Hava Durumu

#Fadıllı Mahallesi

Yeni Marmara Gazetesi - Fadıllı Mahallesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fadıllı Mahallesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de incirin lezzeti ve emeği festivalde buluştu Haber

Nilüfer’de incirin lezzeti ve emeği festivalde buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı festivale ilgi büyüktü. Yerel lezzetlerin ve incir stantlarının bulunduğu festivalin açılışında Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, siyah inciri tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Dünya incir üretiminin yaklaşık üçte birinin Türkiye’de yapıldığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Türkiye’de ise ilk sırada Bursa’mız geliyor. Burada da en çok üretimi Nilüfer yapıyor" dedi. Nilüfer’de 2 bin 300 dönüm arazide incir üretildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 ürün artışı görülüyor. 3 bin ton üzerinde ürün bekliyoruz" dedi. Nilüfer Belediyesi olarak NİLKOOP ile Fadıllı Mahallesi’nde 12 dönümlük alanda incir üretildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 12 tona yakın ürün beklediklerini söyledi. Bu yıl incir hasadının çiftçi için zor geçtiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Gübre, ilaç, işçilik ve üretim maliyetleri artıyor. İncir ise düşük fiyattan alıcı buluyor. Üreticimiz emeğinin karşılığını alamıyor" dedi. Siyah incirin tanıtımı için festivaller düzenlediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu; "Merkezi hükümetin tarıma tabii ki başta incir olmak üzere diğer meyvelerimize, sebzelerimize, ürünlerimize, tahılımıza, buğdayımıza gerekli destekleri vermesi lazım. Dünyanın her yerinde, gelişmiş tüm ülkelerde tarıma çok büyük destek veriyorlar. Bütçeden çok büyük paylar ayırıyorlar. Biz ne yazık ki burada aynı desteği veremiyoruz tarıma. Çünkü şunu biliyoruz ki fabrika yapacak, ev yapacak araziyi her yerde buluruz da bu siyah inciri üretebileceğimiz tarlaları, bahçeleri, bağları hiçbir yerde bulamayız. Buraların örgütlü bir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Çünkü örgütlenmezsek biz buradan para kazanma şansımız yok. O nedenle daha önce de önermiştim. Bölgede mutlaka kooperatifleşmeliyiz." Festival yarışmalarla renklendi. Jürilerin değerlendirmeleri sonucu, ‘En İyi İncir Yetiştiricisi’ yarışmasında Berre Kargılı 1’inci, Gökhan Arıca 2’nci Gökhan Aktaş ise 3’üncü oldu. ‘İncirli Lezzetler Yemek Yarışması’nda ise birbirinden güzel lezzetler yarıştı. Fadile Yeprem ‘Bademli İncir Galette’ ile 1’inci, Nevin Pınar ‘Çıtır İncir Yatağında Mutancana" ile 2’nci, Sevgi Vatan ise ‘İncir Köşkü’ ile 3’üncü oldu. Kazananlara ödülleri verildi. Festival Karaf grubu konseri ile sona erdi.

