Hava Durumu

#Eskişehir

Yeni Marmara Gazetesi - Eskişehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eskişehir haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

110 milyon yolcu YHT ile seyahat etti Haber

110 milyon yolcu YHT ile seyahat etti

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yüksek hızlı tren hattı Ankara-Eskişehir’in 17’nci yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi’nin ilk etabı olan Ankara-Eskişehir hattının, 13 Mart 2009’da işletmeye alındığını hatırlattı. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte diğer yüksek hızlı tren (YHT) hatlarının da devreye alındığını ifade eden Uraloğlu, bugün itibarıyla yüksek hızlı tren hat uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını, yeni hatların yapım çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi. YHT’LERLE BUGÜNE KADAR YAKLAŞIK 110 MİLYON YOLCU SEYAHAT ETTİ YHT’lerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcunun seyahat ettiğini kaydeden Uraloğlu, Ankara-Eskişehir hattıyla başlayan sürecin 2011’de Ankara-Konya, 2014’te Konya-İstanbul ve Ankara-İstanbul, 2022’de Karaman-İstanbul, Karaman-Ankara ve Eskişehir-İstanbul, 2023’te Ankara-Sivas ve 2024’te Sivas-İstanbul hatlarının hizmete alınmasıyla devam ettiğini belirtti. "ANKARA-İSTANBUL HATTINDA 16 BİN 723 YOLCU GÜNLÜK SEYAHAT EDİYOR" Günlük ortalama 34 bin yolcunun yüksek hızlı trenleri kullandığını aktaran Uraloğlu, yolcu yoğunluğuna ilişkin şu bilgileri verdi: "Ankara-İstanbul hattında 16 bin 723, Konya-İstanbul hattında 4 bin 517, Ankara-Konya hattında 3 bin 665, Ankara-Sivas hattında bin 852, İstanbul-Sivas hattında bin 590, Ankara-Karaman bin 539, İstanbul-Karaman bin 413, Ankara-Eskişehir hattında bin 189 ve Eskişehir-İstanbul hattında 857 yolcu günlük seyahat ediyor." ANKARA-ESKİŞEHİR HATTINDA 2009’DAN BU YANA YAKLAŞIK 21,4 MİLYON KİŞİ YOLCULUK YAPTI Ankara-Eskişehir hattında 13 Mart 2009’dan bu yana yaklaşık 21,4 milyon kişinin yolculuk yaptığını belirten Uraloğlu, Eskişehir’in demiryolu taşımacılığında olduğu kadar demiryolu sanayisinde de önemli bir merkez konumunda bulunduğunu ifade etti. 11 ŞEHRE DOĞRUDAN, 9 ŞEHRE KOMBİNE TAŞIMACILIK Yüksek hızlı trenlerin ulaşım alışkanlıklarını değiştirdiğini vurgulayan Uraloğlu, YHT’lerin 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise kombine taşımacılıkla hizmet verdiğini bildirerek, "Yüksek hızlı trenler doğrudan Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Karaman, Yozgat, Kırıkkale ve Sivas’a sefer yaparken otobüs ya da tren bağlantılı kombine taşımacılıkla Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Bursa, Denizli, Kütahya, Mersin, Malatya ve Tokat’a önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor" dedi.Demiryolu yatırımlarının artarak sürdüğünü dile getiren Uraloğlu, 2003 yılından bu yana demiryolu öncelikli ulaşım politikaları doğrultusunda yatırımların payının yükseldiğini, 2026 bütçesinde demiryolu yatırımlarının payının yüzde 53’e ulaştığını bildirdi. 2053 hedefleri kapsamında mevcut demiryolu koridorlarının geliştirildiğini belirten Uraloğlu, 2028 yılında demiryolu ağının 17 bin 287 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhu hep birlikte yaşanıyor Haber

Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhu hep birlikte yaşanıyor

Eskişehir'de ihtiyaç sahibi vatandaşlar, hayırseverler tarafından her gün kapılarına kadar götürülen yemekler ile iftarını yapıyor. İlmek İlmek Bin Minik Yürek Yardımlaşma Grubu gönüllüleri, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan anlamlı bir çalışmaya imza atıyor. Her yıl olduğu gibi bu Ramazan ayında da ihtiyaç sahibi vatandaşlar yalnız bırakılmıyor. Hayırsever vatandaşların katkılarıyla hazırlanan yemekler, her gün kapı kapı dolaşılarak onlarca vatandaşa dağıtılıyor. "Bize desteklerini esirgemiyorlar" Geçirdiği kaza sebebiyle ellerini kullanamayan ve yapılan iftar yemeği dağıtımını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Mehmet Biçer, "Plastik toplayarak geçimimi sağlıyorum. Yemek yapamıyorum ama Ayşegül abla bize her sene getiriyor, Ramazan'da yardımcı oluyor. Allah razı olsun. Ramazan'da hiç yorulmuyoruz yani. Annem yaşlı zaten, ona da ben bakıyorum. Bize desteklerini esirgemiyorlar" dedi. "Gönül istiyor ki, ihtiyacı olan insanlar her zaman görülsün ve o kapıları kilitli kalmasın" Emekli öğretmen ve aynı zamanda hayırsever gönüllü olan Birtan Pekgüç ise, şunları söyledi: "Yemeğini yapamayan, alıp evine getiremeyen, getirildiği zaman onu işte pişirip yemek haline getiremeyenlerin akşam yemeği olarak kapılarının çalınması, evlerine bir sıcak çorbanın gitmesi o karşıdaki kişinin verenin de alanın da mutluluğu oluyor. Böyle bir özel ayın içerisinde bunun çok daha anlamı var. Tabii gönül istiyor ki, ihtiyacı olan insanlar her zaman görülsün ve o kapıları kilitli kalmasın, pencereleri açık olsun, geleni gideni olsun, arayanı soranı olsun. Biz şu anda 3-4 grup olarak her gün yaklaşık 180 kişiye ulaşıyoruz. İlaç ihtiyacı varsa onları da tedarik etmeye çalışıyoruz. Çocukları varsa onların eğitimiyle ilgili olarak defter kitap karşılamaya çalışıyoruz. Bütün bunlar birbirimize olan destekle oluyor."

Prof. Dr. Şimşek: "Glokom, görmenin sessiz hırsızı diyebiliriz" Haber

Prof. Dr. Şimşek: "Glokom, görmenin sessiz hırsızı diyebiliriz"

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Prof. Dr. Tülay Şimşek, kalıcı görme kaybına sebep olan glokom (göz tansiyonu) hastalığında tedavi için erken teşhisin önemli olduğunu belirtti. Dünya Glokom Haftası, halk arasında göz tansiyonu olarak da bilinen glokom hastalığına dikkat çekmek ve erken teşhisin önemini vurgulamak amacıyla dünya çapında her yıl düzenleniyor. Bu kapsamda, ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Prof. Dr. Tülay Şimşek, farkındalık oluşturmaya yönelik bilgilendirmede bulundu. Ailesinde glokom olanlar, 40 yaşın üzeri vatandaşlar, sigara içenler, şeker hastaları ve uzun süre kortizon tedavisi alan kişilerin periyodik göz muayenesi olmasını öneren Prof. Dr. Şimşek, "Glokom, göz içi basıncının artmasına bağlı olarak genellikle optik sinir başında harabiyet ve görme kaybı ile karakterizedir. Hastalarımız hiçbir şey hissetmedikleri için glokom 'görmenin sessiz hırsızı' olarak nitelendiriyoruz. Geri döndürülemez olan görme kaybını önlemek için tanıyı baştan koymamız gerekiyor. Glokomun belli bir nedeni yok, multifaktöriyel bir geçiş söz konusu. Genellikle gözün ön ve arka odaları mevcuttur. Bu ön odadaki sıvının dışa akışındaki direnç nedeniyle göz içi basıncı artmaktadır veya ön odanın dar olmasıyla göz içi sıvısının dışa akmasında problem olmaktadır" şeklinde konuştu. "Önemli olan rutin göz muayenesi" Erken teşhis ile tedavinin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Şimşek, şöyle devam etti: "Eğer biz erken tanı koyarsak göz içi basıncını uygun bir tedaviyle gerek tıbbi tedavi gerek cerrahi tedaviyle normal seviyelere düşürerek hastalarımızın görmelerini yıllar boyu koruyabiliriz. Önemli olan rutin göz muayenesi. Her yıl mutlaka tam göz muayenesini yaptırmamız gerekiyor. Tedaviye, tanı koyduktan sonra genellikle damlalarla başlıyoruz. Eğer damlalar etki etmezse cerrahi tedavi veya lazer tedavisiyle göz içi basıncını normal seviyelere çekiyoruz. Burada önemli olan hastalarımızın tedaviye uyumu ve düzenli kontrollere gelmeleri. Dünya Glokom Haftası'nda tüm hastalarımızın hem kendileri hem de aileleri için bir göz muayenesi olmalarını bekliyoruz."

