Hava Durumu

#Fiziksel Şiddet

Yeni Marmara Gazetesi - Fiziksel Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiziksel Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Horlamak hem boşanma hem tazminat sebebi Haber

Horlamak hem boşanma hem tazminat sebebi

Aile Mahkemesi'ne başvuran karı koca birbirini suçlayarak boşanmak istedi. Davacı-davalı erkek; eşinin sürekli tartışma ve huzursuzluk çıkardığını, onaylamadığı kişilerle görüştüğünü, ailesine karşı ağır hakaret ve küfürler ettiğini, cinsel yönden soğuk davrandığını, son 10 yıldır yatakları tamamen ayırdığını, ayrı odalarda kaldıklarını öne sürdü. Karı koca ilişkilerinin olmadığını, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin kendisine verilmesine, çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ile 100 bin TL maddî, 100 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Cinsel soğukluk değil horlama yüzündenmiş Davalı- davacı kadın ise davacının hakaret edip şiddet uyguladığını, tehdit ettiğini, geçimsizliğin sebebinin davacı olduğunu, geceleri horlayıp uykusunda dişlerini gıcırdattığını, bu yüzden sadece geceleri ayrı odada yattığını dile getirdi. karı koca ilişkisinin kalmadığı iddiasının doğru olmadığını, artarak devam eden fiziksel ve psikolojik şiddetin üstesinden gelemeyince ortak konutu terk etmek zorunda kaldığını, davacının psikolojik sorunları olup tedavi ve psikolojik destek almayı şiddetle reddettiğini iddia etti. Çocuklar lehine ayrı ayrı aylık bin TL iştirak, aylık 2 bin 500 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 100 bin TL maddî, 100 bin TL manevî tazminata karar verilmesini talep etti. Aile Mahkemesi; davacı-davalı erkeğin davalı- davacı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, öldürmekle tehdit ettiği, küfür ve hakaret ettiği, aşırı derecede horlayıp uyurken dişlerini gıcırdatması nedeniyle kadının rahatsız olduğu ve bu nedenle ayrı yattığına dikkat çekti. At yarışı oynayan kocanın geçmişe takıntısı olup eski olayları gündeme getirerek tartışma çıkardığı, erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verdi. Nafaka talebini onaylayan mahkeme kadın lehine 40 bin maddi 40 bin lira da manevi tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi itirazı reddetti. Kararı koca temyiz edince devreye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Oy birliği ile alınan kararda tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik şartlara göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının az olduğuna vurgu yapıldı. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerektiği hatırlatıldı. Tazminat miktarının az olmasından dolayı karar bozulurken, Bursalılar kararı farklı farklı görüşlerle değerlendirdi.

'Seninle evlendiğime pişmanım' demek boşanma sebebi Haber

'Seninle evlendiğime pişmanım' demek boşanma sebebi

Bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşayan genç çift, Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı-karşı davalı kadın, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü için evi terk ettiğini ve ailesiyle birlikte yaşadığını, evliliğin başından beri tartışmalar yaşandığını ve artmaya devam ettiğini, davalının borsa bağımlılığının olduğunu, bu sebeple zamanını telefon başında geçirdiğini ve ailesiyle ilgilenmediğini öne sürdü. Eşinin sürekli ‘Seninle evlendiğime pişmanım’ dediğini aktaran genç kadın, eşinin ailesine karşıda saygısız tutumunun olduğunu, davalının kendi ailesinin etkisinde kaldığını, bir defasında davalının babasının davacıyı darp ettiğini ve ortak çocuğu yere attığını, ortak çocuğun FMF hastası olduğunu, davalının ilgilenmediğini dile getirdi. Davalının "çocuğa bakmak istemiyorum, bakarsam üzerimde kalır" dediğini, davacı hamile kaldıktan sonraki 1,5 yıl boyunca taraflar arasında cinsel birliktelik yaşanmadığını, ortak çocuğun bütün ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığını söyledi. Davalı- karşı davacı erkek ise davacının öfkeli ve narsist olduğunu, davacının iş arkadaşlarının davacıyı "despot Rus generali" diye nitelendirdiklerini, evliliğin başından beri davacının bencil ve baskıcı olduğunu öne sürdü. Aile Mahkemesi, davacı kadının erkeğe fiziksel şiddet uyguladığı, davalı erkeğin, kadına ve annesine küfür ve hakaret ettiği, evlendiğine pişman olduğunu söylediği, farklı odada yatmasından dolayı yatağı ayırdığı, kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle; asıl davanın ve karşı davanın kabulüne hükmetti. Ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile şahsi ilişki tesisine, ortak çocuk için 600 TL tedbir iştirak nafakasına, kadın için 18 bin TL maddî, 18 bin TL manevî tazminata hükmedilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların kusura yönelik istinafının kısmen kabulü ile çocukların her biri yararına 2 bin TL tedbir ve iştirak nafakası ile, kadın yararına 35 bin TL maddî, 60 bin TL manevî tazminatın davalı-karşı davacı erkekten alınarak, davacı-karşı davalı kadına verilmesine, tarafların sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verdi. Kararı davalı temyiz edince devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararı onadı.

Otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı Video Galeri

Otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı

      Mersin'de atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki bir çocuğun eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından tutuklanan öğretmenin bugün hakim karşısına çıkması beklenirken, çocuğun okulun bulunduğu bölgeden araçla geçerken okulu ve yolu tanıyıp ağlamaya başladığı anlar da görüntülere yansıdı. Mersin'de Bahattin ve Sermin Yılmaz çiftinin atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki çocukları Kuzey Yılmaz'ın eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde öğretmenin küçük çocuğa yönelik fiziksel müdahalede bulunduğu anlar yer aldı. Yaklaşık 2,5 yıldırnde eğitim gören Yılmaz'ın bir süre sonra okula gitmek istemediği ve huzursuz davranışlar sergilemeye başladığı belirtildi. Aile, çocuklarının yaşadığı değişimin ardından öğretmen değişikliği talebinde bulundu. Ancak ailenin iddiasına göre bu talep kabul edilmedi ve çocuğun eğitim programı nedeniyle zorlandığı ifade edildi. Bir süre sonra çocuklarının boynunda çizik ve yara izleri fark eden aile, durumu kurum yetkililerine bildirdi. Çiziklerin merkezde oluşmadığının söylenmesi üzerine şüpheleri artan aile, kamera kayıtlarını talep etti. Kayıtlara ulaşamayan aile adli makamlara başvurdu. Başvurunun ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmenin sınıf ortamında 5 yaşındaki Kuzey Yılmaz'a yönelik fiziksel şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte aile suç duyurusunda bulundu. Aile tarafından paylaşılan başka görüntülerde ise Yılmaz'ın araçla okulun bulunduğu bölgeden geçerken okulu ve güzergahı tanıdığı, ardından ağlamaya başladığı görüldü. Aile, yaşanan olayın ardından çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini ve eğitim sürecinde gerileme yaşadığını öne sürdü.      "Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu" Anne Sermin Yılmaz, oğlu Kuzey'in yaklaşık 2,5 yıldır merkezde eğitim aldığını, ancak bir süre sonra okula gitmek istememeye başladığını belirterek, "İlk günler güzeldi, sonra çocuğum sürekli ağlamaya başladı. Gitmek istemiyordu, çok huzursuzdu. Müdürüyle görüştüm, öğretmen değişikliği istedim ama beni sert bir şekilde reddettiler. Bana 'Çocuğunuz zorlanıyor, eğitimimiz zor' dediler. Ben de ikna oldum ve devam ettim. Son günlerde çocuğumun boynunda iki tane çizik işareti gördüm. Burada olmadığını söylediler ancak ben evde olmadığına emindim" dedi.     "Kayıtları bana vermek istemediler, türlü bahaneler uydurdular" Kamera kayıtlarını talep ettiğini ancak görüntülerin kendisine verilmediğini öne süren Yılmaz, "Kayıt istedim, kayıtları bana vermek istemediler. Çok uzattılar, türlü bahaneler uydurdular. En sonunda adli makamlara başvurdum ve videolara ulaştım. Görüntülerde çocuğuma şiddet uygulandığını gördüm. Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu. Çocuğum şiddete maruz kalmış. Hem çocuğum hem de ben travma yaşadık" diye konuştu. Yaşananların çocuğunun gelişimini de olumsuz etkilediğini savunan Yılmaz, "Emeklerimiz boşa gitti. Çocuğum 3-5 kelime konuşuyordu, geriye gitti. Şu anda hem benim hem de çocuğumun psikolojik durumu hiç iyi değil. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Merkez yönetimine de tepki gösteren Yılmaz, "Ben müdürle defalarca konuştum. Bana öğretmenin haklı olduğunu, böyle bir şey olamayacağını söylediler. Hatta videoları izledikten sonra öğretmen değişikliğini kabul etmeyen müdür, bu kez öğretmen değişikliği teklif etti. Bunun örtbas edilmeye çalışıldığını düşünüyorum. İlk başta öğretmen kontrol edilseydi belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı" dedi.      "Psikolojik olarak çok kötü durumda" Baba Bahattin Yılmaz ise olayın üzerinden yaklaşık iki ay geçtiğini belirterek, "2 aydır evimizde huzur yok. Eşimle birlikte geceleri uyuyamıyoruz. Konuşamayan bir çocuğa şiddet uygulandığı görüntülerle ortada. Daha da kötüsü bu olay çocuğun öğrenme çağında yaşandı. Psikolojik olarak çok kötü durumda" diye konuştu. Oğlunun yaşadığı travmanın günlük hayatına da yansıdığını söyleyen Yılmaz, "Biz Kuzey'i iki ayrı özel okula da götürüyoruz. Oralarda herhangi bir sorun yaşamıyor. Ancak şiddete maruz kaldığı merkezin bulunduğu bölgeye geldiğimizde durum değişiyor. Okulu tanıyor, yolları tanıyor ve ağlamaya başlıyor. Hatta okulun yanından bile geçemiyor. Çok ciddi bir korku yaşıyor" ifadelerini kullandı.      "Benim çocuğum mahvoldu" Yaşananların tüm aileyi etkilediğini dile getiren Yılmaz, "Benim çocuğum mahvoldu, psikolojik olarak bitti. Sadece onu değil bizi de bitirdi. Yaklaşık iki aydır bu olayın etkisini yaşamaya devam ediyoruz" dedi. Öte yandan olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğretmen S.P.C.'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenilirken, davanın ilk duruşmasının bugün görüleceği bildirildi.

Otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı Haber

Otizmli çocuğa şiddet kamerada: Öğretmen tutuklandı

Mersin'de Bahattin ve Sermin Yılmaz çiftinin atipik otizm tanısı bulunan 5 yaşındaki çocukları Kuzey Yılmaz'ın eğitim aldığı merkezde şiddete maruz kaldığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde öğretmenin küçük çocuğa yönelik fiziksel müdahalede bulunduğu anlar yer aldı. Yaklaşık 2,5 yıldırnde eğitim gören Yılmaz'ın bir süre sonra okula gitmek istemediği ve huzursuz davranışlar sergilemeye başladığı belirtildi. Aile, çocuklarının yaşadığı değişimin ardından öğretmen değişikliği talebinde bulundu. Ancak ailenin iddiasına göre bu talep kabul edilmedi ve çocuğun eğitim programı nedeniyle zorlandığı ifade edildi. Bir süre sonra çocuklarının boynunda çizik ve yara izleri fark eden aile, durumu kurum yetkililerine bildirdi. Çiziklerin merkezde oluşmadığının söylenmesi üzerine şüpheleri artan aile, kamera kayıtlarını talep etti. Kayıtlara ulaşamayan aile adli makamlara başvurdu. Başvurunun ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde öğretmenin sınıf ortamında 5 yaşındaki Kuzey Yılmaz'a yönelik fiziksel şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte aile suç duyurusunda bulundu. Aile tarafından paylaşılan başka görüntülerde ise Yılmaz'ın araçla okulun bulunduğu bölgeden geçerken okulu ve güzergahı tanıdığı, ardından ağlamaya başladığı görüldü. Aile, yaşanan olayın ardından çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini ve eğitim sürecinde gerileme yaşadığını öne sürdü. "Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu" Anne Sermin Yılmaz, oğlu Kuzey'in yaklaşık 2,5 yıldır merkezde eğitim aldığını, ancak bir süre sonra okula gitmek istememeye başladığını belirterek, "İlk günler güzeldi, sonra çocuğum sürekli ağlamaya başladı. Gitmek istemiyordu, çok huzursuzdu. Müdürüyle görüştüm, öğretmen değişikliği istedim ama beni sert bir şekilde reddettiler. Bana 'Çocuğunuz zorlanıyor, eğitimimiz zor' dediler. Ben de ikna oldum ve devam ettim. Son günlerde çocuğumun boynunda iki tane çizik işareti gördüm. Burada olmadığını söylediler ancak ben evde olmadığına emindim" dedi. "Kayıtları bana vermek istemediler, türlü bahaneler uydurdular" Kamera kayıtlarını talep ettiğini ancak görüntülerin kendisine verilmediğini öne süren Yılmaz, "Kayıt istedim, kayıtları bana vermek istemediler. Çok uzattılar, türlü bahaneler uydurdular. En sonunda adli makamlara başvurdum ve videolara ulaştım. Görüntülerde çocuğuma şiddet uygulandığını gördüm. Çocuğum korku dolu gözlerle bakıyordu. Çocuğum şiddete maruz kalmış. Hem çocuğum hem de ben travma yaşadık" diye konuştu. Yaşananların çocuğunun gelişimini de olumsuz etkilediğini savunan Yılmaz, "Emeklerimiz boşa gitti. Çocuğum 3-5 kelime konuşuyordu, geriye gitti. Şu anda hem benim hem de çocuğumun psikolojik durumu hiç iyi değil. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Merkez yönetimine de tepki gösteren Yılmaz, "Ben müdürle defalarca konuştum. Bana öğretmenin haklı olduğunu, böyle bir şey olamayacağını söylediler. Hatta videoları izledikten sonra öğretmen değişikliğini kabul etmeyen müdür, bu kez öğretmen değişikliği teklif etti. Bunun örtbas edilmeye çalışıldığını düşünüyorum. İlk başta öğretmen kontrol edilseydi belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı" dedi. "Psikolojik olarak çok kötü durumda" Baba Bahattin Yılmaz ise olayın üzerinden yaklaşık iki ay geçtiğini belirterek, "2 aydır evimizde huzur yok. Eşimle birlikte geceleri uyuyamıyoruz. Konuşamayan bir çocuğa şiddet uygulandığı görüntülerle ortada. Daha da kötüsü bu olay çocuğun öğrenme çağında yaşandı. Psikolojik olarak çok kötü durumda" diye konuştu. Oğlunun yaşadığı travmanın günlük hayatına da yansıdığını söyleyen Yılmaz, "Biz Kuzey'i iki ayrı özel okula da götürüyoruz. Oralarda herhangi bir sorun yaşamıyor. Ancak şiddete maruz kaldığı merkezin bulunduğu bölgeye geldiğimizde durum değişiyor. Okulu tanıyor, yolları tanıyor ve ağlamaya başlıyor. Hatta okulun yanından bile geçemiyor. Çok ciddi bir korku yaşıyor" ifadelerini kullandı. "Benim çocuğum mahvoldu" Yaşananların tüm aileyi etkilediğini dile getiren Yılmaz, "Benim çocuğum mahvoldu, psikolojik olarak bitti. Sadece onu değil bizi de bitirdi. Yaklaşık iki aydır bu olayın etkisini yaşamaya devam ediyoruz" dedi. Öte yandan olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğretmen S.P.C.'nin çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenilirken, davanın ilk duruşmasının bugün görüleceği bildirildi.

