Hava Durumu

#Findik

Yeni Marmara Gazetesi - Findik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Findik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

'Drakula' böceği yayılıyor Haber

'Drakula' böceği yayılıyor

Fındık bahçelerinin en büyük düşmanlarından biri olan, anavatanı Uzak Doğu'ya dayanan Turunçgil Teke Böceği etkisini sürdürüyor. Halk arasında "Drakula böceği" olarak bilinen Turunçgil Teke Böceği, Türkiye'ye girişinin ardından Karadeniz'de yayılışını sürdürürken, başta fındık olmak üzere birçok ağaç türünde ciddi zarara neden oluyor. Türkiye'ye ithal edilen süs bitkileriyle giriş yaptığı değerlendirilen böcek için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde başlatılan çalışmalar kapsamında zararlının görüldüğü bölgelerde karantina uygulamaları hayata geçirilirken, en büyük tehdidi Karadeniz'in en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan fındıkta oluşturuyor. Yumurtalarını ağacın kök kısmına yakın alt gövdelerine bırakan zararlı böcek, yumurtalardan çıkan larvalar ile ağacın kambiyum, öz odun ve diri odun kısmında oval şekilde derin galeriler açarak su ve besin iletimini engelliyor. Bu durum zamanla dalların kurumasına, verimin düşmesine ve ilerleyen süreçte ağacın tamamen kaybedilmesine neden olabiliyor. Trabzon'da yıllardır sürdürülen çalışmalarla zararlının yayılışı önemli ölçüde kontrol altına alınırken, son olarak Rize'nin Fındıklı ilçesinde de görülmesi endişeleri artırdı. Bölgede karantina tedbirleri uygulanırken, ekipler böceğin görüldüğü alanlarda inceleme ve mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, üreticilerden fındık bahçelerinde gövdelerde açılmış yuvarlak delikler, ağaç diplerinde talaş birikintisi ve nedeni bilinmeyen kurumalar gibi belirtilerle karşılaşmaları halinde durumu vakit kaybetmeden il ve ilçe tarım müdürlüklerine bildirmelerini istedi. "Avrupa'da ve ülkemizde 87 cinse ait 180'den fazla türde zarar yaptığı biliniyor" KTÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi İsmet Harman, Turunçgil Teke Böceği'nin Uzakdoğu kökenli bir tür olduğunu belirterek, "Ana vatanı Çin, Japonya ve Kore'dir. 2000'li yıllarda bitki materyallerinin taşınması ile Avrupa'ya giriş yapmış ve ardından Fransa, Hollanda, Birleşik Krallıklar ve Danimarka gibi birçok Avrupa ülkesinde yayılmıştır. Ülkemizde ise ilk kez 2014 yılında İstanbul Şile Kumbaba Fidanlığı'nda tespit edilmiş ve mevcut durumda ülkemizde İstanbul, Antalya, Sakarya, Bartın, Diyarbakır, Trabzon ve son olarak Rize‘de görülmüştür. Trabzon'da ilk kez 2016 yılında Esiroğlu‘nda bulunan Atasu fidan depolama alanında tespit edildi. Ardından çevredeki fındık bahçelerinde de türün görüldüğü ve yoğun zararlar yaptığı bilinmektedir. Bu tür anavatanında turunçgilde yoğun olarak zarar yaptığı bilinmekle birlikte Avrupa'da ve ülkemizde 87 cinse ait 180'den fazla türde zarar yaptığı bilinmekte. Dolayısıyla yalnızca fındık değil aslında Akçaağaçtan Kavak ağacına, At kestanesinden Çınar'a kadar ve fındık, kiraz gibi birçok hem ormanda hem park bahçelerde kullanılan süs bitkilerinde hem de tarımda kullanılan bitkilerde zarar yapmaktadır. Samsun, Trabzon ve son görüldüğü Rize'de özellikle fındık alanlarını tercih etmesi ile dikkatimizi çekmektedir. Buralarda tespit edildikten sonra ilgili kurumlar tarafından gerekli müdahale ve mücadele yöntemlerinin uygulandığını ve başarı ile sonuçlandığını biliyoruz. Ancak bu gelecek için özellikle fındık yetiştiriciliğinin önemli olduğu Ordu, Giresun, Rize ve Trabzon gibi illerimizde özellikle dikkat edilmesi ve hızlı bir şekilde mücadele çalışmalarının gerçekleştirilmesi gereken bir böcek türü olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Çok tehlikeli bir zararlı" Böceğin tek bir larvasının bile fındığın dalını öldürmeye yettiğini kaydeden Harman, "Haziran sonu ile Ağustos sonu arasında bölgemizdeki fındık alanlarında biz bu türü ergin olarak görebiliriz. Bu tür yaklaşık 1.5-4 cm boyutunda oluyor. Teke şeklinde arkaya doğru kendi boyu uzunluğunda bazen de kendi boyundan daha uzun antenleri olan üzeri parlak siyah renkli ve birçok beyaz lekesi bulunan bir teke böceği. Zaten adını da antenlerinin geriye doğru ve teke gibi olmasından alıyor. Bu türü öncelikle erginlerinden tanıyabiliriz ya da kış boyu larva döneminde zarar yaptıktan sonra ergin olarak çıkış yaptığı kök ve köke yakın alt gövde kısmındaki bir TL büyüklüğündeki çıkış deliklerinden bu türü tanıyabiliriz. Bilinçli bir toplum olarak bu türün herhangi bir belirtisini gördükten sonra ilk olarak hızlı bir şekilde ilgili kurum mercilere ve belediyelere bu türün alanımızda ya da arazimizde olduğunu hızlı bir şekilde gidip bildirmek gereklidir. Bunun dışında tabi türle ilgili yapılan farklı biyolojik mücadele yöntemleri bulunuyor. Ancak, bu türle ilgili yapılabilecek en kesin ve net çözüm eradikasyon çalışmalarıdır. Türün alanda tespit edildiği an hızlı bir şekilde önlem almak amacıyla alana gidip kökle birlikte alandaki ağacın tamamen çıkarılması ve orada yonga haline getirilerek hızlı bir şekilde imha edilmesi, yakılması gereklidir. Yoksa ben bunu alayım, evime götüreyim, yakacak odun olarak kullanırım gibi bekletmek kesinlikle çok tehlikelidir. Bulunduğu alanda hızlı bir şekilde eradikasyon çalışmasının başarılı uygulanarak gerekli materyalin yakılması gereklidir. Aslında bu çok tehlikeli bir zararlı. Böceğin sadece bir larvası bile fındığın bir dalını öldürmeye yetecek niteliktedir. Bir ocakta yalnızca bir erginin bıraktığı yumurtalar tamamen ocağı kurutabilir. Kahverengi kokarca gibi doğrudan meyve veya fındık verimini etkilemekten ziyade doğrudan ağacı öldürdüğü için çok daha tehlikeli bir durumda diyebiliriz. Bunun için bir an önce önlemlerin alınması ve özellikle halkın bir yerden bir yere fidan taşımamasına ve özellikle görüldüğü bölgeden başka bir alana fidan taşınmaması konusunda hassasiyet göstermesi çok çok önemli" ifadelerini kullandı.

