Hava Durumu

#Elma

Yeni Marmara Gazetesi - Elma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ağustos ayında fiyatı en fazla düşen ürün markette sivri biber, üreticide limon Haber

Ağustos ayında fiyatı en fazla düşen ürün markette sivri biber, üreticide limon

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ağustos ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Rekor fiyat farkı yüzde 748 ile limonda "Ağustos ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 748,4 ile limonda görüldü" diyen Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti: "Limondaki fiyat farkını yüzde 380,3 ile havuç, yüzde 377,9 ile elma, yüzde 240,9 ile kabak ve yüzde 239,4 ile yeşil soğan takip etti. Limon 8,5 kat, elma ve havuç 4,8 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya satıldı. Üreticide 10 lira olan limon markette 84 lira 84 kuruşa, 10 lira 66 kuruş olan havuç markette 51 lira 20 kuruş, 18 lira 75 kuruş olan elma 89 lira 60 kuruşa, 16 lira 02 kuruş olan kabak 54 lira 61 kuruşa ve 17 lira 33 kuruş olan yeşil soğan 58 lira 83 kuruşa satıldı. Ağustos ayında markette ve üreticide fiyatı en fazla artan ürün yumurta oldu. Fiyatı en fazla düşen ürün ise markette sivri biber, üreticide limon oldu." "Markette 37 ürünün 19'unda fiyat artışı, 18'inde fiyat düşüşü görüldü" Market fiyatlarını değerlendiren Bayraktar, "Ağustos ayında markette 37 ürünün 19'unda fiyat artışı, 18'inde fiyat düşüşü görüldü. Ağustos ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 37,8 ile yumurta oldu. Yumurtadaki fiyat artışını yüzde 19 ile yeşil fasulye, yüzde 11,1 ile yeşil soğan, yüzde 10 ile marul ve yüzde 8,9 ile kuru incir takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 34,2 ile sivribiber oldu. Sivribiberdeki fiyat düşüşünü yüzde 28,9 ile kuru soğan, yüzde 24,2 ile kuru üzüm, yüzde 22 ile şeftali ve yüzde 21,2 ile kırmızı mercimek izledi" diye konuştu. "Üreticide 29 ürünün 9'unda fiyat artışı olurken 13 üründe fiyat düşüşü görüldü" Üretici fiyatlarına ilişkin konuşan Bayraktar, "Ağustos ayında üreticide 29 ürünün 9'unda fiyat artışı olurken 13 üründe fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 75 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 54,5 ile kuru soğan, yüzde 24,2 ile patates, yüzde 23 ile yeşil soğan ve yüzde 20 ile şeftali izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 39,9 ile yumurtada görüldü. Yumurtadaki fiyat artışını yüzde 11,1 ile marul, yüzde 11 ile maydanoz, yüzde 7,3 ile kuzu eti ve yüzde 7,2 ile kırmızı mercimek izledi" şeklinde konuştu. "Erkenci çeşitlerin de piyasaya arzı nedeniyle limon fiyatlarında düşüş yaşandı" Üretici fiyat değişimlerinin nedenlerini sıralayan Bayraktar, "Geçen yıl depolanan limonların arzı devam ederken, bu yıl erkenci çeşitlerin de piyasaya arzı nedeniyle limon fiyatlarında düşüş yaşandı. Kuru soğanda Orta Anadolu'da hasadın başlaması ve ithalatın devam etmesi nedeniyle fiyatlarda gerileme yaşandı. Ağustos ayında patates fiyatlarında yaşanan gerilemenin, başta Afyonkarahisar, Denizli, Amasya, Çorum, Kayseri, Nevşehir ve Niğde olmak üzere önemli üretim bölgelerinde yazlık patates hasadının aynı dönemde yoğunlaşmasından kaynaklandığı değerlendiriliyor. Fiyatların önceki dönemde yüksek seyretmesi nedeniyle üreticilerimizin aynı dönemde söküme yönelmesi ve orta erkenci patateslerin de piyasaya çıkmaya başlaması arzı artırarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu" açıklamasında bulundu. "Yeşil soğanda ürünün arzında yaşanan artış, fiyatların düşmesine sebep oldu" TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Yeşil soğanda hasat döneminin yoğunlaşmasından dolayı ürünün arzında yaşanan artış, fiyatların düşmesine sebep oldu. Şeftalide üretimin yoğun olduğu Ağustos ayında arzda görülen artışla birlikte üretici fiyatı düştü. Yumurta fiyatlarındaki yükseliş; yem, enerji, nakliye gibi üretim maliyetlerindeki artışın yanı sıra sektördeki planlama eksikliğinden kaynaklanan arz-talep dengesizliğine dayanıyor. Marul (kıvırcık) üretiminde bu yıl TÜİK Bitkisel Üretim 1. Tahmin verilerine göre yüzde 10, maydanoz üretiminde ise yüzde 0,9 oranında daralma bekleniyor. Ayrıca, Ağustos ayında Samsun'un Çarşamba ilçesinde meydana gelen yoğun yağışlar nedeniyle seraların su altında kalması ve ürün kayıplarının yaşanması, marulda ve maydanozda arzın azalmasına ve fiyatların yükselmesine neden oldu." "DAP gübresi yüzde 4,5 oranında artış gösterdi" Girdi fiyatlarında yaşanan değişimleri değerlendiren Bayraktar, "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Ağustos ayında, Temmuz ayına göre DAP gübresi yüzde 4,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 4,4, ÜRE gübresi yüzde 0,6 oranında artış gösterdi. Buna karşın amonyum nitrat gübresi yüzde 5,6, amonyum sülfat gübresinde yüzde 0,6 oranında düşüş görüldü. Geçen yılın Ağustos ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 61,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 32,7, DAP gübresi yüzde 25,3 ve ÜRE gübresi yüzde 3,4 oranında arttı. Ağustos ayında Temmuz ayına göre besi yemi fiyatları yüzde 0,7, süt yemi fiyatları yüzde 0,6 arttı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 34,5, süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Ağustos ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 7 oranında artarken, yıllık yüzde 57,9 oranında arttı" dedi.

