Hava Durumu

#Felç

Yeni Marmara Gazetesi - Felç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Felç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bırakmayı deneyen başarılı oluyor Haber

Bırakmayı deneyen başarılı oluyor

Tütün ve tütün ürünleri kullanımının engellenebilir en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Yavuz, "Tütün ürünleri, bildiğimiz üzere yaklaşık 7 bin tane kanserojen, dolaylı veya direkt yollarla kansere yol açan maddeler, kimyasal maddeler içermektedir. Bunlardan 81 tanesinin özellikle kesin olarak kansere neden olduğu kanıtlanmıştır. Kanser özellikle ağız boşluğunda başlıyor. Sigara; yutak, ses telleri, nefes borusu, akciğerler, mide, kalın bağırsaklarımız, bağırsak sistemimiz, pankreasımız, mesanemiz; bütün organlarımızda kanser oluşumuna neden olabiliyor. Bu kanserojen oluşumlar dışında aynı zamanda, kalp ritim hızında artış, tansiyonda artma ve kalp damarlarında pıhtılaşmaya neden olarak yaklaşık 10 kat kalp krizi riskini arttırmaktadır. Bunun dışında diğer sistemlerimizde de pıhtılaşma eğilimi artar; felç geçirme ihtimali, bacak damarlarında kangrene gidiş ve bacaklarda amputasyon gibi olaylara da neden olabilir" dedi. Pasif içiciliğin de oldukça zararlı olduğunun altını çizen Yavuz, "Pasif içicilik durumlarından en çok etkilenen de evdeki çocuklar oluyor. Çocukların maruziyeti oldukça önemli. Özellikle bronşit, hırıltılı solunum, diğer enfeksiyonları da artırmaktadır. Bir de son yıllarda üçüncül maruziyet dediğimiz bir durum söz konusu. Evlerde uzun süre sigara içiminden dolayı halı, mobilya, kıyafetlerin üzerinde kimyasal maddeler birikmektedir. Çocukların bu eşyalar üzerlerinde oturmaları, oynamaları, emeklemeleriyle kimyasal teması almalarıyla da yine çocuklarda kanser gelişimlerinin daha erken yaşlarda olduğu bildirilmektedir" şeklinde konuştu. Sigara bırakma polikliniklerine başvuran kişilerde bırakma oranlarının da oldukça iyi olduğunu ifade eden Yavuz, "Biz, burada sadece bırakmak için bir tedavi uygulamaktan ziyade, kişilerin bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi konusunu da önemsiyoruz. Hastanelerimizde olduğu gibi ilçe sağlık müdürlüklerimizde de polikliniklerimiz mevcut. Kişilerin anketlere, sorulara verdikleri cevaplara göre ve herhangi bir hastalıkları olup olmadığı durumlarına göre bırakma tedavileri uygulanıyor. Bu açıdan sigara bırakma poliklinikleri çok önem arz ediyor" diye konuştu. Sağlık Bakanlığı'nın tütünle mücadele politikaları sayesinde tedavi süreçlerinin tamamen ücretsiz ve erişilebilir olduğunu hatırlatan Yavuz, "Sağlık Müdürlüğümüz de bu konuda bilgi ve eğitimler konusunda destek olmaktadır. Şu anda da Sağlık Bakanlığımızın İlçe Sağlık Müdürlüklerimizde bulundurduğu üç çeşit mevcut sigara bırakma ilacı söz konusu. Hastalarımızı onlara yönlendiriyoruz ve sigara bırakma konusunda biz de elimizden gelen desteği sağlamış oluyoruz" ifadelerini kullandı.

