Hava Durumu

#Ekonomi

Yeni Marmara Gazetesi - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sultan Su İnegölspor Teknik Direktör Koray Palaz ile anlaşma sağladı Haber

Sultan Su İnegölspor Teknik Direktör Koray Palaz ile anlaşma sağladı

Kulüp tesislerinde düzenlenen imza törenine, Kulüp Başkanı Kani Ademoğlu ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. İmza töreninde konuşan İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu, "İnegölsporumuz 2025-2026 sezonuna İnegöl'ümüzün evladı dediğimiz İsmail Güldüren hocamızla başlamıştık. Yaklaşık Erbaa maçına kadar kendisiyle güzel günler geçirdik. İnsan inandığı insanla yola çıkmak ister. Koray hocamı da dün davet ettim, bugün sağ olsun kendisi geldiği zaman İsmail hocamda da dediğim gibi para konuşmam. Koray hocamın da özellikle o kelimesi oldu. Ben para konuşmam dedi, ne uygunsa onu verirsiniz dedi. Bizlerinde böyle dışarda dostlar biriktirmesi kendi açımızdan hoşumuza gidiyor. Çünkü İnegölspor özellikle bu sene ne kadar hedefe gitsek de mali disiplin şeyinde de taviz vermek istemedik. Çünkü zorlu bir süreçten geçiyoruz, zorlu bir ekonomi var. İnşallah bu senede başarılı bir şekilde play offu bitirmiş şekilde olacağına inanıyorum" dedi. Burada hizmet eden bir ekip vardı. Ben İsmail hocayla sadece futboldan değil, futbolun dışında da dönem dönem sohbet ettiğimiz bir meslektaşım. Takımı getirdiği nokta kendisinin ve ekip arkadaşlarının takımı getirdiği nokta var. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum. Sonuçta futbolun içerisinde ne kadar bir yere gitmek varsa oradan ayrılmak da olabiliyor. Bu anlamda huzurunuzda teşekkür ediyorum. Dün akşam 21.00-21.30 civarlarında Kani başkanım beni aradı, hayırlı bir geceydi İslam alemi için. Kadir gecesinde böyle anlamlı bir telefon almak beni çok mutlu etti. Niye mutlu etti? Bir kere Kani başkanı ben başkanken tanıdım. Kendisi başkan olmadığı süreçte biz daha iyi, daha sık diyalog kurabiliyorduk. Malum kulüp başkanlarının ve teknik adamlarının ve yönetim kurullarının üzerinde inanılmaz baskılar oluşur. Bu baskının en büyük sebebi şu anda yaşanan ekonomik, zor bir süreçten geçiyoruz dünya olarak böyleyiz. Zaten hayatı ikiye ayırmak lazım. Pandemi öncesi ve pandemi sonrası. Pandemi sonrası insanların hayatının çok değiştiğini görüyoruz. Geçen hafta iki tane meslektaşımızı kaybettik. Bunlar kolay süreçler değil. Her iki taraf içinde hayırlı olsun, Bir kere 42 yıllık bir camia uzun yıllardır bu liglerde mücadele ediyor. Bir üst ligi gördü, dönem dönem burada gelip çok zor zamanlar içerisinde müsabakalara çıktık. Özellikle geçen sezon, hafızalarımda kalan müsabakalardan birisi ki orada sonradan bir sükunet sağlandı ama kolay bir müsabaka olmamıştı. Burası her zaman zor bir deplasmandı, iklimi zordur, taraftarı zordur. Ama biz bugün bu zorlukları kolaya çevirmek istiyoruz. Kendi lehimize çevirmek istiyoruz. O yüzden taraftarın gücüne çok ama çok ihtiyacımız oldğun bir sürece giriyoruz." dedi. Sezonun kalan maçlarında takımı Koray Palaz’a emanet ettiklerini ifade eden Ademoğlu, "Takımızın tekrar Play-Off’un içine gireceğinden şüphemiz yok. Hocamıza ve ekibine başarılar diliyorum" dedi. Gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından, Teknik Direktör Koray Palaz ile Kulüp Başkan Kani Ademoğlu arasında resmi sözleşme imzalandı. Koray Palaz’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak; Birol Hikmet, Batuhan Kemal Bakıcı, Yunus Emre Aslan, Caner Taban, Erdi Kaloğlu ve İsmail Hakan Gökkaya görev yapacak.

Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi Haber

Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi

BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. "TARİHİ KIRILMAYI DOĞRU OKUMALIYIZ" Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür." ifadelerini kullandı. "DÖNÜŞÜMÜ YÖNETMEK ZORUNDAYIZ" Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz." "BURSA’DA YENİ İŞ MODELİ" İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, "Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz." dedi.Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, "Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz." dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. "MESELE SADECE ÜRETMEK DEĞİL" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, "Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." diye konuştu. İNEGÖL TSO BAŞKANI YAVUZ UĞURDAĞ: "DEĞİŞİME ÖNCÜLÜK ETMELİYİZ" İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, "Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır." dedi. "LOJİSTİK TEKNOPARK ODALARIMIZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ" Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, "BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum." dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. GEMLİK TİCARET BORSASI BAŞKANI ÇAKIR ZEYTİNDE İHTİSASLAŞMAYI VURGULADI Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, "Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır." diye konuştu. "TARIMDA YENİ NESİL TEKNOLOJİYE GEÇMELİYİZ" İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: "Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz." "YENİŞEHİR’İN POTANSİYELİ YÜKSEK" Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.

En büyük dramın adı: İZNİK GÖLÜ Haber

En büyük dramın adı: İZNİK GÖLÜ

Gölde su kaybının yalnızca kuraklıkla açıklanamayacağı yönünde değerlendirmeler yapılırken, gözler göl çevresindeki sanayi tesislerine çevrildi. Özellikle Gemlik hattında faaliyet gösteren bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Özellikle sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Yüzölçümü ve doğal yapısıyla bölgenin en önemli ekosistemlerinden biri olan İznik Gölü, sadece bir su kaynağı değil; aynı zamanda turizm ve ekonomi açısından da hayati öneme sahip. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlayan göl, sahil işletmeleri, balıkçılık faaliyetleri ve tarımsal sulama sayesinde binlerce kişiye geçim kapısı oluyor. Göldeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte balıkçılık faaliyetlerinin zorlaşması, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntılar ve kıyı turizminin olumsuz etkilenmesi, bölge ekonomisini doğrudan tehdit ediyor. İznik ve Orhangazi'de yaşayan birçok aile, geçimini göl sayesinde sağlarken, yaşanan çekilme geleceğe dair kaygıları artırıyor. FABRİKALAR TONLARCA SU KULLANIYOR Gölden su kullanan fabrikaların, su saati bile kullanmadığına dikkat çeken İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakar, "Fabrikalar İznik Gölü'nden su çekiyor. Gemlik Gübre Fabrikası 2004 yılında özelleştirildi. 2020 senesinde dönemin büyükşehir belediye başkanı Alinur Aktaş bu fabrikanın gölden ne kadar su çektiğine dair bir yazı istedi ve bu fabrika bu soruya cevap bile veremedi. Çünkü su çekilen pompada bir su saati bile yok, saat konulmamış. 2021 yılında da saat konuldu ve 10 milyon metreküp su anlaşması yapıldı. 2004 ile 2020 arasında neden buraya su saati konulmadı. Bu yıllar arasında gölden ne kadar su kullanıldığını nereden bileceğiz. 2016 yılında kuraklık başladı. DSİ önlem olarak tarıma verilen sudan tasarruf yapıyor. Tarımdan tasarruf olmaz, tarım bu ülkenin ekonomisinin can damarıdır" şeklinde konuştu.

