Hava Durumu

#Fay Hattı

Yeni Marmara Gazetesi - Fay Hattı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fay Hattı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Vekili Biba: "Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır" Haber

Başkan Vekili Biba: "Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır"

Büyükşehir Belediyesi, 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde Bursa'da ihtimal afetlere hazırlık çerçevesinde tamamladığı yatırımları düzenlenen törenle devreye aldı. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla yapımı tamamlanan Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası hizmete açıldı. İtfaiye Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla itfaiye filosuna 7 yeni itfaiye aracı kazandırıldı. BURULAŞ ve BUSKİ destekleriyle Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracı da afet sonrası süreçlerde kullanılmak üzere hizmete alındı. Küçükbalıklı İtfaiye İstasyonu'nda gerçekleşen törene Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan, AKOM İl Müdürü Mehmet Buldan, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların bürokratları katıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, törende yaptığı konuşmada 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anarken "Acıları anmak kadar, onlardan ders çıkarmak da hayatını kaybedenlere karşı sorumluluğumuzdur. Depremi durduramayız. Ama depremin büyük bir afete dönüşmesinin önüne geçebiliriz" dedi. Bursa İtfaiyesi'nin geçmişten bugüne gelişimini, eğitim ve arama kurtarma kapasitesini ve şehrin afetlere hazırlık gücünü hep birlikte ortaya koyduklarını belirten Başkan Vekili Biba, "Bugün tören alanında gördüğümüz bu bütünlük de bu anlayışın yansımasıdır. Bir yanda tarihi tulumbacı kıyafetleriyle Bursa İtfaiyesi'nin köklü geçmişini, bir yanda modern itfaiye üniforması ve arama kurtarma kıyafetleriyle bugün ulaştığımız kapasiteyi görüyoruz. İstiklal Marşımız okunurken merdivenli aracımızdan dalgalandırılan şanlı Türk bayrağımız da bize bir kez daha hatırlattı ki bu milletin en zor günlerdeki en büyük gücü, birliği, dayanışması ve fedakârlığıdır" diye konuştu. "Bu şehrin kendi deprem hafızası da var" Türkiye'de deprem gerçeği aradan geçen yıllar içinde değişmediğini ifade eden Başkan Vekili Şahin Biba, "6 Şubat'ta yaşadığımız büyük yıkım da bizlere bu gerçeği bir kez daha hatırlattı. Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem 11 ilimizi vurdu. 50 binin üzerinde canımızı yitirdik. Bursa, nasıl ki o günlerde ekipleriyle, araçlarıyla, yüreğiyle bölgedeydi. Bugün de bu meselenin seyircisi değildir. Şehrimiz, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın güney kolu üzerinde yer alıyor. Çevremizde deprem üretebilecek aktif faylar var. Üç milyonu aşan nüfusu ve ülkemizin en büyük üretim havzalarından birini barındırıyoruz. Bu şehrin kendi deprem hafızası da var. Yani deprem bizim için uzak bir yerde değil. Şehrimizin sanayi tesisleri, tarihi yapıları, ulaşım ağları ve ekonomik büyüklüğü düşünüldüğünde deprem meselesinin yalnızca 'bina güvenliği' meselesi olmadığını da buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum" dedi. "Japonya ile başlatılan projeyi çok kıymetli buluyorum" Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, Bursa'nın geleceğini tahminlerle değil, bilimsel verilerle planlama anlayışını başlattıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, "Belediyemiz ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı arasında başlatılan Deprem Riskini Azaltma ve Önleme Planlaması Projesi'ni çok kıymetli buluyorum. Bir yandan riskleri azaltırken, diğer yandan ihtimal bir afete müdahale gücümüzü artırıyoruz. Bugün de bu anlayışın somut bir karşılığını hep birlikte hizmete alıyoruz. Yapımını tamamladığımız Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binamız; arama kurtarma