Kimseden görmediği vefayı eski eşi gösterdi Haber

Kimseden görmediği vefayı eski eşi gösterdi

Kapı kapı gezilerek engelli bireylere hediye edilen akülü ve manuel tekerlekli sandalyeler ise bayram öncesi herkesin yüzünü güldürdü. Durmazoğlu çifti de kendilerine hediye edilen sandalye ile mutluluk yaşadı. Bursa’da engelli bireylerin yüzü, bayram öncesi hediye edilen akülü ve manuel tekerlekli sandalyelerle güldü. Ancak her birinin hayat hikayesi ise insanın içini burkmaya yetti. 2003 yılında anlaşamadıkları için ayrılma kararı alan Leyla Deniz (69) ve Metin Durmazoğlu (68) çifti, 17 sene ayrı yaşadı. Ancak 2020 senesinde eski eşi Metin Durmazoğlu'nun beyin kanaması geçirip yattığını ve birisinin bakımına ihtiyaç duyduğunu öğrenen Leyla Deniz, eski eşine döndü. Yıllarca ailece müzikle uğraştıklarını belirten Leyla Deniz, "Ancak herkes iyi gün dostu olduğunu gösterdi. Birkaç arkadaşı hariç kimse yanında değil. Bursa'da tanınmış bir sanatçıydım. Ses sanatçısıydım ama bu hale geldik. Çok şükür elhamdülillah şikayetimiz yok. Fakat müzik aleminden birkaç arkadaşının haricinde hiçbirinden fayda görmedik. Onca insan yetiştirdi bu adam. 2003 yılında eşimden ayrıldıktan sonra çocuklarımla kalmaya başladım. Sonra hasta olduğunu duydum. Şimdi her gün gelip gereken ne ise yapıyorum. Torunlarımın yanına gidiyorum" dedi. "Leyla'nın hakkını ödeyemem" Kendine bakan eşini anlatırken gözleri dolan Metin Durmazoğlu ise, "Onun yeri doldurulmaz. Benim maddi durumum iyiydi. Galerim bile vardı. Ama hepsi gitti. Şimdi bu haldeyim. Leyla’nın hakkını ödeyemem" diye konuştu. Kapı kapı gezip ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldüren Türkiye Bulanıklılar Eğitim Kültür Sevgi ve Yardımlaşma Derneği (TÜMBULSEVDER) Genel Başkanı Selahattin Turan, evinin içler acısı halini görünce, yenileme sözü verdi. "Erken bayramı yaşadık" Yaklaşık 8 ay önce beyin kanaması sonucu sağ tarafı felç kalan Şaban Şahin (54) ise akülü sandalye hediye edilen kişilerden birisiydi. Şaban Şahin, "Evden dışarı çıkamıyordum. Camiye veya sohbetlere gidemiyorum. Bağış sahibinden Allah razı olsun. Allah ne muradı varsa versin. Tam bayram üzeri, bize erkenden bayram sevinci yaşattınız. Allah bağış sahibini, aracı olanları korusun" şeklinde konuştu. Hüzün ve mutluluk gözyaşı döktü Bursa’nın başka bir köşesindeki 76 yaşındaki Yüksel Durmuş’un mutluluk ve hüzün gözyaşı dökmesine vesile olan TÜMBULSEVDER Genel Başkanı Selahattin Turan, "Manuel engelli aracında bin 93’üncü engelli aracımızı güzel yürekli Yüksel amcamıza getirdik. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Sosyal farkındalık ortaya koymaya devam ediyoruz. ‘İnsanlara faydalı olmayanı ölülerden say gitsin’, ‘En büyük engel sevgisizliktir’ ‘Hepimiz de bir engelli adayıyız’ düşüncesiyle böylesi güzel değerlerimize, Cenabı Hakk'ın sevdiği bu değerlere bizler de değerimiz bilip, onların gönüllerine girme, gönül köprüleri kurma adına engelli araçları dağıtarak güzel yüreklere dokunmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. 11 yaşındaki oğlunu dışarı çıkarabileceği için mutlu oldu" Yaşadıkları sıkıntı sonrası Bursa’ya yerleşen 11 yaşındaki Haysam’ın ailesi ise tekerlekli sandalyeyi görünce duygu dolu anlar yaşadı. Babası Halit, "Haysam, 3 yaşında otizm olduğunu fark ettik. Şu anda 11 yaşına geldi. Şuan durumumuz iyi ama hiçbir ilaç ve tedavi fayda etmiyor. Onun durumu çok kötü, Dışarı çıkmak istiyor. İmkanımız olmadığı için onu taşıyamıyoruz. Ama elhamdülillah şimdi sandalye geldi. Çok teşekkür ederiz. Sağ olun. Allah razı olsun" dedi.

