Hava Durumu

#Fetö

Yeni Marmara Gazetesi - Fetö haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fetö haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Suikast timinin son firarisinden kan donduran ifadeler Haber

Suikast timinin son firarisinden kan donduran ifadeler

FETÖ ile ortaokul son sınıftayken Eskişehir’de tanıştığını belirten Burkay Karatepe, evliliğini örgütteki izdivaç abisi diye tanımlanan kişi aracılığı ile yaptığını 15 Temmuz’dan sonra da evlendiği eşinin kendisini boşadığını belirtti. "Maaşın yüzde 10’u ve promosyonlar FETÖ’ye verilir" Askeriyede görev yapan FETÖ üyelerinin maaşlarının yüzde 10’u ile promosyonları himmet adı altında örgüte toplandığını ifade eden Burkay Karatepe, kendisine askeri öğrencilik yıllarında örgüt tarafından ‘kurmaylık’ vaat edildiğini ancak Özel Kuvvetler’i tercih ettiği yolunda ifade verdi. "Bilgisayarda Excel dosyası ile herkes fişlenmiş" Belirli zamanlarda örgüt evlerinde buluşup rapor verdiklerini de itiraf eden Karatepe, örgütteki abilerin bilgisayara rütbeli olan herkesi işleyip kimin ne kadar maaş aldığından kimin parasının nerede olduğuna kadar her şeyi not aldıklarını ve her ismin karşına da ‘müspet’ ya da ‘menfi’ şeklinde işaret koyduklarını belirtti. "Yurtdışı görev ve gezilerde örgüt liderine ziyaret etmişler" FETÖ’nün örgüt mensuplarına özel telefonlar verdiğini ve herkesin bir kod ismi bulunduğunu da itiraf eden Burkay Karatepe, "2012 yılının yaz aylarında ÖKK bünyesinde Amerika’ya paraşüt kursu için gittim. Colombus’ta bulunan askeri üsse eğitim için başladım. Yaklaşık 4 hafta burada paraşüt eğitimi aldım. Bu kursta askeri üste kalma zorunluluğumuz vardı. Kurs kısa süreli olduğu için ilk etapta askeri birlikte kalmaya devam ettim. Kurs için Amerika’ya görevlendirildiğim 2012 yılında Amerika’ya gitmeden önce bağlı olduğum abi Muhammet Baran ile yaptığımız görüşmede bana ismini hatırlamadığım Amerika’daki bir abinin numarasını verdi ve gittiğimde bu kişi ile irtibat kurmamı ve görüşmemi istedi. Amerika’dan tarifeli uçak ile önce Münih Havalimanına, oradan aynı gün aktarmayla Colombus’a gittim. Buradan kendi imkanlarımla eğitim alacağım askeri birliğe geçtim. Burada yaklaşık 4 hafta olan ilk eğitim bittikten sonra eğitimin ikinci aşamasından önce bir ara vardı. Bu izin esnasında Ankara’daki abinin verdiği numarayı arayarak görüştüm. Ben Amerika’ya gittiğimde oradan kullanmak üzere bir telefon hattı almıştım. Bu şahsı aradım ve Colombus’ta bir alışveriş merkezinde buluşmak üzere sözleştik. Bu alışveriş merkezinde buluştuk. Bu şahıs bana ismini söyledi ancak ismi şu an hatırlamıyorum, muhtemelen de kod isim söylemiştir. Bu şahsı görsem tanırım. Şahsın aracıyla evine gittik. Bu ev müstakil bir evdi. Evde şahsın eşi ve iki kızı vardı. Kızları 8 ile 10-12 yaşlarındaydı. Evde yemek yedik. Bir süre sohbet edip vakit geçirdik. Amerika’ya görevlendirildiğim dönemde benden sorumlu Muhammet Baran Amerika’da beni irtibatlandırdığı abi vasıtasıyla Pensilvanya’ ya gidebileceğimi, böyle bir imkan olduğunu, bana