Münih Güvenlik Konferansı sona erdi Haber

Münih Güvenlik Konferansı sona erdi

Almanya’da Cuma günü başlayan 62. Münih Güvenlik Konferansı (MSC 2026) önemli isimlerin katılımıyla bugün sona erdi. Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların ve çözüm önerilerinin ele alındığı en önemli platformlardan biri olan Münih Güvenlik Konferansı Başkanı Wolfgang Ischinger kapanış konuşmasında, Avrupa'nın geleceği için artık sadece konuşmanın yeterli olmadığını, eyleme ve sağlam bir plana ihtiyaç duyulduğunu belirtti. SAVUNMA, GÜVENLİK, DIŞ POLİTİKA, EKONOMİ VE HİBRİT SALDIRILAR ÖNE ÇIKTI Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in açılış konuşmasıyla Cuma günü resmen başlayan 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda üç gün boyunca savunma, güvenlik, dış politika, güncel küresel sorunlar, ekonomi ve hibrit saldırılar başta olmak üzere dünyanın karşı karşıya olduğu temel problemler ele alındı.Rusya Ukrayna savaşının sona erdirilmesi, Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya olan desteklerini teyit ettikleri ve Rusya’ya yönelik yeni yaptırım taleplerinin öne çıktığı mesajların da verildiği Münih Güvenlik Konferansı aynı zamanda Kiev için Avrupa Birliği üyeliğinin henüz erken olduğunu da gösterdi. 3 gün boyunca 100’den fazla oturumda katılımcılar, dış politika, savunma, enerji, ekonomi başta olmak üzere güncel konular üzerinde de değerlendirmelerde bulundu. KONFERANSA 50’DEN FAZLA LİDER, 60’DAN FAZLA DIŞİŞLERİ VE SAVUNMA BAKANI KATILDI Yıkım sürecindeki küresel düzen tartışmalarının gölgesinde gerçekleşen MSC 2026’ye 50’den fazla hükümet ve devlet başkanı, 60’dan fazla ülkenin dışişleri ve savunma bakanı katılırken, savunma ve dış politika başta olmak üzere küresel konularda uzman bine yakın davetli de hazır bulundu.

Gürsu tarımı Libya’ya açılıyor Haber

Gürsu tarımı Libya’ya açılıyor

Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a, Belediye Başkan Yardımcıları Adem Yıldırım, Hakan Şener ve ARGE Müdürü Hüseyin Özmen eşlik etti. ANASİAD Başkanı Hakan Birkan’ın ve yönetim kurulunun da katıldığı görüşmelerde, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Libya Tarım Araştırma Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türkiye Cumhuriyeti Libya Ticaret Müşaviri Suat Özbek, Libya Askeri Ataşesi İlkay Beril Aydemir, Libyalı İş İnsanı Abdurrauf Mustafa Buhajar, Libya Ticaret, Sanayi ve Tarım Odaları Genel Birliği Fuarlar İdaresi Başkanı İsam Abu Abdullah Aloul ziyaret edildi. Gürsu Sınırlarını Aşan Tarımsal Hamleler Tarım başlıklı toplantıların yapıldığı görüşmelerde, Gürsu’nun tarımsal potansiyeline ilişkin sunumlar paylaşıldı. Gürsu tarımını ve tarım ürünlerini, kooperatif yapısını, atılacak iş birliği adımlarını detaylı aktaran Gürsu Belediyesi Heyeti, arge tabanlı iş fikirlerini ve projelerini, önerilerini de paylaştı. Yapılan temaslarla hem Türkiye’den Libya’ya ürün akışının hızlandırılması hem de Afrika pazarının kapısının daha geniş şekilde açılması hedefleniyor. Libya ziyareti ile ilgili Gürsu tarımında çok önemli bir ticaret hamlesini daha hayata geçireceklerini söyleyen Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Temel amacımız sadece Gürsumuza değil, bölgesel kalkınmaya da destek sunacak, tarımdaki söz sahibi olduğumuz gücü perçinleyecek yeni ve sağlam ticari köprüler kurmak" dedi.