kapasitemizin geliştirilmesine, ekiplerimizin daha donanımlı ve hazır hale gelmesine önemli katkı sağlayacak. Burada, personelimizin gerçeğe yakın senaryolarda eğitim alabileceği, bilgisini ve saha kabiliyetini sürekli geliştirebileceği güçlü bir eğitim altyapısı oluşturuyoruz. Geçmiş depremlerde ve afetlerde yürüttüğümüz müdahale çalışmalarına ait fotoğraflar da binanın koridorlarında sergilenecek" dedi. "Belediyemizin özkaynaklarıyla araçlarımızı hizmete alıyoruz" 7 yeni itfaiye aracı, mobil şarj ve internet aracı ile mobil ikram aracını hizmete alacaklarını belirten Başkan Vekili Biba, "Bir afet anında haberleşmenin ve koordinasyonun ne kadar hayati olduğu bilinciyle, belediyemizin özkaynaklarıyla hazırlanan mobil şarj ve internet aracımız ile mobil ikram aracımızı hizmete alıyoruz. Bu sayede aynı anda 160 telefon şarj edilebilecek, internet erişimi sağlanabilecek, engelli araçlarının şarj ihtiyacı karşılanabilecek. Üstelik bu araçların ortaya çıkış hikâyesi de bizim için ayrı bir gurur vesilesidir. BURULAŞ bünyesinde kullanım ömrünü yarılamış durumda bulunan araçlar, kendi personelimizin emeği, bilgisi ve üretim kabiliyetiyle yeniden hayata kazandırıldı" diye konuştu. "Arkadaşlarımıza çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" Araçların yapımında emeği geçen görevli personele teşekkür eden Başkan Vekili Biba, "Bu araçların yeniden kullanılabilir hale gelmesinde emeği olan AKOM'da görevli Adem Ceylan, Ahmet Enes Keskin, Hüseyin Atasoy ile BUSKİ Genel Müdürlüğümüzde görev yapan marangoz arkadaşlarımızdan Sinan Özusta, Fatih Yüksel, Aykut Yavuz, Veselami Müjdeci'ye özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum. Burada mesele maliyeti düşürmek değildir. Mesele; kamunun kaynağını korumak, elimizdeki imkânı doğru kullanmak, kendi insanımızın bilgisine ve emeğine güvenmektir. Bizim belediyecilik anlayışımız; üreten, tasarruf eden, kaynağını doğru kullanan ve ihtiyaç duyduğu çözümü kendi imkânlarıyla geliştirebilen bir belediyeciliktir" diye konuştu. "Ortak sorumluluğumuz güvenli bir gelecektir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu dirençli şehirler vizyonu doğrultusunda; merkezi yönetimin imkânlarını, yerel yönetimlerin gücünü, bilimin rehberliğini ve milletin dayanışmasını bir araya getirmek zorunda olduklarını belirten Başkan Vekili Biba, "İlçe belediyelerimizle, AFAD'ımızla, üniversitelerimizle, meslek odalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla aynı hedef etrafında çalışmalıyız. Çünkü afetin siyaseti olmaz. Fay hattının iktidarı, muhalefeti olmaz. Bursa söz konusuysa ortak paydamız insan hayatı. Ortak sorumluluğumuz, güvenli bir gelecektir. Bize düşen korkuyu büyütmek değil, hazırlığı artırmaktır. Rehavete kapılmak değil, tedbir almaktır. Afetten sonra ne yapacağımızı konuşmak kadar, afetten önce ne yaptığımıza odaklanmaktır. Bugün hizmete açtığımız bu merkez, eğitim altyapımız, yeni araçlarımız ve güçlenen itfaiye filomuz tam olarak bu anlayışın bir sonucudur" dedi. Emeği geçen herkese teşekkür eden AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, "Ekipmanların tekrar değerlendirip hizmete sunulması, Bursa Büyükşehir Belediyesi personelimizin bu meseleyi sahiplenerek bu şekilde davranması çok değerlidir. Yeni binamız ve araçlarımız hayırlı olsun" dedi. Konuşmaların ardından, afet araçlarının yapımında gösterdikleri emek ve katkılardan dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde görev yapan personele, Başkan Vekili Şahin Biba tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra, Arama Kurtarma Eğitim Hizmet Binası ile itfaiye ve afet araçlarının hizmete alınması dolayısıyla kurdele kesim töreni gerçekleştirildi. Tören kapsamında itfaiye aracının ilk test sürüşünü de Başkan Vekili Şahin Biba gerçekleştirdi. Program, gerçekleştirilen açılış ve test sürüşünün ardından sona erdi.