numarasını verdiği kişinin bu konuyu ayarlayacağını söylemişti. Yani bu durum, Pensilvanya’ya gitme konusu, Ankara’da iken kararlaştırdığımız bir konudur. Amerika’da evinde görüştüğüm şahıs bana bir numara verdi. Ben araba kiralayarak 5-6 saatlik bir yolculuk sonrası Pensilvanya’ya gittim. Şahsın verdiği numara ile irtibata geçtim. Bu görüştüğüm kişi bana bir konum gönderdi. Gönderdiği konuma gittim ve şahısla buluştum. Bu şahıs bana ismini söyledi ancak şu an ismini hatırlamıyorum. Bu kişi ile birlikte Pensilvanya’da bulunan Fetullah Gülen’in kaldığı malikaneye gittik. Buranın yakınında şahısla buluşunca ben kiraladığım aracı bırakarak şahsın aracı ile buraya geldik" dedi. "Uydu takibini engellemek amacıyla kıyafet değiştirip şapka ve gözlük taktık" Pensilvanya’da FETÖ Liderinin malikanesine girmeden önce uydu takibini önlemek amacıyla bazı tedbirler aldıklarını da itiraf eden Burkay Karatepe, "Malikanenin bulunduğu araziye girmeden önce şahıs bana kıyafetlerimi değiştirmemi, şapka ve gözlük takmamı, bu durumu uydu ile takibin engellenebilmesi amacıyla tedbiren aldıklarını söyledi. Ben de kıyafetlerimi değiştirip bana verdikleri kıyafetleri giyerek, şapka ve gözlük takmak suretiyle evin bulunduğu araziye giriş kapısından şahısla birlikte giriş yaptım. Burada bizi karşılayan kişiler beni bir odaya yerleştirdiler. Beni buraya getiren şahıs ise ayrıldı. Ben kendisini daha sonra görmedim. O gece bana gösterilen odada kaldım. Ertesi gün Fetullah Gülen ile görüşmek üzere kaldığı konuta götürüldüm. Geceyi geçirdiğim yer bu evin yakınında buradan bağımsız ayrı bir binaydı. Eve girdiğimde önce bekleme salonuna aldılar. Burada beni Cevdet Türkyolu isimli şahıs karşıladı. Ben Fetullah Gülen’e hediye olarak Özel Kuvvetler kantininden aldığım bir bıçak götürmüştüm. Bunu Cevdet Türkyolu’na gösterdiğimde "hediye olarak bunu mu getirdin" şeklinde aşağılayıcı bir tavırla söylendi. Beni bekleme salonuna aldı, burada beklemeye başladım. Fetullah Gülen’in bulunduğu odadan çıkan kişiler gördüm. Bu şahısları tanımıyorum. Benim sıram gelince odaya alındım. Odaya girdiğimde Fetullah Gülen odada değildi. Ben girdikten bir süre sonra başka bir kapıdan odaya girdi. Burada bana ismimi sormadı, nerde görev yaptığımı sordu. Ben de kendisine Özel Kuvvetlerde görev yaptığımı söyledim. Evli olup olmadığımı sordu. Ben bekar olduğumu söyledim. Başka bir detay sormaksızın bana mırıldanır şekilde dua okudu. Burada yaklaşık 10-15 dakika kadar Fetullah Gülen ile odada başka bir şahıs bulunmaksızın görüştüm. Bana dua okuduktan sonra odadan ayrıldım" diye ifade verdi. 