Hava Durumu

#Ekonomik Şartlar

Yeni Marmara Gazetesi - Ekonomik Şartlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Şartlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sevdiği kızın babası 800 bin lira başlık parası istedi, çareyi inşaatlarda çalışarak arıyor Haber

Sevdiği kızın babası 800 bin lira başlık parası istedi, çareyi inşaatlarda çalışarak arıyor

Türkiye'de başlık parası adetine takılan gençlerden biri olan Mehmet Çiftçi, hem sevdiği kızın ailesine hem de Türkiye'ye seslenerek başlık parası uygulamasının sona ermesini istedi. Şanlıurfa'da yaşayan Mehmet Çiftçi, sevdiği kızla evlenebilmek için kızın ailesinin 800 bin lira başlık parası talep ettiğini belirterek, bu parayı biriktirebilmek amacıyla 5 yıl önce Ankara'ya geldiğini söyledi. Yıllardır inşaatlarda işçi olarak çalıştığını ifade eden Çiftçi, ağır şartlara rağmen yıllardır alın teri döktüğünü ancak ekonomik şartlar nedeniyle istediği miktarı bir türlü biriktiremediğini dile getirdi. Tek amacının sevdiği kadınla yuva kurmak olduğunu söyleyen Çiftçi, kızın ailesine seslenerek başlık parası talebinden vazgeçmelerini istedi. Çiftçi, amacının sevdiğiyle bir çatı altında olmak olduğunu ve Türkiye'de başlık parası adetinin bir an önce kalkmasını dile getirdi. Başlık parasının yalnızca kendi sorunu olmadığını vurgulayan Çiftçi, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde binlerce gencin aynı nedenle evlenemediğini belirtti. "Gençlerin sesi olmak istiyorum" Şanlıurfa'da ve Güneydoğu Anadolu'nun diğer illerinde başlık parası adetinin kalkması gerektiğini belirten Çiftçi, "Ben aslen Şanlıurfalıyım. Başlık parasını toplamak için Ankara'ya geldim ama başlık parası çok olduğu için toplayamıyorum. Asgari ücretle çalışıyorum. Başlık parası adetinin kalkmasını istiyorum. Bana ‘Başlık parası 700-800 bin lira, parayı getirmezsen sana kız yok' dediler. Ben de kendi çaremin başına bakmak durumunda kaldım. 5 yıldır inşaatlarda çalışıyorum. Parayı zor topluyorum. Gençlerin sesi olmak istiyorum. Sadece benim değil, oradaki bütün gençlerin sesi olmak istiyorum. Oradaki bütün gençler bu durumdan dolayı evlenemiyor. Zor bir durum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Şu an çalışmak zorundayım. Sevdiğim kız bana kaçarsa sıkıntı olur, kaçıramam" diye konuştu. "Zenginlerin kalbi var da fakirlerin yok mu?" Ailesinin ve kendisinin durumu olmadığı için sevdiğiyle kavuşamadığını ifade eden Çiftçi, "Ailemin de parası olmadığı için bana yardım edemediler. Zenginlerin kalbi var da fakirlerin yok mu? Biz de evlenmek istiyoruz ama başlık parası yüzünden evlenemiyoruz. ‘Gençler evlensin' diyorlar ama oradaki gençler başlık parası yüzünden evlenemez. Bu durumu yaşayan arkadaşlarım da var. Onlar da 5-6 yıldır inşaatlarda çalışıyor, evlenemezler. Buradan yetkililere seslenmek istiyorum. Bu duruma bir çare bulsunlar. Buna ‘dur' diyecek birisi lazım. Gençler Şanlıurfa'da evlenemiyor. 700-800 bin lira başlık parası olamaz. Ben sevdiğimi parayla satın alamam. Gönlüm sevmişse sevmiş, karşı taraf da sevmişse sevmiş. Bunu yaşayan bilir. Buradan ailesine de seslenmek istiyorum. Ben kızınızı kalpten seviyorum. O da beni seviyor. Lütfen başlık parasını kaldırın" şeklinde konuştu.