Yatırımda ikinci el otomobilin yüzüne bakan azaldı Haber

Yatırımda ikinci el otomobilin yüzüne bakan azaldı

Altın ve gümüş fiyatlarında geçen yıldan bu yana yaşanan artışlar ve sürekli yeni rekorların gelmesi ikinci el otomobil piyasasındaki hareketliliği düşürdü, Bursa'daki oto galericilerde sessizlik hakim oldu. Bursa Oto Galericiler Odası Başkanı Hakan Yanık, yaptığı açıklamada, otomobillerin özellikle pandemiden sonra yatırım aracı olarak daha çok değerlendirildiğini söyledi. Altın ve gümüşteki yükselişlerin ikinci el araç piyasasını olumsuz etkilediğini dile getiren Yanık, nakit paranın bir süredir otomobil yerine altın ve gümüşe aktığını anlattı. Yanık, altın ve gümüşteki artışların vatandaşları başka bir yatırım aracı düşünmesine engel olduğunu vurgulayarak, "Birçok kişi yatırımlarını altın, gümüş ve platine yapıyor. Bunlarda yükseliş durmadığından değer kaybına uğrarız endişesiyle ikinci el otomobilden uzak duruyor." dedi. Talep azlığı nedeniyle ikinci el piyasasında alışverişin stabil gittine dikkati çeken Yanık, şöyle devam etti: "Geçen yıl talep düşüktü bu yıl da henüz yeni girdik ama aynı gidiyor. Genellikle de 800 bin lira ile 1,5 milyon lira arasındaki otomobillerde alım satım oluyor. Kredilerdeki yüksek faizler de piyasayı olumsuz etkiliyor. Krediyle yüksek faizle kimse otomobil almak istemiyor. Yüksek oranda nakit dönüyor piyasada o da olursa. Altın ve gümüş biraz durağanlaşırsa belki bizde hareketlilik başlar." Bursa Oto Galericiler Odası Başkan Vekili Mehmet Özdemir de ikinci el piyasasının geçen yıl çok kötü geçtiğini ve bu yılki umutlarını ilk haftada yitirdiklerini söyledi. "Altın ve gümüş yükseliyor, nakit oraya kayıyor. Araçlarda fiyatlar ve vergiler yükseliyor. Kredi faiz oranları çok yüksek." diyen Özdemir, bu kadar engel varken ikinci el araç alım satımının iyi olmasının beklenemeyeceğini kaydetti. Özdemir, kredi faiz oranları düşmeden, değerli madenlerdeki yükseliş durmadan ikinci el piyasasının açılmasını beklemediklerini belirterek, "Ne çok pahalı ne de ucuzu ilgi görüyor. Ortalama 1 milyon ile 1,5 milyon arasındaki araçlarda genelde alışveriş oluyor. Bunda da kar marjlarımız çok düştü. Para dönsün, piyasa hareketli olsun diye bir şeyler yapmaya çalışıyoruz" dedi.

