Hava Durumu

#Et

Yeni Marmara Gazetesi - Et haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Et haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin en değerli koçları rekor fiyatlara satılıyor Haber

Türkiye'nin en değerli koçları rekor fiyatlara satılıyor

Geçen yıl 246 bin liraya varan fiyatlardan alıcısının olduğu merinos koçlarının Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsünde bu yılki satışı 25 Mart'ta gerçekleşecek. Enstitüde yetişen koçların katıldığı sürülerde hastalık önleniyor, verim artıyor, üstün özellikli kan değerleri sahaya aktarılmış oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Enstitüde merinos koyunu ıslahının 1935'e dayandığını aktaran Kılınç, "Ana konumuz merinos koyunu. Sonrasında enstitümüzün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma koyunu oluşturuyor. Ayrıca Kıvırcık, Gökçeada ve Sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamıda hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi.Kılınç, ortalama 4 bin anaç koyunla çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek, hedeflerinin et ve süt verimi yüksek küçükbaşların geliştirilmesi olduğunu anlattı. Sahada üreticilerin sürü verimlerinin artırılmasına da önemli katkı sunduklarını ifade eden Kılınç, bu kapsamda her yıl geleneksel koç satışı düzenlediklerini söyledi. KOÇU YENİLEMEK HASTALIKLARI DA ÖNLÜYOR İyi koçu alanların sürülere kattıklarında verim artışı sağladığını belirten Kılınç, şöyle devam etti; "Sahip oldukları koyun sürüsünde akrabalı yetiştirme faktörünün önüne geçerek üstün özellikli kan değerini kendi sürülerine taşıyorlar. Verimleri hızlı artış gösteriyor. Koçu yenileyerek tazelemek hastalıkları da önlüyor. Kan değeri açısından Avrupa standartlarında satışın olduğu bir kurum burası. Enstitümüz bu konuda başarılı. Geçen yıl şampiyon koçumuz 246 bin liradan alıcı buldu. İhaleli satışlar 30-40 bin civaından başladı. En iyisi 246 bin liraya çıktı. Ortalama 80-100 bin lira arasında satıldı koçlarımız." BU YILIN KOÇ SATIŞI 25 MART'TA YAPILACAK Kılınç, koç satışıyla amaçlarının üstün vasıflı kan değerinin sürülere aktarılması olduğuna dikkati çekerek, "Bu yılın koç satışları 25 Mart Çarşamba günü saat 10.00'da yapılacak. 120 merinos koçumuz açık artırma usulüyle satışa çıkarılacak. Bu yıl da sürü sahiplerinden büyük ilgi bekliyoruz" diye konuştu. Üstün vasıflı kan değerlerinin daha çok üreticiye ulaşmasını, sürülerin verimlerinin artmasını istediklerini dile getiren Kılınç, Tarım ve Orman Bakanlığının da özellikle et veriminin yükselmesine büyük önem verdiğini kaydetti.

Uygun ortamlarda satış ve üretim işlemi yapan kasap esnafına cezai işlem uygulandı Haber

Uygun ortamlarda satış ve üretim işlemi yapan kasap esnafına cezai işlem uygulandı

Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri denetim için girdikleri ve uygun ortamlarda satış ve üretim işlemi yapmayan kasap esnafına cezai işlem uyguladılar. Başta gıda ürünleri olmak üzere birçok noktada yaptıkları denetimlerde halkın sağlık ve güvenliğini temin eden Zabıta Müdürlüğü ekipleri, temiz olmayan ve sağlıksız ortamda yapılan uygulamaya izin vermedi. Bilecik merkez Bahçelievler Mahallesi'nde bir kasap dükkanına Tarım İl Müdürlüğü yetkilileriyle birlikte denetimlerini yapan ekipler, uygun ortamlarda satış ve üretim işlemi yapmayan kasap esnafına ceza işlemi uyguladı. "Maalesef bazı işyerlerinde birçok olumsuz ve uygun olmayan durumlarla karşılaşıyoruz" Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, işyeri vitrini ve girişlerinin temiz olmasına rağmen mutfak ve üretim kısımlarında birçok yönden olumsuzlukla karşılaştıklarını belirterek, ‘'Vatandaşlarımızın başta gıda ürünleri olmak üzere her alanda sağlıklı ve güvenli hizmet almasını kendimize vazife biliyoruz. Bu anlamda Zabıta Müdürlüğü olarak gerçekten sıkı denetimler yapıyoruz. Ancak maalesef bazı işyerlerinde birçok olumsuz ve uygun olmayan durumlarla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı. ‘'Halk sağlığını tehdit eden durumlarda taviz göstermiyoruz'' Zabıta Müdürlüğü olarak, halkın sağlığını tehdit eden durumlara karşı taviz göstermediklerini hatırlatan Zabıta Müdürü Öndersev, "Vatandaşlarımızın özellikle gıda satışı yapılan yerlere karşı hassas olmalarını tavsiye ediyoruz. Ne yazık ki vitrin ve görünen alanlarda durum iyi iken mutfak ve üretim alanlarında ürün muhafaza ve saklama şartları, temizlik ve benzeri konularda uygunsuzluklar tespit ediyoruz. Yaptığımız son denetimlerde de uygun ortam ve şartlarda üretim yapılmayan kasap dükkanı yetkililerine ceza işlemi uyguladık" dedi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz: "Akdeniz diyeti çok sürdürülebilir" Haber

Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz: "Akdeniz diyeti çok sürdürülebilir"

Günümüzde vegan, vejetaryen beslenme tiplerinin kanser riskini düşürdüğü ile ilgili yapılan çalışmalar artarken, Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, "Kanser riskini düşürmede vegan beslenme modeli ile ‘Akdeniz Diyeti' arasında anlamlı bir fark yok. ‘Akdeniz Diyeti' sağlık açısından çok daha sürdürülebilir diyettir" dedi. Dünya genelinde artan sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte, vegan beslenme biçimi tıp dünyasında da dikkat çekiyor. Yapılan yeni bir araştırma, bitkisel temelli beslenmenin bazı kanser türlerinin görülme riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle kırmızı et ve işlenmiş gıdaların yerine sebze, meyve, tahıl ve bakliyat ağırlıklı beslenmenin, hücre yenilenmesini destekleyerek bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dikkat çekti. "Vejetaryen olup sadece karbonhidrat ile beslenenler var" Konuyla ilgili Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, İhlas Haber Ajansı'na açıklamalarda bulundu. Gündüz, vegan ve vejetaryenlerin kendi aralarında sınıflandırıldığını belirterek, "Vegan ve vejetaryen bireyler kendi arasında sınıflandırılır. Hiçbir şekilde et, balık, tavuk ve süt ile süt ürünleri tüketmeyenlere biz vegan bireyler diyoruz. Vejetaryen bireylerin de kendi aralarında sınıflandırmaları var. Lakto-vejetaryen (sadece süt, yoğurt, peynir gibi süt ve süt ürünleri tüketenler ), ovo-vejetaryen (sadece yumurta tüketenler), lakto-ovo vejetaryenler (süt ve süt ürünleri ve yumurta tüketenler), pesketaryenler (balık ve deniz ürünleri tüketenler) gibi. Eğer kişiler, bu beslenme doğrultusunda salam, sosis, sucuk, pastırma gibi zararlı besinlerden kaçınıp, karbohidratı da ölçülü tüketirlerse kilo kontrolünü daha rahat uygulayabildiğini ve kansere karşıda kendini daha çok koruduğunu söyleyebiliriz. Ancak vejetaryen diyette tamamen karbonhidrat ağırlıklı beslenen bir kesim de var. Ne yazık ki o bireyler için aynı avantajlar söz konusu olmuyor" ifadelerini kullandı. "Mikro besin ögeleri yönünden eksik kalmamanız gerekiyor" Vegan veya vejetaryen diyetlerinin uzmanlara danışarak yapılması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Gündüz, "Vegan diyeti yapmaya karar verdiniz, bu yola çıktınız diyelim ancak önemli bir sorun var. Demir, bakır, iyot, selenyum ve çinko gibi mikro besin ögeleri yönünden eksik kalmamanız gerekiyor. Bunun içinde bir sağlık profesyoneline danışmanız ve bu yolculuğa diyetisyeniniz ile beraber ilerlemenizi öneriyoruz" diye konuştu. Vegan veya vejetaryen diyetlerin sağlık yönünden olumlu etkileri olduğunu ancak mikro besin ögeleri yönünden eksik kalınmaması gerektiğine dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, daha sonra şunları söyledi: "Vejetaryen diyetin sağlık üzerine etkilerini inceleyen birçok güncel yayın mevcuttur. Bu yayınların bazılarında vejetaryen diyetle beraber hayvansal yağ alımını azaltıp, bitkisel ağırlıklı beslenmeye ve bununla beraber sağlıklı seçimler yapmak ve egzersizi hayatımıza eklemekle bütünsel bir sağlık oluşturmuş oluyoruz. Bu tarz beslenen kişilerin kilo kontrolünü daha rahat uygulayabildiği ve kansere karşıda kendini daha iyi koruduğunu söyleyebiliriz. Ancak vejetaryen diyette tamamen karbonhidrat ağırlıklı beslenen de bir kesim var. Ne yazık ki o bireyler için aynı avantajların söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Vegan diyeti yapmaya karar verdiniz, bu yola çıktınız diyelim ancak önemli bir sorun var. Mikro besin ögeleri yönünden eksik kalmamanız gerekiyor." "Sağlık açısından ‘Akdeniz Diyeti' daha sürdürülebilir" En sağlıklı beslenmenin ‘Akdeniz Diyeti' olduğuna dikkat çeken Gündüz, "Vegan beslenme modeli ile ‘Akdeniz Diyeti' modeli karşılaştırılmış. 2 diyet arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüş. Bu da demek oluyor ki aslında her zaman söylediğimiz Akdeniz diyetini benimsemeliyiz. Sağlık açısından çok daha sürdürülebilir bir diyettir. Vegan beslenme modelinde et ve et ürünleri hayatınızdan çıkıyor. Et ve ürünleriyle beraber salam, sucuk ve pastırmaya da veda ediyorsunuz. Bu tarz besinlerin kolon kanserine zemin hazırladığını biliyoruz. Bu besinleri tüketmediğimiz zaman kendimizi kolon kanseri riskini düşürmüş oluyoruz. Ancak Akdeniz diyetinde de bu besinlere yer verilmiyor" dedi.