Düzen değişti düğünde kime ne takılırsa o altın onun Haber

Düzen değişti düğünde kime ne takılırsa o altın onun

İstenmeyen bir durum olmasına rağmen toplumda son zamanlarda boşanma vakalarında belirgin bir artış var. Boşanma davalarında en büyük tartışma ise düğünde takılan altınların kadıma mı erkeğe mi ait olduğu yönünde yaşanıyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği içtihat kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Önceki yıllarda düğünde kime takılırsa takılsın altınların geline ait olduğuna hükmeden Daire, 2024 sonrası uygulamayı değiştirdi. Yeni içtihada göre; takılar kime takıldıysa ona ait olacak. Bilezik, kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; erkeğe takılan para, çeyrek altın ve saat gibi takılar ise damada ait olacak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi geçtiğimiz günlerde verdiği yeni bir kararda; takı dağılımının neden değiştiğini izah etti. Bir boşanma davasında davacı kadın, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu iddia etti. Aile Mahkemesi talebi yerinde buldu. Damat avukatı tarafından istinafa taşınan davada Bölge Adliye Mahkemesi, kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takıların da kadına ait olduğuna hükmetti. Karar erkek tarafından temyiz edilince devreye giren Yargıtay 2 Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Gelenekler ve ekonomik şartlar değişince Düğünde takılan altın ve paraların kime ait olduğu tartışmalarını bitiren kararda, yıllarca süren uygulamanın neden kaldırıldığı da ayrıntılarıyla anlatıldı. Dairenin önceki içtihatlarının, "aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır" yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. " Aile Mahkemesi kararı bozuldu Somut olayda; 4 adet 22’şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında ‘iki buçukluk’ olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: "Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. "

Osmangazi’den İhtiyaç sahibi ailelerin yüzünü güldüren hizmet Video Galeri

Osmangazi’den İhtiyaç sahibi ailelerin yüzünü güldüren hizmet

Osmangazi Belediyesi haftanın 6 günü Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi’nde ihtiyaç sahibi ailelere çorba ile ekmek ikramında bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, ihtiyaç sahibi vatandaşların yüzünü güldüren sosyal destek çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. İlçede yaşayan dar gelirli ailelere destek olmak amacıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, Pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi’nde çorba ile ekmek dağıtımı yapılıyor. Zorlaşan ekonomik şartlar karşısında vatandaşların yanında olmayı hedefleyen bu uygulamayla birçok aile, güne sıcak bir çorba ile başlama imkanı buluyor. Destekten faydalanan vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getirerek evlerine mutlu bir şekilde dönüyor. "Vatandaşlarımız evlerine mutlu bir şekilde dönüyor" Haftanın 6 günü ihtiyaç sahibi ailelere çorba ve ekmek ikramında bulunduklarını belirten Somuncu Baba Evi, Fırını ve Kültür Merkezi Rehberi Rıdvan Özdemir, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Bu ikramlar yalnızca ihtiyaç sahibi ailelere yöneliktir. Uygulamamız uzun yıllardır aralıksız şekilde devam ediyor. Çorbalarımızı daha önceden belirlenen ihtiyaç sahibi aileler için hazırlıyoruz. Eğer çorba artarsa, merkezimizi ziyaret eden vatandaşlarımıza da ikram ediyoruz. Yapılan ikramlardan faydalanan vatandaşlarımız evlerine mutlu bir şekilde dönüyor." Osmangazi Belediyesi’nin kendilerine her zaman destek olduğunu söyleyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar ise, "Burada uzun yıllardır çorba ve ekmek dağıtımı yapılıyor. Bizde haftanın 6 günü bu merkeze gelerek, ikramlarımızı alıyoruz. Bu güzel uygulama için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz" açıklamalarında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.