Anaokulunda öğrencisini darbettiği iddia edilen öğretmene para cezası Haber

Anaokulunda öğrencisini darbettiği iddia edilen öğretmene para cezası

Olay, 5 Mart 2025 tarihinde Kastamonu il merkezinde bulunan bir anaokulunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, anaokulunda eğitim gören 5 yaşındaki T.A.Ç., annesi H.Ç.’ye müzik öğretmeni S.T.’nin kendisini darbettiğini söyledi. Bunun üzerine okul idaresi ile görüşen aile durumu anlattı. Güvenlik kamerası görüntülerini talep eden aile, okul idaresi tarafından isteklerinin yerine getirilmesi üzerine suç duyurusunda bulundu. Sanık hakkında Kastamonu 5'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nde ‘basit yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında sanık, tanıklar, T.A.Ç.’nin ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada kendisini savunan sanık S.T., suçlamaları kabul etmediğini ve beraatını talep ettiğini belirterek, "T.A.Ç. benim öğrencimdir. Olay günü sınıfa geldiğimde kendisi yoktu. Ben T.A.Ç.’yi aramaya başladım. 35 öğrenciyi bırakıp, okul dışında onu aradım. Daha sonra tanık A.Ö.’den yardım istedim, kendisi görmediğini söyledi. Fakat son anda T.A.Ç.’nin bayrağın altında olduğunu söyledi. Kendisini ikna etmeye çalıştım, fakat, T.A.Ç. kendisini yerden yere attı. Ben onu tutmaya çalıştıkça kendisini yere attı. Kendisini içeriye almak için ikna etmeye çalıştım, elma verdim, fakat ikna edemedim. Ben kapıyı hızlıca açtığım için ayağım kendisine geldi. Asla kendisine tekme atmadım. A.Ç.ye ‘Ailesi geldiğinde ben teslim edeceğim ve durumu anlatacağım’ dedim" dedi. T.A.Ç.’nin annesi H.Ç. ise olay günü oğlunu okula almaya gittiğinde kendisinin ağladığını belirterek, "Oğluma ne olduğunu söylediğimde bir şey söylemedi. Normalde öğretmenler çocuğu teslim etmek üzere çıkmazlar ama o gün sanık başımızda bekliyordu ve çocuğumu göz hapsine almıştı. Oğlum bu nedenle konuşmadı. Oğlum suluğunu unutmuştu, kendisine gidip içeriden alıp getirmesini söyledim. Fakat oğlum içeri girmek istemedi. Sanığa ne olduğunu sordum. Kendisi oğlumun dışarıya çıktığını ve içeri girmek istemediğini söyledi. Daha sonra öğretmeni gittiğinde oğluma sordum, oğlumdan öğretmeninin kendisine davrandığı şekilde bana davranmasını istedim ve oğlum boynuma vurdu. Sonrasında oğlumun boynunun kızarık olduğunu gördüm. Kamera görüntülerini izlediğimde de oğlumu dövdüğünü ve oğlumun çığlıklar attığını duydum. Oğluma üstünü düzeltirken ‘Annene söyleme’ şeklinde söylediğini de gördüm. Daha önce de oğlumun vücudunda morluklar ve çizikler görmüştüm. Çocukların birbirini incittiklerini düşündüm" diye konuştu. T.A.Ç.’nin babası ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi. Duruşmada tanık olarak dinlenilen okul çalışanı A.