15 yıldır yüz felciyle yaşayan hasta Van'da ameliyat oldu Haber

15 yıldır yüz felciyle yaşayan hasta Van'da ameliyat oldu

Muş'ta 15 yıldır yüz felciyle yaşayan 54 yaşındaki hasta, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı ameliyat sonrası yeniden gülümseyebilecek. Muş'un Bulanık ilçesinde 15 yıldır yüz felciyle yaşayan 54 yaşındaki Huri Melek Oruç, yıllar içinde durumu kabullendi ve tedavi umudunu kaybetti. Oruç, son dönemde tükürük bezinde oluşan kitle nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak tarafından yapılan değerlendirmelerde hem tükürük bezindeki kitle hem de uzun süredir devam eden yüz felci ile istemsiz kas hareketlerine yol açan sinkinezi durumu tespit edildi. Ardından hastanın tedavisi için cerrahi planlama yapıldı. Op. Dr. Kavak tarafından yaklaşık 12 saat süren ameliyatla önce tükürük bezi kitlesi çıkarıldı sonra da istemsiz kas hareketlerine sebep olan sinirler iptal edildi ve kısmi yüz felcini düzeltmek için sinir transferleri uygulandı. Yapılan başarılı operasyonun ardından genel durumu iyi olan hasta, yakın zamanda taburcu edilecek. "Öncelikle tükürük bezi kitlesini çıkardık" Konuya ilişkin konuşan KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, hastanın ilk olarak tükürük bezindeki kitle şikayeti nedeniyle kendilerine başvurduğunu belirtti. Yapılan değerlendirmelerde yüz felci (paresi) ve bazı sinirlerin istemsiz çalışması durumunun tespit edildiğini ifade eden Op. Dr. Kavak, "Bu durumu hastamızla paylaştık. Her iki patolojinin cerrahi yöntemle düzeltilebileceğini anlattık ve hastamız bize güvenerek operasyonunu kabul etti. Operasyon planlamasını gerçekleştirdik. Operasyonda öncelikle tükürük bezi kitlesini çıkardık. Ardından, istemsiz kas hareketlerine sebep olan ‘sinkinetik' sinirleri iptal ettik ve kısmi yüz felcini düzeltmek amacıyla sinir transferleri uyguladık. Operasyonun ardından hastamızın genel durumunun iyi olması bizleri memnun etti. Yakın zamanda taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi. "Doğal bir şekilde gülümseyebilmesini sağlamayı hedefledik" Hastanın uzun süredir yüz felci şikayeti yaşadığını ve bu durumu da zamanla kabullendiğini dile getiren Kavak, "Ancak son dönemde gelişen tükürük bezi kitlesi hastaneye başvuru sebeplerinden biri oldu. Biz de hastayı bütüncül olarak değerlendirdik; tükürük bezindeki kitleyi, eşlik eden yüz felci ve ağız köşesinde istemsiz kas hareketlerine sebep olan sinkineziyi kendisine aktardık. Bu durumların cerrahi veya bazı durumlarda ilaç tedavisiyle düzeltilebileceğini ifade ettik. Hastamızda cerrahi gerektiren birden fazla durum olduğundan, tükürük bezindeki kitle öncelikli olarak cerrahi yöntemle alındı. Operasyon uzun sürdü, ancak başarılı geçti. Yüz felcinin tedavisi erken dönemde ilaçla mümkün olabilse de, ilerleyen dönemlerde sinir nakilleri veya kas transferleri gibi cerrahi yöntemler gerekmektedir. Hastamızda kısmi yüz felci bulunduğu için yüz hareketlerinin bir kısmı hâlâ mevcuttu. Bu nedenle sinir transferi yapmayı uygun gördük. Ayrıca, istemsiz kas hareketlerine sebep olan sinkinetik sinirleri de iptal ederek, hastamızın gelecekte daha sağlıklı ve doğal bir şekilde gülümseyebilmesini sağlamayı hedefledik" diye konuştu. "Yüz felci tedavi edilebilir" Yüz felcinin yaygın bir durum olduğunu, erken başvuruda çoğu vakada ilaçla tedavinin mümkün olduğunu hatırlatan Kavak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bazı özel durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Uzun süreli ve kalıcı yüz felcini yaşayan bazı hastalar, durumu kabullenip hastaneye başvurmayabiliyor. Oysa yüz felci tedavi edilebilir bir durumdur ve ilgili alanda uzman bir hekime başvurulması önemlidir." Annesinin 15 yıldır yüz felci şikayetinin olduğunu ifade eden Şehriban Oruç ise, "Yakın zamanda, Muş Bulanık Devlet Hastanesine bir rahatsızlık nedeniyle başvurduğumuzda, boğazında bir kitle tespit edildi ve bizi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk ettiler. KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak hocamızın açıklamaları ve güven veren yaklaşımı sayesinde annem ameliyat oldu ve şu anda sağlığı gayet iyi" şeklinde konuştu.