Ölüm, fırın çalışanını çay molasında yakaladı Haber

Ölüm, fırın çalışanını çay molasında yakaladı

Edinilen bilgiye göre, ekmek fırınında paketleme elemanı olarak çalışan 51 yaşındaki Mustafa Çelik, dinlenmek için elinde çay bardağıyla dışarı çıktı ve içerisinde yakacak olarak kullanılan fındık kabuklarının bulunduğu çuvalın üzerine oturdu. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan görüntülerde, Mustafa Çelik çuvalın üzerine oturduktan kısa süre sonra önce elini yüzüne götürüp yüzünü silmeye çalışırken olduğu yere yıkıldı. Yan tarafta sohbet eden çalışma arkadaşları durumu fark etmezken, fırına dönen bir dağıtım görevlisi olayı fark etti. Mustafa Çelik'e ilk müdahaleyi olay yerinde arkadaşları yaparken, ihbar üzerine kısa sürede olay yerine gelen 112 sağlık ekibi Mustafa Çelik'e kalp masajı yaparak ambulansa aldı. Yaklaşık 15 dakika boyunca ambulansta kalp masajı yapılan Mustafa Çelik, götürüldüğü Manavgat Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Mustafa Çelik'in bilinen bir kalp rahatsızlığı olmadığı, diş tedavisi gördüğü ve ağzında geçici diş bulunduğu başka bir rahatsızlığının olmadığı bildirildi. Cumhuriyet savcısı ve Adli Tabibin incelemelerinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu'na gönderilen Mustafa Çelik'in cenazesi, Ulukapı Mahallesi'nde toprağa verildi. Çalışma arkadaşlarından Ahmet Türkmen, Mustafa'nın kalp krizi geçirdiğini aralarındaki çuvallar nedeniyle diğer arkadaşlarının fark edemediğini belirterek, "Ekmek dağıtımından dönen arkadaşımızın bağırması üzerine dışarı çıktığımda Mustafa'nın çuvalın üzerinde yığılmış halde olduğunu gördüm. Hemen müdahalede bulunduk. Bir arkadaşımız kalp masajı yaptı. Ne var ki geri dönmedi" dedi. Bülent Karcılar "Ne olduğunu anlayamadık. Hemen müdahale ettik. Dilini çıkarmaya çalıştım. Ambulans kısa sürede geldi ama yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı" dedi.