Ç., "Ben sanık öğretmenin çocuğu çektiğini gördüm. Sonra çocuğun mutfakta yere çöktüğünü gördüm ve benden yardım istedi. Sanık ise kolundan onu çekmeye çalışıyordu. Kendisinin vurduğunu ya da tekme attığını görmedim. Ama sonra kamera görüntülerinde tekme attığını gördüm. Sanık olaydan sonra okulla ilişkisini kesti, gelmiyor. Ama bu olaya kadar T.A.Ç.’ye yönelik böyle bir eylemini görmedim. T.A.Ç.’ye ‘bittin sen’ şeklinde sözler söylediğini duymadım. Görüntülerden izledim" şeklinde konuştu. Avukat savunmalarının da dinlenmesinin ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı. Mütalaasında sanığın T.A.Ç.’yi yakasından tutup sürükleyerek ve tekme atarak darbettiği, ‘bittin sen, sen bittin’ diyerek tehdit edildiğinin güvenlik kamerası kayıtlarında sabit olduğunu belirten cumhuriyet savıcısı, sanığın ilgili suçlar sebebiyle cezalandırılmasını talep etti. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, S.T.’nin 'basit yaralama' ve 'tehdit' suçlarından 20 bin 500 TL adli para cezasına çarptırılmasına karar verdi. Belirlenen cezaların 2 yıldan az olması, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması sebebiyle hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Kestel'e 400 milyon liralık dev meyve tesisi kuruluyor Haber

Kestel'e 400 milyon liralık dev meyve tesisi kuruluyor

Erol, tarımsal üretimde önde gelen ilçelerden olduklarını belirterek, nüfusunun yüzde 25'inin tarım ve hayvancılıkla uğraştığını anlattı. Armut, ahududu, böğürtlen, şeftali, kiraz ve elma üretiminin yaygın olduğunu dile getiren Erol, dış mekan süs bitkileri ve meyve fidancılığının da İlçe ekonomisinde önemli bir yer tuttuğunu aktardı. Erol, Türkiye'de yapraklı süs bitkileri üretiminin yüzde 50'sini Kestel'in ürettiğine dikkati çekerek, çiftçilerin doğru tekniklerle üretim yapması için çaba gösterdiklrini kaydetti. İlçede meyveciliği desteklediklerini, çiftçilerin maliyetlerini düşürücü ve gelirlerini artırıcı çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Erol, "Tarım A.Ş kurduk. Üreticilerimizin ürettiklerini daha iyi fiyata satmasını, katma değerinin artırmasını ve pazarlamasını biz sağlayacağız." dedi.Çiftçileri tüccarın eline bırakmadan daha fazla kazanması için pazar oluşturacaklarını dil getiren Erol, "Kooparartiflerle beraber çalışacağız. Armut ve şeftali üretiminde önemli potansiyelimiz bulunuyor. Bu ürünlerde kaliteli üretim yapılıyor. Yurt içi ve dışına pazarlanmasında öncülük edeceğiz, üreticilerin kırsalda kazanmasını sağlayacağız" ifadesini kullandı. Üreticilerin kendilerinden en çok istediği meyve kurutma tesisi ve soğuk hava deposunu kurmak amacıyla çalışmalara başladıklarını belirten Erol, "Tesisi Erdoğanköy bölgesinde 2027'de hayata geçireceğiz. Yaklaşık 400 milyon liralık bir yatırım yapılacak ve belediye bütçesinden bir kuruş harcamadan hayata geçereceğiz. Farklı bir projeyle hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu.

