Hava Durumu

#Eylem Planı

Yeni Marmara Gazetesi - Eylem Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem Planı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

17 Ağustos’un 27. yılında İnegöl’de güvenli şehir için dönüşüm sürüyor Haber

17 Ağustos’un 27. yılında İnegöl’de güvenli şehir için dönüşüm sürüyor

Ülkemizin ve milletimizin hafızasında derin izler bırakan 17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği, yüz binlerce insanın doğrudan etkilendiği o büyük felaket, deprem gerçeğinin Türkiye için ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Aradan geçen yıllara rağmen 17 Ağustos’un bıraktığı acı ve ortaya koyduğu gerçek değişmezken, deprem felaketi Türkiye’nin bir gerçeği olmaya devam etti. İnegöl’ün geleceği için adımlar atılıyor İnegöl Belediyesi, bu gerçeği merkeze alarak deprem başta olmak üzere afetlere karşı ciddi bir hazırlık içerisinde. Başta kentsel dönüşüm uygulamaları olmak üzere farklı alanlarda çalışmalarını sürdüren İnegöl Belediyesi, özellikle şehrin yapı stokunun yenilenmesi ve vatandaşların daha güvenli yaşam alanlarına kavuşması adına yoğun çaba sarf ediyor. Turgutalp ve Alanyurt bölgelerinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları ile Ek Hizmet Binası bölgesindeki dönüşüm süreci, İnegöl’ün daha güvenli ve dirençli bir şehir olması adına atılan adımlar olarak öne çıkıyor. İnegöl, afetlere karşı çok yönlü hazırlanıyor İnegöl Belediyesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının yanı sıra afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreçleri kapsayan çok yönlü hazırlık çalışmalarını da sürdürüyor. Bursa’da Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi’ni alan ilk belediye olan İnegöl Belediyesi tarafından Doğal Afet ve Riskleri ile Mücadele Eylem Planı hazırlanırken, Afet Kriz Merkezi oluşturuldu ve Telsiz Haberleşme Sistemi devreye alındı. Riskli yapı tespitleri, deprem tatbikatları ve bölgesel tatbikatların yanı sıra şehrin Dijital İkizi projesi çalışmaları başlatıldı. Toplam 194 bin 600 metrekare büyüklüğünde 125 toplanma alanı belirlenerek bu alanların rehabilitasyonuna başlanırken, afetlerde kullanılmak üzere 575 bin metrekare büyüklüğünde 14 çadır kent ve 552 bin metrekare büyüklüğünde 8 konteyner kent alanı da belirlendi. Afet sonrası müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla stok çalışmaları ve AFAD deposu kurulmasına yönelik koordinasyon yürütülürken, Afet Çantası Mobil Uygulaması, yapay enkaz alanı ve çocuk odaklı afet hazırlık çalışmalarıyla İnegöl’ün afetlere karşı direnç kapasitesinin artırılması hedefleniyor. "Önceliğimiz vatandaşlarımızın canı ve güvenliği" İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, afetlere karşı mücadelede merkeze insanı koyduklarını söyledi. Bu noktada kentsel dönüşümün öne çıktığına değinen Taban, "Kentsel dönüşümü de yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret görmüyoruz. Bugün 17 Ağustos depreminin yıl dönümü. Ülkemizin hafızasında çok acı bir şekilde yer etmiş bir tarih. O gün kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, yakınlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bu tür acıların tekrar yaşanmaması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Biz belediye olarak bu sorumluluğun farkındayız. Bizim için şehircilik sadece yeni yollar yapmak, parklar oluşturmak veya yeni hizmet binaları inşa etmekten ibaret değil. İnsanlarımızın güvenliğini sağlamak, geleceğe daha sağlam bir şehir bırakmak da bizim temel görevlerimiz arasında. Turgutalp’te, Alanyurt’ta ve Ek Hizmet Binası bölgesinde yürüttüğümüz çalışmaların arkasında da bu anlayış var. Biz insanımızı önemsiyoruz. Vatandaşlarımızın güvenli, sağlıklı ve nitelikli yaşam alanlarında hayatlarını sürdürmelerini istiyoruz" dedi. "Deprem olmadan önce hazırlıklı olmalıyız" Deprem gerçeğinin yalnızca belirli günlerde hatırlanmaması gerektiğine de dikkat çeken Başkan Taban, şehirlerin dirençli hale getirilmesi için çalışmaların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Taban, "17 Ağustos gibi önemli tarihler bizlere bir kez daha sorumluluklarımızı hatırlatıyor. Ancak deprem hazırlığı sadece bir günün konusu değildir. Bizim bunu sürekli gündemimizde tutmamız gerekiyor. Deprem olmadan önce gerekli tedbirleri almak, yapı stokumuzu güçlendirmek ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek zorundayız. Bugün attığımız her adım, gelecekte yaşanabilecek afetlerin etkisini azaltmak adına büyük önem taşıyor" diye konuştu. Hedef; Daha güvenli, daha dirençli İnegöl Bu noktada atılan her adımın kıymetli olduğunu ancak kentsel dönüşümün hayati öneme sahip olduğunu da vurgulayan Taban, şöyle devam etti: "İnegöl Belediyesi olarak kentsel dönüşüm çalışmalarını yalnızca mevcut yapıların yenilenmesi olarak değil, şehrin geleceğinin planlanması olarak ele alıyoruz. İnegöl’de daha güvenli, modern ve yaşanabilir yaşam alanlarını oluşturmak istiyoruz. Bizim hedefimiz çocuklarımıza, gençlerimize ve gelecek nesillere daha güvenli bir İnegöl bırakmak. Bunun için bugün üzerimize düşen ne varsa yapmak istiyoruz. Kentsel dönüşüm konusunda da aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Şehrimizin ihtiyaçlarını, vatandaşlarımızın beklentilerini ve deprem gerçeğini birlikte değerlendirerek çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bugün merkezde Turgutalp Mahallemizde 15 hektar alanda 850 dolayında bağımsız bölümü kapsayan bir dönüşüm sürüyor. 1. Etapta anahtar teslimlerini 2027 yılında yapacağız. 2 ve 3’üncü etapta temel atma için zemin iyileştirmeler sürüyor. Alanyurt bölgemizde 3 mahallemizi kapsayan 90 hektarlık alanda bir dönüşüm projemiz var. 15 bin insanı doğrudan etkileyecek bir dönüşüm. Burada da hak sahipleriyle görüşmelerimiz sürüyor. Belediyemiz garantörlüğünde vatandaşlarımıza güvenli yapılar sunmak için gayretimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürecek inşallah" ifadelerini kullandı.