Diyabet hastaları için sağlıklı beslenme ipuçları Haber

Diyabet hastaları için sağlıklı beslenme ipuçları

Diyabet hastalarında uzun süren açlık esnasında kan şekerinin düşebildiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, "Ancak her diyabet hastası için farklılık gösteriyor. Bu sebeple oruç tutmak isteyen kişinin önce hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Diyabetin tipi, kullanılan ilaçlar, genel sağlık durumu, eşlik eden hipertansiyon, kalp hastalığı gibi başka hastalıkların olup olmaması gibi birçok faktör oruç tutma kararında önem taşıyor. Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, "Diyabeti hafif olan, kan şeker ölçümlerinin iyi seyrettiği doktoru tarafından teyit edilen hastaların oruç tutması, doktor onayı alındıktan sonra önemli bir sakınca oluşturmayabilir. Düzenli olarak parmaktan kan şeker ölçümleri yapılmalı, hipoglisemi riskini artıracağı için yoğun egzersizlerden kaçınmak gerekir. Ramazan ayı boyunca beslenmeye önem göstermeli. Sahurda posadan zengin ve uzun süre tok tutacak gıdalar tercih edilmeli. Çavdar veya tam buğday ekmeği, az yağlı peynir, yumurta, zeytin, bol yeşillik, bir bardak süt veya ayran ve bir porsiyon meyve uygun bir seçenek olabilir. Orucu, salata ve bir kâse çorba ile açıp, 10-15 dakika ara verdikten sonra yemeğe devam ederek ani şeker yükselmelerinden kaçınmak mümkündür. Gece ara öğününde ise, gün boyu yeterince tüketilmeyen meyve, süt veya yoğurt, az miktarda fındık, badem, ceviz gibi besin gruplarına yer verilmeli. Sıvı ihtiyacı için de iftardan sonra bol su ve bunun yanında yanı sıra şekersiz komposto, ayran, süt, şekersiz çay gibi içecekler tüketilebilir" dedi.

Televizyon dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı Haber

Televizyon dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı

Geçmişi konu alan dizi ve filmler, yalnızca hikâyeleriyle değil, kullandıkları eşyalarla da nostalji duygusunu canlandırıyor. Eski zamanlarda günlük yaşamda yer alan ahşap ürünler, bu yapımlarla birlikte yeniden dikkat çekiyor. Vatandaşlar, geçmişe duyulan özlemle tahta kaşıklar, sepetler, yer masaları ve tabureler gibi birçok ahşap ürünü hem kullanım hem de dekoratif amaçla evlerine taşıyor. İnsanların hâlâ ahşaba meraklı olduğunu, satışların güzel gittiğini ifade eden esnaf Abdullah Torun, "İnsanlar ahşaba meraklı. Genelde kaşık ürünlerine çok ilgi oluyor. Dönem dizileri ve filmleri de ahşap eşyalara olan ilgiyi arttırıyor. Geçmişte kullanılan ahşap kap-kaçaklar, kaşıkların rağbet görmesinde bu dizi ve filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bastonlara da yine gençler filmlerden özenip yöneliyorlar. Gençler daha çok dekoratif bastonları tercih ediyorlar. Yaşlılar ise ihtiyaçtan dolayı görsellik yerine daha çok fiyat-performans bastonlarını tercih ediyorlar" dedi. "En çok şimşir kaşıklar rağbet görüyor" Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği ürünün şimşir kaşık olduğunu dile getiren Abdullah Torun, "En çok rağbet gören ürün, şimşir kaşıklar. Şimşir ağacından yapılan işlemeli kaşıkların fiyatı 4 bin TL'ye kadar çıkıyor. Bastonlar da 4 bin TL'ye kadar gidiyor. Bastonlarda ise en çok gürgenden yapılan ürünler tercih ediliyor. Satışların çoğu fiziki mağazada oluyor. İnsanlar dokunarak, görerek almayı daha çok seviyorlar. Ahşaba dokunmanın hissiyatı daha güzel olduğundan internetten çok, mağazadan satış yapılıyor" diye konuştu. Sepetlerin de dekoratif olarak çok tercih edilen eşyalar arasında yer aldığına değinen Torun, "Ahşap sepetler de çok rağbet gören ürünler arasında yer alıyor. Plastik çıktığından beri yöresel el örmesi sepetler eskisi kadar çok kullanılmıyor. Yine de birçok insan geleneksel sepetlere ilgi duyuyor. Sepetler de 150 TL'den 2 bin TL'ye kadar çıkabiliyor. Sepetler günümüzde farklı amaçlarda kullanılıyor. Önceden alışveriş çantası olarak kullanılan sepetler, şimdilerde ise dekoratif olarak masa üzeri meyve sergilemek için, şömineye odun koymak için, fındık, ceviz koymak için kullanılıyor" şeklinde konuştu.

