Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Yeni Marmara Gazetesi - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım Haber

Özdilek'ten Badırga'ya 120 milyon dolarlık yatırım

Özdilek Holding'in ev tekstili alanındaki en önemli yatırımı olan Özdilek Üretim Kompleksi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bursa Nilüfer Badırga'da, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 90 bin metrekare arsa üzerinde hayata geçirilen kompleks, 60 bin metrekare inşaat oturum alanı ve 106 bin metrekare kapalı alanıyla modern ve entegre bir üretim tesisi olarak faaliyet gösterecek. Açılış törenine, kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin yer aldığı protokol üyeleri ile Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emir Murat Özdilek, üst yönetim ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. Kurdele kesimiyle Özdilek Üretim Kompleksi resmen hizmete açılırken, Emir Murat Özdilek, "55. yılımızı kutladığımız bu yıl, yaklaşık 50 yıllık Özdilek Havlu Fabrikamızı yenilemiş bulunuyoruz. 3 yıllık yoğun bir çalışma neticesinde bugün hayata geçen tesisimizde, şu anda 650 kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bu sayı, ileriki dönemlerde bin 50 kişiye kadar da ulaşabilmektedir" dedi. 120 milyon dolarlık yatırım Özdilek Üretim Kompleksi'nin 120 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirildiğini ve dünyanın en üst standartlarında tasarlanmış bir tesis olduğunu belirten Emir Murat Özdilek, "6 bin 600 ton yıllık kapasitesi bulunan tesisimizdeki kapasite miktarı, farklı ürün talepleriyle daha da fazla artış gösterebilmektedir. Yatırımın maliyetinin 60 milyon doları makinelerden, 60 milyon doları ise yapıdan gelmektedir" ifadelerini kullandı."Dokuma, boyahane ve konfeksiyon olmak üzere 3 ana bölümden oluşan kompleks, bugünden itibaren havlu - bornoz adına tüm üretim ihtiyaçlarımızı karşılayacaktır" diyen Emir Murat Özdilek, boya - baskı ve iplik üretimine yönelik diğer ihtiyaçların ise Bursa İnegöl OSB'deki tesislerinde karşılanmaya devam edeceğini belirtti. Üretimde verimlilik ve rekabet gücü Emir Murat Özdilek, yeni tesisin yalnızca kapasite artışı sağlayan bir yatırım olmadığını, küresel tekstil sektöründeki rekabet koşullarına karşı Özdilek'in gücünü artıracak stratejik bir adım olduğunu vurgulayarak, "Yeni tesisimizin teknolojisi de kapasitesi gibi takdire şayan. Üretim hızının eskiye nazaran yaklaşık yüzde 35 oranında artmasını beklemekteyiz. Süratteki bu kazanım, üretim maliyetlerine toplam etkisi yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olacaktır" dedi. Konuşmasında yatırımın Özdilek'in ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne katkısına da değinen Emir Murat Özdilek, daha yüksek kalite ve katma değerli ürün geliştirme kabiliyetinin yeni üretim altyapısıyla daha da güçleneceğini belirtti. Ayrıca modern, verimli ve teknolojik üretim altyapısının Türkiye'de oluşturulmasının, katma değerli tekstil üretiminin sürdürülebilirliği ve sektörün uluslararası rekabet gücünün desteklenmesi açısından da önemli olduğunu vurguladı. Modern Çalışma Koşulları ve Sosyal İmkânlar Özdilek Üretim Kompleksi, çalışanlara sunduğu modern çalışma standartları ve sosyal imkânlarla da öne çıkıyor. Üretim alanlarında kullanılan son teknoloji ısıtma, soğutma ve iklimlendirme sistemleriyle daha sağlıklı ve konforlu çalışma koşulları sunulurken 240 kişilik çok amaçlı salon ve farklı kapasitelerdeki toplantı odaları da ekip çalışmasını destekliyor. Komplekste ayrıca çalışanların ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla 20 kişi kapasiteli 170 metrekarelik sağlıklı yaşam ve spor alanı; 20 çocuk kapasitesi olan, 200 metrekarelik kapalı alanı ve 80 metrekarelik oyun bahçesi bulunan, 2 öğretmen ve 1 çocuk bakıcısının görev aldığı bir kreş bulunuyor. Enerjide verimlilik, üretimde sürdürülebilirlik Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik de kompleksin tasarımında önemli bir yer tutuyor. Bu doğrultuda tesisin çatısına kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yıllık 8 milyon 877 bin 600 kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. GES'in devreye alınmasıyla kompleksin toplam elektrik tüketim ihtiyacının yüzde 50'sinin, Özdilek Holding'in toplam elektrik tüketim ihtiyacının ise yüzde 6'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması planlanıyor. Özdilek Üretim Kompleksi ile 55 yıllık üretim deneyimini dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geleceğe taşımayı hedefleyen Özdilek Holding, Türkiye'nin ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecek. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ak Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Devlet Eski Bakanı Cavit Çağlar ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'da yaptığı konuşmada yatırımlarla ilgili memnuniyetlerini dile getirdi.

