Hava Durumu

#Findik

Yeni Marmara Gazetesi - Findik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Findik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Televizyon dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı Haber

Televizyon dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı

Geçmişi konu alan dizi ve filmler, yalnızca hikâyeleriyle değil, kullandıkları eşyalarla da nostalji duygusunu canlandırıyor. Eski zamanlarda günlük yaşamda yer alan ahşap ürünler, bu yapımlarla birlikte yeniden dikkat çekiyor. Vatandaşlar, geçmişe duyulan özlemle tahta kaşıklar, sepetler, yer masaları ve tabureler gibi birçok ahşap ürünü hem kullanım hem de dekoratif amaçla evlerine taşıyor. İnsanların hâlâ ahşaba meraklı olduğunu, satışların güzel gittiğini ifade eden esnaf Abdullah Torun, "İnsanlar ahşaba meraklı. Genelde kaşık ürünlerine çok ilgi oluyor. Dönem dizileri ve filmleri de ahşap eşyalara olan ilgiyi arttırıyor. Geçmişte kullanılan ahşap kap-kaçaklar, kaşıkların rağbet görmesinde bu dizi ve filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bastonlara da yine gençler filmlerden özenip yöneliyorlar. Gençler daha çok dekoratif bastonları tercih ediyorlar. Yaşlılar ise ihtiyaçtan dolayı görsellik yerine daha çok fiyat-performans bastonlarını tercih ediyorlar" dedi. "En çok şimşir kaşıklar rağbet görüyor" Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği ürünün şimşir kaşık olduğunu dile getiren Abdullah Torun, "En çok rağbet gören ürün, şimşir kaşıklar. Şimşir ağacından yapılan işlemeli kaşıkların fiyatı 4 bin TL'ye kadar çıkıyor. Bastonlar da 4 bin TL'ye kadar gidiyor. Bastonlarda ise en çok gürgenden yapılan ürünler tercih ediliyor. Satışların çoğu fiziki mağazada oluyor. İnsanlar dokunarak, görerek almayı daha çok seviyorlar. Ahşaba dokunmanın hissiyatı daha güzel olduğundan internetten çok, mağazadan satış yapılıyor" diye konuştu. Sepetlerin de dekoratif olarak çok tercih edilen eşyalar arasında yer aldığına değinen Torun, "Ahşap sepetler de çok rağbet gören ürünler arasında yer alıyor. Plastik çıktığından beri yöresel el örmesi sepetler eskisi kadar çok kullanılmıyor. Yine de birçok insan geleneksel sepetlere ilgi duyuyor. Sepetler de 150 TL'den 2 bin TL'ye kadar çıkabiliyor. Sepetler günümüzde farklı amaçlarda kullanılıyor. Önceden alışveriş çantası olarak kullanılan sepetler, şimdilerde ise dekoratif olarak masa üzeri meyve sergilemek için, şömineye odun koymak için, fındık, ceviz koymak için kullanılıyor" şeklinde konuştu.

Off-Road aracının hava filtresine giren sincap 1 kiloya yakın fındığı burada depoladı Haber

Off-Road aracının hava filtresine giren sincap 1 kiloya yakın fındığı burada depoladı