Off-Road aracının hava filtresine giren sincap 1 kiloya yakın fındığı burada depoladı Haber

Off-Road aracının hava filtresine giren sincap 1 kiloya yakın fındığı burada depoladı

Gümüşhane Off-Road Kulübü (GÜMOFF) üyelerine ait park halindeki bir off-road aracının hava filtresine giren sincap 1 kiloya yakın fındığı burada depoladı. Trabzon’un Of ilçesinde geçtiğimiz günlerde düzenlenen off-road yarışları için bölgeye giden GÜMOFF ekibi, araçlardan birini Yomra ilçesinde uygun bir alana park ederek diğer araçlarla birlikte Of ilçesine doğru yolculuğa devam etti. Uzun süre kullanılmayan araç, geçen hafta sonu dağlık arazide sürüşe çıkarıldığında belirgin bir performans düşüklüğü gösterdi. Performans kaybı nedeniyle bakıma alınan aracın hava filtresi açıldığında ise ilginç bir manzarayla karşılaşıldı. Hava filtresinin içinde, temiz ve zarar görmemiş halde 1 kiloya yakın fındık bulundu. Yapılan incelemede, bir sincabın araçtaki geniş hava girişlerinden içeri girerek hava filtresini kendisine kışlık erzak deposu haline getirdiği anlaşıldı. "Fındıkları sobada kurutup yedik" Araçta meydana gelen performans düşüklüğü nedeniyle durumu fark ettiklerini ifade eden GÜMOFF Kulübü Başkanı Recep Şahin, "Yaklaşık 1 buçuk ay önce Of ilçesine gittik Off-Road yarışlarımız vardı. Bu aracımızı Yomra ilçesinde bıraktık diğer araçlarımızla birlikte yola devam ettik. Bizim aracı bıraktığımız yerde orada fındık kurutan insanlar vardı. Onlardan müsaade aldık arabayı bıraktık. Daha sonra döndüğümüzde aracımızı çok kullanmadık. Geçen hafta sonu dağlık araziye çıktık ve aracımızda bir performans düşüklüğü fark ettik. Daha sonra bakıma aldık ve gerekli kontrolleri yaptığımızda hava filtresini açtık ve içerisinde yaklaşık 1 kiloya yakın fındık gördük. Fındıklar tertemizdi, yıkadık sobada kurutup yedik. Sincaplar normal araçlara giremez ancak bizim araçlarımız özel araçlar olduğu için hava akışı önemli olduğundan hortum girişlerini geniş tutuyoruz. Sincap oradan girmiş ve kendine güzel bir yuva yapmış. O kadar kısa sürede bu kadar fındığı nasıl taşımış hayret ettim" dedi. "Sincabın bize güzel bir ikramı oldu" Fındıkların lezzetli ve taze olduğunu belirten Alper Akçay, "İlk gördüğümüzde şok olduk, olaya dair mantık yürütemedik. Çocukların yaptığını düşündük ama arabanın bırakıldığı yere bakınca olayı çocukların yapmadığını anladık. Gerçekten hayret ettik. Sincabın kışlık erzakını aldık ama kendince güzel ama bizce yanlış bir yere konumlandırmış. Fındıkları temizledik ve buraya gelen misafirlerimizle yedik. Fındıklar gayet lezzetliydi" diye konuştu.