İpek sanatının zarafeti Bursa'da sergilendi Haber

İpek sanatının zarafeti Bursa'da sergilendi

Bursa Büyükşehir Belediyesi, hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Midas İpek Evi tarafından hazırlanan ‘Efsanelerle İpek’ sergisi, Bursa büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. İpeğin binlerce yıllık kültürel yolculuğunu görünür kılmayı amaçlayan "Efsanelerle İpek" sergisi, dünyanın farklı coğrafyalarında anlatılan 12 kadim ipek efsanesi ile Eskişehir’de doğan 13. hikâyeyi sanatla buluşturdu. Sergide yer alan eserler, yalnızca ipek malzeme kullanılarak farklı tekstil teknikleriyle hazırlanarak ipeğin kültürel ve timsâlî değerini görünür kılıyor. Sergi, 13 Mart Cuma gününe kadar Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. "ESKİŞEHİR İLE BİRLİKTE ORTAK PROJELER GELİŞTİREBİLİRİZ" Sergi kapsamında gerçekleştirilen söyleşide konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Eskişehir ile Bursa’nın yüzyıllardır ipekçilik yolunda kol kola uzun yıllar birlikte yürüdüğünü söyledi. Bursa’nın eskide olduğu gibi hala ipek şehri olarak anıldığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, son 15-20 yılda ipek üretiminde ciddi bir düşüş yaşandığını dile getirdi. Çin ipeğinin de Bursa ipeği adıyla satılmasının üzücü olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Hala bu alanda önemli ustalarımız bulunuyor. Onların değerini bilmeliyiz. Elbette üretimin tekrar artmasını istiyoruz. Bunun için de birinci derece dut ağaçlarının sayısı artırılmalı. Ayrıca aile işletmelerini de çoğaltmak gerekiyor. Ancak bu şekilde sürdürülebilir hale getirilir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eskişehir ile birlikte ortak projeler geliştirebiliriz. Bursa ipeğinin ne kadar değerli olduğunu gelecek nesillere aktarmalıyız. Bu işlerle uğraşacak gençleri yetiştirmeliyiz. Bursa’nın ipek konusundaki hassasiyetini öne çıkartmak istiyoruz" dedi. "BURSA İLE İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ" Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ise Bursa’yı ipekçiliğin ana vatanı olarak kabul ettiklerini ifade etti. İpekçiliği tekrar canlandırmak için büyük çaba harcayan Başkan Mustafa Bozbey’i de tebrik eden Ünlüce, ipekçilik konusunda Bursa ile işbirliği yapmak için hazır olduklarını ve kolları sıvadıklarını belirtti. Hep beraber ipekçiliği bu topraklarda tekrar canlandıracaklarını söyleyen Ünlüce, "Kasım Uzunöz ile yollarımızın kesişmesiyle birlikte İpek Yolu haritasını oluşturduk. Harita Eskişehir’den de geçiyor. Bursa elbette bu yol üzerindeki en kalıcı noktalardan biri. Beş kişilik bir kadroyla yola çıktık. İpeği kendimiz dokuduk ve ilk Midas İpek Evi’ni kurduk. İpek Köyü projemizi de hayata geçireceğiz. 2017’de başlayan yolculuk, açılan sergiye kadar uzandı" diye konuştu.Kozabirlik Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Işık, Kozabirlik’in geçmişi ve çalışmaları hakkında katılanlara bilgi verdi. 2016 yılından bu yana ipek böceklerinin ihtiyacı olan dut ağaçlarının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Işık, bugüne kadar 400 bin dut ağacını üretime kazandırdıklarını dile getirdi.Bursa’da bulunan İpek Müzesi’ne değinen Sanatçı Kasım Uzunöz, Türkiye’de çalışır durumda bulunan 80-90 yıllık makinelerin yer aldığı müzenin önemli bir miras olduğunu söyledi.