Bursa Model Fabrika’ya SEGEM statüsü Haber

Bursa Model Fabrika’ya SEGEM statüsü

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde sanayinin verimlilik ve dönüşüm yolculuğuna rehberlik eden Bursa Model Fabrika, kazandığı yeni statüyle hizmet alanını genişletecek. KOSGEB tarafından yürütülen SEGEM Destek Programı kapsamında sağlanacak desteklerle merkezin personel, yazılım, eğitim, danışmanlık, organizasyon ve tanıtım kapasitesinin geliştirilmesi planlanıyor. 113 işletmeye “Öğren-Dönüş” desteği Bursa Model Fabrika, işletmelerin üretim süreçlerini daha verimli, esnek ve rekabetçi hale getirmelerine yönelik uygulamalı çalışmalar yürütüyor. Gerçek üretim ortamında firmaların süreçlerini inceleyen merkez, verimlilik kayıplarını belirleyerek çözüm önerilerini doğrudan üretim sahasına taşıyor.Merkezde bugüne kadar 113 işletmeye “Öğren-Dönüş” danışmanlığı sağlandı. Farkındalık eğitimleriyle 734 işletmede 2 bin 871 çalışana ulaşılırken, deneyimsel eğitimlerden 246 firma ve bin 226 çalışan yararlandı. Ayrıca bin 112 üniversite öğrencisine yalın üretim eğitimi verildi.Otomotiv, tekstil, makine, metal ve gıda gibi farklı sektörlerden firmalara hizmet veren Bursa Model Fabrika; yalın üretim, dijital dönüşüm ve enerji verimliliği başlıklarında işletmelerin dönüşüm süreçlerine destek oluyor. “Daha fazla KOBİ’yi dönüşüme dahil edeceğiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Model Fabrika’nın SEGEM kapsamına alınmasının merkezin iş dünyasına sunduğu hizmetleri daha ileri bir noktaya taşıyacağını belirtti. Burkay, sağlanacak desteklerle merkezin insan kaynağı, teknoloji altyapısı ve hizmet kapasitesinin güçleneceğini ifade etti.Bursa’nın güçlü üretim altyapısının geleceğe taşınması için verimlilik, teknoloji adaptasyonu, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretimin önemine dikkat çeken Burkay, yeni dönemde daha fazla KOBİ’nin dönüşüm süreçlerine dahil edilmesinin hedeflendiğini söyledi.Bursa Model Fabrika’nın SEGEM statüsüyle birlikte, işletmelerin yalnızca mevcut üretim sorunlarına çözüm üretmesi değil, aynı zamanda geleceğin üretim koşullarına hazırlanması için de daha kapsamlı eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunması amaçlanıyor.