Kıyma ve Köfte Yerine Tavuk Kalbi Yediriyorlar Haber

Kıyma ve Köfte Yerine Tavuk Kalbi Yediriyorlar

Türkiye'de uygulanan cezalar ve yaptırımlara rağmen halen kırmızı et kıyması, köfte ve sucukta, pide ve lahmacun harçlarında kanatlı eti ile kalp ve taşlık kullanımı sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, sağlığı tehdit eden ve içerisinde taklit ya da tağşiş yapılan gıdalara ilişkin denetim sonuçlarını paylaşmaya devam ediyor. Bakanlığın yayınladığı listenin "Aynı değeri taşımayan madde eklenmesi" kısmında, diğer tohum yağları karıştırılan zeytinyağları, tağşiş yapılan ballar kadar kırmızı etli ürünlerdeki uygunsuzluklar dikkati çekiyor. Uygulanan cezalar ve yaptırımlara rağmen birçok firma, halen haksız kazanç elde etmek amacıyla kırmızı etli ürünlerine kanatlı eti, taşlık ve kalp ekleyerek sahteciliği, tüketiciyi aldatmayı sürdürüyor. Adana kebabından ünlü börekçiye, Konya etki ekmeğinden mantıcısına kadar Adana kebabından ünlü börekçiye, Konya'nın etli ekmeğinden, mantı harcına ve hamburger köftesine kadar birçok üründe tağşişe rastlamak mümkün. Listede yer alan bilgilere göre, Gaziantep'in Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde kırmızı et kıyma içinde, İstanbul Ümraniye'de ünlü bir börekçide dana kıyma pide harcında, Kütahya'da bir dana sucukta, Konya'nın Meram ve Selçuklu ilçelerindeki lokantalarda satılan etli ekmeklerin harcında kanatlı eti tespit edildi. Antalya'da hazır daha kıymada sakatat (taşlık) tespit eden gıda denetimcileri, Bursa'nın Kestel ilçesindeki bir lokantada satılan lahmacunun harcında neredeyse kırmızı ete rastlamadı. Lahmacun harcında kanatlı eti, kalp ve taşlığı belirlendi. Gıda denetimcileri, Antalya'da dana kuzu karışık köftede, İzmir'de mantı harcında ve dana kuzu Adana kebapta ve Antalya'da hamburger köftesinde kanatlı eti tespit etti. Yetkililer, uygunsuzluk tespit edilen işlemelere cezai işlem ve yaptırımlar uygulandığını, denetimlerinin süreceğini söyledi.

0 otomobil aldı, 20'nin üzerinde servis gördü Haber

0 otomobil aldı, 20'nin üzerinde servis gördü

Sıfır kilometre aldığı Peugeot 308 GT model otomobilinde daha 500'üncü kilometrede başlayan arızaların ardı arkası kesilmeyince, Bursa'da yaşayan vatandaş, çareyi dava açmakta buldu. 20'den fazla kez servise giden araç için 'ayıplı mal' diyerek yenisiyle değiştirilmesini talep etti. Bursa'da yaşayan 53 yaşındaki Sezgin Balcı, 2023 Mart ayında sıfır kilometre olarak satın aldığı Peugeot 308 GT model aracıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle markaya dava açtı. Otomobil henüz 500 kilometredeyken fren sisteminde arıza veren araç, bayi tarafından servise alındı ve müşür arızası tespit edildi. Balcı'nın araç değişimi talebi reddedilirken, bayi tarafından fren arızası giderilerek 4 ücretsiz bakım ve 5 yıl garanti teklifiyle konu kapatılmaya çalışıldı. Ancak zamanla araçta stop lambalarının sönmemesi, sıcak havalarda ekranların çalışmaması, rot ayarlarının bozulması gibi pek çok farklı sorun ortaya çıktı. 25 yıl otomotiv sektöründe çalıştığını belirten Balcı, bu tür arızaların sıfır bir araç için kabul edilemez olduğunu ve aracının bugüne kadar 20'den fazla kez servise gittiğini ifade etti. Oğlunun da İtalya'da otomobil tasarımı eğitimi aldığını vurgulayan Balcı "Araç 2023 Mart ayında aldık. 500 kilometrede farklı arızalar çıkmaya başladı. Bayiye sorduğumda ise müşür arızası olduğunu ilettiler fakat ben arızanın müşür olmadığını biliyordum. Aracın değişimini talep ettim, yasal yollara başvuracağımı söylediğimde bile kabul etmediler. Peugeot Baykar şubesine gittim bu seferde araca 4 ücretsiz bakım ve 5 yıl garanti vereceklerini söyleyip bu şekilde konuyu kapatmaya çalıştılar. 60 bin kilometreye geldiğinde araç yağ eksiltti ve motor arızası verdi yolda kaldım. Çekici ile yine aynı şubeye çekip son ücretsiz bakım hakkım olan 4. bakımı kullandım fakat bundan sonrada motor arızaları devam etti, ilk gittiğimde akü bitmiş dediler aküyü değiştirdiler sonrasında aynı arıza tekrar etti ve bu seferde bobin arızası dediler bobini değiştirdiler fakat bu da işe yaramadı aynı arıza yine devam ediyordu. Sonrasında konvektör olduğunu söylediler temizlik ve bakım yapıldı, konvektör değiştirildi 90 bin liralık parça olduğunu söylediler, garanti kapsamında değişimi yapıldı. Bir gün sonra aynı arıza yurt dışına çıktığımda tekrarladı yolda kalmadım bu sefer ama arıza hala devam ediyor. İkame araç verip aracımın Baykar'a çekileceğini söylüyorlar fakat ellerinde ikame araç yok 10 gündür onlardan haber bekliyorum. Çekicilerin söylediğine göre benim aracımın aynısından sürekli servise çektiklerinin bilgisini aldım. Araç 2 yıl sürede yeni logo olmasına rağmen üretimden kaldırıldı. Aracım toplamda 4 sefer bakıma girdi bunun yanında 20'nin üzerinde servise girişi oldu 28 yıldır otomotiv sektöründeyim birden fazla farklı araba kullandım ve oğlumda İtalya'da otomotiv sektöründe tasarımcı. Baltayı taşa vurdular diyebiliriz" ifadelerinde bulundu. Balcı otomobilin 'ayıplı mal' olduğunu öne sürerek, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi adına Peugeot'a dava açtı ve aracının değerinde yeni bir araçla değiştirilmesini talep etti.