Bursa Büyükşehir'in çağrısı Türkiye'ye yayılıyor Haber

Bursa Büyükşehir'in çağrısı Türkiye'ye yayılıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, Kadın Emeği, Eşitlik ve Adil Çalışma Yaşamı Kurumsal ve Bireysel Duruş Belgesi hazırlandı. Belge, kadın-erkek eşitliğini esas alan, cam tavanların olmadığı bir çalışma yaşamını savunan, kadınların istihdama katılımını destekleyen ve şiddetsiz, adil, kapsayıcı bir çalışma ortamına dair ortak bir iradeyi beyan ediyor. Kurumsal duruş belgesi, kurumların eşitlik ve adil çalışma yaşamına ilişkin sorumluluklarını sahiplenmesini ve bu yönde irade beyan etmesini mümkün kılıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında ‘Eşitlik Birlikte Mümkün’ mottosuyla dijital bağlantı üzerinden erişime açılan belgeye, kurumlar kurumsal, bireyler ise bireysel onay vererek katılabiliyor. Katılım gösteren kişi ya da kurumlara, ortak iradeyi görünür kılan bir katılım sertifikası da verilecek. Çalışma kapsamında ilk çağrıyı Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in eşi Seden Bozbey yaptı. Bireysel Duruş Belgesi’nin imzaya açıldığını açıklayan Seden Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e de seslenerek belgeye imza atmaya davet etti. "BELGE, EŞİTLİĞİ HAYATIN HER ALANINDA BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYOR" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de eşi Seden Bozbey’in çağrısının ardından Kurumsal Duruş Belgesi çağrısında bulundu. Kadınların, emekleriyle hayatı taşıdığını, aklıllarıyla üretimi büyüttüğünü, kararlılıklarıyla yarınları kurduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Hazırladığımız Kurumsal Duruş Belgesi ve Bireysel Duruş Belgesi, şiddetsiz bir çalışma yaşamını savunan, kadın emeğinin eşitliğini temel alan, cam tavanları birlikte aşmaya söz veren, eşitliği hayatın her alanında büyütmeyi hedefleyen ortak bir iradedir. Bu eşitsizliğe karşı tarafını seçmektir. Bu çağrı, Türkiye’nin dört bir yanındaki kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına, sanayi ve iş dünyasına, emekçilere, gençlere ve eşit bir gelecek isteyen herkese yöneliktir. Bu duruşun kentten kente tüm ülkemize yayılması için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ı ve BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır’ı ortak iradeye katılmaya davet ediyorum. Eşitlik birlikte mümkün" dedi. Başkan Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey’in çağrılarının ardından birçok belediye başkanı, sivil toplum kuruluşu, sanayi ve iş dünyasının temsilcileri, dernekler, belediye yöneticileri ‘Bireysel ve Kurumsal Duruş Belgesi’ne imza atarak kadın emeğinin yanında olduklarını bir kez daha gösterdi. Belgeye imza atmak için https://www.bursa.bel.tr/esitlikbirliktemumkun adresi ziyaret edilebilir.

Göçmen kaçakçılığına büyük darbe Haber

Göçmen kaçakçılığına büyük darbe

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekiplerince göçmen kaçakçılığı suçunun önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında farklı tarihlerde operasyon ve denetimler gerçekleştirildi.Yıldırım ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine düzenlenen operasyonda toplam 27 yabancı uyruklu şahıs tespit edildi. Yapılan incelemede 11 kişinin ülkeye yasa dışı yollarla giriş yaptığı ve kimliksiz olduğu, 4 kişinin başka illere kayıtlı Geçici Koruma Kimlik Belgesi bulunduğu, 12 kişinin ise Bursa iline kayıtlı olduğu belirlendi. Şahısların çalışma izni olmadan kaçak olarak çalıştırıldığı, ayrıca 2’sinin çocuk yaşta olduğu tespit edildi. Kimliksiz olarak çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslar sınır dışı işlemleri için İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edilirken, şahısları temin eden ve çalıştıran organizatör konumundaki 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edileceği bildirildi. Öte yandan Bursa-İzmir Otoyolu kuzey gişelerinde bir araca yönelik yapılan kontrollerde, ülkeye yasa dışı yollarla giriş yapan yabancı uyruklu şahısların ücret karşılığında taşındığı tespit edilen binek otomobil durduruldu. Araçta sürücü dışında kimliksiz ve yasal kalış hakkı bulunmayan 2 yabancı uyruklu şahıs yakalanıp, İl Göç İdaresi müdürlüğüne teslim edildi. Yapılan araştırmada şahısların İstanbul’dan Eskişehir’e götürülmek üzere organizatörle anlaştıkları belirlendi. Araç sürücüsü olan organizatör gözaltına alınırken, hakkında yürütülen adli sürecin devam ettiği öğrenildi.