Bakan Bayraktar: "Enerji meselesi milli güvenlik meselesidir" Haber

Bakan Bayraktar: "Enerji meselesi milli güvenlik meselesidir"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Toplantısı'na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Vali Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda protokol katıldı. "Bursa'nın enerji talebi 5 kat arttı" Türkiye'nin enerji ihtiyacının son 23-24 yılda yaklaşık 3 kat arttığını belirten Bakan Bayraktar, Bursa'daki enerji talebindeki artışın Türkiye ortalamasının üzerine çıktığını söyledi. Bayraktar, "Türkiye'nin enerji talebi yaklaşık 3 kat artarken, geçtiğimiz 23-24 yılda Bursa'nın talebi 5 kat arttı" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin enerji ithalatına da dikkat çeken Bayraktar, 2022 yılında enerji ithalatına 96,5 milyar dolar ödendiğini, yıllık ortalamada ise 60-70 milyar dolarlık enerji ithalatı yapıldığını söyledi. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın Türkiye'nin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirten Bayraktar, yerli ve yenilenebilir kaynakların azami ölçüde kullanılması gerektiğini vurguladı. Güneş ve rüzgar enerjisinde Türkiye'nin önemli bir kurulu güce ulaştığını ifade eden Bayraktar, uzun vadede yenilenebilir enerji kapasitesinin 120 bin megawatt seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Enerji dönüşümünün yalnızca elektrik üretmekle sınırlı olmadığını belirten Bayraktar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri, trafolar ve diğer enerji ekipmanlarının da Türkiye'de üretilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bayraktar, bu alanın Bursa sanayisi için önemli bir üretim ve ihracat fırsatı oluşturabileceğini dile getirdi. Karadeniz gazı ve Gabar petrolünde üretim artacak Türkiye'nin kendi petrol ve doğal gaz kaynaklarını ekonomiye kazandırma çalışmalarının devam ettiğini belirten Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası'nda üretimin artırılacağını söyledi. Karadeniz'de üretilen doğal gazla şu anda 4 milyon hanenin ihtiyacının karşılandığını belirten Bayraktar, bu sayının 2026 sonunda 8 milyona, 2028'de ise 17 milyona çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. Gabar'daki petrol üretiminin de günlük 83-84 bin varil seviyesine ulaştığını aktaran Bayraktar, yeni petrol ve doğal gaz sahaları için Türkiye'nin farklı coğrafyalarda arama faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti. Elektrikli ulaşımda Bursa'ya yeni proje Bakan Bayraktar, enerji dönüşümünün ulaşım alanında da devam edeceğini belirterek Bursa Büyükşehir Belediyesi ile elektrikli araçlara yönelik bir proje üzerinde görüştüklerini açıkladı. Projenin 50 elektrikli araçla başlayacağını belirten Bayraktar, belediye araçlarının elektrikli hale gelmesinin hem enerji dönüşümüne hem de şehirlerin hava kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlayacağını söyledi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa sanayisinin küresel rekabet gücünün korunabilmesi için enerji arz güvenliğinin yanı sıra enerji maliyetlerinin öngörülebilir olmasının önemine dikkat çekti. Enerji verimliliğinin sanayinin bütün sektörlerinde daha etkin şekilde uygulanması gerektiğini belirten Burkay, özellikle tekstil makineleri başta olmak üzere yüksek üretim ve istihdam sağlayan sektörlerin enerji maliyetlerinden doğrudan etkilendiğini ifade etti. Burkay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından enerji arz güvenliği ve enerji verimliliği konusunda yürütülen çalışmaların sanayi kesimini destekleyecek şekilde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. "Bursa'nın üretim gücü geleceğe taşınmalı" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da Bursa'nın güçlü sanayi altyapısı ve üretim kapasitesinin Türkiye ekonomisi açısından önemine dikkat çekti. Enerji arz güvenliği, enerji verimliliği ve maliyetlerin öngörülebilirliğinin sanayinin sürdürülebilirliği açısından temel unsurlar olduğunu belirten Ayyıldız, enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve sanayide enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların önem taşıdığını ifade etti. BTSO'da seçim tarihi belli oldu Toplantıda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meslek Komitesi ve Meclis Üyeleri Seçimleri'nin 1 Ekim 2026 Perşembe günü Bursa Fuar Merkezi'nde gerçekleştirileceğini açıkladı. Burkay, 1 Ekim'in Bursa iş dünyası açısından birlik ve beraberlik içerisinde geçmesi temennisinde bulundu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay TÜGEM Bursa üyeleriyle buluştu Haber

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay TÜGEM Bursa üyeleriyle buluştu