Nilüfer'de katı atık ve geri kazanım tesisine karşı eylem Haber

Nilüfer'de katı atık ve geri kazanım tesisine karşı eylem

Kayapa'da kurulması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi'ne itirazlar büyüyor. Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer'de Çöplüğe Hayır Platformu tarafından 30 Ağustos Zafer Mahallesi'nde düzenlenen basın açıklaması ve bilgilendirme toplantısında, bölge halkı tesisi istemediğini bir kez daha dile getirdi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Vekili Aslıhan Ceyhan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri, muhtarlar, akademik odaların ve kadın derneklerinin temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon'un Araklı ilçesinden toplantıya konuk olan gazeteci Ahmet Sungur da, ilçesinde kurulan benzer tesisin sürecini ve sonrasında yaşananları katılımcılarla paylaştı. "Raporlar güncel değil" Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, jeoloji ve çevre mühendisleri, hekimler ve akademisyenlerden oluşan çalışma grubuyla projeye ilişkin raporları incelediklerini söyledi. Aydın, Kayapa'nın yalnızca 2014-2015 dönemindeki yer araştırmasından geçtiğini, 2019 ve 2020'de belirlenen alternatif alanlar arasında yer almadığını belirterek, aradan geçen sürede bölge nüfusunun hızla arttığına dikkat çekti. Konunun siyasi parti tartışması olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Aydın, sürecin sivil toplumun bilgilenme ve yurttaşların demokratik hakları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini istedi. Muhtarlardan ortak tepki Bölge muhtarları, mahalle sakinlerinin son derece gergin ve kararlı olduğunu dile getirdiler. Kayapa Muhtarı Ali İhsan Dengiz, geçmiş yıllarda da benzer girişimlerin halkın tepkisiyle engellendiğini belirterek, zamanında binlerce konuta izin verilip imara açılan bu bölgenin tepesine şimdi çöplük getirilmek istendiğini söyledi. Vatandaşların imza atmak için kuyruğa girdiğini belirten Dengiz, bu projeye kesinlikle geçit vermeyeceklerini ifade etti. 30 Ağustos Zafer Mahallesi Muhtarı Halil Özçoban ise geçtiğimiz 10 yıl içinde bölge nüfusunun katlanarak arttığına dikkat çekerek, kurulması planlanan tesisin sadece kendi mahallelerini değil, 30 kilometrelik bir etki alanındaki tüm çevre yerleşimleri olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Üçpınar Mahallesi Muhtarı Adnan Uçar da, kuzeyden esen rüzgarlar nedeniyle tüm çevre mahallelerin kokudan doğrudan etkileneceğini söyleyerek, Çınarcık'tan gelen ve milyonlarca insanın su ihtiyacını karşılayan arıtma tesisinin bu çöplük projesiyle karşı karşıya kalmasının büyük bir risk taşıdığını belirtti. Mahallelerinde 10 adet taş ocağı bulunduğunu hatırlatan Kuruçeşme Mahallesi Muhtarı Engin Özdemir ise, toz ve dumandan nefes alamaz hale geldiklerini belirterek, hayvancılık alanlarının yok edilmesine ve yaşam alanlarının daha da daraltılmasına karşı el birliğiyle direneceklerini ifade etti. Güngören Mahallesi Muhtarı Mesut Engin de daha önce iptal edilen ve Karacabey'e taşınması planlanan bu projenin neden apar topar yeniden gündeme getirilip onaylandığını sorarak, hiç kimsenin Nilüfer'i çöplüğe çevirmeye hakkı olmadığını dile getirdi. "Çocuklarımıza verimli topraklar bırakmak istiyoruz" Nilüfer'deki mahalle kadın dernekleri adına söz alan Hasanağa Kadın Derneği Başkanı Neşe Özçelik, coğrafi işaretli enginarıyla tanınan bölgenin tarımsal değerine işaret ederek, "Yıllardır bu toprağı ekip biçiyoruz. Toprağımızın, suyumuzun, havamızın kirlenmesine razı değiliz. Çocuklarımıza çöplük değil, verimli topraklar bırakmak istiyoruz" diye konuştu. Bilim insanları ve meslek odalarından uyarı Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, tesisin kurulması halinde yer altı sularının kirleneceğini ve bunun yalnızca Nilüfer'i değil tüm Bursa halkının sağlığını etkileyeceğini söyledi. Ulaşım ve tesis kaynaklı hava kirliliğinin ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını belirten Türkkan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Bursa'daki depolama alanlarına ilişkin öncelik sıralamasında Kayapa'nın yer almadığını hatırlatarak, "Bakan istemiyor, yerel belediye istemiyor, meslek odaları istemiyor, halk istemiyor. Buna rağmen bu ısrarın sebebini sormak gerekiyor" dedi. Kimya Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin de projenin çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporunun bulunmadığını vurgulayarak, insan sağlığına, tarıma ve doğaya etkileri değerlendirilmemiş bir projeye onay vermelerinin mümkün olmadığını söyledi. Uluşahin, atığın kaynağında azaltılması, ayrıştırılması ve geri kazanılması konuşulmadan yer tartışması yapılmasını da eleştirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası Bursa Şubesi temsilcisi Murat Yaşar ise 2016'ya yapılan jeoteknik çalışmanın 2 milyon metrekarelik alanda yalnızca 5 sondajla sınırlı kaldığını, bölgenin çatlaklı ve geçirgen bir zemine sahip olduğunu belirterek, ÇED raporunun güncel mevzuatlara göre yenilenmesi gerektiğini ifade etti. DOĞADER Başkanı Murat Demir, aynı projenin 2016'da halkın tepkisiyle rafa kaldırıldığını hatırlatarak, fay hattı üzerinde kurulacak tesisin Uluabat Gölü başta olmak üzere su varlıklarını tehdit edeceğini söyledi. Toplantıda ayrıca Trabzon'un Araklı ilçesinde benzer bir tesis sürecini ve sonrasında yaşanan çevre sorunlarını bizzat deneyimleyen gazeteci Ahmet Sungur da söz alarak, katılımcılarla somut örneklerle yaşanan mağduriyetleri paylaştı. Emre Karagöz: "Söz bitti, mücadele başladı" Toplantının kapanışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, idareci kimliğinin ötesinde bu bölgenin bir evladı olarak sabırlarının tükendiğini ifade etti. Projenin yanlışlığını yıllardır her platformda anlattıklarını belirten Karagöz, bölgenin orman alanı olduğunu, içinden akarsu geçtiğini ve altından fay hattı uzandığını hatırlattı. Her gün yüzlerce kamyonun bu dar yollardan bölgeye çöp taşımasının akıl dışı olduğunu vurgulayan Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki önerisini hatırlattı. Tesisin iddia edildiği gibi son derece modern ve temiz olması halinde Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'nin (TEKNOSAB) içine kurulması gerektiğini belirten Karagöz, "Nilüfer Belediyesi olarak hem fiili hem de hukuki olarak her zaman halkın yanında yer alacağız" dedi. Karagöz, tesisin yapılmasına karşı 17 Temmuz'a kadar imza toplayacaklarını ve binlerce imzayı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne teslim ederek itirazlarını en güçlü şekilde kayda geçireceklerini ifade etti.