Kahverengi Kokarca Fındıkta Yüzde Yüze Yakın Zarar Verdi Haber

Kahverengi Kokarca Fındıkta Yüzde Yüze Yakın Zarar Verdi

Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi'nde her yıl milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine son yıllarda büyük zarar veren kahverengi kokarcanın, bu sezon fındığa zararı yüzde yüze yaklaştığı belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr İsmail Demir, Karadeniz sahil şeridi boyunca hızla yayılan istilacı kokarca böceğinin bölgede özellikle fındık üretiminde büyük kayıplara yol açtığını söyledi. Demir "Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir" dedi. Karadeniz sahil şeridinin iklim koşullarının kokarca için son derece uygun olduğu belirten Prof. Dr İsmail Demir, istilacı böceğin doğal düşmanının Türkiye'de bulunmamasının yayılım hızını daha da artırdığını kaydetti. Kokarcanın geniş bitki çeşitliliğiyle beslenebilmesi de kısa sürede yerleşip çoğalmasını kolaylaştırdığını belirten Demir, denize yakın bölgelerde etkisi artan böceğin, rakım yükseldikçe azaldığı, bazı yüksek kesimlerde ise hiç görülmediğini kaydetti. Böceğin İtalya'da da yaygın göründüğünü kaydeden Demir, "Kokarca, Karadeniz sahil şeridi boyunca denize paralel şekilde yayılım göstermekte ve maalesef sahil şeridimizin uzunluğu nedeniyle çok geniş bir alanda etkili olmaktadır. Böcek, 2017 yılında Batum'dan ülkemize giriş yapmış, aynı dönemde İstanbul'da da tespit edilmiştir; İstanbul'a ise Avrupa'dan ulaşmıştır. Avrupa'da özellikle İtalya'da çok yaygın ve etkilidir ve oradan ülkemize taşınmıştır. Doğu Karadeniz'de ise Batum'da oldukça yoğun ve etkiliydi; Gürcistan üzerinden de bölgemize giriş yapmıştır. Karadeniz sahil şeridi, bu böcek için çok uygun bir iklim sunmaktadır" diye konuştu. "Böceğin doğal düşmanı yoktur" Böceğin doğal düşmanı olmadığını belirten Demir, " Böceğin doğal düşmanı yoktur. Samuray arısı doğal düşmanlarından biri olsa da istilacı türlerde bu tür doğal düşmanlar genellikle arkadan çok sonra geliyor. Bu böceğin doğal düşmanı hâlen ülkemize ulaşmamıştır. Ayrıca beslendiği bitki çeşitliliği çok geniş olduğu için kısa sürede bölgemize yerleşmiş ve hızla yayılmıştır. Bu yayılım nedeniyle özellikle fındıkta büyük bir ekonomik kayıp yaşanmaktadır. Böcek sahil şeridinde çok yoğundur. Rakım 300-500 metreye çıktıkça yoğunluğu ve sayısı belirgin şekilde azalmaktadır. Bu nedenle zararın boyutu da yoğunlukla doğru orantılıdır. Yomra'nın Yokuşlu Mahallesi'ndenim; geçen yıl yaklaşık 300-400 metre rakımdaki bahçemde yiyecek fındık bulamadım. Bu yıl ise yoğunluk geçen yılın 20-30-40 katına çıkmış durumdaydı. Dolayısıyla geçen yıl az da olsa fındık bulamadığım bahçede bu yıl hiç bulamadım. Yoğunluğun yüksek olduğu yerlerde zarar oranı yüzde yüze kadar çıkmaktadır. Rakım yükseldikçe zararın azaldığı görülmektedir. Sebze ve meyvelerde de farklı oranlarda zarar oluşmaktadır. Yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde zarar oranı yüzde 70-80'e, hatta zaman zaman yüzde 100'e ulaşabilmektedir. Bu durum özellikle denize yakın kesimlerde görülmekte; rakım arttıkça yoğunluk azalmakta hatta bazı yüksek bölgelerde hiç görülmemektedir" şeklinde konuştu. Demir, böceğin rakıma bağlı olarak kendine uygun yaşam alanlarını seçtiğini kaydederek "Böcekler, rakıma bağlı olarak kendilerine uygun yaşam alanları seçmektedir. Hem beslendikleri bitkiler hem de sıcaklık-soğukluk gibi çevresel koşullar bu dağılımı belirlemektedir. Bu, böceğin daha yukarılara çıkmayacağı anlamına gelmez; küresel iklim değişikliğinin etkisiyle gelecekte daha yüksek rakımlara da yayılabilir. Bu durum tüm istilacı böcekler için geçerlidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.