Gümüşhane Off-Road Kulübü (GÜMOFF) üyelerine ait park halindeki bir off-road aracının hava filtresine giren sincap 1 kiloya yakın fındığı burada depoladı. Trabzon’un Of ilçesinde geçtiğimiz günlerde düzenlenen off-road yarışları için bölgeye giden GÜMOFF ekibi, araçlardan birini Yomra ilçesinde uygun bir alana park ederek diğer araçlarla birlikte Of ilçesine doğru yolculuğa devam etti. Uzun süre kullanılmayan araç, geçen hafta sonu dağlık arazide sürüşe çıkarıldığında belirgin bir performans düşüklüğü gösterdi. Performans kaybı nedeniyle bakıma alınan aracın hava filtresi açıldığında ise ilginç bir manzarayla karşılaşıldı. Hava filtresinin içinde, temiz ve zarar görmemiş halde 1 kiloya yakın fındık bulundu. Yapılan incelemede, bir sincabın araçtaki geniş hava girişlerinden içeri girerek hava filtresini kendisine kışlık erzak deposu haline getirdiği anlaşıldı. "Fındıkları sobada kurutup yedik" Araçta meydana gelen performans düşüklüğü nedeniyle durumu fark ettiklerini ifade eden GÜMOFF Kulübü Başkanı Recep Şahin, "Yaklaşık 1 buçuk ay önce Of ilçesine gittik Off-Road yarışlarımız vardı. Bu aracımızı Yomra ilçesinde bıraktık diğer araçlarımızla birlikte yola devam ettik. Bizim aracı bıraktığımız yerde orada fındık kurutan insanlar vardı. Onlardan müsaade aldık arabayı bıraktık. Daha sonra döndüğümüzde aracımızı çok kullanmadık. Geçen hafta sonu dağlık araziye çıktık ve aracımızda bir performans düşüklüğü fark ettik. Daha sonra bakıma aldık ve gerekli kontrolleri yaptığımızda hava filtresini açtık ve içerisinde yaklaşık 1 kiloya yakın fındık gördük. Fındıklar tertemizdi, yıkadık sobada kurutup yedik. Sincaplar normal araçlara giremez ancak bizim araçlarımız özel araçlar olduğu için hava akışı önemli olduğundan hortum girişlerini geniş tutuyoruz. Sincap oradan girmiş ve kendine güzel bir yuva yapmış. O kadar kısa sürede bu kadar fındığı nasıl taşımış hayret ettim" dedi. "Sincabın bize güzel bir ikramı oldu" Fındıkların lezzetli ve taze olduğunu belirten Alper Akçay, "İlk gördüğümüzde şok olduk, olaya dair mantık yürütemedik. Çocukların yaptığını düşündük ama arabanın bırakıldığı yere bakınca olayı çocukların yapmadığını anladık. Gerçekten hayret ettik. Sincabın kışlık erzakını aldık ama kendince güzel ama bizce yanlış bir yere konumlandırmış. Fındıkları temizledik ve buraya gelen misafirlerimizle yedik. Fındıklar gayet lezzetliydi" diye konuştu.

Kahverengi Kokarca Fındıkta Yüzde Yüze Yakın Zarar Verdi Haber

Kahverengi Kokarca Fındıkta Yüzde Yüze Yakın Zarar Verdi

Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi'nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye'de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya'da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum'dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul'da da tespit edilmiştir; İstanbul'a ise Avrupa'dan ulaşmıştır. Avrupa'da özellikle İtalya'da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz'de ise Batum'da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra'nın Yokuşlu Mahallesi'ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.

Zehir tacirlerinin 'fındık çuvalı' oyunu jandarmaya takıldı Haber

Zehir tacirlerinin 'fındık çuvalı' oyunu jandarmaya takıldı

Sakarya'da jandarma ekiplerince yapılan uyuşturucu operasyonlarında sentetik hap, bonzai, metamfetamin ve esrar ele geçirildi. Jandarma ekiplerinin fındık çuvalı içerisinde uyuşturucuyu bulduğu anlar ise kameraya yansıdı. Edinilen bilgiye göre, Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucuyla mücadele çalışmaları kapsamında bir dizi operasyon gerçekleştirdi. Ekipler, 1 Eylül'de Söğütlü ilçesinde ikamet eden S.A.'nın evin ve eklentilerinde yaptıkları aramada, 500 gram kurutulmaya bırakılmış kenevir bitkisi buldu. Erenler ilçesinde 2 Eylül'de gerçekleştirilen yol emniyet ve kontrol devriyesi sırasında ise sürücü A.G.'nin üzerinde 10 gram sentetik uyuşturucu (bonzai) ve 4 gram metamfetamin ele geçirildi. Aynı gün Erenler ilçesi Küpçüler Mahallesi'nde şüpheli hareketler sergileyen Ö.G.'nin taşıdığı çuvalda arama yapıldı. Aramada, 38 kutu içinde satışa hazır 2 bin 126 sentetik hap bulundu. Zanlı Ö.G.'nin sorgusunda E.A.'nın ismini vermesi üzerine bu kişinin ev ve eklentilerinde de arama gerçekleştirildi. Burada ise 8 kutuda 448 aynı sentetik haptan ve 305 gram bonzai ele geçirildi. Operasyonların ardından gözaltına alınan şüphelilerden S.A. ve A.G., jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen Ö.G. ise çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Ekiplerin, firari şüpheli E.A.'yı yakalama çalışmaları devam ediyor. Öte yandan, jandarma ekiplerinin fındık çuvalı içerisinde uyuşturucuyu bulduğu anlar ise saniye saniye kameraya yansıdı.