Başkan Şadi Özdemir'den katı atık tesisi çıkışı: Karar yeniden ele alınmalı Haber

Başkan Şadi Özdemir'den katı atık tesisi çıkışı: Karar yeniden ele alınmalı

Tesis için ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü sorgulayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı alanın toplamının yalnızca yüzde 1'ini kapsadığına dikkat çekti. Başkan Şadi Özdemir, atıkların tesise taşınmasında kullanılacak aktar istasyonlarının yerlerinin de henüz belli olmadığını vurguladı. "Nilüfer'in kirlenme riski bursa'nın kirlenme riskidir" Konuşmasında Nilüfer'in Bursa için taşıdığı önemi anlatan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Nilüfer, Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden biri, herkesin yaşamak istediği bir kent. Topraklarının yüzde 75'i tarım, orman ve mera alanı. 600 bin nüfus yaşıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi burada. 6 sanayi bölgemiz, 5 binin üzerinde küçük sanayi işletmemiz var. İyi okullar, iyi hastaneler burada. Sporun, sanatın merkezi burası. Nilüfer sadece bir ilçe değil. Nilüfer aslında Bursa demektir. O yüzden Nilüfer'in kirlenme riskini Bursa'nın kirlenme riski olarak görmemiz lazım." "Halkın görüşü alınmadı" Tesisle ilgili halkın görüşünün alınmadığını, yalnızca bilgilendirme toplantıları yapıldığını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, Yenişehir Kirazlıyayla'daki tesisi örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, söz konusu tesisin de tanıtım aşamasında risksiz olarak sunulduğunu, ancak geçen yıl havuzların çökmesiyle bölgedeki sulak alanların kirlilikle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. "Trafik yükü ve deprem riski bölgeyi tehdit ediyor" Tesisin işletmeye açılmasıyla birlikte bölgeye her gün en az 500 ağır vasıtanın giriş çıkış yapacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, bu durumun halihazırda tıkanma noktasına gelen ulaşım aksını tamamen kitleyeceğini vurguladı. Mevcut şartlarda bile aktif saatlerde Kayapa ve Hasanağa bölgesindeki trafiğin otobana kadar tıkandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, yüzlerce çöp kamyonunun daha bu yollara çıkmasının trafiği yönetilemez hale getireceğini söyledi.Başkan Şadi Özdemir, ulaşım yükünün yanı sıra projenin ciddi bir afet riski taşıdığına da dikkat çekti. Tesisin kurulmak istendiği alanın aktif bir fay hattı üzerinde yer aldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, muhtemel bir deprem anında yaşanacak felaketin boyutları hakkında uyardı. Ayrıca uzmanların görüşüne dayanarak, bölgenin yapısı nedeniyle su geçirgenliğinin son derece yüksek olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, herhangi bir sızıntı durumunda yer altı sularının ve çevre vadilerin geri dönülemez bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Teknosab önerisi Başkan Şadi Özdemir, vatandaşlarla yapıktları toplantılarda Nilüferlilerin tesisin bu bölgeye yapılmasını istemediğini söyledi. Tesisin hem teknolojik standartlara uygun hem de çevreye zarar vermeyecek şekilde organize sanayi bölgelerinde konumlandırılabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, çözüm önerisini de paylaştı:"Eğer bu tesis iddia edildiği gibi zararsız ve yüksek teknolojili bir sistemle işletilecekse, ormanlarımızı yok etmek yerine bunu Karacabey sınırlarındaki Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'ne (TEKNOSAB) taşıyalım. TEKNOSAB otoyol bağlantılarına yakın olduğu için araçlar şehir içi trafiğe girmeden tesise ulaşabilir." "Bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim" Tesis için planlanan alana ilişkin önerisini de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Eğer Tarım ve Orman Bakanlığımız müsaade ediyorsa bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim. Buraları halkın kullanımına açalım" dedi. Başkan Şadi Özdemir, Japon Seyahat Acentaları Birliği'nin iki yıl önce açıkladığı, dünyada gezilecek 30 şehir listesinde Türkiye'den yalnızca Nilüfer'in yer aldığını hatırlatarak ilçenin doğası, gölü, kültürü ve sanatıyla bu değeri hak ettiğini vurguladı. "Halkın istemediği bir projede ısrar edilmemeli Konuşmasının sonunda Nilüfer halkının ve Nilüfer Belediyesi'nin bu projeyi kesinlikle istemediğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetimlerin karar alırken o bölgede yaşayan insanların sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Yol yakınken, henüz hiçbir geri dönülmez adım atılmamışken bu kararı meclisimizce yeniden gözden geçirelim. Nilüfer halkının ve ve Bursa'nın geleceğini korumak adına hep birlikte doğru kararı verelim" diyerek konuşmasını tamamladı.

Nilüfer'de katı atık tesisine karşı tek ses: "Çöplük istemiyoruz" Haber

Nilüfer'de katı atık tesisine karşı tek ses: "Çöplük istemiyoruz"