Et depolarına şok baskın: 1 ton bozuk et lokantalara gitmeden imha edildi Haber

Et depolarına şok baskın: 1 ton bozuk et lokantalara gitmeden imha edildi

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, ŞUTİM'deki et depolarına düzenledikleri baskında, lokantalarda pişirilmek üzere hazırlanmış yaklaşık 1 ton kokmuş ve bozuk et ele geçirdi. Şanlıurfa’da halk sağlığını tehdit eden ürünlere yönelik önemli bir denetim gerçekleştirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri, Haliliye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda Kontrol Şubesi ile birlikte, Şanlıurfa Ticaret Merkezi (ŞUTİM) Perakendeciler Sitesi'nde bulunan et depolarına kapsamlı bir denetim düzenledi. Polis ekiplerinin de destek verdiği denetimlerde, halkın tüketimine sunulmak üzere hazırlanan sağlıksız ve bozulmuş etler ele geçirildi. Denetimler sırasında tek tek açılan et depolarında yapılan kontroller sonucunda, hijyenik olmayan şartlarda saklanan, kokmuş ve bozulmuş etlere rastlandı. Uzman ekipler tarafından yapılan ilk incelemelerde, ele geçirilen yaklaşık 1 ton etin insan sağlığına kesinlikle uygun olmadığı belirlendi. Bozuk etlerin özellikle lokanta ve benzeri toplu tüketim yapılan işletmelerde, vatandaşlara yedirilmek üzere hazırlandığı tespit edildi. Ele geçirilen bozuk etler, zabıta ve gıda kontrol ekipleri tarafından Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'ne ait Çöp Merkezi’ne götürülerek burada usulüne uygun şekilde imha edildi. Halk sağlığını hiçe sayan bu girişime karşı sert önlemler alındı. Denetim sonrası sağlıksız etlerin bulunduğu depolar, mühürlenerek faaliyetten men edildi. Halk sağlığını tehlikeye atan depo sahiplerine yönelik olarak da cezai işlem uygulandı.

Kırmızı Et Tüketimine Dikkat! Haber

Kırmızı Et Tüketimine Dikkat!