BEBKA ve BUÜ iş birliğiyle “Siber Vatan Programı” başladı Haber

BEBKA ve BUÜ iş birliğiyle “Siber Vatan Programı” başladı

Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Siber Vatan Programı” yeni dönem eğitimlerine başladı. Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen program kapsamında, bu yıl ülke genelinden yapılan başvurular arasından seçilen öğrenciler ders başı yaptı.Açılış töreninde konuşan BUÜ Rektörü Ferudun Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin yüksek teknoloji ve dijital dönüşümün önemini artırdığını belirtti. Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere birçok alanda önemli ilerleme kaydettiğini ifade eden Yılmaz, siber savunma alanının “Siber Vatan” kavramıyla stratejik bir boyut kazandığını söyledi. Üniversite olarak projeye akademik ve fiziki altyapı desteği sunduklarını dile getirdi. Genel Sekreteri Sabri Bayram ise programın geçen yıl Bursa’da başlatıldığını, bu yıl ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda 81 ile yayıldığını açıkladı. Bayram, Türkiye genelinde 12 bini aşkın başvuru arasından 3 bin öğrencinin programa kabul edildiğini belirtti. Önceki dönemlerde eğitim alan 3 bin 500’ü aşkın öğrenciden 380’inin istihdam edildiğini ve siber güvenlik alanında 10 yeni girişimin kurulduğunu aktaran Bayram, eğitimlerin ücretsiz olarak sunulduğunu kaydetti. Mezuniyet sonrası istihdam ve girişim süreçlerinde öğrencilere destek verilmeye devam edileceği bildirildi.Programın, siber güvenlik alanında uzman kadroların yetiştirilmesi ve yerli teknolojilerin korunmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Eskişehir'de Ramazan coşkusu 'Fener Alayı' ile başladı Haber

Eskişehir'de Ramazan coşkusu 'Fener Alayı' ile başladı

Eskişehir'de yüzlerce çocuk ve vatandaşın katılımıyla düzenlenen 'Fener Alayı' etkinliğinde Ramazan heyecanı yaşandı. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Eskişehir Kardeşlik Platformu koordinesinde 'Ramazan Fener Alayı' etkinliği düzenlendi. Reşadiye Camii önünde başlayan fener alayı yürüyüşüne, yediden yetmişe onlarca vatandaş katıldı. Ellerinde kendi hazırladıkları fenerler ve Türk bayraklarıyla tekbir getiren vatandaşlar, Çarşı Camii'ne kadar yürüdü. Kentte unutulmaz bir akşam yaşatan ve güzel görsellik oluşturan etkinlikte, yüzlerce çocuk da yer aldı. "Amacımız Ramazan sevgisini aşılamak" Ramazan coşkusunun Eskişehir'de farklı bir heyecanla yaşandığını belirten İl Müftüsü Muharrem Gül, "Eskişehir'imizde Ramazan'ı karşılama etkinlikleri yaptık. Çocuklarımızı sevindirmek, çocuklarımıza Ramazan sevinci, oruç sevgisini aşılamak üzere onların belleklerinde böyle güzel bir yürüyüş yapalım istedik. Burada da çocuklarımıza ödüller, boyamalar, hediyeler verildi. Gaye, Ramazan'ın coşkusunu yaşamak" dedi. "Balkanlardaki gelenek Eskişehir'de yaşatılıyor" Fener alayı geleneğinin köklerine değinen Gül, "Balkanlar'da her Ramazan ayı geldiği zaman Ramazan'ı karşılama etkinlikleri yapılırdı. Biz de artık ülkemizde de Eskişehir'imizde de böyle fener alayları yaparak Ramazan'ın bir bayram coşkusu, sevgi coşkusu içerisinde olmasını arzu ediyoruz" diye belirtti. "Birlikte olursak bayramı bayram gibi yaşarız" Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Müftü Gül, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Ramazan'da fakirlerimizle iftar sofralarımızı paylaşıyoruz. Sadakalarımızı, zekatlarımızı vererek hem fakirlerimizi hem çocuklarımızı hem de gençlerimizi bu sevince ortak edersek, birlikte olursak o zaman Ramazan daha iyi olur. Rabbim inşallah birlik beraberlik içerisinde bayram gününe kavuşmayı nasip eylesin." "Tamamen öğrenmesi ve pekiştirmesi için geldik" Oğluyla birlikte etkinliğe katılarak bu heyecana ortak olan anne Büşra Yılmaz, "Bu etkinliğe oğlum için geldim. Tamamen Ramazan'la ilgili her şeyi öğrenmesi için. Onun için bir etkinlik oldu çocuk açısından. Oğlum kreşe gidiyor, kreşte etkinliğimiz var. Hocalarımız sayesinde katılım sağladık. Çocuklarımızın Ramazan'ı öğrenmesi için buradayız" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.