Hava Durumu

#Fotoğraf

Yeni Marmara Gazetesi - Fotoğraf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fotoğraf haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Onları görenler dönüp bir daha bakıyor Haber

Onları görenler dönüp bir daha bakıyor

Yanından bir an olsun ayırmadığı papağanları Bonibon ve Pablo ile ilçede dikkat çeken Kahraman, özellikle çocukların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Omzunda ve kolunda taşıdığı papağanları gören vatandaşlar hem şaşkınlık yaşıyor hem de fotoğraf çektirmek için sıraya giriyor. Kahraman'ın en büyük mutluluğu ise oğlu Aybars Hamza Kahraman'ın da papağanlarla kurduğu güçlü bağ oldu. Parkta oyun oynarken bile papağanlar baba-oğula eşlik ediyor. Papağanlar zaman zaman küçük Aybars'ın omzuna ve koluna konarken ortaya renkli görüntüler çıkıyor. Orhan Kahraman, "Amacımız insanları mutlu etmek. Özellikle çocuklar çok seviniyor. Yanımıza gelip fotoğraf çektirmek istiyorlar, omuzlarına almak istiyorlar. Bu ilgi bizi de mutlu ediyor" dedi. Kuş sevgisinin yıllar öncesine dayandığını belirten Kahraman, geçmişte yaklaşık 30 çift muhabbet kuşu beslediğini, 2017 yılında ise yaklaşık 200 kelime konuşabilen bir Jako papağanına sahip olduğunu söyledi. Daha sonra oğluyla birlikte iki makav papağanı almaya karar verdiklerini ifade eden Kahraman, "Sarı olan dişi makavımız Bonibon 8 aylık, kırmızı olan erkek makavımız Pablo ise 11 aylık. İkisi de Milli Parklar'a kayıtlı ve belgeli" diye konuştu. "Papağanlarımı kafese kapatmıyorum" Papağanlarını doğal yaşam ortamına yakın şekilde büyütmeye özen gösterdiğini söyleyen Kahraman, onlar için özel platform hazırladığını belirterek, "Papağanlarımı kafese kapatma taraftarı değilim. Kendilerine özel oyun alanları var. Günlerini orada geçiriyorlar. Özgürce hareket etmelerini istiyorum" ifadelerini kullandı.Konuşmaya yeni başlayan Bonibon'un ilerleyen dönemde daha fazla kelime öğreneceğini düşündüğünü dile getiren Kahraman, Pablo'nun da zamanla konuşacağına inandığını söyledi. En büyük hayali Bursaspor futbolcularıyla buluşmak Koyu bir Bursaspor taraftarı olduğunu belirten Orhan Kahraman'ın en büyük hayali ise papağanlarıyla birlikte Özlüce Tesisleri'ni ziyaret etmek. Bursaspor Başkanı Enes Çelik'e seslenen Kahraman, izin verilmesi halinde oğlu ve papağanlarıyla birlikte futbolcuları ziyaret etmek istediğini belirterek, "Kemalpaşa tatlısı ikram etmek istiyoruz. Papağanlarıma Bursaspor forması giydirip futbolcularla buluşturmayı çok istiyoruz" dedi. Kahraman'ın en dikkat çeken isteği ise henüz ismi netleşmeyen sarı makavıyla ilgili oldu. "Kırmızı makavımızın adını Pablo Batalla sevgimizden dolayı Pablo koyduk. Sarı olanın adını oğlum Bonibon koydu. Ama ben Bursasporlu futbolcularla buluşup bu papağanın ismini onların belirlemesini istiyorum. Benim için bunun manevi değeri çok büyük olur." diyen Kahraman, futbolcuların vereceği ismi ömür boyu yaşatmak istediğini ifade etti. Renkli dostlarıyla Mustafakemalpaşa'nın sevilen simalarından biri haline gelen Orhan Kahraman, hem papağan sevgisini yaymayı hem de Bursaspor sevgisini farklı bir şekilde yaşatmayı hedefliyor.

