Hava Durumu

#Genel Tatil

Yeni Marmara Gazetesi - Genel Tatil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Genel Tatil haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dolmuş kahyalarına kötü haber Haber

Dolmuş kahyalarına kötü haber

Resmi bir statüleri olmamakla birlikte, minibüs hatlarının günlük işleyişinde önemli bir rol oynayan kahyaların çalışma şartlarına dair yargıdan önemli bir karar çıktı. Tam 15 sene şehir içi minibüs durağında kahyalık yapan T.K., ücretini alamadığı gerekçesiyle istifa etti. Durak yetkilisiyle yaptığı görüşmeden netice alamayan kahya, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, fark ücret alacağı ve yıllık ücreti izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı ise; davacının durak esnafının çalışanı olduğu ve geçimini durak esnafının verdiği günlüklerle sağladığını, davacının istihdam edilmediğini, davacının minibüs hattını çalıştıran esnaf tarafından seçildiğini, husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi, davacının iş sözleşmesini çalışması karşılığı hak kazandığı ücretlerin ödenmemesi sebebiyle feshettiği, bu hâli ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına hükmetti. Ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, bakiye ücret, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Davalı avukatı istinaf başvurusunda bulununca devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), dinlenilen davacı tanıklarının beyanlarından kahya (değnekçi) olan davacının parasını her şoförün ayrı ayrı kendisine ödediğini belirtir açık beyanları bulunduğuna dikkat çekti. Davacı ile davalı arasında hizmet akdinin kurulmadığı, davacının minibüs durağında kahya olarak çalıştığı, ücretinin durakta faaliyet gösteren araç sahipleri tarafından ödendiği hatırlatıldı. Gerek çalışılan yer gerekse yapılan işin niteliğine göre işveren sıfatının çalışmanın yapıldığı iddia edilen duraktaki minibüs işletmecilerine ait olduğu vurgulandı. Davalının taraf sıfatının bulunmaması (pasif husumet yokluğu) nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildi. BAM kararı temyiz edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı yasaya uygun bulup onadı. Emsal kararla birlikte bahşişle çalışan kahyalar kıdem tazminatı alamayacak.

İstifa eden işçiye dayakla imzalatılan belgeler mahkemeden döndü Haber

İstifa eden işçiye dayakla imzalatılan belgeler mahkemeden döndü

Tam 8 sene boyunca çalıştığı boya fabrikasından ücret alacağını tahsil edemeyen kimya mühendisi istifa etti. Çalıştığı süre boyunca şubat-ekim ayları arasında 08.00-22.00 saatleri arasında, ekim ayından sonra ise 08.00-18.00 ve cumartesi günü 08.00-15.00 saatleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğini öne sürdü. Şirket sahibi tarafından darp edilmek suretiyle evraklar imzalatıldığını, her üç şirketin sahibinin de aynı kişi olduğunu belirten davacı mühendis, şirketlerin sürekli başka kişiler adına tescil ettirilerek muvazaalı ve kötü niyetli hareket ettiklerini iddia etti. Her üç şirketin de alacaklardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı şirketler iddiaları inkar etti. İş Mahkemesi, davalı şirketlerin yetkilisinin aynı kişi olduğu ve dinlenen tanıkların benzer yönde ifade verdiği, davacının işçilik alacaklarının eksik ödendiğinin ispatlandığı, bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine hükmetti. Davacının davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışıldığını tanık beyanları ile ispatladığı hatırlatıldı. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne hükmetti. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı şirketi avukatı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) itirazları geri çevirdi. Davacının Asliye Ceza Mahkemesi’nin dava dosyasında işveren tarafından darp edildiğinin sağlık raporu ile sabit olduğu ve işverenin basit yaralama eyleminden ceza aldığı hatırlatıldı. BAM kararı temyiz edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Mahkemesi kararını onadı.