'Samuray arısı' kahverengi kokarca tehdidine karşı göreve hazır Haber

'Samuray arısı' kahverengi kokarca tehdidine karşı göreve hazır

Karadeniz Bölgesi'nde fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününe büyük zarar veren kahverengi kokarca böceğiyle mücadelede önemli bir adım atıldı. Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü laboratuvarında üretilen samuray arıları, zararlı böceğin yayılımını durdurmak için doğaya salınıyor. Fındık üreticilerinin son yıllarda en büyük sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarca, hem ürün verimliliğini düşürüyor hem de kalite kaybına yol açıyor. Kimyasal ilaçlamaların çevresel etkileri ve sınırlı başarısı nedeniyle yetkililer, çözümü biyolojik mücadelede aradı. Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Orman Zararlılarıyla Mücadele Laboratuvarında yapılan çalışmalar sonucunda ilk etapta binlerce samuray arısı üretildi. Asya kökenli olan samuray arısı, doğada kahverengi kokarca yumurtalarıyla beslenerek böceğin çoğalmasını engelliyor. Zararlının doğal düşmanı olarak bilinen bu arı türü, çevreye zarar vermeden popülasyonu kontrol altına almasıyla dikkat çekiyor. Son yıllarda Karadeniz Bölgesi'ni etkisi altına alan ve özellikle fındık üreticilerinin korkulu rüyası haline gelen kahverengi kokarca böceği için laboratuvar ortamında üretilen bu küçük savaşçılar, mücadele için doğaya salındı. Uzman ekipler tarafından belirlenen pilot bölgelerdeki fındık bahçelerine bırakılan samuray arıları, kahverengi kokarcanın yumurtalarını hedef alarak onun neslini engelleyen doğal bir biyolojik savaşçı. Küçük boyutuyla görünmeyen bu arı türü samuray, kahverengi kokarcanın en etkili doğal düşmanlarından biri olarak kabul ediliyor. Trabzon Orman Bölge Müdürü Emin Yılmaz: "2024 yılına kadar bu zararlı maalesef Marmara bölgesine kadar ulaştı" Kahverengi kokarcaya yönelik yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon Orman Bölge Müdürü Emin Yılmaz, "Kahverengi kokarca böceği başta fındıkta olmak üzere bir çok tarım ürününe zarar veriyor. Son yıllarda ülkemize giriş yapan iklim şartlarına göre yayılışını arttıran zararlı türlerden bir tanesi. Ülkemize 2016-2017 yıllarında Gürcistan üzerinden girişleri başlamıştı. O yıllarda mandalinada zararlısını tespit ederek mücadelesine başlamıştık. 