Hava Durumu

#Faili Meçhul

Yeni Marmara Gazetesi - Faili Meçhul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faili Meçhul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

19 yıl önce doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: Mahkemede "Hatırlamıyorum" diyerek ağladı Haber

19 yıl önce doğurduğu bebeğini çöpe atmıştı: Mahkemede "Hatırlamıyorum" diyerek ağladı

27 Mayıs 2007 tarihinde İzmit ilçesi Yahyakaptan Mahallesi'nde meydana gelen olayda, göbek bağı boğazına sarılı ölü bebek, çöp konteynerine atılmış vaziyette bulunmuştu. Faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, bebeğin annesi Emine N.Ö. olduğu tespit edildi. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 18 Kasım 2025 tarihinde Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlediği operasyonla şüpheliyi yakaladı. Yakalanan şüpheli, İstanbul Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü'nde yapılan DNA eşleştirme işlemleri sonrası adliyeye sevk edildi. Emine N.Ö., sevk edildiği adli mercilerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2007 yılında olay yerinde bulunan parmak izi delilinden yola çıkılarak şüphelinin kimliğinin tespit edildiği öğrenildi. "'Biri öldürüp bırakmış' diye düşündük. Kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanan Emine N.Ö., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanığın yanı sıra avukatı Uğur Gökkoyun, kayyım olarak atanan avukat Ayşe Pınar Eren ve tanıklar katıldı. Tanık olarak dinlenen polis memuru S.K., "Çöp konteynerinin yanında şüpheli ceset veya et parçası olduğu bilgisi geldi. Anonsla olay yerine gittiğimizde gri renkli çöp konteynerinin yanında havlu ile sarılmış ve kadın kilotlu çorapla bağlanmış bebek gördük. Bebeğin göbek bağı kesilmemişti. Plasenta görmedim, hatırlamıyorum. Göbek kordonu bebeğin vücuduna sarılı değildi. Kordon boynuna sarılmış olduğunu hatırlamıyorum. Bebekte yara izi hatırlamıyorum ancak çok kan vardı. Zayıf bir bebekti. 'Biri öldürüp bırakmış' diye düşündük. 'Birisi mi zarar verdi' kanısı oluşmuştu. Çorapla kamufle edilmeye çalışılmış izlenimi almıştık" diye konuştu. "Bebek; karton kutunun içine ve kağıt poşete konulmuş, battaniye sarılmıştı" Bebeği ilk bulan tanık F.D. ise, "Hurdaya gittiğimde bebeği buldum. Bebek; karton kutunun içine ve kağıt poşete konulmuş, battaniye sarılmıştı. Poşeti karıştırırken bebeğin ayağını gördüm. Korktum ve uzaklaştım. Kokudan arkadaşımı aradım, o da polise haber verdi. Poşetin ağzı külotlu çorapla bağlandığını ilk ifademde vermişim doğrudur ancak uzun zaman geçtiği için onu şimdi hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. "Emine doğaya, insanlara, yaşlılara, çocuklara hassasiyeti olan biridir" Tanık olarak dinlenen sanığın komşusu ve yakın arkadaşı, "O tarihlerde sanıkla aynı binada oturuyorduk. Sık sık birbirimize gidip giderdik. 2006 yılında babası vefat edince Emine'nin psikolojisi bozuldu. Birkaç kere sinir krizi geçirdi, elleri ayakları kilitlendi. Uzun yıllar ilaç kullandı. Emine'nin hamileliğini hiç anlamadım. Karnında büyüklük, kilosunda değişiklik hatırlamıyorum. Emine doğaya, insanlara, yaşlıla ra, çocuklara hassasiyeti olan biridir" ifadelerini kullandı. "Bebeğin boğazına kordon 3 tur dolanmıştır" Kayyım olarak atanan Ayşe Pınar Eren ise, "Otopsi ölü muayene raporuna göre bebek sağ doğmuş, nefes alıyor haldedir, sonradan vefat etmiştir. Bebeğin boğazına kordon 3 tur dolanmıştır, bu tıbben çok düşük ihtimaldir" ifadelerini kullandı. "Hatırlamıyorum" diyerek ağladı Tanık ifadelerine ilişkin söz hakkı verilen sanık ağlayarak, "Hatırlamıyorum" dedi. Tutuklu sanığın avukatı Uğur Gökkoyun ise, "Müvekkilim olay tarihinde hamile olduğunu bilmediğini ilk ifadesinde de belirtmiştir. Kordon dolanması olayı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Müvekkilim olayı hatırlamadığını, bayıldığını söylüyor. Müvekkilim psikolojisi çökmüştür, intihar eğilimindedir. Müvekkilimin tahliye edilmesini talep ediyorum" diye konuştu. Mahkeme heyeti, bebeğin ölü doğup doğmama ihtimali ve ilk alınan otopsi raporunun doğruluğuna ilişkin belgenin beklenilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. İlk celse sanığın verdiği savunma Davanın 14 Nisan 2026 tarihindeki ilk celsesinde sanık Emine N.Ö., "O tarihlerde psikolojik olarak yaşadığım travmalar vardı. Bundan dolayı hamile olduğumun farkında değildim. Vücudumda herhangi değişiklik yoktu, karnım şişmemişti. Regl takvimim düzenliydi. Mide bulantısı da yaşamadım. Olay günü çok şiddetli karın ağrısı ile tuvalete gittim. Tuvaletteyken aşırı kanamam oldu. Beni kan tutuyor. Bulanık hatırladığım durumlar oluştu. Ne olduğunu anlamadığım durumla karşılaştım. Katı bir cisim benden düştü, bebeğin kafasını görünce bayıldım. Ayıldığımda bebek kucağımdaydı ve kaskatıydı. Bebeğin ağladığını duymadım. İlk yardım amacıyla bebeğin sırtına vurdum. Bebek geldiğinde kordonun durumunu hatırlamıyorum. Bebekten ayrılışımız nasıl oldu hatırlamıyorum. O dönem psikolojik olarak bunalıma girmiştim, bunun için ilaç da kullanıyordum. Çok net hatırlamıyorum ama o sıra alkollü olabilirim. Bebeğin boğazındaki kordonu görmedim, hatırlamıyorum" şeklinde konuşmuştu.

Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti Haber

Cani eski koca 10 yıl gizlediği cinayeti böyle itiraf etti

Denizli’nin Çivril ilçesinde 2016 yılında eşi Turgay Begdeda’dan boşandıktan bir hafta sonra aniden ortadan kaybolan ve 10 yıldır faili meçhul olarak aranan 21 yaşındaki Ayşen Aycan dosyasında yeni bir gelişme yaşandı. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Denizli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden açılan dosyada çapraz sorguda cinayeti itiraf eden ve dün çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski eş Turgay Begdeda’nın, Kıralan ve Tokça mahalleleri arasındaki boş arazide gerçekleştirilen yer gösterme tatbikatına ait video kayıtları ortaya çıktı. Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen yer gösterme mülakatında katil zanlısı koca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorularını soğukkanlılıkla yanıtlayarak 10 yıl sakladığı vahşeti tüm detaylarıyla anlattı. Ortaya çıkan görüntülerde Başsavcı Abdullah Furkan Sünbül’ün sorusu üzerine Turgay Begdeda, "Virajdan döndüm. O zaman burada insan boyunda toprak yığınları vardı. Adamın biri tarlasına gitmek için toprak yığınının arasını açmış. Yeni açıldığı belli olan yeri görünce durdum. Toprağın yeni kazıldığını görünce elimle eşelemeye başladım. Elimle ne kadar kazdığımı hatırlamıyorum. Ayşen’i oraya koydum, daha sonra toprakla üzerini örttüm" dedi. Başsavcı Sünbül’ün "Senden başka kimse var mıydı? Maktul Ayşen Aycan buraya geldiğinde cansız vaziyette miydi" sorusuna ise Turgay Begdeda, "Yalnızdım. Buraya geldiğimde Ayşen cansızdı. Herhangi bir yerinde kan görmedim" diye konuştu. Katil zanlısı Turgay Begdeda’nın yer gösterme videosunda işaret ettiği ve iş makineleriyle kazı çalışması yapılan alanda henüz Ayşen Aycan’a ait herhangi bir bulguya rastlanılmadı.