50 Derece Sıcakta Koyunla Kilometrelerce Alanı Katederek Sürülerini Otlatıyor Haber

50 Derece Sıcakta Koyunla Kilometrelerce Alanı Katederek Sürülerini Otlatıyor

Nemle birlikte hissedilen sıcaklığın 50 derece olduğu Adana'nın Kozan ilçesinde vatandaş koyunla kilometrelerce alanı katederek sürülerini otlatıyor. Afrika ve Basra sıcak hava dalgasının etkisinde olan Türkiye'de Adana ve ilçelerinde sıcak bir hayli daha fazla hissediliyor. Nem ile birlikte 50 dereceyi bulan sıcakta hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar da zor anlar yaşıyor. Hayvancılık yapan Kamil İçten, 200'e yakın küçükbaş hayvana baktığını belirterek, "Baba mesleği aslında. Yoksul bir aileden geldik. Bu sıcakta sürüye bakmak kolay değil ama çocuk okutuyoruz, geçimimizi buradan sağlıyoruz. Akşam 9'a kadar bu sürünün peşindeyiz. Sıcakta da soğukta da buradayız. Bir oğlum polis oldu, diğer oğlum askere gidecek. Şehirde tüketmek kolay, ama biz burada üretmek için ter döküyoruz. Çok sıcak, kapkara olduk ama mecburuz bu işin peşinden gitmeye" ifadelerini kullandı. "Bayram, düğün yok; hayvanlar bizden mesai istiyor" 300 koyuna bakan üreticilerden Ersan Bahar da sıcaklığa rağmen çalışmak zorunda olduklarını belirterek şunları söyledi: "Ben 300 koyuna bakıyorum. Meteoroloji uyarı yaptı ama geçimimiz bu işten. Güneşte 50 derece varsa, biz bunu birebir yaşıyoruz. Akşam saat 8'e kadar mesaimiz sürüyor. Bayram, cenaze, düğün dinlemiyor bu iş. Babam ve kız kardeşim vefat etti, öğleden sonra yine hayvanlara bakmaya gelmek zorunda kaldım. Bu yıl hayvancılık para edecek dedik ama şap hastalığı çıktı. Emeklerimiz para edecek derken moralimiz bozuldu ama yine de şükrediyoruz. Bu zorluklarla iki çocuğumu okutuyorum. Zor ama güzel bir hayat."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.