Dünya genelinde ölümlere neden olan kanser riskini azaltmak için birçok adım atıldığını belirten uzmanlar, her ne kadar sağlıklı olsa da aşırı tüketimle kırmızı etin de kolon, rektum ve prostat kanseri riskini artırabildiğini söyledi. Aşırı miktarda kırmızı et tüketiminin kolon, rektum ve prostatkanseri riskini artırdığını dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Prof. Dr. Nilüfer Avcı, "Aşırı kilo ve yetersiz fiziksel aktivite göğüs, rahim, kolon ve yemek borusu kanserine sebep olabilir" diyerek "Salamura et ve şarküteri tüketimi de kolon ve rektum kanserine yakalanma riskini artırabilmektedir. Bazı besinler toksik bileşenler içerir. Bu bileşenlerin bazıları pişirme yöntemleri sebebiyle açığa çıkar. Bazıları ise tarımda kullanılan zirai ilaç ve kimyasalların, kimyasal gübrelerin, parazit ilaçlarının kalıntılarıdır. Bu kimyasalların besinlerde bıraktığı kalıntılar insan sağlığı için son derece zararlıdır. Bu tarım ilaçlarının ilk kurbanları ise bu tehlikenin farkında olmayan çiftçilerdir. Ürünlerin hasat sonunda depolama, saklama, işleme ve arıtma teknikleri son derece önemlidir. Bu aşamalarda yapılan hatalar sağlığımız için gerekli gıdaları birer silah haline dönüştürebilir" dedi. "Vücudun su ihtiyacını karşılayın" Vücudun su ve mineral ihtiyacının dengeli olarak karşılanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nilüfer Avcı, "Bir yetişkinin günlük su ihtiyacı 2.5 litredir. Bunun 1 litresini tükettiğimiz gıdalardan alırken, kalan 1.5 litresini içeceklerden almak gerekir. Günde en az 4 porsiyon meyve tüketilmeli, mevsim meyveleri tercih edilmeli. Meyvelerin farklı öğünlerde tüketilmesi gerekiyor. Günde bir veya iki porsiyon çiğ sebze ve en az bir porsiyon pişmiş sebze tüketilebilir. Yeşil, sarı, kırmızı sebzelerden her gün en az birer porsiyon tüketilmesi gerekir" diye konuştu. "Balığı ihmal etmeyin" Nohut, kuru fasulye ve barbunya gibi kuru baklagillerin kırmızı etten daha fazla tüketilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Nilüfer Avcı, önerdiği besinleri şöyle sıraladı: "Haftada bir, mümkünse iki ya da üç kez balık tüketilmelidir. Yapay tatlandırıcı içeren tüm içeceklerden uzak durulmalı. Özellikle semizotu ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, antioksidan etki gösteren betakaroten ve lutein açısından zengindir. Kuarsetin tam bir antioksidan, antiinflamatuvar ve antialerjik etkiye sahiptir. Ek olarak antikanserojen kansere karşı koruyucu etkisi unutulmamalıdır. Kuarsetin daha çok soğan, elma ve karabuğdayda daha az miktarda da brüksel lahanası, lahana ve kuruyemişlerde bulunur. Domates, bir antioksidan olan likopen kaynağıdır. Ek olarak karoten ve vitamin E içerir. Likopen prostat ve akciğer kanserine karşı koruyucu özellik gösterir." "Kansere karşı koruma sağlayacak tek bir besin yok" Zeytinyağının Akdeniz ülkelerinde daha fazla tüketildiğini söyleyen Prof. Dr. Nilüfer Avcı, özellikle sızma zeytinyağının rafine zeytinyağından çok daha fazla polifenol içerdiğini vurgulayarak, "Polifenol tüketimi, kanser vakaları ve kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin görülme sıklığını azaltır. Ayrıca soğan ve sarmısak bolca tüketilmelidir. Soğan ve sarımsak güçlü bir karsinojen olan nitrozaminleri bloke ederek bizleri kansere karşı korur. Brokoli özellikle prostat kanserine karşı koruyucu rolü olan glukorafanin içerir. Kırmızı üzüm bolca resveratrol içerir. Resveratrol kansere karşı koruyucu özellik gösterirken kanser hücrelerinin büyümesini de önler. Ahududu, çilek ve yaban mersini gibi orman meyveleri antikanserojen olan elarjik asitten zengin meyvelerdir. Elarjik asit kiraz, armut, elma ve kivide de bulunur. Doğadaki birçok besin kaynağı insanın gelişimi için gereklidir" dedi. "Beslenmeyle birlikte spor yapın ve stresinizi yönetin" Sağlıklı beslenmenin tek başına yeterli olamayacağını ifade eden Prof. Dr. Nilüfer Avcı, "Sağlıklı var olabilmek için sağlıklı yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Spor yapmalı, zararlı alışkanlıklardan uzak durmalı, stres faktörlerini iyi yönetebilmeli, dinlenmeli ve farklı hobiler ile uğraşmalıyız. Unutmayalım, bizi kansere karşı koruyacak veya bizim kanserimizi tedavi edebilecek tek bir besin yoktur" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.