Eşinin doğum günü için 25 metrelik tırı kapladı Video Galeri

Eşinin doğum günü için 25 metrelik tırı kapladı

     Bursa'da 1 yıldır evli olan Murat Fidan, eşi için sıra dışı bir doğum günü sürprizi hazırladı. Tır dorsesine 'Birini bu kadar sevebilmek mümkün mü bilemem ama, seni kelimelerle anlatamayacağım şekilde seviyorum' yazdıran Fidan, daha sonra eşini tırın olduğu bölgeye çağırdı. İlginç doğum günü sürprizini gören Ravzanur Fidan ise şok oldu.      Bursa'da yaklaşık 6 yıldır beraber olan Murat Fidan, 1 yıl önce Ravzanur Tol ile dünya evine girdi. Eşine doğum günü sürprizini sıra dışı yapmak isteyen Murat Fidan, kolları sıvadı. 25 metrelik tır dorsesini kaplayan Fidan dorseye, "Birini bu kadar sevebilmek mümkün mü bilemem ama, seni kelimelerle anlatamayacağım şekilde seviyorum" yazdırarak yanına da eşinin fotoğrafını bastırdı. Boş alana tırı çeken Fidan, eşini ise ailesiyle beraber düğün çıkışı yanına çağırdı. Ravzanur Fidan'ın geldiği anda havai fişeklerin patlamasıyla kutlama başladı. Tırı gören Ravzanur Fidan, gözyaşlarına hakim olamadı. O anlar dron ile kaydedildi. Tır önünde fotoğraf çektiren çift, daha sonra pastalarını kesti. Doğum günü sonrası Murat Fidan, "Kaporta işi yaptığım için elimden bu geldi. 6 yıldır beraberiz. İlgi çekeceğini, hoşuna gideceğini düşündüm. İnşallah olmuştur" diye konuştu.      Ravzanur Fidan ise, "Az önce düğünden çıktık. Hiç aklımda böyle bir şey yoktu. Bir şey olduğunu anlamıştım, böyle bir şey beklemiyordum ama. 6 yıldır doğum günlerimin hakkını, bu doğum günü olarak verdi. O yüzden de bu kadar büyük olabilir. İleriden tırı gördüm ancak, normal modifiyeli bir tır sandım. Dediği gibi, kelimelerle anlatılmayacak bir şey. Aslında bir gün daha var doğum günüme. Anlamayayım diye erken yaptı. Çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum" dedi.

Hünkar Köşkü'de 'Zamanın Tanıkları' sergisi Haber

Hünkar Köşkü'de 'Zamanın Tanıkları' sergisi

Osmanlı sultanlarından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, uluslararası devlet adamlarından Sanat Güneşi Zeki Müren’e kadar pek çok değerli ismi ağırlamış olan olan Hünkâr Köşkü, önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım Ve Turizm Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Bursa Müze Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Hünkâr Köşkü’nde Zamanın Tanıkları’ sergisi, düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Müzeler Günü etkinlikleri kapsamında hazırlanan sergide, Bursa’nın ortak hafızasında iz bırakan önemli kişiler, olaylar ve karşılaşmalar yeniden görünür kılınıyor. Hünkâr Köşkü’nde konaklayan Osmanlı padişahları Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve V. Mehmed Reşad’ın fotoğraf karelerinin yer aldığı sergide, köşke konaklamış olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de çeşitli fotoğrafları yer alıyor. Ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkaran sergi, 1 yıl boyunca gezilebilecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen serginin açılış törenine katılan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Numan Çakır, müzelerin milletlerin hafızası olduğunu söyledi. Müzeler sayesinde geçmiş ile gelecek arasında güçlü köprüler kurulabildiğini belirten Çakır, "Bu yılın teması ‘Bölünmüş Bir Dünyayı Birleştiren Müzeler’ olarak belirlenmiştir. Toplumları bir arada tutan şey ortak değerler, ortak kültür ve ortak hafızadır. Bursa da medeniyet hafızasının en güçlü şehirlerinden biridir. Osmanlı’nın kuruluş ruhunu taşıyan kadim şehir, tarih boyunca pek çok önemli ana tanıklık etmiştir. Hünkâr Köşkü de bu mirasın en özel simgelerindendir. Köşk, yalnızca bir yapı değil; yaşayan bir tarihtir. Sergiyi ziyaret edenler, Bursa’nın geçmişine, kültürüne ve ortak hikayesine yeniden tanıklık edecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihimize, kültürümüze ve medeniyet mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu ise, Hünkar Köşkü’nün taşıdığı öneme vurgu yaparak serginin hayırlı olmasını diledi. Müzeler Günü kapsamında birçok etkinlik düzenlendiğini hatırlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer ise Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde açılan serginin, ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkaracağını vurguladı.