Annenin Oğluna Vedası Yürek Burktu Haber

Annenin Oğluna Vedası Yürek Burktu

Bolu'da 31 yıl önce öğretmen ve okul müdürünün darp ederek felç bıraktığı İbrahim Akkaş, memleketi Mengen'de son yolculuğuna uğurlandı. Tabut başında gözyaşı döken acılı anne, "Sen eğitim şehidisin. Bütün vatan şehitlerimize selam söyle. Hepsi seni bekliyor" sözleriyle oğluna veda etti. 31 yıl boyunca yaşadıkları zorlukları anlatan aile bireyleri, müdür ve öğretmenin yeniden yargılanmasını istiyor.   Bolu'da 30 Aralık 1993'de Mengen Lisesi'nde okul müdürü Zihni Yetkin ve fen bilgisi öğretmeni Erdal Yücel'in saldırısına uğrayarak felç kalan ve o dönemde lise son sınıf öğrencisi olan İbrahim Akkaş, 31 yıllık yaşam mücadelesini dün kaybetti. Akkaş'ın cenazesi, memleketi Mengen'in Tabaklar Yazıkaya Camisi'nde kılınan namazın ardından Hacı Ahmetler köyünde defnedildi.  "Sen eğitim şehidisin, vatan şehitlerine selam söyle"  Cenaze namazı kılınmadan önce İbrahim Akkaş'ın annesi Mahinur Akkaş, tabutun başında duygu dolu anlar yaşadı. Anne Akkaş, "Sen eğitim şehidisin. Bütün vatan şehitlerimize selam söyle. Hepsi seni bekliyor. Hepsi sana kucak açtı. Hepsi yanlarına bekliyor. Sen önce Allah'a sonra da onlara emanetsin. Hepsine çokça selam söyle oğlum. Seni hiç unutmayacağım. 'Anne' dediğini de unutmayacağım. Benim sana hiç hakkım yok. Sen bana hakkını helal et oğlum" diyerek gözyaşlarına boğuldu.  "Gezemedi, eğlenemedi. 'Acıktım', 'Su istiyorum' diyemedi"  Ağabeyinin öğretmen ve müdür tarafından dövülmesinin ardından felç kaldığını ve 31 yıllık süreçte hayatını yaşayamadığını vurgulayan kardeşi Aysel Akkaş, "Düşünecek bir şey kalmadı. Sonuç ortada. Neler neler yaşamadık ki. 31 yılda ne o yaşadı ne biz yaşadık. Hiç bir ihtiyacını karşılayamadı. Gezemedi, eğlenemedi. 'Acıktım', 'Su istiyorum' diyemedi. Biz müdürün tekrar yargılanmasını istiyoruz. Ceza almayan öğretmenin ceza almasını istiyoruz. Bunların birisi İstanbul'da, diğeri Mengen'de yaşıyor. Sokağa çıkıyorlar. Toplumda karşılık görüyorlar. Hem müdür hem de o öğretmen toplumda karşılık görmesin. Utanmadan insanların içine çıkıyorlar. Toplumda karşılık görmesin vicdansızlar" dedi.  "31 yıl boyunca biz yanındaydık"  Çocuğunun dayak yediğini fark ettiğinde bütün ailelere gidip uyarılarda bulunduklarını belirten anne Mahinur Akkaş, "Bunu biz yaşadık. Kimse yaşamadı. 31 yıl boyunca biz yanındaydık. Elimizden geleni yaptık. O zamanlar gençtik. Sürekli yanında oldum. Evladım elimden kayıp gitti. Müdüre 12 yıl ceza verdiler. Bu sürecin sadece 4 yılını yattı. Daha sonra iş verdiler ona. Sabah işe gitti akşamına çıktı. Bu ona ödül oldu. Biz o zamanlar diğer ailelere uyarılarda bulunduk. 'Dikkat edin' dedik. 'Öğretmenler çocukları dövüyor' dedik. Dikkatli olmalarını istedik. Birçok kişi bu kişilerden şikayetçi oldu. Öğretmenler çocukları hep dövdü. Biz çocuğumuza hep baktık yanında durmaya çalıştık. Her işine koştuk, yanında durduk. Ama bugün son yolculuğuna uğurluyoruz" diye konuştu.  "Suçu benim üzerime yıkmaya çalıştılar"  Baba Hüsamettin Akkaş ise "31 sene çok şeyler yaşadık. Hapisteki adama maaş verdiler, iş verdiler. Suçu benim üzerime yıkmaya çalıştı. 'Babası dövdü' dediler. Ben o süreci yaşadım. Benim kapıma geldiler, alıp götürdüler. 6 ay hastanede kaldım ben. O kadar kişinin şahit olmasına rağmen suçlu beni gösterdiler. Ben o süreci yaşadım. Kimse yaşamadı. 31 tane çocuk 1 tane öğretmen şahit olmasına rağmen beni suçlu gördüler. Ama ilerleyen süreçte öğretmen cezayı aldı. Çok şeyler yaşadık. Tekrar yargılanmalarını istiyoruz" şeklinde konuştu.  Ne olmuştu  Olay, 30 Aralık 1993 yılında Bolu’nun Mengen ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, Mengen Lisesi’nde ortaokul son sınıf öğrencisi olan İbrahim Akkaş (46), derste arkadaşlarıyla konuştuğu gerekçesiyle Fen Bilgisi öğretmeni Erdal Yüce tarafından dövüldükten sonra teneffüste okul müdürü Zihni Yetkin’in yanına götürüldü. Okul müdürü Yetkin tarafından başı duvara vurularak tekme tokat dövülen İbrahim Akkaş, tekrar sınıfına gönderildi. Olaydan 2 saat sonra şiddetli baş ağrısı yaşayan İbrahim Akkaş, ders sırasında fenalaşarak bayıldı. Okul yetkililerinin aileye haber vermesi üzerine Akkaş, ailesi tarafından İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne götürüldü. İbrahim Akkaş’ın burada yapılan muayenesinde beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. Ameliyatın ardından 6 ay boyunda hastanede kalan İbrahim Akkaş, bitkisel hayata girmesi sonucu felç kalarak yatağa mahkum kalmıştı.  Ailenin şikayeti üzerine haklarında dava açılan fen bilgisi öğretmeni Erdal Yüce ve okul müdürü Zihni Yetkin, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davada hapis cezasına çarptırıldı. 3 ay 10 gün hapis cezası alan Erdal Yüce’nin cezası ertelenirken, 12 yıl hapis cezası alan okul müdürü Zihni Yetkin, 4 yıl 8 ay tutukluluk süresinin ardından tahliye edildi. 