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Bursa Temsilciliği tarafından düzenlenen panelde gayrimenkul sektör temsilcileriyle buluştu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda Başkan Burkay, gayrimenkul sektörünün mevcut durumu, kentsel dönüşüm, yatırım iklimi, mekânsal planlama ve Bursa’nın 2030 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bursa’nın önündeki en önemli gündem başlığının mekânsal planlama olduğunu belirten İbrahim Burkay, kent anayasası niteliğinde olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın tarihi önemde bir çalışma olduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Bizler sanayi, ticaret ve yaşam alanlarının bir bütün olarak ele alınmasını arzu ediyoruz. Ülkelerin yerine şehirlerin rekabet ettiği bir dönemde Bursa’mızın gerek üretim ve ticaret altyapısı ile gerekse de yaşam alanları ve sosyal imkanlarıyla gelecekte çok daha güçlü bir konumda olmasını hedefliyoruz. Bu vizyonla hazırladığımız KOBİ OSB, Organize Konut Alanları, Organize Ticaret Bölgeleri ve lojistik merkezlerimiz, kentimizin hedeflerinde belirleyici rol oynayacak nitelikte projelerdir." diye konuştu. "Gayrimenkul, medeniyet inşasının temel taşıdır" Gayrimenkul sektörünü yalnızca yapı üretimi olarak değerlendirmediklerini ifade eden İbrahim Burkay, sektörün ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimin de temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "Bizim için gayrimenkul medeniyet inşasının, ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın temel taşıdır. Bursa’nın geleceğinde bu sektörü planlı ekonomik büyümenin ve güvenli kentsel dönüşümün en stratejik aktörlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Sektörün sağlıklı gelişimi için fuarlardan eğitim programlarına, mevzuat çalışmalarından sektör temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz istişare mekanizmalarına kadar bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz." açıklamasında bulundu. "Rising City Bursa’nın küresel vitrini haline geldi" Bursa’nın yatırım, üretim ve yaşam kalitesi açısından güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirten Burkay, bu potansiyelin doğru platformlarla ulusal ve uluslararası yatırımcılarla buluşturulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. BTSO öncülüğünde hayata geçirilen Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile Dirençli Kentler Zirvesi’nin sektöre önemli katkılar sunduğunu dile getiren Burkay, "Rising City, sektörümüzün dönüşümüne rehberlik eden stratejik bir platform haline geldi. Bursa’nın gayrimenkul alanındaki marka değerini güçlendiren bu organizasyonlar, şehrimizin küresel ölçekte tanıtımına da önemli katkılar sağlıyor." dedi. "Dirençli Bursa, en büyük rekabet avantajımız olacak" Kentlerin rekabet gücünün artık sadece ekonomik göstergelerle ölçülmediğini belirten İbrahim Burkay, yaşam kalitesi, güvenli yapı stoğu, ulaşım altyapısı ve sürdürülebilir şehirleşmenin temel unsurlar haline geldiğini vurgulayarak, "Şehirlerin kalitesini binaların çokluğu değil, hava kalitesi, ulaşım planları, sanayi, ticaret ve konut alanlarının dengesi, enerji verimliliği ve çevreye duyarlı sürdürülebilir yapılaşma belirleyecek. Dirençli Bursa, en büyük rekabet avantajımız olacak." ifadelerini kullandı. "Gurur duyacakları bir Bursa bırakmak istiyoruz" Bursa için hedefledikleri 2030 vizyonuna da değinen Başkan İbrahim Burkay, bütün çalışmaların merkezinde gelecek nesillere daha güçlü bir şehir bırakma hedefinin yer aldığını dile getirdi. İbrahim Burkay, "Ağaç dikmek yetmez, gölgesinde torunların oturacağını hayal etmek gerekir. Bütün mücadelemiz, evlatlarımızın huzurla ve gururla yaşayacağı bir Bursa bırakmaktır. Gençlerimizin dünyayla rekabet edebilecek donanıma sahip olduğu, yüksek teknoloji üreten, çevreye duyarlı ve yaşam kalitesi yüksek bir Bursa için çalışıyoruz. Gelecek nesillere gurur duyacakları bir Bursa bırakmak istiyoruz." dedi. İbrahim Burkay, TÜGEM Bursa’ya da sektör adına gerçekleştirdikleri çalışmalar için teşekkür etti. "Birlikte büyüyen bir sektörüz" TÜGEM Bursa Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Birsen de Başkan Burkay’ın katılımıyla gerçekleştirdikleri panelde, Bursa'nın 2030 vizyonunu, gayrimenkul sektörünün geleceğini, kentsel dönüşüm süreçlerini, yatırım iklimini ve kentin sürdürülebilir büyüme hedeflerini kapsamlı şekilde değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi. Programın ikinci oturumunda ise Bursa'nın güçlü markaları Akyükselen İnşaat, Baylan İnşaat ve Ceylan Grup tarafından proje tanıtımlarının gerçekleştiğini belirten Birsen, "TÜGEM Bursa olarak en büyük hedeflerinin gayrimenkul sektörünü bilgi, vizyon ve işbirliği ekseninde daha güçlü bir noktaya taşımaktır. Bugün bu hedef doğrultusunda çok kıymetli bir adım attığımıza inanıyorum. Bu kapsamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a şükranlarımızı sunuyorum. Proje sunumlarını gerçekleştiren firma temsilcilerine, sektör paydaşlarımıza ve yoğun katılım gösteren tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum. Birlikte üreten, birlikte gelişen ve Bursa'nın geleceğine birlikte değer katan bir sektör olmaya devam edeceğiz. " ifadelerini kullandı.