Ebenin dikkati anne ve bebeği kurtardı Haber

Ebenin dikkati anne ve bebeği kurtardı

Sağlık Bakanlığı'nın temel hedeflerinden birinin; gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne-bebek sağlığı açısından daha verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulması olduğunu hatırlatan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Bakanlığımızın 'Normal Doğum Eylem Planı' doğrultusunda ilimiz genelinde anne ve bebek sağlığını en üst seviyede korumayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda ilimizde başarı ile sürdürdüğümüz 'Her Gebeye Bir Ebe' projesi ile gebeliğinin son üç ayında olan tüm gebelerimizi yakın takibe alıyoruz. Bunun yanı sıra 'Yüksek Riskli Gebelik Takibi' uygulaması ile de risk faktörü belirlenmiş gebe ve lohusalarımızı birebir ve düzenli olarak izliyoruz. Bu nitelikli çalışmalarla koruyucu sağlık hizmetlerini her yuvaya ulaştırırken, normal doğumun önemini de gebelerimize tek tek anlatıyoruz. Temel amacımız, mevcut risk durumlarına en uygun yaklaşımla müdahale ederek gebelerimizin evlatlarına sağlıklı bir şekilde kavuşmalarını sağlamaktır." Kritik müdahalede bulunan ebeye teşekkür belgesi verildi Projelerin sahada ne denli hayati bir rol oynadığını gösteren somut bir başarı örneğinin Orhaneli ilçesinde yaşandığını belirten Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:"Orhaneli Toplum Sağlığı Merkezimizde görev yapan Ebemiz Gurbet Mistik, düzenli olarak takibini sürdürdüğü bir anne adayımızın yaşadığı sağlık sorunlarını henüz çok erken bir dönemde titizlikle tespit etmiştir. Ebemizin profesyonel dikkati ve hızlı refleksi sayesinde gebemizin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluna ulaşması sağlanmıştır. Yapılan bu zamanında müdahale ile anne ve bebeğinin görebileceği büyük sorunların önüne geçilmiş ve bebeğin sağlıklı olarak doğmasına çok büyük bir katkı sunulmuştur. Gece gündüz demeden sahada insanımızın sağlığı için ter döken, bu projeleri sahiplenerek anne ve bebeklerimizin hayatına dokunan Ebemiz Gurbet Mistik başta olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bursa genelinde hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamak adına koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek sürdürmeye kararlıyız."

İzmir için acil ve kısa vadeli eylem planı açıklandı! Haber

İzmir için acil ve kısa vadeli eylem planı açıklandı!

   Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulan İzmir Körfezi Bilim Kurulu'nun hazırladığı “İzmir Körfezi Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı” açıklandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların yapması gereken acil ve kısa vadedeki uygulamalar 15 maddede anlatıldı. İlk etapta Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin mevzuata uygun işletilmesi sağlanacak. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Yönetmeliği güncellenecek. Atık su arıtma tesislerinde bakım ve iyileştirme yapılacak, derelerde temizlik başlatılacak. Tüm atık su ve yağmur suyu hatlarına yapılan bağlantılar tespit edilecek, deşarjlar izlenecek ve denetimler sıkılaştırılacak. Körfez'de oksijeni artıracak yöntemler belirlenerek, dip çamuru temizliği için hazırlık yapılacak.  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kirlilik yüzünden can çekişen İzmir Körfezi'nin kurtarılması için ilgili kurumlara talimat verip, İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu'nun oluşturulmasını sağlamıştı. Ardından bölgeye giden Bakan Kurum, 35 akademisyenden oluşan Bilim Kurulu'nun bilimsel veriler doğrultusunda Körfez'e nefes aldıracak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli eylem planı olarak belirleyeceğini duyurmuştu. Bakan Kurum'un ardından İzmir Körfezi Bilim Kurulu üyeleri, “İklim Değişikliği ve Modelleme Çözümleri Çalışma Grubu”, “Atıksu Altyapısı ve Derelerin İyileştirilmesi Çalışma Grubu” ve “Deniz Ekosistemin Değerlendirilmesi ve İyileştirilmesi Çalışma Grubu” olarak alanlara göre ayrılıp harekete geçti. 17 Eylül'de toplanan Bilim Kurulu üyeleri Körfez'de, Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Atık Su Arıtma Tesisi ve derelerde incelemelerde bulundu.  Bilim Kurulu eylem planını açıkladı  Elde edilen veriler doğrultusunda ilk etapta 15 maddeden oluşan ‘İzmir Körfezi Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı' hazırlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank'ın başkanlığındaki toplantıda, Bilim Kurulu üyesi Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak eylem planının maddelerini açıkladı.  “Orta ve uzun vadeli eylem planı da hazırlanıyor”  7'si acil, 8'i kısa vadede yapılacakları içiren ‘İzmir Körfezi Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı'nda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yanı sıra ilgili kurum ve kuruluşların sorumluluk alanlarına göre atması gereken adımlar tek tek sıralanarak, çözüm önerileri sunuldu. Bakanlık, hazırlık çalışmaları devam eden ‘orta ve uzun vadeli eylem planını' da önümüzdeki aylarda açıklayacak.  “İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne İLBANK ile destek sağlayacağız”  Toplantıda konuşan Bakan Yardımcısı Varank, “Yapılacak tüm çalışmalara sadece Bakanlığımız, Büyükşehir Belediyemiz değil İzmir'de yaşayan ve İzmir'i seven herkesi destek vermeye ve etkin katılım sağlamaya davet ediyoruz” dedi. Eylem planının Çevre, Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinesinde tüm kurum ve kuruluşların katılımıyla uygulanacağının altını çizen Varank, şunları söyledi:  "Çalışmalarımız mavi bir İzmir Körfezi vizyonuyla yürütülecek ve istediğimiz hedefe ulaşana kadar devam edecektir. Bakanlığımız tüm bu süreçte etkin şekilde koordinasyon ve denetim görevini de yürütecektir. İzmir Büyükşehir Belediyemizin bu süreçte taleplerini de İller Bankası (İLBANK) vasıtasıyla yerine getirmek için var gücümüzle çalışacağız."  Toplantıya Bilim Kurulu üyelerinin yanı sıra İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Çevre, Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İzmir Bölge Liman Başkanlığı, Ulusal Deniz Emniyeti Başkanlığı, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ve Deniz Temiz Derneği yetkilileri katıldı. 15 maddelik ‘İzmir Körfezi Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı' şöyle:   1- İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'ni mevzuata ve tekniğe uygun işletecek. Büyükşehir Belediyesi tesisin 4. fazını hizmete alacak. Tesisteki Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri'ni (SAİS) aktif hale getirecek. By-pass hattını kapatıp, taşkın savağına (kapasite fazlası suyun deşarj edileceği alana) dönüştürecek. Taşkın savağını da SAİS ile izleyecek.  2- İzmir Büyükşehir Belediyesi, İç Körfez'e akan derelerde temizlik yapacak.  