62 Yaşındaki Adam, Doktorların 'yürüyemezsin' Demesine Aldırış Etmedi Haber

62 Yaşındaki Adam, Doktorların 'yürüyemezsin' Demesine Aldırış Etmedi

 Bursa'nın Yenişehir ilçesinde aniden rahatsızlanıp felç geçiren 62 yaşındaki adam, doktorların 'yürüyemezsin' demesine aldırış etmedi. Rehabilitasyon merkezine giden adam, azmiyle tekrar yürümeye hatta koşmaya başladı. Menteş ailesi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulayan görevliler büyük sevinç yaşadı.  Bursa'nın Yenişehir ilçesi Çelebi Mahallesi'nde çobanlık yaparak yaşamını sürdüren 62 yaşındaki Ali Menteş, ansızın rahatsızlanarak felç geçirdi. 3 aydır vücudunun neredeyse tamamını kullanamayan 2 çocuk babası Menteş, hastanelere gitmesine rağmen yatağa mahkum oldu. Yenişehir'de faaliyet gösteren Destek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde de şansını deneyen Menteş, burada Uzman öğretici, psikolojik danışmanı Özlem Tekyıldırım ile tanıştı. Psikolojik danışmanı himayesinde tedavi programını düzenli bir şekilde yerine getiren Menteş, 75 günlük program sonrası kendi başına ayağa kalktı. Menteş, 75 günlük çalışma sonrası eski sağlığına kavuşarak hayatına devam etti.  Psikolojik danışman Özlem Tekyıldırım, "Ali bey 6 ay önce kurumumuza başvuru yaptığında felç geçirmişti. Bir çok hastane ve rehabilitasyon merkezinde tedavi sürecine girmesine rağmen yürüyemiyordu. Kurumumuza geldiğinde fizyoterapist arkadaşlarımız ile birlikte güzel bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Manuel yöntemler ve cihazlarla Ali beyin tekrar yürüyebilmesi için psikolojik destek verdik. Manuel uygulamalar gerçekleştirdik. 2 buçuk ay her gün fizik tedavi uyguladık ve sonucu aldık" diye konuştu.  Felç geçirdikten sonra tekrar yürümeye başlayan Ali Menteş ise, "Birkaç yere gittim ancak olumlu sonuçlanmadı. Sonrasında Yenişehir'de bulunan bir rehabilitasyon merkezine gittim. 2 buçuk ayda tekrardan yürümeye başladım. Çok mutluyum" dedi. 