Osmangazi’de en çevreci okullar belli oldu Haber

Osmangazi’de en çevreci okullar belli oldu

Daha temiz bir çevre ve daha yeşil bir dünya için geri dönüşüm çalışmalarına büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, ilçedeki okullar arasında her yıl "Okullar Arası Atık Toplama Yarışması" düzenliyor. Çocuklara çevre bilinci kazandırmak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla gerçekleştirilen yarışmada öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı boyunca en fazla geri dönüştürülebilir atığı toplamak için yarıştı. Yarışma kapsamında Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından okullara yerleştirilen atık toplama kutularında biriktirilen geri dönüştürülebilir atıklar düzenli aralıklarla toplandı. Toplanan atıklar tartılarak geri dönüşüm sürecine kazandırıldı. Eğitim-öğretim yılı boyunca gerçekleştirilen çalışma sonucunda, Osmangazi ilçesi sınırları içerisindeki okullar arasında en fazla atık toplayan Hüseyin Karabacak İlkokulu birinci oldu. Şehit Jandarma Er Samet Akdeniz İlkokulu ikinci, Başaran İlkokulu ise üçüncü sırada yer aldı. Ödül töreni öncesinde Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Hüseyin Karabacak İlkokulu ve Ortaokulu ile Orhan Kara İlkokulu öğrencilerinin geri dönüştürülebilir atık malzemeler kullanarak hazırladığı ürünlerden oluşan sergiyi gezdi. Öğrencilerin çalışmalarını inceleyen Başkan Aydın, yapılan projeler hakkında bilgi alarak, öğrencileri çevre duyarlılıkları dolayısıyla tebrik etti. "Son 2 yılda 238 bin ağacın kesilmesini önledik" 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle bir araya geldiklerini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Dünya Çevre Günü yalnızca takvimde yer alan özel bir gün değildir. Bugün, doğaya karşı sorumluluğumuzu hatırlatan, gelecek nesillere bırakacağımız dünyanın nasıl şekilleneceğini bizlere yeniden düşündüren çok önemli bir farkındalık günüdür. İklim değişikliği, kuraklık, hava kirliliği, kontrolsüz tüketim ve atık sorunu yalnızca geleceğin değil, bugünün de en büyük sorunları arasındadır. Doğal kaynaklarımızı bilinçsizce tükettiğimizde bunun bedelini yalnızca doğa değil, insanlık olarak hep birlikte ödüyoruz. Osmangazi Belediyesi olarak çevreyi korumanın bir tercih değil, bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla sıfır atık çalışmaları, geri dönüşüm projeleri, enerji verimliliği uygulamaları, çevre eğitimleri ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında birçok çalışmayı hayata geçiriyoruz. Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü olarak, ilçe sınırlarımız dahilindeki 136 mahalleden geri dönüştürülebilir nitelikteki atıkları; kağıt, karton, plastik, metal ve cam olmak üzere haftanın 6 günü toplayarak hem çevrenin kirlenmesini önlüyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz. 2024 yılı Nisan ayından bu yana toplam 14 bin ton ambalaj atığı toplayarak 238 bin ağacın kesilmesini önledik. 368 bin litre bitkisel atık yağ toplayarak 368 milyar litre suyun kirlenmesini engelledik. 12 ton atık pil toplayarak 2 bin 667 dönüm tarım arazisinin kirlenmesini önledik. Ayrıca 39 ton elektronik atık toplayarak tehlikeli atıkların doğaya karışmasını önledik ve bu atıkları yeniden değerlendirilmek üzere lisanslı tesislere gönderdik. 2021 yılında başlattığımız tüketim tarihi geçmiş ilaçların toplanması çalışması kapsamında da 2 tonun üzerinde atık ilaç toplayarak bu atıkların doğaya karışmasını önledik." Konuşmaların ardından Başkan Aydın, Okullar Arası Atık Toplama Yarışması’nda dereceye giren okullara ödüllerini takdim etti. Etkinlik sonunda düzenlenen konserde ise çocuklar şarkılara alkışlarıyla eşlik ederek eğlenceli vakit geçirdi. Konserin ardından sahnelenen tiyatro oyunu ile çevre bilinci mesajları verildi. Dünya Çevre Günü etkinlikleri, renkli ve neşeli görüntülerle tamamlandı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.