2024 yılına kadar bu zararlı maalesef Marmara bölgesine kadar maalesef ulaştı. Doğal şartlarda yılda 70 kilometre kadar uçabilen bir tür. Farklı faktörlerle yayılışını hızlı gösterebilen bir tür" dedi. "Fındıkta oldukça büyük zararlara yol açabiliyor" Kahverengi kokarca ile 4 türde mücadele yapılabildiğini kaydeden Yılmaz, "Yöremizde birçok zirai türlerimizde zarar yapabilen türlerin başında geliyor. Özellikle meyve, sebzede yoğun şekilde zarar yapıyor. Fındıkta da oldukça büyük zararlara yol açabiliyor. Bununla mücadele çalışmalarında Tarım ve Orman Bakanlığımız araştırma laboratuvarında yırtıcısını üreterek mücadele yapıyor. 4 türde mücadele yapabiliyoruz. Erginleri ve yumurtalarını toplayarak imha edebiliyoruz. Biyoteknik dediğimiz feromon tuzaklarını asarak tuzaklarla mücadele edebiliyoruz. Kimyasal mücadele var ama çok kullanmıyoruz. Biyolojik mücadele dediğimiz yani bu türün yırtıcısı olan türleri laboratuvar ortamında yetiştirip doğal dengeye uygun mücadele çalışması yürütüyoruz. Biz Orman Bölge Müdürlüğü olarak Bakan beyin ve Genel Müdürümüzün talimatlarından sonra Orman Zararlıları İle Mücadele Laboratuvarımızda bu zararlının yırtıcısını üretmeye başladık. Bu yıl verilen programımızın üstünde bir yırtıcı geliştirerek salımlarını yapıyoruz. Doğada zaten her böcek var. Bozulan dengeyi tekrar denge pozisyonuna getirmek için buradaki faydalı popülasyonuna artış sağlamak amacıyla mücadele yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Kendi laboratuvarımızda bunu ilk kez yapıyoruz" Kahverengi kokarca türünün 20 ve 40'lı gruplar halinde yumurta bıraktığını vurgulayan Yılmaz, "Laboratuvar ortamında yırtıcısını yetiştiriyor. Bunun için önce anaç kokarcalarını alıp laboratuvar ortamında yumurtlamalarını sağlıyoruz. O yumurtalarımız daha sonra elimizdeki faydalı böcek anaçları ile beraber parazitlemeyi yaptıktan sonra çıkan faydalı böceklerimizle zarar gördüğümüz alanlara salımları yapıyoruz. Öncelikle zararlı alanların tespitleri yapılıyor. Bunun için feromon tuzakları asılıyor. Astığımız tuzaklara böcek düşüyorsa orada çalışma yapıyoruz. Bu tür yılda bir kez yavruluyor. Mart ayından sonra aktif hale geliyor. Ekim sonundan sonra kışlığa geçiyor. Mart ve Ekim ayı arasında periyotta faydalı böcek üretip salımlarını yapıyoruz. Bunlar yumurtalarını 20 ve 40'lı gruplar halinde yapıyorlar. Saldığımız faydalı böcekler yumurtalara kokusundan ve takibinden bulup kendi yumurtalarını bırakıp parazitliyor. O türün çoğalmasını engelliyor. Samuray arısı dediğimizde çok büyük bir şey bekliyoruz ama çok küçük göz ile zor görülebilen türümüz. Zararlı böceği gidip imha eden bir türümüz değil. Yumurtaların birbirini yiyerek çoğalmalarını engelledikleri mücadele şekli. Kendi laboratuvarımızda bunu ilk kez yapıyoruz. 5 bin adet deneme amaçlıydı. Önümüzdeki yıllarda bunu katlamalı olarak arttıracağız" ifadelerini kullandı.