Trabzon pidesi bu defa coğrafi işaretli Yomra elması ile buluşunca ortaya çok farklı bir lezzet çıktı Haber

Trabzon pidesi bu defa coğrafi işaretli Yomra elması ile buluşunca ortaya çok farklı bir lezzet çıktı

Karadeniz'le özdeşleşmiş Trabzon pidesi elma ile buluşunca ortaya çok farklı bir lezzet çıktı. Pide ustası Abdulkadir Bektaş, daha önce bölgenin simge lezzetlerinden hamsiyi, kuymağı pideyle buluşturduklarını hatırlatarak şimdi de sıra dışı bir projeye imza atarak Trabzon'un coğrafi işaretli Yomra elması ile pide yaptıklarını söyledi. Yaklaşık 40 yıldır baba mesleğini sürdüren Bektaş, Yomra Belediyesi'nin sosyal sorumluluk projesine destek vererek yöresel bir lezzeti yeniden yorumladı. Sürekli yenilik içerisinde olduklarını kaydeden Bektaş, "1984 yılından beri baba mesleğini sürdürüyoruz. Biz pideciyiz ancak sürekli araştırma ve yenilik içindeyiz. Daha önce hamsiyi pideyle buluşturmuştuk. Yomra Belediye Başkanımız Mustafa Bıyık, çok güzel bir sosyal proje başlattı. Normalde Yomra'nın kendine özgü bir elması vardır; tarihsel bir öneme sahip olmasına rağmen bugüne kadar çok ön plana çıkmamıştı. Şimdi bu elma coğrafi işaret aldı. İnsanları teşvik etmek için belediyemiz hem Yomra elmasının fidesini yetiştirip vatandaşlara dağıtıyor hem de üretilen elmayı para karşılığında geri alıyor. Biz de bu sosyal sorumluluk projesine katkıda bulunmak istedik. Önce elmalardan komposto yaptık, müşterilerimize ikram ettik. Sonrasında ise elmayı pideyle buluşturduk. Bizim eskiden 'fış fış' dediğimiz, yokluk zamanlarının bir tatlısı vardır. Elma ve armutları toplar, kuzine sobalarda ya da ev fırınlarında pişirirdik; o lezzet bambaşka olurdu. Biz de bu geleneği yaşatmak istedik ve elmayı üç farklı şekilde müşterilerimize sunduk. Çok güzel geri dönüşler aldık, şu anda da elma kompostomuzu ikram etmeye devam ediyoruz" dedi. İlk kez biz yaptık ortaya çok farklı lezzet çıktı Elmayı ilk kez pideyle buluşturduklarını belirten Bektaş, "Elmadan yapılan pideyi ilk kez biz yaptık ve ortaya gerçekten çok farklı, çok lezzetli bir ürün çıktı. Bana göre böyle bir lezzet yok; insanlar bunu tatmadan tahmin edemez. Pidede elmanın tadı harika bir şekilde ortaya çıkıyor. Artık bu ürünü menümüze ekleyeceğiz; müşterilerimiz isterse onlara da sunacağız. Bu çalışmayla bir farkındalık oluşturmak istedik. Örneğin, masada beş kişi oturduğunda bir kişi merak edip 'Ben bir tane elmalı pide denemek istiyorum' dediğinde, onu da sunabileceğiz inşallah. Bu lezzetin geleceği olduğuna inanıyorum; araştırılması, tanıtılması gerekiyor. Çünkü bu bizim kültürümüz ve biz bu kültürü yaşatmak zorundayız" diye konuştu. Daha önce bölgenin yöresel tatlarından kuymak, hamsiyi pideyle buluşturduklarını hatırlatan Bektaş, "Bizim için pazar günleri pide kültürdür, amacımız da bu kültürü yaşatmak. Günümüzde çocuklar fast food alışkanlığıyla büyüyor; hazır gıdalara yöneldiler, evlerde artık tencere kaynamıyor. Biz bu değerleri yeniden hatırlatmak istiyoruz. Ben araştırmacı bir pideciyim. 15 yıl önce kuymağı pideye koydum, ardından hamsiyi pideyle buluşturdum. Şimdi de elmayı pideye ekledim. Bundan sonra da yeni projeler üzerinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Bitlis'in Ahlat İlçesinde 3 Bin Dekar Alanda Elma Üretimi Yapılıyor Haber