10 yıllık firar süresini anlattı İfadesinde 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra 10 yıllık firari dönemi nasıl geçirdiğini de ifadesinde dile getiren Karatepe, "İzmir’ e ulaştığımda akşam saatleriydi. Buradan Bornova Hükümet konağının üst tarafında oturan ve köylümüz olan Bayram Fil ve Binnaz Fil’in evlerine gittim. Bu eve yürüyerek gittim. Binnaz Fil kapıyı açtı. Beni karşıladılar. Binnaz teyze boynuma sarılıp ağlamaya başladı. Evde Bayram Fil ve Binnaz Teyze bana "nasıl böyle bir olayın içerisinde olursun" diye kızdılar. Yemek yedim, duş aldım. Onlardan direk olmamak kaydıyla babama burada olduğumu söylemelerini istedim. Bayram Fil babama ulaştı. Kimin vasıtası ile ulaştığını bilmiyorum. Bu evde bir gece kaldım. Ertesi gün babam bu eve yanıma geldi. Birlikte evden ayrıldık. Babam yanında telefon ile gelmişti. Güvenli olmadığını düşünerek babamın telefonunu kırıp attım. Dışarda babamla bir süre vakit geçirdik. Tekrar Bayram Fil’in evine döndük. Bayram Fil’in oğlu Mehmet Fil bana seni istediğin yere götürebilirim dedi. Aynı gün gece 23/24.00 sıralarında Mehmet Fil’ in arabası ile Mercedes marka o dönem için son model olan, anlattığı kadarı ile dedesinin rahatsızlığı sebebiyle ÖTV indirim olarak almışlar, araç ile evden ayrılarak yola çıktık. İzmir, Manisa, Uşak üzerinden yaklaşık 3-4 saatte Emirdağ’a ulaştık. Yolda tenha bir yerde bir kez mola verdik. Benim ailem aslen Afyon Emirdağ’ a bağlı Bağlıcak köyündendir. Burada annemin babasına ait köy evine gittik. Eve gelince evde Dayım İsmet Biçer’ in akrabası olan şahısların olduğunu gördüm. Ben evin boş olduğunu sanıyordum. Bu şahıslarla evde bir süre oturdum. Çay içtik. Olaydan haberleri vardı. Dayımı eve çağırmalarını istedim. Dayım gelince bana nasıl bir işe bulaştın, neden böyle bir şey yaptın diye kızdı. Benden ne istiyorsun dedi. Beni Eskişehir Mahmudiye ilçesindeki Teyzem Cemile Akkoyun’un yanına götürmesini istedim. Aynı gün dayıma ait araçlaydım ve eşi ile birlikte Teyzemin evine gittik. Beni evin yakınında bıraktılar ve gittiler. Teyzem yaşlıydı. Eve gidince eni kabul etti. Televizyondan bir şeyler görmüş fakat konunun tam olarak ne olduğunu anlamamıştı. Teyzemin eşi Ramazan Akkoyun da evdeydi. Çocukları evli ve evleri ayrıdır. Gece burada kaldım. Sabah eniştem evden ayrıldı. Burada 2-3 gün kaldım. Eniştem Ramazan kahvede olayın ne olduğunu ve benim arandığımı görmüş eve gelip bana hemen buradan uzaklaş, benim başımı belaya sokma dedi. Gidecek yerim olmadığı için babama haber vermelerini istedim. O gece evin çatısında yattım. Ertesi gün babam buraya, ablam ile birlikte kiralık eski model bir araçla buraya geldiler. Beni aldılar. Babam beni yaylaya götüreceğini söyledi. Bağlıca köyünün ortak yaylası olan yere götürdü. Babam erzak ve kıyafet getirmişti. Eksik olan malzemeleri de giderken yoldan babama aldırdım. Burada açık alanda 5 gün kadar kaldım. Yaylada çeşmeye yakın bir yerde açık alanda kaldım. Burada barınak tarzı derme çatma bir yer yapmaya başladım. Yaylada iken burada birsiyle karşılaştım. Ailem ile kavga ettiğimi kafamın bozulduğunu söyleyerek geçiştirdim. Beş günün sonra babam ve ablam başka bir araba ile yaylaya geldiler. Beni ilk bıraktıklarında benimle bir daha irtibata geçmemelerini, yanıma gelmemelerini, burada yaşayabildiğim kadar yaşayacağımı söylemiştim" ifadelerini kullandı. "Sahte kimlik ve Salih ismiyle yaşadım" Kendisi ile ilgili haberleri görünce yakalanma endişesi ile sahte kimlik ve kendisine