Türk Telekom’dan Kas Hastaları İçin Yapay Zeka Destekli Yenilikçi Çözüm Haber

Türk Telekom’dan Kas Hastaları İçin Yapay Zeka Destekli Yenilikçi Çözüm

Türk Telekom, teknolojinin sunduğu olanaklarla hayatın her alanında akıllı uygulamalar ve yenilikçi çözümler hayata geçiriyor. ALS ve felç gibi kas hastalıkları sebebiyle ellerini kullanamayan bireylerin hayatını kolaylaştırmak için harekete geçen şirket, hastaların bilgisayarlarını göz hareketleriyle kullanabilmesine olanak tanıyan yenilikçi çözüm için Ar-Ge çalışmalarını tamamladı. “Akıllı uygulamalar ile teknolojinin hayatımızdaki faydalarını artırıyoruz” Türk Telekom Destek Hizmetleri ve Satınalma Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Beytur, “Şirket olarak, her alanda insanı odağına alan ve değerli hissettiren inovatif işlere yönelerek geniş kitlelere fayda sağlayacak projeler geliştirmeye odaklanıyoruz. Üniversite ve sanayii iş birlikleriyle yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımızın yenilikçi ürün ve servislere dönüşmesini önemsiyoruz. Yeni geliştirdiğimiz göz hareketi ile bilgisayar kontrolü, ALS ve felç gibi kas hastaları için önemli bir yaklaşım olacak. Bu çalışmanın, hastaların yaşam kalitesini artıracağına inanıyoruz. Gözlük gibi harici bir ekipmana ihtiyaç olmadan, doğrudan bilgisayarın kamerasıyla göz hareket takibinin yapılabilmesine imkân sağlayan bu çözüm, hastaların bilgisayarlarını daha kolay ve rahat bir şekilde kullanmalarına olanak tanıyor” dedi. Kas hastalarının göz hareketleriyle bilgisayar kontrolü Yapılan açıklamaya göre, yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak geliştirilen uygulama ile kullanıcılar, göz hareketleriyle bilgisayardaki çeşitli işlevleri kontrol edebiliyor. Yerli ve milli imkanlar geliştirilerek ürünleştirme çalışmalarına başlanan Türk Telekom’un yenilikçi çözümü, ellerini hareket ettiremeyen hastaların bilgisayar kullanımına ve bilgiye erişimine olanak tanıyor.