3-İzmir Körfezi'nde tüm atık su ve yağmur suyu hatlarına yapılan bağlantılar Büyükşehir Belediyesi tarafından kontrol altına alınacak. Karasal ve gemi kaynaklı tüm deşarjlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından izlenecek ve denetimler sıkılaştırılacak.  4- Büyükşehir Belediyesi, Körfez'deki ana kuşaklama kanalı ve kollektörler başta olmak üzere tüm atık su hatlarında ve terfilerde temizlik, bakım onarım gibi iyileştirmeleri yapacak.  5- İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) “Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği”, karbon, azot ve fosfor parametrelerini de içerecek şekilde Bakanlık koordinesinde Büyükşehir Belediyesi tarafından revize edilecek.  6- Bakanlık, Körfez'deki kirliliğin izlenmesi amacıyla "Bulut Temelli Bilgi Paylaşım Sistemi”ni oluşturacak.  7- “Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı” kapsamında İzmir Körfezi izleme ağı yine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından genişletilecek.  Kısa vadeli eylem planının maddeleri ise şöyle:  8- İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumlar Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin deşarj yerinin İç Körfez'e en az etkisi olacak şekilde Bilim Kurulu görüşleri doğrultusunda Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlık koordinesiyle yeniden değerlendirilecek.  9- İç Körfez'e ulaşan derelerin rüsubat (tortu) ve sediment kontrolünün sağlanması amacıyla seki-eşik, tersip bendi ve bunun gibi sistemlerin değerlendirilerek, uygun olanlar İzmir Büyükşehir Belediyesi ve DSİ Genel Müdürlüğü'nce hayata geçirilecek.  10- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, “Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı” kapsamında erken uyarı sistemlerinin Körfez için kullanılabilirliğini araştıracak.  11- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi'nde dip çamuru temizliği yapılması durumunda ortaya çıkarılacak tarama malzemesinin çevresel yönetiminin değerlendirilmesini belirleyecek.  12- Tarım ve Orman Bakanlığı, Körfez'de deniz suyunu filtreleyebilecek deniz canlılarına yönelik yeni düzenlemeler yapacak.  13- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Körfez'in ekosisteminin daha iyi anlaşılmasına yönelik araştırma ve izleme çalışmalarını başlatacak.  14- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Bilim Kurulu, kirlilikle biyolojik mücadelede dereler ve denizin oksijenini artırmak için dünyada kabul görmüş örneklerin uygulanabilirliğini değerlendirecek.  15- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde kamu kurum ve kuruluşları üniversite ve STK'lar, İzmir Körfezi'nin korunması, su verimliliği, deniz çöpleri vb. konularda farkındalığın artırılması amacıyla sürekli eğitim programları yürütecek.  Balık ölümleriyle Körfez alarm verdi  Bakanlık, 22 Ağustos 2024'te İzmir Körfezi'nde meydana gelen toplu balık ölümleri, kirlilik ve kötü koku ile ilgili bölgede inceleme başlatmıştı. Deniz suyundan alınan numunelerin analizi sonucu balık ölümlerinin sudaki sıcaklık artışı, kirlilik ve oksijen seviyesinin yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edilmişti. Atık su kaynaklı amonyak miktarının olması gerekenden 50 kat daha fazla olduğu belirlenmişti. Körfez'de 6 miligram/litreye olması gereken oksijen seviyesinin ise 1,8; yer yer 0'a düştüğü tespit edilmişti. Yine 22-23 Ağustos 2024 tarihlerinde Çiğli Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi ile Güneybatı Atıksu Arıtma Tesisi'nde gerçekleştirilen denetimlerde “Çevre mevzuatında belirtilen standartların üzerinde” kirlilik taşıyan atık suyun İzmir Körfezi'ne deşarj ettikleri tespit edilmiş olup, İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü'ne 1 milyon 858 bin 610 TL idari ceza uygulandı. Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunuldu.  Bakan Kurum: "İzmir Körfezi kaderine terk edilemez”  5 Eylül'de Körfez'de TÜBİTAK gemisiyle inceleme yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Körfez'in durumunu “can çekişiyor” sözleriyle anlatıp şöyle konuşmuştu:  “Denizde oksijen kalmamıştır. Şu anda Körfezimizin bazı noktalarında yaşam kalmamıştır. Balıklarımız, oksijensiz kaldıkları için ölmüştür. Bugün derelerdeki su, ‘organik kirlilik' açısından tarihin en kötü durumundadır. İzmir Körfezi'nin ekosistemi artık tamamen durma noktasına gelmiştir; Körfez ölmektedir. İzmir Körfezi, bugün yapıldığı gibi kaderine terk edilemez.” 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.