taktığı Salih ismi ile firari hayatına devam ettiğini belirten Burkay Karatepe, "Babam cezaevinden çıktıktan sonra bana Tayfun Gezveci adına düzenlenmiş eski tip sahte kimliği getirmişti. Afyon’a geldikten sonra kendimi Salih ismi ile tanıttım. Hurda toplama işini bir süre yaptım. Ayrıca inşaat işlerinde amele olarak çalışmaya başlamıştım. İlk eve taşındığımda iki yıl kadar hiçbir işte çalışmadım. Evden dışarıya zorunlu olunca geceleri çıkıyordum. İki yılsonunda önce hurda toplama işlerine başladım. Bu süreçte ufak ufak inşatlarda amelelik yapmaya da başlamıştım. Bu süreçte ayrıca Pakistanlı Agha Waqar, Kale civarında hediyelik üç boyutlu tablo satışı yapıyordu. Ben de Agha Waqar'dan satmak üzere bana da bu tablolardan getirmesini istedim. Aldığım tabloları Ayşe Ç. ismindeki bir bayan şahsa kendini bir miktarını almak üzere seyyar olarak satması için anlaştım. Bu bayan şahıs zaten Kale civarında kendi evinin önünde hediyelik küçük eşyalar satıyordu. Ben Aga Waqar'dan aldığım üç boyutlu tabloları Ayşe Ç.'ye vererek 3-4 yıl oyunca satışını sağladım ve gelir elde ettim. Ayşe Ç. isimli şahsı daha önceden tanımam. Kale civarında dolaşırken seyyar satıcılık yaptığını gördüm. Kendisi ile tanıştım ve sohbet ettik. Daha sonra Agha Waqar'dan aldığım üç boyutlu tabloları bu şahsa vererek satmasını kendi yapını vermek üzere anlaştım. Bu kişiyle tanışınca önce onun evinin boya ve badanasını yaptım. Zaten inşaat işlerine amele olarak gidiyordum. Zamanla oturduğum mahallede ve çevrede bu işleri yaptığım bilinir oldu. Ben de boya ve seramik, mermer ve çatı aktarma konusunda işleri öğrenmiştim. Bu şekilde ufak inşaat ileri yaparak para kazandım. 15 Temmuzda benimle ilgili haberleri görünce, bu tadar göz önünde olmam sebebiyle birilerinin beni tanıyabileceği şüphesine düştüm. Evden taşınmaya karar verdim. Bu dönemde inşaat işleri dolayısıyla 2022 veya 2023 yılında Özcan Atlı ile tanıştım. Birlikte birçok kez iş yaptık. Bana iş bulduğu da oldu. Yeni bir ev aradığımı söyleyince bir evin olduğunu söyledi. Özcan Atlı bu haberlerden beni görünce tanıdı. Önce inkar ettim fakat sonra kabul etmek zorunda kaldım. Daha sonra bana bahsettiği evi tutmaya karar verdim. Eşyalarımı evde bırakarak Özcan’ın bulduğu evde gittik. Bundan önce ilanlardan Özcan ile evlere baktık. Fakat çeşitli sebeplerden ev tutamadım. Sonra bu evden bahsetti. Kendime bir valiz hazırladım. Özcan’ın yanına giderek bir gece iş yerinde yattım. Ondan sonra ev aramaya başladık. Daha sonra Özcan tanıdığı birinin evi olduğunu söyledi. Yakalanmadan bir iki gün önce, Özcan ev sahibine benim bir ustam var, maddi durumu iyi değil yanımda çalışacak, bir süre evde kalabilir mi diye sorarak bu evi tuttuk. Özcan’ın dükkanında bekledim. Özcan anahtarı aldı geldi ve eve geçtik. Eve geçince Özcan’dan bana bir telefon ve hat getirmesini istedim. Bir iki saat sonra Özcan bir hat ve telefon getirdi. Bu telefondan bir kez Özcan’ı aradım. Özcan evden ayrıldı. Aynı gece polisler bu eve gelerek beni yakaladılar" ifadeleri tutanaklarda yer aldı.

Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunan FETÖ'cü teröristle ilgili yeni gelişme Haber

Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunan FETÖ'cü teröristle ilgili yeni gelişme

Edinilen bilgilere göre, FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı. Operasyonun ardından gözaltına alınan Burkay Karatepe, emniyetteki sorgusunun ardından Muğla'ya gönderildi. Olayla ilgili 1 gözaltı daha Yapılan teknik ve fiziki takiple birlikte Burkay Karatepe'nin sorgusunun ardından Ö.A. isimli bir şahıs da, zanlıya yardım ve yataklık iddiasıyla gözaltına alındı. Şahsın emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Teröristin elektriksiz yaşadığı ortaya çıktı Burkay Karatepe'nin yakalandığı evi geçtiğimiz Temmuz ayının son haftası bir emlakçı vasıtasıyla kiraladığı öğrenildi. Şahsın yakalandığı hücre evi ve binada elektrik olmadığı ortaya çıktı. Burkay Karatepe'nin kiraladığı dairenin bulunduğu İnaz Deprem Konutları bölgesini, az sayıda kişi kaldığı için seçmiş olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, doğalgaz bulunmayan bölgedeki kira fiyatlarının özellikle ısınma sistemi soba olduğundan dolayı 5 ile 10 bin TL arasında değiştiği öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunanlar arasındaki teröristin yakalandığı hücre evi görüntülendi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunanlar arasındaki teröristin yakalandığı hücre evi görüntülendi

Edinilen bilgilere göre, FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı B.K. isimli şahıs Afyonkarahisar TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandığı belirtildi. Terörist erzakla yakalandı Baskın yapılan Dörtyol Mahallesi'ndeki hücre evinde yakalanan şahsın bolca miktarda erzak aldığı dikkatlerden kaçmazken ayrıca şahsın yakalandığı odada yarısı dolu viski şişesinin de bulunduğu görüldü. 3 katlı olan binada tek kalan kişinin ise yakalanan terörist Karakaya olduğu belirlendi. Teröristin yakalandığı hücre evinin yanı başında FETÖ'den el konulan otelin bulunması dikkat cekti Teröristin yakalandığı bölgenin hemen yanı başında FETÖ'nün darbe girişimi sonrası sahibi A.A.'nın örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle el konulan 5 yıldızlı bir termal otelin de bulunması dikkatlerden kaçmadı. El konulan otelin sahibi A.C., FETÖ davası çerçevesinde tutuklanmış ve 3 yıl tutukluluğun ardından serbest bırakılmıştı. Karakaya'nın yakalandığı hücre evinde yanında önemli miktarda para ve sahte kimlikle yakalandığı belirtildi. Şahsın emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.

Bursa'da 'Demokrasi ve Bayrak Yürüyüşü' Haber

Bursa'da 'Demokrasi ve Bayrak Yürüyüşü'