Milyonlarca işçiye kötü haber Haber

Milyonlarca işçiye kötü haber

İşçilerin kullanılmayan yıllık izin ücretleri konusunda 2012 - 2017 yılları arasında uygulanan 10 yıllık zaman aşımı, 2017’de yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Ek Madde 3 uyarınca; iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresi 5 sene olarak belirlendi. 2020 yılında iş davalarına bakan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ile 9. Hukuk Dairesi birleştirildi. Birleşme sonrası yıllık izin ücret alacaklarında zamanaşımı süresini yeniden güncelleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi verdiği içtihat kararında yıllık ücretli izin alacağında zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğuna hükmetti. Yargıtay’ın içtihat kararına rağmen izin paralarını alamayan mağdurlar İş mahkemelerinin kapısını çalıyor. Tam 11 yıl çalıştığı işyerinden emeklilik sebebiyle ayrılan D.K., yapılan görüşmelere rağmen kullanmadığı yıllık izin ücretini alamadı. D.K. vefat ettikten sonra yakınları İş Mahkemesi’nde alacak davası açtı. Babasının demir ustası olarak davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde 11 sene çalıştığını belirten davacı; merhumun haftanın 7 günü çalışma yaptığını, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalım inşaat şirketi ise zamanaşımı def’inde bulunduklarını, müteveffanın (merhumun) iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiğini ve herhangi bir alacağının kalmadığını öne sürdü. İş Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına ve dosya kapsamına göre müteveffanın davalı işyerinde işçi olarak çalıştığına, davalı tarafça müteveffanın iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeksizin feshedildiğinin ispatlanamadığı, müteveffanın kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, çalıştığı dönem içinde toplam 110 gün yıllık ücretli izne hak kazandığına hükmetti. Davalı işverence hak kazandığı yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının veya ücretlerinin ödendiğinin ispatlanamadığı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildi. Karar istinafa taşınınca devreye giren Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), itirazları geri çevirdi. Davalı kararı temyiz edince dava dosyası Yargıtay 9. Hukuk Dairesi gündemine geldi. Oy birliği alınan kararla, yıllık izin alacaklarında zamanaşımının 10 değil 5 sene olduğu gerekçesiyle BAM hükmü bozuldu. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi: "Dairemiz, 6098 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi arasında yıllık ücretli izin alacağının 10 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu görüşünü benimsemiş ve buna göre uygulama yapmıştır. Ancak; Dairemizin Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi ile birleşmesi sonrasında, konu yeniden değerlendirilmiş olup yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre 6098 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönemde de yıllık ücretli izin alacağının tâbi olduğu zamanaşımı süresi beş yıldır. Somut uyuşmazlıkta; davalı vekilince, davaya karşı süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Yapılan açıklamalara göre yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresi beş yıl olup bu süre fesih tarihinden itibaren başlar. Davacının iş sözleşmesi 04.12.2013 tarihinde sona ermiş, dava ise 24.10.2019 tarihinde açılmış olduğuna göre yıllık ücretli izin alacağının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."

24 saat çalışanlara kötü haber Haber

24 saat çalışanlara kötü haber

Özel bir hastanede ambulans şoförü olarak çalışan genç, fazla mesai ücretinin ödenmediği gerekçesiyle istifa etti. İş Mahkemesinin yolunu tutan mağdur şoför, kıdem tazminatı, ücret ve prim, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı şirket, davacı işçiye iş sözleşmesinin devamı sırasında meydana gelen trafik kazalarında tam kusurlu olması sebebiyle ihtarname çekildiğini, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini iddia etti. Özel hastane ve ambulans şirketinin alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına dikkat çeken İş Mahkemesi, davacı işçinin ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerektiğine hükmetti. Tanık beyanları ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının, davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), davacının 24 saat çalışma 24 saat dinlenme esasına göre çalıştığı, sağlık sektöründe çalışması ve tanıkların her an acil bir iş gelebildiği için belirli bir mola saatlerinin olmadığını beyan etmesi karşısında davacının uyku ihtiyacını gideremediğinin kabulü ile hesaplama yapılmasında hata bulunmadığına hükmetti. Davacının 28 gün yıllık izin kullandığı, bu nedenle yıllık izin ücretinin yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verildi. Karar temyiz edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Davacının davalı işyerinde 24 saatlik vardiyada çalıştığı hatırlatılan kararda şöyle denildi: ‘’Davacının uyuma imkanının bulunmaması sebebiyle mahkemece günlük 4 saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile günlük 20 saat çalışma yaptığının kabulü ile hüküm kurulmuştur. Davacının özel hastanede çalışan ambulans şoförü olduğu, yapılan işte dikkate alındığında uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği anlaşılmaktadır. Çalışma süresinin 24 saat olması durumunda işçinin fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin çalıştığı günlerde günlük 11 saati aşan 3 saatlik çalışması fazla çalışma sayılarak sonuca gidilmelidir. Dosya içerisinde davacıya ait ücret bordroları bulunmaktadır. Bu bordroların Mahkemece değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu hâlde mahkemece fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden davalı tarafça sunulan ücret bordroları incelenmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Davacının yıllık izinde olduğu günlerin fazla çalışma ücreti hesabından dışlanması gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi de hatalıdır. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’

Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren emsal haftalık tatil kararı Haber

Yargıtay'dan milyonları ilgilendiren emsal haftalık tatil kararı

Haksız şekilde işten çıkarıldığını öne süren kaynak ustası İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. İş sözleşmesinin işveren tarafından eylemli ve sözlü olarak feshedildiğini, devamsızlık yapılması hâlinde işçiye mazereti olup olmadığı sorulmadan sözleşmesinin feshedilmesinin Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin gerektiğini dile getirdi. Çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, ücretinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshedildiğini, davacı işçinin fazla çalışmasının olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi, işveren tarafından haksız fesih yapıldığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, çalışma ve dinlenme sürelerine dair taleplere hak kazanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verdi. Davalı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Davacının hafta tatili ücreti alacağı ayrıca talep edilip Mahkemece bu talep hüküm altına alındığının vurgulandığı kararda; ‘' Haftanın yedi günü çalışmanın kabul edilmesi hâlinde hafta tatiline denk gelen günlerin yedi buçuk saatinin hafta tatili olarak hüküm altına alındığı göz önünde bulundurulmamıştır. Mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde aynı çalışma için hem hafta tatili hem de fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması doğru değildir. Bu sebeple çalışılan hafta tatili gününe denk gelen günde yedi buçuk saatlik çalışmanın fazla çalışma hesabından dışlanarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir'' denildi.

Yargıtay’dan garsonlara kötü haber Haber

Yargıtay’dan garsonlara kötü haber

Yıllarca çalıştığı restoranda uygulanan ‘havuz bahşiş’ uygulamasından şikayetçi olan tecrübeli garson, ücret alacaklarının ödenmediği iddiasıyla istifa etti. Talep etmesine rağmen tazminat ve diğer alacaklarını alamayan garson, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Ücretlerinin ödenmemesi ve gerçek ücret üzerinden sigorta primlerinin yatırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, check ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı restoran işletmecisi, davacının asgari ücret ile çalıştığını, davacının hak ettiği ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının aylık ücretinden check ücreti adı altında herhangi bir kesinti yapılmadığını savunarak davanın reddini istedi. İş sözleşmesinin davacı tarafça gönderilen ihtarname ile sona erdiğine dikkat çeken İş Mahkemesi, davacının ödenmeyen alacakları bulunduğundan feshin haklı nedene dayandığı, tanık beyanları doğrultusunda davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığına vurgu yaptı. Davalı işyerinde bakılan masa doğrultusunda her masa başına 20 TL kesinti yapıldığı kabul edilerek tanık beyanları dikkate alınarak check ücreti hesaplandığı, bu hesaplamadan ödenen primlerin mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildi. Davalı avukatı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi. Karar temyiz edilince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Havuz bahşiş sistemine onay Yargıtay kararında; davalı işyerinde garsonların yaptığı hizmete karşılık müşterilerce verilen bahşişten, her masa için 20 TL olmak üzere toplam masa sayısına denk düşen miktar kadarının oluşturulan bir havuzda toplanarak bu havuzdan, bahşiş almayan diğer personele dağıtım yapılması şeklinde bir uygulamanın mevcut olduğu dile getirildi. Kararda şöyle denildi: ‘’Somut olayda, bahşişten yararlanma yöntemi bu şekilde kararlaştırılmış olduğundan bu uygulama ile davacının hak etmiş olduğu bahşişten bir kesinti yapıldığından bahsetmek mümkün değildir. Dosya kapsamına göre davacının hak ettiği bahşişin, anılan kesintiden sonra kalan tutar olduğu kabul edilmelidir. Ayrıca davacı bahşiş almadığı zamanlarda da havuzda toplanarak bahşiş almayanlara dağıtılmak üzere işverence ücretinden sabit bir miktar kesinti yapıldığını iddia etmiş ise de, ispat yükü üzerinde olan davacı işçi tarafından bahşiş almadığı masa ve sayısı, bahşiş almamasına rağmen ücretinden yapılan kesinti ve miktarı, yöntemince ve hesaplamaya elverişli bir şekilde ispat edilememiştir. Buna göre check ücreti adı altında talep edilen alacak kaleminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.’’

Yüz Ağdası
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.