Bitlis'in Ahlat İlçesinde 3 Bin Dekar Alanda Elma Üretimi Yapılıyor

Bitlis’in Ahlat ilçesinde yetiştirilen elmalar yurt içi pazarda yoğun talep görüyor.  Ahlat Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından yüzde 50'si hibe destekle finanse edilen “Ahlat'ta Meyveciliğin Geliştirilmesi Güdümlü” projesi ile Ahlat'ta kapama elma bahçeleri kuruldu. Kurulumu yapılan elma bahçelerinde yetiştirilen elmalar, yurt içi pazarda aranılan ürünler arasına girmeye başladı. Ahlat'ın Kınalıkoç köyündeki 60 dönümlük tarım arazisini devletten aldığı fidan desteğiyle 6 yıl önce kapama elma bahçesine dönüştüren Harun Örken, bu yıl bahçesinden 200 ton elma hasadı gerçekleştirdi.  Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nihat Keskin, elma üreticisi Harun Örken'in kapama elma bahçesini ziyaret ederek hayırlı ve bol kazançlar diledi. Ahlat'ta 3 bin dekar alanda elma üretimi gerçekleştirildiğini belirten Keskin, Ahlat elmasının aranılan ürünler arasına girdiğini söyledi. Keskin, “Ahlat ilçemiz Doğu Anadolu Bölgemizin en önemli tarım alanlarında olan ilçelerinden biridir. Özellikle kuru fasulye ve patates üretimiyle Türkiye'de önemli bir üretim oranına sahip olan ilçemizde son yıllarda meyvecilik ve başta da elma üretimi olmak üzere meyvecilik konusunda da ciddi adımlar atılmaya başlandı. İlçemizde 3 bin dekarın üzerinde elma bahçesi kurulu olup son birkaç yıl içerisinde tesis ettiğimiz scarlet çeşidiyle kurduğumuz elma bahçeleri de üretime geçti, verimler alınmaya başlandı. Şu anda da ilçemizin Kınalıkoç köyünde Harun Örken isimli çiftçimizin elma bahçesindeyiz. Başta üreticimiz Harun Örken olmak üzere tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli kazançlar dilerim” dedi.  Elma üreticisi Harun Örken de, yetiştirdikleri elmalara her yerden talep olduğunu söyledi. Örken, “Burayı 60 dönüm bahçe olarak 2018 yılında kurduk. 7 bin 500 ağaçtan oluşan bir elma bahçesi kurdum. Elma fidanlarımızın çeşitleri ana fidanımız scarlettir kırmızı elma, tozlayıcılarımız golden ve granny smithdir. Ürünlerimizi iç piyasaya ve Doğu Anadolu Bölgesine satıyoruz. Özellikle Ağrı iline satıyoruz. Oradan gelen müşterimizde memnun olduğu için ürün satışında hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz” diye konuştu.  Bahçeyi kurarken devletten sertifikalı fidan desteği aldıklarını vurgulayan Örken, “60 dönümden oluşan bahçemizde dönümüne 3 ila 3,5 ton arasında ürün elde ediyoruz. İç piyasası çok güzel. Daha önceden patates, şeker pancarı ve kuru fasulye gibi ürünler ekiyordum. Onlardan vazgeçtik, şu an tamamen bahçeciliğe ve meyveciliğe yönelmişiz. Geliri güzel masrafı da diğer tarım ürünlerine göre daha az. Güzel bir kazanç elde ediyoruz. Allah nasip ederse bunun devamını da getireceğiz” diye konuştu. 

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.