Vahşice öldürülen Kübra'nın son anları kameraya yansıdı Haber

Vahşice öldürülen Kübra'nın son anları kameraya yansıdı

Görüntülerde Yapıcı'nın 2 erkek ile bir kafede oturduğu ve gece saatlerinde mekandan ayrıldığı görüldü. Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları'nın faili meçhul suçları araştırma birimleriyle koordineli hızlı reaksiyonu ve acılı baba Yunus Yapıcı'nın birebir iz sürmesi sayesinde Kübra Yapıcı cinayeti kısa sürede aydınlatıldı. Antalya'da yaşayan Kübra Yapıcı'dan 30 Nisan gecesi saat 02.00'den sonra haber alınamaması üzerine baba Yunus Yapıcı, kızının hayatından endişe ederek aynı gün Serik Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Derhal başlatılan çalışmalar sonucu genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı güvenlik kameralarıyla net şekilde belirlendi. Soruşturma derinleştikçe "Ata" ve "Umut" isimlerini kullanan iki şahsın izine ulaşıldı. Ancak verilen ifadeler olayın seyrini değiştirdi. "Umut" isimli şüpheli, Kübra'yı bir market önünde bıraktığını iddia etti. Fakat yapılan saha incelemesinde o saatlerde marketin kapalı olduğu ortaya çıktı. Bu çelişki, şüpheleri daha da güçlendirdi. Tam bu noktada devreye giren baba Yunus Yapıcı, yürüttüğü bireysel araştırmalarla şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaştı ve bu bilgileri savcılıkla paylaştı. Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan İlyas Umut D.'nin alınan ifadesi, cinayetin vahşetini gözler önüne serdi. İlyas Umut D., Kübra Yapıcı'nın diğer şüpheli Ata Berk S.'ye borcu olduğu gerekçesiyle Burdur'daki ormanlık alana götürüldüğünü ve burada silahla öldürüldüğünü anlattı. İtirafa göre cinayet sonrası ceset önce gömüldü, ardından tekrar çıkarılarak yakıldı. Parçaların bir kısmı ise baraj sularına atıldı. Bu kan donduran detaylar üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı ve jandarma teşkilatı da sürece dahil oldu. Deliller tek tek ortaya çıktı Şüpheli beyanları doğrultusunda yapılan aramalarda, ormanlık alanda Kübra Yapıcı'ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaşıldı. Bu bulgular, cinayetin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması adına kritik bir eşik oldu. Soruşturma kapsamında İlyas Umut D. gözaltına alınırken, cinayetin diğer faili olduğu değerlendirilen Ata Berk S., İstanbul'da kıskıvrak yakalandı. Cinayet mahalli Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı sınırlarında kaldığından dosyanın burada ikmal edileceği ve yargılamanın yapılacağı öğrenildi. Son anları kameraya yansıdı Öte yandan, genç kadının son anları güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde genç kadının gece saat 03.30 sıralarında Kepez'deki bir kafede iki erkekle birlikte olduğu ve saat 04.45'te bu kişilerle mekândan ayrıldığı anlar yer aldı.

Kadın ve çocuk cinayetleri dahil tüm dosyalar masaya yatırılıyor Haber

Kadın ve çocuk cinayetleri dahil tüm dosyalar masaya yatırılıyor

Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, toplum vicdanında derin izler bırakan kasten öldürme ve kayıp şahıs olaylarını "farklı bir gözle" incelemeye başladı. Yapılan ilk tespitlere göre, ülke genelindeki 75 ilde bulunan 638 dosya ve 693 maktul yönünden kapsamlı analiz süreci başlatıldı. Bu özel birim, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil "Gülistan Doku soruşturması" gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak. İllere göre Türkiye'nin faili meçhul haritası çıkartıldı Bakanlık kaynaklarından elde edilen verilere göre, toplumda büyük yankı uyandırabilecek nitelikteki faili meçhul cinayetler ve maktül vakaları ülke genelinde tek tek derlendi. İlk etapta 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 maktul için inceleme başlatıldı. Bakanlığın verilerine göre, inceleme kapsamına alınan dosya ve maktul sayılarında bazı iller yoğunluklarıyla dikkat çekiyor. Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya , 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul , Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul , Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul , Düzce 16 dosya ve 18 maktul, Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul, Uşak 15 dosya ve 17 maktul, Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10'ar dosya ve 10'ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek. Adalet Bakanlığı sistematik inceleme yapacak ve koordinasyon yürütecek Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, sadece dosya incelemekle kalmayıp Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde derdest bulunan dosyaların sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayacak yöntemler de geliştiriyor. Suçların cezasız kalmaması adına teknik, kriminal ve analitik yöntemler konusunda rehberlik yapılarak, ilgili kurumlar arasında güçlü bir bilgi akışı tesis edilecek. Bu sayede Yeni dönemde "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı", yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek. Bu birim, delil yetersizliği veya karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyaları yeniden mercek altına alacak. Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan faili meçhul dosyalar sistematik şekilde incelenecek, böylece cezasızlık algısının önüne geçilmesi ve kamu vicdanının rahatlatılması hedefleniyor. "Bakan Gürlek: hedefimiz güven veren bir adalet sistemi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, dairenin kuruluşunu duyurduğu sosyal medya paylaşımında bu hamlenin "Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı kılma" vizyonunun bir parçası olduğunu belirterek şu vurguyu yapmıştı: "Savcı dosyanın kapağındaki isme değil, içindeki delile bakar. Faili meçhul suçların cezasız kalmaması ve toplum vicdanının rahatlatılması için bu yeni birimi ihdas ettik. Hedefimiz; daha hızlı, daha etkin ve daha güven veren bir adalet sistemini inşa etmektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.