Bursa Valiliği koordinasyonunda ‘İrade Bizim, Zafer Bizim' temasıyla 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında bir dizi programı tertip edildi. Şehitlik ziyaretleri, anma merkezi açılışı, yürüyüş ve tören programlarına Başkan Vekili Şahin Biba'nın yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, şehit yakınları, gaziler ve aileleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Heykel'deki Valilik binası önünden başlayan yürüyüş, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'na uzandı. Mülki ve idari erkânın yer aldığı yürüyüşe yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, Büyükşehir Belediye Bandosu ve Mehter Takımı'nın marşlarına eşlik ederek ilerledi. Yürüyüş boyunca el üstünde taşınan dev Türk Bayrağı, meydana ulaştırıldı. Meydandaki tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajıyla başladı. Saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunması ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle devam eden programda daha sonra protokol konuşmalarına geçildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 10 yıl önce bugün vesayetçi zihinler tarafından milletin ve devletin iradesini hiçe sayan kanlı ihanet girişimine şahit olduklarını hatırlattı. Suret-i Hak'tan görünerek, yıllarca dini ve milli değerleri istismar eden, milletin değerlerini çıkarları uğruna kullanmaya çalışan FETÖ terör örgütünün o gece maskesini çıkardığını belirten Başkan Vekili Biba, "FETÖ terör örgütü, tarihimizin en kanlı ve alçakça ihanet girişimlerinden birine soyundu. Meydanları ve sokakları dolduran milyonlar tek yürek oldu ve millet iradesini tahakküm altına almaya çalışan alçak FETÖ örgütüne karşı direnişini, tarihe altın harflerle yazılan bir destana çevirdi. Bu destanı canları pahasına yazan şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Gazilerimize, cesareti ve feraseti ile hainlere geçit vermeyen aziz milletimize minnet duygularımı iletiyorum" diye konuştu. "Bu güzel ülke, hak ettiği geleceğine emin adımlarla yürüyecek" 10 yıl önce olduğu gibi her yıl 15 Temmuz gecesinde meydanlarda buluştuklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, her yıl hep birlikte bağımsızlığa olan düşkünlüklerini haykırdıklarını dile getirdi. Ecdat yadigarı Bursa'nın 15 Temmuz gecesi meydanlarda vatan sevgisinin bayraktarı olduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, FETÖ'nün ihanet girişimine karşı en gür sedanın Bursalılardan çıktığını belirtti. Ecdadın bin bir fedakarlıkla emanet ettiği şanlı bayrağı ve ülkemizi hep birlikte güçlü yarınlarına taşımanın boynumuzun borcu olduğunu hatırlatan Başkan Vekili Biba, "Bu güzel ülke, aziz milletimizin vatan ve bayrak sevgisi, bağımsızlığına karşı duranlara olan kaya gibi sağlam iradesi ile her türlü engelleme çabasına rağmen her zaman hak ettiği geleceğine emin adımlarla yürüyecektir. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'müzü kutluyorum. Bu topraklar için can veren tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimize ve aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, 15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişiminin; milletin sarsılmaz iradesi, cesareti ve vatan sevgisiyle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği sayesinde bertaraf edildiğini vurguladı. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan destansı direnişin, Türk milletinin karşısına çıkan her türlü tehdidi milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde, kardeşlik hukuku ve sarsılmaz inancıyla bertaraf etme iradesinin en güçlü göstergesi olduğunu ifade eden Ayyıldız, milli iradenin hiçbir güç tarafından esaret altına alınamayacağının da tüm dünyaya ilan edildiğini anlattı. Tankın, topun, tüfeğin, savaş uçaklarının ve helikopterlerin karşısına yalnızca imanıyla, cesaretiyle ve yüreğiyle çıkan milletin bağımsızlığından taviz vermediğini belirten Ayyıldız, birlik ve beraberliği muhafaza etmenin, kardeşliği daha da güçlendirmenin, milli şuuru daima canlı tutmanın önemine vurgu yaptı. Ecdattan devralınan kutlu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyleyen Ayyıldız, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan, millet, bayrak, devlet ve mukaddes değerler uğruna canlarını feda eden şehitleri, 15 Temmuz şehitlerini ve gazileri rahmet, minnet ve şükranla yad etti. Konuşmaların ardından sporcular tarafından ‘Koşu Sancağı', Vali Ayyıldız'a teslim edildi. Etkinlikler, Bursa Mehteran Takımı gösterisiyle sürdü. ‘30 Kuş' şiirinin seslendirildiği ve güzel sanatlar müzik programı sahnelendiği gecede, ‘15 Temmuz' temalı belgesel gösterimi izleyenlere duygu yüklü anlar yaşattı. Maarif Halk Dansları programı ve ‘Selam Olsun' şiirinin okunmasıyla devam eden programın sonunda ünlü sanatçı Uğur Işılak tarafından konser verildi. Milli birlik ve beraberlik türkülerini seslendiren Uğur Işılak, alanı dolduran Bursalılara coşku dolu anlar yaşattı. Tüm Türkiye'de olduğu gibi Bursa'daki bütün camilerden de 15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece selalar okundu. Gece boyunca şehitler için Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dualar da okundu.

1 milyon 300 bin lira dolandırılmaktan kuyumcunun dikkati sayesinde kurtuldu Haber

