülen genç bireylerde görülen ani ölümler, bu durumun nedenlerini ve alınabilecek önlemleri yeniden gündeme taşıdı. Nev Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, genç yaşta ani kalp ölümlerinin sebeple ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler verdi. Ani kalp ölümünün tıbbi literatürde belirli kriterlerle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Olaya tanık olunan vakalarda belirtilerin başlamasından itibaren 1 saat içinde, olayın tanığı olmadığı durumlarda ise kişinin hayatta son görülmesinden sonraki 24 saat içinde meydana gelen kalp kaynaklı doğal ölümler ani kalp ölümü olarak tanımlanır. Her yaş grubunda görülebilen bu durumun sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır" dedi. Ani kalp ölümünün görülme sıklığının yaşla birlikte arttığını ifade eden Özkeçeci, bebeklik ve çocukluk döneminde 100 bin kişide yaklaşık 1 vaka görülürken, bu oranın orta yaş grubunda 100 bin kişide 50 vakaya, 80’li yaşlarda ise 100 bin kişide 200 vakaya kadar ulaştığını söyledi. 40 yaşın üzerindeki bireylerde ani kalp ölümünün en sık nedeninin kalp krizi ve kalp damar hastalıkları olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Genç yaştaki ani ölümlerin arkasında ise genellikle ritim bozuklukları yer alır. Bu ölümcül ritim bozukluklarının kaynağı genellikle genetik geçişli kalp hastalıklarıdır" diye konuştu. Genetik geçişli kalp hastalıklarının bazı durumlarda yapısal bozukluklara yol açtığını belirten Özkeçeci, "Yapısal bozukluklar kalbin içerisinde veya kalpten çıkarken kan akışında bozukluklara neden olabilir. Yapısal olmayan hastalıklar ise kalbin elektriksel sistemindeki kusurları içerir. Bu durum kararsız ve tehlikeli ritim bozukluklarına neden olabilir" ifadelerini kullandı. Ani kalp ölümlerinin yalnızca genetik nedenlerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Dışarıdan alınan bazı hormonlar, ilaçlar ve suistimal edilen maddeler de ani kalp ölümüne neden olabilir. Performans artırma veya kas kütlesini artırma amacıyla yüksek dozda ya da uzun süreli anabolik androjenik steroid kullanımı, kalp kasında kalınlaşmaya yol açarak ani kalp ölümüne neden olabilir" dedi. Altta yatan kalp hastalığı bulunan kişilerde bazı ilaçların ve maddelerin riski artırabileceğini belirten Özkeçeci, sinir sistemini uyaran ilaçlar, ritim bozukluğu ilaçları, bazı antibiyotikler, antipsikotikler, antidepresanlar, anestezik maddeler, alkol ve kokain kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Ani kalp ölümünün geneli beklenmedik şekilde ortaya çıktığını ancak öncesinde bazı belirtiler verebildiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Özellikle spor veya koşu gibi efor gerektiren aktiviteler sırasında ya da ani heyecan ve korku anlarında yaşanan açıklanamayan bayılmalar, göğüste sebepsiz sıkışma ve baskı hissi, aniden başlayan çarpıntılar ve nedensiz göz kararmaları dikkatle değerlendirilmelidir" diye konuştu. Aile geçmişinin büyük önem taşıdığını belirten Özkeçeci, "Ailede özellikle 50 yaşın altında nedeni açıklanamayan ani ölüm, erken yaşta kalp krizi, boğulma veya bayılmaya bağlı olabilecek açıklanamayan trafik kazası öyküsü bulunan gençler birinci derece risk altındadır" şeklinde konuştu. Risk altındaki bireylerde yapılacak tetkiklerin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Elektrokardiyografi (EKG), Ekokardiyografi (EKO) gibi tetkikler ve gerekli durumlarda yapılacak genetik tarama testleri hayat kurtarıcı olabilir. Ayrıca profesyonel ya da amatör olarak spora başlayacak her gencin ve yoğun efor sarf eden bireylerin mutlaka rutin kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerekir" dedi. Ani kalp ölümü vakalarıyla her zaman ve her yerde karşılaşılabileceğini belirten Özkeçeci, ilk birkaç dakikada yapılacak doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Toplumda temel yaşam desteği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Gülay Özkeçeci, "Gençlerde ani kalp ölümlerini önlemenin en güçlü yolu belirtileri tanımak, genetik mirasımızı bilmek ve kalbimizi modern tıbbın koruyucu şemsiyesi altına almaktır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.