Glomus Tümörüne Yakalanan Hastanın Zorlu Ameliyatı Haber

Glomus Tümörüne Yakalanan Hastanın Zorlu Ameliyatı

İstanbul'da 3 yıl önce glomus tümörüne yakalanan ve doktorların ‘masada kalırsın, felç olabilirsin' dediği hasta, Lokman Hekim Van Hastanesinde geçirdiği başarılı ameliyat sonucu sağlığına kavuştu.  İstanbul'da ikamet eden ve 3 yıl önce glomus tümörüne yakalanan Seyfettin Uçar (68), İstanbul'da birçok hastaneye başvurdu. Gittiği hastanelerdeki doktorların ‘masada kalırsın, felç olabilirsin' demesi üzerine arayışa geçen Uçar, sosyal medyada Lokman Hekim Van Hastanesinde başarılı ameliyatlar gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Halil Başel'e ulaştı. Daha sonra Lokman Hekim Van Hastanesine gelen Uçar, burada geçirdiği başarılı ameliyat sonucu sağlığına kavuştu.  Konuyla ilgili açıklamada bulunan Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Prof. Dr. Halil Başel, “Tümörü büyük bir tümördü ama daha önce çok yaptığımız için bu tür ameliyatlar bize sıradan bir tümör gibi geldi. Allah'a şükür ameliyatı, sıradan ameliyattan daha da rahat geçti. Çünkü hastamızda pek yan etki gelişmedi. Normalde bu kadar büyük tümörlerde yutma güçlüğü, ses kısıklığı gelişir ama onların hiçbiri gelişmedi. Normalde 5 santimetre üzerindeki tümörler sıkıntılı. Birde damarı da sarmıştı. Ayrıca hastamıza başka yerlerde ciddi senaryolar yazılmış, hiç standart tedavide görmediğimiz tedavi yöntemleri anlatılmış. Tabi biz böyle bir şey olmadığını anlattık. Hiçbir damarında zedelenme olmadan, hiçbir komplikasyon gelişmeden bu 6,5 santimlik tümörü çıkardık. İnşallah iki gün içinde taburcu edeceğiz. Tabi hastaların Van'a gelip, tedavi görüp, hiçbir sonuç olmadan ayrılmaları bizi mutlu ediyor” dedi.  “Ameliyat günümü ikinci doğum günüm olarak kutlayacağım”  Yaklaşık 3 yıl önce glumos tümörüne yakalandığını ve İstanbul'da birçok hastaneye gittiğini anlatan Seyfettin Uçar ise “Gittiğim doktorlardan kimisi ‘masada kalırsın, felç olursun' dediler. Ben daha önce araştırma yapmıştım. İlk olarak da Halil Hocamı araştırmıştım. En son gittiğim hastanede ise aileme Van'a gideceğimi söyledim. Çünkü aklımda hep Halil Hoca vardı. Van'a geldim. Diğer doktorlar da ameliyat olma noktasında biraz tereddüt vardı. Halil Hocamla ilk muayeneye geldiğimde ben zaten ameliyat olma kararı ile gelmiştim. Glumos tümörü bende yaklaşık 6,5 santim büyüklüğündeydi. Ben 29 Mayıs'ta ameliyat oldum. Benim ikinci doğum günüm oldu. Bundan sonra doğum günümü 29 Mayıs İstanbul'un kurtuluşu gibi kutlayacağım. Halil Hocama çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yüz Felcinde Kök Hücre Tedavisi Olumlu Sonuç Veriyor Haber