Saldırganın babasının geniş ifadesi ortaya çıktı Haber

Saldırganın babasının geniş ifadesi ortaya çıktı

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 9’u çocuk 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı gerçekleştiren 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin babası Uğur Mersinli’nin ifadesi ortaya çıktı. Baba Mersinli ifadesinde, "Çocukların öldüğünü ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum. Daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı. Oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, 2 tane de av tüfeğim vardır. Bunlar mevzuat kapsamında sahipliği kendi adıma olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras, olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürmüş. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve mermilerin hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarırım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı. Kendisine ait VPN’i bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır. Çok zeki bir çocuktur. Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler" ifadelerini kullandı. "Oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm" Baba Mersinli, "Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayacağını, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmişti ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı. Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlumun sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana 'Öf ya' tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım. Oğlum İsa’nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağımı sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip, kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonyer üzerine bırakmıştım. Oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark ettiğim için kendisine silah kültürümüzden bahsettim, silahın ‘namus' olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ötelemekti. ‘İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz’ diyerek kendisine umut verdim. Bunun üzerine oğlum bana 'Amerika’da herkes silah alabiliyor' dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini ve taşıyabileceğini söyledim" dedi. "Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim" Oğlunun silah sıkarken fotoğrafını çektiğini söyleyen baba Mersinli, "Oğlum, arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta perşembe ya da cuma gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim. Daha sonra bu hafta pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silahla atış yaptım. Oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış. Benim evimdeki silahlar, mermiler ve şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır. Söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır. Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayarda oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben ne konuştuğunu anlamazdım" ifadelerine yer verdi. "Odasına girdiğimizde ise her şeyi kapatırdı" Oğlunun okula kısıtlı gittiğini söyleyen Mersinli, "Oğlum interaktif (konuşmalı, çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimizde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik. Olay günü ve öncesinde herhangi bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı, duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyat beslediğini fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda zorbalık yapan biri olup olmadığını sorardım, kendisi bana ‘Hayır’ derdi. Oğlumun arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede sadece 3 yıl okula gidebildi. Çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi" dedi.

Dünya meydanlarında bir 'Efe' Haber

Dünya meydanlarında bir 'Efe'

Ege Üniversitesi Konservatuvar Türk Halk Müziği mezunu olan ve Bornova Belediyesi Kültür ve Sanat Müdürlüğünde görev yapan folklor eğitmeni Tansu Akarsu, eşiyle birlikte çıktığı yurt dışı seyahatlerini bir kültür elçiliği projesine dönüştürdü. Akarsu, Avrupa'nın farklı şehirlerindeki 300 ile 500 yıllık tarihi anıtların önünde efe kıyafetlerini giyerek zeybek oynuyor. Bugüne kadar 7 ülke ve 12 şehri gezen Akarsu, bu anları 'Gezen Zeybek' adlı sosyal medya hesabından paylaşıyor. "MİLLİ MÜCADELE RUHUNU DÜNYAYA ANLATIYORUM" Yürüttüğü çalışmanın amacını ve hislerini anlatan Tansu Akarsu, zeybek oyununun Türk folklorunun mihenk taşlarından biri olduğunu belirterek, "Çıktığım Avrupa seyahatlerinde hem Kuvâ-yi Milliye hem de Milli Mücadele ruhunu taşıyan zeybek oyunumuzu tanıtıyorum. Çakırcalı Mehmet Efe, Demircili Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe gibi Cumhuriyet dönemi kahramanlarımızın ruhuyla bu oyunları sergiliyorum. Özellikle kalabalık olması sebebiyle tarihi anıtların önünü tercih ediyorum. Gittiğim yerlerde bin, bin 500 kişiyle fotoğraf çekilip merhabalaşma imkanı buluyorum. Kostümleri görünce merak ediyorlar gelip soruyorlar. Bu hem beni mutlu ediyor hem de kültürümüzü tanıtma fırsatı sunuyor" dedi. 19. YÜZYIL EFE KOSTÜMÜYLE DİKKAT ÇEKİYOR Kullandığı kostümlerin büyük ilgi gördüğünü ifade eden Akarsu, "İnsanlar bu kostümün ne olduğunu, neden giyildiğini soruyor. Ben de onlara bunun 19. yüzyıl zeybek kostümü olduğunu anlatıyorum. Cumhuriyet dönemine geçildiğinde başlıklar kısalmıştı ancak ben daha ihtişamlı ve görseli güçlü olduğu için bu eski dönem kostümünü tercih ediyorum. Barcelona'da Sagrada Familia önünde sivil olarak oynarken bile yüzlerce kişi toplandı. İngiltere'den gelen bir Türk vatandaşı, ‘Abi İngiltere'ye de bekleriz' diyerek davet etti" şeklinde konuştu. "DÜNYADAN GÖÇÜP GİDENE KADAR DEVAM EDECEĞİM" Gelecek hedeflerinden de bahseden Akarsu, bir sonraki durağının Yunanistan olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu benim hayatım ve mesleğim. Ben bu dünyadan göçüp gidene kadar çıktığım her yurt dışı seyahatinde bu kültürü yaymaya devam edeceğim. Kimliğimizi tüm dünyaya tanıtmak en büyük gayem." VATANDAŞLARDAN TAM NOT Tansu Akarsu'nun sergilediği performansı izleyen vatandaşlar ise memnuniyetlerini dile getirdi. Akarsu ile fotoğraf çektiren bir vatandaş, "Bizi ve eski kültürümüzü temsil eden birini görmek çok güzeldi. Fotoğrafını çektim, Norveç'te yaşayan yeğenime göndereceğim. Biz tarihimizi ve kültürümüzü çok seven insanlarız, görünce hemen fotoğraf çekmek istedim" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.