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, Nilüfer'in Kayapa ve Kuruçeşme mahalleleri sınırında katı atık tesisi alanı oluşturulmasını öngören 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanması, ilçede tepkiyle karşılandı. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi'nin iş birliğiyle düzenlenen toplantıda muhtarlar, "Nilüfer'de çöplük istemiyoruz" mesajında birleşti. Nilüfer Kent Konseyi'nde gerçekleştirilen toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Başkanı Murat Demir ile çok sayıda muhtar katıldı. Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçenin üzerindeki nüfus ve sanayi baskısına dikkat çekerek, bu tür kirletici projeleri artık Nilüfer'in kaldırılamayacağını belirtti. Gerçek gücün halkın örgütlü dayanışması olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Bu tesisin engellenmesi yerel yönetimin tek başına yapabileceği bir iş değil, asıl güç halkın ve muhtarların örgütlü mücadelesidir. Nilüfer, kültürü, sanatı, sporu ve doğasıyla Bursa'nın en değerli yaşam alanıdır. Nilüfer'i kirletmek, Bursa'yı kirletmektir. Biz belediye olarak bu haklı mücadelede sonuna kadar halkımızın yanında ve yol göstericisi olacağız. İlk adım olarak önümüzdeki Bursa Büyükşehir Belediye Meclis toplantılarına katılarak sesimizi güçlü bir şekilde duyuracağız." Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ise projenin geçmişine ve teknik eksikliklerine değindi. Benzer planların 2016 ve 2022 yıllarında da gündeme geldiğini ancak yürütülen hukuki ve fiili mücadelelerle iptal ettirildiğini hatırlatan Karagöz, mevcut planın güncel doğal afet risklerini ve bilimsel raporları göz ardı ettiğini vurgulayarak, "2026 yılındayız; bilimin, teknolojinin bu kadar geliştiği bir dönemde afet riskleri, aktif fay hatları ve su havzaları dikkate alınmadan planlama yapılıyor. Bölgede Uluabat Gölü'nün altından geçen aktif bir fay hattı var ve tesis alanının içinden dere geçiyor. Ayrıca çevre mühendisliğinin temel kuralıdır; çöplük yüksek kotlara taşınmaz. Biz bütün Bursa'nın çöpünü 800 rakımlı bir alana çıkarmaya çalışıyoruz. Bu tesise her gün 550 ağır tonajlı kamyon girip çıkacak. Bu durum bölge trafiğini ve yaşamını felç eder. Nilüfer'in geleceğini feda edemeyiz" dedi. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, konunun sadece birkaç mahalleyi değil, tüm ilçeyi ve su havzalarını doğrudan etkilediğini belirterek geniş çaplı bir kamuoyu oluşturulması gerektiğini söyledi. Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar ise ilçenin sürekli olarak sanayi, taş ocakları ve barınak gibi yükleri omuzlamak zorunda kaldığına dikkat çekerek, "Kırsal mahallelerimizdeki torunlarımızın gelecekte bizi çöplükle anmasını istemiyoruz. Bu yüzden tüm sivil toplum kuruluşları ve muhtarlar olarak birlik içinde hareket edeceğiz" diye konuştu. İlçedeki çevre mücadelelerine yıllardır destek veren DOĞADER Başkanı Murat Demir de Nilüfer'in etrafının zaten maden ocakları, beton santralleri ve sanayi kirliliğiyle kuşatıldığını ifade etti. Benzer projelere karşı 2016 ve 2023 yıllarında bölge halkıyla birlikte başarılı mitingler ve bilgilendirme toplantıları yaptıklarını belirten Demir, "Aynı kararlılık ve birliktelikle mahallelerimizde halkı bilgilendirerek, akademik odalar ve baromuzla birlikte bu projeyi yine engelleyeceğiz" dedi. Toplantı, katılan mahalle muhtarlarının söz alarak mahallelerindeki duruşu aktarması ve muhtemel eylem planlarının değerlendirilmesiyle sona erdi. Nilüferli muhtarlar, yaşam alanlarını korumak adına kitlesel ve kararlı bir duruş sergileyeceklerini ortak bir dille beyan etti.

"Bursa'daki fay 624 yıldır suskun" Haber

"Bursa'daki fay 624 yıldır suskun"

Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, Türkiye'de 5.5 ve üzeri deprem üretebilecek nitelikte 500 diri fayın bulunduğunu söyledi. Türkiye genelinde merkezinden bu fayların geçtiği 24 şehir olduğunu belirten Aykan, bu 24 ilin her an tehlike altında olduğunu ileri sürdü. Bursa'nın içinden geçen Kayapa-Yenişehir fayının 624 yıldır suskun olduğuna da dikkat çeken Aykan, bu fayın kırılması durumunda 7 den büyük deprem üretebileceğini sözlerine ekledi.   Bursa'nın Karacabey ilçesinde belediye tarafından düzenlenen deprem paneline Dokuzeylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan ve Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Edremit Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Abdullah Soykan konuşmacı olarak katıldı.  Karacabey Ergün Koç Kültür Merkezi'nde yapılan Türkiye'nin depremselliği ve yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin ele alındığı Karacabey Deprem Panelinde konuşan Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, Türkiye'nin diri fay haritası incelendiğinde 5.5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip yaklaşık 500 diri fayın bulunduğunu söyledi.  Yakın zamanda yapılan çalışmalara göre, 24 ilin kent merkezinden diri fay geçtiğini aktaran Aykan, bu illeri Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Bolu, Sakarya, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Kütahya, Eskişehir, Konya, Aksaray, Tokat, Kayseri, Osmaniye, Hatay, Kahramanmaraş, Erzurum, Erzincan, Hakkari ve Bingöl olarak sıraladı.  "Türkiye'de gerilim birikmiş kırılma zamanı gelen 20 fay bulunuyor"  Aykan, "24 kentimiz, 110'u aşkın ilçemiz doğrudan fay hatları üzerindedir; Bu fayların kırılması durumunda ilk önce fay zonu üzerindeki yapılar zarar görecektir. Bu faylardan özellikle kırılma zamanı gelmiş olanların yani sismik boşluk olarak tanımladığımız, yerleşim yerlerinden geçenler büyük risk oluşturmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 20 yerde sismik boşluk olarak tanımladığımız fay var; yani kırılma zamanı gelmiş, yeterli derecede gerilim birikmiş, her an kırılabilecek fay parçaları. Bilimsel çalışmaların, özellikle Kuzey Anadolu Fayı başı olan Bingöl ve Kuzey Anadolu Fayı'nın Marmara Denizi içerisinden geçen kısmı, Hakkari-Yüksekova, İzmir, Antakya, Adıyaman, Erzurum, Ağrı, Aydın, Denizli, Muğla taraflarındaki fayların sismik boşluk olarak değerlendirildiğini, yakın gelecekte deprem üretme ihtimali olan faylar sınıfında olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde Balıkesir il merkezinden geçen 7.2 büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip Balıkesir-Gökçeyazı Segmenti 2 bin yıldır kırılmayan bir parçadır; Özellikle buraların tehlikesine dikkat çekmemiz gerekiyor. Türkiye'nin birçok yerinde deprem üretme zamanını doldurmuş ve yeterli gerilimi biriktirmiş faylar var. Yapılan çalışmalara göre, sismik boşluk olarak değerlendirilen bu faylar, yakın bir gelecekte tekrar deprem olacağını gösteriyor; Fakat depremin tam zamanını bilemiyoruz. Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'ta 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde deprem oldu. Ülkemiz bu deprem ile bir felaket yaşadı. Bu deprem öncesinde Kahramanmaraş'ta büyük bir deprem olabileceğini, buranın bir sismik boşluk olarak değerlendirildiğini ve buralara dikkat edilmesi gerektiğini defalarca ifade etmiştik" dedi.  "Marmara Denizi'nde 7.6 büyüklüğünde deprem olabilir"  Marmara Denizi içinden geçen Kuzey Anadolu Fayı'nın Kuzey koldaki deprem dağılımlarına bakıldığında, en son depremlerin 1509 ve 1766 yılında gerçekleştiğini, 200-250 yıllık tekrarlama periyotları olduğu düşünüldüğünde bu alanın bir sismik boşluk olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, "Burada olacak büyük bir depremden Marmara Denizi'ne kıyısı olan tüm iller ağır bir şekilde etkilenecek. Özellikle 1766 yılında olmuş olan deprem, Avusturya'dan, İtalya'ya kadar geniş bir coğrafyada hissedilmiş olup Tüm Marmara Bölgesi'nde tahribata yol açmıştır. Düşünün ki böyle bir depremin tekrarı tüm Marmara Bölgesi'nde çok fazla yıkıma sebep olacaktır. Ulusal ve Uluslararası yapılmış çalışmalara göre; 1999 depreminden sonra 30 yıl içerisinde yüzde 65 ihtimalle 7'den büyük maksimum 7.6 büyüklükte bir depremin Marmara Denizi'nde olacağı yönündeydi. Bu süreden 25 yıl geçti. Hiçbir zaman bu deprem 60 yıl beklemeyecek; Bu süre yaklaşıyor. Ülkemizde istatistiki olarak her 7 yılda bir büyük deprem oluyor. Zaten her 50 yılda bir Marmara çevresinde 7'den büyük bir deprem gerçekleşiyor; dolayısıyla şu an bile olsa şaşırmayız" diye konuştu.    "Bursa'daki fay 624 yıldır suskun"  Aykan sözlerine şu şekilde devam etti:  "Bursa'da geçmiş kayıtlara göre, en son hasar yapıcı deprem 1855 tarihlerinde meydana gelmiş olan ve halk arasında 'Küçük Kıyamet' olarak adlandırılan depremde çok büyük yıkımlar meydana gelmiş; 150 caminin neredeyse bütün minareleri yıkılmış, Ulucami'nin 2 kubbesi yıkılmış, tarihi yapılar, resmi kurumlar yıkılmış, şehirde yangınlar çıkmış, can ve ekonomik kayıplar yaşanmış. Ankara Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi, tarafından yapılan ortak bir çalışma sonucunda; Bursa'da yeni bir fay keşfedilmiş. Bursa'da şehir merkezinden geçen Kayapa - Yenişehir Fayı, şuan ki diri fay haritasında gösterilmemiştir. Bu çalışmalara göre;1855 yılında meydana gelen depremlerin kaynağının Kayapa-Yenişehir Fayı'nın (KYF) batı bölümünde olduğu ve de 1400 yılında meydana gelen depremin, KYF'nin Yenişehir bölümünde, gerçekleştiği düşünülüyor. 1400 yılında olan depremin üzerinden 624 yıl gibi uzun bir zaman geçmiş. Burada olacak bir depremin 7'nin üzerinde olma potansiyeli olduğu belirtiliyor."    "Bursa'nın içinden geçen çok sayıda fay hattı var"  Bir fayın, deprem tekrarlama periyotlarını, kaç büyüklükte deprem ürettiğini kısaca fayın geçmişteki davranışlarını inceleyen ve gelecekteki deprem tehlikesini belirleyen Paleosismolojik çalışmaların Bursa'da yapılmadığına dikkat çeken Aykan, Bursa'da çok fazla fay hattı var. Fay hattı üz erinde bina olmaması gerekiyor. Kaç binanın fay hattı üzerinde olduğunun çalışılması lazım. Bursa'da 17 İlçesinin, neredeyse her ilçe sınırlarından geçen fay hattı var. Tüm afet risklerinin haritalarda belirtildiği mikro bölgeleme çalışmalarının mutlaka yapılması gerekiyor. Bursa'da henüz böyle bir çalışma yapılmıyor" dedi.  Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Soykan da Karacabey ve yakın çevresinin depremselliğine dikkat çekerek Karacabey ve yakın çevresinde meydana gelen depremler hakkında ayrıntılı bilgi verdi.  Karacabey'in jeolojik ve jeomorfolojik özelliklerinin büyük bir deprem sırasında göstereceği davranış biçimleri üzerinde duran Prof. Dr. Abdullah Soykan, "6 Şubat 2023 tarihinde ülkemizin yaşadığı büyük felaketten aldığımız dersi ivedilikle hayata geçirmemiz gerekiyor. Başta İstanbul ve Marmara Denizi'nde meydana gelme ihtimali yüksek olan büyük bir deprem öncesi alınması gereken tüm tedbirleri bir an önce almamız gerekiyor" dedi. 