1 milyon 300 bin lira dolandırılmaktan kuyumcunun dikkati sayesinde kurtuldu

Eskişehir'de yaşayan Gürcan Özgür, kendini polis ve istihbarat görevlisi olarak tanıtan şahıs veya şahıslarca telefonla arandı. Şahılar, yaşlı kadını isminin Fethullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) karıştığını söyleyerek kandırdı. Şahıslarca Özgür'ün kimlik fotoğrafının başka bir kadının fotoğrafı ile değiştirildiğini ve bu şahsın yaşlı kadının paralarını alacağını söyledi. Dolandırıcılar, yaşlı kadının akrabalarının adlarını da sayarak onu ikna etti. Evdeki ziynet eşyalarının fotoğrafını isteyen dolandırıcı şahıslar, gün boyunca Gürcan Özgür'ü sürekli arayarak telefonunu meşgul etti. Dolandırıcılar, yaşlı kadına, altınlarını bozdurup, nakit parayı kendileri isteyene kadar evinde muhafaza etmesini söyledi. Şahıslar parayı yaşlı kadından alıp, altınlarını ise geri getireceğini söyledi. Evindeki 10 bilezik ve yüklü miktardaki ziynet eşyalarını toplayan, Gürcan Özgür, Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Kuyumcular sokak üzerinde bir kuyumcuya geldi. Kuyumcu fark etti, gerçek polisler dolandırıcılığın önüne geçti Burada altınlarını bozduran kadın toplamda 1 milyon 350 bin TL nakit ile dükkândan ayrıldı. Fakat rakamın oldukça yüksek olması nedeniyle kuyumcular durumdan şüphelendi. Durumun polise ihbar edilmesi üzerine bölgedeki sivil ekipler çalışma başlattı. Kısa sürede kuyumcu dükkânından sadece birkaç metre ilerde bulunan teyze ile gerçek polisler iletişime geçti. Olayı Gürcan Özgür'den dinleyen polis ekiplerin, durumun dolandırıcılık olduğunu tespit etti. Kuyumcuya tekrar getirilen kadın altınlarını geri aldı. Öte yandan Gürcan Özgür'ün dolandırıcıları cep telefonu rehberine, ‘Milli isitiparat MİT' diye kaydettiği görüldü. "'Altınlarını acil bozdur, bize ver' dediler" Gürcan Özgür başından geçenleri şöyle anlattı: "Biri beni aradı. 'FETÖ'ye karışmışsın' diyerek 'Altının var mı?' diyerek sordu. 'İstihbaratçıyım, Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan arıyoruz' deyince ben de ona inandım, bayağı bir konuştuk. Kimliğimi gösterdi; kimliğimin üstüne bir kadın resmi koymuşlar. 'Bu senin, senin kimliklerini bunlar kullanıyor. Bankada neyin var? Altınını nereden aldın? Altınlarını acil bozdur, bize ver' dediler. Bana 'Kimseye deme, kimseye söyleme' dediler. Ben de 'Tamam' dedim, inandım. Ne bileyim, hiç böyle bir şey benim başıma gelmedi. Sonra 'Acil' dedi, 'Hemen altınlarını çantana koy, götür, hangi kuyumcudan aldıysan ver. O kuyumcu işte FETÖ'cülere falan çalışıyor' gibisinden söylediler. Onlara inandım. Altınlarımı bozdurdum, çıktım." "Ben terör örgütüne karışmışım" Kuyumcuya ve polise teşekkür eden Özgür, "Kuyumcu herhalde fark etmiş, sağ olsun. Polislere haber vermiş. Giderken polisler denk geldi, onlar beni kurtardı sağ olsun. Altıncılara da teşekkür ederim" dedi. "Poşetle götürürken yakalandılar" Olay anını anlatan kuyumcu Mehmet Emin Gül, "Öncelikle teyzemiz geldi ve altın bozdurmak istedi. Biraz yüksek meblağlı bir altın bozdurmak isteyince, biz de tabii bu olaylar çoğaldığı için şüphelendik. Kendisine, 'Herhangi bir sıkıntı, bir durum var mı ya da herhangi bir probleminiz var mı?' diye sorduk. Bize ısrarla olmadığını söyledi. Biz de ısrarla sormaya devam ettik. Öyle olunca biz altın bozma işlemini gerçekleştirdik. Tabii ki teyzemizi tanıdığımız için şüphelendik ve böylelikle yetkili birimlere, mercilere ulaştık. Ondan sonra birazcık araştırınca teyzemizin dolandırıldığını öğrendik. Sonrasında zaten gerekeni yaptılar. Altınlarını geri vereceğiz; 1 milyon 350 bin lira civarında bir para aldı. Genel olarak dolandırılma olayları çok arttı. Sadece bizim kuyumcumuzda değil, sahte altınlar da çok arttı. Bu aralar böyle şeyler, bu tarz olaylar çok oluyor. Yani şöyle; terör örgütlerinden veya Emniyet Genel Müdürlüğü'nden geldiğini söyleyen bu tarz kişilere güvenmesinler. Çünkü hiçbir zaman polis sizden para talep etmez" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.