Yüz Felcinde Kök Hücre Tedavisi Olumlu Sonuç Veriyor

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hakan Oğuzhan, uzun süre iyileşmeyen ve hastanın günlük yaşamını olumsuz etkileyen yüz felcinde, kök hücre tedavisi ile olumlu sonuçlar alınabileceği belirtti. Uzm. Dr. Oğuzhan, "İyileşmekte gecikme gösteren ve kalıcı yüz felci olan hastalarda kültürlenmiş bebek kordonundan çoğaltılmış mezenkimal kök hücre veya kendi dokularından kültürlenmiş mezenkimal kök hücre enjeksiyonları ile yüz felcinin iyileşmesi sağlanmaktadır" dedi.   Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde görevli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hakan Oğuzhan, iyileşmede gecikme gösteren ve kişinin günlük hayatını olumsuz etkileyen yüz felcinde uygulanan kök hücre tedavisi hakkında bilgilendirmede bulundu.  "Kalıcı göz hasarına bile neden olabilir"  Yüz felci ve oluşturabileceği hasarlara değinen Uzm. Dr. Oğuzhan, "Yüz felci, yüz kaslarının bir tarafının aniden veya yavaş yavaş felç olduğu bir hastalıktır. Yüz felci bir dizi faktörden kaynaklanabilir. Vakaların yüzde 60 ile 75'inin nedeni bilinmemektedir. Hastaların yaklaşık yüzde 75’i kendiliğinden iyileşse de, yüz felci, kalıcı veya geçici ağız yetmezliğine yol açabilir. Etkilenen taraftaki göz kapağının kapanamaması nedeniyle potansiyel olarak kalıcı göz hasarına neden olabilir" diye konuştu.  "Yaşam kalitesini bozuyor"  Yüz felcinin yaşam kalitesini etkilediğini belirten Uzm. Dr. Oğuzhan, "Yüz felci olan hastaların yaklaşık yüzde 25'inde orta ila şiddetli fasiyal asimetri devam eder ve sıklıkla hastanın yaşam kalitesinden bozar. Yüz felcinin bu uzun vadeli yan etkisi hastalar için yıkıcı olabilir. Yüz felcinin sebebi bilinmese de, herpes virüsüne özgü bağışıklık tepkisi ve iskemik veya kalıtsal faktörler ile yakından ilişkilidir" şeklinde konuştu.  "Kök hücre tedavisi"  Yüz felcinde kök hücre tedavisinden bahseden Uzm. Dr. Oğuzhan, "Bozukluğun erken evrelerinde steroid tedavisinin antiviral tedavi ve fizik tedavi yöntemleri ile hastalarda hızlı bir iyileşme sağlanır. İleri vakalarda sinirlerin gevşetilmesi ve estetik cerrahi işlemler uygulanmaktadır. Ancak iyileşme göstermeyen birçok hasta çeşitli fonksiyonel ve sosyal sorunlarla hayatına devam etmektedir. İyileşmekte gecikme gösteren ve kalıcı yüz felci olan hastalarda ise kültürlenmiş bebek kordonundan çoğaltılmış mezenkimal kök hücre veya kendi dokularından kültürlenmiş mezenkimal kök hücre enjeksiyonları ile yüz felcinin iyileşmesi sağlanmaktadır. Bu işlem ameliyathane şartlarında hasar görmüş sinir ve kaslara yapılan enjeksiyonlar ile tedavi edilebilmektedir" ifadelerini kullandı.  Uzm. Dr. Oğuzhan, "İyileşmekte gecikme gösteren ve kalıcı yüz felci olan hastalarda kültürlenmiş bebek kordonundan çoğaltılmış mezenkimal kök hücre veya kendi dokularından kültürlenmiş mezenkimal kök hücre enjeksiyonları ile yüz felcinin iyileşmesi sağlanmaktadır" dedi.   Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde görevli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hakan Oğuzhan, iyileşmede gecikme gösteren ve kişinin günlük hayatını olumsuz etkileyen yüz felcinde uygulanan kök hücre tedavisi hakkında bilgilendirmede bulundu.  "Kalıcı göz hasarına bile neden olabilir"  Yüz felci ve oluşturabileceği hasarlara değinen Uzm. Dr. Oğuzhan, "Yüz felci, yüz kaslarının bir tarafının aniden veya yavaş yavaş felç olduğu bir hastalıktır. Yüz felci bir dizi faktörden kaynaklanabilir. Vakaların yüzde 60 ile 75'inin nedeni bilinmemektedir. Hastaların yaklaşık yüzde 75’i kendiliğinden iyileşse de, yüz felci, kalıcı veya geçici ağız yetmezliğine yol açabilir. Etkilenen taraftaki göz kapağının kapanamaması nedeniyle potansiyel olarak kalıcı göz hasarına neden olabilir" diye konuştu.  "Yaşam kalitesini bozuyor"  Yüz felcinin yaşam kalitesini etkilediğini belirten Uzm. Dr. Oğuzhan, "Yüz felci olan hastaların yaklaşık yüzde 25'inde orta ila şiddetli fasiyal asimetri devam eder ve sıklıkla hastanın yaşam kalitesinden bozar. Yüz felcinin bu uzun vadeli yan etkisi hastalar için yıkıcı olabilir. Yüz felcinin sebebi bilinmese de, herpes virüsüne özgü bağışıklık tepkisi ve iskemik veya kalıtsal faktörler ile yakından ilişkilidir" şeklinde konuştu.  "Kök hücre tedavisi"  Yüz felcinde kök hücre tedavisinden bahseden Uzm. Dr. Oğuzhan, "Bozukluğun erken evrelerinde steroid tedavisinin antiviral tedavi ve fizik tedavi yöntemleri ile hastalarda hızlı bir iyileşme sağlanır. İleri vakalarda sinirlerin gevşetilmesi ve estetik cerrahi işlemler uygulanmaktadır. Ancak iyileşme göstermeyen birçok hasta çeşitli fonksiyonel ve sosyal sorunlarla hayatına devam etmektedir. İyileşmekte gecikme gösteren ve kalıcı yüz felci olan hastalarda ise kültürlenmiş bebek kordonundan çoğaltılmış mezenkimal kök hücre veya kendi dokularından kültürlenmiş mezenkimal kök hücre enjeksiyonları ile yüz felcinin iyileşmesi sağlanmaktadır. Bu işlem ameliyathane şartlarında hasar görmüş sinir ve kaslara yapılan enjeksiyonlar ile tedavi edilebilmektedir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.