Her sofrada bir tabak şifa  Haber

Her sofrada bir tabak şifa 

Karadeniz’in unutulmuş geleneksel lezzetlerinden biri olan fındık yaprağı sarması, yeniden mutfaklarda yer bulmaya başlarken, yapılan bilimsel çalışmalar bu bitkinin yalnızca kültürel bir değer değil, aynı zamanda kansere karşı etkili doğal bir savaşçı olduğunu ortaya koydu. Yıllar boyunca sadece ticari bir ürün olarak anılan fındığın yaprakları da yeniden keşfediliyor. Giresun'un Piraziz ilçesinde yerel halk tarafından mayıs ayında toplanan taze fındık yaprakları, geleneksel tariflerle sarma yapımında kullanılıyor. Bu lezzetin yeniden mutfaklara kazandırılmasında öncü rol üstlenen Piraziz Yerel Eylem Grubu Derneği (PİRYEG), unutulmaya yüz tutmuş yemek kültürünü canlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlıklı beslenme açısından yeni kapılar aralıyor. Fındık yaprağı sarmasını ilçede yaşayan 85 yaşındaki bir kadından öğrendiğini ifade eden PİRYEG üyesi Demet Öztürk, "Fındıkla uğraşırken bir teyzem bana ‘Mayıs geldi, fındık yaprağı sarması saracağını' söylemesi üzerine ilgimi çektiği için öğrendim. Meğer yıllardır yapılıyor, ama unutulmuş. Uç yaprakları toplayıp sıcak suda haşlıyoruz, klasik iç harçla sarıp pişiriyoruz. Üzerine limon sıkıldığında asma yaprağından ayırt etmek neredeyse imkânsız oluyor" dedi. Prof. Dr. Ayşegül Çebi: "Fındık yaprağında antikanser etkisi var" Fındık yaprağının geleneksel kullanımının çok ötesine geçen yönünü olduğunu belirten Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Çebi, yürüttükleri laboratuvar araştırmalarında fındık yaprağından elde edilen ekstraktların antikanser etkilerini gözlemlediklerini açıkladı. Prof. Dr. Çebi,"Çalışmalarımızda meme ve akciğer kanseri hücrelerine karşı, fındık yaprağının hem ethanol hem de metanol ekstraktlarının hücre öldürücü etkiler gösterdiğini ortaya koyduk. Yaprakta, kemoterapötik etkiye sahip doğal bir bileşen olan ‘paklitaksele" benzer maddeler bulundu. Bu da fındık yaprağının alternatif bir antikanser ajan olarak araştırılabileceğini gösteriyor" diye konuştu. Her sofrada bir tabak şifa Fındık yaprağındaki antikanser maddenin ilaç formuna dönüştürülmesi için projelerin de olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ayşegül Çebi, "Bilindiği gibi paklitaksel, porsuk ağacı denilen bir ağaçtan üretilmektedir. Bu madde de daha sonradan ilaç formuna dönüştürüldü. Belki alternatif bir kaynak olarak kullanılabilir mi diye yola çıktık. Şuan bu konuda çalışma yapmak için projelerimiz bulunmaktadır. Fındık yaprağı sarması artık sadece bir besin değil, umut vaat eden bir gelecek. Gerek içerdiği besin değerleriyle gerekse kansere karşı olası etkileriyle bu unutulmuş lezzet. Bundan sonraki çalışmalar ise kanser ilacı yapılması yönünde olacaktır. Bizim yaptığımız sadece bir başlangıçtır" ifadelerini kullandı.

Fındık Fiyatları Rekora Koşuyor Haber

Fındık Fiyatları Rekora Koşuyor

Son dönemde Giresun'da yaşanan zirai donun ardından fındık fiyatları serbest piyasada rekor seviyelere ulaştı. Geçtiğimiz haftayı 170 liradan kapatan fındığın kilogram fiyatı, bu hafta 185 liraya yükseldi.   Giresun'un tarihi fındık pazarı esnaflarından Mustafa Kankaya, yaşanan zirai don felaketinin etkilerinin piyasaya yansımaya başladığını belirtti. Kankaya, "Geçen hafta fındık fiyatı 170 lira civarındaydı. Sahada yapılan zirai don tespit çalışmalarının ardından, Giresun kalite 53 randıman fındığın fiyatı 185 liraya yükseldi. Bu artışın zirai donun etkilerinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Ayrıca havaların ısınmasıyla birlikte kahverengi kokarca zararlısının da etkilerinin önümüzdeki günlerde hissedileceğini düşünüyoruz. Zarar tespitleri daha net olarak ilerleyen süreçte ortaya çıkacaktır" dedi.  Zirai donun Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Kankaya, TMO'nun stoklarında hızlı bir erime yaşandığını vurguladı. Kankaya, "TMO, elindeki fındığı 50 randıman esasına göre kilogramı 125 liradan satışa sunmuştu. Ancak bu fiyata sanayici ve ihracatçıdan beklenen talep gelmemişti. Don afetinin ardından ise TMO'nun satışa sunduğu fındıklara yoğun ilgi oluştu. Daha önce parasını yatıran ve talep edenlerin işlemleri tamamlandı, TMO ise, yeni satışları durdurdu. Bu durum, fiyat güncellemesi sinyali veriyor. Görünen o ki TMO'nun stokları hızla tükenecek ve bu da yeni sezon fındığı için piyasada yer açacaktır" diye konuştu. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.