Skandal: Müdür “Şakayla Vurdum” dedi Haber

Skandal: Müdür “Şakayla Vurdum” dedi

Olay, Üsküdar Murat Reis Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, iş yerinde çalışan E.D. (16), iş yeri müdürü G.T. (39) tarafından darp edildi. E.D.'nin şikayetçi olması üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından başlatılan çalışmalar doğrultusunda gözaltına alınan G.T., emniyetteki işlemlerinin ardından 'kasten yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi. Şüpheli G.T., tutuklanarak cezaevine gönderildi.Öte yandan darp anı, iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, şüphelinin çalışan gencin üzerine yürüdüğü, tokat attığı ve başını yere doğru eğerek eline aldığı çubukla boyun bölgesine bastırdığı anlar yer aldı. "BABASI 'BENİM OĞLUMA NEDEN VURDUN' DEDİĞİNDE, 'ŞAKAYLA VURDUM' DİYOR" Yaşanan olayın ardından konuşan anne Ebru İfakat, oğlunun yaklaşık 5 aydır hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade etti. Oğlunun babası tarafından çalışması için akrabalarının yanına gönderildiğini söyleyen İfakat, "Oğlum babası tarafından çalışmak üzere gönderilmişti. Evde kalmasın, işi olsun diye. Gönderildiği yerin müdürü babasının halasının oğlu, yani kuzeni oluyor. Yaklaşık 5 aydır çocuğuma şiddet uyguluyormuş ama korktuğu için bize hiçbir şey söyleyememiş. Özellikle sırt tarafında, böbreklerine doğru morluklar vardı. Sorduğumda 'Bir şey yok' dedi, geçiştirdi. Babası da morlukları görünce soruyor. O da ‘G. abi yaptı' diyor. Babası arayıp ‘Benim oğluma neden vurdun' dediğinde, ‘Şakayla vurdum' diyor. Ama bu şaka değil" ifadelerine yer verdi. "'BU OLAYI SÖYLERSEN DİŞLERİNİ DÖKERİM, SENİ KOMAYA SOKARIM' DİYE TEHDİT ETMİŞ" Oğlunun kapalı alanlarda darp edildiğini iddia eden anne İfakat, "Çocuğumu insanların görmediği yerde çekpasla dövüyormuş, çekpasın fırçalı kısmıyla vuruyormuş. ‘Bu olayı söylersen dişlerini dökerim, seni komaya sokarım' diye tehdit etmiş. Ağır küfürler etmiş. Sürekli manipüle etmiş. 8 gün iznini kesmiş. ‘Adım atıyorsun, iznin yok' diyormuş. Mutfakta bulaşıkları yıkatıp tekrar yıkatıyor, tuvaleti temizletip tekrar temizletiyormuş" dedi. Olayı öğrenir öğrenmez iş yerine giderek oğlunu aldığını ve hastaneye götürdüğünü belirten anne, karakola giderek şikayetçi olmalarının ardından şüphelinin kendisini aradığını iddia ederek, "‘Niye karakola gittin? Bana kumpas mı kurdunuz? Eğer ciddi dövseydim pipetle beslerlerdi' dedi. Olay görüntülerinin üzerini kapatmaya çalıştılar. Çocuğumun şiddete meyilli olduğunu iddia edip iftira attılar. Sosyal medyada asılsız paylaşımlar yaptılar. Biri 40 yaşında, biri 16 yaşında. 40 yaşındaki bir insan bir çocuğa el kaldırabilir mi? En çok babasına baskı yapıyorlar. Ama biz şikayetimizi geri çekmeyeceğiz. Devletimize güveniyoruz. En ağır cezayı almasını istiyoruz. Salınmasını istemiyoruz" şeklinde konuştu. "GENELLİKLE MUTFAKTA KAPIYI ÇEKİP VURUYORDU, ‘BURADA OLAN BURADA KALIR, KİMSEYE ANLATMA' DİYORDU" Şiddete maruz kalan 16 yaşındaki E.D. ise sürecin, işe başladıktan bir hafta sonra başladığını söyledi. Genellikle kameraların olmadığı alanlarda darp edildiğini öne süren E.D., "İlk önce küfür etmeye başladı. Sonra el şakası diye vurmaya başladı. Daha sonra bu ağır dayağa dönüştü. Genellikle mutfakta kapıyı çekip vuruyordu. ‘Burada olan burada kalır, kimseye anlatma' diyordu. ‘Seni komaya sokarım, dişlerini dökerim' gibi tehditler ediyordu" dedi. Telefonu eline aldığında dahi darp edildiğini söyleyen E.D., "Kaçıyordum ama üstüme gelip darp etmeye devam ediyordu. Müdür olduğu için kimse ses çıkaramıyordu. Yaşı büyük iki kişiye dokunmuyordu. Sadece bana ve bir çırak daha vardı, ona şiddet uyguluyordu. Sırtımda ve yüzümde morluklar oluştu. Sürekli boks torbası gibiydim, oyuncak gibiydim onun için. 5 ay boyunca hem psikolojik hem fiziksel şiddet gördüm. Şimdi ailesi arayıp şikayeti geri çekmemizi istiyor ama ben en ağır cezayı almasını istiyorum. Salınmasını istemiyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.