İznik Fay Hattı Mercek Altında Haber

İznik Fay Hattı Mercek Altında

Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu” projesi kapsamında İznik’teki deprem fayı kazılarak inceleme yapıldı.  Ziyaret esnasında arazide diri fay mercek altında alındı. 6 Şubat Depremleri’nin ardından başlanan ve en kritik projelerden biri olan İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), MTA Genel Müdürlüğü, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve 22 üniversitenin paydaşlığında hayata geçirilen “Türkiye Diri Faylarının Paleosismolojik Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Platformu” projesi kapsamındaki kazı çalışmalarına İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal da katıldı.  İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mandal, projeyi TÜBİTAK başkanıyken başlatıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: "İTÜ Rektörü olarak İznik’teki deprem çalışmalarına yönelik hendek kazısını takip ettik ve yakından inceleme fırsatı bulduk. Yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Gülsen Uçarkuş’un yaptığı proje kapsamında çalışmalara katılan Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Doç. Dr. Cengiz Zabcı, Dr. Arş. Gör. Ufuk Tarı ve Dr. Öğr. Üyesi İrem Elitez Hocalarımızdan bilgi aldık. Bilim insanlarımız zorlayıcı şartlarda bilim temelli çözümler üretmek için çalışmalarına devam ediyor. Kendilerine teşekkürlerimizi sunuyorum. İTÜ olarak deprem araştırmaları alanında daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.