Balıkçı Ahmet ile leyleğin 10 yıllık kahvehane randevusu Haber

Balıkçı Ahmet ile leyleğin 10 yıllık kahvehane randevusu

Sahip olduğu göl, akarsu ve sulak alanlarıyla farklı göçmen kuş türlerine ev sahipliği yapan Bursa, Uluabat Gölü'nün iki yakasında balıkçı ile leylek dostluğunun en güzel örneklerini barındırıyor. "Leylek Köyü" olarak bilinen Eskikarağaç Mahallesi'ndeki Yaren leylek ile balıkçı Adem Yılmaz'ın hikayesinin bir benzeri, gölün diğer yakasındaki Fadıllı Mahallesi'nde leylek ile balıkçı Ahmet Yılmaz arasında yaşanıyor. İkisi de balıkçı, ikisinin de soyadı Yılmaz Leyleklerin dostlarının en ilginç ortak özelliklerinden biri, ikisinin de balıkçılık yapması ve soy isimlerinin "Yılmaz" olması. Aralarında akrabalık bağı bulunmayan ve yüz yüze hiç karşılaşmayan iki balıkçı, birbirlerini sosyal medyadan tanıyor. Yaren leylek ile Adem Amca'nın buluşma noktası genellikle göldeki kayık olurken, Ahmet Yılmaz ise leylek ile mahalle meydanındaki kahvehane önünde buluşuyor. Leylek köye geldiğinde balık tezgahı başındaki Ahmet Yılmaz'ı ya da kendisine sürekli balık veren Yusuf Başaran'ı bulamazsa, kahvehanenin önündeki masa ve sandalyeler arasında yürüyerek dostlarını arıyor. "Bizi bulamayınca masa ve sandalyeler arasında arıyor" Leylek ile tanışma hikayesini anlatan Ahmet Yılmaz, dostluklarının yaklaşık 10 yıl önce mahalledeki bir elektrik direğinde başladığını belirtecek şu ifadeleri kullandı:"Yıllardır balıkçılık yapıyorum. Uluabat Gölü'nde tuttuğum balıkları Fadıllı meydanında satıyorum. 10 yıl önce direğin üstünde durup sürekli bana bakıyordu. Mahalledeki arkadaşlar 'leylek herhalde sana bakıyor' derken kanatlanıp yanıma indi. Bir parça balık verdim yedi ve o günden sonra bu dostluk hep devam etti. İlk dönemlerde yutmakta zorlandığı için bütün balık yerine parçalara bölerek vermeye başladım. Her gün mutlaka yanıma gelir. Önce çatıya ya da direğe konar, 'gel' diye seslenince yanımıza iner. Arkadaşım Yusuf Başaran'ın da sesini iyi tanır. Geldiğinde bizi görmesin, kahvehanenin önündeki ağacın altında bekler. Bizi bulamazsa masa ve sandalyeler arasında arar. Dili olsa vatandaşlara bizi soracak sanırsınız." "Aç kalmasın diye bayramda bile göle açıldım" Leyleği hiçbir zaman balıksız göndermediğini vurgulayan Yılmaz, satış bittiğinde bile onun için mutlaka yedek balık bulundurduğunu söyledi. Yılmaz, "Genellikle sazan veriyorum. Satış yapmayacaksam ve elimde balık kalmadıysa sırf onun için göle açılıp balık getiriyorum. Kurban Bayramı'nda bile aç kalmasın diye Uluabat Gölü'ne gidip onun için balık tuttum. Fadıllı ile göl arası Eskikarağaç gibi çok yakın değil. Bu yüzden leylek kayığıma sadece birkaç kez gelebildi. Mahallemiz göle uzak kaldığı için buluşma yerimiz köy kahvehanesi oluyor" dedi. Kendisinin olmadığı zamanlarda leyleği arkadaşı Yusuf Başaran'ın beslediğini belirten Yılmaz, "Bu yıl mart ayında mahalleye geldiği gibi yine köy meydanına gelip beni buldu. Sonra yuva telaşı başladı ama her gün beni görmeden yapmıyor. Yusuf Başaran, leylek için hemen önümüzdeki direğin dibine çırpı bırakıyor. Leylek, balığı yedikten sonra yuvaya dönerken mutlaka o çırpılardan alıp götürüyor. Bu durum her gün tekrarlanıyor" diye konuştu. Balıkçı olmamasına rağmen leylekle güçlü bir bağ kuran Yusuf Başaran ise leyleğin kendilerini çok sevdiğini dile getirdi. Başaran, "Hem balığı hem bizi çok seviyor. Bizim köyümüzde yaklaşık 40 leylek yuvası ve onlarca leylek var ama içlerinde sadece bu leylek yanımıza geliyor" ifadelerini kullandı.

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.